Son Haberler
Anasayfa » İncelemeler » Aramızda Dolaşan Vampirler – Grand Masquerade’in Ardından

Aramızda Dolaşan Vampirler – Grand Masquerade’in Ardından

vampire-tm-new-orleans-banner

Green Day’in vokalisti en sonunda uyandığına, kediler yorganların altına girmeye başladığına ve Pumpkin Spice Latte kokuları etrafı sarmaya başladığına göre sizlere Yeni Dünya’nın en büyüleyici şehirlerinden biri olan New Orleans’ta vampirsever dostlarımızla geçirdiğimiz keyifli anlardan bahsetmenin vakti gelmiş demektir!

İstanbul Geceleri LARP Topluluğu’nun hikaye anlatıcıları olarak White Wolf, By Night Studios ve Onyx Path işbirliğinde World of Darkness’ın ve günümüzde en yaygın olarak bilinen rol yapma oyunlarından biri olan Vampire: The Masquerade’in 25. yıl coşkusunu tüm sevenleriyle paylaşmak için beş yıl aradan sonra gerçekleştirilen The Grand Masquerade’in katılımcıları arasındaydık.

Peki nedir bu Grand Masquerade? İlki hiç de şaşırtıcı olmayan bir şekilde Vampire: The Masquerade’in küllerinden doğduğu döneme denk gelen etkinliği White Wolf’un resmi conventionı olarak tanımlayabiliriz. O dönemde White Wolf’un tüm yayın haklarını elinde tutan CCP, söz konusu etkinlikte senelerdir herkesin heyecanla beklediği haberi en sonunda vermiş ve bir Vampire MMORPG’si geliştirmekte olduğunu duyurmuştu. Ancak asıl sürpriz, oyunun hayranları arasında yaşatılmaya çalışılsa da uzun süredir tozlu raflara terk edilmiş olan Old/Classical World of Darkness’a dayalı olacağının açıklanmasıydı.

O zamandan günümüze dek köprünün altından çok sular geçti tabii. Önce MMORPG projesi iptal edildi, hemen sonrasında da White Wolf yeniden sessizliğe gömüldü. O arada Onyx Path sayesinde firmanın masaüstü rol yapma kitapları, By Night Studios sayesinde ise canlandırmalı rol yapma kitapları basılmaya devam etti. Tam bir sene önce ise White Wolf’un hisseleri Europa Universalis’in yapımcısı olarak tanıdığımız Paradox Interactive tarafından CCP’den satın alınınca bu muhteşem haberi hayranlarla birlikte kutlamak için muhteşem bir fırsat doğmuş oldu.

Gün 1

vampire-tm-new-orleans-gorsel-001

New Orleans’ın (ne yazık ki, eski haliyle) İstiklal Caddesi diyebileceğimiz Bourbon Sokağı’nın kalbinde yer alan Astor Crowne Plaza’ya içinde haşlanabileceğiniz kadar sıcak ve nemli bir eylül sabahında vardık.  By Night Studios CEO’su Jason Carl ile ayaküstü sohbet ettikten hemen sonra, kayıt masasına gidip kimlik kartlarımızı ve etkinlik programını alıp mekanı keşfetmeye başladık.

Hemen kayıt alanının yanında yer alan DriveThruRPG ve Onyx Path’in standındaki bir kısım kitaba göz koyduk elbette. O esnada otelin iki katının sadece etkinlik ve katılımcıların konaklama ihtiyacı için ayrıldığını fark ettik. Kıskanmamak elde değildi doğrusu, özellikle de balo salonlarının güzelliğini ve genişliğini gördükten sonra.

Gündüz vakti anlamlandıramadığımız bir şekilde (ehem) etrafta az sayıda katılımcı vardı. Bununla birlikte, odalardan birinde masaüstü oyunlar, bir diğerinde ise etkinliğin resmi LARP’ı olan Blood & Betrayal 3 için karakter yaratma seansları devam ediyordu. İlkini yol yorgunluğundan, ikincisini ise karakterlerimizi zaten daha önce yarattığımız için pas geçtik. Ufak bir Bourbon Sokağı turunun ardından günün son ışıklarının da kaybolmasıyla birlikte mekana döndüğümüzde etraf bir hayli kalabalıklaşmıştı.

vampire-tm-new-orleans-gorsel-002

Vampire: The Masquerade’in hayran kulüplerinden Underground Theater’ın ve Mind’s Eye Society’nin Sabbat LARPlar’ı bu hareketliliğin temel nedeniydi. Biz bu noktada kendi otelimize geri dönüp dinlenmeyi tercih ettik (Jet-lag gerçekmiş, birkaç saat sonra “Neredeyiz ve hangi yüzyıldayız!” diye uyandık).

LARPlar’ın bitiş saatine doğru etkinlik mekanına geri döndük ve her gece yarısından sabaha dek gerçekleşen partilerden ilkine katıldık. White Wolf’un yeni ekibinden, pek sevdiğimiz Dhaunae De Vir ve aynı bizim gibi çok uzun yoldan gelmiş diğer Avrupalılarla sohbet ettikten, dans pistinde Isolation eşliğinde dans eden insanları gördükten ve “Adanalıyık” diyen bir Amerikalıyla (İncirlik’te doğmuş) tanıştıktan sonra, bu defa sahiden de nerede olduğumuzun farkına vardık.

Gün 2

vampire-tm-new-orleans-gorsel-003

Günün en beklenen etkinliği olan resmi Werewolf LARP’ı Rage & Retribution 2’ye üzülerek katılamasak da, oyuncuların kostümlerini ağzımız açık kalarak izledik. Hatta, oyunda kullanılan bir silah (ehem, glaive), ertesi gün benim de içinde bulunduğum bir takım Giovanni tarafından fotoğraf çekiminde zavallı bir Harbinger’ı şişlemek için kullanılacaktı! Etrafta hayran kulüplerinin ve çeşitli sanatçıların standlarının çoğalmaya başladığını görüp sevindik. Ismarlama vampir dişi fiyatlarını görünce ise çok üzüldük.

Vampire: The Masquerade’in pek çok meşhur çiziminden, Iron Maiden’ın albüm kapaklarına çok sayıda başarılı işe imza atmış Tim Bradstreet de o esnada eserlerinin kopyalarını imzalamaya başlamıştı. İnanması güçtü ama bugünün programında farklı hayran kulüplerinin tam olarak dört adet LARP’ı vardı. Bu noktada hayran kulüplerinin düzenlediği her bir LARP’a ortalama 50-60 kişinin katıldığını belirtmek durumundayım.

Aralarından seçim yapmak zor olsa da bir zamanlar White Wolf’un resmi hayran kulübü olan Mind’s Eye Society’nin yeni gelenler için düzenlediği ve dekorları incelemekten odaklanmakta bir hayli zorlandığımız oyununu tercih ettik. Bunun daha başlangıç olduğunu nereden bilebilirdik? Oyun sonunda Mind’s Eye Theatre’ın görsellerine imza atan Jamais Vu’nun fotoğraf çekimi seanslarına bir göz atıp gecenin kalanını New Orleans’ı keşfetmeye ayırdık.

Gün 3

vampire-tm-new-orleans-gorsel-006

Herkesin beklediği gün gelmiş, neredeyse tüm katılımcılar tarafından beklenen Vampire LARP’ı Blood & Betrayal 3’e sadece saatler kalmıştı. O zamana dek ise… Yapacak çok şey vardı. Bir kere, canlı yayınlama fırsatı bulduğumuz White Wolf paneli gün içinde gerçekleşecekti. Zaten günümüz Jason Carl’ın bizi durdurup White Wolf’un saat 12.00’de büyük bir açıklama yapacağını söylemesi ile başlamıştı. Bu durum da bize Nordik LARP panelinin ilk saatine katılabilmemiz için fırsat veriyordu.

İskandinav ülkelerinde oldukça popüler olan ve mekanik sınırlamaların en alt seviyede tutulduğu, sanatsal yönü güçlü ve olabildiğince gerçekçi olan bu oyunlar bazı ülkelerde kendilerine bir sanat dalı olarak bile yer bulmaya başladı. Etkinliğin son günü gerçekleşecek olan Vampire Nordik LARP’ını White Wolf işbirliği ile düzenleyen bir deneyim tasarımı ajansı olan Odyssé’den bu alanda başka bir yazının konusu olabilecek kadar çok bilgi edindik.

White Wolf panelinin gerçekleştiği salona girmeden hemen önce özellikle Giovanni sevgimden dolayı pek sevdiğim, uzun süre White Wolf’un baş editörü olarak görev yapmış Justin Achilli ile tanıştık. Kendisinin İstanbul’daki tüm VtM hayranlarına selamı var.

vampire-tm-new-orleans-gorsel-007

Panelin konuşmacıları yeni White Wolf ekibinden Tobias Sjögren, Karim Muammar, Dhaunae De Vir, Martin Ericsson ve Shane DeFreest idi, oturumu ise ev sahibimiz Jason Carl açtı. Panelde White Wolf tarihçesinden kısaca bahsedildikten hemen sonra firmanın gelecekte multimedya ağırlıklı bir yapılanmaya gideceği üzerinde özellikle duruldu.

Vampirlerin bir popüler kültür unsuru haline geldiği günümüzde eski hayranların da kalbini kırmayacak bir şekilde World of Darkness’ı daha geniş kitlelerle tanıştırmaya çalışacaklarından bahsettiler. Lucita ya da Beckett gibi çok bilindik karakterleri televizyonlara taşımayı özellikle istiyorlar ve hatta firmanın baş hikayecisi Martin Ericsson, “2020’ye kadar Netflix’te dizimiz başlamazsa bu işi bırakırım” kadar iddialı bir cümle bile kurdu.

İptal edilen World of Darkness Online meselesine bir açıklık getirilmedi ama multimedyanın her alanında eser verme konusunda ısrarcı görünüyorlar. Bunun dışında, kitap lisanslamalarını kolaylaştıracak değişikliklere gideceklerini açıkladılar. Benzer şekilde, hayran kulüpleri ile olan organik bağları ile ilgili olarak da benzer planları var (Bu ikisinin ayrıntılarını yakın gelecekte açıklayacaklar). Aynı zamanda tüm dünyadaki oyuncuların kendi içerikleri ile doldurabilecekleri bir web portalı geliştirmek de istiyorlar. Ama kesin olan bir şey var, Vampire: the Masquerade 5th Edition yolda ve 2018 yılında geliyor!

90’lar kuşağının korkuları ile günümüzün korkuları tam anlamıyla benzer olmadığı için oyun atmosferinde ciddi değişiklikler olacağını şimdiden varsayabiliriz.  Klanlar, Camarilla, Sabbat vs. gibi çok sevilen ve oyunun bu kadar uzun süre ayakta kalmasını sağlayan ögeler hiçbir şekilde oyundan çıkarılmayacak. Yaklaşık bir saat süren panelin görüntülerini buradan, panelde gösterdikleri tadımlık tanıtım videosunu ise buradan izleyebilirsiniz.

vampire-tm-new-orleans-gorsel-010

Hayran klüplerinin hem Werewolf ve Vampire LARPlar’ı, hem de tanışma toplantıları gün boyunca devam ederken biz o gün daha farklı etkinliklere gözümüzü dikmiştik. Bunlardan birincisi, orijinal ve tanınmış karakter kostümleri ile bireysel ya da grup olarak katılmanın mümkün olduğu kostüm yarışmasıydı. Tüm yarışmacıların orijinal kostümler ile katıldığı yarışmanın birincilik ödülü muhteşem bir Gargoyle kostümüne gitti. İlk 3’e girenlere verilen maddi ödüller dışında tüm katılımcılara Vampire: The Eternal Struggle kart destelerinin dağıtılması da pek hoştu.

Bir diğer etkinlik, VtM yaratıcıları ile şarap eşliğinde sohbet etme imkanı yaratan Vampires & Vino idi. Sonuncusu ise bir VtM hayran filmi olan Judas Goat gösterimiydi. Bunun dışında, modern teknolojilerin kullanıldığı, yaklaşık 15 dakika süren bir Orpheus oyununu deneyimleme fırsatı da yakaladık.

vampire-tm-new-orleans-gorsel-009

Artık beklenen saat gelmişti ki, bu noktada resmi Vampire LARP’ı meselesini biraz açmak istiyoruz. By Night Studios’un iki senedir ilki Los Angeles’ta, ikincisi ise Las Vegas’ta olmak üzere gerçekleştirdiği bu oyunlar resmi hikaye akışını (canon) doğrudan etkiliyor ve kitaplarda da kendine yer buluyor. Tahmin edebileceğiniz gibi bu oyunlarda daha önceki kitap ve romanlarda yer almış çok sayıda karakter ve konsept ile karşılaşmak mümkün. Bu seneki oyunda da tanıdık isimler arasında şehrimizin prensi Baron Philippe Vollgirre ile veledi Toreador Justicar’ı Madame Guil de vardı.

By Night Studios hikayecileri tarafından yazılan senaryosunun ağırlığını yeni oyuncular olarak biz çok hissedemesek de American Horror Story ve True Blood’ın setlerinden dekorlar, (canlı gerçekleştirilen hokkabazlık, dans, kılıç yutmak gibi) sirk gösterileri  ve harika kostümleriyle oyun rüya gibi geçti demek çok da yanlış olmaz. Oyunda genel WoD hikaye akışını değiştirecek bir gelişme de oldu. Lasombra anti-tribular’ı artık resmen Giovanniler ve Setitelar gibi bir Independent Alliance üyesi haline geldi.

Gün 4

vampire-tm-new-orleans-gorsel-011

New Orleans’ın Vudu Kraliçesi Marie Laveau’nun mezarını ziyaret ettikten sonra koşa koşa yetiştiğimiz White Wolf soru-cevap oturumu ile son gün bir hayli olaylı başladı. Bir gün önceki oturumda Shane DeFreest oyunlarda karanlık ve yetişkinlere yönelik içerikler kullanmanın yanlış olmadığını ancak bu durumu istismar edebilen oyuncuların olabileceğini, bu durumda yapılması gerekenin bu kişileri oyundan uzaklaştırmak olduğunu savunmuştu. Etkinliğin neredeyse tümü White Wolf’un kendisine mesele ile alakalı sorular yağdıran hayran kulüplerine açıklama yapma çabasıyla geçti. Neyse ki hemen ardından White Wolf’un kurucularının firmanın tarihi ile ilgili oturumuna geçildi de, ortalık biraz sakinleşti.

Wolves & Whiskey’den Werewolf LARPları’na, uzun kulaklı dostlarımızın da kendisine geniş yer bulduğu günde elbette vampirlerimiz de unutulmamıştı. Dileyenler Dining with Darkness etkinliğine katılıp nezih bir akşam yemeği eşliğinde VtM üzerine sohbet edebiliyorlardı.

Ben White Wolf panelinin hemen ardından daha önce İstanbul’da tanıştığım Vampire: The Masquerade yaratıcısı Mark Rein Hagen ile sohbet edip Nordik LARP End of the Line’ın workshop’ının yapılacağı ikinci kata koştum. Etkinlik programında workshop’ın üç saat süreceği yazıyor olsa da, bir Türk olarak buna hiç ihtimal vermemiştim.

vampire-tm-new-orleans-gorsel-012

Kata çıktığımda beni yaklaşık 70 oyuncu, Odyssé’den Bjarke, Juhana ve Johanna ile ne yaptıklarını çok iyi bilen üç Amerikalı LARP yöneticisi bizi bekliyordu. Öncelikle fiziksel temasın serbest olduğu Nordic LARPlar’ın doğası gereği oyuncuların rıza gösterme kavramını çok iyi anlaması ve birbirlerine güvenmesinin şart olduğunu bizlere açıkladılar. Ve hem anlatılanlarla, hem de yaptığımız alıştırmalarla workshop sanırım üç buçuk saat sürdü ve oyunun kendisi kadar eğlenceliydi.

Otelin bir kanadında yaratılan, kimin vampir, kimin insan olduğunu kimsenin önceden bilmediği bu ortamda hiçbir şey Camarilla kontrolünde değilken nasıl davranacağımızı anlamak hikayecilerimizin oyunu yazma amaçlarından biriydi. Herkesin oyun-dışı olmadan büyük bir şevkle karakterine büründüğü oyunda nasıl beş saat geçti anlamadık doğrusu. Üzerinden bir ay geçtiği halde hala oyunun etkisinden çıkamadık, hala oyundan bahsedip en yakınımızdakileri darlıyoruz!

vampire-tm-new-orleans-gorsel-013

Ve gelelim Succubus Club’a… Bourbon Street’teki Joy Theater’da gerçeğine yakın bir şekilde yaratılan mekanda Music from Succubus Club ve VtM: Bloodlines müzikleri eşliğinde dans etmek unutulmaz bir deneyimdi. Bir noktadan sonra Justin Achilli’nin DJ’liği ele geçirdiği gecede dans pistinin sabahın ilk ışıklarına kadar dolu olduğu rivayetler arasında. Mekanda yapılan çekimlere bakıldığında ise 2017’de Berlin’de ilk gösterimini yapacak olan World of Darkness Belgeseli’nin bir kısmının da bu geceye ayrıldığı aşikârdı.

vampire-tm-new-orleans-gorsel-004

Oldukça ileri bir saatte, neden bir duble daha Lucita içmemiz gerektiğini tartıştığımızı fark ederken otele döndük ve resmi olarak bir “con” maceramıza daha son verdik. Ancak geçtiğimiz 25 sene boyunca keyif aldığımız oyunlarımızın eski ve yeni “kaynaklarıyla” burada yüzyüze hem tanışma imkanı bulduğumuz hem de bağlantı kurabildiğimiz için pek mesuttuk. Umuyoruz ki bu yolculuğun  yakın zamanda vereceği meyveleri yine hep beraber tadacağız.

Yazar: Hande Parmaksız
Bilimkurgu Dizisi Kutu’nun 5. Bölümü Yayınlandı!
Dungeons and Dragons Çizimleri Belgesel Oluyor - Eye of the Beholder