İncelemeler

Low on Game – High on Life İncelemesi

20 dakikalık Rick and Morty bölümleri kadar komik olamayan High on Life oyununun incelemesine hoş geldiniz…

Justin Roiland komik adam, bunun aksini iddia edeni ıslak meşe odunu dövebilirler rahatlıkla. Komedi anlayışı her mideye uygun değil elbette ancak absürd ve ofansif mizahı ile büyük bir kitleyi etkilemeyi başardığı bir gerçek. Yarattığı modern klasik Rick and Morty çizgi serisi ile dağı taşı oynatan Roiland, 2016 yılında Squanch Games isimli oyun stüdyosunu kurmuş ve VR için geliştirdikleri Trover Saves The Universe ile ilk büyük oyun çıkışını yapmıştı. 

1-2 sene nadasa yatan Squanch’ın yeni projesi ise Microsoft tarafından sahiplenilen High on Life oldu ve oyun kendine has mizahı ile fuarların ilgi gören işlerinden birine dönüştü. Ben de epey bir yükselmiştim bu makara oyuna, çıkışı ile düşmem de bir o kadar hızlı oldu. High on Life bu yılın hayalkırıklıklarından biri ne yazık ki, nedenlerine de bakmak için buradayız.

Oyunun en büyük artısı (ilerledikçe bu bile eksiye dönüşecek ama) sivri dilli mizahı tahmin edeceğiniz üzere. Hikaye basit ama beklediğiniz gibi komik. Basit bir gençken bir anda uzaylı saldırısı altında kalıyoruz. Bu uzaylılar insanları kaçırıyorlar ve uyuşturucu olarak kullanıyorlar. Bizim genç de bir anda ödül avcısına dönüşüp insan avlayanları bir anda ava dönüştürüyor. Roiland sağa sola saldırmayı ihmal etmiyor gene, bunu da Gatlians isimli canlı silahlar üzerinden yapıyor. Evet, silahlarımız canlı ve durmak bilmeksizin konuşuyorlar. Oyunla ilgili konuşuyorlar, politik sataşmalar yapıyorlar, IGN ve Kotaku gibi medya devlerine bile taş fırlatıyorlar. Bir yere kadar bu durum oldukça komik ancak bu silahlar susmuyorlar a dostlar, bir saniye bile susmuyorlar! Aşırı ofansif mizah da herkese göre değil. Roiland’ın anlık esprilere ve sert mizaha dayalı öykü anlayışı bana göre 14-15 saatlik bir oyun için çok ideal değil. Tarzını 20-25 dakikalık çizgi filmlerde çok daha iyi yansıttığını söylemek mümkün.

Komedi de elimizden alındığına göre geriye ne kaldı diye bakıyoruz ve burada resmen sınıfta kalıyor High on Life. Oynanabilirlik adına orijinal bir fikir barındırmıyor oyun, hatta sıkıcı olduğunu bile söyleyebilirim. Bir FPS oyunu elimizdeki ancak her notaya da yanlış mı basılır yahu. Vuruş hissi oldukça zayıf, su tabancalarıyla oynuyormuşuz hissi hakim. Adresi bulan kurşunların teslim edildiğine dair en ufak bir his aktarmıyor size High on Life. Silahlarla ilgili bir diğer sorun ise sizi çok zayıf hissettirmeleri. Oyunda biri her yere(?) girmeye çalışan sabırsız bıçağımız Knifey olmak üzere toplamda 6 adet silah elde ediyoruz. Hiç biri sizi yeterince güçlü ve çatışmalarda eşit hissettirmiyor. Düşmanlar da ellerine geçen avantajı olmayan yapay zekaları sayesinde aynı ellerinin tersiyle itince ortaya keyifsiz, zevk vermeyen bir aksiyon çıkıyor.

High on Life adına söylenebilecek olumlu şeylerden biri bölüm tasarımları. Renkli, her bir farklı dokuya ve tasarıma sahip bölümler sayesinde ortalama süresini sizi sıkmayacak şekilde kullanmaya çalışıyor oyun. Aksiyon tökezlemese ne güzel şeyler dönecek ama o da olmayınca bir başına bölüm tasarımları da sizi bir yere kadar idare edecektir. Peki bu güzelim bölümleri kötü geçen bir tatile nasıl çevirebilirsiniz? Can sıkan, tekrarlarla dolu müziklerle elbette. Aksiyon sıkıcı, müzikler sıkıcı, ne yapalım tek başına çabalayan mekan tasarımlarını?

Bu oyunu oynarken net olarak şunu hissettim; VR için geliştirilen Trover Saves The Universe’ün artığı gibi High on Life. Basit ötesi kontrolleri, hissiyat yoksunu aksiyonu tamamen midemiz bulanmasın diye tasarlanmış bir VR oyununa ait sanki. Ana meydana serpiştirilmiş ve sizinle konuşmak için can atan NPC’ler bile ilginç bir şekilde bu hissiyatı sağlamlaştırıyorlar. 

Belli ki Roiland ve ekibi ‘’high’’ oldukları bir dönemde High on Life’ı geliştirmişler. Tamamen geyik diyaloglara ve komediye odaklanmış, bir oyunu oyun yapan diğer öğeleri ise dışarıda bırakma becerisini(!) göstermişler. Rick and Morty sevenler bu mizaha aşinalar, o yüzden High on Life’a bir şans verebilirler, bunun dışında kalan kitle ise sağlam bir oyun tecrübesi bulamayacak ne yazık ki. Gene de Game Pass’te olması sebebiyle High on Life’a çaktırmadan şans verebilir ve gene kimselere hissettirmeden silebilirsiniz.

Bu İçeriğe Oy Verin

İlgili Makaleler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu

Log In

Forgot password?

Forgot password?

Enter your account data and we will send you a link to reset your password.

Your password reset link appears to be invalid or expired.

Log in

Privacy Policy

Add to Collection

No Collections

Here you'll find all collections you've created before.