Son Haberler
Anasayfa » Vampire » Vampire: Disiplinler – Quietus

Vampire: Disiplinler – Quietus

 

Sessizlik ( Quietus )

Derme çatma araba kaba taşlı yolda sarsılarak ilerliyordu. Arabayı çeken atların nefesi buz gibi soğuk havada küçük bulutlar oluşturuyordu. Arabanın çevresi kızgın bir kalabalıkla çevriliydi. Bu kalabalığı kontrol altında tutmaya çalışan askerler arabanın çevresine dağılmışlardı. Ancak bu kalabalığı arabadan uzak tutan askerlerin varlığı değil, arabanın içindeki adamın kalabalık üzerindeki korkutucu etkisiydi. Tutuklunun elleri ve ayakları parmaklıklara zincirlenmişti. Ayrıca birkaç tane okçu, oklarını tutuklunun üstüne doğrultmuştu. Ancak yine de bu önlemler halkın korkusunu engellemiyordu.

Adamın görünüşü gerçekten de göz korkutucuydu. Yaşı geçmiş değildi. Hatta genç bile sayılabilirdi. Belki daha otuzlarında bile değildi. Siyah saçlarında tek bir beyaz tel bile yoktu. Uzun burnu siyah kirli sakallarının örttüğü yüzünün ortasından fırlamış gibi duruyordu. Küçük gözlerinin karalığının ortasında kızıl parıltılar dolaşıyordu.

Mahkum orta boyluydu. Çok iri bir vücudu olmamasına rağmen, oldukça kuvvetli olduğu belliydi. Esmer teninin altında yağdan çok kas vardı. Yakalanmamak için verdiği mücadelede her yeri yara bere içinde kalmıştı Onu gören herkes, onun aslında gecenin pelerininin altında yürümek için doğduğunu anlardı.

Kafasını çevirdiği yöndeki herkesin korkuyla bir adım geri çekilmesi onu oldukça eğlendiriyordu. Soğuk geceye rağmen bakışlarından korkan insanların terlediğini kokularından anlayabiliyordu. Ölüme giderken dahi insanların kendisine duyduğu saygıyı hissetmek onu mutlu ediyordu. Tüm hayatı boyunca bu saygıyı kazanabilmek için uğraşmıştı çünkü…

Araba şehrin kapısına ulaşmıştı. Şehirde de tutukluyu görmek isteyen büyük bir kalabalık toplanmıştı. Birbirlerinde destek alan halk tutukluya hakaret etmeye başladı. Oluşturmak için bütün hayatını harcadığı saygının yok olmaya başladığını gören mahkum kızmıştı. Arabanın içinde ayağa kalktı. Mahkumun hareketlendiğini gören asker arabayı durdurdu. Okçular yaylarını germişlerdi. Az önce bağırmakta olan halk yeniden suskunluğa bürünmüştü. Yalnızca az önce hakaret edenleri azarlayan birkaç ses duyuldu. Tutuklu gözlerini kalabalığın üzerinde gezdirdi. Sonra yavaşça gülümsedi ve tekrar yerine oturdu.

Araba sonunda mahkumun o geceyi geçireceği barakaya geldi. Askerler arabanın kapısının önünde bir koridor oluşturdular. Mızraklı askerlerden ikisi mızrakları mahkuma doğrultulmuş bir şekilde kapıyı açtılar. Mahkum gülümseyerek arabadan indi. Ölümden hiçbir zaman korkmamıştı. Ertesi sabaha idam edilecek olmasına rağmen içinde bir korku yoktu. Koridoru oluşturan askerlerden birinin kendisine çarpan birine bağırdığını duydu.

Hücreye kapatıldıktan sonra pis sırıtışlı askerlerden biri parmaklıklara yaklaştı.

“Demek ünlü Hassan sensin…”

“Ne istediğine bağlı. Eğer birilerini öldürtmekse bil ki fiyatım yüksektir.”

“Hah hala eğlenebilirken eğlen bakalım. Ne de olsa bu senin son gecen.” Diyen asker gülerek arkadaşlarının yanına döndü. Hassan dönüp yere oturdu. Asker haklıydı. Bu gerçekten de onun son gecesiydi. Kafasını kaldırıp askerlere baktı. Dört muhafızı oturmuş zar oyunu oynuyorlardı. Hassan bir şeylerin yerinde gitmediğini hissetti. Zarları atmaya hazırlanan asker bir anda boğulur gibi sesler çıkarmaya başladı. Hassan, onun içeri girerken bağırmış olan asker olduğunu fark etti. Diğer muhafızlar ayaklanıp arkadaşlarına ne olduğunu anlamaya çalışırlarken bir anda her yer sessizleşti. Hassan muhafızların ağızlarının hareket ettiğini görebiliyor ama hiç bir ses duymuyordu.

İçeriye bir karaltının girdiğini gördü. Askerler kılıçlarını çekip bu siyahlar içindeki adama saldırdılar. Adamın hançerleri kendisine savrulan kılıçların arasından rahatça geçip hedefine ulaşıyordu. Hassan’ın görebildiği kadarıyla en ufak bir çizik bile ölümcüldü ama daha önce böyle etkilisini görmemişti hiç. Birkaç saniye içinde diğer üç asker de yerde ölü yatıyordu. Karalar giymiş adam kendine doğru yaklaştı. Sadece gözleri görünüyordu. O anda içeriye ıslık çalan bir başka asker girdi. Bu sayede Hassan tekrar duyabildiğini fark etti. Askerin geldiğini duyan adam yüzünü sardığı bezin ağız bölümünü araladı. İçerinin halini gören asker kılıcını çekti. Gizemli adamsa sakince askerin suratına tükürdü. Hassan’ın içinde oluşan gülme isteği, askerin kaskatı kesilip yere yığılmasıyla yerini şaşkınlığa bıraktı. Askerle işinin bittiğini anlayınca gizemli adam Hassan’a dönüp yavaşça başına sardığı siyah kumaşı açmaya başladı. Örtüyü yüzünden sıyırdığında Hassan’ın karşısında bir kadın duruyordu. Kadın hücrenin kapısını açıp Hassan’ın yanına yaklaştı.

“On yılda, iki yüz yetmiş üç kişi. Sen Hassan, klanımız için değerli bir hediye olacaksın.”

Hassan’ın en son gördüğü kadının boynuna uzandığıydı…           

Uyandığında tanımadığı bir odadaydı. Üzerindeki paçavralar çıkartılmış ve yerlerine kaliteli kumaştan bir pantolonla gömlek giydirilmişti. Karşısında kurtarıcısı oturuyordu. Ama onu ancak alnındaki “elif” işaretinden tanıyabilmişti. Siyah saçlarını esmer omuzlarına dökmüş, kırmızı ipekten hayal gücünü çalışmaya zorlayan bir elbise giymiş, düzgün bacaklarını bacak bacak üstüne atmış, sürmeli gözleriyle Hassan’ı izliyordu.

“Hoş geldin.” dedi Hassan’a. Yanındaki sürahiye uzanıpbir kadeh doldurdu ve ona uzattı. “Aç olmalısın.”

İlk başta kabul etmemeyi düşünmesine rağmen, zaten istediği anda onu öldürebilecek bir konumda olan bu kadının böyle saçmalıklarla uğraşmayacağını fark edip bardağa uzandı. İçeceğin kokusu ona gerçekten de aç olduğunu hissettirdi. Kadehi dudaklarına götürdü ve o ana kadar tattığı her şeyden daha lezzetli olan sıvıyı boğazından aşağı yuvarladı. İlk defa insanın sadece ağzıyla tat almadığını fark etti. İçtiği enfes sıvının vücudunda nasıl dolaştığını, damarlarında nasıl aktığını hissedebiliyordu. İçtikçe kendisine güç veriyordu sanki. Ancak kadehi bitirince içtiğinin ne olduğunu anlayabildi. Tuzlu tadı ve almaya alıştığı kokusuyla kandı bu…

Geceleri yaşayan bir insan olan Hassan, bu kan içen iblislerden ve onların yarattığı dehşetten haberdardı. Kendisinin ne hale geldiğini fark ettiğinde dehşetle gözleri büyüdü.

“Sakin ol. Bizlerden biri olmanın sana sağlayacağı yararları düşün.”

“Neymiş onlar?”

“Anlatayım ama önce bir kadeh daha?”

Kendini lanetlenmiş hisseden Hassan yavaşça başını hayır anlamında salladı.

“Peki öyleyse. Bizler Assamiteleriz. Bizler Alamut’un çocuklarıyız. Bizler ölümün diğer adıyız. Bizi güneşten mahrum bırakanlar aynı zamanda bize bazı kerametler de bahşettiler. Öncelikle biz assamitelere bahşedilmiş en önemli keramet olan Sessizlik(Quietus) kerametini anlatayım…

Sessiz ölümün kerameti Sessizlik, öncelikli olarak bizim tarafımızca kullanılır. Düşmanlarımızı yok etmek için kullandığımız bu güç temelde damarda dolaşan kanın kontrolü üzerine kurulmuştur. Sessizlik aslında her zaman çabuk ölüm için kullanılmaz, bazen de kanır bırakmamak için uzaktan kullanılan ama uzun sürede gelen bir ölüm de olabilir.

Her keramet gibi bunun da zamanla geçtikçe ulaşılabilecek ve deneyerek ustalaşacağın bazı seviyeleri vardır…

 

1.     Seviye: Ölümün Sessizliği

Bazılarımız bugüne kadar hiçbir kurbanının ölüm çığlığını duymadığını iddia ederler. Gerçi ben her zaman son çığlıklarındaki acınası tınıyı duymayı sevmişimdir ama… Neyse, bu yetenek sayesinde merkezi kendin olduğun bir sessizlik alanı yaratabilirsin. Bu alanın içinde oluşan hiçbir ses duyulamaz ancak dışarıdan gelen seslerin içeridekiler tarafından duyulma ihtimali vardır. Sessizlik(Quietus) kerametinde ilerlediğinde sadece kendi etrafını değil başka objeleri de sessizleştirebileceğini göreceksin…

(Mekaniği: Bu yeteneği kullanabilmek için 1 kan puanı harcanmalıdır. Vampiri çevreleyen ve çapı 20 ayak olan daire sessizliğini 1 saat koruyacaktır.)

 

2.Seviye: Akrebin Teması

Bizler kanlarımızın kimyasını değiştirerek çok kuvvetli birer zehir haline getirebiliriz. Ve bu zehirle düşmanın dayanıklılığını azaltırız. Bu yeteneğimizi anlatırken diğer vampirlerin sesleri korkuyla titrer. Ha bunu nasıl kullanırım diye sorarsan eğer, en yaygını silahına sürmektir. Ha bu arada zehirini ancak yakın dövüş silahlarında kullanabilirsin. Ok gibi menzilli silahlara sürdüğün kanın havadayken yok oluyor ve işe yaramıyor. Deneyimlerime göre konuşuyorum. Ancak ben hayranı olduğum kobralar gibi avımın suratına tükürmeyi tercih ederim ki bu da bir yöntemdir. Unutmadan. Kendi kanına karşı bağışıklığın var ancak benim kanım yine de seni öldürecektir…

(Mekaniği: Vampir kanının zehirli kılmak için en azından bir kan puanı harcamak ve zorluk seviyesi 6 olan bir İrade(Willpower) atışı yapmak zorundadır. Eğer bu atış başarılı olursa ve vampir düşmanına vurabilmişse(zarar vermiş olması gerekmez) kurban, vampir kanını zehire dönüştürmek için kaç kan puanı harcamışsa o kadar Dayanıklılık(Stamina) puanı kaybeder. Kurban buna karşı koyabilmek için zorluk seviyesi 6 olan bir Dayanıklılık(Stamina) + Metanet(Fortitude) atışı yapar. Başarı sayısı, assamitenin zehirlemek için yapmış olduğu atıştaki başarı sayısından çıkarılır. Kalan başarı sayısı kaybedilen Dayanıklılık(Stamina) puanlarının ne kadar süre içinde geri kazanılacağı hesaplanır.

1 Başarı: Bir tur

2 Başarı: Bir saat

3 Başarı: Bir gün

4 Başarı: Bir ay

5 Başarı: Daimi olarak (ama tecrübe harcayarak yeniden kazanılabilir)

Eğer bir ölümlünün Dayanıklılık seviyesi sıfıra düşerse, çok ağır hastalanır ve bağışıklık sistemi tamamen etkisiz hale gelir ve bu durumu bir şekilde Dayanıklılık kazanana kadar sürer. Eğer bir vampirin Dayanıklılık seviyesi sıfıra inerse vampir bir şey yapamaz hale gelir. Eğer bu kaybetme daimi ise ancak mistik yöntemlerle bu durumdan kurtulabilir.)

 

3. Seviye: Dagon’un Çağrısı

En kullanışlı yeteneğimiz budur aslında. Bunun sayesinde düşmanımızı kendi kanıyla boğabiliriz. Konsantre olduğumuzda onun damarlarını patlatıp, akciğerlerini kendi kanıyla doldururuz. Üstelik bu nefes almayan soydaşlarımız üzerinde dahi kullanabileceğimiz bir yetenektir. Geride hiçbir kanıt bırakmadığı için en çok tercih edeceğin yeteneklerinden biri olacaktır. Ayrıca bu seviyeye ulaştığında düşmanını sadece dokunarak çok daha güçsüz kılabilirsin.

(Mekaniği: Assamite hedefine mutlaka dokunmak zorundadır. Dokunduktan sonraki bir saat içinde assamite düşmanı onu göremese dahi bu yeteneğini kullanabilir. Bu gücün kullanımı bir İrade(Willpower)’ ye mal olur. Assamite düşmanının Dayanıklılık(Stamina)’ sına karşılık bir Dayanıklılık(Stamina) atışı yapar. Bu atışın zorluk seviyesi Karşıdaki oyuncunun daimi İrade(Willpower) seviyesine bağlıdır. Assamitenin yaptığı başarılı atış sayısı, verdiği hasara eşittir. Sonraki tur harcanan yeni bir İrade(Willpower) ile vampir Dagon’un Çağrısı’nı atışları tekrarlamak koşuluyla kullanabilir. Bu şekilde verilen zararlar Öldürücü(Lethal) olarak hesaplanır. Assamite İrade(Willpower) harcamaya devam ettiği sürece bu yeteneği kullanmaya devam edebilir.

Güçsüz düşürmek için ise vampir 3 kan puanı harcamalıdır. Sonra zorluk seviyesi hedefin İrade(Willpower) derecesine eşit olan bir İrade(Willpower) atışı yapar. Başarı sayısı özelliğin ne kadar süreceğini belirler ve süre Akrebin Teması yeteneğindeki tabloya göre belirlenir. Bu yetenek sayesinde hedefin tüm Fiziksel Nitelikleri (Physical Attributes) 1 kademe azalacaktır. Şayet hedefin bu niteliklerinden bir tanesi sıfıra düşerse, tekrar en azından bir kademe artana kadar hedef hareket edemeyecektir.)

 

4. Seviye: Baal’ın Koruması

Bu keramet sayesinde kanımızı yaşayanların ya da ölülerin etlerini yakan oldukça etkili bir zehire dönüştürebiliriz. Suriyeli birliklere öncülük eden yoldaşlarımız her zaman bıçaklarını kanlarıyla yağlardı. Sadece bıçaklarını da değil aslında. Hançerlerden kılıçlara hatta çıkardıkları pençelerine –nasıl olduğunu sonra anlatırım- dahi kanlarını süren yoldaşlarımız var.

(Mekaniği: Bu yetenek vampirin kullandığı silahın gücünü etkilemez ama verilen zararı Ağırlaştırılmış(Aggravated) hale getirir. Ancak bu yeteneği kullanmak için her saldırı başına bir kan puanı harcamak gerekir. Assamitenin kanını sürdüğü silahıyla düşmanına yaptığı hamle boşa gitse dahi o kan harcanmış olarak sayılacaktır. O yüzden bir çok assamite silahına gerekenden azla kan sürerek savaşa başlar.)

 

5. Seviye: Ölümün Tadı

Bu seviyede kanını o kadar zararlı kılarsın ki kurbanını tükürerek bir balçık yığınına çevirebilirsin. Tükürdüğün kan eti yakar, kemiği eritir. Bıraktığın yaralar o kadar korkunçtur ki, dehşetinden haberdar vampirleri bile korkutur. Aptal ölümlülerden bahsetmiyorum bile…

(Mekaniği: Vampir sahip olduğu her Güç(Strength) ve Kudret(Potence) derecesi için 10 adım daha uzun bir menzilden düşmanına tükürebilir. Düşmanı vurabilmesi için zorluk derecesi 6 olan bir Dayanıklılık(Stamina) + Atletiklik(Athletics) atışı yapılır. Başarılı olunduğu takdirde, harcanan her bir kan puanı için iki zar kullanılarak hasar verme atışı yapılır. Yapılan hasar Ağırlaştırılmış(Aggravated) hasar olacaktır. Kuşaklara uygulanan tur başına belli bir miktar kan harcayabilme sınırlaması bu keramet için geçerli değildir. )

 

6. Seviye

Buradan sonraki seviyelere ulaşmak çok zordur, hatta imkansız sayılabilir. Ama yine de gün gelir bilmen hayatını kurtarır. O yüzden yine de anlatayım…

*Kan Duyarlılığı: Kanına istediğin duyguları yükleyebilirsin ve onu içen kişi o duyguları hissetmeye başlar. Ne içtiğine dikkat etmelisin…

(Mekaniği: Zorluk derecesi 8 olan bir İrade(Willpower) atışı yapılır. Kaç Kan puanı kadar kan değiştiyse en az onun kadar başarılı atış gerekmektedir. Kurbanın etki altında kalma süresi değiştirilmiş kan puanı miktarına bağlıdır. Her kan puanı için bir gün etki altında kalacaktır.)

*Kan Akıtmak: Yine konsantrasyona dayalı bu yeteneğinle düşmanının terlerken kan akıtmasını sağlayabilirsin. Görünümü korkunçtur söyleyeyim. Ama öldürücü olduğu tartışılmaz…

(Mekaniği: Zorluk seviyesi kurbanın Dayanıklılık(Stamina) seviyesinden 3 fazla olan bir İrade(Willpower) atışı yapılır. Başarılı zar sayısı kurbanın kaç kan puanı kaybedeceğini belirler. Kurban her tur iki kan puanı kaybeder. Ölümlüler vücutlarında iki kan puanı kadar kan kaldığında, kan kaybından ölürler. Vampirler ise bir süre sonra Çılgınlık(Frenzy) haline geçerler.)

*Sessizlik: Sana daha önce de söylemiştim, eğer yeterince ilerlersen sessizleştirdiğin alanı kendi etrafınla sınırlamak zorunda kalmazsın diye. Bu seviyeye ulaştığında çevrende istediğin bir objeyi sessizleştirebilirsin. Örneğin bir oda dolusu adam içinde hançerleyeceğin adamın sessiz kalmasını istiyorsan sadece o adamı susturmak tüm odayı sessizleştirmekten daha kullanışlı olacaktır.

(Mekaniği: Vampir iki kan puanı harcadıktan sonra zorluk seviyesi 7 olan bir Dayanıklılık(Stamina) + Gizlilik(Stealth) atışı yapılır. Vampir elde edilen başarı sayısı kadar objeyi susturabilir. Ancak objelerin vampire 20 ayaktan daha uzak olmaması gerekmektedir. Karakterin kendisinden büyük objeler iki obje yerine geçer. Araba büyüklüğündeki araçlar üç obje yerine geçerken, küçük uçaklar 5 obje yerine geçecektir.

Sessizleşmiş kişi ya da objeden direk bir ses çıkmayacaktır ancak dolaylı yoldan ses çıkarabilirler. Örneğin sessizleştirdiğiniz bir kurban ne kadar çığlık atarsa atsın duyulmaz ama cam kırarsa o camın sesi dışarıdan duyulur. )

*Etkinin Kaldırılması: Herkes bizim kadar cesur değildir. Bazıları perdenin arkasına gizlenir ve zihinleri ele geçirir. Eğer birinin zihnine kan kullanmadan girilmişse onun kendine gelmesine yardımcı olabilirsin. Ama dikkat et. Bu hem seni bir süre savunmasız bırakacaktır hem de seni güçsüz düşürecektir.

(Mekaniği: Vampir kurtaracağı kişinin İrade(Willpower) seviyesi kadar kan harcamak zorundadır. En az beş dakikalık bir konsantrasyon gerekir. Ardından hangi kerametin altındaysa onun seviyesinin dört fazlası kadar zorluk seviyesi olan- örneğin 4. Seviye Hükmetme(Dominate) altısında kalmış birini kurtarmak için zorluk seviyesi 8 olacaktır- İrade(Willpower) atışı yapılır. )

 

7. Seviye

*Baal’ın Kanlı Pençeleri: Bu seviyeye geldiğinde kanını değiştirdiğin zehrin gücü çok daha artacaktır. Saldırdığın düşmanlarının ne kadar çabuk öldüğünü görsen şaşırırsın…

(Mekaniği: Vampir en az bir kan puanı harcamak zorundadır. Ardından zorluk derecesi 7 olan bir İrade(Willpower) atışı yapılır. Silahın hasar derecesi atıştaki başarılı zar sayısı ve harcanan kan miktarı kadar artar. Ayrıca verilen hasar Ağırlaştırılmış(Aggravated) hasar olacaktır. Üstelik bu özellik silah kırılana kadar devam edecektir Ancak bu keramet silahın kırılganlığını artıracaktır )

*Koruyucu Zehir: Ölümlüler hayatımızda sandığından daha büyük yer tutar. Senin için değerli olan bir ölümlü düşmanlarının hedefi olacaktır. Onu korumak isteyeceksindir. Bu yeteneğin sayesinde bir ölümlünün kanını zehirli hale getirebilirsin. Kan bir çeşit aside dönüşecektir. Ayrıca bu birilerini öldürmek için de kullanılabilir ve emin ol öldürücü bir etkisi vardır.

(Mekaniği: Vampir kanını değiştirmek istediği ölümlüye mutlaka dokunmak zorundadır. Üç kan puanı harcadıktan sonra kanının ölümlüye temas etmesini sağlamak zorundadır. Ardından Dayanıklılık(Stamina) + Gizli Bilgiler(Occult) atışı yapar. Zorluk seviyesi 7 olarak kabul edilir. Başarı sayısı kurbanın kanının kaç ay boyunca zehirli kalacağını gösterir. Etkilenmiş ölümlünün kokusu değişecek ve kötü hale gelecektir. O yüzden sosyal iletişim için yaptığı atışlarda zorlu seviyesi bir artacaktır. Ancak zehir ve asit bazlı zararlara karşı Dayanıklılık(Stamina) seviyesi de iki puan artacaktır.  )

*Lich: Bu seviyeye geldiğinde kurbanına sadece dokunarak onun kanını içebilirsin. Bu sayede hiç iz bırakmadan ve fark ettirmeden açlığını giderebilirsin.

(Mekaniği: Vampir bir İrade(Willpower) puanı harcayarak kurbanına sadece dokunarak onun kanını içebilir. Her turda içebileceği kan miktarı vampirin Dayanıklılık(Stamina) seviyesine eşittir.)

 

8. Seviye

*Kan Laneti: Yaşlılarımızın bana anlattığına göre bu seviyede düşmanın olan vampire dokunarak onun kanının bir kısmını kullanılamaz hale getirebilirmişsin. Bu durumdaki vampir kirlettiğin kanını Ağır(Aggravated) hasarları iyileştirmek için kullanamazmış. Üstelik kendini iyileştirebilmek için normalin iki katı kan harcaması gerekirmiş. Kirli kanı yakarak kerametlerini kullanamaz ya da kendini daha hızlı ya da kuvvetli hale getiremezmiş.. Kesinlikle ürkütücü değil mi?

(Mekaniği:Vampir Zorluk seviyesi hedefin Dayanıklılık(Stamina)’ın 3 fazlası olan bir Karizma(Charisma) + Manipülasyon(Manipulation)  atışı yapar. Başarı sayısına göre hedefin kaç tur etki altında kalacağı belirlenir. )

*Kirli Kan: Bunu kullanmak için yine kanının kurbanına dokunman gerekirmiş. Bu keramet sayesinde kurbanının kanının damarları içinde pıhtılaşmaya başlaması sağlarmışsın. Bu kirli kan tamamen kullanılamaz hale gelirmiş ve ondan kurtulmanın tek yolu onu akıtmakmış.

(Mekaniği: Bu kerameti kullanmak için vampir Manipülasyon(Mainipulation) + Şifacılık(Medicine) atışı yapar. Zorluk derecesi maksimum 10 olmak üzere, kurbanın o andaki kan miktarına bağlıdır. )

 

9. Seviye

*Aşındırma: Bu efsanevi yetenek sayesinde düşmanını tamamen etkisiz hale getirebilirsin. Tek yapmam gereken –artık duymaya alışmış olmalısın- kanının kurbanına temas etmesine izin vermek.

(Mekaniği: Vampir beş kan puanı harcadıktan sonra kurbanla karşılıklı İrade(Willpower) atışı yaparlar. Atışların zorluk seviyesi 8 kabul edilir. Vampirin kerametini kullanabilmesi için bu atışlarda kurbandan fazla başarı sağlamalıdır. Fazladan sahip olduğu her başarılı zar kerametin etkisini bir gün artıracaktır. Ve tüm bu günler boyunca kurbanın Güç(Strength), Çeviklik(Dexterity) ve Dayanıklılık(Stamina) değerleri sıfıra düşecektir.  )

*Ataların Günahları: Bu kerametin etkilerini tam olarak bilemesem de araştırmalarıma göre bir vampirin üzerinde kullandığın bir Sessizlik(Quietus) kerameti, fazlasıyla kan harcamayı göze alırsan ve ortamda aynı kandan geldiği vampirler de varsa, onlar üzerinde de etkili olacaktır. Çok etkili bir keramet ama bir kez kullandığında ikinci bir şansının olmayacağını bilmen lazım…

(Mekaniği: Başarıyla kullanmış olduğu bir Sessizlik(Quietus) kerametinin ardından vampir on kan puanı ve daimi olarak bir İrade(Willpower) puanı harcadıktan sonra Dayanıklılık(Stamina) + Gizli İlimler(Occult) atışı yapar. Zorluk seviyesi kerametin ilk kullanıldığı vampirin neslinin dört fazlasına eşittir. Ancak maksimum on olabilir. Eğer başarı sağlanırsa diğer vampirlerde etkilenecektir. Vampir kendi Pratik Zeka(Wits) seviyesinin iki katı kadar düşmanını etkileyebilir. Ancak etkileyebilmesi için o vampirin kanını tatmış olmalı ya da en azından yüzünü görmüş olmalıdır.)

 

10. Seviye

*Saf Kan: Bu efsanevi özelliği nasıl kullandığımızı bilen birilerine rastlamadım. Yalnızca birkaç yerde okumuşluğum var. Dediklerine göre bu kerameti kullanarak vampir kendi kanını değiştirir ve eğer onun kanını içen birileri olursa -küçük bir yudum bile- onunla kendisi arasında bir Kan Bağı oluşturur ve eğer ısırılan vampirin nesli kendisinden düşükse ve başika bir vampirle Kan Bağı varsa, onu unutacaktır…

Kadının sustuğunu gören Hassan gözlerini kapattı. Tekrar düşündüğünde kaybettiği pek bir şey olmamasına rağmen kazançlı olduğunu fark etti. Gözlerini açıp hafifçe gülümseyerek kadehini kadına uzattı…

 
Yazan: Deniz “Eripmav” Kaptanoğlu
Vampire: Disiplinler - Chimestry
Vampire: Disiplinler - Animalism