Anasayfa » Yüzüklerin Efendisi

Yüzüklerin Efendisi

lord-of-the-rings-logo1

The One Ring RPG Sistemi

Diğerlerine hükmeden tek bir yüzük. Sauron, Orta dünya, orclar ve bunlarla mücadele eden cesur ve erdem sahibi insanlar. Oyunumuz işte bu konunun üzerine kurulmuş. Smaug öldürüldü. 5 ordular savaşı kazanıldı. Ortadünyanın insanları kendilerine yeni bir dünya inşa ediyor. Ticaret yolları tekrar canlanıyor. Bilgo Baggins Shire’ın yolunu tutmuş. Biz de bu dönemde başlıyoruz sorumluluk almaya. Loremaster denilen oyun yöneticisinin etrafında toplanıyoruz bir masada. İlk önce kendimize bir kültür seçiyoruz. Mirkwood Elfi, Bir Shire Hobbiti , Beorning, Barding yada Yanlızdağın Dwarflarından olabiliyoruz. Seçtiğimiz kültüre göre aldığımız skill puanlarını karakter kağıdımıza işliyoruz. Kültürümüze has özelliğimizi kağıdımıza not ediyoruz. Hayat boyu Smaug gölgesinde yaşayıp, daha beter korku tanıyamadığı için korkmaya karşı dirençli Beorningler gibi. Sonra bir background seçiyoruz kendimize.  Her kültür için verilen seçeneklerden birine bağlı olarak 3 temel niteliğimiz belirleniyor ve bir de favori skill elde ediyoruz. Skiller ve nitelikler. Bunlara değinelim ve diğer oyunlardan farkını görelim. 3 temel niteliğimiz var. Heart (kalp) – Wits (akıl) ve Body ( Beden). Her niteliğe ait skill lerimiz var ve bu skill ler de yine farklı başlıklar da toplanmış. Misal perception-algıya bağlı 3 adet skill var. Her nitelik için 1 adet. Araştırma-Farkındalık ve Keşfetme. Karakter yaparken bize kültürümüzle beraber gelen puanların üzerine 3-2 ve 1 puanları ilave ediyor ve bunları karakter kağında favori nitelikler kısmında küçük kutulara ilave ediyoruz. Diyelim ki karakterimizin baz puanları BODY 5, WITS 6 ve HEART 3 olsun. BODY e 3, WITS ‘e 1 ve HEART a 2 ilave edip, favori nitelikleri de 8, 7 ve 5 olmak üzere kaydediyoruz. BODY-Vücudumuzun fiziksel özelliklerini, WITS kavrama ve fikir yürütme becerimizi , HEART da özümüzden gelen becerileri kullanma kabiliyetimizi belirliyor. Favori nitelikler, favori skiller kullanıldığında devreye giriyor. Şimdi de mekaniklere bakalım. Oyun sistemi nasıl çalışıyor. Zarlar nasıl kullanılıyor. Oyunda bir feat zarımız var. 12 yüzlü bu zarda 11 ve 12 yerine sauron ve Gandalf işaretleri var. Gandalf atmak oyunculara yarar sağlarken, sauron atmak da monsterlara fayda sağlıyor. Feat zarının yanısıra skill seviyemiz kadar da 6lık zar atıyoruz. Diyelim ki atletics skill değerimiz 3 ise, bir yerden tırmanmak istiyorsak, belli bir zorluk derecesine karşılık 3 adet 6lık bir adet de 12lik zar atıyoruz. Sonuç TN olarak verilen zorluk derecesini geçerse yada feat zarında gandalf attıysak başarılı kabul ediliyoruz. 6lık zarlarda da 6 sayısında bir rune mevcut. Bu zarlarda attığımız 6lar nekadar fazlaysa, başarı derecemiz de o kadar fazla oluyor. Oyunda insiyatif,vurma ve vurulma mekanikleri diğer oyunlardan çok farklı. Bir encounter başladığında kendimize bir konum seçiyoruz. İleri, açık,defansif yada geri destek. Bu seçtiğimiz konuma göre vurma-vurulma şansımız aynı oranda artar azalırken eksta olarak kullanabileceğimiz bir getiri kazanıyoruz. Misak ileri konumunda amacımız Allah ne verdiyse girişmek. Bu yüzden bizim vurduklarımız da bizim vurduklarımız da TN olarak 6 alıyor. Ek olarak rakibimizi tehdit etme getirisine sahip oluyoruz. Böylelikle karşımızdaki mahlukatın hate puanını düşürebiliyoruz. Hate puanı yaratıklara has özellikleri kullanabilme gücü ve nekadar fazlaysa yaratık ta o derece tehlikeli. Diyelim ki swords 2 silah skill puanına sahibiz. 2 adet 6lık ve bir feat zarı atıyoruz. Rakibimizin belli bir parry puanı var. Bunu TN ile toplayıp elde edilen rakamı attığımız zar toplamı ile karşılaştırıyoruz. Bu toplamı geçersek evet vurduk diyoruz. Silahımızın belli bir hasar verme derecesi var ve o kadar hasarı rakibin endurance puanından düşüyoruz. Endurance puanının sıfır olması demek rakibin oyun dışı kalması demek ama ölmesi değil. Karakterlemizin ölmesi için 2 adet wound ( yara ) alması gerekiyor. Yara açmak için her silah için ayrı olan edge değerini feat zarında atmak gerekiyor. Bu sayı 10 ise, 10 ve gandalf attığımızda karşımızdakine yara açabiliyoruz. Karşı taraf üzerindeki zırha bağlı olarak bir korunma zarı atıyor.  Diyelim ki üzerindeki armor için bu değer 2d6. Kılıç sokulan kişi acaba bu kılıç beni yarmışmıdır diye korunma zarı atıyor. 1 adet 12lik , 2 adet te 6lık. Eğer bu zar toplamı kılıcın deşme değerinin altında kalırsa bağrımızda bir adet yara açılıyor ve 2 wound da maalesef mefta oluyoruz. Nitelikleri devreye almak için hope adı verilen bir mekanik ilave edilmiş. Baktık attığımız zarlarla adama vuramıyor, ağaçtan çıkamıyor, güzel şarkı söyleyemiyoruz, bir hop efede ediyor ve o skill in bağlı olduğu nitelik puanını zar toplamına ilave ediyoruz. Hatırlarsak BODY puanımız 5 idi. Vereceğimiz hasara bir hope harcayarak 5 puan ilave edebiliyoruz. Eğer favori bir skill kullanmışsak, baz nitelik puanımız yerine favori nitelik puanımızı ekliyoruz. Vururken 6lık zarda 6larımız da varsa, verdiğimiz hasar da BODY puanımız kadar artıyor. WITS bize parry puanı olarak, HEART da endurance puanı ve cesur olma olarak dönüyor. Oyunun bu yenilikçi mekanikleri özellikle yüzüklerin efendisi serisinin temellerinden seyahat temasında kendini gösteriyor. Üzerimize giydiğimiz her eşya bize yorgunluk olarak geri dönüyor.  Bitik halde ise attığımız 6lık zarlarda 1-2-3 gelirse bu değer 0 kabul ediliyor. Seyahattan önce bir yol belirliyoruz. Bu yolda giderken herkes belli bir görev üstleniyor. Biri etrafı gözetliyor, biri keşfediyor, biri avdan sorumluyken biri de rehber oluyor. Bu kişilerin görevlerini doğru yapıp yapmaması da grup üyelerini olumsuz etkileyebiliyor. Cesaret ve Bilgelik değerlerimiz var. Bu değerler gerektiğinde , kullanılıyor. Ama daha önemlisi bizlere özel silahlar ve meziyetler için kullanılıyor. Puanlarımız yükseldikçe , özel meziyetler kazanabiliyor, silahımızı geliştirebiliyor daha keyifli olarak da özel bir silaha sahip olabiliyoruz. Aragorn a ait Isildurun kılıcı gibi. Oyun çok güzel mekaniklere, zaten hepimizin ezbere bildiği güzel konuya sahip. Yüzüklerin efendisi ve hobbit kitaplarını okuyanlar, filmi seyredenler eğer frpden hoşlanıyorlarsa muhakkak denemeliler. FRP ile tanışmak için güzel bir başlangıç yada tecrübeli oyuncular için yeni bir tat olduğunu düşünüyorum.   Oyunun karakter kağıdını buradan indirebilirsiniz.

Devamını Oku »
lord-of-the-rings-logo1

Undying Lands (Ölümsüz Topraklar)

  Orta Dünya’nın batısında bulunan adaya verilen isimdir. Arda yaratıldıktan sonra yeryüzüne inen Valar ve Maiar’ın evidir. Ayrıca Orta Dünya’dan ayrılıp zahmetli bir yolculuk yapan elflerinde yaşadığı yerdir. Valar’ın yaşadığı yere Valinor ismi verilmektedir ve en ünlü kenti aynı isimli kentdir. Orta Dünya’dan ayrılıp bu adaya yerleşen elfler olan Teleri, Vanyar ve Noldor’un yaşadığı topraklara ise Eldamar ismi verilmişti. Eldemar’ın en büyük şehirleri Tirion ve Alqualonde idi. Melkor’un etkisiz hale getirilip boşluğa hapsedilmesinden sonra Undying Lands, Valar tarafından Arda’dan ayrılıp Orta Dünya yaşayanlarının ulaşamayacağı dünya atmosferinin dışına taşındı. Orta Dünya’da kalan elfler sadece Grey Havens’da ki büyülü gemiler ile adaya ulaşıyorlardı.   Yazan: Murat “Durin” Sönmez

Devamını Oku »
lord-of-the-rings-logo1

Trollshaws

  Güneşin Üçüncü çağı’nda Eriador’da, Doğu Yolu’nun kuzeyinde ve Rivendell’in doğusunda bulunan ormana verilen isimdi. Bu topraklar önceden Arnor Krallığı’nın topraklarıydı. Fakat Witch-King komutasındaki orduların Arnor’u yıkması sonucunda trollerin yaşam alanı oldu. Bu trollerden üçü Bert, Tom ve William Huggins büyücü Gandalf ve Bilbo Baggins ile karşılaşmış ve zamanında mağaralarına dönemediklerinden kayaya dönüşmüşlerdir.   Yazan: Murat “Durin” Sönmez

Devamını Oku »
lord-of-the-rings-logo1

Thangorodrim

  Thangorodrim, Melkor’un Beleriand ın kuzeyinde demir dağlar üzerindeki kalesi Angband’ın kapılarının üzerinde yükselttiği üç kulenin adıdır. Güneşin ilk çağının başlarında Angband a tekrar dönen Melkor buraya Thangorodrim in üç kuleli zirvelerini yerleştirdi. Thangorodrim Son savaş sırasında “Kara Ancalagon” un kuleler üzerine düşmesiyle parçalanmıştır.   Yazan: Serkan “Anglachel” Nayır

Devamını Oku »
lord-of-the-rings-logo1

Rohan

  At Diyarı olarak da bilinen Rohan Güneşin Üçüncü Çağı’nda, 2510 yılında kuruldu. Celebrant savaşında Gondor tam yenilmek üzereyken yardıma gelen Eorl’a, Gondor Kralı tarafından verilen bu topraklarda yaşayanlar, kendilerine “At Efendileri” anlamına gelen Rohirrim ve ülkelerine de Rohan adını verdiler. Rohan; doğuda Anduin River (Anduin nehri), güneyde White Horn Mountains (Beyaz Boru Dağları), kuzeyde Misty Mountains (Dumanlı Dağlar) ve Fangorn Forest (Fangorn ormanı) ile sınırlanmış geniş ve yemyeşil düzlüklerin bulunduğu bir ülkeydi. Rohan ülkesi beş bölgeye bölünmüştü: Eastfold, Westfold, East Emnet, West Emnet ve Wold. Çağlar boyunca bir çok saldırıya uğrayan Rohan’ın başkenti Edoras idi. Bu saldırıların en ünlüsü ve en şiddetlisi 2758 yılındaki Dunlending istilasıydı. Bu istilaya kahramanca karşı duran Rohirrim, Helm’s Deep ve Dunharrow’da ki büyük istihkamları sayesinde Dunleding istilasını durdurmayı başarmışdı. Rohan her zaman Gondor’un müttefiki olmuş ve Gondor’un Sauron’a karşı olan mücadelesinde onları desteklemişlerdir. Yüzük Savaşı sırasında büyük savaşlardan biri Rohan topraklarında, Helm’s Deep’de gerçekleşen Hornburg savaşı idi. Bu savaşta Istari Saruman’un güçleri darmadağın edilmiş ve Saruman tehditi ortadan kaldırılmıştı. Bu savaşın ardından Rohirrim, Pelennor Düzlükleri savaşına da katılmış ve savaşın gidişatını değiştirerek Gondor’un zafer kazanmasını sağlamıştır.   Yazan: Murat “Durin” Sönmez

Devamını Oku »
lord-of-the-rings-logo1

Osgiliath

  Osgiliath, Gondor’un ilk başkentidir ve Güneşin ikinci Çağı’nın sonlarına doğru kurulmuştur. Osgiliath!a aynı zamanda “Citadel of Star” (Yıldız kalesi) de denirdi. Minas Anor ve Minas Ithil şehirleri arasında Anduin Nehri üzerinde kurulmuştu. Uzun yıllar boyunca Gondor’un başkenti oldu. Fakat sonra mordor’dan çıkan Witch King komutasındaki orduların ısrarlı saldırıları sonucunda yıldan yıla zayıfladı. 1636 yılındaki büyük salgından sonra kraliyet ailesi sonradan Minas Tirith adını alacak Minas Anor’a taşındılar burası yeni başkent oldu. Sonraki yıllar Osgiliath için çok parlak değildir. Her ne kadar artık boşaltılmaya yüz tutmuş da olsa Osgilaith stratejik önemi olan bir şehirdi ve Yüzük Savaşı’na kadar savunulmaya devam etti. Fakat bu en sonunda şehrin düşmesini engelleyemedi. Sauron’un yok edilmesinden sonra Osgiliath tekrar ele geçirildi fakat bundan sonra burada kimse yaşamadı.   Yazan: Murat “Durin” Sönmez

Devamını Oku »
lord-of-the-rings-logo1

Orodruin

  Mordor’dda Gorgoroth yaylası üzerinde bulunan volkanik bir dağ. Sauron,onun alevleri üzerinde Tek Yüzük’ü dövdü ve Yüzük yine onun tepesindeki Kıyamet Catlağı’na düşerek yok oldu. Sauron kendini gizlemediği sürece alev püskürtmeye devam eden dağın zirvesinde geniş bir krater bulunur ve çok yüksek olmasada yaylada tek başına yükselir. Kıyamet Dağı, Ateş Dağı, Kızgın Dağ diye de anılır.   Yazan: Tolga Alkan

Devamını Oku »
lord-of-the-rings-logo1

Norgothrond

  Nargothrond, Finarfin oğlu Felagund Finrod’un kalesi ve ülkesidir. Doriath daki Menegroth benzeri bir yapı oluşturma düşüncesi, Finrod tarafından benimsenince Nargothrond yapılmaya başlandı. Nargothrond kalesi Taur-en-Faroth kayalıklarına dayanmış ve Ringwil ve Narog nehirlerinin birleştiği yerde kurulmuştu. Narog nehrinin geçit verdiği ufacık bir sığlık bölge dışında girilmesi (ve de görülmesi) imkansızdı. Bu sayede uzun süre Morgoth’tan ve casuslarından gizli kalabilmiştir. Narog ağzına bir köprü yapılması fikri ise Nargothrond tarihinin sonlarına kadar görülmemiştir. Silmarillerin tekrar alınması sırasında Felagund ölünce Kardeşi Orodreth Nargothrond un efendisi olmuştur. Nargothrond un kuzeyde Talath-Dirnen ovasını gözlemesi, Doriath ı kuzeyden gelen saldırılara karşı kapatmış ve birkaç yüzyıl daha yaşamasını sağlamıştır. Turin Nargothrond’da kaldığı süre içinde şehrin tüm gizliliğinin aksine direkt olarak Morgoth un savaşçılarına saldırılara başlayınca Karanlık Lord, eskiden beri aradığı Nargothrond’un kesin yerini öğrenmiş ve yoketmesi için Glaurung liderliğinde bir orduyu Kaleye yollamıştır. Nargothrond gördüğü amansız saldırı sonucu düşmüş ve yağmalanmıştır.   Yazan: Serkan “Anglachel” Nayır

Devamını Oku »
lord-of-the-rings-logo1

Nan Elmoth

  Doğu Beleriand da Celon nehrinin kıyılarında Doriath ormanlarına yakın bir karanlık ormanın adıdır. Thingol Melian ile burada buluştu ve birbirlerine burada aşık oldular. Sonraki yıllarda burası demirci kara elf Eöl’ ün evi olacak ve Aredhel bu ormanda ona kapılacaktır.   Yazan: Serkan “Anglachel” Nayır

Devamını Oku »
lord-of-the-rings-logo1

Moria

  Güneşin İkinci Çağı’nda, elfler ve Sauron arasında güç yüzükleri yüzünden çıkan savaş sırasında Durin’in soyunun ikemet etmekte olduğu Kahazad-Dûm’un kapısı dış dünyanın korkunç olaylarına kapanmış ve cüceler dış dünya ile ilişkilerini kesmişlerdir. Bu olay sonucunda kendilerine yardıma gelmeyen cücelere kızan elfler Khazad-Dûm’a Moria yani “Karanlık Yarık” adını vermişlerdi. Moria’da kendilerini dış dünyaya kapamış bulunan cüceler üçüncü çağın ortalarına kadar huzur içinde yaşamışlardı. Fakat üçüncü çağın 1980. yılında mithril bulmak için Barazinbar’ın çok altına indiklerinde, Melkor’un yok edilmesi sırasındaki katliamdan kaçmış bir Balrog’u uyandırmışlardır. İki cüce kralını öldüren balrog, Moria’yı ele geçirmiş ve tüm cüceleri buradan sürmüştür. Bu olaydan sonra Moria; Sauron’un Barad-Dûr’den çıkıp Tek Yüzük’ü kaybettiği Dagorlad muharebesinden bu yana Orta Dünya’nın karanlık yerlerinde saklanan orkların ve mağara trollerinin yaşadığı yer haline gelmiştir. 2989 yılında Balin önderliğindeki cüceler Moria’yı tekrar ele geçirmeye çalışmış, fakat Balrog ve onun güçleri tarafından öldürülmüşlerdi. Moria 3019 yılına kadar Balrog’un hükümdarlığında kaldı. Bu yıl Moria’dan geçmek zorunda kalan yüzük kardeşliğine saldırınca, kardeşliğin önderi olan Maia Gandalf ile karşılaşmak zorunda kaldı. Khazad-Dûm köprüsünde karşılaşan iki büyük güç, köprüden aşağıya düştüler ve döğüşmeye devam ettiler. En sonunda Gandalf kaçan Balrog’u Zirakzigil’in zirvesinden aşağıya attı. Böylece Balrog’un Moria’da ki hükmü sona erdi. Fakat bu günden sonra dahi hiçbir cüce bir daha Moria’ya yerleşmedi.   Yazan: Murat “Durin” Sönmez

Devamını Oku »