Son Haberler
Anasayfa » Unutulmuş Diyarlar » Damaralılar

Damaralılar

frlogo
 

Narfell’in yıkılışından sonra , dağılmış Nar ,Rashemi ve Sossrim grupları hayatta kalmak için , Chondathan göçmenlerinin yaptığı gibi Easting Reach diyarlarına yerleştirler.Zamanla bu 4 etnik grup yavaş yavaş birbirine karıştı ve Damara adındaki yeni bir milletin doğmasını sağladı.Damara’lılar isimlerini nüfusları baskın olarak kurdukları ilk devlet olan Damara’dan alırlar Narfell ve Raumathar imparatorluklarının korkunç büyüleriyle iç içe  geçen yüz yıllardan sonra , Damaralılar gururlu ve dayanıklı bir halk olup çıkmıştır.

Her ne kadar Damaralıların kültürü temelde Nar , Rashemi ve Sossrimlerin kültürel değerlerinin birleşmesiyle oluşmuş olsa da , göçmen Chondathanlarla  ve ticaret yaptıkları cücelerle girdikleri sosyal ilişkiler sonucu onların da kültürlerinin etkilerinin taşımaktadırlar.Yüz yıllar süren bir süreçte büyüyen yerleşim alanlarının bu günkü durumuna bakıldığında Damaraların birincil olarak en hakim nüfusa sahip olduğu ülkeler :Damara ,Impiltur ,Thesk ve Vast ‘dır.Bunun dışında göçlerle yerleştikleri ve yaşadıkları diğer bölgeler Aglarond, Altumbel , Great Dale ,Moonsea ve Narfell’dir.Bir çok Damara’lı hayatını çiftçilik , odunculuk ve madencilik gibi mesleklerle geçirmektedir.Yaptıkları iş ne olursa olsun yaşam bölgeleri genelde sürekli soğuk kış şartları içerisinde olduğu için oldukça metanet ve güç isteyen işlerdir.Kızgın bir Damara’lı korkulması gereken bir düşmandır.

Damaralılar ortalama bir boy ve kiloya sahiplerdir.Ciltleri esmer ,sarı ve beyaz arasında gidip gelmektedir.Saçları genellikle düz kahverengi veya siyahtır.Sarışınlar da yok değildir.Göz renkleri oldukça değişebilmektedir ama en bilineni kahverengidir.Bir çok milletin karışımından oldukları için hepsinin özelliklerini gösterebilirler ve bu yüzden çok değişken fiziksel özelliklere sahip olabilirler.Earthfast Dağlarının güneyinde yaşayan Damara’lılar , daha çok Chondathan kuzenlerine benzemektedirler.Vaasa’da yaşayanlar ise daha çok Sossirimler’in etkilerini taşır.Eastling Reach’in doğu kesimlerindekiler ise Rashemi’lere daha yakın görünmektedirler.

Damaralılar hayatı bitmeyen ve baş edilmesi gereken  mücadeleler serisi olarak görürler.Tipik bir Damaralı’ kötü güçlere yaklaşmaz ve onlara hizmet etmez ( Daha iyi bir amaç için olsa bile…)Güven kazanılması gereken bir şeydir , ve bunu hak eden kişiler saygıdeğer kişiler olarak görülürler.Kalıtsal olarak soylu kanı taşıyan birinin bile bu mirası hak edip etmediğini kanıtlaması gerekmektedir.Damaralılara göre tarih,  gurur duyulması gereken geçmişteki olaylar zinciri değil , şimdiki zamanlarda yapılan işlerdeki aptallığın engellemesi için bir rehber ve bir yol göstericidir.

TARİHLERİ

Eastling Reach ile Lake Ashane arasındaki ormanlık uçsuz bucaksız araziler Narların geleneksel topraklarıydı.Mulhorandi izcileri kuzeyde fetih  edilecek yeni topraklar ararken  Narlar denilen bu kavmin varlığı keşfedildi.(-1500 DR civarlarında) .Bu kavmin göze batması ve özel bir hale gelmesi ise -1075 DR ve -1069 DR arasında yapılan Orc Gate Savaşlarına katılmalarıyla gerçekleşti.Doğudaki diğer kavimler gibi Narlar da Mulhorandi tarafından savaşmak üzere kiralandı.Bu savaşlardan sonra topraklarına döndüler , amaçları ise kendi krallıklarını kurmaktı.Narlılar geçen iki yüzyıl içerisinde önemsiz birkaç krallık kurdular bunlardan önemli olan yalnızca iki krallık oldu.Bir tanesi Ashanath (Lake Ashane’in batı kıyılarında) ve diğeri Tharos’du(Eastling Reach’in uç kısımlarında).

-970 DR’de Tharos’un Nectyard(kral)’ı Rawlinswood’un ortasına Dun-Thaross denilen kalesini inşaa ettirdi.Bazı iddialara göre güçlü bir demon lord ile anlaşma yapmıştı( Büyük ihtimalle Orcus olduğu söyleniyor.)Orcus’la anlaşması sonucunda Narfell Tacı ( Crown of Narfell) denilen artifacte sahip olmuştu.Kimilerine göreyse bu yükseliş biraz şans ve biraz da etkileyici lider özelliği ile gerçekleşmişti.Sebebi ne olursa olsun bu yükselişten sonra Tharos’un nectyard’ı diğer Nar krallıklarını birer birer himayesine almaya başladı.En sonunda ise diğer büyük Nar krallığı olan Ashanath’a kadar geldi.Nentchyard’ın ordusu ,Ashanath’ın baş kenti olan Shandaular’ı tam anlamıyla silip süpürdü.Shandaular bu olaydan sonra Lake Ashane’in batı kıyılarındaki taş yığınlarından başka bir şey değildi artık.-900 DR yıllarında Narfell,Impiltur krallığının şimdiki kuzey sınırlarından Ashanath’a , Giantspire Mountaints’in doğu yamaçlarından River Ulmer’in kuzey kıyılarına uzanan bir imparatorluk olmuştu.

Bu olayları izleyen yüz yıllarda Narfell’in yöneticileri gözlerini Priador Plateau’ya diktiler( Şimdilerde Thay’ın içerisinde bir plato).Mulhorand’ın çekilmesinden sonra yalnızca vahşi centaur ve gnoll kabilelerine ev sahipliği yapan bu topraklar Narlılara çok cazip gelmişti.Narfell ve Raumathar arasında çok uzun yıllar boyunca bu toprakları egemenlik altına almak üzere bir mücadele başladı.İlk zamanlarda Narfell başarılı olmuştu ancak -623 DR den sonra bu şansları tamamen tersine dönmüştü.Bunun nedeni Mulhorand’ın haince yaptığı akınlar ve Raumathar ordusunun yaptığı sürpriz saldırıdır.İmparatorluklarının kötüye gittiğini gören Narlı yöneticiler Crown of Narfell’in de teşvikleriyle demonlardan destek almaya döndüler.-150 DR da yüz yılın en büyük savaşlarından biri yapıldı ve çok büyük bir felaket sonucu iki imparatorlukta yok oldu.Bunun yerine iki imparatorluğunda çağırdıkları dış dünyalardan gelen karanlık destekleri eskiden hükmettikleri topraklarda başı boş dolaşmaya başladılar.Narfell’in yıkılışından sonra hayatta kalan Narlılar küçük gruplara bölündüler ve kendi çağırdıkları iblisler tarafından dört bir yanları çevrildi.

Easting Reach kıyılarında bulunan yıkılmış Jhaamdath imparatorluğunun kalıntıların üzerinden -255 DR yıllarında yeni medeniyetler kurulmaya başlandı.Sea of Fallen Stars üzerinden deniz yollarıyla yapılan Chodathan akıncıları Dragon Reach ve Easting Reach arasında yeni bir medeniyet kurmak için kolları sıvadı.İlk akıncılar -153 DR de Proskampalar ( daha sonradan Procampur oldu) ‘ı , -188 DR de Lyrabar’ı , -72 DR’de Chessegol ( daha sonradan Tsurlagol oldu) ‘u kurdular.Lyrabar’dan akıncılar etki alanlarını Easting Reach’in batısına , şimdiki Impiltur krallığının bulunduğu topraklara kadar genişlettiler.Lyrabar’ın 50 yıllık uğraşlarından sonra İmpiltur krallığı kuruldu ve Mirandor Dynasty ilk Impiltur kralı oldu.Genç , dinamik ve agrasif kral kısa zamanda bölgenin yakın geçmişindeki büyük imparatorluk Narfell’in yerine geçti.

Impiltur’un nüfusu giderek artmaktayken bölgede bulunan dağınık Nar kabileleri ve küçük topluluklar halinde bulunan Sossrim göçmenleri zaman içinde ya asimile edildiler ya da Great Glacier’ın güney bölgelerine doğru sürüldüler.Ülkedeki düşük soyluların , yüksek soylular gibi fetih etme yanlısı olmamaları nedeniyle ülkede ayrılıklar çıktı ve bir çoğu ülkeyi terk ederek göç ettiler.Bu göçler sayesinde doğrudan veya dolaylı olarak şimdiki birkaç medeniyet kuruldu.1 DR yılında Cormry krallığı kuruldu.163 DR ’de Altumbel ve 535 DR de Milvarune , 649 da Vast ortaya çıktı.

Impiltur’un doğu sınırlarını genişletmesi hiç de kolay olmamıştır.Great Dale’e giden yöndeki akıncılar uyuyan bir takım kötü güçleri yanlışlıkla uyandırmışlardır ve bunun bedeli Impiltur imparatorluğu için oldukça ağır olmuştur.Uzun süredir gömülü ve gizli kalmış demonlar ,half fiendler ve tieflingler Impiltur’un sınırlarında cirit atmaya başladılar.726 DR ‘de ise hazırladıkları büyük ordularını salarak Impiltur’a diz çöktürtmeyi başarmışlardır.Bu dönemde ülkenin bir çok vatandaşı ülkeyi terk etmiştir ve korku dolu hikayelerini gittikleri yerlere taşımışlardır.

Sonraki yıllarda ,Amn ve Calimshan gibi uzak memleketlerden gelen soylu Triad( Tyr , Ilmater ve Torm adlı tanrılarının birleşimini kapsayan kutsal birlik)şövalyeleri sefer başlatarak bu ülkeyi kötülük ve karanlıktan kurtarmak için bir mücadeleye girişmişlerdir.Bu seferler 2 yılın sonunda Citadel of Conjurers denilen kalede demon ordularının komutanı bir balor olan Ndulu’nun yenilmesiyle son bulmuştur.Sarshel adlı Paladin’in Citadel’e girerek Crown of Narfell’i yok etmesiyle seferler Triad Şövalyelerinin lehlerine dönmüştür.Bir zamanlar Orcus’un üzerinde güçleri olan bu artifactin yok olmasıyla beraber bölgedeki gücünü kaybeden demonlar tarafından güdülen ordular geri çekilmek ve kaçmak zorunda kalmışlardır.Bu başarısından sonra Sarshel  kurtulan yeni Impiltur’un yeni kralı olmuştur.

Bunu izleyen yüzyıllarda Impiltur kendisini adilce yöneten , zenginleştiren ve güçlendiren kralların etkisi altında varlığını sürdürdü.Bastırılmış iblislerin ve kötülüklerin etkilerinin yeniden su yüzüne çıkması ise cesur paladinler tarafından engellendi.Fetihler sürdü ve Impiltur’dan çıkan akıncılar 756 DR yılında Aglorand ‘ı 926 DR yıllarında ise Telflam ve Golden Way üzerinden giden daha pek çok şehri kurdular.Impiltur’un altın çağı 924 DR yılında bir soylu evde başlayan sorunlarla sona ermenin eşiğine geldi.Ardından başlayan bir iç savaşla soylu evler birbirleriyle mücadele etmeye başladılar ve bu kavgalar bir süre sonra büyük krallığı küçük şehir devletler haline getirerek böldü.

Spreading Spring Yılı( 1038 DR) Easting Reach bölgesine çok büyük yenilikler getirdi.Great Glacier kuzeye doğru erimeye başladı.Günümüzde Vaasa ,Damara ,ve kuzey Narfell’in bulunduğu topraklar oluştu.Buzların çekilmesiyle beraber Impiltur , Great Dale , Thesk ve Aglorand’dan bir çok göçmen harekete geçti ve Damara dedikleri bu topraklara yerleştiler.(Damara yerel lisanda “buzun altındaki toprak” anlamına gelmektedir.)Bu göçlerle beraber bilgeler zamanla buradaki halkı başka bir etnik grup olarak kabul etmeye başladı.1075 yılında Sembia’lı bir soylu olan Feldrin Bloodfeathers tarafından başkenti Heliogabulus’un kurulmasıyla  Damara bir krallık halini aldı.Bloodfeathers ailesi 1347 DR tarihinde ,Virdin Bloodfeathers’ın Zhengyi (Vaasa’nın Cadı Kralı) tarafından öldürülmesine kadar Damara’yı yönetti.Zhengyi zalim bir Lich’di ve 12 yıl boyunca hem Vaasa hem de Damara  üzerinde etkilerini sürdürdü.Gareth Dragonsbane ‘in liderliğini yaptığı bir grup kahraman tarafından 1359 DR’de yok edildi.Gareth böylece Damara’nın yeni kralı oldu ve krallığı yeniden inşa etmek için çalışmaya başladı.

Glacier’ın kuzeye çekilmesiyle beraber açılan yollardan çok büyük hobgoblin orduları 1095 yıllarında Impiltur’a saldırdı.Ironik olacak ki bu hobgoblin tehlikesi 924 yılından sonra şehir devletler haline gelmiş olan Impiltur’un yeniden birleşmesi ve bir krallık haline gelmesini sağladı.Hobgoblin akınlarını durduran Lyrabar’ın savaş komutanı Imphras , Hlammach ,Dilfuyr  ve Sarshel’deki insan güçlerini topladı.Ayrıca Gray Forestdeki Wood elflerin ve Earthfast Mountains’deki dwarfların desteğini de alarak bölgeyi hobgoblin tehtitdinden tamamen kurtardı ve 1097’de Impiltur’un yeni kralı oldu.Şu an yönetimin elinde bulunduran soylu evler de bu tarihte Imphras tarafından kurulmuştur.2. Imphras’ın oğlu Rilimbrar 1338 DR’de öldü ve yönetim hiç kral olamamış 4. Imphras’ın eşi Kraliçe Sambrly’e geçmiştir.

756 yıllarında Impiltur’lu akıncılar Aglorand’a gelseler de Yuirwood ve çevresindeki yaratıkların bertaraf edilip güvenli bir ülke haline getirilmesi 870-880 yılları arasında maceracı grupların yaptıkları mücadelelerle gerçekleşmiştir.Yuir elfleri yurtlarına gelip drowlar ve trollere karşı yaptıkları mücadelelerde kendilerine yardım eden insanlarla birleştirler.Onların torunları ise bir kıyı krallığı olan Velprin ile çatışmaya başladılar.Bu sürtüşmeler en sonunda 1065 yılındaki Ingdal’s Arm savaşıyla sonuçlandı.Savaşı kazanan half elfler savaş liderleri Brindor’u Agloarad’ın ilk kralı ilan ettiler.Yuirwood halkıyla barış yapmak istemeyen insanlar ise Altumbel’e göç ettiler.

Brindor’un torunu Philaspur , Thaylılarla yaptıkları Brokenheads savaşında 1197 yılında öldü.Yönetimi ikiz kızları olan Thara ve Ulae’ye geçti.Bu iki kız kardeş isimlerinden çok Gray Sisters olarak bilindiler.1257 yılında birkaç gün arayla öldüler ve yerlerini Ulae’nin oğlu olan Halacar’a ilk saf kan Damaralı olan kişiye bıraktılar.Halacar , Thay’a yaptığı akıllıca olmayan akınların birinde 1260 yılında Lapendrar savaşında hayatını kaybetti.Halacar’ın kız kardeşi Ilione kardeşinin yerine geçti.1320 ‘deki ölümüne kadar ülkeyi yönetti.Kendisinden sonra yönetimi bırakacağı bir çocuğu veya kardeşi olmadığından çırağına bıraktı.Günümüzde The Simbul olarak bilinen kişiye…

GENEL BAKIŞ

Damaralılar kahramanlık ve fedakarlık sergileyenlere , kötülüğe boyun eğmeyenlere saygı duyarlar.Damara toplumu zayıflık ve benciliği kaldırmaz.Yapılan işleri siyah ve beyaz olarak görürler.Toplumdaki bu katı yapı daha genç yaşta Damaralılarda gelişmeye başlar.Bir çok genç bu katı yapıya katılmak için ebeveynlerinin yolundan ilerler.Damara’nın bu sosyal yapısına uymak istemeyen asiler ise mecburi olarak ülkeyi terk eder ve kaçarlar.Bu sebepten ülkeyi terk eden Damaralılar batıya , Chondathanların ellerinde bulunan bölgelere göç edebilirler veya küçük bir kısmı gizlice demonlara tapmaya ve onlarla iletişime geçmeye başlayabilir.  

Damaralıların , Narfell’in kalıntılarından kalan demonlardan Easting Reach’i kurtarmak için mücadele ettiklerin yıllardan beri gelen bir maceracılık gelenekleri vardır.Bir çok genç ,özellikle soylu gençler , kendilerini  kanıtlamak için maceralara atılırlar.Amaçları aile servetlerinden kendilerine daha büyük paylar miras kalması değil , yeni yerler fetih edip zengin olmak ve Damara toplumunun isteklerini yerine getirip toplumda sevilen biri olmaktır.İyi yönelimi olan dinler bu ülkede oldukça köklü bir yere sahiptir.Dağların içlerindeki karanlık dehlizlerde , ormanların en bilinmeyen bölgelerinde varlığını sürdüren kötülüğü yok etmek üzere iyiliğin savaşçıları mücadeleye her zaman hazır bulunmaktadırlar.

DAMARALI KARAKTERLER

Damaralılardan genelde çok güçlü monklar ve paladinler çıkar ,çünkü toplumda hakim olan yapı , bu iki iş için gereken fedakarlık ve disiplin gibi gereklilikleri karşılamaktadır.Bir çok Damara’lı kendilerinde tanrılara bir çekim duyarak clericliğe adım atabilirler.Biraz daha azı ise druidlik veya rangerlık için güdüleniyor olabilir.Fighterlar ve rougeler dünyanın diğer bütün bölgelerine göre Damarada daha az sayıda bulunmaktadırlar.Çünkü Eastling Reach bölgesinde ne çok güçlü bir askeri yapıları ne de çok güçlü bir ticaret ortamı yoktur.Elbette bir takım istisnalar bulunmaktadır.Örneğin Telflam şehrindeki hırsızlar loncası veya Gelena Mountains’daki gizli bir kalede varlıklarını sürdüren  asssasin kardeşliği gibi…Mistik büyü kullanıcılarının hepsi bu ülkede çok az görülür çünkü burada bir tanrı veya ilahi güçten gelmeyen büyülü güçlere hala şüpheyle bakılmaktadır.Yine de wizardlar genel olarak kabul edilirken socererlara kanlarında taşıyabilecekleri demon soyundan dolayı daha şüpheci bakılır.

Prestige Classlar:Chondathanlar gibi , Damaralılarda da ilahi örgütlenmeye yakın olan prestije classlar görülür.Bunlardan en bilinenleri divine champion,divine disciple,divine seeker ve hierophant’dır.Telflamm’ın Shadowmasterları içerisinde bulunan rougelar genel olarak assasin veya shadow dancer gibi prestije classlara yönelebilirler.

 DAMARA TOPLUMU

Aglorand ve Vast dışında Damara toplumları kuralcı ve dogmacıdır.Aglorand’da bulunan toplumun kuralcı olmayışının sebebi ise elf etkisinin çok fazla olmasıdır.Yine Vast da diğer Damara ülkeleri kadar kuralcı sayılmamaktadır çünkü buradaki Damaralılar da Chondathan etkisi altındadırlar.Tek bir inanç olmamasına rağmen din Damara toplumunda merkezi konumdadır.Bir takım tanrılara inanmak her ne kadar saygı duyulan bir şey olsa da yine de insanların kişisel davranışları ve genel Damara toplum yapısına uymaları diğer insanların gözünde daha önemlidir.Sınıf farkları Faerun’un diğer ülkelerine göre burada daha az görülmektedir.Ancak topluma uyum sağlayamayan kişilere ikinci sınıf vatandaş muamelesi yapılmakta ve dışlanmaktadırlar.

Damara’nın şehirlerinde yaşayan insanlar tapınaklara bağlı okullarda eğitim görürler , gezgin rahipler ise kırsal kesimlerdeki insanlara hizmet verir ve onları eğitirler.Birçok Damaralı yapacakları işi henüz tapınak altında eğitim görürken , hayata atılmadan önce öğrenirler.Diğer kısım ise kendilerini tamamen tapınağa adamaya karar verir ve dini birliğe adımlarını atarlar.Yaşlılıklarında Damaralılar yeniden tapınaklarına dönerler , servetlerinin büyük bir bölümünü tapınağa bağışlar ve son günlerini tanrısının huzurunda hizmet edip ibadet ederek geçirirler.

Damaralılar ataları sebebiyle Chondathanların yaşadığı topraklarda kolay yaşarlar , bu insanlarla iyi geçinirler ve anlaşırlar.Faerun’da pek az Damaralı göçmen görülür ama yine de yolunu kaybedip evinden uzaklaşmış Damaralılar inandıkları tanrının tapınağına yerleşir ve hizmeti sırasında kendisini yabancı toplumdan soyutlarlar.

DİL VE YAZIN

Bir çok Damaralı birbirine oldukça benzeyen Ortak lisan ve Damaranı kullanır.Damaran daha önceden kültür alış verişine girdikleri Impiltur krallığı ve Eartfast Mountains’daki cücelerin etkisiyle Dethek alfabesini kullanmaktadır.Altumbel ve Aglorand’da istisnalar geçerlidir.Burada ortak lisan ve Aglorandca kullanılmaktadır.Dil olarak Damaran’a oldukça yakın olmasına rağmen alfabe olarak Dethek değil yaşadıkların toplumu paylaştıkları elflerin etkisiyle Espruar alfabesini kullanırlar.

Impiltur’da kullanılan ikinci diller Chondathan , Dwarven , Aglorondan veya Chessentan’dır.Damara ve Vaasa’da kullanılan ikincil diller Chondathan,Dwarven,Orcish veya Uluik olabilmektedir.Bir çok Narlı ikincil dilleri olarak Rashemi ,Uluik veya Tuigan konuşmaktadır.Great Dale de yerleşmiş olanlar genelde ikincil dil olarak Rashemi öğrenmektedirler.Bir kısmı da Thay alfabesiyle yazılmış Mulhorandi lisanını da öğrenebilirler.Thesk’in güneyinde Aglorandan en popüler ikincil dillerden biri olmakla beraber Telflam kıyılarında daha çok Chondathan ve Turmic tercih edilmektedir.Aglorand’da yaşıyanlar aynı zamanda elfçe de öğrenebilmektedirler.Diğer ikincil dilleri : Damaran ,Chessentan,Sylvan veya Mulhorandi olabilmektedir.

Barbarlar ve köylüler dışında neredeyse bütün Damara’lılar okuma yazma bilmektedirler.

DAMARA  BÜYÜLERİ

Damaralıların en sevdikleri büyüler dost ile düşmanı ayırmalarını sağlayan büyülerdir. Aynı zamanda kendilerini kötülükten veya dış dünyalı yaratıklardan koruyacak büyülere de ilgi duyarlar.Kuzeyde büyüyle havaların kontrol edilmesi hayatı kolaylaştırmak için önemli bir işlemdir.Aynı zamanda kuzeydeki buzlu diyarlardan gelen yaratıklara karşı ateş içerikli büyülerin kullanılması da tercih edilen bir şeydir.

Büyüler ve Büyü Kullanıcıları :

Clericlerin çok yaygın olmasına bağlı olarak Damaralıların çok güçlü bir ilahi büyü gelenekleri vardır.Mistik büyü kullanıcılarına karşı şüpheyle yaklaştıklarından bunların sayısı daha azdır ancak yine de Narfell’in soyundan gelerek bu işle ilgilenen birkaç insan çıkabilmektedir.Damaralarıda socererlık oldukça fazla görülür , kanlarında bulunan demonic veya tiefling atalarına dayanan güçler hala sıklıkla ortaya çıkmaktadır.Damaralı wizardlar genellikle abjuration veya divination üzerine uzmanlaşırlar ve nacromancy veya conjuration’dan uzak dururlar.

Büyü Gelenekleri:Damaralıların en sevdikleri büyüler kötülüğü uzak tutan , veya ait oldukları düzlemlere kovabilen büyülerdir.Aynı zamanda zor doğa şartlarında yaşamalarını kolaylaştıracak büyüleri de severler.En çok görülen ve kullanılan büyüler şunlardır :basihment, dismissal, magic circle against evil , protection from evil,protection from elements, resist elementdir.Plannar ally ve planner binding gibi büyüler iyi yaratılışlı yaratıkları çağırmak için kullanılacak bile olsa şüpheyle karşılanmaktadır.İyi yönelimli Damaralı clericler genelde Lightbringer featini almaktadırlar.

DAMARALI BÜYÜLÜ EŞYALAR

Damaralıların en sevdiği büyülü eşyalar yine büyüleri gibi kendilerini doğanın zorluklarından ve lanetli demonların etkilerinden koruyan türde şeylerdir.Kılıçlar ve hançerler genel olarak , outsiderbane , defending , holy  veya lawful gibi büyülü özellikler verilerek hazırlanır.Topuzlar genelde distruption, holy veya lawful gibi büyülü özellikler içerisinde hazırlanır.Zırhlar ise genel olarak cold resistance ,ghost touch ,invulnerabillty veya warming gibi özel büyülü güçlerle donatılır.

En bilinen büyülü eşyalar:Boots of the winterlands ,candle of incoction, horn of goodness, phylactery of faithfulness ,quiver of Mielikki ve ring of warmth.Bu tarz özelliklere sahip büyülü eşyalar oldukça yaygın bulunduğundan Impiltur veya Damara’nın büyük şehirlerinde normal fiyatlarından %10 gibi bir oranda daha ucuza bulunabilmektedirler.

DAMARA TANRILARI

Damaralılar genel olarak kuralcı ve iyi tanrılara yönelirler.Bazı gizli kuraltanımaz habis iblislere tapan tarikatlar buna elbette dahil değildir.Dragon Reach boyunca genelde ilgi gösterilen tanrılar ; Chanuntea, Eldath , Mystra ,Tempus ,Torm , Tymora ,Umberlee ve Wauken’dir.Impiltur’un doğusunda ise daha çok : Ilmater ,Selune ,Tymora , Valkur , ve Waukeen.Thesk’de Golden Way üzerindeki yerlerde sık sık yolculuk ve ticaret gelişiğinden Chanuntea dışında Shaundakul ve Waukeen’e tapılmaktadır.Aynı zamanda yine Thesk’deki Telfalmm şehrinde Mask tapınağının gücü giderek artmaktadır.

Aglorand’da Chauntea çiftçiler tarafından oldukça sevilen bir tanrıçadır , balıkçılar ise Valkur veya Selune a tapmaktadırlar.Umberlee’de  bilinip tanınan tanrıçalardan olmasına rağmen  kibirli görülmektedir.Aglorandlılar  Yuir elfleri sayesinde Seldarine tanrılarına yakınlık duydular ve onları tanıdılar.Great Dale ise uzun zamandan beri Silvanus’un takipçilerin yaşadığı yer olmuştur.Burada Talona müritleri ile her zaman bir çekişme içinde bulunulmuştur.Ilmater tapınağı ise en çok Damara’da saygı görmektedir.Vaasa’da ise uzun bir süre Orcus’a tapan bir tarikat varlığını sürdürmüştür.Narfell’deki barbar kabileler ve Great Glacierdaki savaşçılar Tempus’u tanrıları olarak bilirler.

Bütün bu tanrıların içinde Ilmater , Damaralı ruhunu en iyi yansıtan ve kültürlerine en uyan yerleşmiş tanrıdır.Özellikle Impiltur ve Damara ‘da Ilmater kiliseleri ülke yönetimi için bile çok önemli bir yer tutarlar hatta bu iki ülkenin kralları çok kez Ilmater paladinlerinden çıkmıştır.Eastling Reach de bulunun neredeyse bütün Damara’lılar Ilmatere ve onun emrindeki kişilere saygı gösterirler. 

DİĞER IRKLARLA İLİŞKİLERİ

Damaralıların shiled dwarflarla çok eskiye dayanan ve kalıcı bir ilişkileri vardır ayrıca bunun yanında dayanıklı halkın geriye kalanlarına da eğilimleri vardır.(Duergarlar hariç tabii ki.)Halflingler , Impiltur dışında Damaraların diyarlarında oldukça seyrek görülürler ama bir çok Damaralı ülkede sevecenlikle karşılanırlar.Gnomelar , dwarflara benzer kabul edilmelerine rağmen Damara diyarlarında çok fazla bilinmezler.Elfler ve Half elfler Aglorand ve Gray Forest dışında neredeyse hiç bilinmezler ve şüpheyle karşılanırlar.Drowlar, Gelena Mountains’da bilinirler ve oranın yerel halkıyla düşmanlık içindedirler.Half Orclarlara da büyük bir şüphe ile yaklaşılır ancak Vaasa’da oldukça kalabalık bir azınlık oluşturmaları sebebiyle tolerans gösterilmektedir.

Damaralılar ,Narfelli sorcererların saldıkları kötülükle çok uzun bir zaman boyunca mücadele etmişlerdir bu yüzden demonlara ve onların soyundan gelen hiçbir şeye tahamül edemezler.(Örneğin Tieflingler).Red Wizardlar sayesinde Fire Genasilerle tanışmışlar ve eşit derecede onlardan da hoşlanmamaktadırlar.Diğer tür planetouchedlar Damara diyarlarında pek görülmez.

İnsan kültürleri içerisinde Damaralılar en çok Chodathanlılarla iyi geçinirler.İkincil olarak çok iyi geçindikleri ulus ticari ilişkileri çok sıkı tuttukları Turnamilerdir Narlar ve kuzeyli Rashemiler kabul görür ancak Mulanlar veya Thaylı Rashemiler büyük bir şüphe ile karşılanırlar.Tuiganların yaptıkları akın yüzünden silinip gitmeyen hatıralar onlarla iyi ilişkiler kurmalarını engeller.Son olarak birkaç on yıl önce yapılan Bloodstone Savaşının kalıntılarıyla bütün Vaasan’lılar demonlara tapan yağmacılar olarak görülmektedir.Damaralıların tek gerçek düşmanları konumundadırlar.

DAMARA ALEV EDEVATLARI

Sea of Fallen Stars’daki geniş ticaret sayesinde Damara , Chodahanlılarla pek çok şeyi paylaşabilmektedirler.Faerun’da genel olarak bilinen her türlü silah ,zırh ve genel eşyalar Damaralıların ellerinde de bulunabilmektedir.

Silah ve Zırhlar:

Damaralılar genellikle orta ağırlıktaki zırhları tercih ederler.Bu hem onları daha az yavaşlatır hem de yeterli derecede korur.Demonların ve kana susamış diğer yaratıkların diş ve pençelerinden korunmak için zırh önemli bir ekipmandır.En çok sevilen silahlar spear ,long spear ,glaive, halberd , greatswordlardır.Daha çok kullanılan zırh türleri ise leather armor , chainmail, breastplate ve  splinted mail dir.

 Nadir Eşyalar:Belki de Faerun’daki en nadir büyüsüz eşyalardan biri heavy aspergillum’dur.Genellikle Impiltur’daki Ilmater rahiplerinin ellerinde bulunan, içerisinde kutsal su taşınabilen ağır bir topuzdur.

EVCİL HAYVANLAR

Damaralılar pek çok köpek türünü evil hayvan olarak beslemektedirler.Özellikle dağlık ve buzlu bölgelerde köpekler gerek kızak çekmek veya yuk taşımak için kullanılmaktadırlar.Great Glacier’ın çekilmesinden sonra açılan alanlarda Damaralılar köpekleri avlanma veya sürü gütme amaçlı kullanmaktadırlar.Damaralı köpeklerini türlerinin diğer üyelerinden ayıran özellik daha kalın bir deriye sahip olmaları ve soğuğa daha dayanıklı olmalarıdır.Atlar da ayrıca Damara kültüründe önemli rol oynamaktadırlar.Soğuk ve zorlu araziler çoğunlukla yürünerek gidilemeyecek durumda olmaktadırlar.Impiltur’da daha çok andaluarian adlı at tipi bulunmaktadır.Bu atlar daha çok karavanlarda kullanılırlar, renkleri açık gri veya açık kahverengi arasında gidip gelmektedir.Vaasa ve Damara gibi ülkelerde grifon gibi egzotik binekler de kullanılabilmektedir.

DAMARA

Baş Kenti:Heliogabalus

Nüfusu:1,321,920 (%87 İnsan , %6 Dwarf, %4 Halfling , %2 Half Orc) İnsanların %70 i Damaran , %20 si Chodathan , %5 i Nar , %2 si Vaasan , %2 si Rashemi)

Yönetim Şekli: Monarşi

İnanılan Dinler:Ilmater , Silvanus ,Tempus( Barbarlar)

İhracat Ürünleri:Mücevher , altın , demir ,gümüş

İthalat Ürünleri:Yiyecek , odun , çiftlik hayvanları

Impiltur’un kuzeyinde , Moonsea’nin doğusunda bir zamanlar kudretli ancak şimdilerde orc gnoll ve benzeri ordularla verdikleri mücadelelerden dolayı zayıflamış krallıklarını yeniden inşa etmeye çalışan bir ülkedir Damara.Bir çok ırka ve dini inanışa tolerans gösteren , hoş görülü , ülkeye gelen yabancıları misafirperverlikle karşılayan bir ülkedir.(Özellikle yaratıkları ve tehlikeli şeyleri öldürebilecek yabancıları).Politika ile ilgilenenler veya maceralar yaşamak ve tecrübe kazanmak isteyenler bu ülkede pek çok fırsat bulabilirler.

Damara bir çok komşusuyla iyi geçinmekte ve güçlü ticari ilişkiler kurmaktadır.Özellikle Bloodstone adındaki çıkardığı mücevheri çevresindeki bir çok yere satmakta ve büyük kar elde etmektedir.Yine de Damara yöneticileri batı komşuları olan Vaasa’ya karşı oldukça temkinli yaklaşmaktadır ve yeniden oradan yükselebilecek bir tehlikeye karşı daima tetiktedirler.

YAŞAM VE TOPLUM

Damara’nın çalışkan halkı şu günlerde ülkesini yeniden inşa etmek için şu günlerde her zamankinden de fazla çalışmaktadır.Bir çoğu sevdiklerini ve eski hayatlarını kaybetmişlerdir, bunun için büyük yaslar duymaktadırlar.Ilmater’e tapınmak onlara bu zorluklara dayanmak için güç ve geleceğin daha güzel olacağına inanmaları için umut vermektedir.Ağlayan Tanrının Paladinleri ülkede sıklıkla görülebilir , ayrıca yine Ilmater’in monkları Glacier of the White Worm ‘a yakın bir yerdeki Yellow rose Manastırında yetiştirilirler.

Yakın tarihteki sancılarına rağmen Damaralılar bir çok insan milletinin cücelerin halflinglerin ve half orcların barış içinde yaşamasını sağlayan ülkelerinden onur duymaktadırlar.Madencileri gereğinden fazla metal çıkarmaktadırlar ve böylece hem ülkenin ihtiyaçları karşılanıp hem de büyük oranlarda ihracat yapılabilmektedir.Bloodstone geçitinin  altındaki svifneblinler son zamanlarda ilizyonist büyüler öğreten bir büyü okulu açmışlardır.

ÖNEMLİ COĞRAFİ BÖLGELER

Damara’nın bir çok yolu kış zamanında geçilemeyecek duruma gelir ama nehirler ülkenin her yerinden baş kente ulaşımını sağlar.Sıcak havalarda nehir üzerinden sandallar ,tekneler ile ulaşım sağlanırken soğuk vakitlerde nehirler buz tuttuğundan atların çektiği kızaklarla ulaşım sağlanabilmektedir.

Bloodstone Geçiti:Galena Mountains’in içinden geçen bir geçittir.Geçite iki  iki kale bulunmaktadır.Damara’ya ait olan kalenin adı Bloodstone Gate’dir.(Nüfus 13,233).Bu kale  hem Vaasa ile olan Bloodstone ticareti kontrol etmekte  de hem de Vaasa’dan gelebilecek herhangi bir tehlikeye karşı önem olmaktadır.

  

 

Earthwood:Bu küçük ve sık ağaçlarla bezeli orman inanılmaz bir güce sahiptir.Kesilen ağaçlarını birkaç yıl içerisinde hemen çıkarabilmekte ve sağlığını korumaktadır.Efsanelere göre çok uzun zaman önce bu ormanı koruyan bir druid buza ve donmaya karşı ormanı korumak için bir büyü yapmıştır ve o zamandan beri orman hiç buz tutmaz.Yaratıklar genellikle bu ormandan uzak dururlar.

Galena Mountains:Bu dağlar sivri uçlu , daima buzlarla kapı tepelerinde yüzlerce goblin ,dev ve daha bir çok yaratığa ev sahipliği yapmaktadır.Bu dağlardan 4 büyük dwarf yerleşkesi bulunmaktadır.Bloodstone Mines( Nüfus 500 ) , Hillsafar Hall ( Nüfus 1500 )  Ironspur (nüfus 1000) ve gold dwarflar tarafından yeni kurulmuş olan Firehammer Hall’dır(Nüfus 300).Bu dağlarda altın , demir ve bloodstone çıkartılmaktadır.Aynı zamanda iyi silahlanmış dwarflar buradaki yaratıkların kontrol altında tutulmasını sağlamaktadırlar.Underdark ayrıca madenlerin hemen altında derro , drow ve duergar şehirlerini barındırmaktadır.Dağların batı yamaçlarında Mulmaster ve Melvaunt gibi yerlerden gelen madenci kampları görülmektedir.

Glacier of the White Worm:Earthspur Mountanis’in yüksek zirvelerinden gelen buzların erimesiyle akan nehirler bir tarafta Moonsea’ye bir tarafta Impiltur ve Damara arasındaki bir göl olan Lake Ice Melt’e akmaktadırlar.Burası da Earthspur dağlarının yüksek zirvesindeki dev bir buzuldur.İsmini etrafta cirit atan beyaz remorhazlardan ve dev boylardaki frost wormlardan almaktadır.Bu bölgeye adımını atıp hayatta kalan maceracıların söylediklerine göre bu yaratıkların yanı sıra kar örümcekleri ve daha bir çok değişik tehlikeli yaratığın yaşadığı bir yermiş.

Eski tarihçiler  bu buzulun bir zamanlar Damara’yı da örten Great Glacier’in bir parçası olduğunu söylerler.Ancak yeni bilginlere göre bu gölgede şeytani ,doğal olmayan bir takım güçlerin etkisi olduğu söylenir.Bu kadar güneydeki ısıyla doğal yollarla buz haline kalmayacağını söylerler.

Buzula yukarıdan bakıldığında Earthspur’un sivri uçlarından biri üzerinde pencereler,kapılar balkonlar ve içerisinde inanılmaz karmaşık dehlizlerin , koridorların ve odaların bulunduğu Citiadel of White Worm bulunmaktadır.Bu hisar daha çok Yellow rose manastırı olarak bilinir.Ilmatere saygılı keşişler burada eğitimlerini tamamlar , blueberry şarabı yapar ,görülmeye değer el işleri ve Ilmater’i onurlandırmak adına sanat eserler yaparlar.Bu monklar aynı zamanda Narfell, Damara, İmpiltur ve Vaasa’daki haberleri toplar, arşivler ve takip eder.

 

ÖNEMLİ ŞEHİRLER:

Gates:İki duvarlı kale Bloodstone pass’ın çıkışını korumaktadır.Aynı zamanda ülke herhangi bir saldırı veya istila karşısında kaldığında insanların sığınacağı bir yer konumundadırlar.Damara kapısı 3 mil uzunluğunda ve 30 feet yüksekliğindedir.Balistalarla desteklenmiş koruyucu kulelere sahiptir.Vaasan kapısı ise yarım mil uzunluğunda 60 feet yüksekliğindedir.Yine benzer şekillerde korunan kulelere sahiptir ancak hisar kısmı arkada kalmıştır.

Heliogbalus( Metropolis 44,111):İlk Damara tahtının bulunduğu ve şimdiki Kralın da yönetimini sürdürdüğü şehir burasıdır.Zengin bir ticaret noktası olan bu şehir Faerun’un farklı yerlerinden kuzeye gelen tüccarların yollarının bittiği noktadır.Damara’da bir çok yabancı eşya ve tüccar kurumu bulunabilmektedir.Halka bir çok aradığı şeyi bulma olanağı sağlar.5 yıl önceye kadar şehrin resmi bir ordusu yoktu , sadece tüccarlar  loncalar tarafından teftiş ediliyordu.Yeni kral tüccarların loncalarını dağıtmalarını emretti ve ardından genç Ilmater Paladinlerini yetiştirerek şehir ordusunu oluşturdu.

Trail’send (Large City , 14,116):Bu baronluk şehri kuvvetlendirilmiş bir kalenin etrafına inşa edilmiştir.Şehir ve baronunun Impiltur ülkesiyle dostça ilişkileri vardır.Baron , Donlevy the Young Cadı Kralın yönetiminden kaçmış ve Kral Dragonsbane’in korumasına sığınarak Damara’ya gelmiştir.Şimdilerde servetli bir soylu olan baron , kralın , Impiltur krallığı ile öncelikli bağlantısı konumundadır.Trailsend genellikle Damara’yı ziyaret edenlerin ilk göreceği şehir konumundadır.Bir çok iş ve macera imkanı bu şehrin surları içinde bulunabilmektedir.

 

ÜLKE TARİHİ

Damara , yaklaşık 300 yıl önce(1075) Bloodfeathers ailesi tarafından kurulup yönetilmeye başlandı.Eskiden demir , gümüş ve bloodstone ticaretleri sayesinde hızla zenginleşmiş bir ülkeyken Vaasa’dan gelen akıncılarla yaptıkları 12 yıllık mücadele sonucunda zor günler yaşadı.

Vaasa’nın Cadı Kralı deniden Zhengyi adlı Lich , Damara toprakları üzerine undeadler, goblinler , giantlar , gnoller ve orclardan oluşan ordularını gönderdi ve Kral Virdin Bloodfeathers’ı öldürdü.Zhengyi’nin orduları Damara’nın kuzey kısımlarını ele geçirmişlerdi ki bir maceracı grubun lichi durdurması üzerine dağılıp kaçıştılar.Gareth Dragonsbane aşağı soylularla anlaşma yaptı ve halkın da desteğini alınca 1359 yılında kral oldu.

Damara’nın yeniden birleşmesiyle Kral Dragonsbane halkıyla beraber ülkeyi yeniden güçlendirmek için çok çalışmaya başladı.Ülkenin gerek ekonomisini , gerek askeri gücünü yukarılara taşımak istiyordu.Vaasa ile arasında bir geçit olan Bloodstone geçitine kaleler yaptırdı böylece daha önceden kendini dağıtan düşmanlarına karşı hep tetikte olacaklardı.Impiltur ile ticari ilişkilerini daha da geliştirdiler ve bloodstone’u satıp tekrar zenginleşmeye başladılar.

Kral Dragonsbane ülkeye çeşitli yerlerden maceracıların akın etmesini ve bu maceracıları ülkesine bağlayarak dış güçlere karşı etkin olmayı planlıyor.Kral ülkeye yerleşip hizmet edecek maceracılara bolca para , toprak hatta aşağı soyluluk teklif ettiğinden ülkedeki maceracı sayısı her geçen gün artmaktadır.

ILMATER

The Crying God, the Broken God

Intermediate Deity

Sembol:Kırmızı iplerle sarılmış bir çift beyaz el.

Bulunduğu Düzlem:House of the Triad

Aligment:Lawful Good

Alanları:Dayanıklılık ,çile ,şehitlik ,azim

Genel olarak inananları:Kusurlular, fakirler,monklar,zülme uğrayanlar,köleler,köylüler,paladinler…

Favori Silahı:Silahsız dövüş

Bonkör ve iyi ruhlu bir tanrı olan Ilmater( ill-may-ter) sessiz , sakin , sürekli omuzlarının üzerinde yük taşımaya ve acı çeken dünya için ağlamaya sürekli hazırdır.Çok sakin ve zor sinirlenen bir yapıya sahip olmasına rağmen onun gazabını üzerine çekmek ölüm demektir.Çocukları ve genç olan bütün yaratıkları korur, gözetir ve onlara zarar verecekleri engeller.Ağlayan Tanrı’nın bedene bürünmüş görüntüsü orta yaşlı, vücudu kötü derece zarar görmüş acı çeken kırılmış kemikler ve işkence izleri taşıyan bir adam görünümündedir.Kısa boylu ,kel ,dayanıklı ve iri yapılı  , sadece üzerini örtecek pejmude elbiseler vardır  ama yüzünde inanılmaz sıcak ve rahatlatıcı bir ifade vardır.

Ne yazık ki kendisinin ve inananlarının felsefeleri herkes tarafından anlaşılamamıştır ve başkaları Ilmater ve rahiplerini hakir ve zavallı görmektedir.Ancak yine de Faerun’da en çok inananı olan tanrılardan biridir.Bu acımasız dünyada fakirler , hastalar ve yardıma muhtaçlar Ilmater’den daha iyi sığınacakları bir ilah bulamazlar.Ilmater tapınakları köylü halk tarafından hemen hemen her yerde çok sevilir ve hoş karşılanır.Aynı zamanda bu tapınaklar şifa evleri olarak da işlev görürler.Zayıflıktan nefret eden, gözleri dönmüş tiranlar veya kötü insanlar Ilmater’in felsefesini anlayamayacağı gibi ondan ve ona inananlardan nefret ederler.

Ilmater’in clericleri büyüleri için sabahları dua ederler.Bunun dışında ibadetleri gereği günde 6 kere özel dualarını gerçekleştirirler.Özel bayramları veya günleri bulunmamaktadır.Ancak bazı zamanlar clericleri dinlenmek için izin alırlar.Bu dönemlerde cleric 10 gün boyunca Ilmater’in dogmalarından uzaklaşır , normalde tanrısının hoşuna gitmeyeceği bir şeyi yapabilir ve ruhsal hırpalanmasını bir süre olsun durdurabilir.Bu gelenek bazen clercilerin yapması gerektiği ama dogma dışında kalan bazı hareketlere neden olabileceğinden üst rütbeli clericler tarafından geliştirilmiştir.En önemli ritüel Turning denilen ritüeldir.Bütün Ilmater Clericlerinin yapmakla görevli olduğu bu ritüel ölüm döşeğindeki kişinin Ilmater’i kabul etmesi ve ona dua etmesini sağlamakla gerçekleştirilir.Bir çok Ilmater clerici şifa iksirleri yapmayı öğrenirler böylece ulaşamadıklara noktalara da şifa ulaştırabilirler.Broken Ones denilen Ilmater’e tapan monk örgütü , masumları incitenleri takip edip onları durdurmak ve cezalandırmak üzere görev yaparlar.Bu monklar ; arcane devotees, clerics, divine champions, divine disciples, divine seekers ve hierophant olarak prestije veya multiclass alabilirler.

Tarih ve İlişkileri: Ilamter , Tyr(üssü) ve Torm ile beraber çok uzun zamandır beraber hareket eden ve Triad’ın içinde yer alan çok yaşlı bir tanrıdır.Ilmater aynı zamanda Lathander ile de müttefiktir.Yok etmekten ve acı çektirmekten hoşlanan tanrı/tanrıçalara karşıdır.En büyük iki düşmanı Loviatar ve Talona’dır.Diğer anlaşamadığı ve düşman olduğu tanrılar ; Bane, Garagos , Malar , Shar ve Talos’dur.

Dogma:Yaralı olana kim olduğunu önemsemeden yardım edin.Gerçek ibadet başkalarının acılarını çekmektir.Eğer siz başkalarının acılarını onların yerine çekmeyi seçerseniz Ilmater’de size destek olur.Sonucu size acı veya kötülük getirecek  olsa da doğru olduğuna inandığınız şeyi yapmaktan çekinmeyin.Bir amaç uğruna gelen ölümde üzülecek ve utanacak bir şey yoktur.Bütün tiranlara ve zorbalara karşı gelin , adaletsizliğin bulunduğunuz yerde hakim olmasına izin vermeyin.

Clericleri ve Tapınakları:Ilmater rahipleri yalnızca ihtiyaçları olanı tüketir fazlasını dağıtırlar.Yaralanmışlara , hastalara her zaman zamanlarını ayırırlar.Canı yananların dili , kaybolanları rehberi olur ,açları doyurur , evsizlere barınak bulurlar.Hasta olanlar için hem büyülerini hem de doğal bitkileri ve ilaçları kullanırlar.Ölüleri gömerler , hastalıkları yok ederler , fakirlere  yemek içecek ve odun verirler.Hayatın ve çile çekmenin kutsal olduğuna inanırlar.Savaş geldiği vakit kendilerini toparlarlar küreklerini , şifa iksirlerini , çadırlarını , ve şifa için gerekli eşyalarla dolu vagonlarını ayarlar ve işe koyulurlar.Faerun’un zengin şehirlerini gezer ve buralarda tapınakları için para toparlar.

Ilmater tapınakları genellikle kırsal arazide yol kenarlına inşa edilmiştir.Yolcular için uğrayıp dinlenebilecekleri bir duraktır.Bir çok Ilmater azizlerinin isimlerini almıştır.Bazıları bir çeşit konaktır.Koruyucu duvarlar ve büyülerle çevrili , içerisinde Ilmater için kutsal alanlar barındırırlar.Bunun dışında normal bir konağın sahip olduğu gibi bahçe , ahır , gibi bölümlere de sahip olurlar.

Ilmater rahipleri hafif , solmuş gri bir tunik ,yelek ve pantolon giyerler.Kafalarına gri ( normal clericler) veya kırmızı( yüksek rütbeli clericler) takkeler takarlar.Henüz çırak durumunda olanlar ise takke giymez.Ilmater’in sembolü bir demir zincir ile boyuna geçirilerek ve tam göğüs hizasında görülecek biçimde taşınır.Bazı yaşlı clericler sağ veya sol gözlerine göz yaşı damlası şeklinde dövme yaptırmışlardır.

Ilmater rahipleri inanç sistemi içinde resmi olmayan bir hiyerarşiye sahiptirler.Bir bölgede en yetkili olan kişi en büyük temple ın baş clericidir.Ondan sonra Abbey ve ondan sonra da monastery gelmektedir.

 
Yazan: Berker “Hamatula” Berki
Ravenloft Hakkında Genel Bilgi 1
Faerun Tarihi - Crown Wars (Bölüm 2)