Son Haberler
Anasayfa » Unutulmuş Diyarlar » Faerun Cüceleri

Faerun Cüceleri

frlogo
 

Evet.Geçen ay yarım bıraktığımız cüce çeşitlerini incelemeye devam ediyoruz.Lafı uzatmadan konuya geçelim:
 
GRİ CÜCELER (Gray Dwarves)
Duergar olarakta bilinirler…
Karanlık altı dediğimiz çoğu için ikinci faerun olan ve en az yeryüzü kadar geniş bir tarih,coğrafya ve kültüre sahip olan bu yerde yaşarlar.Doğuştan kötülükle büyüyen tek cüce ırkı olan Duergarlar gerçekten yeryüzünde yaşayan kuzenlerinden(Her ne kadar diğerleri gibi zanaata,demirciliğe önem verip çok çalışsalarda)çok farklıdırlar.Zanaat ve çalışma konusunda kuzenlerinden farkları hiç eğlenmeyen,mola vermeyen ve yorulmayan sert bir yapıya sahip olmalarıdır.Yer yüzündeki kalkan ve altın cüceleri gibi onlarında yer altlarında büyük krallıkları vardır.Gracksthug veya Dunsperrin bunlara örnek olarak gösterilebilir…

Yaklaşık olarak 4 feet uzunluğunda olan duergarların kiloları neredeyse yetişkin bir insana denktir.Diğer cüceler gibi kısa ama onlardan daha ince olabilirler.Ama omuzları daha sert kenarlı ve eklemleri daha esnektir.Ciltlerinin renkleri açık ve koyu gri arasında gidip gelmektedir.Gözleri ise donuk siyahtır.Hem erkekleri hem dişileri genelde dazlaktır ve erkekler uzun sayılabilecek gri veya beyaz sakallara sahiptir.

Tarihleri Shanatarın zamanına kadar gitmektedir.O zamanki Barakuir denilen Shantarara bağlı 8 krallıktan birilerine sahiptiler.Kalkan cüceleriydiler aslında, isimlerinin şimdi duergar olması ise klanlarının o zaman ki adından gelmektedir.”İkinci Örümcek Savaşları” sırasında Duergarlar krallarını Shanatar imparatorluğunun başına geçebileceğini düşündüler ve bu da yetmezmiş gibi sorun çıkarmaya başladılar.Shininig plains denilen düzlüklerin altında bulunun Oryndoll şehirine ait İlitidlerin bu iç karmaşıklıktan yararlanmaları pek uzun sürmedi ve -8100 DR da ortaya çıktılar.Shanatar imparatorluğu bu yeni beyin emen düşmanlarını hainlik yapan Barakuir’e yönlendirmeyi başardılar.”Zihinkonuşmaları” denilen savaşta Barakuir yani duergarlar mind flayerlara yenidiler ve onların ellerine geçtiler.Yer altında geçirilen yüzlerce yıllık köllelik ve evrim onları yeni bir cüce etnik grubu halina getirdi.”Gri cüceler”..
Yıllarca İlitid efendilerinin yönetiminden çıkıp özgür kalmak için savaştılar.Özgürlüklerini kazanabilenler kuzeydeki Great Glacier bölgesinin derinliklerine Orsraun dağları denilen yere yerleştiler.Gracksthug yani “Bıçakların Şehri” denilen bu yeri -3717 DR da kurdular.-2600 de dağın doruğuna kadar krallıklarını genişlettiler ta ki -1803 de Quaggoth denilen vahşi bir yer altı ırkı olan köpeğimsi yaratıkların saldırılarına mazur kalana kadar.Bu saldırılar onları zayıflattı.Bu Quaggothlar dünyanın omurgası denilen yerde yaşayan Ursadunthar kavmine aitlerdi.-1350 ler kadar Duergarlar bu yaratıklarla büyük savaşlar verdiler ve sonunda hiddetleri geçti.-1850 lerde o güne kadar duergarların sahip olduğun en büyük yönetiçileri olan kraliçe ve tanrıça Duerra, Undreath Drowlarına ve Oryndoll zihingezenlerine karşı büyük başarılar elde etti.Duerra bu dönmede görünmez sanat dediği psişik gücü keşfetti.-1800 lerde geçmişlerinden gelen öfkelerini Shanatar krallığından kalanlara kustular.Ultoksamrin zamanında ,Holorarar ı ve Alatorin mağralarını fethettiler.Deep Duerra “Dertler Zamanı”nda geri döndü ancak altın cüceler onlara izin vermediler.Deep Duerra şu an duergarlar için tapılan ve psişik gücü kontrol altında tutan bir tanrıçadır.Ancak o ve kendi gibi kötü yürekli babası cüce tanrılarının boyutundan dışlanıp sürgün edilmişlerdir.

Karakter yapılarına gelince Gri cücelerin çok fazla acımazsız,sert ,diğer canlılardan nefret eden yaratıklar olduklarını görürüz.Hayattan hiç zevk almazlar ve hayatı doğumdan ölüme kadar çalışmakla geçmesiyle değerlendirirler.Kendilerinden güçsüzlere merhamet etmez ancak onları kullanmayı ve yalvartmayı severler.Çok küçük yaşta hayatın kötü yanları ve acımasız olmalarıyla yetiştirldileri için genellikle iyilik kavramından habersiz büyürler.Gri cücelerin maceracıları genellikle kendi istekleri dışında bu işlere bulaşırlar.Hayatta kalmak veya bir umut için maceralara çıkabilirler.Maddi değer dışında bir değer anlayışları yoktur.

Genellikle psişik güçlerini geliştirirler ve psion olurlar.Doğuştan gelen görünmez olma ve hacimlerini büyütme güçlerine sahiptiler.
Konuştukları diller arasında normal cüce dilinin yanında yer altı ırklarının konuştuğu undercommon dili de yer alır.Drowlarla itibata geçebileceklerinden çoğu drowcayıda öğrenebilir.

Büyüleri ilhai açıdan güçlüdür.Tapındıkları genel olarak iki tanrı vardır.Deep Duerra ve Laduguer….Mistik büyü kullanıcıları çok nadirdir.

İşlerini daha kolay halletmek ve madecilik için büyülerini kullanırlar.Büyülü eşyaları pek çok diğer cüce ırkı gibi dövüşte kendilere destek olacak şeylerden seçerler.Büyülü eşyaları genellikle büyülü silahlardan oluşur .Aynı zamanda kendilerini psişik saldırılara koruycak yada psişik saldırılarda güçlendirecek büyülü veya psişik nesnelerde kullanırlar.

Deep Duerra tapındıkları bir diğer tanrı olan Laduguer ya da başka bir adıyla “gri koruyucu” nun kızıdır.Özellikle Laduguer duergarların hayatları pahasına tapındıkları esas tanrılarıdır.Diğer cüce tanrıları mabedinde ki Moradin ve yandaşlarından tiksinirler.Aslında Laduguer’e tapınmaları kalkan cüceleri oldukları zamanlara kadar dayanır.Ancak bu zamanlarda Laduguer mabetten kovulmamış gri cüce seçilmemişti.Duergarlar ve tanrıları ırkdaşlarına karşı hainleşince böyle bir kaderle yüzleşmek zorunda kaldılar.Deep Duerra’nın psişik güce sahip olması ise Orydoll’lu İlithidlerin tapındığı Ilsensine adlı tanrıdan çalması sayesinde olmuştur.Bu yüzden duergar tanrıları ve bu ilitid tanrısı arasında olan bu gerginlik kendilerine tapınanlar arasında da vardır.

Diğer medeniyet veya ırklarla olan ilişkilerini incelediğimizde elle tutulur bir şey görememekteyiz.Diğer cüce gruplarına karşı betimlenemez bir nefret taşırlar.Tarih de yeryüzüne daha yakın olan kuzenleriyle yapılan savaşlar bulunmaktadır.Elfler ,yarım elfler hatta buçukluklar gibi yeryüzü ırklarıylada görüşmez ve bunlara güvenmezler.Yer altında yaşayan ırkları da çok sevdikleri söylenemez.Kua tualar ,drowlar hiç sevmedikleri ama zaman zaman ittifak yaptıkları ırklardır.

Kullandıkları eşyalar ve silahlar bir çok cüce gibi savaş çekişleri,balyoz gibi silahlar ve iyi yapılmış usta işi zincir -ve daha dayanıklı- zırhlardır.

Yarasaları,iri örümcekleri,osquipleri evcil hayvan olarak kullanır ve binek olarak yer altı sürüngenleri ve yer altı rothelerini kullanırlar.
 
KALKAN CÜCELERİ (Shield Dwarves)
Faerun’da bulunan cüce grupları arasında “standart” diye nitelendireceğimiz cüce grubu kalkan cüceleridir.Asıl cüce türü onlardır ve diğer grupların özünde mutlaka kalkan cüceliği vardır.Kuzey bölgesinde en dominant olan cüce grubudur.(Hatta dünya bile diyebiliriz)Doğal olarak zanaat,demircilik,madencilik gibi mesleklerde ustadırlar.Goblin,troll,dev ve orc soyundan olanlara karşı olan nefretleri ilgileri çekmektedir.Özellikle orclardan nefret eder ve çoğunlukla şans vermezler.Yakın ve uzak tarihlerinde her zaman goblinsoyu ,troll,dev ve orclarla yapılmış savaşları vardır.Kalkan cücelerinin kurmuş oldukları bazı krallıklar:Amarindar, Delzoun, Gharraghaur, Haunghdamar, Oghrann ve Sarbreen…

Altın cüceleri olan kuzenlerinden biraz daha uzunlardır.Kiloları da yerli yerindedir ve gelişimi sağlıklı bir şekilde tamamlamış bir kalkan cücesi tıknaz ve geniş omuzlu bir insandan farksızdır.Derileri açık beyazdır.Gözleri ise yeşil veya gümüşi mavidir.Erkek ve dişilerinin de çok uzun saçları vardır.Her erkek cücede bulunan bakımlı uzun sakallar ise kadınların bazılarında görülmektedir.Saç renkleri açık kahverengi ve kızıl arasında değişmektedir.Yaşlandıkça gümüş rengi veya beyaza döner.

Hazineleri,ganimetler ve savaşı çok seven bir topluluktur.Yer altı ve üstü kalelerinde mükemel savunmalar geliştirebilirler.Toplum olarak bu yüzden en çok saygı duydukları kişiler savaşçılardır.

Çalışmayı severek yaparlar.Gerçekten de Faerun’da ki eşyalar arasında kıyaslandığında çok iyi işler çıkarırlar.Bu özellik her ne kadar diğer cüce türlerinde de görülsede bir şeyleri düzeltme ve güzelleştirme isteği sadece kalkan cücelerinde baskındır.Çevrelerinde estetik yapıdan bir bozukluk gördüklerinde hemen onarmaya ve güzelleştirmeye kalkarlar.

Hikayeleri Taark Shant a kadar dayanır.Taark Shanat(Daha önceki yazımda bir göç adı olarak bahsetmiştim)Bhaerynden krallığının üçüncüncü kralıdır.Kudretci Devrimci olarak bilinir.O ve 8 oğlu dinsel anlaşmazlıklardan dolayı (belki de içinde biraz da siyaset de vardı) batıya doğru göç ettiler ve yerleşecekleri bir yer bulmayı umut ettiler.Kısa zamanda kendilerini “Pelerin Savaşları” adı verilen bir savaşın içinde buldular.Yerleşmek istyedikleri bölge istikametinde Rringlor Noroth adı verilen bir tiran Alatorin mağralarını ve yarıklarını ele geçirmek için “dayanıklıhalkla” savaşlar verdi.Cüceler sonunda bu savaştan üstün çıktı ve bir sonraki adımlarında da Dhalnadar çatlaklarını mesken tutmuş 4 mavi ejderhayı yendiler ve burayı da topraklarına kattılar.Bir büyük cüce tanrısı –kesin kaynak bulunmasa da Dumathoin olduğu söyleniyor-4 ejderin kafatasını birleştirip mağranın içinde “Ejderkurukafası Tahtını “yarattı.Bu olaydan sonra Shanat buraya “Parlak Balta Salonu” adını taktı.Bu olaydan sonra da resmi olarak kaynaklarda Alatorin krallığı siyasi birliğini sağladı ve birinci çağı başladı.

Taark Shanat’ın ölümünden sonra 8 oğlu kuzeye(şimdi Amn ve Tethry in bulunduğu topraklara) derebeylik sistemiyle işleyen özerk krallıklarını kurdular.İlk başlarda Moradin ve yandaş tanrılarına bağlı tek bir toplulukken sonradan tamemen sekize bölündüler.Bu 8 topluluk iç işlerinde özgür dış işlerinde ortak bir konsey aracılığıyla birbirine bağlıydı.Ancak bir sonra -9000 DR civarında bu bağlılıkta koptu ve bağımsız devlet olduklarını ilan ettiler.Bu olayın hemen ardından birbirleriyle mücadele etmeye hatta savaşmaya başladılar.Bu tarihlerde çok büyük kanlı savaşlar olmamasına rağmen Gualliduruth drowları bundan faydalandılar ve uzun zamandır yıkmak istedikleri mağara imparatorluklarına saldırılar düzenlediler.İşte tarihte önemli bir yer tutan “Örümcek Savaşlarından” ilki budur.Bu savaş – 8170 DR dan -8150 DR a kadar sürmüştür.Savaşın sonunda cüceler bağımsızlıklarını yitirmiş Alatorin krallığı çökmüştür.Bu üzücü olay üzerine bölünmelerindeki hatayı anlatan 8 kral (kardeş) tekrar birleşerek bağımsızları için ikinci savaşlarını verdiler.Top yekün bir mücedale olan ve yine tarihte önemli bir yer tutacak olan İkinci Örümcek Savaşına neden olan bu olay cüceleri bağımsızlarını geri kazanmasıyla ve drowların Alatorin mağralarından çekilmesiyle son bulmuştur.Bu savaşın başlangıç ve bitiş tarihi -8145 DR ve 8137 DR dır.Bu olayadan sonra Parlak Balta Salonlarına dönen krallar bir daha asla birbirlerine düşman olmadılar ve birbirleriyle savaşmadılar. 8 kral yaptıklarından ötürü tanrılarına tövbe ettiler ve Ejderkafatası Tahtına içlerinden birini oturtması için dua ettiler.Sonunda Dumathoin ,Ultoksamrin adlı yüksek rahibini kral olarak seçti ve bu olayla Shantar krallığı ikinci çağına geçti.

Duergarların ihaneti ve İlitidhitlerde olan savaş bu tarihe denk gelir.

İkinci çağın sonlarında –yaklaşık olarak- 1,800 yıl sonra -6150 DR.yılında Guallidurth drowları yeniden bir saldırı düzenlediler.Bu 3. Örümcek Savaşlarını doğurdu.30 yıl cesurca mücadele eden kalkan cüceleri Parlakbalta Salonlarını drowlara bırakmak zorunda kalarak geri çekildiler.Böylece cüce sığnakları ve toprakları ellerinde çıktı –ejderkafatası tahtını yanlarına aldılar- bu olay da ikinci çağa noktasını koydu.

Üçüncü çağa gelindiğinde cüceler ilk defa kendileri kadar büyük bir medeniyet olan insanlarla anlaşmalar yaptılar ve daha önce yapmadıkları kadar yeryüzüne açıldılar.İnsanlara musallat olan Djinn zorbalarına(bir tür cin) karşı onlara yardım ettiler.Ne yazık ki Cüce-İnsan dostluğu pek uzun süremedi.Coramshan’ın kralı kötü tanrılara kulluk etmeye başladı.Buna karşılık yeryüzüne çıkan cüceler krallıklarını Marching Mountains bölgesine taşıdılar ve buraya yerleştiler.(-5960 DR)

Burda sonrasında biraz özet olarak geçeceğim.Çünkü gerçekten uzun ve detaylı bir tarihleri var:Krallık yer yüzüne açılınca bozulmaya gerek dış gerekse iç etkilerden dolayı bölünmeye başladı.Yeni küçük krallıklar oldu ve Shantar bir süre sonra yok oldu.

Sosyal yaşamlarında bahsetmek gerekirse:Kanlarından ve soylarından oldukça gurur duyan milliyetçi bir karaktere sahiplerdir.Yaşlılara büyük saygı gösterir ve her klanın en yaşlısının sözü dinlenir.Çocuklara isimlerini koyan,ailede sözü geçen kan davaları vb şeylere karışılıp karışılmayacağını söyleyen kısacası klan içi herşeyi üstlenen kişiler olurlar.Kitaplara saygıları fazladır.Özellikle çocukların henüz silah veya çekiş tutma yaşına gelmeden önce kitaplarla eğitildiğini yoğun bir şekilde görmekteyiz.Yinede bu kitaplar kendi kanlarından gelenlerin yazdığı kitaplardır.Çok nadir- o da yer insan ve yer yüzü kültürlerini merak ettiklerinden- bazı ünlü insan ozanların kitaplarını karıştırabilirler.Yetişkin bir cücenin en temel görevi klanını onurlandırmak-düşmanları öldürmek- ve zenginleştirmektir.Para ne yazık ki her ırkta olduğu gibi cücelerde de çok önemlidir.Zenginlik ve züppelik ayıp karşılanan bir şey sayılmaz.Ölülerine çok saygı gösterirler.Özellikle yaşarken büyük işler yapmış kişilere,yaşlılara ve savaşçılara büyük harika anıtlar hazırlarlar ve anıtlara hazineler yığarlar.(Bu yüzden yıkılmış cüce şehirlerinde dolaşan hazine avcılarına pek çok kez rastlanabilir).Zanaatları ve benzeri konularda her cüce ırkı gibi ileri düzeyde olduklarından bahsetmiştim.Ama bunun yanında diğer medeniyetlerle en yoğun alış verişi yapan tek cüce grubu da kalkan cüceleridir.

Dil konusunda Dethek alfabesi kullanıp cüce dili kullanmalarına rağmen kendilerine ait bir kalkan cücesi şivesi vardır.Damara ya yakın bazı cüce gruplarının Damaranca konuştukları da görülmüştür.Kılıç sahili yakınlarında ki klanlarda Gelanan şivesi kullanılır.İkinci dil olarak ortak dil ,elfçe ve gnomcayı bilebilirler.Elflerle yıldızları hiç barışmasa da alış veriş yüzünden birbirlerinin kültürlerine yakınlaşmak zorunda kalmışlardır.Gnomelar ise cücelerin belki de en çok anlaştığı ırktır.Neşeli,kendini beğenmiş olmayan,ve zannatta gerçekten usta olan bu ırklada sık sık alışveriş yaparlar bu yüzden onların dillerinide kulanırlar.Bazı komutanların savaşacakları düşmanların(goblin,orc,dev ..vb) dillerini öğrendiğide görülmüş bir şeydir.Her kalkan cücesi (barbarları dışında) okuma yazma bilir.

Büyü konusunda tüm cüce grupları gibi savaşta yardımcı olacak büyüler kullanırlar.Özellikle devlere karşı verdikleri savaşta yardımcı olacak her şeyi kullanırlar.Daha çok Himaye ve Yanılsama okullarına ilgi gösterirler.

Ruhbanların ve rün yapıcıların*( bir nevi büyücü ..daha sonra ki yazılarda büyüyü anlatırken daha ayrıntılı bahsedeceğim*)da toplumda ki sayıca fazlalığı büyü yapma oranını artırmaktadır.

Tapındıkları tanrılar çeşitli ve zaman içerisinde önem sırasını değiştirmiş tanırlardır.Moradin ve Berronar,Taark Shanat zamanında tapılan iki tanrıydı.Moradin ve Berronar’ın sekiz çocuğu oldu ve Taark ın da çocuklarının her biri ayrı ayrı sekiz tanrıyı efendileri seçti.Bu tanrılar:Dumathoin, Laduguer, Abbathor, Clangeddin, Silverbeard, Vergadain, Shanidlar ve ikizler Diinkarazan ve Diirinka…Kardeşler barış yapıp Ejderkafatası tahtına bir kişiyi yerleştirmeyi kabul ettiklerinde Ultoksamrin Moradin tarafından Dumathoin in yüksek rahibi seçildi ve tahta yerleştirildi.Zamanla Laduduer bozuldu ve cücelerin boyutundan atıldı (Duergarlar da onunla birlikte kirlendiler,Moradin ve yandaşlarına düşman oldular)Abbathor ise şerefsizce bir yol çizerek babasının dogmalarını terketti.Shantar yıkıldığında kalkan cüceleri Laduguer,Diinkarazan ve Diirinka ya tapmıyorlardı.Onlara tamamen sırt çevirip yeni ilahlara(Harr,Gorm,Gulthyn,Marhhammor duin,Dugmaren Brightmantle,Haela Brightaxe) yöneldiler.Dumathoin kalkan cücelerinin baş tanrısı kabul edilmektedir.

Kullandıkları silahlar pek çok cüce grubuyla benzeşmektedir.Menzilli silah olarak kurmalı yaylar,arbede savaşlarında çekişler,baltalar ve gürzler favorileri arasındadır.Zırhları metal veya taştan yapılmıştır.

Besledikleri hayvanlar yarasalar,kanaryalar ve küçük kertenkelelerdir.Kertenkeleleri ve midillileri yük hayvanı olarak kullanırlar.Savaşırken de savaş midillileri olan “beyazkalkan” midillilerine binerler.
 
VAHŞİ CÜCELER (Wild Dwarves)
Kendilerine “Dur Authalar” (halk) demektediler.Genellikle Chult Ormanı ve Siyah Ormanda görülürler.Altın ve medeniyet le uğraşan kuzenlerinin aksine onlar vahşi beldelerde avlanarak vahşi hayvanlar gibi geçimlerini sağlamaktadırlar.Her ne kadar şehirlerde yaşamayı,politikayı vb şeyleri bilmeselerde ormanlarda ve vahşi doğada bir çok canlının yapamayacağı kadar iyi ve egemen bir şeklilde yaşarlar.

Esmer, kısa, dayanıklı ve koyu kahverengi gözlere sahip cücelerdir.(Eh diğerlerinden pek bir farkları yok bu konuda)Vücutlarında bolca dövme görülür.Ayrıca kolayca kavranamamak ve dövüşte rakibe zorluk çıkarmak için vücutlarını yağlarlar.Elbiselerini ve kendilerini tertemiz ve net görmek pek mümkün değildir.Genellikle yağa,toza toprağa ve çamura bulamış olarak dolaşırlar.Uzun sakalları ve saçları olduğundan bahsetmeye gerek bile yok sanırım.Ayrıca ateşe ve sıcağa dayanıklı bir metabolizmaları vardır.Zehir yapımında ileridirler ayrıca ırkdaşlarından bile daha çok zehire dayanıklıdırlar.

Bharderyn krallığı drowlar tarafından yok edilince cüceler güney bölgelerine göç ettiler ve dağıldılar.Bu göç eden gruplardan büyük bir tanesi kara yoluyla –denizi kullanmadan- Chult yarımadasına varmışlar daha sonra da kabilelere bölünmüşlerdir.Burada ki ormanlarda yaşam mücadelesi vermeye başladıklarında yeni bir etnik grubu oluşturdular.Vahşi Cüceler…

Buradaki zor şartların da etkisiyle kısa sürede eski dağ kültürlerine sırtlarını çevirdiler ve düzelli klan sistemi yerine vahşi barbar kabilesi sistemine geçtikleri için ırkdaşları tarafından ayıplanmalarından etkilenmediler ve umursamadılar.Çevrelerinde pek çok tehlike olmasına karşın asla bağımsızlıklarını yitirmediler ve yıkılmadılar.Belki de yıkılmamalarının nedeni başka medeniyetlere büyük bir sorun olarak gözükmeyip,başkalarının onlara sadece boş gezen barbarlar gözüyle bakmalarını sağladıkları için olabilir.

Dünyayı görüş açıları açıkçası pek geniş değildir.Avlanma ve avlanarak yaşama gibi kısa cümlelerle hayat felsefelerini anlatabilirler.Politik davranışlar,zekice komplolar kurmaktan uzak bölgelerini korumak ve av bölgelerini sağlama almak gibi basit amaçlarla uğraşırlar.Ama diğer açıdan baktığımızda pek çoklarının küçük gördüğü bu amaçlarda asla başarısız olmamışlardır.Genç yaşta bir vahşi cüce avlanma gruplarına katılır.Vahşi hayatı,savaşmayı ve avlanmayı öğrenir.Dur Authalar için okul hayatın kendisidir.Aile bağının olmasını yanı sıra bir vahşi cüce genci aslında ne kadar yalnız olduğunun ve tek başına yaşamak zorunda kalırsa ne yapması gerektiğinin bilincinde büyür.Barbarlık toplumda en çok görülen şeydir.

Taşıdıkları ve değer verdikleri eşyalar altın gümüş vb şeyler değil, silahlar ve hayatta kalmalarını sağlayacak eşyalardır.Kalkan cüceleri gibi ailelerde yaşlıların sözü geçer ver yaşlılara bilge gözüyle bakılır.Ailenin en yaşlı sağlıklı kişisi genelde lider olur.Çok cesur ve ölümden çok az korkan topluluklardır.Büyük şehirlerde cesaret ve kahramanlık ile ilgili öykülerde sık sık adlarının geçtiğini görebiliriz.
Çok az vahşi cüce güney ormanlarını bırakıp dünyayı keşfe veya herhangi başka bir amaç için dünyayı gezmeye çıkar.Yalnız ve orman dışında dolaşan bir Dur Authalara rastlama olanağı çok düşüktür.

Tapındıkları tanrı Thard Harr yani Derin Ormanların Lordu lakaplı bir –ve tek- vahşi cüce tanrısıdır.Thard vahşi cücelerin koruyucusu ve vahşi yaşama karşı destekleyicisidir.Onlara vahşi hayvanlara hem saygı duyup hem de onları avlamayı öğrenmiştir.Ruhbanlarına ve kendilerine doğaya adamış druidlere güçler bahşeden ondan başkası değildir.

İlahi büyüleri kullanırlar ama ruhbanlardan çok driuidler daha çok görülmektedir.Bitkilere ve hayvanlara etki eden büyüleri bilir ve kullanırlar.

Diğer ırklarla ilişkileri çok yoktur.Sadece Chultan Yarımadasında karşılaştıkları medeni kitlelerle( ki pek bulamazsınız) iletişime geçerler.Diğer cüce gruplarını severler ve geçmişlerinde ki bağı koparmış olmalarına rağmen herhangi başka bir ırka yaklaşmadan önce kendi ırklarını tercih ederler.Tarihlerinde kendi ırklarıyla yapılmış hiç savaş yoktur.Chult ta yaşayan bir grup kalkan cücesiyle bazen kontak kurarlar.İnsanlara karşı karışık hisler beslerler çünkü tarih boyunca karşılaştıkları insanlarda farklı farklı politikalar görmüşlerdir.Bu onların insanlar hakkında keskin kenarlı yorumlar yapmalarını engellemiştir.Chult’taki goblinler en nefret ettikleri halktır.Yu-antileri de sevmez ve sorunlar yaşarlar.

Kullandıkları silah ve eşyalara bakınca aslında en fakir ve kötü eşyalara sahip cüce grubunun Dur Authalar olduğunu görürüz.Silahları kör,kalkan ve zırhları dayanıksızdır.Ama yine de bunun sıkıntısını çok çekmemişlerdir.Çünkü iyi organize olmuş ve harika silahlanmış medeniyetlerle savaşa girmemişlerdir.Tuzak ve zehirleri yaygın olarak kullanırlar.Çukurlar,kapanlar, gizli kazıklar çok kullandıkları yöntemlerdir.Genel olarak görülen pek belirgin silah olmasa da el baltaları ve yarım mızrakları sayabiliriz.

Doğa ile iç içe olmalarının doğal bir sonucu olarak hayvanları çok sevmekte ve hayatlarının her bölümünde onlardan yararlanmaktadırlar.Yarasa,yılan ve kurbağa başta olmak üzere bir çok hayvanı evcil olarak beslerler.Avlanırken yanlarına kedigillerden hayvanlar almayı tercih ederler(panter,leopar gibi).Bu bölgede bulunan bazı dinazorları(triceratops) eğerleyip binek hayvanı olarak kullanmaları pek sık olmasada görülür.
 
URDUNNİR CÜCELERİ
Bunlar üzerinde çok uzun durmamayı düşünüyorum sadece kısaca bahsedeceğim…

Kalkan cücelerinden bazıları metal ve taşla bütünleşmeye başladığı zamanlarda Dumathoin bu ırkdaşlarından bile daha çok metal ve taş düşkünü grubu kutsadı ve ortaya Urdunnirler çıktı.Taar Shanat göçünden hemen sonra Alatorin mağaralarına yerleşildiğinde bazı kalkan cüceleri urdunnirlere dönüştü ve böylece işlerini daha iyi yapabilecek güçlere sahip olduklarına inandılar.İlk zamanlar diğer kalkan cücelerinin yanındayken daha sonra kardeşlerinden koptular ve Alimir yarım adasına yerleştiler.

Uzun(kandaşlarına göre) boylu ve kalındırlar.Saç renkleri gri,gümüş ve siyah tonları arasında değişmektedir.Deri renkleri açık gri gözleri her zaman gümüş rengidir.Erkeklerinde ve kadınlarında uzun saç vardır.Erkekleri uzun ve bakımlı sakallara sahiptir.Bazı dişilerde de sakal bırakıldığı görülmektedir.Taştan geçme ve taşla bütünleşme gibi özellikleri onları çok çok iyi zanaatkarlar olarak kılmıştır.Toprak element düzlemiyle bağlantıları vardır.

Fazlasıyla eksiğiyle tüm cüce gruplarını inceledik.Gelecek ay ne yazacağıma henüz karar vermedim.Hepimize süpriz olucak artık.Gelecek aya kadar hoşçakalın…

 
Yazan: Berker “Hamatula” Berki
Faerun'da Büyü
Faerun Irkları Hakkında Kısa Kısa