Son Haberler
Anasayfa » Etiket Arşivi: diyar

Etiket Arşivi: diyar

Öte Diyarlar #6 – Ten Candles

Gözlerden ırak kalmış oyun sistemlerini tanıttığımız Öte Diyarlar ile uzun zaman sonra tekrar karşınızdayım. Bugün size tanıtmak istediğim oyunun ismi Ten Candles. Sevgili dostum Aybars Yurdun’un bize tanıtıp oynattığı Ten Candles için trajik bir korku-gerilim oyunu diyebiliriz.

Devamını Oku »
planescape-logo

Mount Celestia Katmanlar ve Tanrılar

1- Lunia, The Silver Heaven: İlk ve en çok ziyaret edilen katmanız, Gümüş Cennet. Bu katmanda sürekli gece yaşanır hiç güneş yoktur ama sakın aldanmayın öyle korkutucu sislerin içine gizlenmiş yaratıklar yoktur. Tam aksine güzel bir yaz akşamı deniz kenarında uzanmışsınız gibi hafif bir meltem eser ve gökyüzünde parlak ay ışığını ve yıldızları görürsünüz. Lunia katmanı Celestia Dağının çıktığı denize sıfırdır. Yani denizin üzerinde yükselir. Bu deniz tamamen kutsal su görevi yapar. Yani negatif enerji boyutundan varlıklar veya undeadler bu denizi geçemez. Deniz kenarlarında pek çok irili ufaklı kasabalar ve şehirler bulunur. Ticaret sürekli olarak yapılır. Zira bu katman diğer altısına göre en çok ziyaret edilen ve diğer düzlemlerle sınırı olan tek katmandır. Denizinde ise her türlü su yaratığı bulabilirsiniz. Özellikle deniz elfleri çok yaygındır. Suyun altındaki yapay portallar ile Material Plane’lerdeki diğer deniz elfleriyle ticaret yaparlar. Kıyıda pek çok irili ufaklı kaleler bulunur. Hepsi sürekli ticaretle uğraşır.  Katmanın lideri olan archon Barachiel deniz kenarında bulunan Citadel of Stars adlı kalesindeki tahtında oturur ve katmanını gözler. – Castle Mahlevik: Celestial’lar o kadar da acımasız değillerdir. Yargısız infaz asla yapmazlar. Hatta kalbi tamamen kötülükle dolu olanlara bile ikinci bir şans verebilirler. Bunun en güzel örneği Mahlevik adındaki wizard’dır. Kendisi Chaotic Evil yönelime sahiptir. Yani celestialların istemediği her şey. Kıyıya yaptırdığı kalesini misafirhane gibi kullanmaktadır. Gelen herkesi evinde misafir ederek kalbine iyilik tohumları yerleştirmeye çalışmaktadır. Tabi ki daha çok yolu var. Bazen ağzından yanlışlıkla iyi tanrılara küfür çıksa da geldiğinden beri yaptığı kötü bir şey olmamıştır. Hatta kendisi gibi kötü arkadaşlarını ( hatta bir lichi bile) evine davet edip onları iyiliğe çekmeye çalışmıştır. Lunia’da Yaşayan Tanrılar – Unutulmuş Diyarların Adalet Tanrısı Tyr’in (greater deity) asıl katmanı burası olmasa da burada da diyarı mevcuttur, The Court – Hindu Tanrılarından Fedakarlığın ve Jupiter’in Tanrısı Brihaspati ve diyarı Nectar of Life, – Japon Mitolojisinden Mutluluğun Tanrısı Shichifukujin ve diyarı The Eight Happinesses bu katmanda yaşayan tanrılar ve diyarlarıdır. 2- Mercuria,The Golden Heaven: İkinci katmanız Altın Cennet. Altın denmesinin iyi bir sebebi vardır. Çünkü nerden geldiği belli olmayan altın gibi parlayan ışıklar aydınlatır bu katmanı. Lunia’da nasıl sürekli geceyse burası da sürekli ışıkla aydınlatılır. Güzel tepeler, yemyeşil vadiler, berrak akarsular ve daha nice güzellik bulunur burada. Mercuria’nin en çok bilinen özerliği kadim kabirleridir. Büyük davalar uğruna ölmüş paladinlerin mezarları ve anıtları bulunur burada. Ve belirli aralıklarla törenlerle anılırlar. Mercuria aynı zamanda archon ordularına silah ve zırh sağlar. Devasa boyutlarda zırh ve silah depoları bulunmaktadır. Katmanın lideri Domiel’de elinde kılıcını hiç bırakmadan saf altından yapılma 120 metre uzunluğundaki kulesinde düşmanlarını gözler. Mercuria’da Yaşayan Tanrılar – Bu katmanın en çok duyulan bilinen tanrısı Bahamut’tur. Ejderhaların Yaratıcısı Büyük Tanrı Io’nun oğludur. Platin Dragon, Kuzey Rüzgarların Lordu, Ejderkral olarak da bilinir. (intermediate deity). Çok bilge bir ejderhadır. Paladinleri de çoktur. Teknik olarak katmanı burası değildir. İlk dört katman arasında sürekli dolaşır. Ancak hazinelerini sakladığı katman burasıdır. – Greyhawk oyun sisteminden Huzurun ve Barışın Tanrısı Rao (greater deity) ve diyarı Sweet Reason, – Unutulmuş Diyarlar evreninden Görevin ve Sadakatin Tanrısı Torm (normalde demigod, DnD 3rd ve 4th Edition’da sonradan lesser, intermediate ve en son greater deity olmuştur) ve diyarı Trueheart, – Hindu inanışının Baş Güneş Tanrısı Surya ve daha düşük Güneş Tanrısı Mitra ve diyarları Goldfire, – Hindular’ın Baş Tanrısı Vishnu ve diyarı The Divine Lotus – Japon inanışındaki Güneş Tanrısı Amaterasu ve diyarı Radiant Light bu katmanda yaşayan tanrılar ve diyarlarıdır. 3- Venya, The Pearly Heaven: Geldik İnci Cennetimize. Önceki ikisinden farklı olarak bu Cennet soğuktur ve sürekli hafif bir kar yağışı mevcuttur. Etrafı çevrili özel tarım alanları ve hafif bir kar örtüsüyle kaplı ormanlar ve korular çok yaygın görülür. Katmanın lideri Erathaol the Seer gelmiş geçmiş yaratılan en yakışıklı varlık olarak tarif edilir. Lakabından anlaşılacağı üzere gerçekten bir kahindir ve sürekli çalışan bir fabrika gibi durmadan bilgi toplar yazar çizer vs. Suyun altında bulunan yarı kütüphane yarı kale olan evinde yaşar. Söylenenlere göre tüm düzlemler içinde en çok bilgi içeren yer onun kütüphanesidir. Venya’da Yaşayan Tanrılar Buçukluk tanrılarının büyük bir kısmı burada yaşamaktadır. Kendilerine ait ek bir boyut olan The Green Hills’te yaşamaktadırlar. Ölmüş buçuklukların ruhlarının büyük bir kısmı da buraya gelir. – Dungeons and Dragons’ın bilinen en eski tanrıçalarından olan aynı zamanda Unutulmuş Diyarlar’da da gözüken Buçukluklar Tanrıçası Yondalla (greater deity), – Greyhawk ve Unutulmuş Diyarlarda gözüken buçuklukların Koruyucu ve Savaşan Tanrısı Arvoreen (intermediate deity), – Greyhawk ve Unutulmuş Diyarlarda gözüken buçuklukların Arkadaşlık ve Güven Tanrısı Cyrrollalee (intermediate deity), – Dungeons and Dragons’ın ilk tanrılarından, Savaş, Yasa ve Şöhret Tanrısı Heironeous (greater deity) ve diyarı The Fields of Glory bu katmanda yaşayan tanrılar ve diyarlarıdır. 4- Solania,The Electrum Heaven: Sanırım en sevdiğim katman burasıdır. Gökyüzü gümüş rengi ışıkla aydınlanırken yeryüzü tamamen sarı-kırmızı kanyonlarla kaplı olduğu için buraya Kehribar Cenneti diyorlar. Altın toprak rengi ve gümüş rengi ışığın kesiştiği yerdir burası. Kanyonların içinden çok sayıda nehir geçer yani öyle çöl gibi kurak bir yer değildir. Her yerde çok sayıda manastırlar bulunur. Yer yer sisler yükselse de bu sisler tehlikeli değildir. Bu kanyonların içinde çok derin mağaralar bulunur. Tüm düzlemler içinde en değerli ve kaliteli maden kaynaklarını bu mağaralarda bulmanız içten bile değildir. Cüce tanrılarının büyük bir kısmı buradadır. Katmanın lideri Pistis Sophia, bir keşiş gibi yaşadığı için belirli bir evi yoktur. Sisler arasında sürekli dolaşır. Yolundaki yardıma muhtaç herkese yardım eder. Solania’da Yaşayan Tanrılar – Moradin, Cücelerin Baba Tanrısı (greater deity) ve karısı Berronar Truesilver (intermediate deity) Erackinor adındaki büyük cüce evinde yaşarlar. Moradin’in meşhur Soul Forges (ruh dövenleri) burada bulunur. Cüce ruhlarını ateşten geçirerek onları daha da dayanıklı yaptığı söylenir – Couatlların tanrısı (rengarek pullu dev boyutlarda bir boyut-dışı yılan) Jazirian (greater deity) ve diyarı Uroboros, the Gates of Wisdom – Ejderha Mızrağı’nın Baş Tanrılarından, İyiliğin, Işığın ve Cesaretin tanrısı Paladine ve diyarı The Dome of Creation, – Çin panteonundan Doğrunun ve Sınanmanın tanrısı Chung Kuel ve diyarı The Ministry of Virtue – Ve katmanda en çok sözü geçen tanrılardan biri olan Kuan Yin (Çin tanrısı) ve diyarı The Lotus Garden bu katmanda bulunan tanrılar ve diyarlarıdır. 5- Mertion,The Platinum Heaven: Platin Cennetimiz. Platin denmesinin sebebi ölen paladinlerin ruhlarının toplandığı (genel olarak) katman burasıdır. Her yer kutsal sularla çevrili kalelerle, şehirlerle ve kasabalarla doludur. En ünlüsü The City of Tempered Souls diye anılan Empyrea şehridir. Pek çok büyülü kaynak sularına ev sahipliği yapmasıyla tanınmaktadır. Bunun yanında hastane ve şifahaneleri de çok ünlüdür. Katmanın Lideri Raziel’de bu şehirde yaşar. Öfkesinin önüne geçebilen kimse yoktur ancak yargısız infaz yapmaz. Suçlu olduğuna karar verdiği kişiler korkmalıdır öfkesinden. Genelde şehir içinde sabit bir yeri yoktur. Sürekli dolaşır, paladinlere ve clericlerine ruhani rehberlik eder. 6- Jovar, The Glittering Heaven: En son katmana çıkmadan önceki belki de en ihtişamlı katmanımız. Mücevher taşları katmanın her yerinde ışığı yakalayıp öyle bir yansıtır ki sanki her şey en saf ışıktan doğmuş yaratılmış hissi uyandırır. O yüzden buraya Parlayan Cennet derler. Bu katmanın en ünlü yapısı Yetsirah, The Heavenly City’dir. Yedi katlı dev silindirik bir tapınaktır. Her katın sonunda bir köprü ve bu köprünün sonunda bir portal bulunur. Bu portallar diğer 6 katmana açılır. En ünlü portal en üst kattaki al-Sihal adındaki köprünün ucundaki portaldır. Bu portal yedinci katmana açılır. Saf ışıktan yapılmıştır bu portal. Köprüyü gelmiş geçmiş en güçlü Solar(archonlara benzeyen meleğimsi bir ırk) ırkına mensup kişilerden biri olan Xerona korur. Ve sadece geçiş hakkını kazananlara izin verir. Tüm bu şehir ve katman mücevher taşlarından (gemstones) yapılmıştır. Yani gözlerinizi kör edecek derecede parlak ve güzel bir ışıkla kaplısınızdır. Bu katmanın lideri Sealtiel, the Defender’dır. Kendisi Celestia’daki en güçlü ve ihtişamlı orduların büyük bir kısmına komutanlık yapar. Kalesi Pax Exaltea’da ikamet eder ve Celestia’ya bozuk ırkların (iblisler şeytanlar vs) girmesini engellemekle görevlendirilmiştir. 7- Chronias,The Illuminated Heaven: Gelelim en son katmanımıza Aydınlatılmış Cennetimize. Size burayı uzun uzun anlatmak isterdim ancak -maalesef- hiçbir kitapta, hiçbir kaynakta ve ya adventure setlerinde bu katmanı tarif edememişlerdir. Çünkü bu katmana kabul edilen kişiler bir daha asla görülmemiştir. Ancak Celestia’ya gelen ruhların en büyük amacı bu katmana çıkıp ışığın içine girmek ve Celestia düzleminin kendisiyle bir olmaktır. Saf ışığa dönüşmektir. Chronias saf cennete açılan geçit-katman görevi görüyor diyebiliriz. Katmanın liderinin Zaphkiel adındaki bir Celestial, kadim bir archon olduğu söylenir. Kendisi gerçekten şu anda yaşıyor olan en ama en yaşlı ve güçlü Celestialıdır. Yönetici konsey Hebdomad’ı kuran ilk 7 kişiden tek sağ kalan kişidir. Diğer ölen kendisi gibi kadim olan altı kişinin yerine yukarıda size anlattığım katmanların liderlerini seçerek konseyin devamlılığını sağlamıştır. Söylenenlere göre kendisi tanrılık özü barındırmasa da bir tanrıdan daha güçlüdür. Çünkü Ölmüş Çocukların, Yeni Doğanların Tanrısı olarak bilinir. Ve sadece en ama en saf iyilik barındıran kalpler Chronias’a ve Zaphkiel’in yanına kabul edilip saf ışığa katılabilirmiş.   Yazan: Sencer Coşkun

Devamını Oku »
planescape-logo

Mount Celestia Genel Bilgi

Ve işte geldik Celestia Dağına. Melekler Diyarı nam-ı diğer Anti-Baator. Tüm katmanlar içinde iyiliğin, merhametin, adaletin saf bir ışık fırtınasıyla harmanlandığı yer. Burada her şey bizim Material Planelerin ideal bir yansımasıdır. Her şey mükemmeldir. Kötü yönelimli varlıklar isterlerse en güçlü kudretli büyülerle güzel bir melek kılığında bu düzleme girsin, tıpkı güneşli bir gökyüzündeki kara bir delik gibi sırıtır adeta. Ve Celestia’nın sert adaletiyle yüzleşir. Eh good yönelimli karakterler için güzel bir yer olsa da Neutral ve Evil yönelimli karakterler için burası Abyss’ten beterdir.Hatta chaotic goodlar için bile kötü bir yerdir burası. Çünkü düzensizlik, karmaşa kısacası kaos kavramı bu düzlemin sözcük dağarcığında var olmaz bile. Her şey düzenli bir yasa ve emrin içindedir. Bu yüzden bu düzlemlere Paladinler Cenneti ya da Yedi Cennetler’i de denir. Fiziksel özelliklerine gelince. Bu düzlem adı gibi gerçekten bir dağdır. Yedi adet katman üst üste binerek bir dağ oluşturmuştur. Bu dağda en küçük atomuna kadar kutsal olan sonsuz bir okyanusun içinden çıkmaktadır. Bir katmandan diğerine çıkmak için tek yapmanız gereken tırmanmaktır. Zira yedi katmanın yedisi de gözle görülebilir şekilde üste üste dizilmiştir. En dipteki katmanı Arcadia ve Bytopia düzlemleriyle sınır oluşturur. Bu sınırlardaki doğal portallar ile yolculuk yapabilmek mümkündür. Celestia her türlü good ve lawful yönelimli ruhlara ve varlıklara ev sahipliği yapar. Solarlar, phoenixler, asuralar, hollyphauntlar ve archonlar. Tüm bu varlıkları, tüm katmanları, kısacası tüm düzlemi hatta diğer düzlemlerde ki good ve lawful varlıkları kontrol eden denetleyen, zayıf olanları savunan bir konsey mevcuttur. Celestial Hebdomaddır bu konseyin adı. Yedi üyesi vardır ve her biri kendi katmanından sorumludur. Liderleri Zaphkiel yedinci katman Chronias’ı yönetir. Çok eski zamanlarda Yedi Şehit denen gelmiş geçmiş en saf ve güçlü ırkın sağ kalan tek üyesidir. Bu yedi kişi Hebdomad Konseyini kurmuş ancak düşmanları tek tek hepsini yok etmiştir ta ki Zaphkiel’e kadar. O sağ kalmayı başarmış ve daha düşük Celestial ırklarından Hebdomad’ı tekrar kurmuştur. Yerçekimi ve zaman Material Plane ile aynıdır. Tüm katmanları sonsuz büyüklüğe sahiptir. Tanrılar tarafından istenilen şekilde şekillendirilebilir. Gelelim Archon isimli varlıklara. Tam bir Türkçe karşılıkları olmamakla birlikte melek olarak görebilirsiniz onları. On bir adet türleri mevcuttur ve Mount Celestia’da etkin güç olarak rol oynarlar ve en çok görülen ırklardandır. Özelliklerine bakalım; – Karanlık görüş yetenekleri vardır (darkvision), – Elektrik ve taşlaşma etkilerine tam bağışıklıkları vardır, – Zehre karşı belirli bir miktara kadar bağışıklıkları vardır, – İstedikleri an teleport olabilirler, – Her türlü dili anlarlar ve konuşabilirler. Etrafında doğruluk aurası yayılmaktadır. Yakındaki düşmanların yerini gösterir ve düşmanların bazı yeteneklerini kısıtlar (teleport olabilme gibi) – Evil yönelimli varlıklara karşı koruyucu alanları vardır. Türlerine gelince; 1- Hammer Archon: Madde Düzlemlerine gizlenmiş kötü varlıkların köklerini kurutmak üzere haraket ederler. 2- Hound Archon: Masumların ve yardıma muhtaçların köpek-başlı savunucularıdırlar. 3- Justice Archon: İşte tamamen bir melek görüntüsüne sahip Archon türü. Güneş ışığı gibi parlayan ağır zırhlı ve dev kılıç (greatsword) taşıyan kanatlı varlıklar. Biraz burunları havadadır zira Celestia’nın en saf şampiyonları olarak görürler kendilerini. 4- Lantern Archon: Havada uçan parlak ışık toplarıdır. Öyle fazla bir güçleri olmasa da az biraz zarar verebilirler. Ellerinden gelen yardımı yaparlar. Genelde rehber olarak görevde bulunurlar. 5- Owl Archon: Doğuştan uçmak için var olan Archon türü. Haberci, casus ve düşük celestial ırklarının savunucusudurlar, 6- Sword Archon: Büyük Düzen’in ağır savaşçılarıdırlar. Kollarını yanan bir kılıca dönüştürebilirler. Yani canlı birer silahtırlar 7- Throne Archon: Celestia’daki büyük ya da küçük şehirlerin komutanlarıdır. 8- Tome Archon: İşte Hebdomad Konseyini oluşturan Archon türü. Çok yüksek bir zeka seviyesine sahiptirler. Buna bağlı olarakta büyü güçleri ve fiziksel kuvvetleri inanılmaz yüksektir. Sadece yedi adet Tome Archon kalmıştır. Tome ( kitap,cilt) diye anılmalarının sebebi hepsi kendi katmanlarında olan biten her şeyi ama her şeyi kaydeder. 9- Trumpet Archon: Genelde ulak ve haberci olarak kullanılsalar da silahsız dövüş konusunda çok yeteneklilerdir. 10- Warden Archon: Bekçi Archonlardır. Yedi Cennetlere açılan boyut kapılarını denetler ve korurlar. Bu kapılardan da Material Planeleri izlerler. 11- Word Archon. Sözcük Melekleri. Varlıkların gerçek isimlerini kullanarak onlara karşı güç olarak kullanabilirler. Görünüşte silahsız ve zararsız gözükseler de gerçek adınızı öğrendiler mi sizlere yaptıramayacağı şeyler yoktur. Aynı zaman da savaşlarda Celestia ordularını cesaretlendiren konuşmaları da bunlar yapar. CELESTIAL HEBDOMAD Yedi Konsey Üyeleri, 1- Barachiel,The Messenger (haberci), birinci katman Lunia’nın yöneticisi 2- Domiel, The Mercy-Bringer( merhamet getiren), ikinci katman Mercuria’nın yöneticisi, 3- Erathaol, The Seer (kahin), üçüncü katman Venya’nın yöneticisi, 4- Pistis Sophia, The Ascetic( münzevi), dördüncü katman Solania’nın yöneticisi, 5- Raziel, The Crusader(kutsal savaşçı), beşinci katman Mertion’un yöneticisi, 6- Sealtiel, The Defender (savunucu), altıncı katman Jovar’ın yöneticisi, 7- Zaphikel, The Watcher (gözleyen), yedinci katman Chronias’ın yöneticisi.   Yazan: Sencer Coşkun

Devamını Oku »
planescape-logo

Katmanlar ve Tanrılar

Söylediğim gibi Abyss’in 666 hatta daha fazla katmanı bulunmaktadır. Bazı katmanların sahipleri bilinmemektedir ya da bazılarının birden fazla katmana hakim olduğu bilinmektedir. Bu karışıklığı önlemek amacıyla güzel bir tablo kullandım. Tabloda Liderler’in hakkında yazılan kutuların bazılarını boş göreceksiniz. Bu boşlukların sebebi bu liderlerin sadece isimlerinin bilinmesidir. Yani nerden gelmişler nereye gitmişler hiçbir kitapta bilgi yoktur. Bundan dolayı boş bırakılmıştır. Hepinize doyurucu gelmesi dileği ile. İSMİ LAKABI İLGİ ALANLARI Bulunduğu Katman Hakkında Abraxas The Unfathomable Magic words, arcane secrets, talismans 17: Death’s Reward Adimarchus Prince of Madness Insanity 507: Occipitus Eskiden bir Celestialdı (iblislerin tam tersi yaratıma sahip iyi özlü ırklar) Celestial boyutlarından kovulduktan sonra intikam için iblis ordusu toplayıp üst boyutlara saldırdı. Celestial’lar Adimarchus’u ve ordusunu , kendi üst boyutlarının bir kısmını feda ederek Abyss’e sürdü. Feda ettikleri bu bölgede Adimarchus’un Abyss’teki katmanı oldu. Ahazu The Seizer Night, abduction 73: Wells of Dakness Güçlü bir Demon Lord olan Ahazu kendi katmanının bir boşlukta yüzdüğünü fark etmiş ve katmanını kazarak o boşluğa ulaşmış ve ne olduğunu merak edip boşluğa atlamıştır. Hala geri dönmedi. Ahrimanes Chief of the Cacodaemons Exiles, wanderers r 452:Ahriman-abad Aldinach Lady of Change Transformation 1: Pazunia 1.Katman’da ikamet eden Demon Lord’lardan biri Alrunes The Soothing Spirit Protection, sisterhood Alvarez The Purging Duke Inquisition, torture 57: Torturous Alzrius Lord of Infernal Light Fire, destruction 601: Conflagratum . Anarazel The Daring Darkness Adventurers 79: The Emessu Tunnels Ansitif The Befouler Corruption of religious sites and relics 73: The Wells of Darkness (hapsedildi) Normalde 21.katmanın lordu olan bu iblis sonradan 73.katmana hapsedilmiştir. Areex The Forgotten Prince Unknown 73: The Wells of Darkness (hapsedildi) Arzial The Blooded Baron Subterfuge 45, 46, 47: Azzagrat (babasına bağlıdır) Abyss’in en güçlü ve en ünlü Demon Lord’larından Grazzt ve bir dişi insandan doğma bir Cambiondur. Aseroth The Winter Warlock Cold, ice, corruption, magic 566: Soulfreeze Söylentilere göre kendisi bir Buz Paraelemental boyutundan gelme bir archelementaldir. Bulunduğu katmandan oraya açılan iki taraflı bir portal bulunur. Çalıştırmak için bir kurban gerekmektedir. Asima The Unanticipated Ill surprises 4: The Grand Abyss Azael (öldü) The Ensnared Rebellion, war 422: Savage Searing (Şu an Yeenoghu’nun diyarı) Bu katmana hükmederken Yeenoghu tarafından öldürüldü. Azazel Prince of Scapegoats Blame, absolution 137: Outcasts’ End Baltazo The Seeping Sovereign Diplomacy, strategy 1: Pazunia Fazla güçlü bir Demon Lord olmasa da Blood War’da başarılı bir generallik dönemi geçirmiştir. Baphomet Prince of Beasts Minotaurs, beasts 600: The Endless Maze Hayvan yaratıkların ve Minatorların tapındığı bir Demon Lord’dur. Bilim Kulesi adını verdiği yerde yeni iblis türleri yaratmak için çalışmalar yapmaktadır Bechard  The Rotting Husk Decomposition, obsolescence 422: Yeenoghu’s Realm (eski yöneticisi) Obryth iblisidir. Katmanını Azael’e kaptırmış; Azael’de Yeenoghu’ya kaptırmıştır. Cabiri  The Watching Master Observation 73: The Wells of Darkness Obryth iblisidir. 73.katmana hapsedilmiştir. Chernovog The Green God The Verdant Chasm; Numarası bilinmeyen bir katmana hükmetmekle birlikte Ravenloft Kalesi ile bir bağlantısı vardır. Dagon  Prince of the Depths Creatures of the deep aquatic 89: The Shadowsea Güçlü bir Obyrith İblisidir. Obyrith’lerin düşüşünden sağ çıkan en güçlü iblislerdendir. Çok zeki ve kötücülde olsa bilgeliğe sahiptir. Diğer katmanlara fazla bulaşmaz. Demogorgon The Prince of Demons, The Sibilant Beast Demonkind 88: The Gaping Maw Çok güçlü sürekli şekil değiştiren bir iblistir. En güçlü Lordlara meydan okuyup hala sağ kalan nadir iblislerdendir. Hemen her dünyada farklı bir isim altında müritleri bulunmaktadır. Dwiergus The Chrysalis Prince The shaping of demonic races 558: Fleshforges İblislerin Anası Pale Night’tan bile daha yaşlı olduğu söylenen kadim bir Lord’dur. Yeni iblis türleri yaratmaktadır. Eblis Of the Unbended Knee Refusal to surrender 1: Pazunia Eldanoth The Bloodless Scion Crime, Murder 359: The Arc of Eternity Orcus’un eski sağ kolu. Orcus’un ölümünden sonra kendine bir katman sahiplenmiş ve suçluların tapındığı bir Lord olmuştur Eltab Lord of the Hidden Layer Hatred, retribution 248: The Hidden Layer Faerun’un bugünkü Thay bölgesine summonlanmıştır. Arından 1000 yıl boyunca Faerun’a hapsedilip tekrar serbest kalmış ve tekrar hapsedilmiştir. En son Szass Tam tarafından yenilmiş ve Abyss’e geri sürülmüştür Fraz-Urb’luu Prince of Deception Lies, subterfuge, illusion 176: Hollow’s Heart Göz boyama ustasıdır. Kimse gerçek şeklini bilmez hatta ona tapanlar bile aslında kime taptıklarını bilmez çünkü hemen her yerde farklı bir surette varlığını sürdürmektedir Graz’zt The Dark Prince Tyrants, despots, guile, debauchery 45, 46, 47: Azzagrat Abyss’teki en güçlü Demon Lord’lardan biridir. Pale Night’ın oğlu olduğu söylenir. 3 katmana birden hükmetmesinin yanı sıra hedefleride üç kat büyüktür. Haagenti Lord of Alchemy Alchemy 548: Garavond Alchemy ve mutasyonla ilgilenir. Ilsidahur The Howling King Bar-lgura 90: The Guttering Grove Bar-lgura denen iblislerin kralı ilan etmiştir kendini. Demogorgon ile ittifak halindedir. Juiblex The Faceless Lord Oozes, slimes and jellies 222: Shedaklah En güçsüz Lordlardan biridir.Kimse onu takmaz.Oozelar ve benzeri sürünen jölemsi yaratıklar tarafından tapılır. Kardum Lord of the balors Balors, fire 21: The Sixth Pyre Balor’ların tapındığı güçlü bir Demon Lord’dur. Kostchtchie Prince of Wrath Frost giants, wrath, rage 23: The Iron Wastes Her şeye karşı öfke besler. Kendisi Tanar’ri olmasına rağmen tüm tanar’rileri yok etmek ister. İşin aslı kendisi eskiden bir insandı. Bir cadının aracılığıyla lich benzeri bir yaratık olmuş sonradan Celestial boyutundan güçlü bir paragon tarafından Abyss’e sürülmüştür. Orda bir Demon Lord olmuştur. Lamashtu She Who Erases Monstrous births, deformity 503: Torremor (imprisoned) Dragon #329 “Demonomicon of Iggwilv”, page 67. Former consort to Pazuzu. Lazbral’thull The Butcher Torture, bloodletting 73: The Wells of Darkness (hapsedildi) Malgarius adlı Demon Lord’u yenmiş ve onun katmanını ele geçirmiştir. Sonradan hapsedilmiştir. Lissa’aere (f) The Noxious Poison gas 27: Malignebula Etrafı sürekli zehirli gazlarla çevrili Demon Lord daha doğrusu Leydi. Baş düşmanı Hava Elementallerinin Prenseslerinden Chan’dır. Lolth Demon Queen of Spiders Drow, spiders 66: The Demonweb Pits Lolth eskiden Elflerin tapındığı iyi bir tanrıça iken güç hırsına yenik düşerek diğer tanrılara ihanet etmiş ve Abyss’e sürülmüştür. Burada bir Demon Lord olmuş ve 1000lerce yıl Abyss’ın 66.katmanını yönetmiştir. Sonradan neredeyse yok olmasına sebep olacak bir hareketle 66.katmanı Abyss’ten sökmüş ve Astral Boyut üzerinde kendine yeni bir boyut yaratmıştır. Gücünü tekrar toparlayana kadar derin bir uykuya dalmıştır. Lupercio The Baron of Sloth Sloth, darkness 128: Slugbed Pale Night’ın oğullarından biri. Gerçek formu bilinmez. Çünkü her yönde yaklaşık 15 kilometre kadar karanlık yayar. Bu karanlığın içinden sadece korkunç kahkası ve korkunç kuvveti hissedilir. Lynkhab Lady of Regret Depression, desire 297: The Sighing Cliffs Zor savaşlar sonrası Succubus Kraliçesi lakabını kazanmış ardından Malcanthet adlı Succubus’a kaybetmiştir. Ona yaklaşanlar sürekli bir depresif hisler ve intihar arzusuyla dolar. Malcanthet (f) Queen of the Succubi Succubi, hedonists 570: Shendilavri Şuan ki Succubus Kraliçesi. Abyss’e Baator’dan gelen ilk succubuslardandır. Tapınanları tam olarak organize olmadığı için bir tapınak ya da benzeri bir yapısı bulunmamaktadır. Mastiphal The Hunting Sovereign Pursuit of prey 1: Pazunia (Vanelon Kalesi) Malanchet’in eşidir. Ona Malanchet’in düşmanlarının kellelerini getirip aşkını kazanmaya çalışır. Bundan dolayı lakabı Hunting Sovereign’dir. Miska The Wolf-Spider Spyder-fiends, war Imprisoned in Pandemonium. Yarı örümcek yarı kurt formunda gezer. Çok kadim zamanlarda Obyrith’lerin Kraliçesi tarafından eş olarak seçilmiş ve Law yönelimli güçlere karşı çok büyük savaşlara komutanlık etmiş ve hepsini kazanmıştır. The Wind Dukes isimli Law yönelim güçlerinin liderleri Rod Of Law adını verdikleri güçlü bir artifekt bulmuşlar ve bunuda Miska’yı Oerth dünyasında bulup hapsetmek için kullanmışlardır ve kullandıktan sonra 7 parçaya kırmışlardır. Şuanda da Pandemonium’da hapistir Munkir The White Guardian Afterlife, the back door to Paradise 77: The Gates of Heaven Munkir ve iş ortağı olarak nitelendirebileceğimiz Nekir aslında İslam dinindeki çoğumuzun bildiği Münker ve Nekir yani sorgucu meleklerden alıntılardır. Ancak bu ikisi bu sistemde melek değil birer Demon Lord’dur. Burdaki görevleri ise Abyss’ten Cennet boyutlarına açılan kapıları korumaktadırlar. En büyük düşmanları Azor’alq’dır. O da Cennet Kapılarının diğer tarafında bulunmaktadır ve Paladinlerin tapındığı bir tanrıdır  ve elf yapımı adı Faruk olan bir kılıç kullanmaktadır Nekir The Black Guardian Afterlife, the back door to Paradise 77: The Gates of Heaven Nocticula The Undeniable Night 72: Darklight Karanlığın kapladığı bir katmandadır. İyi yönelimli varlıklar bu katma girdiklerinde karanlığın içinde deniz feneri gibi parlar ve sizi yok etmek isteyen gölge varlıklara yol gösterirler. Obox-ob (o) Prince of Vermin Vermin 663: Zionyn Bir Obyrith iblisidir ancak kendi kraliçesi tarafından öldürülmüştür. Öldükten sonra tekrar yaşama dönen Obox-ob Tanar’rilerden nefret eder ve onları Abyss’ten temizlemek için planlar yapmaktadır. Aynı zamanda Eladrin halkından’da nefret eder. Orcus Prince of the Undead Undead, Abyssal ascension, escape from death 113: Thanatos 1974 yılında bizzat Gary Gygax tarafından yaratılan ve günümüze kadar gelen en ayrıntılı Demon Lord olarak gösterebiliriz. Hikayesi çok uzun olsa da özetleyeyim. Normalde chaotic bir tanrıya tapan basit bir ölümlü rahipti. Öldükten sonra Chaotic yönelimli olduğu için ruhu Abyss’e gelmiş ve iblislerin en düşüğü yani bir larva olarak yeni yaşamına başlamıştır. Binlerce yıl sonunda gelişerek ilk önce Mane iblisine gelişmiş ardından sırasıyla dretch,rutterkin,vrock,glabrezu,Nalfeshnee ve en sonunda bir balora dönüşmüştür.Sonra Demon Lord olmuş arından çok fazla mürit toplamış ve tanrılığa yükselmiştir. Kendine Prince of Demons lakabını alarak bu lakabı kullanan diğer Demon Lord’larla düşman olmuştur. İki kez öldürülmüş iki kez tekrar diriltilmiştir. Son diriltilmesinden sonra tanrılığını kaybetmiştir. Pale Night (o) The Mother of Demons Motherhood 600: The Endless Maze, 471: Androlynne Kendisinin bir Obyrith olduğunu sonradan öğrendiğimiz İblislerin Anası. Söylentilere göre en güçlü Demon Lord’ların pek çoğunu o doğurmuş hatta tüm tanar’ri ırkının ondan geldiğini söyleyenler vardır.Normalde iki katmana hükmeder ancak 471. Katmanı savaş alanı olarak kullanır. Zamanında aldatmaca ile Eladrin’lerin Kraliçesi Celestial boyutlarından Morwelin kocası Prens Ascodel’i kandırarak binlerce elf çocuğunu 471.katmana getirtmiştir. Ascodel hatasını sonradan fark etmiş ve çocukları korurken ölmüştür. Çocuklar büyüyle sürekli genç tutulmaktadırlar ve Pale Night’ın öfkeli olduğu zamanlarda avlaması için özenle saklanırlar. Pazuzu (o) Prince of the Lower Aerial Kingdoms Flying creatures, corruption 1: Pazunia, 503: Torremor Abyss’in tüm katmanlarının göklerine hükmeden ve büyük düşüşten sağ çıkan nadir Obyrith Lord’lardandır. Tanar’rilerin obyrithlere baş kaldırdığı büyük düşüş günlerinde sağ kalabilmek için onlardan biri gibi davranmış ve herkesin kendisinin bir tanar’ri olduğuna inanmasını sağlamıştır. Tüm göklere hükmetsede dolaşmadığı zamanlarda 503.katmanı kendisine almıştır orayıda yönetir. Ama genel olarak 1.katmandaki Demir Kalesinde ikamet eder. Queen of Chaos(o) Chaos, obyriths 14: The Steaming Fen Obyrith’lerin Kraliçesi idi. Ancak kendisine boyun eğmeyenleri ya öldürmüş ya da sürgüne yollamıştır. Celestial’lara karşı yaptığı savaşı kaybedip eşi Miska hapsedildikten sonra iktidar gücü zayıflamış ve hem isyan eden tanar’riler hem de kendisini sevmeyen obyrith’ler tarafından yenilmiş ve 14.katmana sürülmüştür. Şimdi orda sessizce beklemekte ve sevgilisi Miska’yı serbest bırakıp savaşı tekrar başlatmak için planlar yapmaktadır. Rhyxali Queen of the Shadow Demons Shadow demons, secrets 49: Shaddonon Gölge iblisleri tarafından tapılır. Kendisinin Graz’zt’ın kız kardeşi olduğu söylenir ancak kesin bir bilgi değildir. Sch’theraqpasstt The Serpent Reborn Yuan-ti 111: The Mind of Evil Çok zeki ve kurnaz olan yılan-insan ırkı Yuan-ti ‘lerin tapındığı ve kanatlı dev bir yılan biçimindeki Demon Lord’dur. Katmanı ise sürekli gerçekliği değiştiren bir yapıya sahiptir. Yani bir an toprak yolda yürürken bir anda lavların içinde bulabilirsiniz kendinizi. Hiçbir canlı sağ kalamaz bu katmanda. Sess’innek The Emperor Lizard Lizardfolk, civilization 7: The Phantom Plane Kertenkele-adamlar olarak bilinen Lizardfolk tarafından tapılır. Katmanına giriş ya da çıkış mümkün değildir hem içerden hem dışarıdan mühürlemiştir. Bu yüzden ne düşmanı ne de dostu vardır. Shaktari Queen of Poison Mariliths 513: Vudra Kendisi güçlü bir tanar’ri türü olan marilithtir. Diğer marilithler tarafından tapılır. Sifkhu Loumaras 230: The Dreaming Gulf Nadir bulunan loumara iblislerindendir. Malanchet tarafından köle edilmiştir Shami-Amourae The Lady of Delights Succubi 73: The Wells of Darkness (imprisoned) Güçlü bir Succubus’tur ve kardeşi Malanchet’le birlikte Abyss’e ilk adım atan succubuslardandır. İnsanlarla çok vakit geçirdiği için diğer Demon Lordları iradesi doğrultusunda yönlendirmek adına çok şey öğrenmiştir hatta Demogorgon’un bile eşi olmuştur ve onu kandırarak kız kardeşi Malcanthet’in diyarına saldırmaya ikna etmeye çalışmıştır. Ancak Malcanthet bunu fark edip Demogorgon’u uyarmıştır ve Shami hapsedilmiştir. Siragle The Ineffable Secret oaths 493: The Steeping Isle Timsah başlı ve insan vücutlu olarak bildiğimiz bir Demon Lord. The Wells of Darkness’a hapsedilip oradan kaçabilen tek Demon Lord’dur. Socothbenoth The Persuader Perversion 597: Goranthis Varlıkların cinsel arzularını onlara karşı silah olarak kullanan bir Demon Lord’dur. Birden fazla güçlü Demon Lord’un sevgilisi olmuş ve hepsini birbirine düşürmüştür. Soneillon The Youthful Crone Rejuvenation 71: Spirac Katmanında özel bir havuz bulunur. Bu havuza gelen bir ölümlü oradan su içerek kendini yenileyip güçlenebilir ve gençleşebilir. Ama bunun için ilk önce özgür iradesinin bir kısmını söküp Soneillon’a kurban etmesi gerekir. Tharzax The Chattering Prince Poisonous vermin 2: Driller’s Hives Zehirli haşereler ve yaratıkları çok seven ve katmanın her tarafı zehirle kaplı olan bir Demon Lord. Thralhavoc Shadowmaster Undeadshadows, subterfuge — Normalde 348.katmana hükmetmekte olan Thralhavoc dikkatini daha önemli işlerine verebilmek adına bu katmanı terk etmiştir. Katmanın adı bile unutulsa da bazıları oraya Indifference adını vermiştir. Turaglas The Ebon Maw Hunger, consumption 32: Sholo-Tovoth Tanar’ri olduğu bilinsede kendisini kitaplarda “ Abyss daha Abyss değilken Abyss’in sonsuz güç açlığının sonucu olarak ortaya çıkmıştır” denir. Demogorgon gibi iblisler kendisinden daha yaşlı olsada Turaglas çok kadim bilgilerle dolu bir iblistir. Demogorgon ve Orcus tarafından bir savaşta yenilmiş ve boşluğa hapsedilmiştir. Ardından bir wizard olan Vuren Krabath tarafından Material Plane’e çağırılmıştır. Turaglas wizardı ele geçirmiş ve hapishanesinden kaçmıştır. Ugudenk (o) The Squirming King Worms and hungry parasites 177: The Writhing Realm Solucanlar ve parazitlerle ilgilenen bir Obyrith Lordu. Sürekli katmanını kazar. Kendi katmanıyla kalmaz başka Demon Lord’ların katmanlarını da kazar. Verin Voice of Graz’zt Diplomacy 45, 46, 47: Azzagrat (serves Graz’zt) Graz’zt’a sonsuz bir sadakat ile bağlıdır. Asla art niyeti olmamıştır. Graz’zt hapsedilip katmanı boş kaldığında onun yerine geçip katmanı tüm saldırılara karşı başarıyla savunmuştur. Graz’zt esaretten kurtulduğunda tahtını ona tekrar teslim etmiş ve ona hizmet etmeye devam etmiştir. Volisupula The Flensed Marquesse Finery, ostentatious ceremony 8: The Skin-shedder Planes of Chaos, in the “Chaos Adventures” booklet. Vucarik Consort of Chains Chains, torture 651: Nethuria Ellerinden hiç eksik olmayan dikenli zincirlerini sürekli yere vurarak tüm katmanına işkence dolu sesler yayar ve katmanını sürekli olarak dolaşır çok nadir durur. Katmanına izinsiz girenleri yakalar ama genellikle öldürmez ve sağ bırakarak yollar. Böylece katmanının ne kadar dehşet verici bir yer olduğunu diğerlerine anlatabilsin… Xinivrae Queen of Succubi Succubi, Seduction 230: The Dreaming Gulf (sürgün edildi) Queen of Succubi lakabını kazanıp Malanchet’e kaptıranlardan biri. Ünvanını kaybetmesinin ardından 230.katmana sürülmüştür şimdi orayı yönetmektedir. Yeenoghu Prince of gnolls Gnolls 422: Yeenoghu’s Realm Gnollerin taptığı güçlü bir Demon Lord’dur. Elflerden nefret eder. Baphomet ile yaptığı bir ittifak ile orman elflerine saldırmış ve binlercesini katletmiştir. Sonradan yenilmiş ve Baphomet ile birbirlerini suçlayarak düşman olmuşlardır. Katmanını pek çok savaş sonrası başka Demon Lordların elinden almıştır. Zuggtmoy Demon Queen of Fungi Fungi 222: Shedaklah Kötücül bitkisel yaratıkların ve Oozeların taptığı bir Demon Lord’dur. Lolth ile düşmandır. Yrsillar Lord of the Nothing Greater & Lesser Dreads Belistor Hiçbir şeyin lordu. Tamamen negatif enerjiden oluşan ve numarası bilinmeyen Belistor isimli katmana hükmeder Zzyczesiya The Ungrasped Confused and malevolent ignorance 3: The Forgotten Land The Well of Darkness’a hapsedilip oradan kaçmayı başaran Demon Lord’lardan biri. Katmanında ucu bucağı olmayan kuleler ve yaşadığı yer olan esrarlı otlarla kaplanmış bir avlu bulunmaktadır.  

Devamını Oku »
planescape-logo

Genel Bilgi

Gelelim Abyss’e. İçinizde bu yazıyı okuyan; hayatında hiç FRP oynamamış sadece okuma kitaplarıyla yetinmiş olanlarınızın bile sıklıkla duyduğu belki de Planescape sisteminde adı en çok geçen düzlem olan Abyss’teyiz artık. Baator düzlemindeki kuralcı devilları unutun. Tartarus’un sonsuz hapishanelerindeki zeka özürlü iblis kırması yaratıklara bakmayın bile. Zira artık Abyss’tesiniz.  En vasıfsız en düşük INT puanına sahip iblislerin (Demon) bile tanrı olmaya çalıştığı birbirlerini gırtlakladığı Blood War’un kasıp kavurduğu savaş alanlarının olduğu boyuttayız. Bugüne kadar Outer Plane’lerin hepsinin Astral Boyut denizinde yüzmekte olduğunu bilsek de Dungeons And Dragons 4th Edition’da diğer düzlemlerden ayrı olarak Abyss’in çok büyük yeni bir özelliği vuku bulmuştur. Diğer düzlemlerin hepsi Astral Plane üzerinde bulunmakta iken Abyss , Elemental Chaos olarak bildiğimiz  ; ateş , su , toprak , hava ,negatif enerji  ve pozitif enerji boyutlarının kökenini oluşturan kısaca elementlerin karışımı olan düzensiz ve sonsuz kaotik bir boyuta sürüklenmiştir Forgotten Realms Campaing Setting 4e’de bu olay; Baatorun baş lordu Asmodeus’un Spellplague sonucunda Büyü Tanrıçası Mystra’nın yardımcısı Tanrı Azuth’u öldürüp onun tanrılık özünü çalıp Tanrı olması ve Abyss’i Elemental Chaos’un içine itmesi, uzaklaştırması olarak açıklanmıştır. Yani Abyss’i düşünüp bu düzlem “sonsuz ateşlerin yandığı Cehennem azaplarıyla çığlıklar atan ruhların düzlemi” diyemezsiniz. Çünkü Abyss’te sadece ateş değil diğer tüm elementlerin hakim olduğu katmanlarda mevcuttur. Abyss’teki yer çekimi, zaman, varlıkların fiziksel boyutları her şey Material Plane ile aynıdır paralel akar. Hiçbir büyü türü penalty ya da bonus almaz. Ancak bir katmanda çok güçlü büyüler yapmadan önce iki kere düşünün derim. Zira yapılan güçlü büyüleri ; o katmanın lideri veya onun büyüye duyarlı hizmetkarları hissedebilir. Hiçbir katmanda genel olarak tek bir element hüküm sürmez. Yani söz gelimi katmanda bir an hava 50 derece hissederken ve her yandan alevler çıkarken bir an sonra 0 derecenin altında soğuk hissedebilirsiniz. O katmana hükmeden varlığında gücüne bağlı olarak element değişimleri sabitleştirilebilse de genellikle çoğu katmanda birden fazla elementin etkisi görülür (Mixed Elemental). Bilindiği üzere Abyss Chaotic Evil bir düzlemdir. Chaotic Evil denince akla gelen ilk şeyde elbette iblislerdir (demonlar). Abyss’in sonsuz katmanlarına sadece Tanrılar veya Yarı-Tanrılar (demigod) hükmetmez. Bazı iblisler o kadar akıl almaz planlarla muazzam güçler elde eder ki tanrılar bile artık o iblisi o katmandan söküp atamaz ve o iblis Demon Lord adıyla o katmana hükmetmeye başlar. Yani sizin anlayacağınız Abyss’te sonsuz bir kaotik politika yürütülüyor diyebiliriz. Abyss’e devam etmeden Demonlar ile ilgili çok ayrıntılı olmasada bilgi vermem icap ediyor zira iblisler olmadan Abyss düşünülemez bile. İblisler %99’u Abyss’te ikamet eden Chatoic Evil varlıklardır. Genel olarak 4 ana türe ayrılsalar da hiçbir türe dahil olmayan 30 civarında iblis vardır. 1- Loumara: Loumara’lar diğer iblis türlerine göre yeni bir tür sayılırlar. Zira en yaşlıları birkaç yüzyıl yaşındadır. Loumara’lar bilgi kaynaklarında fazla geçmez zira bu iblisler daha çok canlıların bedenlerini ele geçirerek yada cansız nesnelerin içine girerek kötülüklerini yaymaya çalışırlar. Rivayete göre Loumara’lar Ölmüş Tanrıların hayallerinden ve kabuslarından yaratılan ve onların özelliklerini taşıyan iblislerdir. Tabi kesin bir doğruluğu bulunmamaktadır. İki alt türleri vardır. Dybbuk ve Guecubu. Dybbuk’lar yürüyen jöleye benzerler ve belirli bir şekilleri yoktur. Daha güçlü olan Guecubu’lar ise havada yüzen kaotik bir bulut şeklindedirler. 2- Obyrith: Obyrith’ler -eldeki bilgiler çokta güvenilir olmamakla beraber- çok ama çok kadim zamanlardan kalma iblislerdir. Söylenenlere göre Obyrith’ler ölümlü ırklar yokken hatta Tanrı’lar yokken bile var olmuşlardır. Hiç birinin belirli bir insansı şekli yoktur ve derlerki bir Obyrith’e doğrudan bakmak bile bir ölümlüyü delirtirmiş. İnsansı bir şekil almış ve Abyss’te ikamet eden birkaç Obyrith iblisi mevcuttur. En bilineni Pazuzu’dur. Pazuzu Abyss’teki tüm katmanların göklerini yöneten bir Demon Lord’dur. 3- Yugoloth: Yugoloth’ları diğer katmanlarda fazlasıyla çıktılar karşımıza. Dilerseniz diğer yazılarımı okuyup yeterli bilgi edinebilirsiniz. 4- TANAR’RI: Ve geldik Abyss’in en kalabalık iblis türüne. Obyrith’ler tarafından kendilerine köle olarak yaratılsalar da zaman içinde hem sayıca hem de güç bakımından o kadar güçlü hale gelmişlerdir ki Obyrith’leri bile gölge de bırakmışlardır. Tanar’riler pek çok alt türe ayrılır. Abyss’te katmanlara hükmeden Demon Lord’ların neredeyse tamamı Tanar’ri iblisidir. Son derece şeytani bir zekaya sahip olmalarıyla birlikte pek çoğunun hem fiziksel kuvvetleri hem de büyü kuvvetleri çok ileri seviyededir. Normalde kendi içlerinde bir hiyerarşi olsa da güçlü olana boyun eğerler ama asla sadakatlerini sunmazlar, her an ihanet edip konum mücadelesine girme eğilimindedirler. Alt türleri epey fazla olduğu için en güçlülerini yazacağım. BALOR: Balor’lar Yüzüklerin Efendisi’nden bildiğimiz Balrog’ların fiziksel olarak tamamen aynısıdır. Bir ellerinde şimşekten kılıçları diğer ellerinde ateşten kırbaçları boynuzlu şeytani başları ve dev yarasa kanatlarıyla en güçlü Tanar’ri iblisleridir. Kendi iblis orduları olmasının yanı sıra Demon Lord’lardan sonra en çok hürmet edilen varlıklardır ki Demon Lord’larında neredeyse tamamı Balor’dur. Abyss’de.  4.5-5 metreye kadar çıkan boyları ve 2000 kglık ağırlıklarıyla Abyss’te iş dışında asla bulaşmayacağınız tiplerdir. Gelelim Abyss’in katmanlarına. Çoğu kişinin bildiği üzere Abyss’in aslında tam olarak 666 katmanı yoktur. Abyss’in katman sayısı 666dan çok daha fazladır ancak 666.katmandan sonrası bilinmemektedir. 666’dan sonrasına gidenlerden bir daha haber alınamadığı için hiçbir bilgi yoktur. Abyss’in ilk katmanın apayrı bir özelliği vardır. Adı Pazunia olarak bilinen ama daha çok Plains of Infinite Portals ( Sonsuz Geçit Düzlükleri) olarak dillerde dolaşan bu 1.katman’a hiçbir Demon Lord kesin olarak hükmetmez. Bu katmanın her yeri yüzlerce derin çukurlarla doludur. Bu çukurlar aslında Abyss’in diğer katmanlarına geçişi sağlayan büyülü geçitlerdir (portal). Tabi ki diğer evil planelerimizin olmazsa olmazı Styx nehri de buradan geçmektedir. Çukurların etraflarında göz alabildiğince Demir Kaleler bulunmaktadır. Bu Demir Kale’ler aslında Abyss’in katmanlarına hükmeden Demon Lord’ların fiziksel bedenlerinin muhafaza edildiği yerdir. Çünkü Demon Lord’lar ne kadar tanrısal güçlere sahip olsalar da hala bir iblis oldukları için istedikleri zaman Madde Düzlemine geçemezler. Sadece ruhlarını bedenlerinden ayırıp astral yolculuk ile gölgelerini Madde Düzlemine geçirebilirler. Bedenlerini geçici olarak terk ettiklerinde ise zarar görmemesi için çok iyi korunan Demir Kale’lerinde saklarlar. Abyss’in katmanları arasında yolculuk etmenin pek çok yolu vardır. Portal büyüleri, Plains of Infinite Portals, Abyss’e dönen bir iblisin açtığı geçitten geçmek vs. Ancak bir tane yol vardır ki özellikle bilesiniz. The Ships Of Chaos yani Kaos Gemileri. Kaos Gemileri Blood War’ın başlangıcında Devil’lara karşı silah olarak yapılan, iblislerin ruhları, etleri ve kemiklerinden oluşan bir gemidir aslında ve düzlemler arası yolculuk yapabilme özelliğine sahiptir. Ancak bu gemilerin çok fazla maliyete sebebiyet verdiğini fark eden zeki tanar’riler bu gemileri ticaret amaçlı kullanmaya başlamıştır. Uygun fiyatı verene gemilerini tahsis etmektedirler. Böylece istediğiniz katmana hatta diğer düzlemlere varabilirsiniz. Eh tabi ki her katmanı yöneten bir tanrı ya da tanrısal güçlere sahip varlıklar vardır. Ancak diğer düzlemlerden farklı olarak Abyss’te bir katmana her zaman tek bir varlık hükmedecek diye bir durum kesinlikle söz konusu değildir.  Sonsuz bir kaosun içinde yüzmekte olan Abyss katmanları hem gizli hem açık; hem politik hem askeri bir savaş içindedir. Kendi katmanlarına sahip varlıklar bile kendi bölgelerinden daha büyük ve daha verimli katmanlara göz dikmektedir. Biraz sıkıcı? Ya da korkutucu? Her an arkanızı kollamak zorunda kalmanızın verdiği tedirginlik? Bunları sizlerin Abyss’in politikalarına bulaşmanızda caydırıcı sebepler olarak görebilirsiniz ama bir iblis ya da chaotic yönelimli bir tanrısal varlık için bu tarz eylemler onların yaşam amacıdır. Abyss katmanlarına hükmeden Demon Lord’lar tam olarak tanrı sayılmasalar da bir tanrı olacak kadar mürit toplamışlardır ve bu müritlerine Cleric büyüleri temin edebilecek kadar tanrısal güçlere sahiplerdir. Yani bir nevi Demigod(yarı-tanrı) olarak ele alınabilirler. Kendi lakapları ve tanrısal portfolioları vardır. Buyrun katmanlar bölümüne geçelim.

Devamını Oku »
planescape-logo

Katmanlar ve Tanrılar

  Carceri’nin katmanları ilginç bazı özellikler taşır. Öncelikle resimde de görüldüğü üzere Carceri, Altı Katmandan oluşur evet; ancak bu katmanlarda kendi içlerinde daha küçük “ORB”lara (kürelere ya da mini-gezegenlere) ayrılır. Yani altı katmanın her biri kendi içinde daha küçük kürelere bölünmüştür. Her katmanın birden çok küresi vardır. Katman içinde katman. Tıpkı matruşka bebekleri gibi, keşfettikçe giderek küçülen küreler. Her katmanda yerçekimi normal olarak işler. Bazı istisnalar dışında. Dediğim gibi her katman iç içe geçmiş minik daire şeklindeki mini-gezegenlerden (orblar) oluşur. Lakin resimde de gördüğünüz bu küçük daireler (orblar) birleşik değildir. Orbların arasında belli bir mesafeye kadar atmosfer mevcuttur. Ancak bir karakter bir orb yüzeyinden 35-40 metre kadar yukarı uçtuğunda yerçekiminin tamamen bittiğini görecektir. İşte burada yerçekimi sıfırdır. (Örnek vermek gerekirse Calimport maceralarında Drizzt ile birlikte bu düzleme gelen Catti-Brie bu boşluğa düşmüş ve süzülerek tekrar yere konmuştur.) Bu yerçekimsiz boşlukta süzülerek bir üstteki orba geçebilirsiniz. Ancak hayal ettiğiniz gibi değil. Yerçekimsiz alanda herhangi bir kuvvet olmadan hareket edemezsiniz. Filmlerdeki gibi kulaç ata ata ilerlerim diye düşünüyorsanız boşuna kuvvet harcamayın. Herhangi bir uçma sağlayan büyü (fly,polymorph vs…) ya da hareket etkisi olmadan yerçekimsiz alanda ilerleyemezsiniz. 1-) OTHRYS: Othrys Carceri’nin en dışında bulunan birinci katmanıdır. Ama çoğu kişi bu katmana Titanların Evi demektedir. Çünkü Zeus’un kadim zamanlarda sıkça savaştığı ve Arborea düzlemindeki Olympus dağından sürgün ettiği bazı Titanlar bu katmanda yaşar. Zaten bu katmandan Arborea düzlemine doğrudan ulaşım sağlayan geçitler de mevcuttur. Zira onlar olmasa Zeus’un bile onca Titan’ı kolayca başka bir düzleme sürebilmesi büyüsel açıdan) epey zor gözüküyor… Gelelim Othrys’in içine. Othrys tamamen çöllerden oluşan bir katmandır. Ama korkmanız gereken çöl değil çölün içinde bulunan meşhur bataklıklarıdır. Othrys yüzeyi tamamen kumlarla kaplı gibi gözüksede sakın aldanmayın. Gördüğünüz en sağlam kum yığını bile sizi bir anda içine çekip saniyeler içinde tonlarca kumun altında ezilmenizi sağlayabilir. Bataklıklar yüzünden katmanda görebildiğiniz her yerde sivrisinekler vardır. Hepsi bildiğiniz küçük olanlardan değil. Bazıları bir ejderhanın bile canını sıkacak kadar büyüktür. Aynı zamanda pek çok düzlemin en üst katmanından geçen Styx Nehride gene bu katmandan geçer, küçük kanallarla dallanır ve çöllerin içine doğru gider. Bataklıkları daha tehlikeli hale getirir. Othrys Yerleşkeleri ve Tanrılar: Bastion of Last Hope (Son Umut Burcu): Othrys’deki bir dağın alçak yamacına kurulmuş kale burcu büyüklüğündeki sığınma evidir burası. Tek bir girişi vardır. Oda her yerden görülebilecek dev bir iblis kafasıdır. İçeri girmek isteyen kişiler kafanın önüne gelip ağzın açılmasını ve dilin kırmızı bir hali misali çıkarak önlerine serilmesini beklemelidirler. Kesinlikle bir tuzak aramayın rahatlıkla içeri girebilirsiniz. Zira kale canlı değil sizi yutmaya falan çalışmıyor. Ayrıca kalenin her hangi bir yöneticisi kralı vs yoktur. İçerisi tamamen kuralsız çalışan anarşist ruhlu canlılarla ve büyük bir örgüt ile doludur. Revolutionary League adındaki bu örgüt cinayetleri ve hırsızlıkları (kale içindeki) belli bir seviyede tutmakla görevilidirler. Kadim kütüphanelerde istediğiniz bilgileri bulabilir, düşmanlarınızı gözlemesi için casuslar tutabilir ya da rakiplerinizi ortadan kaldırması için suikastçiler kiralayabilirsiniz. Ve en ufak büyülü malzemeden tutun çok değerli antikalara kadar her şeyi bulabileceğiniz pazarlar mevcuttur. Ama gene de unutmayın bulunduğunuz düzlem hainlerle ve isyancılarla dolu. O yüzden bu mekanda kimseye güvenmemeye dikkat edin. Mount Othrys: Ve geldik Titanlarımızın yuvalarına. Bu katmandaki Titanların hepsi Othrys Dağında bulunur. Dağın üzerinde Antik Yunan dönemlerine ait yerleşim yerleri, amfitiyatrolar, muhteşem eserlerin sergilendiği müze benzeri galeriler, eski dillerde rünler oyulmuş dev sütunlar sıkça görülür. Dağa Titanların lideri Cronus hükmeder. Taht odası ise tüm bu yapıların ortasında bulunan ve hemen hemen 2-3km genişliğinde dev bir arazi üzerine kurulmuştur. Cronus çok güçlü bir Titan olmasının yanı sıra çok da bilgedir. Ziyaretçiler oraya Cronus’tan tavsiyeler ve öğütler almak için sıkça giderler ancak mümkün olduğu kadar Arborea düzlemi ve Zeus kelimelerini kullanmamaya çalışın. Cronus gözünüzün yaşınıza bakmayacaktır (ağlamaya fırsat bulabileceğinizi sanmıyorum zaten). Aynı zamanda Cronus Lesser Deity (Küçük Seviye) Tanrısı kategorisine girer -tanrılık özü barındırmasada- . Othrys’te İkamet Eden Tanrılar: Titanların Lideri Cronus Hepinize komik (bazılarınıza şaşırtıcı) gelsede Mortal Kombat dövüş oyunlarından tanıdığımız ve o evrenin Yıldırım Tanrısı Raiden ve Palace of Thunder (Yıldırım Sarayı) bu düzlemde bulunur. 2-) CATHRYS: Hakkında fazla bir bilgi olmayan ikinci katmanımızdır. Bilgi yok dediysek görülcek çok bir şey yok demek istedim. Çünkü bu düzlem ya leş gibi kokan ormanlarla kaplıdır ya da dümdüz kızıl ovalarla kaplıdır. Öncelikle yapmanız gereken ilk ve en önemli şey biraz imkansız olsa da sürekli gözlerinizin etrafta dolaştırmalısınız. Zira Ooze denen elemental boyutlardan gelme yaratıklara özgü güçlere sahip bitkilerle doludur bu ormanlar. Oozeları fiziksel olarak tanıtmak gerekirse  “yürüyen asit toplarıdır”. Yerde sürüne sürüne yürüyen cıvık bir asit yığını düşünün. Bu asitleri sadece eti kemiği değil metali bile eritir. Dünya parayla aldığınız veya bin bir zorluklarla elde ettiğiniz silahınızı bu yaratığa savurduğunuzda silahınız yaratığı öldürse de asit yüzünden silahınız büyük hasar alabilir ya da direkt eriyebilir. Ama işin kötü tarafı bu değil. Asıl dehşet olanı ise bu ormanlarda bulunan en büyük ağaçtan en ufak ota kadar tüm bitkilerin bu Ooze denen elemental yaratıkların asidik sıvısından salgılamasıdır. Durmaksızın. Bu sıvılarda sürekli buharlaştığı için bu ormanların çevresindeki ve üstündeki atmosferinde yoğun oranda asit bulunur. Bu yüzden olurda bu ormanlardan geçecekseniz koruma büyülerinizi yanınıza alsanız iyi olur zira her tur 1d4 asit hasarı alma gibi bir sorunla karşı karşıya kalacaksınız. Ve tabiî ki bu bitkilerin pek çoğunun canlı olduğunu söylememe gerek yok. Basit bir çicek diye yanından dikkat etmeden geçip gittiğiniz bitki sizi bir anda ikiye bölecek keskin yapraklarını fırlatabilir. Dediğim gibi gözleriniz sürekli tetikte olmalıdır. Cathry Yerleşkeleri ve Tanrıları Apothecary of Sin (Günahın Eczacısı): Türkçesi biraz komik gelse de çok da yerinde bir yer ismi olduğunu anlayacaksınız. Her şeyden önce bu mekan Cathrys’in Orblarından birindeki asit ormanlarının merkezinde bulunan dev bir ağacın üzerine kurulmuştur. Ağacın ortalarından itibaren başlayan ve tepesine kadar çıkan bir Eczacı dükkanıdır burası. Her dalın ucunda farklı bir stand vardır. Satılanlara gelince. Adını duyduğunuz duymadığınız, çok nadir çok popüler her türlü asit, zehir ve lanetli iksirleri burada satıp satın alabilirsiniz. Bu mekanı işleten kişi Sinmaker (Günah İşleyen) adındaki bir Glabrezu iblisidir. Diğer Glabrezuların özelliklerini taşısa da kendi türünden daha zekidir. Her türlü zehri ve asidi tatmışlığı vardır. Ayrıca bizzat kendisine ait olan bir Simya (alchemy) laboratuarında bilinen zehir ve asitlerden farklı karışımlar keşfetmek en büyük uğraşıdır. Sinmaker’ın meşhur bir karışımı vardır. Buna da çok sevdiği bir isim takmıştır. Günah İşleyen’in Süprizi (Sinmaker’s Suprise). Catryhs’te bulunan asidik bitkilerin asitleriyle özel bazı zehirleri karıştırarak yapmıştır. Zehir organik olmayan hiç bir şeye zarar vermemektedir. Sadece organik yapılara zarar verir. En ufak temasınızda bile kuvvetli bir kurtarma atışı yapmalısınız ( DC=24) Zehrin yayılmasını engelleseniz de sıvının içinde bulunan asitten dolayı kaçınılmaz olarak 3 turda bir 1d6 asit hasarı alırsınız. Eğer yayılmasını engelleyemezseniz 2d6 geçici Constitution (Dayanıklılık) hasarı alırsınız. Hala durduramadıysanız geçmiş olsun 2d6 kalıcı Con. hasarı alırsınız. Bu karışımı istiyorsanız Apothecary of Sin’e gidip 4,400 altın karşılığında alabilirsiniz. Cathrys’te İkamet Eden Tanrılar Unutulmuş Diyarlar’dan tanıdığımız Zehir Tanrıçası Talona (lesser deity-küçük seviye tanrı) ve yerleşim yeri Palace of Poison ( Zehir Sarayı) bu katmanda bulunur Başta Tepe Devleri (Hill Giant) olmak üzere bazı Ettin devlerinin, ogrelerin ve Buz Devlerinin (Frost Giant)  tapındığı tanrılardan biri olan Grolantor(Intermediate Deity-Orta Seviye Tanrı) ve diyarı The Steading burada bulunur 3-) MINETHYS: Üçüncü katmanımız Minethys. Fiziksel olarak ilk katman Othrys’e oldukça benzemektedir. Tüm katman kumlarla çöllerle verimsiz arazilerle kaplıdır. Tek bir farkla. Othrys’te sakin hareketsiz duran kum yığınları Minethys’te müthiş güçlü kum ve rüzgar fırtınalarıyla yolculara çok (gerçekten çok) zor anlar yaşatmaktadır. 24 saatlik bir dönüm içerisinde kum fırtınalarının dindiği 1-2 saat bulabilirsiniz ama hepsi bu kadar. Diğer zamanlarda fırtına hiç durmaz. Sadece rüzgarla havalanan kumlar değil irili ufaklı hortumlarla da sık sık karşılaşacaksınız. Eğer fırtınada yolculuk yapacaksanız çok sıkı ve boşluksuz giysiler giymeye gayret edin. Fırtınalardan saklanmak ve dinlenmek istiyorsanız işiniz daha da zor zira çölde doğal olarak bulunan kaya ya da kum mağaraları çok çok nadir görülür. Yani ellerinizle kendinize yapay bir kum mağarası yapmanız gerekecektir. Az uyumaya çalışmanız sizin yararınıza. Eğer fazla uyursanız mağaranızın içi kumla dolup taşar ve boğulana kadar anlamazsınız bile. Minethys Yerleşkeleri ve Tanrıları Sand Tombs of Payratheon (Payratheon’un Kum Mezarları) :  Payratheon, Minethys katmanına 1000lerce yıl önce kurulmuş çok büyük bir şehirdir. Ancak nedeni bilinmez şehir kumlar altında kalmıştır. Sadece bazı kulelerinin ve kalelerinin uçları kumun yüzeyinden az miktarda çıkar. Günün nadir vakitlerinde kum örtüsü biraz da olsa kalkar ve şehrin çok az kısmını ortaya çıkarır. Hazine avcıları ve maceracılar bu zamanları beklerler ve şehre girmek için fırsat kollarlar. Eh içerisi tabii ki bir sürü kum yaratıklarıyla doludur. Özellikle metalik pullara sahip dev bir boğa şeklinde olan ve nefesiyle düşmanlarını taşa çeviren Gorgon adlı yaratıklara dikkat edin. Coeus Temple: Coeus isimli Titan’ın yaşadığı yerdir burası. Coeus, Titanların lideri Cronus’un büyük ağabeyidir. Müthiş büyüklükte bir +5 Greatsword kullanır. Cronus gibi bilge değildir ama aynı zekayı paylaşırlar. Düşmanlarını etrafına yaydığı aurasıyla korkutup sonra saldırmayı tercih eder. Gündüzleri tapınağından çıkmaz geceleri gölgelere karışıp avlarını arayama koyulur. Yaklaşık 900 can puanıyla bulaşmak isteyeceğiniz son kişi olmalıdır bu katmandaki… Minethys’te İkamet Eden Tanrılar Dungeons and Dragons sisteminde bulunan ejderhaların tapındığı (genelde ölü Ejderhaların tapındığı-dracolich-) tanrı Faluzure ve diyarı The Mausoleum of Pain (Acı Müzesi) burada bulunur. Ölümle ve negatif enerjilerle haşır neşirdir. Sürekli deneyler yapar. Derler ki kendi üzerinde de sıkça nekromantik deneyler yaptığı için kanatlarını parçaladığı ve uçamadığı söylenir. Gene Devlerin tapındığı küçük seviye bir tanrı (lesser deity) olan  Karontor ve diyarı Rack of Injustice ( Adaletsizlik İşkencesi) bu katmanda bulunur. Karontor Cathrys katmanında ikamet eden devlerin tapındığı tanrı Grolantor’un kardeşidir. Ondan daha acımasız ve zeki olduğunu söylerler. Nagaların Tapındığı bir yarı tanrı (demigod) olan Parrafaire ve diyarı Trickster’s Delight (Düzenbazın Sevinci) bu katmanda bulunur. 4-) COLOTHYS: Colothys, Carceri’nin 4. katmanı olmasıyla birlikte görüp görebileceğiniz en yüksek dağlara ev sahipliği yapar. Bir dağın başlangıcından yukarıya bakıp tepesini normal gözlerle görmeniz imkansızdır zira bulutlar kaplar zirvelerini. Dağlar sadece uzunlamasına değil genişlemesine de çok engindir. Yani katmanın tamamı bu dağlardan oluşur desek yalan olmaz. Dağa normal dağcılar gibi zirve yapılması imkansızdır zira dağın her yeri çok derin kanyonlarla ve vadilerle kaplıdır yürümeyi zorlaştırır. Az sayıdad a olsa ticaret için kullanılan ya da dağ üzerinde bulunan yerleşim yerlerine giden dev köprüler, patikalar mevcuttur. Bu yollardan da yürürken başarılı tırmanış denemeleri (Climb Check DC=15) yapmalısınız. Dağların en yüksek zirvesinde Crius adlı bir Titan yaşar. Bu zirvede dev bir kalesi vardır. Kalesi söz yerindeyse deli gibi savunma araç gereçleriyle doludur. Yani anlayacağınız sürekli savaşlar yapan hatta takıntı derecesinde savaşmayı seven bir Titandır kendisi. Savaştığı kişide tepe devlerinin tapındığı ve Cathrys’te ikamet eden Tanrı Grolantor’dur. İki tarafta asker olarak sık sık Shator gehrelethlerini kullanırlar. Colothys Yerleşkeleri ve Tanrıları Garden of Malice: Colotyhs’in dağlarla kaplı Orblarından en küçüklerinden birinde bulunan dev bir bahçedir. Hatta bu düzleme bilgisiz olarak gelen ya da iyi bir gözlemci olmayan kişiler bu bahçeyi fark etmezler bile. Bahçe bu düzlemle tezat oluşturacak şekilde çok güzel kokan çiçeklerle sarmaşıklarla küçük ağaçlarla doludur. Belki canınız sırf koklamak için bile olsa bu çiçekleri koparmayı isteyebilir ya da dağa tırmanırken bu sarmaşıklara tutunarak çıkmayı deneyebilirsiniz. Eh yapacağınız son şeyde bu olur. Zira bu bitkiler canlıdır. Kim onlara kötü amaçlar için dokunmaya kalkarsa; bitkiler kendilerine dokunan kişilerin tüm yaşam enerjilerini emip onları boş birer kabuk haline getirirler. Bu bitkilerin köklerinin aslında tek bir ana-bitkiden yayılan uzantılar olduğu söylenmektedir ama hala kesin bir kanıt yoktur. 600 yılda bir bu çiçekler ve sarmaşıklar havaya tohumlarını salarlar. Yüksek mevkide oldukları için esen şiddetli rüzgarlarla bu tohumlar diğer orblara dağılır. Çok büyük bir kısmı haşereler tarafından yenildiği için Garden of Malice şu anda tek bir yerde bulunmaktadır yani genişleyememiştir. Colothys’te İkamet Eden Tanrılar Titan Lord Crius ve kalesi Crius’ Temple Drow Tanrıçası Loth’un oğlu olan Drow (erkek) Tanrısı Vhaeraun ve diyarı Ellaniath Unutulmuş Diyarlardan tanıdığımız Beastlord lakaplı, avlanmanın ve hayvan-adamların (lycanthropes) tanrısı Malar (lesser deity-küçük seviye tanrı) ve diyarı Land of Hunt (Av Toprakları) bu düzlemde bulunur. 5-) PORPHATYS: 5.katmanımız Porphatys’e geldik. Artık kürklerinizi hazırlasanız iyi olur. Çünkü sürekli yağan siyah karlar ve bir o kadar soğuk siyah renkli denizler kaplar bu katmanı. Kar dediğime bakmayın. Bildiğiniz sulu kar değil. Asitli kar bunlar. O yüzden karın rengi de denizlerin renkleri de siyahtır. Kardaki asitlik oranı o kadar yoğundur ki korunmasız gelen bir kişi her tur 1d6 asit hasarı alacaktır. Denizin üzerinde küçük adacıklar olsa da çoğu su yüzeyine çıkmış kum birikintilerinden başka bir şey değildir. Gerçek anlamda adacık özelliği taşıyan yığınlarda ise kıtlıktan aç kalan bir deri bir kemik canlılar yaşamaktadır. Denizlere hükmeden Titan Oceanus bu katmana hükmeder. Porphatys Yerleşkeleri ve Tanrıları Ship of One Hundred:  Bembeyaz gövdesi olan bir gemi… Katmanın bir orbunda gözden kaybolup bir anda başka bir orbta ortaya çıkan hiç ses çıkarmayan ve hiç konuşmayan mürettebatı olan gemi… Geminin asıl adı White Caravel (Ak Karavel-Gemi-) dir. Gemiye One Hundred (100) denmesinin sebebi geminin en alt bölmelerinde bulunan 100 adet lahittir. Gemi katmanın içinde sürekli dolaşıp yardıma muhtaç ruhları ve canlıları bünyesine katar. Onlardan bir daha da haber alınamaz. Çok nadir bir kısmı vardır ki gemiden atılan veya bir şekilde kaçan, onlar anlatır geminin altındaki 100 lahiti. Kimse o lahitleri açamamıştır ve açmaya çalışanlar ya delirmişler ya da korkunç bir şekilde can vermiştir. Geminin asıl amacının 100 lahiti kargo niyetiyle bir yere taşımak olduğu söylenir. Bu yüzden bu lahitleri korumaları ve taşınmalarına yardımcı olmaları için gemiye serbestçe dolaşan ruhları ve çaresiz canlıları mürettebat olarak alırlar. Ne zaman biri lahitlerden birini açmaya başarırsa gemideki tüm varlıklar bir anda yok olur ve gemi tekrar kendi kendine dolaşarak mürettebat toplamaya başlar. Bu sürekli tekrar eder zira her seferinde lahitleri açmak için merakla yanıp tutuşan biri mutlaka çıkmaktadır. Bu ne zaman biter ya da lahitler neler barındırıyor hiçbir şey bilinmemektedir… Porphatys’te İkamet Eden Tanrılar Bir tek Oceanus ve yerleşim yeri Oceanus Tapınağı vardır bu katmana hükmeden. 6-) AGATHYS: Agathys son katmanımız. Ve içlerinde en ama en soğuğudur. Korunmasız herkes her tur 1d2 soğuk hasarı alır. Bu katmanı diğer katmanlardan ayıran şey içlerinde en küçük katman olması ve aynı zaman da hiç orbu bulunmayan tek katmandır. Her yer buzla kaplıdır. Buzun rengi siyahtır ve bu siyahlığın üzerinde şerit şerit parlak kırmızı renkler mevcuttur. Burada yaşayan canlılar yarı-donmuş durumdadır ve vücutlarının bir kısmı buzla bütünleşmiştir. Çok zor ve yavaşça hareket edebilirler. Bu yarı donmuşlar dışında katmanda yaşayan başka bir canlı yoktur. Agathys’te tek bir yerleşim yeri ve tek bir tanrı vardır. O da Dungeons and Dragons sisteminden çoğumuzun tanıdığı Ölüm Tanrısı Nerull ve diyarı Necromenteiondur. Nerull dışında Gehrelethlerin bir nevi tapındığı; tanrı olmayan ama tanrılık seviyesinde gözüken Gehreleth Lordu Apomps burada yaşar.   Yazan: Sencer Coşkun

Devamını Oku »
planescape-logo

Genel Bilgi

  Pek çok Planar, Sigil’i hapishane olarak görür. Acıların Leydisinin elinde geçecek sonsuz ızdırap dolu bir hapishane. Eh o zaman bilmelisiniz ki o Planarlar Carceri’ye hiç ayak basmamışlardır. İşte girişimizi yapalım meşhur Titanlar Düzlemine. ( Bu arada okuyanlar bilirler; Drizzt arkadaşımız Calimport’taki maceralarından birinde dostlarıyla birlikte bu düzleme gelmiştir) Carceri (ya da Tartarus) kelimenin tam anlamıyla bir hapishane, mahkumiyet düzlemidir. Kendi halkı tarafından sürgün edilenler, toplumu tarafından öldürülmek üzereyken kaçanlar, acı savaşlar sonucu yenilip düşman ordusu tarafından tek tek avlanan taburlar ya da yıkılan bir krallıktan kaçan çaresiz bir lider… Hepsinin geleceği yer Carceri’dir. Geçmişlerinden bahsetmezler. Gelecek amaçlarıyla ilgili konu açmazlar. Tek bilmeniz gereken şey hepsinin büyük bir intikam ile dolu olduğu ve bir gün intikamlarını alabilmek için her yolu deneyecekleridir. Kimisi krallığını geri kazanabilmek, kimisi onu sürgün eden topluma büyük acılar çektirmek için kendi düzlemlerine geri dönecektir (en azından uğraşacaklardır). Tabii hepsi bu düzleme kendi istekleriyle değil düşmanları tarafından hapsedildikleri için gelmişlerdir. Derler ki bir mahkum sadece kendisini hapseden kişiden daha güçlü olduğunda Carceri’den kaçabilecektir. Kaçması da o kadar kolay değil. Hapishane gardiyanlarınızı atlatıp kaçtığınızı düşünebilirsiniz ama bir bakmışsınız tekrar hapishanenizin önüne gardiyanınızın ayaklarının dibine gelmişsiniz. İşte böyle bir yer bu düzlem. Carceri aynı zamanda Gray Waste kadar olmasa da Blood War (Kan Savaşları)’a ev sahipliği yapmıştır. Carceri’nin ordularını ise birazdan anlatacağım zeka özürlü Gehreleth’ler oluşturur. Gehrelethler dışında, Achaierailer, Hordlingler, Impler, Mephitler, Quasitler, Gölge İblisleri, Nightmare (kabuslar, tamamen gölgeden oluşan yarı-somut varlıklar) gibi yaratıklar da Carceri’de görülür. Çok az sayıda olsa da Tarterian Dragon (Tarterus Ejderhaları) da bu düzlemde bulunurlar. Ama dediğim gibi nadir görülürler ve onların dikkatini çekecek kadar aptal olan birini tanımadım…henüz… Gehrelethler (aynı zamanda Demodand olarak da bilinirler) istisnalar hariç tüm kainat içinde yalnızca Carceri’de bulunurlar. Carceri’deki mahkumların acımasız ve akılsız bekçileridir.  Tüm boyutlarda dışlanan acımasız savaşçılardır. Gehrelethler Carceri’ye 1000lerce yıl önce bilinmeyen bir sebepten dolayı sürgün olarak gönderilmiş bir türdür. Yukarıda bahsettiğim Carceri mahkumları, aslında çoğunlukla kendileri olmalarına rağmen işin garip tarafı kendi kendilerinin bekçiliğini yapmaktadırlar. Gehrelethler fiziksel özelliklerine göre üç alt türe ayrılır. 1-Farastu: Farastular en çok sayıda bulunan Gehreleth türüdür. Boyları 2-2,5 m arası değişir 80-100 civarında kiloları vardır. Vücutlarının önü genellikle açıktır. Giysi anlamında değil et anlamında. İç organları vs kısmen de olsa gözler önündedir. Vücutlarındaki bu açıklıklardan simsiyah reçinemsi çok yoğun bir sıvı sürekli olarak damlar. Farastular diğer Gehreleth türleri arasında sürekli ezilirler. Yukarıda bahsettiğim sürgün edilmelerine sebep olarakta akrabaları sık sık Farastuları gösterip suçu onlara atmaktan çekinmezler. Eğer etrafta diğer türleri yoksa Farastular tüm acımasızlıklarını gösterirler ama olurda güçlü ırkdaşlarından birini görürlerse hemen pısırıklaşıp yalakalığa başlarlar. Abyss Dili konuşabilirler. Başka bir dilde konuşmayı öğrenemeyecek kadar zeka özürlüdürler (INT puanları 5-8 arası değişir). 2-Kelubar: Kelubarlar; Gehrelethlerin en güçsüz üyeleri olan Farastular ile en güçlü üyeleri olan Shatorlar arasında bir konumda bulunan işçilerdir diyebiliriz. Ya da bir yerde okuduğum ve çok beğendiğim şekliyle “bürokratlar”dır. Farastular gibi cahil vahşiler ya da Shatorlar gibi düzenli savaşçılar değillerdir. Eğer ihtiyaç olmazsa asla savaşmazlar. Arabuluculuk yaptıkları da olur. (Genelde Farastuların aleyhine). Boyları 2,5-3 metre arasında değişir ama 3 metreyi geçen Kelubarlar da sık sık görülür. Tamamen obezdirler. 200-250 kilo ağırlığında vardırlar ve her yerlerinden yeşilimsi yağlar damlar. Yarasalara benzeyen 3-4 metrelik kanatları onlara uçma yeteneği sağlar ancak onca ağırlıkları yüzünden uçuş hızları fazla değildir. Abyss Dili ve Ortak Dilde konuşabilirler. 3-Shator: Shatorlar Gehreleth toplumu içindeki en yüksek rütbeye sahip kişilerdir. Fiziksel olarak Kelubarlardan daha uzun (3-4 metre arası) ve iki kat daha ağırlardır (yaklaşık yarım ton). Kelubarlar gibi sırtlarından yarasalarınkine benzer kanatlar onlara uçma yeteneği verir. Aslında toplumdaki en yüksekteki kişiler olmalarına rağmen öyle afilli bir iş yaptıkları yoktur. Tek yaptıkları birilerinin Carceri’deki hapishanelerinden kaçmalarını umut etmektir. Böylece bu kaçanları acımasız bir şekilde avlayıp tekrar hapsederler ve bundan büyük bir zevk alırlar. Abyss Dili, Ortak Dil ve Infernal dili konuşabilirler. Gelelim Carceri’nin fiziksel özelliklerine. Zaman ve yer çekimi kavramları Madde Düzlemi (Material Plane) ile aynıdır. Hiçbir büyü okulu bonus ya da ceza (penalty) almaz tüm büyüler normal işler. Bu düzlem yoğun bir kötülük barındırdığından; iyi yönelimli bir karakter Charisma puanını kullandığı tüm zarlara -2 penalty alacaktır. Aydınlanma sistemine gelince. Carceri’nin herhangi bir Güneş, Ay benzeri bir ışık-ısı kaynağı yoktur. Ama Carceri’nin toprağı kendi ışığını yayar. Bu ışığın rengi hafif kızıldır. Işık tam olarak fiziksel bir ışık değildir. Büyüsel özellik gösterir peri-ateşi (faerie fire) ışığı gibi. Bu yüzden bu ışık ısı yaymaz. Yani Carceri’de hava her zaman soğuktur. Bu soğuk en dış katmandan en içteki katmana kadar artarak devam eder. Başlarda rahatsız edici değildir ancak derinleştikçe ciddi yaralar açan ısırıcı soğuklara dönüşür. Resimde soldan sağa sırasıyla: Farastu-Shator-Kelubar Carceri’nin altı adet katmanı bulunmaktadır. Planarlar bu katmanlara Altı Kat Diyarları der. Buyurun…   Yazan: Sencer Coşkun

Devamını Oku »