Bilimkurgu her zaman sinemada işlemesi zor bir tür olmuştur. Çünkü sinemada kurgulanabilecek geleceklerin sınırı saf hayalgücüne değil teknolojik imkanlar ve bütçeye bağlıdır. Bunun etrafından dolanmayı başaran filmler görselliğe yaslanmayan bilimkurgu konseptleri bulabilen filmlerdir. Peki görsel olarak da ilginç dünyalar kuran bilimkurgu filmleri görece daha düşük bütçeyle yapılabilir mi?
İşte 2023 çıkışlı Fransız yetişkin animasyon filmi Mars Express bu sorunu animasyon olması sayesinde çözüyor. Çünkü animasyon olarak bir dünya yaratmak için gereken bütçe gerçek insanların yanında sırıtmayacak CGI bir dünya yaratmak için gereken bütçeden çok daha düşük.

Filmin Konusu
Film 23. yüzyılda geçiyor ve robotlarla insanların beraber yaşadığı bir dünyayı anlatıyor. Robotların insanlara başkaldırmasını engelleyen kısıtlamaları var, hizmet etmek zorundalar. Ana karakterlerimiz Mars’ta çalışan bir özel dedektif, Aline Ruby ve onun Android ortağı Carlos Rivera. Bu ikili bir üniversite öğrencisinin kayboluşunu soruşturmaya başlar. Bu soruşturma onları şehrin karanlık yönüne sürükleyecek ve bazı sırları açığa çıkaracaktır.

Mars Express’in Gelecek Tasviri
Filmin yarattığı bilimkurgu dünyası ve bu dünyayı izleyiciye tanıtma şekli gerçekten başarılı. Kullanılan bir çok futuristik cihaz var ama bunların ne işe yaradığı genelde diyalogla söylenmiyor. Görsel anlatım cihazın ne işe yaradığını ve nasıl kullanılacağını seyirciye aktarmayı başarıyor. Ayrıca kullanılan cihazlar makul bir teknolojik gelişim gibi hissettiriyor. Yani bugün kullandığımız cihazların doğal evrimleri gibiler. Bu durum da cihazları anlamayı kolaylaştırıyor. Filmin şehir dizaynı da tanıdık ama fütüristik hissettiriyor. Yani bize sunduğu gelecek tasviri oldukça inandırıcı.

Çoğu bilimkurgu eseri gibi Mars Express de odağını bilimsel gelişmelerden çok felsefi sorgulamalara veriyor. Filmin en büyük felsefi sorgulaması ise yapay zeka hakkında. Yönetmen Jéremié Pérrin robotların bilinci ve özgür iradesi hakkında bazı sorulara cevap arıyor. Filmin hikayesi de bu sorgulamayı destekliyor, insanlar ve robotlar arasındaki benzerlikler ve farklar sık sık vurgulanıyor. Hikayede en çok odaklanılan robot iki ana karakterden biri olan Carlos. Kendisi 5 yıl önce hayatını kaybetmiş bir insanın robot kopyası. Eski anılarını ve kişiliğini korumasına rağmen robot kısıtlamalarına tabi. Genetiği teknolojiyle geliştirilen insanlar da hikayede önemli bir yere sahip. Film insanın ne kadar insan robotun ne kadar robot olduğuna dair ilginç gri alanlar yaratıp bunlar üzerine kafa yoruyor.
Mars Express Ve Eski Bilimkurgu Filmleri

Mars Express’e bilimkurgu sinemasının klasiklerinin büyük bir etkisi var. Ghost In The Shell, Robocop, Terminator 2, 2001 A Space Odyssey gibi klasiklerle ortak temalar ve benzer sahneler var. Périn yapay zeka ve insan-makine ilişkisi gibi temaları işleyen çoğu filmden etkileniyor. Bu etkileri filmdeki göndermelerden de görmek mümkün. Mars Express’in söylediği şeyler bu eski klasiklerin söylediği şeylerden çok farklı değil. Ama film bu mesajları harmanlayıp kendi mesajını yaratmayı başarıyor. Eski filmlere yapılan göndermeler Mars Express’in kimliğinin önüne geçmiyor.
Çoğu bilimkurgu hikayesi gelecek kadar günümüz hakkında da fikirlere sahiptir. Geleceği kullanarak günümüz hakkında bir hikaye anlatmak özellikle distopyalarda sıkça kullanılan bir konsept. Mars Express’in hikayesi net şekilde gelecek hakkında ama senaryo günümüz dünyasıyla bağını tamamen kaybetmiyor. Yapay zeka sorgulaması gelecekle ilgili bir sorgulama. Ama robotların toplumdaki yeri teması son yıllarda yükselen mülteci kriziyle paralel okunmaya müsait. Filmin finalindeki çözüm günümüz metaforu üzerinden değil bilimkurgu gelecek üzerinden düşünüldüğünde başarılı. Ama günümüz sorunlarına bir çözüm olarak düşünüldüğünde sıkıntılı bir yere çıkıyor. Bu da filmin önem verdiği şeyin günümüzden çok gelecek olmasından kaynaklı. Ve bir bilimkurgu filminin günümüzden çok gelecek hakkında fikirleri olması olumlu bir özellik. Yine de günümüze paralellik çeken az sayıda sahne olmasa filmin yüzünü geleceğe çevirdiği daha net olabilirdi.

Mars Express’in Görselliği
Filmin el çizimi animasyonu çok başarılı. Sanat dizaynında bir miktar anime etkisi görülse de asıl etkilenilen şey Métal Hurlant dergisine bilimkurgu çizgi romanları yapan Fransız çizerler. Moebius ve Enki Bilal gibi çizerlerin gelecek tasvirleri net şekilde Mars Express’in görsel olarak ilham aldığı kaynaklardan biri. Bu detaylı görsel stilin çok benzerini hareket halinde görmek etkileyici bir görsel deneyim yaratıyor. Filmin detaylara gösterdiği özen de takdire şayan. Sahne içinde yaşanan hiçbir küçük olay unutulmuyor. Hızla geçen ufak detaylar ileriki sahnelerde de devam ediyor. Bu filmi dikkatle izleyen seyircinin filmden daha çok zevk almasını sağlıyor.

Mars Express yaratıcı dünya dizaynı ve akıcı animasyonuyla zevkli bir izleme deneyimi yaratıyor. Bu deneyimi destekleyen şey ise bilimin topluma etkisi üzerine felsefi sorgulamalar yapan hikayesi. Hikaye ve stil dengesini çok iyi kuran film hem yüzeysel olarak zevkli bir izleme deneyimi yaratıyor hem de bittikten sonra üzerine düşündürecek fikirler sunuyor. Bilimkurgu türünü ve dedektiflik hikayelerini sevenler bu filmi de çok sevecektir.






