Geçen gün Wonka’yı izledim. Baştan söyleyeyim: Ben filmi bayağı sevdim, acayip eğlenceli ve keyifli bir iş olmuş. Ama öyle dışarıdan göründüğü gibi sadece renkli çikolatalar, tatlı şarkılar dönen bir çocuk masalı beklemeyin; filmin arkasını biraz kazıyınca altından bildiğiniz sert bir distopya ve sistem eleştirisi çıkıyor! Bizim buranın ahalisinin buradaki geek detaylara bayılacağına eminim, o yüzden gelin biraz çikolata kokulu bu dünyaya yakından bakalım.

Timothée Varsa İzlenir
Bilmeyen kalmamıştır herhalde, Timothée Chalamet benim günümüz sinemasındaki en favori oyuncularımdan biri. Adam yaş olarak da bize çok uzak olmadığı için sanki mahalleden bir abi gibi geliyor bana. Üstelik tam bizden biri, has bir geek! Dune filminde falan oynamasından zaten ne kadar sağlam projelerin adamı olduğunu biliyoruz. Performansına gelirsek; bence tek kelimeyle çok iyi oynamış. Net konuşuyorum, eğer başrolde Timothée olmasaydı bu film kesinlikle çökerdi, kurtarılamazdı. Wonka’nın saflığını, hayalperestliğini acayip iyi vermiş. Filmin müzikleri nasıldı derseniz, yanii ehh işte, müzikler öyle çok da aklımda kalmadı. Ama Timothée eğlenceli yerleri, bitmek bilmeyen koşturmaca ve kaçış sahnelerini o kadar iyi oynamış ki müziklerin açığını tamamen kapatıyor. Duygusal sahnesi çok azdı filmde ama olan yerlerde de hakkını vermiş, hissi bize geçirmeyi başarmış.
(Bu arada Hugh Grant’in Oompa Loompa’sı her sahneye çıktığında rolü çaldı resmen, kötü adamların aşırı abartılı karikatür halleri de filme ayrı bir absürtlük katmış, bayıldım.)

Çikolata Karteli vs. Anarşist Wonka
Filmi izlerken beni en çok şaşırtan ve yakalayan şey, hikayenin ağzına kadar kapitalizm ve devlet eleştirisiyle dolu olması oldu. Şaka yapmıyorum; film resmen şeker kaplı bir sömürü düzenini anlatıyor ama anlayana. Karşımızda piyasayı tamamen kapatmış acımasız bir “Çikolata Karteli” var. Bu herifler rekabeti tamamen yok etmek için koskoca polis şefini bile çikolatayla rüşvete bağlamışlar. Resmen çikolatayı bağımlılık yaratacak bir uyuşturucu gibi kullanıp devleti ve sistemi parmaklarında oynatıyorlar. Halkı saçma sapan sözleşme oyunlarıyla borçlandırıp dev çamaşırhanelerde modern köle gibi çalıştıran sistem mi istersiniz, kilisenin altındaki gizli çikolata mahzenleri mi? İşte Wonka, paradan puldan anlamayan, tamamen paylaşım odaklı temiz ruhuyla bu yozlaşmış düzene karşı tek başına bir anarşist gibi savaşıyor. Alt metin gerçekten çok sağlam ama anlayana.

Görsel Dünya İyi Ama Keşke…
Filmin atmosferi, renk paleti ve masalsı teması çok net, oraya bir lafım yok. Ama görsel dünya bence biraz daha iyi olabilirdi. Günümüz filmlerinin her şeyi yeşil ekranda, bilgisayarla (CGI) çözme hastalığı burada da var maalesef. Keşke efektlerde biraz daha pratik setler, maketler falan (practical effects) kullanılsaydı. O zaman eski usul sinema büyüsünü çok daha iyi hissederdik. Yine de göz yormayan, izlemesi keyifli bir dünya kurulmuş.

Son Söz
Kısacası Wonka, arkasındaki sert kapitalizm eleştirisiyle, Hugh Grant’in huysuzluğuyla ve Timothée Chalamet’nin muazzam enerjisiyle kesinlikle şans verilmesi gereken bir film olmuş. Filmden acayip eğlenmiş ve tatmin olmuş ayrılıyorsunuz.





