Son Haberler
Anasayfa » Makaleler » Kıyamete Çeyrek Kala – Watchmen Yeniden Aramızda!

Kıyamete Çeyrek Kala – Watchmen Yeniden Aramızda!

Uzun bir aranın ardından Alan Moore‘un baş yapıtlarından biri olan Watchmen yeniden güzel Türkçemize kazandırıldı. Gözden geçirilmiş çevirisi ve daha önce yayınlanmamış sayfalarıyla Watchmen, baş ucunuza koymanız gereken bir kitap.

Watchmen ile tanışmam lise yıllarıma dayanıyor sanırım. Bu dönemde dünyayı sorgulayan her genç insan evladı gibi ütopya ve distopya kitaplarıyla ilgileniyorum. Haliyle bir yandan da kafayı boşaltmak için ana akım çizgi roman ürünlerini de sömürüp motoru soğumaya alıyordum.

Tam bu sıralarda sarı sarı gözüme parlayan Watchmen, süper kahramanlara bakış açımı baştan aşağı değiştirecek üstüne üstlük siyasi görüşüm üzerinde de oynamalar yapacaktı.

Gözcüleri Kim Gözülüyor?

watchmen

Bu soru Watchmen’in sayfalarını okurken aklınızın bir köşesinde sürekli parlayan bir ışık olarak takılı kalıyor. İlk başta bunu süper kahramanlar için kullanırken bir noktadan sonra idari birimlere de bu soruyu savurmaya başlıyorsunuz. Bir de bakmışınız Watchmen bitmiş, günümüz hayatının zorluklarıyla karşılaştırma yapıyorsunuz.

Rorschach’in günlüğü 12 Ekim, 1985. Bu gece, New York’ta bir Komedyen öldürüldü.

Alan Moore ve Dave Gibbons, aslında bize bir süper kahraman hikayesi anlatmıyordu. 80’li yıllarda uç noktalara taşınmış soğuk savaş rüzgarlarının nasıl estiğini gösteriyorlardı. Bunu tam da döneminde, 86-87 yılları arasında yapmaları da ne kadar ileri görüşlü olduklarının işaretidir. Bugün etrafımızda yaşanan olayların ne kadar korkunç olduğunun farkında mıyız? İşte bu ikili farkındaydı.

Çizgiler Arasındaki Hayatlar

watchmen-gorsel

Watchmen’i bir çizgi roman olarak adledmek biraz zorlayıcı çünkü adeta edebi bir eser niteliğinde baloncukları ve felsefi karakterleriyle bilindik süper kahraman hikayelerinden sıyırılıyor. Grafik roman olarak nitelendirebileceğimiz Watchmen birbirini pataklayan pijamalı kahramanların serüveni değil. Eğer bunu arıyorsanız hemen Watchmen’i elinizden bırakın ve oradan koşarak uzaklaşın.

Bir fıkra hatırlıyorum. Adam doktora gider. Kederli olduğunu söyler. Hayat onun için zor ve zalimdir. Tehtitkâr bir dünyada kendini yapayanlız hissettiğini söyler. Doktor tedavisi basit der. Büyük palyaço Pagliacci şehrimize geldi. Git onu gör seni neşelendirir. Adam göz yaşlarına boğulur. Ama doktor der Pagliacci benim zaten.

Sevgi ve nefreti bir arada görmek, bildiğinizin yanlış olduğunu gösteren siyasal çalkantılar içerisinde kalmak, felsefi sorulara boğulmak ve aslında hepsinden daha önemlisi insanlık nerede başlar ve nasıl öldürülebilir sorusuna cevap almak istiyorsanız Watchmen’i hemen satın alın ve yine koşarak evinizin sessiz sakin köşesinde, kahvenizle birlikte bu şaheseri yudumlayın.

watchmen-cizgi-roman

Aslında onlarca Powerpoint sunum sayfasına sığdırılacak ve üzerine saatlerce konuşulacak bir yapıtı bu kadar kısa özetlemek adeta hakaret gibi. Eğer Watchmen’e bir şans verirseniz asla pişman olmayacaksınız; zaten şans verip pişman olmayanlar çizgi romanın bu baskısını da almak için sabırsızlanıyor olacaklar. Çok fazla beklemenize gerek kalmayacak. Watchmen, yeni basımı ve yeni çevirisiyle 11 Kasım’da raflardaki yerini alacak.

Yine de İthaki’deki dostlarımızın kitabın tanıtımı için hazırladıkları metne bakmadan geçmeyin:

Can Kantarcı’nın çevirisiyle İthaki Yayınları tarafından yayımlanan Alan Moore’un başyapıtı Watchmen, süper kahramanların hikâyelerini en gerçekçi ve derinlikli anlatan eser olarak da dünya edebiyatının önemli yapıtları arasında sayılıyor.

watchmen-ithaki-kapakSeksenli yılların ortasında Alan Moore ve Dave Gibbons, çizgi roman tarihini kökten değiştiren ve popüler kültürün çizgi roman algısını yeni baştan yazan eşsiz bir eser yarattılar: WATCHMEN. Watchmen, ilk defa 12 sayılık bir çizgi roman olarak 1986-1987 yılları arasında DC Comics tarafından basıldı. Eser, süper kahraman imgesini değiştirerek derinlik kattığı, alternatif bir dünyada geçen hikâyesiyle ve kendine has çizimleriyle çizgi roman dünyasını da farklı bir noktaya taşıdı.

Çizgi romanların ciddiye alınmasını sağlayan ilk eser olarak görülen Watchmen, süper kahramanların çok yönlülüğünü, onların psikolojik karakter derinliğini olabilecek en gerçekçi biçimde yansıtan yegâne yapıt olarak kabul ediliyor. Sandman, Transmetropolitan, Preacher gibi eserlere öncülük etmesi, roman içinde roman konseptini başarıyla kullanan en iyi grafik romanlardan biri olması ve bulunduğu dönemin popüler kültürünü derinden etkilemesi de Watchmen’i çizgi roman dünyasında ayrı ve özel bir yere koymamızı gerektiriyor.

Amerikalı süper kahramanların varlığının bile tarihe farklı bir yön verdiği bir dünyada, Amerika Vietnam Savaşı’nı kazanmıştır, Nixon hâlâ başkandır ve Soğuk Savaş devam etmektedir. Hugo ödüllü “Watchmen” bir cinayet öyküsü olarak başlasa da kısa sürede tüm gezegeni ilgilendiren bir komplonun izleri ortaya çıkar. Nihayetinde, tekrar bir araya gelmiş bu kahramanlar inançlarının sınırlarını zorlamak ve iyi ile kötü arasındaki çizginin nereye çizileceğini kendilerine sormak zorunda kalacaklardır.

Biraz da Kötülük Yapalım - Tyranny İncelemesi
Steam Mağazası Yenilendi