Anasayfa » World of Warcraft » The War of the Ancients (Warcraft 1’den 10.000 Yıl Önce)

The War of the Ancients (Warcraft 1’den 10.000 Yıl Önce)

 

Highborne’un büyüyü umarsızca kullanması Well of Eternity’den Büyük Karanlık’a kadar her yere enerji dalgaları gönderdi. Bu enerji dalgaları pek çok farklı yaratık tarafından hissedildi. Sargeras -tüm yaşamın Büyük Düşmanı, Dünyaları Yok Eden- da bu dalgaları hissetti ve kaynağına doğru çekildi. Azeroth dünyasını keşfeden ve Well of Eternity’nin sonsuz enerjilerini hisseden Sargeras, tatmin edilemez bir açlığa kapıldı. İsimsiz Boşluk’un büyük kara tanrısı bu dünyayı yok etmeyi ve enerjilerini kendine almayı planlamaya başladı.

Sargeras, devasa Burning Legion’ı topladı ve hiçbirşeyden şüphelenmeyen Azeroth dünyasına yola koyuldu. Legion evrenin her köşesinden gelmiş, çığlık çığlığa bağıran milyonlarca iblisten oluşuyordu ve iblisler fetih için sabırsızlanıyorlardı. Sargeras’ın komutanları Archimonde the Defiler ve Mannoroth the Destructor cehennemi güçlerini saldırı için hazırladılar.

Büyüye olan korkunç bağımlığının önüne geçemeyen Kraliçe Azshara, Sargeras’ın büyük gücüne kurban oldu ve onun için dünyaya geçit açmayı kabul etti. Kraliçe’nin Highborne hizmetçileri bile kendilerini büyünün kaçınılmaz yozlaşmasına verdiler ve Sargeras’a tanrı olarak tapmaya başladılar. Legion’a olan sadakatlerini göstermek için, Highborne kraliçelerinin Well of Eternity’nin derinliklerinde büyük bir geçit açmasına yardım etti.

Tüm hazırlıklar tamamlandığında, Sargeras Azeroth üzerindeki yıkıcı istilasına başladı. Burning Legion’ın savaşçı-iblisleri Well of Eternity yoluyla dünyaya girdiler ve nigth elflerin uyuyan şehirlerini kuşattılar. Archimonde ve Mannoroth tarafından yönetilen Legion ordusu Kalimdor’un topraklarını yerle bir etti, arkasında sadece kül ve acı bıraktı. İblis warlocklar gökten yanan Infernallar çağırarak onları Kalimdor’un yüce tapınaklarının ihtişamlı kulelerine düşürerek yerle bir ettiler. Doom Guard olarak bilinen acımasız bir grup seri katil Kalimdor’un topraklarında yürüdüler ve önlerine çıkan herkesi katlettiler. Sürüler halinde gezen vahşi, iblisvari Fel Houndlar direniş görmeden etrafı yağmaladılar. Cesur Kaldorei savaşçıları anayurtlarını savunmak için koştularsa da Burning Legion’ın saldırısının öfkesi karşısında santim santim geri çekilmek zorunda kaldılar.

Dağılmış halkının imdadına koşma görevi Malfurion Stormrage’e kaldı. Kendi öz kardeşi Illidan’ın da Highborne büyüsü çalıştığı Malfurion, zaten üst sınıftaki gittikçe artan yozlaşma karşısında şüpheleniyordu. Illidan’ı bu tehlikeli saplantısından vazgeçmeye ikna eden Malfurion Cenarius’u bulmak ve bir direniş gücü toplamak için yola çıktı. Güzel, genç rahibe Tyrande, Elune adına iki kardeşe yolarkadaşlığı yapmayı kabul etti. Malfurion ile Illidan güzel rahibe için ilgi duyuyorlardıysa da Tyrande’nin kalbi sadece Malfurion’a aitti. Illidan, abisinin Tyrande ile yaşadığı aşktan dolayı acı duysa da bu acının büyüye olan bağımlığının verdiği acının yanında bir hiç olduğunu biliyordu.

Gölün güçlendirici enerjilerine bağımlı hale gelen Illidan, kendisini ele geçirmeye çalışan Well’in enerjilerini kullanma dürtüsünü bastırmayı ancak Tyrande’nın sabırlı desteği sayesinde başardı ve kardeşine demigod Cenarius’u bulmasında yardım etti. Hyjal Dağı’nın uzaktaki gizli Moonglade’lerinde yaşayan Cenarius night eflere yardım etmeyi kabul ederek, kadim ejderhaları aramakta ve yardımlarını istemekte onlara yardımcı oldu. Kırmızı dev Alexstrazsa tarafından yönetilen ejderhalar kudretli sürülerini yollayarak iblislere ve onların cehennemi efendilerine karşı savaşmayı kabul ettiler.

Ormanın ruhlarını çağıran Cenarius ağaç-adamlardan oluşan bir ordu toplayarak onları Burning Legion’a karşı tehlikeli bir yer saldırısına götürdü. Night elfler ve müttefikleri Azshara’nın tapınağı ile Well of Eternity’nin çevresini sardıklarında savaş doruk noktasındaydı. Yeni müttefiklerinin reddedilemez gücüne rağmen Malfurion ve arkadaşları Legion’ın sadece bilek kuvvetiyle yenilemeyeceğini anladılar.

Devasa savaş Azshara’nın başkenti çevresinde tüm şiddetiyle devam ederken, hülyalardaki kraliçe merakla Sargeras’ın gelişini bekliyordu. Burning Legion’ın efendisi Well of Eternity’deki geçitten yağmalanmış dünyaya girmeye hazırlanıyordu. İnanılmaz derecede büyük gölgesi Well’in yüzeyine yaklaştıkça Azshara en güçlü Highborne takipçilerini topladı. Sadece büyülerini birleştirerek Sargeras’ın geçebileceği büyüklükte bir geçit yaratabilirlerdi.

Savaş Kalimdor’un yanan topraklarında sürerken kötü bir olay meydana geldi. Bu olayın detayları zaman içinde kaybolmuştur ama Toprağın Ejderha Aspecti olan Neltharion, Legion’a karşı yapılan kritik bir saldırıda delirmiştir. Derisinden ateşler fışkırır ve dumanlar tüterken kendisini Deathwing olarak adlandıran kara ejderha, kendi kardeşlerine saldırmış ve beş ejderha sürüsünü de savaş alanında uzaklaştırmıştır ve daha kötüsü Malygos’un Mavi Ejderhasürüsü’nü tamamen yok etmiştir.

Neltharion’ın ani ihaneti o kadar yıkıcı oldu ki beş ejderha sürüsü de tam olarak toparlanamadı. Yaralanan ve şok olan Alexstrazsa ve diğer onurlu ejderhalar, ölümlü müttefiklerini yarı yolda bırakmak zorunda kaldılar. Umutsuz derecede sayıları azalan Malfurion ve arkadaşları, etrafta süregelen saldırının altında canlarını zar zor kurtarıyorlardı.

Well of Eternity’nin iblisleri dünyaya bağlayan şey olduğuna ikna olan Malfurion onun yok edilmesi konusunda ısrar etti. Well’in onların ölümsüzlüklerinin ve güçlerinin kaynağı olduğunu bilen arkadaşları bu fikir karşısında dehşete düştüler. Gene de Tyrande, Malfurion’ın sözlerindeki bilgeliği gördü ve Cenarius ile onun arkadaşlarını Azshara’nın tapınağına saldırarak Well’i bir şekilde sonsuza dek susturmanın yolunu bulmaya ikna etti.

World Tree ve Emerald Dream (Warcraft I'den 9000 Yıl Önce)
Frozen Throne ve Burning Crusade'in Hikayesi