Son Haberler
Anasayfa » Vampire » Vampire: Caine ve Antediluvianlar

Vampire: Caine ve Antediluvianlar

 

[Önce mantıklı girizgah: Vampir diye bir şey yoktur! Var sanıyorsan hemen bu pencereyi kapat ve silkinerek kendine gel. Burada sadece bir oyunun mitik yapısını inceliyoruz, HAYIR, Adem’in ilk oğlu bir vampir değildi, ve yine HAYIR, insanlarının kanını ememezsin, emsen de sana güçler vereceğini sanma, güzel bir “manyak” damgası yemek dışında. Olgun zihinler için oyunlar oynamayı göze alıyorsan, ve bunun bir oyun olduğundan kesinlikle haberdar isen, devam et okumaya.]

 

Bir karakteri yaratırken önce neyine karar veririz? Sınıfına ve ırkına muhtemelen. White Wolf Vampire: the Masquerade için bu iki olguyu birleştirmişti zamanında. Karakterin bir sınıf yerine, kendi kendine geliştirebileceği güç ve özellikleri; ırkı yerine ise “klanı” vardı, yani karakterin kanının ait olduğu, belirli zayıflık ve özelliklerinin bulunduğu bir ailesi…

Bu yazı Caine ve klanların yaratımı / ortaya çıkışı olayı ile ilgilenecektir.

Bu yazıda klanlara ve “kan çizgilerine” bakacaktık ama fikrimi değiştirdim. Yazının sonsuza yakın uzunluğundan dolayı onu iki parçaya bölmeye karar verdim. “Klanlar ve Kan Çizgileri” bir sonraki yazımız olacaktır.

“Klan” lafını anlıyor olabilirsiniz ama “Kan Çizgisi” biraz yabancı gelen bir terim olabilir. Kısaca anlatmadan önce, ilk vampir ve katil Caine’e ve Caine’den çıkan aile ağacına şöyle bir bakalım:

1. Kuşak: Caine. [Diğer isimleri ile: Khayyin, Kain, Cain, Kaine, Kabil, Hayyim, Caen vs.]

2. Kuşak, üç tane: Arif Enoch, Güzel Zillah ve Yüce Irad. Zillah kadınken, diğer ikili erkek ve Enoch Caine’in ilk Evladı. Ayrıca Caine ve 3 Evladının kurduğu efsanevi İlk Şehir’in adıda Enoch ve şehirde kullanılan dilin adıda “Enochian.” Enoch Caine icin çok önemli çünkü Tanrı’nın “Senden başka olmayacak, çünkü seni sonsuz yalnızlık ile cezalandırıyorum.” lafına önem vermemesinin nedenidir ölümlü Enoch… İlk göz ağrısının yeri her zaman apayrıdır.

3. Kuşak: Şimdi burada işler karışıyor. Mitler 3. Kuşakları, yani Caine’in torunları Antediluvian’lari, 3 veya 4 gruba ayırıyor ve onların toplam sayılarını hep değişik veriyor. Önce ismen [bilinenleri ile] bir tanışalım, ondan hemen sonra mitlere bakarız.

Sırasıyla Antediluvian’ların bilinen isimleri şöyle: [önemli not: Bu isimlerden çok çok azı kesin olarak kanıtlanmış doğrulardır, çünkü bahsettigimiz yaratıklar bilinen insanlık tarihinden daha yaşlılar vede tabii ki o zamanki diller ile şimdiki diller arasında devasa farklar var.]

Brujah klanı: Brujah ve garip bir ilişki ile Troile. Klanlardan bahsederken anlatacagım. Brujah erkek, Troile kadın.

Lasombra: Lucian, Lasombra. Cinsiyeti belli değil. Hem erkek hemde kadın olarak mitlerde yer aldığı biliniyor.

Assamite: Haqim, Hassan, Assam [en çok bilineni kullanılanı Haqim.] Erkek olduğu biliniyor.

Tzimisce: Mekhet, veya genel bilinen adı ile The Eldest [En Yaşlı]. Erkek olduğu biliniyor, ama bu yaratık için cinsiyet çokta kısıtlayıcı ve gerekli bir kavram değildir.

Setites: Set, Suketh [bu neredeyse kesin.] Erkek olduğu sanılıyor ve Setit’ler onu her zaman erkek olarak kabul etmişlerdir.

Malkavian: Malkav [bu neredeyse kesin.] Erkek olduğu sanılıyor.

Ventrue: Verddartha veya Nergal. Kadın olma ihtimali daha yüksek.

Gangrel: Ennoia. Kadin olduğu biliniyor.

Ravnos: Ravana, Dannae, Ravnos veya Raksha [Hindu mitosunda şekil değistiren cin/zebani/kötü ruhlara verilen genel isim.] Erkek olma ihtimali daha yüksek. En son savaşında erkeke olarak tanımlanıyor, fakat önceki mitlerde çingenelere kadın olarak göründüğüde olmuştur. Fazlasıyla güçlü yanıltma kabiliyetleri ile bu bilgiden asla emin olamayız zaten.

Salubri: Saulot [bu kesin.] Erkek olduğu biliniyor.

Cappadocian: İlk adı muhtemelen Ashur. Daha sonra adını [Kapadokya’ya yerleşince] Cappadocius olarak değiştiriyor. Erkek olduğu biliniyor.

Toreador: Arikel, Ishtar [Arikel daha çok bilinen ve kabul gören adı.] Kadın olduğu kabul ediliyor.

Nosferatu: Nosferat, Absimilliard [ikincisi kesin bilgi sayılır.] Erkek olma ihtimali daha yüksek, Ayrıca opsiyonel kural [yani başka bir WW miti] olarak Absimilliard Nictuku kan çizgisini kurmuştur. Bilinen Nosferatu Klanı, Absimilliard’ın evladı Baba Yaga tarafindan kurulmuştur. Baba Yaga kadındır. Kan çizgileri kısmında olayı irdeleyeceğim.

Bunlar klasik 13 Antediluvian, yani 2. Kuşak’in kucakladığı ve vampire çevirdikleri. Ayrıca iki tane daha klan var ki bu ikili diğerlerine göre çok yeniler ama yinede Kainit toplumuna kabul edildiler. Bunlar :

Tremere: Tremere. İlk adı bilinmiyor ama birkaç yerde Marcus veya Erik olduğunu duydum, bu konuda kesin bilgi yok. Saulot’un kanını emerek Antediluvian yani 3. Kuşak olmuştur. Erkek olduğu biliniyor.

Giovanni: Augustus Giovanni. Cappadocius’un kanını emerek 3. Kuşak’a yükselmiştir. Erkek olduğu biliniyor.

Sırada Yaratim mitleri var.

İlk Mit diğer mitlerde yardım eden ve ona kanın güçlerini öğreten [veya Caine’in içindeki lanetli gücü ortaya çıkartan, veya ortaya çıkmasına yardımcı olan] Lilith’i [Adem’in ilk karısı] 2. Kuşak bir vampir olarak ortaya çıkartıyor, her ne kadar bu konuda çokta somut kanıt olmasada. Ben şahsen bu miti biraz “havada” buluyorum.

Buna göre, Enoch, “Seer” yani “Kahin” olanları kucakladı: Arikel, Malkav ve Saulot. Bu üçündede Auspex yani “Görüş” disiplini var.

Zillah “Hunter” yani “Avcı” grubunu kucakladı: Nosferat, Suketh ve Haqim. Bunlarin hepsinde “Obfuscate” yani “Gizlenme” gücü var.

Irad ise “Philosopher King” yani “Filozof Kral” çizgisinde Brujah, Ashur, Lasombra ve Veddartha’yi secti. Bunların pekte ortak sayilmayan disiplinleri ise “Presence” yani “Varlik” ve “Potence,” yani “Kudret.”

Lilith ise “Shifter” yani “Değişkenleri” kucakladı. Ravnos, Ennoia ve Mekhet. Bunların ortak gücü ise “Animalism” yani “Hayvanizm”

Bence bu mitin açıkları çok: Birincisi Irad’in kucakladıklarının ortak özelliği biraz açık kapı bırakıyor. Ayrıca Güzeller Güzeli Zillah’in neden “Avcılar” gibi alakasız bir olaya girdiği belli değil.

İkinci mit ise White Wolf’un biraz daha basit ve kesin gerçeklere oturttuğu mit. Benim favorimde bu mit ayrıca. Bu mitte sadece Caine ve ilk üç Evladı var. Lilith veya onun gibi dış etkenler [the Crone veya Nod’un Kral ve Kraliçesi gibi] bu mitte yer almıyor.

Bu mite göre Yüce Irad savaşçıları ve avcıları, yani Nosferat, Ennoia, Tzimisce ve muhtemelen Ventrue ile Assam’i,

Güzel Zillah, sanatçıları ve güzel olanları, yani Arikel, Malkav ve Ravana’yı, [ve belkide Nosferat’ı]

Arif Enoch ise filozofları ve kralları, yani Brujah, Lucian, Saulot, Cappadocius, [belkide Assam’ı] ve Set’i yaratıyor.

Bu mitin yinede açıklari var: Mesela Nosferat cok güzel bir insanmış ve genelde Zillah tarafindan kucaklandığı söylenir. Ventrue savaşçılık ile krallık arası bir yerdedir ve Assam ise genelde bir filozof olarak anılır ama bazı sahnelerde bir katil olarak gösterildiği icin savaşçıların arasında sayılması doğal gibi gelebilir. Yinede WW tarafından üzerinde en çok çalışılan ve kabul edilen mit budur.

Üçüncü mit ise biraz daha karışık: Bu mitte Kaen’in 6 tane 2. Kuşak Evladı var. Bence biraz fazla atmasyon, çünkü Tufan gelip İlk Şehri yok ettikten sonra Kabil yaptıklarından pişmanlık duyuyor ve yaratımlarını terk ediyor. Zaten Tufan’dan öncede Kain 13 torununun ölümlülere davranışlarından fazlasıyla rahatsız oluyor ve onları birer birer lanetliyor [bu olay belli klan “zayıflıkları” olarak modern çağlara kadar hala sürmekte.]

Tabii ki mitler bu kadarla bitmiyor. WW – tipik kendi tarzında – bu konuda kesin bilgi vermiyor ve ST’ler ile gizemi ve bulmacaları seven WW’cular bu konuda konuşmaya ve tartışmaya devam ediyorlar. Bence Book of Nod, Erciyes Fragments ve Revelations of the Dark Mother’ı alın, bu sırayla okuyun ve neyin ne olduğu kafanızda tam olarak yerleşsin ve kendi Yaratım teorinizi oluşturun. Sonuç olarak bu dünyada herşey ST’in seçimi ve kararı.

Şimdi, her klanın ve Antediluvian’ın neden lanetlendiğini, ve niçin özellikle o belirli şekilde lanetlendiğine bakalım.

Toreador: Ishtar… Güzelliğine rakip olabilecek herhangi bir şeyi yoketmek için her şeyi yapabilecek olan ahlaksız kraliçe Ishtar, zevklerinin kölesi olduğu icin Caine onu güzelliklere köle olacak şekilde lanetledi. Efsaneye göre Ishtar bir gün çok genç ve güzel bir erkekle karşılaşır [Bazı mitlerde bu erkek Nosferat idir]. Onu birkaç ay boyunca izleyip, kendi sevgililerinden biri yapmayı planlarken, Güzel Zillah’inda aynı adamı istediğini öğrenir. Kendini kaybeden Ishtar ve rekabeti hiçbir şekilde çekemeyen Arikel, adamı, ailesini ve yaşadığı köyü yokeder. Bunu gören Zillah Caine’i bundan haberdar eder.

Bruyah: (Brujah) Düşünme ve tartışma gücü yüksek olan filozof Brujah’nın siniride güçlüydü. Her ne kadar arif bir bilge olsada, en basit içgüdülerden sinire ve nefrete yenik düşerek kendini kaybetmeye meyilli olduğu için Caine onun sinirini kontrol etmesini dahada zorlaştırarak lanetledi. Brujah Kabil’in tahtının sağ tarafında, Ventrue sol tarafında, Saulot ise önünde dururlardı her zaman. Bir gün, felsefe konusunda Ventrue ile Brujah bir çıkmaza girerler ve hangisinin haklı olduğunu anlamak için Baba Caine’e sorarlar. O ise en genç ve en sevdiği Evladı olan Saulot’a gidip ona sormalarını söyler. Saulot’a giderler ve Saulot Ventrue’nun tarafını tutar. Brujah kendini kaybeder ve Saulot’un odasında onlarla bulunan Saulot’nun ölümlü Uşaklarından biri ile Ventrue’nun Evlatlarından birini öldürür. Ölümlülere anlatılmaz bir bağ ile bağlı ve sadık olan Caine bunu cezasız bırakmaz.

Ravnos: İkinci Kuşak ile Üçüncü Kuşak savaşırken olana bitene uzak ve ilgisiz olan, herhangi bir taraf seçmektense kendi gücünü ve mülkünü arttıran Antediluvian’ı Caine, ahlaksızlıkların çekiciliği ile lanetledi. Ravana Irad’in en çok değer verdiği okları ile yayını çalıp ava gider. Bunu öğrenen Irad ondan oklarını ve yayını geri ister ama Ravana ona yalan söyleyerek “ay canavarlarının” yayını kırdığını söyler. Bunun üzerine Savaşcı Irad gece ava çıkar ve kurt şeklindeki Ennoia’yi bir Kurtadam sanır ve onu yaralar, ama onun Gaia’nın çocuklarından biri olmadığını görünce onu öldürmez. Ravana’yı zaten fazla sevemeyen Ennoia ona Ravnos’un yalanını kanıtlar. Irad Ravana’dan öc almak yerine, bunu Baba Kaen’e söyler.

Gangrel: Düşmanlarını yoketmek için [masum] hayvanları kullanan Ennoia, Caine tarafından bu yuzden zamanla hayvana dönüşmekle lanetlenir. Gangrel, her kontrolünü kaybettiğinde, bir hayvanın fiziksel bir özelliğini alır. Irad’in yayı olayından dolayı Ennoia Ravana’ya kin beslemeye başlar ve yıllar boyunca emri altındaki hayvanları Ravana’ya ve onun çocuklarına saldırtarak birçok hayvan neslinin tükenmesine sebep olur. Caine, Tanrı tarafından lanetlenmiş Caine, bunu hiç mi hiç beğenmez ve onu sorumsuzluğundan dolayı lanetler…

Nosferatu: Bu biraz uzun: Zillah güzel, güzel olduğu kadarda becerikli, bir avcıya göz koyar. Ona sahip olur ve beraber yaşamaya başlarlar. Fakat güzel olan avcı insancıl ve ahlak sahibi değildir; kendi Evlatlarını, İkinci Kuşağı ve kardeşlerini küçümser, onları beğenmez ve sadistik zevkleri için kullanabildiği ölümlülere ve Evlatlarına acımaz. Caine onun yüzünü ruhunun halini yansıtmak ile lanetler. Bu olayın birkaç versiyonu var: Zillah Absimilliard’ı kucaklarken onun yüzünü yaralar ve Absimilliard sonsuza kadar çirkin kalacağı için Efendisinden nefret eder; onu ve kardeşlerini [yani 2. Kuşak’ı] yok etmek için planlar yapar. Caine birgün Enoch’u terkedince, Absimilliard 12 kardeşine gider ve onlara 2. Kuşak Efendilerinin onları yoketmeyi planladığını söyler. Bunun üzerine Antediluvian’lar 2. Kuşak’a saldırıp onları yok ederler. Caine geri döndüğünde kendi Evlatlarını ölü bulunca bunun sorumlusunu arar ve Nosferat’i sonsuza kadar çirkinliğinden dolayı karanlıklarda yaşamak ile lanetler.

Setitler: Set [veya Suketh] Caine’in Tanrısı Yaradan’ı reddeder ve kendini ölümlülere [tabii ki Caine’in huzurunda değil] Karanlıklar Tanrısı olarak sunar. Caine bunu öğrenince, onu Tanrı’nın ışığı ile lanetler ve sonsuza kadar karanlıklarda gezinmeye ve her türlü ışıktan sakınmaya lanetler.

Kapadokyalı’lar: (Cappadocian) Ashur ölümü ve ölümün ötesini araştırmaya saplantılıdır. Caine, asla ölmeyecek olmakla lanetlenmiş kardeş katili Kain, onun bu saplantısınından oldukça rahatsız olur ve hatta tiksinir. Fakat Ashur’un, gerçekte yasak bilgilerin peşinde koşmaktan başka hiç bir günah işlemediğini bilen Caine, onu “ölümün yüzünü taşımakla” lanetler ki asla aradığı yoldan dönmesin.

Ventru: (Ventrue) Veddartha, Lucian ve Suketh gibi gururun esiri değildir ama yinede kendi izlediği bir kodu vardır. Her ne kadar kibirli olsada asla Lucian gibi kinci ve Suketh gibi kendini egosunda kaybetmiş değildir. Sadece “biraz seçicidir” ve Caine onu [İkinci Kuşak’a saldıranlar arasında ilklerden olduğu icin lanetler] sonsuza dek sadece beğendiği kandan içmeye lanetler.

Lasombra: Caine sonsuza kadar gecenin içinde yaşamaya mahkum edildiği için karanlığı ve gölgeleri sevmez. Güneşin ışığını ve bu ışığın yaydığı huzru özler. Lucian, kibirli ve kinci Lucian, ise düşmanlarını yoketmek için karanlıkarın ve gölgelerin özünü kullanmayı sever. Bunu öğrendiğinde Kain onun ruhunu kendi karanlığı ile gölgeler ki onu gören [hatta göremeyen] herkes onun ne olduğunu bilsin. Bir başka efsane de şöyle der: Lucian kendi evindeki en güzel yaratım olduğunu düşündüğü ve kendine rakip istemediği için bütün hizmetkarlarına maske taktırır. Bazı hizmetkarlarının onun yokluğunda maskelerini çıkardığını ve “aynaların yansımalarını işgal ettikleri” için Lucian bu maskeleri hizmetkarlarının yüzlerine sıcak balmumu ile yapıştırtır. Bunu öğrenen Veddartha [her zaman bir gözü ikizinin üzerindedir] Caine’e bu olayı haber verir ve Kain Lucian’ı yansımasını bir daha görememekle hatta kimsenin onun yansımasını görmemesi ile lanetler.

Zimitsi: (Tzimisce) Ölümlü Mekhet’i seçen 2. Kuşak Efendi, onu kucaklayacağı gece ona görünür. Ona güçlerinden, neden onu seçtiğinden ve ona neler bahşedeceğinden bahseder. Ama karşılık olarak ondan en çok değer verdiği şeyi kurban olarak ister. Mekhet bir an bile düşünmeden ve pişmanlık hissetmeden ona kardeşini verir. Caine Mekhet’in bu insaniyetsizliğini öğrenince onu kendi toprağından ve yurdundan hiç bir yerde huzur bulmamakla lanetler. Bu mitin bazı varyasyonlarında söz konusu kardeş Suketh veya Saulot’dur ve yine aynı Efendi onuda kucaklar.

Assamit’ler: (Assamite) Haqim, bilge ve saygı duyulan bir hakimdir ve Kainitleri düzende ve doğru yolda tutmak icin seçilmiştir. Fakat dönüşümünden birkaç yüzyıl sonra canı sıkılmaya ve ruhu bir boşluktan dolayı yokolmaya başlar. Bir gün bir Kabilit’in cezasına karar verirken, ona saldırır ve onu öldürür. Assam ruhundaki bu boşluğun cinayet işledikten sonraki zevk ile dolduğunu görünce kendisini kaybeder ve amacından sapar, ta ki Caine onu işlediği cinayetlerin tadına müptela olmakla lanetleyene kadar. Dersini alan Haqim yıkılmış İkinci Şehri terkeder…

Malkavyan: (Malkavian) Malkav, [bazi mitlerde Set’in ve Saulot’un kardeşi Malkav] geleceği ve geçmisi görebilen Kahin Malkav, bir gün zihnini tüm dünyanın birleşik bilincine açmaya kalkışır ve aklı Dünya [ve belkide ötesi] üzerindeki bilgi ve duygular tarafından tecavüze uğrar. Deliren Malkav bu [istese kontrol edebilecegi] deliliğini bahane ederek her türlü sapkınlığı yapar. Olayın gerçek yüzünü anlayan Kayyin, Malkav’ı ve onun tüm Evlatlarını sonsuza kadar deli kalmakla lanetler. Bu mitin iki başka şekli daha vardır: İlkinde, Malkav, 12 diğer Antediluvian ile İkinci Kuşak’a saldırdıktan sonra, sonsuz bilgi için onlardan birinin kanını emmeye calışır ama 2. Kuşak’in kanı onun için bile fazla güçlü ve “doludur.” Malkav işini bitiremeden kendini kaybeder ve vücudunda acı dolu ve cığlık cığlığa gezinen kan onu delirtir. İkincisinde ise Malkav, Kaine’in şahsi Uşağı Jamal’e saldırır. Jamal Caine’in Uşağı olduğundan, damarlarında Khayyin’in lanetli ve muhteşem güçlü kanı gezmektedir ve Malkav, bir şekilde Kain’in kanına sahip olmak istediği için ve Caine’in kendisine saldırmayacak kadarda zeki olduğundan, Jamal’a saldırır. Bunun sonucunda, ya Jamal’ın kanını azda olsa emebilmiştir, ya da bunda başarılı olamamış ve yakalanmıştır ama sonucunda Kain onu delilik ile lanetlemiştir.

Salubri: Kain, ahlaksız torunlarını lanetlemeyi bitirmemiştir ve odadaki tüm gözler son kalan Masum Saulot’a döner. Kaine, en sevdiği torununa bakar ve “Sadece sen gerçeğin yolunu izlemeyi seçtin. Ve sadece sen cocuklarımıza Rafael’in kurtuluş yolunu gösterebilecek metanet ve bilgeliğe sahipsin. Tum ışıklar öldüğünde sen torunlarımıza ve onların torunlarına yol gösteren bir ışık olacaksın. O yüzden seni lanetlemiyorum Saulot, aksine seni gören her lanetli seni olduğun gibi tanısın!” İkinci Kuşak ile Antediluvian’ların savaşı bittiğinde [Saulot savaşa tabii ki katılmamış ve aksine onları durdurmaya çalışmıştır] Doğu’ya giden Kaine’i izler Saulot. Çok daha sonra Eski Topraklar’a geri dönünce alnında üçüncü bir göz vardir. Lanet mi yoksa Caine’in “Seni gören her lanetli seni olduğun gibi tanısın.” lafının görünüşüne yansıması mı bu göz, yoksa Uzak Doğu’da [veya Golconda’da?] bulduğu ve onu ne şekilde değiştirdiği bilinmeyen bir güç mü?
 

Bu yazıyı burada bitirmeden önce, son bir pasaj ile hangi Antediluvian’ın hangi olgu / kavram ile eşleştirildiğine [Kaine ve/veya 2. Kuşak Efendileri tarafından] bakalım.

Krallık ve Asalet Klanı = Ventrue

Hayvan [içimizdeki ve çevremizdeki] ve Doğallığın Klanı = Gangrel

Ay’ın Klanı = Malkavian

Gül’ün Klanı = Toreador

Gizliliğin ve Saklının Klanı = Nosferatu

Gezgin ve Göçebe Klan = Ravnos

Gecenin Klanı = Lasombra

Şekil Verenler Klanı = Tzimisce

Yılan’ın Klanı = Setitler

Ölümün Klanı = Cappadocianlar

Avın Klanı = Assamite

İyileştiren Klan = Salubri

Ve Arif Klan = Brujah

Vampirler, karmaşık karakterlerdir, ve insan gibi ahlaki limitleri ve düşünceleri yoktur. Vampirlerin babası ve torunları dahada karmaşık yaratıklardır – düzenli dinlerin bile henüz olmadığı bir dünyanın sahiplerinden bahsediyoruz – ve aralarında kavgalar ederler, birbirlerine ihanet ederler, ve birbirlerinin güçlerine göz koyarlar. Zaten, Maskeli Balo’da zamanımız vampirlerinin Dünya’yı ele geçirmelerine ve/veya onun sorgusuz hükümdarları olmalarını engelleyen en önemli unsur aralarındaki “kan” davalarıdır. Ayrıca vampirler, en basitinden, insanın üzerinde yaratıklardır ve içlerindeki canavar ile savaşmaya [veya ona hükmetmeye, veya, tamamen onun kontrolü altına girmeye] çalışan, insani yönleri ile üstün hayvani yönleri çakışan, ve de her an kulaklarına fısıldayan içlerindeki İblis’e karşı koymaya çalışan, lanetli ve kan emen yaratıklardır. Karanlıklar Dünyası’nın vampirleri Anne Rice’ın romantik, insancıl ve karizmatik yaratımları değillerdir, aksine, insanların olabileceğinden bile zalim, duygusuz, insanları koyun gibi gören, entrikalara meraklı, ve güç peşinde koşan ölümsüz avcılardır. En büyük tahriğide asla ve asla unutmayın: Güç, sizden yaşça veya Kuşakça büyük bir vampirin damarlarında akıyordur…

Ve de çoğunuzun hoşuna gitmeyecek son söz: Duyduğun herşeye inanma. Antediluvianlar’ın lanetlenme hikayelerini ilk ve son basım Klan kitaplarından, bir kısmını ise kendi kafamdan yazdım [hayal gücüm ve İnternet’te yıllardır gezen düzgün teoriler ile “ofis” dedikoduları bu kısmı oluşturuyor], ve unutmayın, bu sitede direk kitaplardan çeviri yapmak yerine, bilgi verip yorum yapmayı tercih ediyoruz. İstediğinizi istediğiniz gibi kabul etmek sizin elinizde. Ayrıca şunları belirtmek gerekir ki bu konuda [Caine ve Çocukları] asla kesin bilgilerin ve stat’ların olduğu bir kitap yayınlanmayacak, en azından Gehenna yani Son Gece gelene kadar. İkincisi bazı efsaneler daha birçok Üçüncü Kuşak’ın olduğuna dikkat çeker ve çoğunun Antediluvian’ların kendi aralarındaki kavgalarda veya 2. Kuşak ile olan savaşta öldüğünü söyler. Burası da havada kalan “gizemli” bilgi, o yüzden yine seçim ST’nin.

Son söze ek olarak, şunu belirtmek isterim: Bu konu hakkında detaylı, gizemli, milyonlarca sorulu, ve az sayıda cevaplı bilgiye ulaşmak isterseniz, okumanız gereken kitaplar şunlardır: Book of Nod, The Erciyes Fragments ve Revelations of the Dark Mother. Ayrıca her klan kitabında ve ana kitapların klanlar ve kan çizgileri ile alakalı olan kısımlarında bilgiler mevcuttur.

 
Yazan: Onur “Scorpion Shard” Karaağaçlı
Lilith Efsanesi
Vampire: Camarilla, Sabbat ve Inconnu