Avrupa Birliği (AB), dünyada bir ilk olarak “Yapay Zeka Yasası“nı kabul etti. AB Komisyonu, Avrupa Parlamentosu ve üye ülkeler arasında yapılan üç günlük müzakerelerin ardından yeni yasa resmiyet kazandı.
Yüz Tanıma ve Takip Sistemleri Yasaklanıyor
Yapılan anlaşma ile birlikte, yüz tanıma amaçlı veri tabanı oluşturan tüm sistemler AB genelinde yasaklanacak. Bu adım, bireylerin temel hak ve özgürlüklerini koruma amacını taşıyor. Özellikle güvenlik kameraları ve internet görüntülerini içeren geniş kapsamlı yapay zeka uygulamalarına sınırlamalar getirilerek, özel hayatın korunması hedefleniyor.
Yüksek Riskli Alanlara Katı Kurallar

Su, enerji, yargı, sağlık ve biyometri gibi alanlarda kullanılan yapay zeka sistemleri “yüksek risk” kapsamına alındı. Bu da bu alanlarda faaliyet gösteren yapay zeka uygulamaları için daha katı kuralların getirileceği anlamına geliyor. Yüksek riskli sektörlerdeki yapay zeka uygulamalarının daha fazla denetim altında olması, güvenlik ve etik standartların korunmasına yönelik bir adım olarak öne çıkıyor.
Yapay Zeka Yarışında AB’nin Lider Rolü
AB Komisyonu’nun iç pazardan sorumlu üyesi Thierry Breton, anlaşmayı “tarihi” olarak değerlendirerek AB’nin yapay zeka kullanımına net kurallar koyan ilk kıta olduğunu belirtti. Bu durum, AB içindeki start-up şirketleri ve araştırmacıların küresel yapay zeka yarışında lider konumuna gelmelerine olanak tanıyacak.
Yapay Zeka Yasası’nın Yürürlüğe Girişi
Avrupa Parlamentosu ve üye ülkelerin onayının ardından Yapay Zeka Yasası’nın 2026 yılında bütün AB genelinde yürürlüğe girmesi bekleniyor. Bu tarih, yapay zeka uygulamalarının AB düzenlemelerine uyumlu hale getirilmesi için şirketlere ve kuruluşlara bir süre tanıyor.

Temel Hak ve Özgürlükleri Koruma Hedefi
Yapay Zeka Yasası, “temel hak ve özgürlükleri, demokrasiyi, hukukun üstünlüğünü ve çevreyi” koruma amacı taşıyor. AB, bu adımıyla teknolojik ilerlemenin sürdürülebilir ve etik bir zeminde gerçekleşmesine katkı sağlamayı hedefliyor.
Dört kategori
Yeni yasa ile yapay zeka uygulamasına risk temelli bir yaklaşım izlenecek. Bu uygulamanın yaratacağı riskler, “en yüksek” ve “en düşük”, “kabul edilemez” ve “spesifik şeffaflık riski” olarak sınıflandırılıyor.
Yasal düzenleme şunları içeriyor:
Kabul edilemez risk: İnsanların temel haklarına yönelik açık bir tehdit olarak değerlendirilen yapay zeka sistemleri yasaklanacak.
Bu kapsamda, insanları davranışlarından dolayı ödüllendiren ya da cezalandıran vatandaş takip sistemleri ya da insan davranışlarını manipüle etmeye çalışan yapay zeka sistemlerine izin verilmeyecek.
Dini, siyasi ya da cinsel kimliklere dayalı bazı biyometrik tanımlama biçimleri ile işyerlerinde ya da okullarda duygu tespit sistemlerinin kullanılması de yasak kapsamında olacak.
Kamuya açık alanlarda (zorunlu yasal gereklilikler hariç) kolluk kuvvetlerinin amaçları doğrultusunda gerçek zamanlı uzaktan biyometrik tanımlama gibi biyometrik sistemleri kullanmaları da yasaklanacak.
Ancak, örneğin ciddi bir suçtan aranan biri veya bir kaçırma olayı için hedefli bir arama yapılıyorsa, insanları tanımak için yapay zekanın kullanılmasına izin verilebilecek.

Yüksek risk: Su, enerji, yargı, güvenlik, sağlık ve biyometri gibi yaşamsal öneme sahip alanları yönetmek için kullanılan yapay zeka sistemleri bu kapsamda yer alıyor.
Bu alanlarda kullanılan yapay zeka uygulamaları için, risk azaltma sistemleri, yüksek kalitede veri kümeleri, faaliyet günlüğü tutma, ayrıntılı belgeler, net kullanıcı bilgileri, insan gözetimi gibi katı koşullar getirilecek.
Spesifik şeffaflık riski: Kullanıcıların, sohbet robotları gibi yapay zeka sistemlerini kullanırken bir makineyle etkileşimde bulunduklarının farkında olmaları sağlanacak.
Biyometrik sınıflandırma veya duygu tanıma sistemleri içeren uygulamalar konusunda kullanıcıların bilgilendirilmesi gerekecek.
Düşük risk: İnsan hakları ve güvenliği açısından daha düşük düzeyde riske sahip olan yapay zeka destekli öneri sistemleri veya spam filtreleri gibi uygulamalar, daha esnek kurallara sahip olacak.
Anlaşma Sağlandı
Avrupa Birliği Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen, yasa üzerinde varılan anlaşmayı memnuniyetle karşıladığını belirterek, şunları söyledi:
Anlaşma, Avrupa’da sorumlu yeniliği teşvik edecek. İnsanların ve işletmelerin güvenliğini ve temel haklarını garanti ederek, AB’de güvenilir yapay zekanın geliştirilmesini, konuşlandırılmasını ve benimsenmesini destekleyecektir.
Yapay Zeka Yasamız, insan odaklı yapay zekaya yönelik küresel kural ve ilkelerin geliştirilmesine önemli bir katkı sağlayacak.
Yapay Zeka Yasası konusunda AB’nin en büyük üç ülkesi olan Almanya, Fransa ve İtalya’nın çekinceleri vardı. Bu ülkeler, katı kuralların sadece ABD’li teknoloji şirketlerini değil, Avrupalı kuruşları da etkileyeceğini savunuyordu.
Uzun süren müzakereler sonucu, bu ülkeler ikna edildi.
Yapay Zeka Yasası’nın, “temel haklara ve demokrasiye saygı gösterdiği, aynı zamanda işletmelerin gelişmesine ve büyümesine izin verdiği” konusunda anlaşma sağlandı.





