Prime Video tarafından hazırlanan Blade Runner 2099, serinin önceki iki filmini izlememiş seyircilerin de rahatlıkla takip edebileceği yeni bir başlangıç noktası olacak. Dizinin başrol oyuncularından Michelle Yeoh, yapımın Blade Runner evreninin geçmişini tamamen görmezden gelmediğini ancak hikâyeyi anlamak için Ridley Scott‘ın Blade Runner veya Denis Villeneuve‘ün Blade Runner 2049 filmlerini izlemenin gerekli olmadığını açıkladı.
İlk Blade Runner filmi 2019 yılında geçerken Blade Runner 2049, hikâyeyi 30 yıl ileriye taşımıştı. Yeni dizi ise ikinci filmin yaklaşık 50 yıl sonrasına giderek 2099 yılındaki Los Angeles’ı gösterecek. Bu büyük zaman sıçraması, yapımcıların tanıdık evreni önemli ölçüde değiştirmesine ve diziyi bir tür yumuşak yeniden başlangıç olarak konumlandırmasına olanak sağlıyor.
Önceki Blade Runner Filmlerini İzlemek Gerekmeyecek
Michelle Yeoh, dizinin özellikle Blade Runner ile ilk kez tanışacak genç izleyiciler için erişilebilir olacağını belirtiyor.
Yeoh’a göre yeni nesil seyircilerin önemli bir bölümü 1982 yılında yayınlanan ilk Blade Runner filmini izlememiş olabilir. Ancak Blade Runner 2099 hikâyesi, geçmiş yapımlar hakkında ayrıntılı bilgi sahibi olmayan seyircilerin de yaşananları anlayabileceği şekilde geliştirildi.

Bu yaklaşım dizinin serinin geçmişiyle hiçbir bağlantısının bulunmayacağı anlamına gelmiyor. Yapımın yaratıcı ekibinde önceki filmlerle doğrudan bağlantılı önemli isimler bulunuyor.
Blade Runner 2049’un senaristlerinden Michael Green, yeni projenin geliştirme sürecine katkıda bulunurken orijinal Blade Runner’ın yönetmeni Ridley Scott da yönetici yapımcı olarak görev yapıyor ve diziye yaratıcı danışmanlık sağlıyor.
Los Angeles Artık Replikantların Kontrolünde
Blade Runner 2099, serinin güç dengelerini önemli ölçüde değiştirecek.
Yeni hikâyede replikantların gerçekleştirdiği bir ayaklanmanın ardından Los Angeles radikal biçimde dönüşmüş durumda. İnsanlık artık şehrin kontrolünü elinde tutmuyor. Bunun yerine replikantlar yönetici sınıf haline gelirken insanlar ikinci sınıf vatandaş konumuna düşmüş durumda.
Bu değişiklik Blade Runner evreninin temel çatışmasını farklı bir açıdan ele alma fırsatı sunuyor.
Önceki filmlerde replikantlar büyük ölçüde insanlar tarafından üretilen, kontrol edilen ve belirlenen yaşam sürelerine mahkûm edilen varlıklar olarak karşımıza çıkıyordu. Yeni dizide ise bu düzen tersine dönüyor.
Ancak güç dengelerinin değişmiş olması replikantların geçmişte yaşadığı sorunların tamamen ortadan kalktığı anlamına gelmiyor.
Michelle Yeoh Replikant Blade Runner Olwen’i Canlandırıyor
Michelle Yeoh dizide Olwen isimli bir replikantı canlandırıyor.
Olwen aynı zamanda bir Blade Runner olarak görev yapıyor ve ortadan kaybolan bir grup kaçak replikantın peşine düşüyor. Ancak karakterin kendi yaşam süresi de sona yaklaşmakta.

Replikantların belirli bir yaşam süresine sahip olması, 1982 tarihli orijinal Blade Runner filminin en önemli temalarından biriydi. Olwen’in hikâyesi bu fikri yeniden gündeme getirirken karakter bir yandan kayıp replikantları arayacak, diğer yandan kendi kaçınılmaz sonuyla yüzleşmek zorunda kalacak.
Bu yönüyle Blade Runner 2099, evrenin değişen politik yapısına rağmen serinin kimlik, ölüm, insanlık ve yapay yaşam gibi temel sorularını korumaya hazırlanıyor.
Hunter Schafer İnsan Kaçak Cora Rolünde
Dizinin diğer önemli karakterini Hunter Schafer canlandırıyor.
Schafer, Cora isimli bir insan kaçağa hayat verecek. Hayatının büyük bölümünü Blade Runner’lardan kaçarak geçiren Cora, yaşanan gelişmeler sonucunda kendisini bir Blade Runner gibi göstermek zorunda kalacak.
Cora daha sonra Olwen ile birlikte kayıp replikantları aramaya başlayacak.
Michelle Yeoh, iki karakter arasındaki ilişkinin dizinin önemli unsurlarından biri olduğunu söylerken ayrıntı vermekten özellikle kaçınıyor. Bir replikant Blade Runner ile Blade Runner’lardan kaçan bir insanın aynı görevi paylaşması, dizinin merkezindeki çatışmanın yalnızca insanlar ve replikantlar arasındaki mücadeleden oluşmayacağını gösteriyor.
Blade Runner Evreninde Yeni Bir Başlangıç Olacak
Blade Runner serisi, farklı dönemlerde geçen hikâyeleriyle uzun zamandır aynı evren içerisinde bağımsız anlatılar oluşturuyor.
Ridley Scott‘ın ilk filmi Philip K. Dick‘in Do Androids Dream of Electric Sheep? romanından yola çıkarak Rick Deckard’ın replikantları avladığı karanlık bir gelecek tasvir etmişti. Denis Villeneuve‘ün Blade Runner 2049 filmi ise aynı dünyanın 30 yıl sonraki halini gösterirken ilk filmin karakterlerini ve olaylarını yeni hikâyeye bağlamıştı.

Blade Runner 2099 bu kez 50 yıllık daha büyük bir sıçrama yapıyor. Bu nedenle dizinin önceki yapımlarla bağlantıları bulunsa bile yeni karakterler ve tamamen değişmiş bir toplumsal düzen üzerinden kendi hikâyesini anlatması mümkün olacak.
Bu yaklaşım Prime Video açısından da önemli. Yeni izleyicilerin onlarca yıllık bir sinema geçmişini öğrenmesini zorunlu tutmadan Blade Runner dünyasına dahil olabilmesi, dizinin çok daha geniş bir seyirci kitlesine ulaşmasını sağlayabilir.
Michelle Yeoh ve Hunter Schafer’ın başrollerini paylaştığı Blade Runner 2099, 25 Kasım’da Prime Video üzerinden yayınlanmaya başlayacak. Ridley Scott ve Michael Green gibi serinin geçmişinde önemli yere sahip yaratıcı isimlerin de katkıda bulunduğu Blade Runner 2099, tanıdık bilim kurgu evrenini yeni izleyicilere açarken insanlar ile replikantlar arasındaki güç mücadelesini tamamen farklı bir noktadan ele alacak.





