Son Haberler
Anasayfa » Planescape » Baator Efendileri

Baator Efendileri

 

The Lower Planes : Baator – Efendiler
Dokuzların Efendileri:

Birinci’nin Lordu : Bel

Büyük resim için tıklayınız.

Bel, şu anda Baator’un birinci katmanı olan Avernus’u yöneten, eski bir Pit Fiend’dir. Bronz Kale’de yaşamaktadır. Kara Sekizliden biri olmamasına rağmen Bel, Kan savaşında Baator ordularının başkumandanıdır. Efendisi ve Avernus’un eski yöneticisi Düşes Zariel’e ihanet ederek, kendisini Bronz Kale’nin derinliklerinde hapsetmiştir. Bu nedenle diğer Dokuzların Efendileri’nin güvenini kaybetmiştir, ancak Overlord Asmodeus; Bel’in yönetimini beğenmektedir ki, şu an bulunduğu statüyü ihanetine ve Asmodeus’un takdirine borçludur. Ayrıca işinde iyidir; hem iblisler üzerinde ateşleyici etkisi olduğundan, hem de Kara Sekizli’yi iyi yönettiğinden, kimse kendisini sevmese bile, Bel’in işine pek karışmazlar. Ayrıca Asmodeus ile diğer efendileri gözetlemek ve Asmodeus’un yardımcısı Martinet’e rapor vermek üzere gizli bir anlaşma yapmıştır.

Ayrıca Kromatik Ejderha’ların tanrısı Tiamat ile Bel’in özel bir anlaşması da vardır. Tiamat’a Avernus’ta kendisine ait bir bölge vermiştir, bunun yanında Tiamat, Avernus’un çıkış geçidinin koruyuculuğunu üstlenmiştir. Ayrıca Abishai savaşçıları, ordularına daha fazla güç katmaktadır ve gene Abishai işkencecileri, Bronz Kale’nin derinliklerinde Zariel’in bedenini yavaşça parçalarlar ve Bel’e sunarlar. Bel de bu parçaları yiyerek, daha da güçlenir.

İkinci’nin Lordu: Dispater

Büyük resim için tıklayınız.

Dispater, Baator’un ikinci katmanı Dis’i, Demir Kulesinden yönetir. Genellikle inanılmaz uzun, kara saçlı, ince boynuzlu ve tek ayaklı bir yaratık olarak görünür. Bunun yanında, elinde her zaman Rod of Great Power vardır, bu, bir nevi kendisinin mührüdür.

Dispater kesinlikle riske girmez ve Asmodeus çağırmadığı sürece kulesini terk etmez. Diğer efendilerle olan ilişkileri konusunda, altındakilere güvenir. Ayrıca yaşadığı Kale, nam-ı diğer Demir Kule, başlı başına inanılmaz bir büyülü eşyadır. Bu kalenin içinde güçleri katlanır ve neredeyse zarar verilemez hale gelir. Bu nedenle, Dispater’in Demir Kule’si… Geçilemez…

Dispater, bütün gerekli bilgiyi eşi Lilis’ten alır. Demir bakire olarak da bilinen Lilis (Iron Maiden!), Dispater’in bilinen tek eşidir ve istihbarat ağı o kadar geniştir ki, kendisi Baator üzerinde bilinen en büyük bilgi kaynağıdır. (En azından öyle bilinmektedir.)

Dispater’ın tek bir dokunuşu demiri değiştirebilir veya eti demire dönüştürebilir. Savaşlarda en çok kullandığı ve hoşuna giden taktik düşmanını önce demirden bir heykele dönüştürmek ve artından heykeli paramparça etmektir.
 

Üçüncü’nün Lordu: Viskont Mammon

Büyük resim için tıklayınız.

Viskont Mammon, Baator’un üçünü katmanı olan Minauros’a hükmetmektedir. Katman üzerindeki hükümdarlığını Minauros’un merkezindeki şehirde, türbe benzeri bir yapıdan devam ettirmektedir. Mammon, zamanında Asmodeus’a baş kaldırmış olsa da, katmanını evrensel bir ticaret merkezine çevirdiği için halen görevde kalmıştır. Ayrıca Mammon ölümlüler arasında en fazla müritleri olan efendilerden biridir. Mammon, ejderhaları kendi amaçları için kullanmaktan inanılmaz haz alır ki bu konuda çoğu zaman Tiamat ile karşı karşıya gelirler.

Mammon’un dokunuşu açgözlülüğü ve hazinelere olan tutkuyu ateşler, bu şekilde ittifakları birbirine düşürebilir ve bunu kendi çıkarına kullanabilir.

Dördüncü’nün Lordları: Leydi Fierna ve Arşidük Belial

Büyük resim için tıklayınız.

Lady Fierna ve Belial, Baator’un dördüncü katmanı olan Phylegetos’u yönetirler. Abrymoch şehrinde, obsidiyen bir saraydan hükümdarlıklarını sürdürürler. Şeytan görünümlü humanoid olarak görünürler ve Fierna, ateşten kılıcı ile savaşırken, istediği zaman Belial’ı çağırabilir. Asmodeus’a karşı yapılan başkaldırı sonrası tahtından indirilen Belial, Lady Fierna ile birlikte olup, katman üzerindeki hükümdarlığını perde arkasından yapmaktadır. Leydi Fierna, Belial’in Naome ile olan birlikteliğinden olan kızıdır. Yaşamlarının benzemesi açısından, Asmodeus’un kızı Glasya ile hızlı gelişmiş ve kopmaz bir bağı vardır.
 

Beşinci’nin Lordu: Prens Levistus
 

Büyük resim için tıklayınız.

Prens Levistus, Baator’un beşinci katmanı olan Stygia’nın hükümdarlığını yapmaktadır. Asmodeus, Prens Levistus’u ihaneti yüzünden buzun içinde hapsetmiştir çünkü Levistus, Asmodeus’un sevgili eşini öldürmüştür. Bir milenyum boyunca buzda hapis olarak duran Levistus’a; Asmodeus, eşi görülmemiş bir jest yapar ve katmanın yönetimini kendisine verir, ancak buzdan hapishanesinden çıkarmaz.

Levistus, Amnuzi hizmetkarları ile telepatik iletişim kurarak bu katmanı yönetmektedir. Buz hapsinden ne kadar çıkmaya çalışmışsa da, büyüsel ve fiziksel bütün çabaları boşa çıkmıştır.
 

Altıncı’nın Lordu: Arşidüşes Glasya
 

Büyük resim için tıklayınız.

Arşidüşes Glasya, Baator’un altıncı katmanı olan Malbolge’ye hükmeder, aynı zamanda Asmodeus’un kızı, Mammon’un da eşidir. Glasya bronzdan teni olan inanılmaz güzellikle, ufak boynuzları, sivri bir kuyruğu ve kanatları olan bir humanoid olarak görünür. Kendisinden önceki yönetici cadı kontesin tahtını dramatik bir şekilde kaybetmesinin ardından, Malbolge’ye hükümdar olarak atanmıştır.

Herkesten önce Malbolge’ye Baalzebul hükmetmekte idi. Cadı kontes, Baalzebul’un sağ kolu idi ve kendisini başkaldırıya gazlayan da başta kendisi olmuştur. Bunun yanında, tahtından olan Baalzebul’un tahtına geçme başarısını da göstermiştir. Cadı Kontes’in zamanında Malbolge’nin jeografisi, bütün katman boyunca yuvarlanan dev taşlardan oluşurdu ve Cadı Kontes de bu taşlardan birinde yaşardı. Ancak bir sabah, kontes büyük acılar çekti ve boyutu gitgide kontrolsüzce büyümeye başladı. Vücudunun belli parçaları dağları ve nehirleri oluşturmak üzere, Cadı Kontes, kendi bedeni ile Malbolge’nin jeografisini tamamen ve sonsuza dek değiştirmiştir.

On parmağı da, bu katmanın efsanevi on beyaz kulesini oluşturmuştur.

Glasya, Annesinin katili Prens Levistus’tan nefret etmektedir ve kendisini öldürmek için tüm istihbarat ağını ve cemaati’nin gücünü kullanmaktan çekinmez.

Malbolge en fazla el değiştirmiş katman olarak da bilinmektedir. Baalzebub’dan önceki yönetici Beherit, iblislerin yükselmesindeki yasaklara uymadığı gerekçesi ile Asmodeus tarafından yok edilmiştir.
 

Yedinci’nin Lordu: Arşidük Baalzebul

Büyük resim için tıklayınız.

Baalzebul, Baator’un yedinci katmanı olan Maladomini’ye hükmetmektedir. Önceleri Celestria’nın meleklerinden olan ve ismi Tyrael olan Baalzebul, bir takım nedenlerden Baator’a gönderilmiş ve bu süre içinde Asmodeus tarafından iblislik mertebesine çıkartılmıştır. Daha sonra sistemin mertebelerini tırmanarak –Aynen Bel gibi– Yedinci’nin eski lordunu devirerek tahtına oturmuştur. Bilinen iki eşi vardır, bunlardan ilki kendi eşi Baftis ve kendisinden önceki yöneticinin eşi –daha sonradan kendine eş aldığı– Lilith’dir. Baftis, Baalzebul’dan çok korkmaktadır, Lilith ise tam tersi bir karakter sergiler, korkusu yoktur ve eşine her zaman da sadık değildir. Hatta çoğu zaman…

Baalzebul’da şeytani bir mükemmeliyetçilik zihniyeti mevcuttur. Maladomini’de her zaman yeni şehirler yapılmaktadır, hatta eskimiş şehirlerin üstüne de yenisi yapılır. Baalzebub’un ilk eşi Baftis de, bulunduğu şehri terk etmek istemediği içinde bunlardan birinde hapsedilmiştir.

Baalzebub şu anda hâlâ yapım aşamasında olan Malagard şehrinde yaşamaktadır. Hesaplaşma zamanı kendisine başkaldırdığı için Baalzebul’u cezalandıran Asmodeus, meleksel dış görünüşünü bir sümüklü böceğe çevirmiştir. Bunun üzerine özellikle Mephistoteles üzerindeki planlarını yoğunlaştırmıştır ve Dokuz Cehennem’in Krallık tahtı ve Asmodeus’a bitmek tükenmek bilmeyen nefreti halen içinde alev alev yanmaktadır.

Sekizinci’nin Lordu: Arşidük Mephistoteles

Büyük resim için tıklayınız.

Mephistoteles, Baator’un sekizinci katmanı olan Cania’yı yönetmektedir. Mephistar adlı, Nargus adlı büyük buzdağı’nın tepesinde, görkemli buzdan kalesinde yaşar.

Mephistoteles kendi darbesini kendisi planlamıştır ve kendinden önceki Baron Molikroth’u tahtından indirmiştir. Mephistoteles’de Hesaplaşma zamanı Asmodeus’a baş kaldıranlardandır ve eşi Baalphegor olmasa idi, Mephistoteles şu anki konumunda olamazdı. Baalzebul ile aralarında –kesinlikle karşılıklı– bir nefret vardır.

Şu anda Mephistoteles, kendisini dışarıya kapamış halde, cehennemin ateşi ile deneyler yaparak, tamamen farklı özelliklerde, daha farklı ve tehlikeli bir alev için araştırma yapmaktadır. Tabii ki bu uğraşı, yaşadığı buzdan katmanı da büyük ölçüde etkilemiştir ve dağlar yerlerinden koparak daha soğuk olan yerlere doğru sürüklenmişlerdir. (Bu alevin adı Hellfire’dır.) Ancak Mephistoteles’in bu sürekli deneyleri için gerekli ruhları toplamakta kendisi yetersiz kalmaktadır ve başta Levistus ve Dispater olmak üzere ruh gereksinimini diğer lordlardan karşılamaktadır. Bunu yapmasındaki amaç, bulduğu yeni alevin kontrolünü kendi material dünyasındaki müritlerine vererek, onları Asmodeus’unkilerden bile güçlü ve kudretli yapmaktır.

Dokuzuncu’nun Lordu: Asmodeus – Dokuz Cehennem’in Kralı

Büyük resim için tıklayınız.

Asmodeus, dokuzuncu ve son katman olan Nessus’un, aynı zamanda bütün Baator’un efendisidir. Tanrılık mertebesine erişmiştir. Baatezu’lar fiziksel savaşlarını sürdürürlerken, Asmodeus da gözünü kırpmadan diğer tanrılarla karşı karşıya gelmektedir ve ayrıca Abyss ile olan savaşlarına da gerekli özeni gösterir. Çünkü Abyss yolunun üzerinde olduğu sürece, evrene hükmetme planlarının gerçekleşmeyeceği gerçeğinin farkındadır.

Asmodeus bir zamanlar, lawful tanrılara hizmet eden ve şeytanlarla savaşmak üzere yaratılmış bir melekti ve hatta, meleklerin en yücesiydi. Ancak şeytanlarla savaştıkları süreç içinde düşünceleri zehirlenen Asmodeus, en büyük düşünsel kirliliği Abyss’in sonsuz şeytanları ile yaptığı savaşlarda aldı. Aynı düşünceler, ölümlülere de sıçradı ve tanrılar bunu gördüler. Bunun üzerine Asmodeus, bir teklif ile tanrıların önüne geldi, bu teklife göre tanrıların kurallarına uymayanları cezalandırmalarını önerdi. Tanrılar bunu kabul ettiler ve Asmodeus’u bu cezalandırma görevine atadılar. Böylece yeni cehennemleri olan Baator’a Asmodeus’u, görevini yapması için yerleştirdiler. Böylelikle tanrılar hem bu kirlenmiş meleği kendilerinden uzaklaştırdılar, hem de yoldan çıkmış ruhların cezalandırılması için gerekli cehennemlerini kurmuş oldular. Ve cezalandırılan ruhlardan, Baatezu şeytanları doğdu.

Ancak bu anlaşma sırasında çok yara alan Asmodeus’un yaraları, bugün hâlâ kanamaktadır ve Asmodeus’un her bir kan damlasından bir Pit Fiend oluşur. Bu Pit Fiend’lar son katmanda, Sürüngen Halkası kanyonu boyunca nöbet tutarlar ve yabancı bir ziyaretçiyi anında öldürürler. Ve fanatikçe Asmodeus’a bağlıdırlar.

Asmodeus’un elinde hükümranlığının simgesi ve gücünün aynası olan, yakut asası bulunur. Bu asa, devasa bir tek parça yakut taşından yapılmıştır, yakutun kendisi bin adağın kanında yıkanmış; Tiamat’ın asitten salyasında yıkanmış ve yediyüz yetmiş yedi meleğin gözyaşları ile cilalanmıştır. Yapılışından da anlaşılacağı üzere, İnanılmaz güçlü bir silahtır ve Asmodeus’un halen hayatta olmasının en önemli nedenlerinden biridir.

Asmodeus, kızı Glasya’nın güçlenmesi ve rütbelenmesine yardımcı olarak, Baator üzerindeki hükümdarlığını iyice sağlamlaştırmıştır. Bu ek güç ile daha fazla ruh toplanmasını amaçlamaktadır, çünkü halen kanayan ve acıyan yaraları ancak ve ancak, toplanan ruhların Kutsal gücü ile iyileşmektedir. Yaraları iyileştikten sonra Asmodeus geçici bir ateşkes yapıp, Kan savaşını durdurmayı ve gücünü iyice yerine getirdikten sonra, tüm evrene hükmetme konusundaki son sert vuruşunu gerçekleştirmeyi planlamaktadır.
 

Gizli ve onuncu Lord: Gargauth

Önceki adı Gargoth olan onuncu lord, kimsenin bilmediği nedenlerden Baator’u terketmiş çok güçlü bir şeytandır. Kimisi Baator’un bile onunki gibi bir kötülüğü kaldıramadığını söyler, kimisi Asmodeus ile yaptığı savaşı kaybedip sürüldüğünü, kimisi de En iyi arkadaşı Beherit’in Asmodeus tarafından öldürülmesinden sonra acıya dayanamayıp terkettiğini… Nedeni ne olursa olsun Gargoth Baator’u terketmiştir ve kendisine Toril’de bir cemaat bulup yerleşmiştir ve adı da Gargauth olmuştur. Bunun yanında, halen boyutlarda gezinmektedir.
 

Büyük resim için tıklayınız.

Hesaplaşma:

Hesaplaşma, Dokuzların Lordları’nın kendi aralarında bölünüp birbirleri ile yaptıkları büyük savaşa verilen addır. Bir kısım Lord, Asmodeus’a karşı birleşip baş kaldırırken, bir diğer kısım Asmodeus’un yanında durmuşlardır.

Olay, Baalzebul tarafından planlanmış ve başlatılmıştır. Avernus’un eski hükümdarı Zariel, kan savaşı zamanı Abyss’te savaşmak üzere muazzam büyük bir ordu toplamıştı, ancak son anda bu ordunun yönünü değiştirip, Dispater’in demirden kalesini kuşattı. Bunun yanında Moloch ve Belial de Stygia’ya sürpriz saldırılara başladılar. Savaş Mephistoteles için kötü başlamıştı, çünkü hazırlıksız yakalanmıştı. Toparlanabilmek için şeytanlarının büyük bir kısmını kurban etti Mephistoteles, ve toparlandıktan sonra da Mammon Dis’e yardımcı kuvvetlerini gönderirken, Maldomini’ye Gelugon lejyonlarını gönderdi. Zariel, kuvvetlerini Avernus’a geri çekti ve Baalzebul, ittifak üyelerinden yardım istedi.

Sonuç olarak, savaşın en can alıcı noktası –Mephistoteles’in de istediği gibi– Maldomini’de geçti. İki tarafın askerleri de büyük karşılaşma için yedinci katmanda buluştular ve zaten Asmodeus’u tahtından indirmeye gönüllü olan iki taraf, Asmodeus’a karşı durdular ve Asmodeus son vuruşunu yaptı. Daha sonraları Asmodeus’a tek sadık kalan Geryon, borusunu öttürdü ve Asmodeus’un kanından oluşmuş bozuk Pit Fiend’ların bağlılıkları geri gelerek, kendi efendilerine karşı savaşır oldular. Generallerini kaybeden büyük ittifak ordusu dağıldı ve Asmodeus kazanan taraf olarak çıktı.

Savaşın başlangıcında Mephistoteles tarafı ve Baalzebul tarafı aşağıdaki gibi yapılanmıştır.
 

Mephistoteles Tarafı :
Dispater
Mammon
Geryon

Baalzebul Tarafı :
Zariel
Belial
Moloch
 

Hesaplaşmanın Sonucu :

Asmodeus, hesaplaşmada kendisine bağlılıklarını gösteren Pit Fiend’ları ödüllendirerek, Kan Savaşındaki Baatezu ordularının generalleri yaptı ve isimleri o günden sonra Kara Sekiz olmuştur. Savaş sonrası Asmodeus, Moloch ve Geryon hariç bütün diğer Lordları eski yerlerine yerleştirmiştir. Yenilgiye uğramış lordların böyle bir saldırıya bir daha kalkışmayacaklarını düşünerek, hakimiyetini güçlendirme adına böyle bir adım atmıştır.

Baator’un Tanrıları :

Baator, sadece Dokuzların Efendilerine, Pit Fiendlara ve Baatezu’lara ev sahipliği yapmaz. Bunların yanında Baator, bir takım tanrıların ve takipçilerinin de evidir. Bu tanrılar Goblin Tanrısı Bargrivyek, Kobold tanrısı Kurtulmak, Sahugain tanrısı Sekolah, Mısır Tanrısı Set, Yunan tanrısı Hekates ve Krynn tanrısı Takhisis’tir. Bu tanrıların takipçileri gölge formunda Baator’da dolaşırlar. Ve genellikle tanrılar, Baator’un politikası ile ilgilenmezler, daha ziyade, güç edindikleri dünyalar üzerinde uğraşan tanrılardır. (İstisnalar hariç)

 
Yazan: Ersun “Necromancer” Güven
Katmanlar ve Tanrılar
Genel Bilgi