Son Haberler
Anasayfa » İncelemeler » İstikbal Göklerdedir – Airheart: Tales of Broken Wings İncelemesi

İstikbal Göklerdedir – Airheart: Tales of Broken Wings İncelemesi

Ne de güzel demiş ulu önder Atatürk: İstikbal Göklerdedir! Tüm insanlık olarak göklere daha da ötesine ulaşıp gezegenlere açılmalıyız. Tabii yakıt olarak halen benzin kullanıyorken bu durum biraz zor.

İşte Airheart, halen benzinle yaşanılan ve göklere hakim olma arayışının sürdüğü bir dünyada geçiyor. Amelia isimli hayallerinin peşinden koşan genç bir kızı canlandırdığımız Airheart: Tales of Broken Wings, son zamanlarda esamesi okunmayan Dieselpunk türünün yeni çıkan oyunlarından biri.

Gökyüzünde Balık Avı

Blindflug Studios tarafından geliştirilen Airheart, insanlığın gökyüzündeki ufak adalarda yaşamaya başladığı bir dünyada geçiyor. Yeryüzünde yaşamak kolay değildir. Bunu yapabilen zaten çok insan vardır. Amelia isimli ana karakterimiz ise masallardan duyduğu gökyüzü balinasını avlayarak rahata erebileceğini düşünerek, bu gökadalarda yaşamaya ve gökyüzü balıkçılığı yapmaya başlar.

Buraya kadar oldukça ilgi çekici bir hikaye olarak gözüküyor. Amelia’nın ufak uçağı ile gökyüzünün katmanları arasında dolaşarak balık avcılığı yapıyor, bir yandan daha üst kısımlara ulaşarak hayallerimizdeki gökyüzü balinasını avlamanın yollarını arıyoruz.

Airheart, ölmeli-oyun (Rouge-like) tarzını belli noktalarda kendisine ana mekanik olarak edinmiş. Ufak bir hatada tekrar ilk katmandan başlamanız gerekebiliyor. Peki katmanlar arasında nasıl yolculuk edeceğiz?

Öncelikli amacınız balıkları yakalamak olmalı. Sonrasında size kök söktürecek korsanlarla mücadele etmeniz gerekiyor. Yukarıya çıkmaya başladıkça balıkların bolluğu arttığı kadar korsanların da sayısı artacak. Yani ne kadar yukarı çıkarsanız o kadar zorlukla karşılaşacaksınız. Bunlar adalar üzerine yerleştirilmiş otomatik ateşleme mekanizmasına sahip kulelerden, devasa zeplinlere kadar çeşitlilik gösteriyor.

İlerleme kaydetmeye başlayınca şöyle bir geri çekilip uçağınızın güzelliğini seyre dalıyorsunuz ama uçakla o kadar da büyük bir bağ kurmamaya başlayın. Eğer geri dönüş yolunda platforma çakılır ya da ağır hasar alırsanız, yüksek meblağlara satın aldığınız kanat, motor ya da ateşleme sistemi gibi kısımlara güle güle diyebilirsiniz. Yukarıda bahsettiğim ölmeli-oyun kısmı burada devreye girmeye başlıyor. Uçak parçalarını ne kadar korursanız, yeni maceranızda daha güvenli yükselme şansınız var.

Zanaat Çok Önemli

Son dönemde neredeyse artık her oyunda bulunan zanaat (Craft) Airheart’ta da karşımıza çıkıyor. Fakat biraz karmaşık. Oyunun başında bu kısımda zorlamanız çok normal. Ben açıkçası bir başka oyuncu tarafından hazırlanmış rehberi inceleyene kadar ne yaptığımın farkında değildim.

Sağdan soldan topladığınız parçalar ve ekipmanlarla, yeni parçalar oluşturuyorsunuz. İşin sıkıntılı kısmı ise şu: Edindiğiniz parçalarla öyle hemen kendinize bir kanat ya da motor geliştiremiyorsunuz. İlk başta balıklardan edindiğiniz parayla satın aldığınız parçaları uçağa montelemeniz gerekiyor. Sonrasında edindiğiniz ufak tefek parçalarla uçağınızı güçlendirmeniz mümkün. Bunu ilk başta yapamıyor olmak biraz sinir bozucu.

Airheart’ta biraz ilerlemeye başlayınca her şeyin kendini tekrar etmeye başladığını göreceksiniz. Oyunun en büyük sorunlarından biri de bu olsa gerek. Katmanlar arasında yükseldiniz, diyelim. Yeteri kadar balığa ve parçaya sahipsiniz. Güvenle aşağıdaki platformunuza geri dönüş yapıyorsunuz. Sonra hoop tekrar yeni bir maceraya. Bu böyle böyle kendini onlarca kere tekrar ettiriyor. Arka planda ilk başta ilgi çekici olarak sunulan hikaye de devam etmeyince, ne olduğunu anlamakta güçlük çekiyorsunuz.

Keşke diyorum elde böyle güzel bir hikaye varken ve Dieselpunk atmosferine de yakışacak tarzda bir atmosfer yakalanmışken, buna daha çok dikkat edilseymiş. Amaçsız dolaşmak bir noktadan sonra insanı sıkıyor. Araya serpiştirilmesi gereken görevlerden de eser yok. Oyunu anlamaya çalışırken harcadığınız vaktin ardından, “Hamdım, şimdi piştim” dediğiniz anda Airheart’a karşı ilginiz de kaybolmaya başlıyor.

Yukarı, Daha Da Yukarı!

Çıktık, çıktık; en yukarılara kadar çıktık ama yine de Airheart, sunduğu atmosfer ve arka plan hikayesi haricinde oynanabilirlik açısından bir keyif sunamıyor. Birkaç saatin ardından yüzüne bakmayacak olmanız pek bir olası. Şu zanaat kısmı biraz daha anlamlı ve hızlı ilerleyen bir yapıda olsa, belki oradan oyuna tutunabilirmişiz.

Son dönemde bilimkurgu temalı oyunların yükselişe geçtiğini görüyoruz. Önümüzdeki yıl çıkması beklenen Cyberpunk 2077, adını aldığı türü yeniden hortlatabilir. Blade Runner filminin ve Altered Carbon’un başarısının ardından 2019 yılı için Cyberpunk yılı diyebiliriz. Peki neden önümüzdeki yıllarda başarılı Dieselpunk konseptli oyunlar görmeyelim? Peter Jackson’ın yönetmen koltuğuna oturduğu Mortal Engines gümbür gümbür geliyor. E, halen havada kalmış bir Mad Max serisi var. O da çıksa ya artık yavaştan…

Airheart: Tales of Broken Wings, sabrı olan oyuncu için güzel bir atmosfer sunuyor. Ama bu yavaş ilerleyişten benim gibi zevk almıyorsanız, ki bu yavaş ilerleyiş bir ölmeli-oyun için bile çok yavaş, Airheart’a şimdilik bulaşmayın derim.

Puan: 6.5

Artı YönleriEksi Yönleri
Dieselpunk türünde olmasıOynanabilirlik bir noktadan sonra sıkıyor
Altyapıdaki hikaye ilgi çekiciMüzikler o kadar çok tekrar ediyor ki kafa ütülüyor
 Zanaat sistemi böyle bir oyun için çok karmaşık
Marvel'ın Yeni Conan Çizgi Roman Serisini Bu Takım Hazırlayacak
Funko, Korku Temalı Savage World Figür Serisini Duyurdu