Son Haberler
Anasayfa » Röportajlar » Anthony Ryan ile Röportaj

Anthony Ryan ile Röportaj

kan-sarkisi-banner

Son dönemlerin en çok satan başarılı fantastik kitaplarından olan Kan Şarkısı, fantastik kurgu okurlarını etkilemeye devam ediyor.

Kitap okunmaya devam ederken biz de serinin yazarı Anthony Ryan‘ın görüşlerini alalım istedik.

İthaki Yayınları isteğimizi kırmayıp Anthony Ryan ile harika bir röportaj hazırladı. İşte sorular ve yazarın cevapları.

Anthony Ryan
Anthony Ryan

1. Türk okurlar için yeni bir yazarsınız, bize biraz kendinizden bahseder misiniz?

Elbette, 1970 yılında İskoçya’da doğdum. 1989’da Londra’ya taşındım ve İngiliz Sivil Servisi’nde görev aldım, ta ki Kan Şarkısı kitabımın başarısı tam zamanlı yazar olmama imkân verene kadar. Tarih eğitimi aldım ve yüksekten korkuyorum.

2. Bir yandan işinize devam ederken bir yandan da Kan Şarkısı’nı yazdınız ve bir yerde bunun altı yıl sürdüğünü okudum. Bu kadar uzun sürede bir kitabı yazmanızın en zorlayıcı yanı neydi?

Sanırım bu kadar uzun sürede yazılan bir romanda en sor şey, tutarlı bir anlatımı devam ettirebilmek. Birçok kere tekrar okuma ve yeniden yazma ihtiyacı doğuruyor. İlk taslak beş yıl kadar sürdü, ancak daha sonra 18 ayda yeniden yazdım.

3. Bağımsız bir yazardan, geleneksel bir yazar oluşunuzun hikâyesi oldukça ilgi çekici ve neyse ki bu esnada vazgeçmemişsiniz. Kitabını kendi yayımlayan bağımsız bir yazar olduktan sonra, niçin geleneksel bir yayımcıyla devam etmeye karar verdiniz?

Bir yayıncıyla anlaşma noktasında çok uzun süre ve ciddiyetle düşündüm, kendi kitabınızı yayımlamanın da geleneksel bir yayıncıyla çalışmanın da hem avantajları hem de dezavantajları var. Ancak Kan Şarkısı’nın devam kitabının tam etkin olabilmesi için büyük bir yayıncıyla çalışarak kitabı desteklemenin daha doğru bir hamle olacağına karar verdim. Bütünüyle bakarsak, bu çalışmanın karşılığını aldık ve kesinlikle pişman değilim.

4. Eğitiminize bakarsak, neden Tarihi Kurgu yerine Epik Fantazya türünde yazmaya karar verdiniz?

Her zaman bir epik fantazya hayranıydım ve fikirlerimin çoğu bu çizgi üzerinde toplanıyordu. Tarihi kurguyu da seviyorum, özellikle tarihi dedektif hikâyelerini ama eğer o türde yazacak olsaydım, bunun fazlaca kısıtlayıcı olacağını düşünüyorum. Fantazya yazarken eğer kurduğunuz dünyanın tarihi anlatımınıza uymuyorsa, tek yapmanız gereken bunu değiştirmek.

kan-sarkisi

5. Kan Şarkısı, şu an epik fantazyada yükselen trend çoklu bakış açısıyla anlatım olmasına rağmen sadece Vaelin’in bakış açısından anlatılıyor. Niçin bu tekil yaklaşımı tercih ettiniz ve sizce bu, hikâyeye nasıl bir sınırlama getiriyor ya da avantajları var mı?

Bu kitap Vaelin’in hikâyesi, bu yüzden tüm kitap boyunca hem onun karakterini keşfederek hem de kurduğum dünya için bir araç olarak kullanarak, onun bakış açısına bağlı kalmaya dikkat ettim. Bu dünyayı onun gözlerinden görüyoruz ve ilk tanıştığımızda hâlâ bir çocuk olduğu için sürekli olan bir bulma hissi söz konusu. Dezavantajı tabii ki bazı önemli olayların kameranın göremediği anlarda olması: Diğer iki kitapta çoklu anlatımı tercih etmemdeki en önemli neden de buydu; hikâye tek bir karakterin gözünden anlatılamayacak kadar büyüdü.

6. Daha önce de söylediğiniz gibi Kan Şarkısı’nın başarısı ardından tam zamanlı bir yazar oldunuz. Peki bu rutininizde ne gibi değişikliklere yol açtı?

Öncelikle, artık sabahları işe giderken trende yazmaya çalışmıyorum ki bu oldukça rahatlatıcı oldu. En önemli farklılık ise, bu günlerde artık eskisi kadar yorgun hissetmiyorum. Tam zamanlı yazar olduğuma seviniyor olsam da, garip bir şekilde günlük ortaya çıkardığım iş miktarı aynı kaldı, daha önce bir yandan bir işte çalışırken günde iki bin kelime yazıyordum ve bu rakam hâlâ benim günlük ortalamam.

kan şarkısı kitap7. Kan Şarkısı’nda kurduğunuz dünyadan ve ana karakterlerden biraz daha bahsedebilir misiniz?

Kan Şarkısı, bizim dünyamızdaki ortaçağ sonu/Rönesans başlangıcı bir döneme denk geliyor. Bilim ve öğrenme hızla ilerliyor, örneğin insanlar dünyanın yuvarlak olduğunu ve yıldızların uzak güneşler olduğunu biliyorlar, ama çoğunluk hâlâ monarşik düzende yaşıyor. Vaelin ana karakter, Birleşmiş Diyar’ın kralı Savaş Lordu Janus’un oğlu. Vaelin genç yaşında, krallığın baskın dini olan İtikad’ın militan kanadı Altıncı Nişan’a yerleştiriliyor. Nişan’ın en iyi savaşçısı Usta Sollis tarafından zorlu bir eğitimden geçerek Nişan’daki kardeşleri Barkus, Nortah, Caenis ve Dentos’la yakın bir bağ kuruyor. Kitap, Vaelin’in Nişan’daki eğitimini ve Kral Janus’un Alpiran İmparatorluğu’na haksız bir savaş açana kadar olan süreçte karşılaştığı entrikaları konu alıyor.

8. Karakterlerinizi nasıl yarattınız? Gerçek hayattan esinlendiğiniz oldu mu? Ve tabii ki en sevdiğiniz karakter hangisi?

Tüm karakterlerim içinde gerçek insanlardan; hem şahsen tanıdığım hem de tarihi kişiliklerden oluşuyor ama asla doğrudan birisinden esinlenerek yazılmış değiller. Vaelin benim ilk erkek çocuğum, bu nedenle sanırım en sevdiğim olarak onu seçmeliyim, ancak ürkütücü, yaşlı düzenbaz Kral Janus’u yazarken gerçekten keyif aldım.

9. Yazarken özellikle zorlandığınız bir bölüm oldu mu?

Savaş sahneleri zordur ve doğru yazılabilmesi için oldukça fazla düzeltme yapılması gerektiğini gördüm. Ancak beni en zorlayan sahnenin Vaelin ve Aspect Elera arasındaki, niçin Vaelin’in Order’a verildiğinin açıkladığı diyalog olduğunu hatırlıyorum. Açığa vurucu bir andı ve Vaelin üzerinde yarattığı etkiyi histriyonik ya da abartılı olmadan yansıtmak oldukça zor bir işti.

10. Seri ile ilgili planlarınız nelerdir? İkinci kitabı tamamladığınızı ve üçüncünün de yolda olduğunu biliyorum, peki bizi ne bekliyor?

Sonraki iki kitapta her şey daha da büyüyor, hikâyeden tutunda karakterlere ve dünyanın kendisine kadar. Her şeyin aynı olduğu rahat alanımda sıkışık kalmamaya özen gösterdim. Bu yüzden, Kan Şarkısı içinde oynayabilecek bir kum kutusu yapma egzersiziyken, Tower Lord bu kutuyu alaşağı etmek için bir çalışma ve üçüncü kitap, Queen of Fire, bunu bekleyip görmeniz gerekecek…

11. En yeni hayranlarınız olan Türk okurlara söylemek istediğiniz bir şey var mı?

Okuduğunuz için teşekkür ederim, umarım hayal kırıklığına uğramamışsınızdır. Hayatımı yazarak kazanıyor olmam sizin sayenizde ve bunun için minnettarım.

 

Video Oyunları Masaüstüne İndi
Drizzt Efsanesinin Çizgi Romanı Artık Türkçe!