Son Haberler

Son Haberler

Forgotten Realms Logo

Aglarond

  Başkent: Veltalar Yönetim: Oligarşik Magokraşi Yönetici: Simbarch Konseyi Nüfus: 1.270.080 (1372 DR) Irklar:  İnsan 64%              Yarı-Elf 30%              Elf 5%              Diğer 1% Dinler: Chaunteans, Seldarinists, Selunites, Umberlants, Valkurytes İthal Ettiği Mallar: Cam, Demir, Tekstil İhraç Ettiği Mallar: Bakır, Değerli taşlar, Tohum, Kereste Açık denizi ve derim ormanlarıyla Aglarond; insanların, elflerin ve yarı elflerin yaşadığı Sea of Fallen Stars’a uzanan bir yarımadadır. Elfler ve insanlar Aglarond’da yüzyıllar içerisinde birbirine karışmıştır. Yarı-elf’lerin bu kadar yüksek popülâsyonda olduğu başka bir yer yoktur. Tarihi Çok önceleri Yuirwood, Wood elfleri için bir yuvaydı. Güçlü büyülerde ustalardı ve etraflarını taşlarla çevirip huzur içerisinde yaşıyorlardı. Sonunda yaratıklar elf bölgesine girdi ve elfleri ormanın derinlerine göç etmek zorunda bıraktılar. İnsanlar bu bölgeye 756DR yılında geldi ve güneye yerleştiler. Daha sonra ağaçları kesip elf ve yaratıklarla savaşmaya başladılar. Maceracılar yaratıklarla savaşmak için ilerledikçe, elfler daha derine çekildi. Zamanla insanlar elflerin bölgesine ulaştı ve bıkkın elfler sonunda barış önerdiler. İnsanlar yaratıkları yenmek için elflere yardım etti ve iki ırk arasında evlilikler başladı. Doğan yarı-elfler ormana yerleştiler. Sonunda kıyı bölgelerine gelen yarı-elfler insanlarla çekişmeye başladılar. Çünkü insanlar ormana hasar vermeye devam ediyordu. Sonunda kızgın yarı-elfler, insanlara durmalarını söyledi. İnsanlar bu öneriyi reddetti. Yarı-elfler bu cevap üzerine kıyı bölgelere yürüyüşe geçti. Direnen insanları ya öldürdüler yâda geri çekilmeye zorladılar.1065DR yılında Ingdal’s Arm Savaşı denilen savaşta iki ordu birbiriyle karşılaştı. Savaş sonunda barış sağlandı ve Aglarond halkı oluşmuş oldu. Bazı insanlar bu birleşmeyi onaylamadı ve yarımadanın sonunda Altumbel şehrini kurdular. Aglarond birçok yarı-elf kral tarafından yönetildi ve hepsi Thayanların saldırları sırasında öldürüldü. İki krallık soyundan kız Thara ve Ulae(Gray Sisters olarak da bilinir) ağabeylerinin ölümüyle tahtı ele alıp Aglarond’u uzun süre ayakta tutdular. Belli bir zaman sonra Ulae’nın kızı kendine bir çırak seçti, bu kişi Simbul’dur. Bu çırağı tahta geçmek için eğitti. Simbul 1320DR yılında tahta geçtiği andan itibaren ülkesini Thay’a karşı savundu. 1371DR yılında, Zulkirler, Simbul’e düşmanlığın bitmesi ve ateşkes ile geldiler. Simbul bunu anlaşılabilir bir kuşkuyla kabul etti. Thayanların sözünü tuttuğunu gören Simbul dikkatini halkını tekrardan kalkındırmaya verdi. 1425DR yılında Simbul’un ortadan kaybolmasıyla yönetime Simbarch Council geçti. Daha sonrasında Thay, tam anlamıyla ölüler diyarını ayağa kaldırdı. Sürülmüş zulkirler, eski büyücü-iktidarlar, Thay etkisindeki Wizard’s Reach’e girdiler. Aglarond’a Thay isteğini kabul ettirmeye zorladılar. Thay’ın bitmek bilmez yorucu baskısı, Aglarond’un yeni kurulan Simbarch Council’ını çok yoruyordu. Sonunda halk bir ordu kurup Wizard’s Reach’teki zulkirlerin üstüne yürüdü. Savaş uzun ve şiddetliydi, Aglarond çok acı çekti. Savaş sonunda Wizard’s Reach’teki zulkirler, halkın yükselişine karşı kazandıkları zaferi ilan etmek için Thay’a döndüler. The Thayan Regent, Szass Tam, gelenleri ölümleriyle ödüllendirdi. Thay arkasında sadece Wizard’s Reach’te yöneticiler ve askerler bıraktı. Ancak liderlerinin ölümüyle kaosun ve kafa karışıklılığın içindeki bu insanlar, Aglarond’un yeni hâkimlerini açıklamasına engel olamadılar. Eski liderleri ölmüş Thayan kalıntılarının, Simbarch Council’ini tek güç olarak kabul etmek dışında yapabileceği bit şey kalmamıştı. ******Simbul****** Aglarond’un eski yöneticisinin Year of Seven Sisters(1425DR) yılında öldüğü düşünülüyor. Bazıları Simbul’un, Velsharoon’u öldürdüğü ateşin içinde yok olduğunu düşünür. Onun fedakârlığını onurlandırmak için tanrının cesedinin kötü ellere geçmemesi için korurlar. İşin gerçeği güçlü büyücü savaştan sağ kurtulmuş ve şimdi Dalelands’e yerleşmiştir(1479 DR) . Aglarond Kronolojisi -9800DR Crown Savaşları sonrası az sayıdaki green elf Yuirwood’a yerleşti. -6950DR Star elfleri Yuirwood’ta toplanmaya başladılar. -6600DR Star ve Green elfler tarafından Yuireshanyaar kuruldu. -1076DR ile -1069DR arası The Orcgate Savaşları. The Yuir, orc saldırılarına maruz kaldı. -900DR ile -600DR arası Narfell ve Raumathar’ın yükselişi. The Yuir’in Star elfleri, felaketi önceden görüp Sildeyuir’i yaratmaya başladılar. -699DR Year of Moon Blades Crashing: Star elfleri Yuireshanyaar’ı terk edip Sildeyuir’e yerleştiler. Çoğu Wild elf burada kalmayı seçti. -255DR Year of Furious Waves: Jhaamdath yıkıldı ve bazı sağ kalanlar Altumbel’e yerleştiler. -160DR Year of the Stone Giant: Narfell ve Raumathar birbirlerini yok ediler. -100DR ile 250DR arası İnsanlar Wizards’ Reach’e yerleştiler. Chessentan kolonileri Delthuntle ve Loathkund arasındaki kıyı şehirlerine yerleştiler. 400DR Year of the Blue Shield: Chessentanlar Wizards’ Reach’te Escalant’ı kurdular. 482DR Year of the Blighted Vine: Delthuntle ve Laothkund başkaldırıp League of Samatharı kurdular. 504DR Year of the Eclipsed Heart: Unther, şehirleri geri kazanmak için League of Samathar’a savaş açtı. 625DR Year of Torrents: Escalant yıpranmış Unther’den ayrılıp League of Samathar’a katıldı. 677DR Year of Resonant Silence: Gilgeam of Unther, asileri ezmek için büyük bir sefer hazırladı. Donanma fırtınaya yakalandığı için savaşamadan geri döndüler. 679DR Year of Scarlet Sash: Unther, League of Samathar’ı tanıdığını açıkladı. Unther bir daha toparlanamadı. 756DR Year of the Leaning Post: İnsanlar(Çoğunluğu Wizards’ Coast’dan) Aglarond’un kuzey kıyılarına yerleşmeye başladılar. Velprintalar kuruldu. 773DR Year of the Auromvorax: Velprintalar ve diğer kuzey şehirleri bir araya gelip Velprin krallığını kurdular. 870DR ile 880DR arası Velprin ve Yuir elfleri ilk defa karşılaştılar. 900DR ile 1050DR arası İnsanlar ve elfler Yuirwood’ta bir araya geldi ve yarı-elfler dünyaya geldiler. 929DR Year of the Flashing Eyes: Chesenta Unther’e karşı ayaklandı. 953DR Year of the Guiding Crow: Tchazzar of Chesenta, Wizards’ Reach şehirlerine saldırdı. League of Samanthar teker teker Tchazzar karşısında düştüler. 1018DR Year of the Dracorage: Tchazzar, bir sahuagin ile savaşırken öldü. 1033DR Year of the Dreamforging: Velprin’in Yuirwood’a doğru iyice büyümesine karşı yarı-elfler insanlara karşı baskı kurmaya başladılar. 1058DR Year of the Spider’s Daughter: Indrila Demaz,Velprin kraliçesi oldu.High Council’in baskısıyla Yuirwood’a savaş açtı. 1059DR Year of the Broken Pillar: Indrila’nın ordusu birçok yarı-elfi katledip ormanın derinliklerine ilerledi. Yuir’in savaş lideri Brindor Olossyne, kendi ordularını geri çekip yeni bir ordu kurdu. 1065DR Year of the Watching Wood: Ingdal’s Arm Savaşı. Yuir ordusu insanları yenip insanları kendilerine kattılar. Brindor, Aglarond’un yeni ülkesinin kralı oldu. 1117DR Year of the Twelverule: Chessenta güçlerini kaybetti. The Wizards’ Reach şehirleri tekrardan özgürlüklerini kazandılar. 1128DR Year of the Peryton: Brindor öldü. Oğlu Althon başa geçti ve uzun süre ülkeyi yönetti. 1189DR Year of the Lynx: Althon The Old öldü. Oğlu Elthond kral oldu. 1194DR Year of the Bloody Wave: Singing Sand Savaşı. Red Wizardların Aglarond’a ilk saldırısında Elthond öldü ve küçük kardeşi Philaspur başa geçti. 1197DR Year of the Sundered Shield: Brokenheads Savaşı. Philaspur saldırı sırasında öldürüldü. Kız kardeşleri Thara ve Ulae(Gray Sisters) tahtı paylaştılar. 1237DR Year of the Grotto: Aglarond ve Thesk ittifaklık imzaladılar. 1257DR Year of the Killing Wave: Gray Sisters öldü. Ulae’nın oğlu Halacar başa geçti. 1260DR Year of the Broken Blade: Halacar, Thay üzerine ihtiyatsız bir sefer düzenledi. Savaş tam bir felaketle sonlanıp Aglarond yenildi. 1261DR Year of the Bright Dreams: Halacar zehirlenerek öldürüldü. Kızkardeşi Ilione, güçlü bir sorcerer, kraliçe oldu. 1320DR Year of the Watching Cold: Ilione, Aglarond’un yöneten soyunun sonuncusu, öldü. Arkasında hiç çocuk bırakmadı, ancak öğrencisi Simbul’a ismini devretti. 1357DR Year of the Prince: Ateş elementleriyle ittifak kuran Thayan ordusu Escalant ve Laothkund’u aldı. Çoğu Wizards’ Reach şehri Thayan kontrolüne geçti. 1360DR Year of the Turret: The Tuigan Horde, Faerun’a saldırıya geçti. Aglarond, Thesk’e savunma için okçular yolladı. Güçlü fang ejderhası Nartheling, Umbergoth’un zirvesine yerleşti. 1365DR Year of the Sword: Thay ordusu Emmech’e yürüyüşe geçti. Griffonraiderlar ikinci bir Thay ordusunun Shyvar Pass’tan geçtiğini bildirdiler. Glarondar’daki ordu, güneydeki Thay ordusunu yendikten sonra diğer orduyu Emmech’de arkasından vurup savaşı kazandılar. 1367DR Year of the Shield: Simbul ilkbaharda 3 aylığına yok oldu. Konsey üyeleri tahta geçmek için birbirleriyle didişmeye başlamıştı. Çoğu insan yeni yöneticinin isminin açıklamasını umuyordu. 1369DR Year of the Gauntlet: Thay, kışın saldırmayı seçmişti. Szass Tam’ın oluşturduğu ölümsüzler ordusu Umber Marshes’dan geçtiler. Ancak Watchwall karşısında hepsi teker teker yıkıldılar. 1370DR Year of the Tankard: Thay ordusu Umber Marshes geri çekilmiş olsa da savaş bitmemişti. Ancak sonbaharın gelip bataklığın yeniden ortaya çıkmasıyla ölümsüz ordusu harap oldu. 1371DR Year of the Unstrung Harp: Thay’ın zulkirleri sonuç vermeyen savaşlardan sıkılıp Simbul’a barış teklifiyle gittiler ve Simbul kabul etti. … Yönetim 1065DR yılında Brindor Olósynne yönetiminindeki yarı-elf ordusu, Kraliçe Indrila Demaz yönetiminindeki insan ordusunuyendiğinden beri; Aglarond, Olósynne hükümdarlığıyla yönetiliyordu.1425 yılında Alassra Shentrara “Simbul”’un ortadan kalkmasıyla yönetim Otuzların Konseyine geçti. Bu konsey, büyük şehirlerden gelen 11,küçük yerleşimlerden gelen 19 konsey üyesinden oluşuyordu. Dahst’ın Fanger şehirleri ve Findar dışında her yerleşim bu konseye katıldı. Monarşinin yıkılmasıyla beraber yönetime Simbarch Council geçti. Bu konsey de Simbul’den eğitim almış 15 büyücüden oluşur. Simbul’un kaybıyla Simbul’un halefleri bir araya gelip Palace Of the Simbul’un kontrolünü ele aldılar ve hocalarının krallığını yönetmeye başladılar. Simbarch Council’in yönetimi karşı konulmaz değildi; sonunda bir ordu kurdular. Güçlerini büyütmeleriyle beraber Wizard’s Reach’ın üstünde egemenlik kurup, Thay’ın buradaki sürülmüş zulkirlerini yendiler. Sonunda yurdun kontrolünü sağlama aldılar. Ordu İlk ordu Brindor Olósynne tarafından kurulmuştur. 1368 yılında ordu küçük ancak çok yetenekliydi.  “Foresters” adlı rangerlar oluşan elit bir askeri grup içerir. Ordunun geri kalanı mızraklı, okçu ve az miktarda atlı askerden oluşur. Ordu Emmech(adı daha sonra Undumor olarak değişti) ve Glarondar’da ikamet eder. Ayrıca Glarondar’da gözcü olarak kullanılan az miktarda Griffon-binicileri bulunmaktadır. Bu dönemde ordunun sayısı 6000 civarındadır. Aglarond halkı geçmişten gelen lokal milislik eğitimi alır. Herhangi bir tehlike karşısında tüm halk mızrak ve kargı kullanabilir. Kısa sürede ordunun sayısı dört katına çıkabilir. Donanmaları yoktur, ama Foresterlar küçük botlar kullanırlar. Yakın tarihte Simbarch Council’in yönetimine geçen ordu komşu ülkelerden gelen baskıları ve süregelen Thay tehdidini bastırmak adına çok güçlendirilmiştir. Önemli Coğrafi Bölgeler -Veltalar(Başkent, Nüfus 70000) Eski adı Velprintalar olan başkent, ülkenin yönetim bölgesi ve birincil limanıdır. Spellplague’den sonra Sea of Fallen Stars kıyısındaki eski yerleşimler bırakılmış ve buraya Old Velprintalar denilmiştir(Kenar mahalleden hallicedir.)Korsanlar ve hırsızlar burayı yuva edinmiştir. ** Simbarch Council ** Hepsi büyü kullanıcısı olan on beş simbarch tarafından oluşmuştur. Hepsi eski Palace of the Simbul-parlak yeşil duvarlı şehre yukarıdan bakan harika bir yapıt-‘da bir araya gelmişlerdir. şu anki pozisyonları eski yöneticiden kan bağıyla ani olarak geçtiği için zorlanan konsey, yönetilmeye gönülsüz halkı sakinleştirmek için ilk olarak orduyu sakin bir şekilde kullanmaktadır. Simbarchlardan biri, Seriadne elf formunda bir malaugrymdir. Kendi planlarını ilerletmek için uğraşır. Başka bir simbarch olan Ertrel, diğer simbarchların kuyusunu kazmaktadır ve Stone Bears hırsızlarının lideri Ambal’la ittifağı vardır. ** Thieves of Veltalar ** The Stone Bears, acımasız Aglarondlu hırsızlardan oluşan bir topluluktur. Old Velprintalar’da bulunan topluluğu, şehir korumaları durdurmakta çok zorlanmaktadır. Başlarında Ambal adlı biri bulunmaktır. Çoğu insan Ambal’ın arkasını dayandığı büyük zenginliğin farkında değildir. Büyükbabası sivil savaştan kurtulmuş güçlü bir ticaret adamıdır. Çoğu Aglarondlu simbarchların yönetimini kabul etmiş olsada, bazı zengin lordlar büyü kullanıcıların çöküşünü beklemektedir. Ambal kendini yenilikçi olarak tanımlar. Simbarch yönetimini çökertmek için soylularla güçlü bağlar kurmaya çalışır. –Undumor(Thayan İleri-Karakolu) Aglarond’un vahşi ordu-şehri Emmech, Thayan baskısına dayanamamış ve Undumor olmuştur. River Umber ağzındaki bu kaledeki evler çeşitli yaratıklar, vampir lorları ve necromancerların emrindeki yürüyen cesetlerle dolmuştur. Hiç savaşa katılmamış Dantalien gençleri ve silahlanmış halk, ölümsüzleri temizlemek için savaşa katıldılar. Denilene göre Umbar Riverın altından geçen bir tünelden şehre her saniye yüzlerce yürüyen ceset gelmektedir. -Watchwall(Güney-doğu Savunması) Etrafı büyülü mühendislik harikası Glarondar’a kadar uzanan 15 millik duvarlarla çevrilidir. Bataklıklarla kaplı güneye doğru akan Umber Marshes’a bakar. Duvar, King Brindor zamanında galeb duhrlar(earth elemental ırkı) tarafından yapılmıştır. Galeb duhrlar ve King Brindor arasındaki anlaşmaya göre, eğer bir gün galeb duhrların başı belaya girerse Aglandor tüm ordusuyla yardıma gidecekti. Uzun yıllar bir çağrı gelmedikten sonra Thayanların gözlerini bu gizli ırka dikmesiyle, Simbul tüm gücüyle yardıma gitmiştir. Watchwall 30 feet uzunluğunda 10 feet kalınlığındadır. Üzerinde hiçbir kapı veya pencere yoktur.(Climb DC 25)Aglarond tarafında her çeyrek milde bir merdivenler vardır. Ayrıca Watchers olarak bilinen özel birimler acil durumlar için iple inip çıkma eğitimi almışlardır. Bazen ipleri Thayan tarafındaki dostları içeri almak için kullanırlar. The Army of the Green Drake, Watchwall ve Glarond Garnizonu arasında yaklaşık 350 tabur bulundurur. Ancak sayıları Thay ve Umber Marshes saldırıları yüzünden belirgin bir biçimde düşmektedir. Undumor’daki olayların artmasıyla buradaki taburların hem sayısı hem de morali düşmektedir. -Yuirwood (Yarımada Orman) Aglarond’un sembolü halindeki Yuirwood, birçok tehlike ve saldırgan elf içeren derin bir ormandır. İçerisinde bir zamanlar Feywild’a açılan geçitler bulunur.-şu anda nerelere açıldığı bilinmemektedir. Yuirwood’un yerlileri olan yarı-elfler ve elfler, dışarlıklılara karşı şüpheci yaklaşır. Simbarch Council’in hükümranlığını kabul etmemişlerdir. Konsey ormandakilere güçlerini kabuş ettirmek için küçük çabalarda bulunmuştur. Ancak asıl çabalarını Wizard’s Reach’teki ex-zulkirlerin üzerinde tutmuşlardır. Yuirwood ormanlığının içindeki birçok hastalıklı bölgeye dikkat edilmesi gerekir. Derinlerde ki birçok eladrin şehir yıkıntıları spellplague yüzünden korkutucu hale bürünmüştür. Özellikle Fey Portalları hale gelmiştir. Bir kaçı Sildeyuir’e açılmaktadır ve birçok eladrin gerçek evlerine geri dönmüşlerdir; ancak diğer geçitler hakkında bir bilgi yoktur. -Dantalien Kalesi Simbarchlar, Undumor’un güneyinde hemen Umber River’ın kıyısına kurdukları bu kalenin içini yerli askerler, yetenekli maceracılar ve paralı askerlerle doldurdu. Kale az eğitim askerlerin Undumor’daki ölümsüzlere saldırmalarını kolaylaştırmak adına kurulmuştur. Ordunun liderliğini 4 ile 6 arasında değişen yetenekli maceracılar üstlenmiştir. -Altumbel Çoğu insana göre Aglarondan yarım adası tek bir ülkedir; ancak Altumbel’de yaşayanlar için bu öyle değildir. Yıllar süren savaşın sonunda Aglarond ülkesi kurulmuş bir yarı-elf kralın liderliğinde kurulacak bir konsey tarafından yönetilmesine karar kılınmıştır. Birçok insan bu karardan hoşnut olmamış ve yeni ülkeye katılmayı kabul etmemişlerdir. Altumbel, yarımadanın daralan burnuna kurulup yakınındaki Thousand Sword takımadalarını da kendine katmıştır. Bu adacıkların bazıları sadece kayalık olduğu gibi bazıları da yeterince büyüktür. Ghevden, adacıkların en büyüğüdür ve üstünde birçok balıkçı ve ticaret adamı yaşamaktadır. Altumbel halkı, adacıkların üstünde dağılmış bir biçimde yaşamaktadır. Korsanlar adalara saldırsa da tüm halk kendini savunmayı bilmektedir. Altumbel ve takımadaları neredeyse tamamen ağaçtan yoksundur. Halk ağaçları pek umursamazlar çünkü bu onlara Yuirwood elflerini hatırlatır. Çoğunluk geçimini balıkçılıkla kazanır. Kayalık arazi çiftçiliğe uygun olmasa da bol miktarda istiridye sağlar. Halk, tarihlerinde korsanları her zaman nasıl denize döktükleriyle övünür. Kıyıdaki görünmeyen kayalar, bilmeyen gemiler için yok edici bir etkendir. Nitekim, Spandeliyon, Altumbel’in yönetim bölgesi, City of Pirates(Korsan şehri) olarak bilinir. Simbul zamanında bu isim koyulduğu için sert cezalar alsalar da o zaman başkente uzaklıktan dolayı bazı korkusuzlar bu isimde karar kılmışlardı. Her şeyin ötesinde Altumbel, tam bir balıkçı cennetidir. -Dragonjaw Mountains Bu dağlar kuzeyde Aglarond’u Thesk’den ayırır. Genellikle bu iki ülkenin arası iyidir; ikisi de aralarındaki uzaklıktan memnundur. Aglarond için bu dağlar, Thay ve diğer tehlikelere karşı doğal savunma sağlar. Özellikle River Umber ve Sea Of Dlurg’dan gelenlere karşı önemli bir savunmadır. Kuzey eteklerinde birkaç balıkçı köyü dışında bir şey yoktur. Sadece Tannath Mountains ve Tannarth Gap, Aglarond’a aitdir. Geri kalan bölüm, Thesk topraklarında bulunur. -The Fang The Fang, kuzey sahilinin denize en çok uzanmış diş benzeri bölümüdür. Başkent’e çok yakın olmalarına rağmen, burada yaşayanlar kendilerini Aglarond’a ait hissetmezler. Bu zorlu topraklar iki yerleşim içerir: Findar ve Dhast. İki yerleşimde balıkçılıkla geçinir. Fang insanları(alay etmek için Fangers kullanılır) yabancılara karşı Altumbel insanlarından bile fazla şüphecidir. Yarı-elflerden nefret ederler ve bu bölgede doğup büyümemiş birini aralarına katmazlar. Bu topraklar üzerinde hiç han bulunmaz. The Fang’ın en uzak noktasında gururla parlayan beyaz kulenin adı; Fang Light’dır. Thymar isimli bir wizard(NG, erkek, insan, Wiz 12),kuledeki ışığın başında, lokal resiflerde dolaşanlara yardım etmek için nöbet tutar. Aslında dünyanın bilmediği şey; Altumbelli korsan Quelzur Neismen’ın(LE, erkek, insan,Rog5/Sor8) kulede hapis tutulduğudur. -Tannath Mountains Dragonjaw Dağlarının ve Umber Nehrinin güneyinde bulunan, Tannath Dağları eski Emmerch kalesinden Thay’ın kalbine kadar uzanır. Uzun ve yalçın dağ, Thay’a karşı doğal bir savunma oluşturur. Dağlar, insansılar tarafından geçilemeyecek kadar engindir, özellikle Umbergoth’un zirvesi. Shyvar Past, Umbergoth ve Tannath’ı aynı taraftan birbirine bağlar. Sarp ve aşırı eğimi, yerleşimi imkânsızlaştırır. Kuşlar ve dağ keçilerinden başka yaşayan yoktur. Tabi ki zirvelerde ki griffon yuvalarını ve Umbergoth’un efsanevi ejderhasını unutmamak gerek. -The Tannath Gap Tannath Dağları ve Dragonjaw Dağları arasındaki ormanlık darlıktır. Rüzgarın ve Umber Nehrinin oluşturduğu sarp bir yarık içerir. Geyik, tilki, sincap, porsuk, rakun, su samuru ve kunduz dışında birkaç yaratık da yaşar. Yolcular, Thayanlar ve Aglarondlular tehlikeli türleri soyu tükeninceye kadar avlamışlardır. Sadece istenmediğini anlayacak kadar zeki olan dağ aslanları kalmıştır. Tabi ki hala yaratıklar burada yaşamaktadır. Dikkatli bir maceracı Tannath dağlarından süzülen griffonları görebilir. Yine de bu yaratıklar toprak bağımlılara yaklaşmayı pek seçmezler. Umber Nehri, komşularla doğal bir bariyer oluşturduğu gibi eski Emmerch’in ötesindeki diyarlarla da ticareti sağlar. -Shyvar Pass Tannath Dağlarına ulaşımı sağlayan Tannath Gap’tan daha zorlu bir geçittir. Genişliği 100 yard ile 10 mil arasında değişir. Thay’ın Red Wizardları için doğal bir saldırı yoludur, yüz yıllarca bu geçidi geçmeye çalışmışlardır. Yüksek duvarlı ve dar geçit çok az bir askerle bile savunulabilir. -Umbergoth Aglarond’daki en yüce dağdır. Yakın geçmişte Nartheling, güçlü bir fang ejderha, dağın zirvesine yerleşmiştir. Barış zamanlarında Aglarond ve Thay arasında ki karavanlara saldırırdı. Belli bir taraf seçmese de Thay’dan gelen büyülü eşyaları daha çok sevdiği için onları seçerdi. Umbergoth o kadar yüksektir ki, en sıcak günde bile zirvesinde hep kar vardır. Griffonlar, hippogriffler ve dev kartallar zirvede uçuş yaptıklarında bir gözleri her zaman Nartheling üzerinde olur. -Umber Marshes İsmini altında bulundurduğu geniş demir madeni ve paslı kahverengi renginden alır. Bir cücenin önerdiği gibi “Eğer suyu boşaltırsak ne de güzel bir madenimiz olur” Bu ıslak topraklar birçok bataklık içerir ve suları River Lapendrar’a akar, o da Wizard’s Reach’e yavaşça süzülür. İki ülkede gerçekten sahip olunacak bir şey olmadığını bilsede Thay ve Aglarond bölge üstünde hak iddia ederler. İlk karşılaşmalarında o kadar kan dökülmüş ki bölgenin rengi değişmiştir. Bölge için en ideal ordu, Thay’ın ölümsüz ordusudur. Tabi böyle olsa bile bataklıkları iskelet piyadeler, yaşayanlara göre daha rahat geçemezler. Umber Marshes, birçok tehlikeli yaratığa ev sahipliği yapar. Yaratığımsı böcekler, zehirli yılanlar, hydralar, shambling moundlar ve trollar bölgeyi korkutucu hale getirmektedir. Tabi ki bu yaratıklar bölgeden geçen her canlının kanını emmek için dolaşan böcek dumanlarının yanında hafif tehlikeler kalır. Bu bulutlar rahatsızlıktan çok hastalık kaynağıdır, soylu bir savaşçı bu böceklerden biri tarafından ısırılırsa kötü bir şekilde dünyadan göçebilir. Shambling Moundlar, önceleri bölgenin güney bölgelerinde Lapendrar Nehri etrafında amaçsızca dolaşırken, şimdi kendilerine bir lider seçmiş ve Watchwall’dan görülecek kadar yakınlara yerleşmişlerdir. Bazı Thay zulkirleri, bu yaratıkların bölgede kaybolan binlerce ölümsüz savaşçılardan meydana geldiğini düşünüyor ve yaratıkların bu şekilde kontrol edebileceklerini umuyorlar. İşin gerçeği, ölümsüz druid üçlüsü bu yaratıkları yaratıp yönetmektedir.(Umber Council) Bu konsey Umber Marshes’ın kalbinde derin mağaralarda yaşarlar. Konseyin lideri Ysvel The Black(NE, kadın, Lich,Drd18) güçlü bir büyülü eşya tarafından yavaş yavaş delirmekteydi-Ironwood olarak bilinen paslı demir bir asadır-. Yıllar önce bölgede gizli bir yerdeki evinde yaşarken, yardımcılarının hepsini bir gece öldürüp onları juju zombie’ye çevirmiştir. Daha sonra da druidler arasında az rastlanan bir olay olarak kendini lich’e çevirdi. Şu anda shambling moundlardan oluşan koca bir orduyla ne yapacağını kimse bilmese de sonunda iyi bir şey olmayacağı kesindir. *****The Ironwood***** Bu 6 foot uzunluğundaki asa, tamamen paslı demirden yapılmış olsa da kaba yontulmuş ağaçtanmış gibi görünür. Birçok uğursuz ve tehlikeli güce hükmeder. Birincil özellik olarak kulacısına şu büyü özelliklerini chargesız olarak verir: -Fog Cloud -Soften Earth and Stone -Spike Stones(DC 16) -Stone Shape şu büyü özellikleri için 1 charge harcanır: -Control Water -Move Earth -Transmute Mud to Rock(DC 17) -Transmute Rock to Mud(DC 17) -Wall of Stone şu büyü özellikleri için 2 charge harcanır: -Create Shambling Mound(Special) -Command Plants(DC 16) -Earthquake(DC 22) -Iron Body …Create Shambling Mound(Sp): Yeterli büyüklükteki ölü bitki örtüsünü(iki 5-foot küp) bir araya getirerek shambling mound oluşturmak gibi güçlü bir özelliği vardır. Bu özellik için 10 dakika harcamak gerekir. Iroonwood’un kulanıcısı Command Plants büyüsünü kullanarak shambling mound’u kontrol edebilir. The Ironwood başka bir büyülü eşyayı yok ederek şarj edilebilir. The Ironwood diğer büyülü eşyaya touch attack yaptığında eşya ve kullanıcısı Will Save atar.(En yüksek hangisiyse o kullanılır)(Will Save 19).Yok edilenin her +1 bonusu için(eşyanın fiyatı da kullanılabilir. Her 10000 gp değer için 1 charge alır) 1 charge alır. Bir eşyadan en fazla 5 charge kazanılabilir. The Ironwood’un kendi charge kapasitesi ise 50 charge’dır. The Ironwood zekâya sahip NE bir büyülü eşyadır. Intelligence 17, Wisdom 19 ve Charisma 14’dür. Telepati ve konuşarak iletişim kurabilir. Ego 26’dır. Caster Level: 20th Ağırlık: 12 lb. -The Wizards’ Reach Aglarond Yarımadasının güney sahillerinde The Wizard Reach şehirleri uzanmaktadır. Sea of Fallen Stars ve Yuirwood arasında 300 mil uzunluğunda 80 mil genişliğinde geniş ve güneşli topraklar bulunmaktadır. Kuzey sahilinin aksine The Wizards’ Reach’de geniş gel-git bataklıkları ve bariyer adacıkları vardır; bunlarda doğu-batı trafiğini çok zorlaştırır. The Wizards’ Reach Aglarond krallığına ait değildir, asla da olmamıştır. Denizlerde yıllarca hüküm sürmüş büyülü krallıklardan almıştır. Şehir eski Unther insanları tarafından kurulmuştur; son 10 yüzyıldır Chessantan işgali yüzünden koloniler şeklinde yaşayan halk Thayan işgali sonrasında buraya yerleşmiştir. Gerçekte Red Wizardlar Escalant’ı ellerinde sıkı olarak, Laothkund’u gevşek olarak tutarlar. Bölge kuzeyli halklardan daha vahşi ve daha az yerleşik olarak yaşar. Son 300 yıldır şehirleri kimse tek elde tutamadığı için bir kaos hakimdir. Yaratıklar Yuirwood kıyısını korurken kıyı bölgelerini tehlikeli alanlara çevirmiştir ve bataklıklar lizardfolklarla doludur. Ticaret ve ulaşım eski yapılarla dolu kıyılardan deniz yoluyla yağılmaktadır. Aglarond İnsanları Yuirwood’un elf ve yarı-elfleri dışarlıklı düşmanı bir politika izleseler de, geri kalan halk konukseverdir. Halk, Thay baskısına karşı her zaman bir ittifak arayışındadır. Tiefling ve dragonbornlar Escalant, Glarondar ve Dentalien Kalesine, genasi ve halflingler de Delthuntle, Veltalar ve Furthinghome şehirlerine yerleşmişlerdir. Yine Aglarond çoğunluk olarak yarı-elflerden oluşur. Tieflinglere ve Thay’dan kaçanlara karşı peşin hükümleri olsa da halk aralarındaki farklılara bir kenara koyup yaşamayı seçmiştir. Önemli Noktalar ve Macera Bölgeleri Laothkund the Drowned Sea of Fallen Stars’ın yuttuğu şehirde artık balıklar ve tehlikeli su yaratıkları yüzmektedir. Ancak şehrin tüm hazineleri dokunulmadık şekilde batık şehirde durmaktadır. Tannath Mountains Dragonjaw Dağının Umber Nehri kıyısı yüksek ve sivri kayalarla doludur. Griffonların, devlerin ve taş ırklarının yaşadığı bölgede eski gümüş madenleri dışında bir şey yoktur. Ama denilene göre büyük bir goblin kabilesi bu madenleri yuva bellemiştir. The Witchhouse Efsaneye göre Yuirwood’un batı kıyısındaki bir malikânede 6 kız kardeş yaşarmış. Bir gece kız kardeşler annelerini, babalarını ve erkek kardeşlerini öldürmüşler. Daha 15 yaşındaki kızlara “Velprin Cadıları” denmiş. Foresterlar, malikâneyi bazen görür ancak asla aynı yerde olmazmış. Eğer Aglarond’da biri kaybolursa cadılar aldı denir.   Yazan: Ali Can “firebringer” ÜNLÜ

Devamını Oku »
Forgotten Realms Logo

Faerun Irkları

Faerun’da ırk kavramı; Birbirleriyle aynı özellikleri taşıyan zeki yaratıklar topluluğu, olarak algılanır.Hemen hemen bir çok fantastik dünyada bulunan elfler, cüceler, buçukluklar vb ırklar yine hemen hemen benzer özelliklerle Faerun’da da bulunmaktadır.Ancak ırklar bazı etnik gruplara ayrılır ve aralarında bazı farklılıklar gösterebilir.Örneğin Faerun’da ki elfler çok çeşitlidir.Ay elfleri, Güneş elfleri, Kara elfler(Drowlar), Orman elfleri, Vahşi Elfler, Yıldız Elfleri….vb…Netice olarak ele aldığımızda hepsi elftir.Hepsinin soyu aynıdır.Kimileri arasında çok minik farklar söz konusuyken kimileri arasında ise gözle görülür büyük farklar göze çarpabilmektedir. İnatçılıkları,zanaatlardaki ustalıkları,özenle tarayıp uzattıkları sakalları,bira ve güzel etlere duydukları ilgileriyle Faerun’un güzel mi güzel ırklarından biri olan cücelerle başlamak istiyorum. Faerun’da kökleri eskiye dayanan ırklardan olan cüceler dünyaya geldiklerinden itibaren şimdikilerin “çok eskilerde” diye nitelendireceği zamanlarda büyük imparatorluklar kurmuşlar,yükselmişler ve geniş topraklara hükmetmişlerdir. Ancak gerek goblin soylarıyla verdikleri savaşlar gerekse devlerle ve kötü ejderhalarla yaptıkları mücadeleler bu krallıkların çoğunun gücünü tüketti ve birer birer düştüler.Şimdi ki zamanlarda ayakta kalmayı başaran pek az cüce şehri ve krallığı vardır ancak onlarda kuruldukları zaman ki kudret ve güce sahip değillerdir. Yaratılışları hakkında pek çok mit vardır ancak hepsinin özünde Moradin yani cücelerin en kudretli tanrısının cücelerin ruhunu kendinden üflediğine ve cüceleri özenle yarattığı anlatılır. İlk görüldükleri yerler ise Faerun,Kara-tur ve Zakhara kıtaları içerisinde en yüksek dağ olan Yehimal ve çevresi olduğu söylenir.Burada görülen ilk cücelerin şimdi “ Kutup Cüceleri” diye adlandırılan etnik grubu oluşturduğuna inanılıyor. İlk en büyük ve harika krallığın ise Sharr bölgesinde Bharyden adı verilen dev mağaralarda kurulduğu söylentisi vardır.İlk bölünme ise Bharyden’in kuruluşundan on iki bin sene sonra dini görüş ayrılığı yüzünden batıya doğru olan Taark Shanat göçüyle yaşandı.Bu göçmenler şimdi Kalkan cüceleri olarak bilinen etnik grubu oluşturmuştur ve kalkan cüceleri göç ettikleri Amn ,Tethry, Calimshan ve Stream gölü çevresini kaplayan yerlerde Shanatar krallığını kurmuşlardır. Bhaerynden krallığı ise bu sıralarda olan Crown savaşları sırasında düştü ve drowlar tarafından yok edildi.Böylece güneydeki cüceler sürgüne uğradılar.Yüz yıllar sonra yine bir değişim söz konusun oldu.Oryndoll’un Zihin gezenleri(İlithit) buradaki cüceleri köleleri haline getirdiler.Karanlık altına götürüp burada yaşamaya zorladırlar.Bu şekilde gelişen korkunç bir kadere maruz kalan cüceler değiştiler ve şimdi gri cüceler yada duergar olarak bildiğimiz karanlık altında yaşayan cüce ırkının en şereften yoksun ve kötü etnik grubu haline geldiler. Ancak Bhaerynden krallığının yıkılmasından sonra Chult ormanlarına kaçan bir kavim ise buradaki zor yabani şartlarda yaşayarak yabanileştiler yeni bir etnik grup olan yabani cüceler oluştu. İlk drow şehri olan Telantiwar kendi şehir içi savaşıyla kendini zayıflatında bundan yararlanan Bhaeryden’li bazı cüceler Great Rift denilen bölgeye yerleştiler ve krallıklarını kurdular.Günümüzde altın cüceler olan cüceleri oluşturdular. KUTUP CÜCELERİ(Artic Dwarves) Cüce dilinde kendilerine”Inugakailkurit” demektedirler.Bilindikleri yerler sınırlı ve bellidir.Faerun’un kuzeyinde Great Glacier bölgesinde köyleri ve şehirleri vardır.Bunun dışında ki bölgelerde çok nadir görünürler.Koruculuk, barbarlık ve savaşçılık yaparlar ancak bunun yanında büyüyede ilgileri ve merakları vardır.Kutup cüceleri cüce ırkı arasında Bhaeryden krallığıyla bağlantısı olmayan tek cüce türüdür.Onlar her zaman kuzeydeydiler.Ancak yine de gerek kültür, gerek ekonomi, gerekse zanaatta diğer cücelerle pek çok ortak noktaları vardır.Gerçekten uzun sayılabilcek yıllar boyunca Faerun’un kuzeyinde ki o boş bembeyaz soğuk topraklarda yaşamışlardır.(ve hala yaşamaya devam ediyorlar.) Fiziksel olarak kısa boylu, kalın bacaklı ve sağlam yapılıdırlar.Boylarının 3 feeti geçtiği pek az görülmüştür.Gözleri parlak mavi,yanakları elma kırmızısı,derileri beyaz ve açık mavi tonları arasındadır.Saçları ve sakalları beyazdır.Diğer cüce ırklarının tersine erkeklerinde kısa sakal modadır. Karakter özelliği olarak dostani ve dışa dönüktürler.Irk,sınıf ve klan farkıyla neredeyse hiç ilgilenmez ve kimseyi bu özelliklerle değerlendirmezler.Hayatta çok küçük şeylerden zevk alırlar ve genellikle ölmeden küçük bir servet biriktirmeyi adet edinmişlerdir.Bir kutup cücesinin hazinesinin büyüklüğü onu mutlu eden etkenlerin en başında gelebilir.Aslında sadece avlanmanın karınlarının doyurmak ve yaşamlarının sürdükmek için yeterli olduğunu bilmelerine rağmen başka şeyler için değişik mesleklerde de çalışırlar.Kendilerini oyalayacak -dışarından bakıldığında gereksiz görünen ama onların bir parçası olan- güreş,hikaye,oyun vb bir çok şeye bir çok toplumdan daha fazla zaman ayırırlar.Kutup cücelerinden çok az maceracı çıkar.Çoğu köy ve kasabalarında basiretli,sakin ve yavan bir hayatı tercih eder.Ama merak duygularının kuvvetinden dolayı nadirde olsa bu sakin ve “göreceli güzel” hayatlarını arkalarında bırakabilirler.Özellikle başka kültür ve topluluklara çok meraklı ve sıcak yaklaşırlar.Aslında bir çoğunun içinde buzdan evlerini bırakıp dünyayı keşfetmek ve egzotik yerlere gitme düşüncesi bulunsa da çok çok azı bu düşünceyi gerçekleştirmek için birşeyler yapar.Sonuçta eğer yanlışlıkla kendilerini bir maceranın içinde bulurlarsa gittikleri yerleri keşfetmek ve öğrenmek buzdan evlerini onlara unutturabilecek bir etken olabilir. Faerun’da yaşayan hiç bir toplulukta görülmeyen bir türdeşliğe sahiptirler. Inugakailkuritler kan davası ,klan ayırımı ve iç savaşların görülmediği bir toplumdur.Bunun en büyük nedeni diğer kültürlerden uzak bir coğrafyada minimum dışa dönük bir sosyal yapıda yaşamaları olabilir.Diğer cüce toplumlarında ki gibi bireysel başarılar klana veya aileye yüklenmez, kişisel başarının övgüsünü ve saygısını sadece o kişi alır.Nesilden nesile geçirdikleri harika bir zannat yetenekleri vardır.Ayrıca o kadar hırslı ve çok çalışırlar ki: pek az kutup cücesi hayatta kalmayı başarıya tercih eder. Tüm cüceler gibi cüce dili kullanırlar ve Dethek alfabesini kullanırlar. Büyünün sadece gereklilerini kullanırlar o da avlanma vb işlerde yardımcı olması içindir.Ama çoğu büyü kullanıcısı için(özelliklede mistik büyü kullanıcıları) en önemli şey-kullandıkları büyüler sayesinde- gençlere güzel hikayeler anlatabilmektir.Cüce tanrılarına tapmaya başlayıp onların kudretli ilahi büyülerini kullanmaya başladıklarından beri mistik büyüye ilgi gösteren pek azdır.Bazı kutup cüceleri arasında druidlik yolunu seçip doğayla bütünleşmeyi seçenler olmuştur.Bu cüceler genellikle düşmanlarının en çok etkilendiği türden büyüler olan ateş büyüleriyle ilgilenirler.Bu boş gibi görünen soğuk topraklarda bir çok buz devi,buz solucanı ve benzeri korkunç yaratıklar ikamet eder. Büyülü eşya çok az kullanırlar çünkü hem büyücülerinin hem ruhbanlarının güçlerini büyülü eşya yaratmaya harcama gibi adetleri yoktur.Yine de büyüyle uğraşan kişiler bazı görünmez güvenlik sağlayan kolyeler yada hızlarını artıran büyülü botlar kullanmaktadırlar. Great Glacier mağaralarının derinliklerinde “kerrenderit” adı verilen keskin kenarlı mücevherler yetiştirmektedirler.Bu sivri mücevherler okların uçlarına takıldığında harika birer silah olabilmektedir.Bir çoğu tarafından büyülü kabul edilirler. Kullandıkları araç gereçlere gelince…Genellikle küçük,hafif tek elle kullanılan silahları tercih ederler ve bunların yanında savaş baltası,kısa yaylar,kısa mızraklar da kullanırlar.Bir çok kutup cücesi kutup ayılarının postundan yapılmış-çok değerli- kürkler ve deri zırhlar giyerler.Kutubun soğuk ikilimi sık sık kar gözlüğü, kar ayakkabıları ve köpek kızakları gibi eşyalar kullanılmasını gerektirir.Binek olarak yoğun ve derin karda ilerleyebilen kar köpeklerini kullandıkları sıkça görülür.Bu köpekleri genellikle kızakla kullanırlar.Aynı zamanda avlanma için kullandıkları da görülür.Önce avlarının peşine köpeklerinin takıp avlarının yorulmasını sağlar sonrada zıpkın veya benzeri aletlerle avlarını avlarlar. ALTIN CÜCELERİ (Gold Dwarves) Güneyde görülen en sık cüce tipi olan altın cüceler Great Rift bölgesinde yaşamaktadırlar.Great Rift bir bölge olmakla beraber sadece bir dağdan oluştuğundan aynı zamanda dağın adıdır.İşte altın cüceler bu ,bir bölge olarak sayılabilecek büyüklükteki bu, dağın içinde ve altında ki büyük krallıklarında yaşarlar.Zanaattaki ustalıklarının yanında harika savaş güçleriyle de bilinirler.Yer altından ve üzerinden gelen tüm tehlikelere karşı yüzyıllardır Great Rift cücelerin ellindedir. Yaklaşık 4 feet uzunluğunda tüm cüceler gibi tıknazdırlar.Esmer ve kaslılardır.Ciltlerinin rengi açık kahveringine yakındır.Gözleri kahverengi ya da eladır.Hem kadın hem erkeği uzun saçlara sahiptir ve tüm erkekler(bazen kadınları da ) uzun bakımlı sakallara sahiptir.Saçları siyah kahverengi ve gri arasında değişmektedir. Kuzeyli kuzenleri gibi gururlu,kibirli,şerefli ve inatçıdırlar.Diğer cücelerden daha fazla asilzade barındırdıklarına inanırlar.Aristokratlık altın cücelerde fazlaca bilinen bir kavramdır. Klanlarına ,ailelerine ve kurallarına olabildiğince bağlıdırlar.Altın cüceler birbirlerinin değerlerini , sahip oldukları altın ve klan ile ölçerler.Gençlerini çok erken yaşta eğitmeye başlar ve savaşçılığa önem vererek büyük savaşçıları toplumda önemli yerlerde tutarlar.Ancak sınırlı sayıda büyü kullanıcılarına da ihtiyaçları vardır.Yinede bu büyücüler istekleri ve fiziksel yeterlilikleri doğrultusunda büyü ağının şekillendirilmesi üzerine uzmanlaşırlar.Yoksa hiç bir altın cüce çocuklarının baltalar ve kalkanlar yerine kitaplar ve asalar tutmasını istemez.Genellikle doğuştan büyü gücüne sahip cüceler altın cücelerde görülebilir.Çünkü altın cüceler yer yüzüne baktıkları kadar yer altı yani karanlık altıylada uğraşır buradaki varlıklarlada iletişime geçerler.Bu ,bazı ailelerin kanına ejderha kanı karıştığı yönünde söylentileri doğurmuştur. Yönetim şekilleri için meşrutiyet denilebilir.Zengin ve soyluların oluşturdukları konsolun yönetimde büyük söz hakkı vardır ama tahtta oturan tek bir sözde iktidarda bulunmaktadır. Altın cüceler eğlence,oyun vb şeylerle zaman harcamak yerine çalışmayı,üretmeyi ve zenginleşmeyi tercih ederler.Kazançlarını karınlarını doyurmak için değil “zengin” olmak yada zenginlerini korumak için elde etmeye çalışırlar. Büyü konusunda ilahi formatta büyük kudrete sahip olabilirler.Toplum kurallarına duydukları bağlılık kadar din konusunda da bağlılıkları vardır.Ruhbanlar en az savaşçılar kadar saygı gören bir gruptur.Kullanılan büyüler genellikle savaşta kendilerine güç katacak türden yada günlük yapılan işlerde kendilerine yardım edebilecek türden büyüler olur.Kullandıkları büyülü eşyalarda yine bu amaçlara hizmet eder. En büyük tanrı Moradin saygı duyulan ilk tanrıdır.Moradinden sonra Berronar Truesilver adındaki Moradinin Eşi olan tanrıçaya taparlar.Moradin’in dogmasında tüm cüceleri eşit görmek ve goblin soyunun kökünü kurutmak gibi maddeler bulunurken Berronar’ın daha uysal cücelere hitap eden ve ilgi alanlarına şifa,aile,ev gibi konular giren yumuşak ruhlu bir tanrıça olduğuna inanılır.Sonuçta bu çift birbirini tamamlayan ve tüm cücelerin hayatlarını etkileyen bir çifttir. Her ne kadar Moradin cücelerin kayırılmasını ve bölünmesini istemesede altın cüceler bu kısmı yorumlamamıştır.Diğer ırklarla ilişkilerinde kendilerini üstün gördükleri gibi diğer cüce kuzenlerine bile tepeden bakarlar.Elf veya yarım elfleri önemsemezler.Sadece kara elfler onlar için önemli ve nefret edilebilir konumdadır.Zira tarihleri boyunca drowlarla mücadeleler vermiş ve huzura kavuşamamışlardır.Büyük ihtimalle diğer ırklar içinde karşıladıkları en iyi ırk gnomelardır.Derin Gnomeları sevecen bir tavırla konuk edebilirler.Ayrıca bazı gnome topuluklarıylada alışverişte bulunabilirler.Buçukluklardan cesur(Strong Hearth) denilen etnik gruba sıcak bakarlar.Her ne kadar yakın olmasalarda Lurien bölgesinden bu buçukluk türünü bilmekte ve onları kuzenlerine göre daha çalışkan ve samimi bulmaktadırlar.Bu cesur halflinglerin diğer ırkdaşlarından kat kat fazla savaşa önem vermesinden kaynaklanmaktadır.Half orclara hiç güvenmezler ve onları çözebilmiş değillerdir.Asla hoş karşılamazlar.İnsanlar ise bu cüceler için tam bir muammadır.Mümkün olduğunca insanlara güvenmez ve onlardan uzak durmaya çalışırlar. Altın cüceler yaptıkları zanaat işlerine kendilerini adar ve yaptıkları küçük hasır bir sepet dahi olsa onun harika olması için ellerinden geleni yaparlar.Gerçekten altın cüceler tarafından yapılmış en basit eşya bile gerek görsel,gerek kullanışta normal türdeşlerinden açık farkla önde gözükür. Kullanmayı tercih ettikleri silahlar için genel olarak menzili çok geniş olan tüm menzilli silahları ve savaşbaltaları,hafif çekiçleri,balyozları,fırlatmalık baltaları ve savaş çekiçlerini sayabiliriz. Küçük timsah,kertenkele ve şokçu kertenkele olarak bilinen yaratıkları besledikleri sıkça görülür.Rothe denilen hayvanlardan geçimlerini sağlarlar.Binek olarak yer altlarında sürüngenleri yer yüzünde ise midilileri tercih ederler.Gökyüzü muhafızlarının ise griffon denilen efsanevi hayvanları kullandığı bilinmektedir. Yazan: Berker “Hamatula” Berki

Devamını Oku »
Forgotten Realms Logo

Faerun’da Yaşam

  Faerun’da yaşamdan kastettiğim günlük hayattaki şeyler;mevsimler, haftalar, aylar,, bayramlar, ekonomik durum, para,bitki örtüsü vb benzeri şeyleri dile getireceğim. İlk olarak gündüz ve gece saatlerinden bahsedelim.Gündüz ve gece saatleri kuzey ve güneyde farklılıklar göstermektedir.Güney bölgelerinde her gün ne olursa olsun 12 saat gündüz 12 saat gecedir.Ancak kuzey bölgelerinde kış aylarında 8 saat gündüz 16 saat geceyken yaz ayları 16 saat gündüz ve 8 saat gece olmaktadır.Kuzey veya güneyde gündüz ve gece süresinin toplamı bizim dünyamızdaki gibi 24 saattir. Hafta konusuna gelince;Faerun’da haftalara “10 gün” denir.Bunun nedeni isminden de anlaşılacağı gibi haftaların 10 gün olmasıdır.Hafta içindeki günlerin özel isimleri yoktur(Pazartesi,Perşembe gibi…)onun yerine “birinci gün” “beşinci gün” gibi sayıyla belirtilirler. Her ay 3 haftadan oluşur.Yani bu demektir ki her ay 30 gündür.Ancak dört yılda bir,bir gün artar ve bu günde faerun halkının “Shieldmeet”olarak adlandırdığı bayram kutlanır.Aylar isimleri dışında nerdeyse bizim takvimlerimizdekilerle aynı özellikleri taşımaktadırlar.Bir yıl 12 aydan meydana gelir.Şimdi şu ayların isimlerine bakalım.   1.Ay İsmi:Hammer ,Halk Dilindeki Adı:Derin kış 2.Ay İsmi:Alturiak , Halk Dilindeki Adı:Kışın Pençesi 3.Ay İsmi:Ches , Halk Dilindeki Adı:Günbatımının Pençesi 4. Ay İsmi:Tarsakh Halk Dilindeki Adı:Fırtınaların Pençesi 5.Ay İsmi:Mirtul Halk Dilindeki Adı:Erime 6.Ay İsmi:Kythorn Halk Dilindeki Adı:Çiçeklerin Zamanı 7.Ay İsmi:Flamerule Halk Dilindeki Adı:Yaz Gelgiti 8.Ay İsmi:Eleasis Halk Dilindeki Adı:Yüce Güneş 9.Ay İsmi:Eleint: Halk Dilindeki Adı:Soluş 10.Ay İsmi:Marpenoth Halk Dilindeki Adı:Yaprak Dökümü 11.Ay İsmi:Uktar Halk Dilindeki Adı:Çürüyüş 12.Ay İsmi Nightal Halk Dilindeki Adı:Drawing Down(çevirisini yapamadım)      Festivallere değinecek olursak      Kış Ortası: Soylular ve yöneticiler Hammer ayının sonu ve Alturiak ayının başında kış ortası kutlamalarını yaparlar.İlişkileri ve müttefikleri yenilemek için en iyi gün olarak kabul edilir.Köylü halk ise bu tarihte pek kutlama havasına giremez.Çünkü bu gün zor günlerin kapıda olduğunu sıradan insanlara duyuran gündür.   Yeşil Çimen: Tarsakh ayının son günü kutlanan bu festival kesin olarak gelen ilkbahar havalarını kutlamak içindir.Yerlerde hala erimemiş kar bulunsa bile soylular,ruhbanlar ve zengin halk özel odalarında ve seralarında güzel çiçeklerini yetiştirmeye başlarlar.   Yaz Ortası: Flamerule ayının sonunda kutlanan bu festival isminden de anlaşılacağı gibi yazı kutlamak için düzenlenir.Festivalin düzenlendiği gecenin açık olması ve güzel olması tanrılar tarafından bereketli günlerin ve güneşli yaz günlerinin bahşedildiğine yorumlanır.Ancak gece kapalı, bulutlu hatta yağmurlu olursa uğursuz ve kötü günlerin geleceğine delalet olarak görülür.   Shieldmeet: Her dört yılda bir Yaz ortası şenlikleri kutlanırken Shiledmeet’de çoşku ve sevinçle kutlanır.Faerun takvimine dört yılda bir “ek gün” olarak eklenen bu günde sınıf ayrımlarının her zamankinden daha az görüldüğü,eğlenceli müsabakalar ve turnuvalarla insanların güzel zamanlar geçirdiği, dünyanın dört bir yanından gelen ozanların müzikleriyle insanları coşturdu bir gün yaşanır.Zenginler, paraları olanlar değişik memleketlere tatile giderler.Bu döneme yakın evlilik törenleri için shieldmeet seçilir ve beklenir.Her dört yılda bir kutlandığı yer değişir.Genellikle ekonomileri güçlü olan ülkelerin başkentlerinde olur ve bu zamanlarda bu büyük metropoller dünyanın dört bir yanından gelen ziyaretçilere açıktır.   Yüce Hasat Gelgiti: Hem sonbaharın gelmesini hem de yazın yetişen ekinlerin toplanması kutlamak amacıyla yapılan,Eleint ayının sonunda kutlanan bir festivaldir. Gezginler, bilgeler, maceracılar bu günün gelmesiyle yolculuklarına ara verir ve bir yere yerleşip geçicide olsa dinlenirler. Faerun’da her yılın bir ismi vardır.Yıl sonlarında bilge konseyleri toplanarak genellikle o yıl içerisinde olmuş olaylar sonucunda yılı isimlendirirler.Böylece olaylar tarih kitaplarına, anı defterlerine rakamdan önce sözel ve güçlü bir ifadeyle geçmiş olur.Örneğin Faerun’un şu anda içinde bulunduğu yılın adı “Vahşi Büyü Zamanı Yılı”’dır. Fauna ve Flora topluluklarına bakalım birazda…Hayvan olarak bizim dünyamızdakinden pek değişik hayvanlar görülmez.Sadece bizim bildiklerimizin daha irileri ve belki de biraz evrimleşmiş halleri olabilir.Ancak bitkiler ve ağaçlarda değişik türler görmek mümkündür.Şimdi şu türlere bir göz atalım:   Maviyaprak: Adından da anlaşılacağı gibi mavi renkli yapraklardan oluşan bu ağaçlar nemli, yağışlı ve soğuk bölgelerde bulunurlar.40 feet(yaklaşık 12 metre) uzunluğuna ulaşırlar ama bundan daha yüksek olmaları pek nadirdir.Kuzey bölgelerinde mavi yapraktan giysi ve kumaş yapılmaktadır.Yaprakları yakıldığı zaman mavi bir ışık vermektedir.Zengin şehirlerin tavernalarında ve eğlence yerlerinde ortalığı renklendirmek ve cümbüş için konmuş meşaleler bu yapraklardan yapılmaktadır.   Miferboynuzu: Bu sarmaşığa benzeyen dikenler genellikle ölü çalıların arasında bulunabilir.Bir insan eli uzunluğunda olan bu dikenler boynuz gibi kıvrık olduğundan bu ismi almıştır.Siyah renkli ve oldukça sivridirler.Dondurulduğunda ve kurutulduğunda şarap yapımı için kullanılabilirler.   Gölgetepesi.Çok yükseklerdeki dev Faerun ormanlarında bulunan bu bitkiler yılda 2 feet uzayarak toplamda 90 feet’i aşmaktadırlar.İsmini üzerinde yetişen bakır renkli birbirine girmiş sarmaşıklardan alırlar.Bu sarmaşıklar topaç halinde gelişip bir süre sonra düşerler.Bu maddeden genellikle ip yapıldığı görülmüştür.Yakıldıkları zamanda ise gerçekten sıcak olurlar ve çok az duman üretirler.Bu yüzdende yemek pişirmek için idealdirler.Gövdesinden ise sopalar ve asalar yapılmaktadır.Faerun’da bulundukları kesin yerler yoktur.Hemen hemen her bölgede bulunabilirler.   Suth: Suth gri gövdesi olan zeytin yeşili yaprakları olan ağaçlardır.Genellikle grup halinde bulunurlar ve beraber yetişirler.Karışık bir şekilde büyüdüklerinden genellikle çözümlenemez sarmaşık yumakları oluştururlar.Yaprakları uzun muntazam ve sivridir.Güzel ve parlak gri gövdesi ise kitap ciltlemelerinde kapak olarak kullanılabilir.Gerçekten sert bir yüzeye sahiptir ve normal bir insanın alet edevat olmadan işlemesi nerdeyse imkansızdır.Tahta kalkan yapımında da ideal bir seçim olarak görülen Suth kabuğu savaştan önce suya batırıldığında asla ama asla alev almaması ve yanmamasıyla ünlüdür.İsim olarak Suth ‘un ne anlama geldiği tam olarak bilinmemektedir ama güney anlamına gelen “South” sözcüğünün zaman içinde değişmesinden oluştuğu söylenmektedir.Bu bitkiler genellikle Faerun’un güneyinde,Shaar’da ve Chondath korusunda bulunmaktadır.   Su Bendi Odunu: Bu bitki Faerun’un her yerinde görülebileceği gibi nesli tükenmek üzere olduğunda dünyanın her yerindeki druidler,korucular,drayadlar ve orman perileri tarafından korunmaktadırlar.Kahverengi ve gümüşi renkte yaprakları olan bu ağaçlar normal ateşle(büyülü olmayan) yanmazlar.(Buna karşı yok olma tehlikesiyle karşı karşıya olmaları oldukça garip)Aynı zamanda müzik aletleri yapımında oldukça seçkindirler.Yapıları özellikle üflemeli çalgılar için çok uygundur.   Zalantar: Kuzeyde kara odun olarak da bilinen bu bitki çeşidi siyah bir gövde ve sekizin üzerinde daldan oluşmaktadır.Tek bir kökten doğmasında karşın sekiz veya daha fazla gövdeye ayrılarak büyürler.Yaprakları beyaz renktedir.30 feet ve maksimum 60 feet arasında bir uzunlukları vardır.Oldukça sağlam olduklarından eşya,vagon hatta ev yapımında bile kullanılırlar.Güneyli büyücüler bu siyah odundan etkileyici sopa ve asalar yaparlar.Genellikle güneyde görülürler.Shaar’da ve Chult yarım adasının güney kıyılarında rastlama olasılığı yüksektir. Para konusuna gelecek olursak basit bir para sistemi vardır ve her ülkede aynı para kullanılır.En küçük para birimi bakırdır.10 bakır 1 gümüşe eşittir.10 gümüş ise 1 altına ve son olarak 10 altın bir platin sikkeye denktir.Buna rağmen ensesi kalın bazı kesimler normal boyutlarından büyük altınlar döktürmektedirler.Bunu bazen gösteriş, bazen de almak istediklerini tek bir parçayla almak için yaparlar. Ekonomik sınıflar şu tabloya göre belirlenir;   Kendine Yeten: Ayda 2 altın veya daha azını kazananlar bu gruba girer.Bu ekonomik sınıf içerisinde yaşamanın tek yolu kendin yiyeceğini kendi yetiştirmek,kendi giysilerini kendi yapmak vb zor şartlardan geçer.Bırakın lüks harcamaları hazır yiyecek almak bile bütçeyi sarsabilir.   Yetersiz Bütçe: Ayda ortalama 5 altın kazananlar bu gruba girer.Az yemek ve hiç lüks tüketmemek zorundadırlar.Doğada,sokaklarda yada bir başkasının evinde kalmak gibi şartlarda yaşam sürdürülür.   Yoksul Bütçe: Ayda ortalama 12 altın kazananlar bu gruba girer.Basit işler yapan konforsuz bir evde oturan insanlardır.Genellikte para yüzünden yerleşik bir yaşam sürdürememe gibi bir durum söz konusudur.   Orta Dereceli Bütçe: Ayda ortalama 45 altın kazananlardır.Hanlarda kalabilir,belli bir limitte hazır yemek yiyebilir ve güzel bir bardakta şarap içebilirler.   İyi Bütçeli: Ayda ortalama 100 altın kazananların bulunduğu gruptur.Kendine özel odada kalabilen,iyi kaliteli hazır yemeklerden yiyebilen,istediği gibi giyinebilen bir ekonomik sınıftır.   Aşırı Bütçeli: Aylık ortalama geliri 300 ve üzeri olan insanlardır.En iyi yerlerde kalıp kendilerine ev bile yaptırabilirler.Özel aşçıların yaptığı özel menüleri tadabilir ihtiyaçları doğrultusunda istedikleri eşyaları satın alabilen kişilerdir.   Yazan: Berker “Hamatula” Berki

Devamını Oku »
Forgotten Realms Logo

Halkların Yaratılışı ve Faerun’da Tanrılar

  Selune ve Shar’ın kavgası sırasında diğer boyutlardan gelen tanrıların işe karışması ve çocuklarının da nesiller boyu “iyi ve kötü” savaşını sürdürmesinden sonra Toril ve Faerun’da bazı hayat belirtileri görüldü ve tanrı ve tanrıçalar kendi çıkarları doğrultusunda varlıklar yarattılar.   Faerun üzerindeki modern bilginler yaratıcı yeteneğe sahiplerin beş büyük gruba ayrıldıklarını öne sürerler.Bu gruplardan ilkini sürüngenimsiler kapsamaktadır.Bu gruba birbiriyle alakası bile olmayan ancak aynı aileden geldikleri varsayılan bir çok varlık girer.Örnek olarak nagalar,kertentelehalk vb yaratıklar bu gruba dahil olarak var sayılmaktadırlar.Bu ırktan olanlar ilk yaratıldıklarında yeryüzünde bulunan şimdiki evlerine oranla “modern” denilebilecek şehirler ve bir medeniyet kurmuşlardır.   Yaratabilen ırklar içinde kuşkusuz en kudretli ve güçlüleri Ejderhalardır.Ejderhalar diğer sıradan sürüngenimsilerin yerine büyük yerlere hükmedebilecek kudrete ve tek başına, organize olmadan yaşayacak güce sahiptirler.Zaten kötü ejderhalar sahip oldukları şeyleri kendi ırktaşlarıyla bile paylaşmak istemezler.Ejderhalar dünya üzerinde büyü var olmaya başladığından beri onu en iyi kullanma gücünü kazanmış yaratıklarıdır.Daha diğer yaratıklar “weave” i kullanmaya başlamadan evvel onlar bir çok büyüyü bilir ve yaparlardı.Daha sonradan gelenler büyü yapmayı öğrendi ve bazıları hayatlarını buna adadı yinede ejderhalar hala cüsseleri ve pençelerinden çok ,büyüleri ve keskin zekalarıyla diğerlerine korku salmakta ve kendilerine saygı göstermelerini sağlamaktadırlar.   Diğer bir yaratıcı grup ise daha önceden denizde yaşayan şekil değiştirenler olmuştur.Bir süre sonra hem karada hem suda yaşabildiklerini fark edince yer yüzünde çıkmış ve o sırada sürüngenimsilerin bulunduğu topraklara komşu kendi medeniyetlerini kurmuşlardır.Gittikçe güçlenerek sürüngenimsilerinde medeniyetlerinin yok olmasında katıda bulunmuşlardır.Bu olaylardan sonra sürüngenimsiler başsız bölündüler ve dünyanın her yerinde medeniyetten uzak küçük gruplar halinde yaşadılar.Şekil değiştirenler sürüngenimsileri dağıtmış olmalarına rağmen kendileri de gittikçe barbarlaştılar ve ilk yarattıkları medeniyetten uzak olarak aynı sürüngenimsiler gibi yaşadılar.Bunlardan bir kısmı tekrar geldiği yere su altına döndü ve orada yaşamayı seçti ve bu şekilde evrimleşti.Bu kavime örnek olan ırklar merfolk,triton,sahuagin vb…Bir kısmı ise karada kalmayı seçti,buna göre evrimleşti ve şekil değiştirebilme özelliğini korudu.Bu gruba bir örnek ise Doppelganger’lar dır.Bu kavmin dağılması onların medeniyetlerini kaybetmesindeki en büyük etken olmuştur.   Hakkında en az bilgiye sahip olan yaratıcı bir grup da peri halkıdır.Genellikle orman ve ağaçlık alanlarda yaşamış ve buradaki doğal dengeyi bozmadan organize olmuşlardır. Medeniyetlerinin şeytani ve ejderimsi varlıkların yaratılmasıyla yok olduğuna inanılır.Şimdi ise bu yaratıcı ırklar Faerun’un ormanlarında veya ağaçlık güzel yerlerinde tam bir medeniyet adı altında olmasa da yaşamaktadırlar.Bu ırklara örnek olarak nympler,draydlar, vb ırklar örnek gösterilebilir. Yaratma gücüne sahip son ırk ise şu anda dünyada en baskın güç olarak bulunan insanlardır.Her düşünceye her şekle her yaşama kolayca alışabilen ve adapte olabilen bu ırkın her üyesi birbirinden oldukça farklar göstermektedir.En hızlı öğrenen ve en hızlı yükselen topluluktur .   İşte bu yukarıda bahsettiğim 5 yaratabilen topluluk arasında şu anda medeni olarak yaşayan ve yaratma gücü olan tek topluluk insanlardır.   Diğer ırkların dünyaya gelmesi ise diğer boyutlar aracılığıyla olmuştur.Bazıları başka boyutlardan direkt olarak gelirken bazıları ise başka boyutlarından gelen tanrılar tarafından sonradan yaratılmışlardır.Bu sonradan gelen ırklara örnek olarak elfler buçukluklar gnomelar treantler ilitithler vb ırklar sayılabilir.   Evet dünyadaki varlıkların yaratılışlarını en genel olarak bu şekilde ayırarak ifade ettikten sonra şimdi birazda Faerun’da tanrı kavramından bahsetmek istiyorum.   Toril birden fazla tanrının var olduğu bir dünyadır.Tanrıların buluşma mekanı Cynosure adı verilen sadece ve sadece tanrıların girip çıkabildiği bir yarı düzlemdir.Bu düzlemde yapılan görüşme ve toplantılara Ao başkanlık eder, her tanrı iyi veya kötü kuralcı veya kaosçu her türlü görüşünü saklamadan gösterebilir. Faerun’da tek tanrıya tapmak gerekli değildir.Ruhbanlar bile tanrılarına taparken,taptıkları tanrının görüşlerine ve yönelimine ters düşmeyen başka tanrılara dua edebilir,bu iki yüzlülük olarak algılanmamalıdır.Çünkü savaşa girmeden önce savaş tanrısına dua eden bir savaşçı ticaretle ilgilendiği sırada ticaret tanrısına da dua edebilir.İnsanlar mutlaka tapacakları tanrıyı belirlemeli ve bir yolda dini görüşlerini belli etmelidirler.Hiçbir tanrıya tapmayan veya inanmayan öldüğünde hiçbir tanrının cennet veya cehennemine gidemeyeceğinden boşlukta kalarak büyük sorunlar yaşar.Tanrılar düşük tanrılar orta tanrılar ve kudretli tanrılar olmak üzere 3’e ayrılır.Birde neredeyse tanrılık mertebesine ulaşmış çok güçlü olan ancak resmi olarak Ao tarafından kabul edilmemiş olan kısmen tanrılar vardır.Tanrıların kudretliden düşük mertebeye yada düşükten kudretli mertebesine geçişi mümkündür.Bu dikey geçiş serbestliği tanrının sahip olduğu tapınan sayısına ve adının ne kadar çok anıldığına bağlıdır.   Bazen tanrılar birleşerek mabet denilen toplulukları oluştururlar.Örneğin tüm elf tanrıları birleşerek elf mabedini oluştururlar.Genellikle bu mabetlerdeki tanrıların görüşleri birbirine yakındır.Tatlı rekabet dışında büyük kavgalar yaşanmaz.Bu tanrılar içinde tapınanı ve rütbesi en fazla olan tanrı mabet liderliğini eline alır.   Her tanrının bir ilgi alanı, favori silahı, takma isimi, bulunduğu düzlem ve sembolü vardır.Şimdi burada kudretli mertebesinde bulunan tanrılara kısaca açıklayarak özelliklerimden bahsedeceğim.Daha iler ki yazılarımda düşük ve orta seviyeli genel tanrılardan da bahsedeceğim.   Bane:Kara efendi,kara el,karanlıların efendisi olarak da bilinir.Kullanmayı tercih ettiği silah adı Bane’in kara eli olarak adlandırdığı bir seher yıldızıdır.Bane’in sembolü içinden yeşil ışınlar fışkıran yumruk yapılmış bir siyah eldir.Bane’in ilgi alanları Nefret zorbalık ve korkudur.Bane Faerun’da bulunan tanrılar arasına kötülükte birinci sıradadır.Bir çok daha az güçlü kötü tanrı Bane’in etrafında toplanmışlardır.Eskiden ölümlü olan Bane üç kişiden oılşan grubuyla düşük düzlemlerde kayıp 7 tanrıdan biri olan Jergal’ı öldürmesiyle tanrılık rütbesine ulaşmıştır.Bir çok tahmahkar insan gibi istediği tek şey dünya üzerindeki en korkulan en saygı duyulan varlık olmaktır.Bane diğer tanrılardan farklı olarak kendisine tapanların başka tanrılara dua etmesini veya onlardan medet ummalarını yasaklamıştır.Bane “Kaybolmuş kıyametin boş toprakları” (Barren of doom and despair) denilen düzlemde bulunmaktadır.   Chauntea.Büyük anne,Tahıl tanrıçası,Toprak ana olarak ta bilinir.Geçen ay ki dünyanın yaratılışını anlatırken biraz bahsettiğim Chauntea dünyadaki en eski tanrıçalardandır.Dünyaya hayat veren bitki ağaç ve tüm floraları oluşturmuş, sonra ateş için yalvarmış ve bu vesileyle Selune’un güneşi getirmesini sağlamıştır.Sembolü tahıllar arasından yetişmiş kıpkırmızı bir güldür.İlgi alanları, çiftçiler,yaz,tarım,insan tarafından işlenmiş bitkilerdir.”Doğa evi”(House of nature) denilen düzlemde bulunur.Dogması;” Doğada yetişen ve büyüyen her şey kutsaldır.Her ne nedenle olursa olsun bitki ve tohumlara zarar vermek çok büyük günahtır.”İnananlarından doğal yaşamı korumalarını istemektedir.Favori silahı tahıl şoku adını verdiği bir oraktır.   Cyric:Yalanlar prensi-kara güneş-siyah güneş, olarak ya bilinir.Önceden ölümlü bir insan olan Cyric Dertler Zamanında(1358 Dertler zamanı hakkında daha sonra ayrıntılı bilgi vereceğim) arkadaşları Kelemvor( o da şu anda tanrı) ve Midnight(Helm tarafından öldürülen Mystanın yerine geçti)ile birlikte dertler zamanına neden olan kader tabletlerini aramıştır.Ruhunda yalancılık ve hainlik olmasından dolayı arkadaşlarını bile arkadan vurmuştur.Bu dönemde tanrılar güçlerini kaybettiklerinden bundan faydalanan Cyric o dönemde yok olmuş olan Bane,Myrkul ve Bhall adı verilen tanrıların yerlerine geçti ve bir çok yetkilerini aldı.Cyric in ilgi alanları cinayet,yalan,yanılsama(ilizyon),entrika ve hiledir.Bane’in bir süre ortalarda yok olmasından sonra onun yetkilerini aldığını ilan eden Cyric Bane inananlarını ikiye bölmüş ve bir kısmını kendine inandırmaya bir kısmını da kendine düşman etmiştir.Cyric’e düşman olanlar Cyric’in gerçek yaşamını ilan ederek onun eskinden ölümlü olduğunu ve Bane’in güçsüzlüğünden yararlanarak bu mertebeye geldiği ilan ederler.Cyric hakkında her şeyi ne yazık ki şu anda buraya sığdıramıyorum ancak şu söylenebilir ki Faerun tarihinde en hızlı yükselen en zeki tanrılardan biridir.Kısaca dogmasına da değinecek olursak ;”Cyric’e karşı olan herkesi öldürün güçsüz olanları(Cyric inananı dahi olsa) öldürerek eleyin ve Cyric’in adına leke sürdürmeyin “diye açıklaya biliriz.Sembolü mor-siyah bir güneşin ortasındaki kurukafadır.Cyric in bulunduğu düzlem “Üstün taht”(Supreme Thorn) dır.Favori silahı Razor’un ağzı olarak adlandırdığı bir uzun kılıçtır.     Faerun Tanrıları Hakkında Daha Fazla Bilgi için Bu Dosyayı İndirebilirsiniz…   Yazan: Berker “Hamatula” Berki

Devamını Oku »
Forgotten Realms Logo

Faerun’un Tarihi Kronolojisi

  Faerun’un her bir köşesi ayrı bir olay, ayrı bir mücadele ayrı bir hikaye… Yine de Faerun üzerinde hayat görülmeye başladıktan sonraki önemli olayları genel bir kronoloji şeklinde bulmamız mümkün.Bu yazımda size bunu aktarmaya çalıştım.Bilmediğiniz , duymadığınız gözünüzde canlandırmadığını bir takım yaratık, şehir , ırk veya olay isimleri içerse de bu yazıyı okumak ve en azından genel olarak öğrenmek Forgotten Realms ile ( özellikle tarihiyle ilgili) bir takım başka yazıları okurken size oldukça yardımcı olacaktır.Buyrun efendim : -30,000 Sedarine savaşları başladı.Araushnee Demonweb Pits’e kaçtı ve orada iblis tanrıça Lolth’a dönüştü.Solar Malkizid lekelendi ve Dokuz Cehenneme sürüldü. -20000 :Elf ülkeleri olan Eiellür, Orishaar,Syorpiir ve Thearnytaar  ; Lake of Stream civarında kuruldu.Güneyde Illythiir , kuzey ve batıda ise Aryvandaar ve Illefarn ortaya çıktı. -18,000 Bazı Ilythiiri evleri Ghaunadaur ‘u keşfetti ve gizlice ona tapmaya başladılar.İlerleyen yüz yıllarda Ilythiiri evleri başka şeytanı ilahlara döneceklerdi( Lolth gibi) -17800 Elf ülkesi olan Keltormir , günümüzde Amn ülkesinin topraklarının olduğu yerde bulunan büyük ormanda kuruldu. -17,600 Sundering olayı gerçekleşti.Evermeet yaratıldı. -17,100 Üç Yaprak Savaşı başladı.Ilythiiri casusları ve suikastçileri Syorpiir , Theanytaar ve Eiellur ‘u kışkırttı ve birbirlerine düşürerek birleşmelerini engelledi -15,300 Vyshaan klanı Coronal Ivosaar Vyshaan liderliğindeAryvandaar’da yönetimi ele geçirdiler. -14,700 Miyeritar ve Aryvandaar arasındaki ailevi bağlar fark edildi ve Vyshaanti barışçıl yollarla Miyeritar’ı kendi yönetimine katmaya çalıştı.Miyeritar kabul etmedi. -14000 İnsan barbar kabileleri Keltormir topraklarında dolaşmaya başladı. -13,900 Miyeritar kültürel ve büyüsel yollardan altın çağına ulaştı -13,200 Aryvandaar’lar Miyeritar ülkesine akınlar yapmaya ve ticaretlerini etkilemeye başladılar. -12000 Crown War başladı. Aryvandaar , Miyeritar a saldırdı ve Shantel Othreier’in de eğer sözlerini dinlemezse aynı kaderi paylaşacağını söyledi. -11,800 Aryvandaar güçleri Miyeritar güçlerini etkisiz hale getirdi.Bir grup kara ve slyan elfleri savunmayı sürdürdü.Bir çok Illrfarn elfi Miyeritar’lılar için sığnak sağladı. -11700 İlk elf ejderha avcısı Tethir , Xaxathart’ı katletti.İnsan kabileleri Keltormir yakınlarında ejderhalar yüzünden meydana gelmiş sınırlara ve çayırlara yerleşmeye başladı. İkinci Crown War başladı.Ilythiir , Arycandaar’ın mütteği olan Orishaar’a sürpriz saldırılara başladı. -11,600 Ilythiir, Syorpiir’i yok etti. -11,500 Thearnytaar ve Eiellur ,kuzeyde genişlemesine engel olmak için  Ilythiir’e karşı savaş ilan etti.Lolth Wendonai’yi Ilyhiiri yönetimine peygamber ve yardımcı olarak gönderdi.Lolth kilisesi yükselmeye başladı. -11 450 Thernytaar ve Eiellur , Ilythiir’e saldırdı.Ordularının yarısından fazlası şeytani , kara elflerin kötü büyüleriyle katledildi. -11,400 Eiellur , Ilythiir elfleri ve hain vahşi elfler tarafından dümdüz edildi. -11,300 Miyeritar , Aryvandaar tarafından fethedildi ve ilk Crown War sona erdi. -11,200 Ilythiir ; Eiellür , Orishaar , Syorpiir ve Thearnytaar’ı yıktı.Daha sonra yine aynı tarihte Ilythiir , Keltormir’e akınlar yapmaya başladı. -11,000 Underdark’ın güneyinde, Lake of Stream civarındaki Almraiven dağları altında  cüceler Deep Shanatar imparatorluğunu kurdular. -10,900 Malkizid, düşmüş solar, Vyshaan lordlarının gizli efendisi oldu. Üçüncü Crown War başladı. Aryvandaar artık Vyshaan imparatorluğu olarak bilinmeye başlandı ve Shantel Othreier’e saldırdı. -10,700 Bir orc ordusu Aryvandaar ve Shantel Othreier’in Tanrılar Meydanı Savaşında rol oynadı.Aryvandaar ,zafer kazanıp Othreirer’in kuzeyini işgal edene  kadar yaklaşık 7000 elf hayatını kaybetti. -10,600 Shantel Othreier tamamen Vyshaan imparatorluğu tarafından fethedildi ve üçüncü Crown War sona erdi.Miyeritar ve Shantel Othreier’de direnç hareketleri kıvılcımlandı. -10,500 Dark Disaster denilen felaket Miyeritar adlı elf ülkesini yerle bir etti. -10,450 Keltormir güçlerinin kendi sınırlarına çekilmesi ve savunma durumuna geçmeleri Aryvaandar ve Illythiir ülkelerini birbirine düşürdü. Dördüncü Crown War başladı.Ilythiiri Lolth ve Ghaunadaur gibi kötü ilahlara açık açık tapmaya başladılar. -10,300 Keltormir doğudaki güçlerini çekti ve Highland’s Edge de bir savunma hattı oluşturdu. -10,270 Keltormir’in geri çekilmesiyle ilk defa Ilythiiri ve Vyshaan direk karşı karşıya geldiler. -10,110 Illefarn’ın yüksek büyücü ve ruhbanları çözüm için aramaya başladılar. -10,100 Ilythiir , Shantel Othreier’i yok etti. -10,000 Yüksek rahipler ve büyücüler tarafından kullanılan Corellon’un büyüsü ,  Illythiir elflerini drowlara çevirdi .Daha sonradan Cormanthor adıyla anılacak olan ormanın doğu kesimlerinde Elven Court denilen bölge şekillenmeye başladı. -9900 Vyshaantar imparatorluğu Illefarn’ı kendisine kattı.Yüksek büyücülerine ve güçlü ruhbanlarına eziyet ederek kendisi için tehdit edecek bütün etkenleri elemeye başladı. -9800 Vyshaantar , Evermeet üzerinde kolonileşmeye başladı. -9600 Faerun’un güney kesimlerinde, Underdark’ta ilk drow medeniyeleri kurulmaya başlandı. -9200 Beşinci Crown War Vyshaantar’ın Elven Court’daki hükümlere karşı gelmesiyle başladı. Aryvandaarlı bir çok elf Vyshaantar’a sırtını çevirdi.Malkizid , Vyshaantar’ı terk ederek şeytanı boyutlara döndü. -9000 Crown War sona erdi.High Forest tanrılar tarafından yenilenmesi için terk edildi.Elflerin “Wandering Years “ adıyla andıkları yeniden yerleşik hale gelmeye  çalıştıkları dönem başladı.Bir çok elf Elven Court bölgesine göç etti.Crown War’dan bozulmamış olarak çıkabilen iki imparatorluk sadece Keltormir ve Illefarn oldu. -8600 Eiellur , Miyeritar ve Orishaar imparatorluklarından hayatta kalan elf klanları gizli bir şekilde Evereska şehrini kurdular. -8500 Yangınlar ve bir takım diğer felaketler Keltormir Ormanını 3 orman haline getirdi ve böldü. -8350 Imaskarlı kabileleri daha sonradan Rauvin Çölü olarak anılacak olan yere yerleşmeye başladılar. -8123 Imaskarlı artifactçiler ilk sonsuz ara düzlemi yarattılar.Bu tarz büyülere duymaya başlandıkları hayranlıkla kısa sürede şehirlerini bu büyüsel hayranlıklarına göre dizayn etmeye başladılar. -8100 Sekiz cüce krallığı , Shanatar imparatorluğu altında birleşti. -7975 Imaskar ‘ın en büyük şehri olan Inupras kuruldu.İlk İmaskar imparatoru Umyatin şehri kendine adadı. -7800 Calim adlı Djinn , günümüzde Calimport olarak bilinen şehrin bulunduğu bölgeye gelerek Calim İmparatorluğunu kurdu. -7790 Calimport ejderha akınlarına maruz kaldı.Calim , Marching Dağlarına gitti ve ejderhaları uzaklaştırdı. -7690 Calim , imparatorluğunun güney sınırlarındaki Agis Nehrinin kıylarındaki cüceler ve elflerle iletişime geçti. -6800 Memnon adlı efreeti Agis nehrinin kuzeyine geldi.Memnonnar imparatorluğunu inşaa etme girişimlerine başladı. -6500 Syorpiir ülkesinin yok oluşunda hayatta kalmış bir grup elf günümüzde Chondalwood olarak bilinen ormana yerleştirler. Skyfire çağı başlardı.Calim ve Memnon birbirlerine üstün gelmek için tam 400 yıl boyunca sürecek bir mücadeleye  başladılar..Bu süre içerisinde 22 kıyamete neden olan 22 büyük savaş yaptılar. -6422 Imaskari şehri olan Solon kuruldu. -6100  Skyfire çağı sona erdi.Elflerin güçlü büyüleri Calim ve Memnon’u sonsuz bir mücadele içinde başkalarına zarar veremeyecekleri bir sonsuzluğa hapsetti.Calim Çölü yaratılmış oldu. -6060 İnsanlar cinlerin ülkelerine yerleşti.Burası Coromshan olarak bilinen bir insan ülkesi haline geldi.Calimport ve Keltar yeniden inşa edildi. -5960 High Shanatar , Agis gölünün kıyısı boyuna cüceler tarafından kuruldu. -5800 Chondalwood’un kuzeyinde Jhaamdath kuruldu.Jhaamdathsonunda Coramshan ile tanıştı ve aralarında bu bölgede baskın olmak için yüz yıllarca sürecek bir mücadele başladı. -5005 Jhamdath ve Coramshan arasında ateşkes oldu ve savaş sona erdi.Ülkeler sınırlarını Lake of Steam’in ötesine ulaştırmaya başladılar. -4700 Elfler Eaerlann’ı kurdular. -4400 Drowlar ve duergarlar , Elven Court bölgesi ile cüce ülkesi olan Sarphil’i yok ettiler. -4370 Garip bir hastalık Imaskar şehirlerinde ortaya çıktı. -4366 Imaskari arfitactçıları başka bir dünyaya çift taraflı bir portal açarak yüzlerce insan köle getirdiler.Artificer’lar portala düzlemsel bir bariyer koyup kölelerin öte taraftaki tanrılarıyla iletişime geçmelerini engellediler.Daha sonradan köleler ile Imaskar’ların karışmasıyla Mulan denilen insan ırkı doğmuş oldu. -3983 Elf ülkesi olan Cormanthry doğdu. -3900 Cücelerin Shiled Kingdom olarak nitelendirdikleri Delzoun kuruldu. -3891 Artificer Lord’u Omanond’un emri altında Imaskari Artificer’ları Imaskarvana denilen yedi güçlü artifact yarattılar. Böylece imparatorluğun büyüsel birikimi sonsuza kadar somut bir şekilde kaydedilmiş ve kanıtlanmış olacaktı. -3859 Narrow denizinin kıyısındaki kasabalar ortak müdafaa için toplanıp birleştiler.Bu yeni ülkenin adına Netheril dendi. -3830 Eaerlann’lı elfler Netheril insanlarıyla ilişki kurmaya başladılar.Sonraki on yıl içinde insanlar elflerden büyüyü öğrenmeye başladılar. -3605 Dünyanın Omurgasından orc akınları başladı ancak elfler onları katlederek geldiklere yere gönderdiler.Daha çok genç ve acemi olarak gördükleri Netheril imparatorluğuna yardım ettiler ve onların topraklarını korumalarına aşırı derecede yardım ettiler.Orclar 19 yıl süresinde akınları sürdürmeyi denedi. -3533 Nether Parşomenleri olarak bilinen büyülü öğretiler Aryvaandar imparatorluğunun harabelerinde insanlar tarafından bulundu.İnsanlar kısa sürede kendilerinden geçerek daha fazla güç için Parşomenleri inceleyip çalışmaya başladılar. -3520 Kuzeydeki elfler , Netherlilerin tutsak olarak tuttukları gnome kölelerin güneye ve doğuya kaçmalarını sağladılar. -3419 Netheril’liler Delzoun’lu cücelerle ticaret yapmak amaçlı iletişime geçitiler.Üç yıllık karar verme sürecinden sonra Underdark’ın en güvenli ve gözlenen noktalarından geçen bir ticaret yolu yaptılar. -3234 Methwood içinde Imaskari karakolu olan Metos kuruldu. -3095 Nether Parşomenlerinden bir tanesi Cormanthyt’li elfler tarafından çalındı ve yüksek büyücüleri tarafından saklandı. -3000 Sword Coast’daki insanların avcıları ve balıkçı kasabaları tek bir lider altında birleştiler.İnsanlar bu yeni topluluklarına Illusk adını verdiler. -2954 Netheril’deki ilk uçan şehir yaratıldı. -2637 Chulth yarım adasında Ubtao , Mezro’yu kurdu. -2600 High Shanatar’daki son cüceler Calimshan yöneticisi Tavihr Dynasty ile savaşa başladılar.Cüceler Deep Shanatar’a olan son girişi mühürleyip kapanılar. -2550 Ulutiu , küçük bir deniz tanrısı, kendini Astral Düzleme sürgün etti.Buzdan yapılmış kolyesi Dev Buzul denilen bölgeyi yarattı. -2489 Imaskarların kölelerinin tanrıları büyülü bariyerleri geçip inananlarına ulaşmayı başardılar.Tanrılarının desteklerini almaya başlayınca köleler efendilerine karşı ayaklanma hareketlerine başladılar. -2488 Hours , Imaskar’ın İmparatoru Lord Artificer Yuvaraj’ı öldürdü.Böylece Imaskar İmparatorluğu yok edildi. -2487 Imaskar’ın özgür kalan köleleri batıya doğru ilerlediler ve Alamber Denizinin kıyılarına kadar geldiler.Imaskari mültecileri ise yanlarına üçüncü Imaskarcana’yı da alarak Underdark’a kaçtılar. -2481 Imaskari Lordu , Ilphemon Underdark’taki Earthroot bölgesinde Deep Imaskar adlı şehri kurdu. -2381 Alimir Dağlarındaki beholderlar tehlike yaratmaya başladılar.Calimshan yöneticisi Tavihr Dynasty’i suikasta kurban gitti ve onun devri kapandı. -2135 Kaçan kölelerlerin bazıları Skuld adlı şehri kurdular.Bu şehir Mulhorand imparatorluğunun baş kenti olacaktı.Böylece Mulhorand kuruldu. -2103 Devler ve ogre generaller tarafından komuta  edilen orc birlikleri Illusk’u yerle bir etmeye başladılar. -2087 Kölelerin diğer bir kısmı Unthalass denilen şehri inşa ettiler.Böylece yeni bir ülke olan Unther kuruldu. -1967 İlk Unther – Mulhorand savaşı başladı. -1961 Mulhorand ve Uther  Kılıçlar  Nehri’ni ortak sınır olarak kabul ettiler. -1900 Caltazar Tepeleri Lake of Stream çevresindeki beholderlar tarafından sık sık saldırıya uğramaya başladı. -1838 Yaşlı Kırmızı Ejderha Ylveraasahlisar Calimshan’ı fethetti ve yönetmeye başladı. -1726 Ylveraasahlisar , soylu Cajaan ailesi tarafından katledildi. -1700 Calishite soylu aileleri kuzeydeki ormanlardaki elfleri avlamaya başladılar. -1500 -1570 Sıradan bir balıkçı kasabası olan Zazesspur , kuvvetli bir şehir haline geldi ve Tethry  Emirinin merkezi haline geldi. -1428 Alimirs dağlarından çıkan beholder sürüleri Calimshan ve Iltkaazardaki bütün şehirleri ele geçirdiler. -1402 Drakhon , Rahibe prenses Calimshan’ı yöneterek ülkeyi beholder tehlikesinden kurtardı. -1400 Lake of Stream’deki beholderların , Caltazar Tepelerine yaptıkları saldırılar sona erdi. -1087 Thayd adlı büyücü ve emrindeki diğer büyücüler Unther ve Mulhorand’a karşı ayaklandılar. -1081 Thayd ve takipçileri başarısız oldular.Thayd , Mulhorand ve Unther’in aldığı kararla idam edildi. -1075 Orcgate Savaşları günümüzde Thay olarak bilinen bölgede başladı. -1071 Orc tanrısı Gruumsh , Mulhorand tanrısı Re’yi öldürdü. -1069 Thay’daki orclar yenildi.Bir çoğu kuzeye veya batıya kaçtı. -900 Narfell ve Raumathar ortaya çıktı. -790 Night Savaşları başladı.Drowlar , Calimshan’ın merkezden uzak bölgelerine saldırmaya başladılar. -680 Year of Creeping Thieves:Calimshan , Lake of Stream çevresinde kolonileşmeye başladı. -553 Year of Plentiful Wine: Gölge düzlemi Netheril’li büyücüler tarafından keşfedildi. -530 Year of Meager Means : Calimshan ve drowlar arasındaki Night Savaşları sona erdi. -461 Year of Bold Pioneers: Phaerimms , Anauroch’u oluşturacak büyüleri yapmaya başladı. -425 Year of Ancestral Voices: Netheril’li göçmenler Illusk’u yeniden kurdu .Yönetim sistemini de magocracy yaptı.(Magocracy : Büyü ve büyücü  ile yönetilen ülkelerdeki rejimin adı) -387 Year of Shattered Walls: Calishite’ler tarafından yönetilen Zazesspur , Tethry’li barbarlar tarafından yağmalandı. -354 Year of Many Maws: Sharnlar ve phaerimmler arasında kaydedilen ilk çarpışma yaşandı. -351 Year of Glassharks : Phaerimmlerin var olan güçlerini emip tükettiklerini anlayan bazı Netheril’li büyücüler bulundukları şehirleri terk edip bilinmeyen yerlere gittiler.Halk huzursuzlanmaya başladı. -349 Year of Bold Poachers: Netheril’li büyücü Saldrinar , West Gate’i yöneten ejderha Kisonraathiisar’ı yoketti.Böylece şehrin ilk insan kralı oldu. -339 Year of Sundered Webs: Karsus , Netheril’in çöküşüne sebep oldu.Neredeyse bütün şehirler yere çakılarak yok oldu.Mystryl yok oldu ancak Mystra olarak yeniden doğdu.Anauria , Arsam , Hlondath ( Hayatta kalanlar tarafından kuruldu) -288 Year of Eight Lightnings : Calimshan , Tetryr’in ve halkının bağımsızlığını tanıdı. -286 Year of  Foul Awakenings: West Gate sıradan bir gecede bir vampir olan Orlak ve emirdeki elit savaşçılar  tarafından ele geçirildi. -255 Year of Furious Waves : Jhaamdath’lılar fetihlere çıkma kararı alıp büyük gemiler yapmak için ormanlardaki ağaçları kesmeye başlayınca elflerin nefretleriyle karşılaştılar.Vahşi elflerin yaptığı yüksek elf büyüsü ile dev dalgalar sonucu helak oldular ve fetih planlarını unuttular.Bu dalgalar aynı zamanda Villion Reach’in günümüzdeki şeklini oluşturmuşlardır.Bu felaketten sağ kalan Chondathanlar (Jhaamdath’ı kuran insanların ırkı)  bu günkü Cormry , Sembia ,Dalelands gibi yerlere kaçtılar. -212 Year of High Thrones : Purple Marches savaşı ikinci kez Calishite’leri , Tethyr’lilere teslim olmak durumunda bıraktı.Darrom Ithal Tethyr’in taçlı kralı oldu. -200 Year of Stonerising: Dünyanın en büyük kütüphanesi sayılabilecek Candlekeep kuruldu.Günümüzde kullanılan Hartos takvimi kullanılmaya  başlandı.Dalelands’de ilk insanlar kuzeyden gelerek yerleşmeye başladılar. -160 Year of The Stone Giant.Narfell ve Raumatar yok edildi. -153 Year of the Starry Shroud :Daha sonradan Procampur o zamanlarda Proeskampalar adıyla cüceler tarafından kuruldu.Kısa sürede Westgate’in ticaret partneri oldu. -133 Year of Silent Screams:Dev Denizde oluşan fırtınalar ve gelgitler Tethry’deki Velen kentini yuttu.Bu olay nüfusu önemli ölçüde azalttı. -111 Year of Terible Anger :Illusk yeniden orc akınları yüzünden çöktü. -100 Year of Black Unicorn : Delzoun , phaerimmlerin ve diğer tehlikelerin saldırıları yüzünden düştü. -75 Year of Lether Shileds : Rashemen’in cadıları ilk defa ülkedeki Demir Efendiyi seçti. -68 _ -65 Hin Ghostwars: Birçok lightfoot ve ghostwise halfling , Lurien ‘den ayrıldı. -52 Year of the Choking Spores: Waterdeep bölgesinde ilk yerleşik çiftlikler kurulmaya başlandı. -33 Year of Slowing Sands: Asram’da veda başladı ve hiç kimse hayatta kalmadı. 1 Year of Sunrise : Cormanrhry elfleri ve Dalelands halkı tarafından “Standing Stone” dikildi ve Vadi Kayıtları başlandı.(DL : DaleReckoning) 10 Year of Dreams : Netheril bölgesine Anauroch denilmeye başlandı. 20 Year of Fallen Fury : İnsanların takvimi Harptos elflerin bayramı Cinnaelos’ Cor( Corellon’un Barış Günü)’u kabul etti ve ismini Shiledmeet olarak değiştirerek o tarihten itibaren 4 yılda bir olmak üzere kutlamaya başladı. 25 Year of Many Runes : Deneir tapınağı kuruldu. 26 Year of Opening Doors: Cormry , Obarskyr ailesi tarafından kuruldu. 27 Year of Shadowed Blades:Calimshan’da Shoon çağı başladı. 37 Year of Dark Venom : 5 gelgit dalgası Calimshan kıyılarına vurarak ülkedeki 5 liman şehrinden üç tanesini yok etti. 75 Year of Clinging Death : Medeni ülkelerde veda salgını başladı.(Calimshan , Lake of Steram , Vilhon Reach ).Kahin Alaundo Candlekeep’e vardı. 111 Year of Fallen Guards: Anauria orc akınları yüzünden yok edildi.Ama aynı zamanda orc ordularını da yok etti.Böylece bu bölgedeki orc birliklerinin sayısı oldukça küçüldü. 112 Year of The Tusk : Cormyrli haritacılar Cormanthor , Cormyr ve Dalelands’in ilk haritalarını yaptılar. 168 Year of Scatted Stars :Halaster’in Kalesi , Waterdeep’deki çiftliklerin yakınına yaptıldı.Halaster , Undermountain olarak bilinen devasa zindanı yaratma hazırlıklarına başladı. 171 Year of Unking Weapons: Cormanthry’li elfler , şu anki Yulash’ın kuzeyindeki ormanda , ayakta kalmış olan Moander tapınağını yok ettiler.Bu tarihten itibaren habis tanrı Moander son tapınağının harabelerinin altında habis kaldı. 241 Year of Hippogirff’s Folly : Eliminster Aumar , Cormanthor şehrine girdi ve kendini Mystra’ya hizmet etmeye adadı. 244 Year of Elf Sands:Everaska ilk defa elf olmayanlar tarafından keşfedildi.Yine de bu sır yüzyıllar boyu Grayclock Tepelerindek insanlar tarafından gizli tutuldu. 261 Year of Soaring Stars: Cormanthor ‘un kalbindeki elf şehri , “Mythal’ın” gücü çevresinde  birleşerek Myth  Drannor adını aldı. 273 Year of Delighted Dwarves : Ammarindar ve Felbarr kalesinden gelen üç klanın yerleşmesiyle ilk cüce göçü Myrh Drannor’a ulaştı. 284 Year of Fallen Flagons: Tethyr ile Myth Drannor arasındaki portallar sayesinde yüzlerce buçukluk göç ederek şehre yerleşti. 324 Year of Freedom’s Friends:Harper adlı organizasyon Elven Court bölgesinde Dathlue Mistwinter( Lady Steel) tarafından şekillenmeye başladı. 329 Year of Clossed Scrooll:Hlondath’ın yeşil düzlükleri Anauroch’un genişlemesiyle yok oldu.Şehir boşaltıldı ve insanlar doğuya (Moonsea bölgesine) veya güneye ( Dalelans ve daha aşağılara) göç etmeye başladılar. 376 Year of Leaping Hare:Valashar’lı Ashar Tornamn Shoon İmparatorluğunun sınırlarını High Moor bölgesine kadar genişletti.Cormry’in resmi kralı 1. Azoun, Shoon güçlerinin yayılmasını engelledi. 379 Year of Seven Sisters: Her okulun uzmanı olan 7 büyücü bütün ırklara açık olan büyü okulunu Myth Drannor’da kurdu. 384 Year of Dreaming Dragons: Silverymoon Köprüsü , Rauvin Nehri üzerine yapıldı. 449 Year of Killing Ice : Silvyr Ithal , Tethyr kralı oldu.Amn ve Tethyr’in asiliği üzerine politika geliştirdi.7. Amahl Shoon  tarafından bir savaş sırasında öldürüldü. 450 Year of Crrie Fist:Tethyr’in prensi Strohm , 7. Amahl Shoon ‘u öldürerek babasının intikamını aldı.Böylece Shoon Devri sona erdi. 480 Year of Winter Sphinix: Beyaz kürklü bir androsphinix olan Lyonarth , Westgate yönetimini ele geçirdi. 482 Year of The Blighted Vine: Unther’in kuzey şehirleri , kopmaya ve bağımsız olmaya başladı. 523 Year of Trials Arcane: Kuzeydeki Three Crowns olarak bilinen Phalorm’un kuruluşu. 574 Year of Gored Griffon:Silverymoon , küçük bir ticaret kasabası olarak şekillendi. 615 Year of Lamia’s Kiss:Westgate’in  yöneticisi Beyaz Kürk , bir lamia tarafından büyülendi.Lamia Nessmara kendisini bir  gynosphinix olarak gösterdi ve ikili şehri beraberce şehri yönetmeye başladılar.Pharlom kuzeyde akınlar sonucu yok edildi. 616 Year of Ensorceled Kings: West Gate’i ziyaret eden bir grup büyücü , lamianın büyülü ilizyonlarını parçaladı.Lamia ve androsphinix birbirini öldürdü. 627 Year of Bloodcrystals:Ecamane Truesilver ve 9 yardımcısı Silverymoon’a geldiler.Burada elf büyüleri öğreten herkese açık bir büyü okulu açtılar. 640 Year of Fanged Beasts:Zhentil Kalesi çevresinde ilk ticaret ve maden çalışmaları başladı. 659 Year of Hunting Ghosts:Bir çok büyücü Silvermoon’a göç etti ve onu Myth Drannor’un kardeş şehri haline getirdiler. 668 Year of Telling Tome: Halastar Blackcloack büyülü yollarla Myth Drannor’daki büyücüleri kaçırmaya başladı. 679 Year of Scarlet Sash:Hillsfar neredeyse batıdaki Beast Marches bölgesinden gelen deepspawn kırması yaratıklar tarafından yok ediliyordu./Unther , Yuirwood ormanının güneyindeki bağımsızlık ilan eden şehirleri tanımak zorunda kaldı. 694 Year of The Ominous Oracle: Kahin Darcassan tarafından Myth Drannor’un yok olacağı ile ilgili ilk kehanet ve uzgörüler orataya konuldu.Bu bilgiler halkın panik yapmaması için halktan uzak tutuldu. 708 Year of Bound Evils: 3 tabur elf büyücüsü , Moander’in yeniden güç kazanan habis yaratıkları ve takipçileriyle , Moander’in düşmüş tapınağının yakınlarında savaştı.Üç iblis , büyülü hapishanelerinden kaçmayı başardı ve orclar , goblinler ve diğer kötü yaratıkların karışımından oluşan bir ordu hazırlamaya başladı. 710 Year of Toppled Throne : Drowlar Cormyr’e saldırdı.Bir çok soylu aile ölmeleri sanılmalarına karşın Underdark’ta köle olarak hayatlarını sürdürdü./Abbys’ten , Westgate’in şatosuna  büyülü bir portal açıldı.Kalabalık tiefling birlikleri etrafı ele geçirdi.Tieflinglerin lideri Iyachtu Xvim Baneson , Westgate yönetimini ele geçirdi. 711 Year of Despairing Elves: Sonbahar aylarının sonlarına doğru Army of Darkness( Büyülü hapislerinden kaçan üç iblisin yönettiği ordu) Moonsea’nin batısındaki madenleri ele geçirdi.Feast of Moon zamanında Wheeping Savaşı başladı.Army of Darkness Cormanthor’daki bir çok elf liderlerine saldırdı ve bir çok kasaba ve clan karakolunu yok etti. 712 Year of Lost Lance :Wheeping Savaşı bütün yıl boyunca devam etti.Bir çoğu harper olmak üzere bir çok kahramanın ölümüne sebep oldu. 713 Year of Firedrake: Savaş Myth Drannor’a da sıçradı.Müttefiklerin yardımıyla iblislerden 2 tanesi bertaraf edildi. 714 Year of Doom:Myth Drannor , Army of Darkness karşısında daha fazla dayanamadı.Sadece 200 elf ve 3000 müttefik durumdan sağ kurtulabildi. 720 Year of Dawn Rose : Dans Yeri’nde yapılan Tanrıların Toplantısı harperların yeniden yapılanması için cesaret verdi.Geçen 10 yılda hayatta kalmış 15 Harper ( Elminster ve Khelben bu gruba dahildi) yeniden organize olmaya başladılar. 734 Year of Splendid Stag: Iyachtu Xvim’in hükümdarlığı Westgate’de terslikle karşılandı ve sözü geçen tüccarlar tarafından şehirden ayrılmaya zorlandı. 756 Year of Leaning Post:Balıkçı bir halk Aglorand’da yerleşmeye başaldı. 796 Year of Gray Mists: Merrydale vampir istilasından sonra Daggerdale olarak ismini değiştirdi. 863 Year of Wondrous Sea:Chultaki şehir Mezro yok oldu. 864 Year of Broken Branch :Calimport’un altında Kara Rysellan lakaplı bir lich kendisi ve kendisi gibi undead büyü kullanıcılarının dünyayı ince planlar ve yalanlarla yönetmelerini sağlayacak Twisted Rune’ı keşfetti. 882 Year of The Curse:İblisler , daha sonraları Hellgate Keep olarak bilinecek Ascalhorn şehrini ele geçirdiler.Earlann böylece düştü. 900 Year of The Thisty Sword: Chondath’da iç savaş başladı.The Vault of the Sages , Silverymoon’da inşa edildi. 902 Year of The Queen’s Tears : Chondath’daki Rotting Savaşı ülkenin büyük bir bölümünü yok etti.Cult of Dragon ilk Dracolichi yarattı. 906 Year of the Plough :Shadowdale kuruldu. 913 Year of The Watching Raven: Sembia kuzgun bayrağı altında kuruldu. 922 Year of Spouting Fish: Thay’da Thazalhar savaşı başladı.Savaşın sonunda Red Wizardlar Thay’ın , Mulhorand’dan bağımsız olduğunu ilan ettiler.İkinci Mulhorand İmparatorluğunun sonu. 929 Year of Flashing Eyes:Chessenta , Unther’e karşı ayaklandı. 934 Year of  Fell Wizardry : İlk defa Thay , Rashemen’e akın yaptı. 937 Year of Turning Wheel:Theks , Golden Way üzerinde kuruldu. 974 Year of Haunting Harpy: Waterdeep kalesi inşa edildi. 975 Year of The Bent Coin: Telflamm , soylu şehir devleti olarak kuruldu. 976 Year of The Slaying Spells: Mulhorandi’nin Thay’a yaptığı akınlar geri püskürtüldü. 1018 Year of The Dracorage :Tchazzar’ın ölümüyle Chessenta birleşti.Mavi Sapphiraktar Calim Çölüne geldi ve Calimport ile Keltar’ı yok etti. 1021 Year of The Howling Axe:Thay Harperlara saldırdı.Harperlar ortalıktan kayboldu. 1022 Year of Wandering Wyvern : Harperlar yeniden toparlandılar. 1030 Year of Warlords:Zulkirler Thay’ın yöneticileri olarak kabul edidiler. 1032 Year od The Nightmadiens: Kuzeyin güçlü büyücülerinden Ahgharion Waterdeep’i kurtardı ve Waterdeep Lordlarını yarattı.Şehir kuzeye doğru daha da büyüdü. 1038 Year of Spreading Spring:Buzullar çekildi.Narfell , Vaasa ve Damara ‘da buzlar yok oldu.Dışarıdan bir çok göçmen buraya gelmeye başladı.Aencar kendini Dalelands’in kralı ilan etti. 1065 Year of Watching Wood:Aglorand’daki elfler ve insanlar barış yaptılar.İlk krallarını bir yarı elf olan Brindor olarak seçtiler. 1074 Year of Tightening Fist :Zulkir’ler gittikçe daha sert olmaya ve bütün asileri yok ederek ülkeyi yönetmeye devam ettiler. 1090 Year of Slaughter :Kemikler Savaşı yapıldı.Malar’ın takipçileri “Büyük Av”a başladı. 1095 Year of Dawndance: Imphras , Impiltur’u birleştirdi. 1097 Year of The Gleaming Crown : Imphras , Impiltur’un kralı oldu. 1099 Year of The Restless: Yeni ticaret yolları yapıldı.Kara-Tur ve Zakhara ile ilk modern bağlantılar kuruldu. 1117 Year of The Twelverule: Chessenta 1154’e kadar eyalet şehirlerine bölündü. 1150 Year of The Scourge: Sword Coast boyunca bir hastalık yayıldı.Loviatar ve Talona’ya tapınma sayısı arttı.Khelben Arasun Waterdeep’e geldi. 1164 Year of Long Shadows:Yenilmez lakaplı korsan Immurk , Procampur’dan gelen bir gemiden  , Cormry’in o zaman için yeni kralı 1. Palaghard’ın taç töreninde giyeceği tacı çaldı.Bu durum Inner Sea’de korsanlık olaylarının artmasına sebep olmuştur.Inner Sea bölgesindeki ülkeler korsanlığa karşı kendi savaş gemilerini yapmaya ve tüccarlarını korsanlara karşı koruma girişimlerine başlamışlardır. 1179 Year of The Stalking Satyr:Malaugrymler ,Arasun’un kulesine saldırdılar.Ancak Khelben , Elminster ve diğer Waterdeep büyücülerinin yardımıyla durduruldular ve geri gönderildiler. 1182 Year of Sinking Shileds:Malaugrymler Faerun’u keşfettiler.Harpstar Savaşı başladı. 1194 Year of The Bloody Wave:Singing Sands savaşı yaşandı.Aglorand , Thay’ı yendi. 1197 Year of Sundered Shileds:Brokenheads savaşı yapıldı.Aglorand yeniden Thay’ı yendi. 1209 Year of The Blazing Banners:Korsanlara karşı Sembia , Cormyr ve Impiltur ittifak yaptılar. 1222 Year of the Horn: Harpstar savaşı Harper King’in ölümüyle sona erdi. 1232 Year of The Weeping Wives:Sessrendale , Archendale tarafından yok edildi. 1235 Year of The Black Horde:Faerun tarihindeki en büyük orc ordusu ortaya çıktı.Kuzeyi , Sword Coast’u yerle bir etti.Waterdeep kuşatıldı.Bir çok Calishite soylusu öldü. 1237 Year of The Grotto:Thesk ve Aglorand müttefik oldu. 1241 Year of The Lost Lady: Çok hürmet edilen bir Tethyrian soylusu kadın orclar tarafından yakalandı ve öldürüldü. 1242 Year of Yellow Rose:Yellow Rose Manastırı Damara’da kuruldu.Saygıdeğer bir ejderha olan Anaglathos Turmish’e geldi. 1245 Year of Pain:Loviatar’a tapanların sayısı oldukça arttı.Kuzeyde bir çok modern tapınağı kuruldu. 1247 Year of The Purple Basillik: Anaglathos çıkan bir isyan ile Turmish tahtından inmek durumunda kaldı ve maceracılar tarafından öldürüldü. 1260 Year of The Broken Blade: Bir çok barış antlaşması bu tarihte imzalandı.Aglorand’lı Halacar ve kız kardeşi Ilione zehirlendi.Simbul’un özel öğretmeni tahta geçti. 1261 Year of Bright Dreams:Manshoon , Zhent konseyinde kendine bir türbe edindi.Aynı zamanda bu bölgede Zhentarim adında gizli bir organizasyon kurdu. 1280 Year of The Manticore:Thay , yaptığı bir akında Mulhorand’ı neredeyse işgal ediyordu. 1298 Year of Pointed Bone: Waterdeep’in Maskeli Lady’lerinden biri olan Lhestyn , Shadow Thieves organizasyonunun içine sızıp organizasyonu açığa çıkardı.1 hafta süren kanlı bir haftadan sonra hırsızlar ölerek veya kaçarak Waterdeep’i terk ettiler. 1306 Year of Thunder: Moonsea savaşı…Mulmaster diğer şehirlerin birleşmesiyle yenildi.Cormry’deki Vanderdahast War Wizards ‘ kurdu.Moradin’in Thunder Blessing’i başladı.Cüce sayısı ikiye katlandı. 1307 Year of the Mace:4 . Azoun doğdu. 1312 Year of The Griffon : Darkhold , Black Network( Zhentarim) tarafından ele geçirildi.Manshoon Lich Queeni öldürdü.Dragonmere bölgesinde Teziir kuruldu. 1316 Year of Gulagoar:Tesendale , Zhent diyarının bir parçası oldu. 1317 Year of The Wandering Wyrm: Innersea bölgesinde büyük bir hastalık baş gösterdi.Bu hastalığa aynı zamanda Dragon Hastalığı dendi. 1320 Year of Watching Cold:Simbul , Aglorand’un kraliçesi oldu. 1321 Year of Chains:Harper’lar Berdusk’da kurulan Twillight Hall’da yeniden organize oldular. 1323 Year of Dreamwebs:Thay’lı büyücüler diğerlerinin rüyalarını kontrol etmeyi planladılar ancak planları engellendi. 1333 Year of The Striking Falcon :Amn’da ticaret savaşı başladı.Council of Six’in kurulmasıyla birlik sağlandı. 1336 Year of The Hightmantle :4 .Azoun Cormyr’de tahta geçti.Zhentarim , Daggerdale’i işgal etti. 1340 Year of The Lion: Featherdale’de Sembia ve Cult of Dragon arasında River Raising savaşı yapıldı. 1344 Year of Moonfall: Elflerin Cormanthor’u terk etmeleri başladı. 1345 Year of Saddle: Sword Coast’un bir çok liman kentine güneyde Baldurs Gate’e varana değin hastalık bulaştı. 1347 Year of The Bright Blade: Zhengyi denilen Cadı Kral Vaasa’da ortaya çıktı.4. Alemander Tethyr’de öldü.Tethyrde iç savaş başladı. 1350 Year of Morning Star: Elminster , Shadowdale’e çekildi. 1352 Year of The Dragon: Ride’daki barbarlar , Glister yolundaki Zhentleri yok ettiler. 1353 Year of The Arch: Night Masklar Westgate’in gizli yöneticileri haline geldiler. 1355 Year of The Harp.Zhentil Keep , Citiadel of the Raven ‘ı kendisine aldı.Cormanthor elflerinin gidişi zirveye ulaştı.Yulash’da iç savaş başladı.Hillsfar ve Zhentil Keep askerlerini Yulash’a yönlendirdiler. 1356 Year of the Worm: Scardale’li Lashan , bütün Daleland’ı yönetimi almaya çalıştı ancak başarısız oldu.Cormry’liler Tilvertoon’u kurdu.Moonsea ve Dales’e ejderha akınları olmaya başladı.Shadow Dale’li Sylune  öldü.Mitral Hall yeniden ele geçirildi. 1357 Year of The Prince : Damara kralı Virdin ,Zhengeyi (Cadı Kral ) ile yapılan bir savaş sırasında öldü.3. Horustep (11 yaşında) Mulhorand tahtına geçti.Bozulma tanrısı Moander yanlışlıkla yattığı uykudan uyandırıldı.Kovulmadan önce çokça hasara sebep oldu. 1358 Year of Shadows: Time of Troubles dönemi.Tanrılar Toril’de yürüdü.Bane, Bhaal,Gilgeam, Ibrandul ,Myrkul, ve diğer tanrılar yok oldu.Mystra ve Cyric’in üstünlük dönemi.Wild ve dead magic bölgelerinin ortaya çıkışı. 1359 Year of The Serpent:Cadı Kral Zhengyi yok edildi.Damara , Gareth Dragonsbane tarafından toparlandı.Tuigan Ordusu Yamun Khahan tarafından toplandı.Tuigan Ordusu Thay’a saldırdı.Szass Tam orduyu ikna ederek Rashemen üzerine gönderdi.Cadılar akını durdurdular. 1360 Year of The Turret: Tuigan Orduları Faerun’a akınlar düzenlemeye devam ettiler.Tuiganlara karşı birlik oluşuturuldu.4 .Azoun, Yamun Khahan’ı öldürdü. 1361 Year of Madiens: Zhentil Keepde Bane’in ölümü yüzünden dini savaş çıktı.Buna birinci Banedeath dendi.Eski Bane inananları Cyric inananları tarafından kovuldular.Amn’li kaşifçiler Maztica’yı keşfetti. 1363 Year of The Wyvern : Mezro yeniden ortaya çıktı. 1367 Year of The Shiled:Tethyr’s Reclamation Savaşı başladı. 1368 Year of The Banner:Cyricçiler ikinci Banedeath’e başladılar.Zhentil Keep yok edildi.Hellgate Keep yok edildi. Son yıllar üzerinde pek durmak istemedim. Şu an Fr’ın 1374. senesindeyiz.Ancak yılbaşı yaklaşıyor 1375 ‘e geçilmesi an meselesi.Umarım bu bilgiler size yardımcı olabilmiştir.   Yazan: Berker “Hamatula” Berki

Devamını Oku »
Forgotten Realms Logo

Faerun’a Giriş ve Dünyanın Yaratılışı

  Unutulmuş Diyarlar, Faerun, Toril….Bu adlar hemen hemen fantastik edebiyatla ilgilenen herkese tanıdık geliyordur. Unutulmuş Diyarlar; hakkında yüzlerce romanın yazıldığı, rol yapma oyunlarına sayısızca ek kitap kazandıran, milyonlarca kişinin bildiği, sevdiği, ilgilendiği bir dünyayı anlatan sözcük grubudur. Peki Faerun nedir? Faerun’u açıklamak için öncelikle Toril’i açıklamam gerekli. Toril, Faerun de dahil olmak üzere pek çok kıtayı üzerinde barındıran bir dünyadır. Unutulmuş diyarlar ise sadece Faerunu kapsar. Evrende her şeyden ve herkes den önce olan efendi Ao’nun -yani tanrıların ve yaratıcıların yaratıcısının, en büyük varlığın- Toril’in yaratıcısı olduğunu söyleyebiliriz. Ao, Torili yarattığında yüzyıllar boyunca üzerinde bir canlı bile barındırmayan boş, sisli ve kasvetli topraklar olarak süregeldi. Bu boşluktan ikiz kız kardeşler doğdu. Bu kız kardeşlerin biri gölgenin ta kendisi ve yıkımın hanımıydı, diğer kız kardeş ise kardeşinin gölgesini yaratan ışıkları meydana getiren yaratımın hanımıydı. Bu iki kız kardeş cennete beden vererek Chauntea’yı yani doğa anne olarak da bilinen en eski tanrıçalardan birini yarattılar. Kız kardeşler birbirleriyle yıllar süren amansız mücadeleler ederken hastalık,ölüm,mutsuzluk,açlık gibi olgular oluştu. Bunun yanında güzel şeylerde doğdu, Chauntea ilk flora(bitki) topluluklarını yarattı ve Toril üzerinde tanrılar dışında başka canlılar oluştu. Işığın kız kardeşi yani Selune kardeşi ile mücadelesi sırasında Toril’in ötesine ateş elementi boyutuna ulaştı ve buradan getirdiği parlak ışığı Torilin tepesine dikti.Daha sonradan dünyada yaşamaya başlayacak canlıların güneş diye isimlendireceği bu saf ateş topu, Torili ve Chauntea’nın bitkilerini ısıttı, onların yetişmesini sağladı. Ayrıca kötü kız kardeş olan Shar’ın gölgelerini azaltarak onun sinirini üzerine çekti. Bu olaylar üzerine Shar dünyadaki tüm ışık ve sıcaklığı yok etmek için uğraşmaya başladı.Umutsuzluğa kapılan ve iyice zayıflamış olan Selune içerisinde kalmış son gücü,yani, öz büyü gücünü biriktirerek kötü kız kardeşine fırlattı. Birikmiş enerji Shar’ın biçimini aldı. Selune’un göz yaşları olarak bilinen gök taşları bu olay esnasında meydana geldi. Ortaya çıkan bu saf enerji Mystryl’e yani büyünün hanımına dönüştü.Mystryl daha sonra dünyada dolaşacak olan varlıkların büyü yapmalarını sağlayacak “dokuma (weave)” denilen büyü ağınında yaratıcısıydı. Mystryl annesinin (yani Selune’un) safında yer almaya karar verince kız kardeşlerin savaşında bir güç eşitliği meydana geldi. Daha sonradan olan kızları ve oğulları da savaşlara katıldı ve kimi kötünün kimi iyinin yanında savaşmaya devam etti. Hatta başka boyutlardan gelen tanrılar bile oldu. Torilin şimdiki günlerinde bile bu savaşlar sürmektedir. Toril’i coğrafi olarak inceleyecek olursak, bizim dünyamıza ne kadar benzediğini görürüz. Üzerinde bulunan pek çok kıtadan biri Faerun’dur. Faerun’un doğusunda Kara-tur adı verilen, daha çok uzak doğu dediğimiz kültürün izlerini taşıyan bir kıta vardır. Faerun ile Kara-tur arasında zaman zamam kılıç,ipek,büyülü eşya ticareti yapılmaktadır. Bu da en önemli ticaret yollarından olan Altın yol (Golden way) ile sağlanır. Faerun’un güneyinde ise Zakhara adı verilen kıtanın çöllerin ,cinlerin ve saklı harikaların olduğu kıta diye tanımlandığını görürüz. Faerun’un en güneyindeki ülkesi Halruua’nın kıyılarından Zakhara’nın göründüğü söylenir. Faerun’un batsında okyanusun ötesinde başka büyük bir kara parçasıyla karşılaşırız. Burası 1362 yılında Amn adı verilen ülkenin meraklı denizcileri tarafından bulunan Maztica’dır. Maztica yeni keşfedilen bir yer olduğundan hakkında fazla bir bilgi yoktur ama bilinen bir şey var ki oda Maztica’nın üzerinde bulunduğu kıtanın her yerine henüz gidilmemiş olmasıdır. Onun dışında Toril’in medeni kıtalarına uzak yerlerinde birileri tarafından keşfedilmeyi bekleyen adalar ve kıtalar henüz bilinmeyen diyarlar adıyla beklemektedir. Toril dışına çıkacak olursak, uzay adını verdiğimiz bu boşlukta ilk olarak göze çarapan en büyük şey Selune’un kendisidir. Asıl olarak bu Selune bizim bildiğimiz tanrıça Selune değildir fakat Selune tarafından yaratılmış olduğundan öyle bilinir. Ayrıca yakınlarında Selune’un göz yaşları diye bilinen dünyanın yaratılış yıllarında meydana gelmiş gök taşları bulunmaktadır. Faerun’un şimdiki zamanlarında birkaç tanesi dünyaya düşmüş ve Selune tapınanları tarafından saygıyla saklanmaktadır. Yine Selune’un dünyanın yaratılışı sırasında ateş elementi boyutundan çalarak oluşturduğu güneşte tüm bunların ortasında merkez gibi durmaktadır. Bunların dışında Faerun üzerinde uzayla ilgilenen kişiler tarafından yılda belirli aralıklarla geçen gezegen veya göktaşlarına rastlandığı söylenmektedir.   Yazan: Berker “Hamatula” Berki

Devamını Oku »
dragonlancelogo

Neden Raistlin?

Dragonlance kitaplarının içinde en çok tercih edilenler şüphesiz Raistlin’in anlatıldığı kitaplardır. Peki milyonlarca Dragonlance hayranının aşık oldugu bu adamın ne gibi bir farklılığı vardı? Bu kısa yazımda size bunlardan bahsetmeye çalışacağım.   Raistlin, ikiz kardeşi Caramon’dan bir saat farkla Krynn’de doğmuş bir çocuktur. Çoğu kişi Raistlin’nin doğumunu büyük bir talihsizlik olarak değerlendirse de aslında Raistlin, Krynn’in üzerinde en çok etkisi olan karekterlerden birisidir. Öncelikle Raistlin’in geçmişini bilmek onu daha iyi anlamamızı sağlıyacaktır. Raistlin çocukluğunda son derece çelimsiz,zayıf bir çocuktu. İkiz kardeşi Caramon onu canından çok seviyordu, gerek arkadaşlarının yanında gerekse yalnız başlarına bir ormanda yürürken, tehlikeler ile karşı karşıya olduklarında kendisinden önce Raistlin’i korumayı bir görev edinmişti.   Sokakta arkadaşları Raistlin ile dalga geçerken,oynadıkları oyunlara Raistlin’i almak istemedikleri zaman Caramon onlara hep kızmıştır. Caramon yönünden olay bu şekilde gelişirken Raistlin’in düşüncelerini de incelememizde fayda var. Raistlin belki zayıf,hastalıklı vücüt yapısından belki de silah kullanamamasından ve çevresindekilerin kendisi ile dalga geçip ikizini ilah yapmalarından hep nefret etti. İşte bu yüzden Caramon’u her zaman kıskandı. Caramon’un kendisine aşırı sevgi göstermesi Raistlin için hiçbir şey ifade etmiyordu. O sadece ikizinden nefret ediyordu. Bu nefret gün geçtikçe büyüdü. Üvey ablaları Kitara, Caramon’a kılıç ile dövüşme sanatını öğretirken Raistlin onları hep öfke ile izledi. Kendisi için yapabilecek bir şeyleri olduğuna inanan Raistlin ruhunu büyüye adadı. Büyü artık onun dünyası olmuştu. Belki kendisi bile belli bir zaman içinde Krynn üzerinde büyü denince akla ilk gelecek isim olucağını hayal edemiyordu. Çocukluklarında para kazanmak için yaptığı hokkabazlık numaralarından nefret etse bile kendisini bunları yapmak zorunda hissetti.Oduncu babalarının ani ölümü, annelerinin hasta olması eve giren maddi kaynakları bir anda bitirmişti. Annesi hep uzaklara bakıyor ve hep gelecek ile igili konuşuyordu. Sanki yaşayan bir ölüydü. Raistlin annesini her zaman çok sevmişti. Annesi öldüğü zaman korkunç bir üzüntü içine girdi ama büyü sayesinde bunu da atlatmayı bildi. İkizi kılıç ile dövüş sanatında ilerlerken o kendisini büyü sanatına verdi. Köylerinde herkes kendisi ile dalga geçse bile o yılmadı, ta ki Krynn üzerinde Yüksek Büyücülük Kulesi adına dolaşan büyücülerden biri onu keşfedene kadar. Bu büyü ustasının görevi kule için yeni öğrenciler bulmaktı. Raistlin’i gördüğü zaman zayıf vücüduna bakmaksızın onu kuleye götürmeye karar verdi. Büyücülür toplantısına katılıp bu fikrini oradakilere açınca diğer büyük büyücüler de Raistlin’de gizli bir yetenek olduğuna inanarak onu Yüce Büyücülük Kulesi’ndeki okula davet ettiler. Raistlin etkilenmişti, onurlanmıştı, korkmuştu ama geleceği için bunu yapmak zorunda olduğunu biliyordu. Büyücülük kulesinde aldığı eğitimden sonra artık büyük sınava girmeye hazırdı. Herhalde Raistlin ile aynı dönemde eğitim alan diğer büyücüler sınıfta hocalarının sık sık Raistlin karşısında çaresiz duruma düşmesine bazen kıskançlık, bazen de hayranlık ile bakan gözlerle izlemişlerdir. Nitekim yıllar sonra o öğrencilerden birinin anlattığı anılarından birisinde, “İnanılmaz bir olaydı, hiçbirimiz büyü ile ilgili bir şey bilmiyorduk. Raistlin deri parşömenin üzerine parlayan altın sarısı harfler ile ‘I MAGUS’ ( ben büyücüyüm ) yazdığında hepimiz şok olmustuk,” diyordu.   Sınıfta çoğu zaman hocanın Raistlin mi olduğu, yoksa Raistlin’in sadece bir öğrenci mi olduğu konusunda büyük tartışmalar yaşanmıştı. Öğrenciler zaman zaman Raistlin’i kıskanmış olsalar bile ona karşı saygıyla karışık bir korku duyarlar. Bir diğer öğrenci, Raistlin için; “Sanki onun içinde her zaman büyü vardı, bilemiyorum, onun çok büyük bir büyücü olacağını biliyorduk,” diyordu. Raistlin’in okul döneminden sonra hayatını etkiliyen en önemli olay şüphesiz Yüksek Büyücülük Kulesi’nde girmiş olduğu sınavdır. Bilindiği gibi büyücü adayları ancak bu sınavı geçebilirlerse büyücü olmaya hak kazanırlar. Bu sınavı giren her adayın geçtiği bir sınav olarak görmeyin lütfen. Bu sınava girenlerin ancak %20 ‘si sınavlarını geçerler bu da kendilerinden fedakarlık yapma şartı ile. Sınavı geçememek ölmek demektir. Bu sınav gerçekte yaşanmamakla beraber gerçek hayat kadar sahicidir. Büyücü başları öğrencinin beyninde oluşturdukları hayal dünyası ile sınavdaki davranışlarına bakarak hangi renk cübbe alacağına karar verirler. Kısaca anlatmak gerekirse Caramon’un bütün karşı çıkmalarına rağmen sınava giren Raistlin karşılaştığı bütün düşmanların üstesinden gelmiştir. Lakin sınavın sonlarına doğru karşısına çıkan bir kara elfi yenmek istese bile bunu başaramamıştır. O sırada, bulundukları odaya ikiz kardeşi Caramon gelir. “Caramon sen burada ne arıyorsun?” demeye kalmadan Caramon birazda alaylı bir şekilde, “Dur kardeşim, başın biraz dertte gibi, ben bu kara elfin üstesinden gelirim,” demiştir. İkizinin sölediklerine gülmekle yetinen Raistlin “Bak aptal ikizim, bu kara elfler senin kılıcın ile kolay kolay ölmezler bunlar ancak büyü ile ölürler,” demiştir. Caramon ise daha fazla yorum yapmadan attığı bir ateş topu sayesinde kara elfi öldürmüştür. Bunun gerçek hayatta mümkün olmadığını hepimiz biliyoruz ama dedik ya sınav işte! Gördüğünden şok olan Raistlin, ikizinin üzerine yürümek ister ama çok zayıftır. İkizinin onu en azılı düşmanından kurtarmış olması onun için pek bir şey ifade etmiyordur. Raistlin’in hayatındaki en önemli gurur kaynağı büyüsü olmuştu. Caramon’un fiziksel özelliklerine karşın o büyüsünü kullanıyordu. Artık Caramon’unda büyü gücüne sahip olduğunu görmek onu yıkmıştı. Hayatının dönüm noktasıydı, bir karar vermek zorundaydı, ya ikizini öldürüp yoluna devam edecek ya da sınavını kaybedecekti. İşte tam bu sırada aradığı kutsal güç Krynn’ın en güçlü ve en önemli büyücülerinden biri olan Fistantantulus’tan geldi. Kimden geldiğini o zaman algılayamadığı bir ses ona, “Aradığın şey bende, ama bir karar vermen gerekiyor, büyü fedekarlık ister Raistlin, sende seçimini yap. Ya vücudunu bana ver ve ikizinden intikamını al ya da hayatın boyunca büyüye veda et,” demişti. Raistlin hiç düşünmeden Fistantantulus’un teklifini kabul etti. Ondan aldığı güç ile ikizini öldürdü ve yoluna devam etti. Sınav bitti… Tekrar zihninde kuleye döndüğünde, Caramon’un sınavı izlediğini anladı. Yaptığından utanç duymuyordu, ikizinden nefret etmişti. Her zaman ikizine karşı duyguları zayıf olan Caramon, “Bu olayı hiç yaşamadık Raistlin, bunu hiçbir zaman konuşmayacağız,” deme olgunluğunu göstermişti. Raistlin’e kule tarafından kırmızı cüppe uygun görüldü. Raistlin kendisini gördüğünde hiç bu kadar şaşırmamıştı! Gözlerı altın sarısı ve kum saati şeklinde idi, saçları beyaz, bembeyaz olmuştu. Sürekli öksürüyordu. Bu sınavın ondan geçmesine izin vermesi karşılığında aldığı bir bedeldi. Raistlin bu halinden nefret etse bile kabul etti. Kulenin büyük büyücülerinden birisi ona Magius’un asasını verdi. Magius,Krynn üzerinde yaşamış en büyük büyücülerden birisidir. İlk ejderha şavaşında efsane şövalye Huma ile sırt sırta savaştığı sölenir. Asası ile yoluna devam eden Raistlin ağabeysi ile beraber para kazanmak için paralı bir orduya girdi. Paralı askerlik yıllarında ordunun savaş büyücüsünden çok büyük ve önemli büyüler öğrendi. Hocasının yaptığı büyüleri başta çok kolay bulup içinden dalga geçen Raistlin kendisi yapması istendiğinde ve yapamadığında aslında bunların ne kadar zor olduğunu ve savaş büyüleri konusunda ne kadar tecrübesiz olduğunu anladı. İkiz kardeşi kılıç kullanmada ileri giderken Raistlin ise büyü kullanma da oldukça ilerledi. Bu yıllardan sonra Raistlin artık tam bir kırmızı cübbeli büyücü olmuştu. Tanis, Sturm, Altınay, Nehiryeli, Flint, Tasslehoff ve ikizi Caramon ile girdiği maceralar onun tecrübelerini arttırdığı kadar bazen uzaklardan bazense cok yakınından gelen derin ses onda garip duygular uyandırıyordu. Artık kırmızı cübbeyi bırakmasını ve gerçek rengi olan siyaha geçmesini sölüyor, gerektiği zaman da ona ihtiyaç duyduğu büyüleri veriyordu. O ise buna direnmeyi tercih ediyordu ama çok fazla direnemeyeceğinin de farkındaydı. Caramon hala onda nefret uyandırıyordu, peki bu kadar iyi biri olan Caramon’un hiç mi Raistlin’e karşı hatası olmadı? Gençliklerinde Raistlin’in beğendiği bir kız ile akşam gidip sevişen Caramon değil miydi? Bu olayı çoğu kişi bilmese bile Raistlin gözleri ile görmüş ve ikizinden bir kere daha nefret etmişti, tabi hoşlandığını sandığı o kızdan da. Raistlin siyah cübbeyi kabul edip giydiğinde herhalde en çok üzülen ikiz kardeşi olmuştur. Caramon onun içinde kötülük olduğuna inanmıyordu. Öbür taraftan Raistlin daha çok büyü gücüne ihtiyaç duyduğu için bunu kabul etmişti. Artık o karanlık kraliçe için çalışan büyücülerden biriydi. O zamanlarda Raistlin’in en büyük hedefinin karanlık kraliçeyi yok edip tanrı olmak istediğini kim bilebilirdi ki? İçinden gelen ses yavaş yavaş onun benliğini ele geçiriyordu. Raistlin bunu anlamıştı, bir şekilde müdahale etmezse tamamen ona ait olacaktı. Zaman içinde yolculuk yapması gerektiğine ve Fistantantulus’u yaşadığı zamanda öldürmesi gerektiğine inandı. Buldukları zaman makinesi sayesinde ikizi Caramon ve minik kender Tas ile geçmişe gittiler. Hepsinin başından sayısız maceralar geçti. Kral rahip döneminde yaşamak hiç de kolay değildi. Bilindiği gibi kral rahip halkını ve kendisini en üstün kimseler olarak görmüş ve tanrılar bu yüzden ona sırt çevirmişlerdir. Şehirinin yok oluşunu geçmişe dönen ve bunu ona anlatmaya çalışan Caramon bile engelleyememiştir. Raistlin bunlar yaşanırken Fistantantulus’u buldu, onla girdiği büyük savaşı kazandı, onu öldürdü. Artık vücüdu ve ruhu kendisine aitti. Bu arada Caramon ve Tas geçmişle yetinmemiş, geleceğe de gitmişlerdi. Gelecekte olacakları gördüler, Krynn’in bir çöle dönüşmüş olduğunu, üzerinde kimsenin yaşamadığını, tek tanrı Raistlin’in olduğunu ama onunda yöneticek kimseyi bulamadığını görmüşlerdi. Dünyaya döndüklerinde çok güçlü bir büyücü haline gelmiş olan Raistlin’e bunları anlatmaya calışmış olsalar bile Raistlin anlatılanları pek dinlememişti. Ne de olsa o kendisine karşı savaşması için Kitara’nın getirdiği ölümsüz hayalet Lord Soth’un da dediği gibi Krynn üzerinde yaşamış en büyük büyücüdür.İnsanları tek kelime söyleyerek öldürebilen Soth, orduları buz kütleleri haline çevirebilen Soth bile Kitara’ya “Evet, ben insanları tek kelime ile öldürürüm, buzdan kütleler yaratabilirim ama geçmişin ve şimdinin efendisine karşı hiçbirşey yapamam,” demiştir. Wayret’teki lanetlenmiş büyücülük kulesi bile, kapılarımız sonuna kadar geçmişin ve geleceğin efendisine açıktır, diyerek Raistlin’e yol vermiştir. Kimsenin çevresine yaklaşmaya cesaret edemediği karanlık orman Raistlin’i bir efendi edası ile selamlamış, içinden geçerken lanetlenmiş ölüler ona tezaruhat yapmışlar, karanlık ağaçlar yolundan çekilmişlerdir. Bu kadar güçlü ve saygı duyulan bir büyücü karşısında kim bir şey demeye cesaret edebilirdi ki? Efendiliğini yaptığı kulenin içinde öğrencisi olan Dalamar, hocası Raistlin Krynn’e büyü güçleri olmaksızın tekrar döndüğünde ve Raistlin’in ona “Artık bana hocam demek zorunda değilsin, zaten büyü güçlerimde şu anda yok,” dediğinde, “ben senden çok sey öğrendim ama bunu asla unutmadım Shalafim (hocam anlamına gelmektedir), o yüzden sana karşı asla saygısızlık yapamam, senin güçlerini çok iyi biliyorum,” diyerek göğsünde sürekli kanayan beş parmak izini göstermiştir. Raistlin gereksiz yere şiddet kullanmazdı bu beş parmak izini Dalamar’ın daha önceden uyarmasına rağmen kendisinden gizli büyü kitaplarını karıştırdığını anlayınca yapmıştı. Karanlık kraliçenin yaşadığı cehenneme açılan kapı konusunda uzun süren araştırmalar yapan Raistlin en sonunda oraya girmek için kendisini iyiliğe adamış olan bir Paladin rahibesi bulması gerektiğini anladı. Zamanında o kapıyı yapanların bir kötü ruh ile iyi ruhun asla işbirliği yapamayacağını düşündüklerini, Raistlin hemen anlamıştı. Bunun için seçtiği tabiri caizse kullanıp bir kenera attığı kişi Paladine’ın kutsal rahibesi Crysania’dan başkası değildir. Raistlin’in, Crysania’yı cehenneme girmek için ikna etmesi hiç de zor olmadı. Karanlık Kraliçe ile kendi dünyasında karşılaşmak oldukça zor oldu Raistlin için. Crysania ona sürekli yardım etmiş, şifa vermiş olsa bile bu yeterli değildi. Raistlin yılmadı savaştı, en sonunda karanlık kraliçeyi yenecek boyuta geldi, ama karanlık kraliçenin yenilgisinden sonra Krynn’i gördü, Krynn’in halini gördü, ıssız bomboş bir dünya, herkes ölmüş ve yöneticek kimse yok.   Raistlin kendisinden en büyük fedekarlığı bu savaşta yaptı. Kendisini dünya için feda etti ve yenilgiyi kabul etti. Bir süre karanlık kraliçenin işkencelerine maruz kalsa bile Raistlin’in yaptığını onursal olarak adlandıran iyilik tanrısı Paladine ona bir hediye verme gereği duydu. Bu sonsuza kadar sürücek olan huzurlu bir uykuydu. İşte Raistlin cehennemde geçen işkence dolu yıllarından bu şekilde kurtuldu. Cehenneme girerkenki ortağı, Raistlin’e kendisini kaptırmış olan Crysania ise Krynn’e döndüğünde artık kördü. Raistlin şüphesiz huzurlu uykusunda bile boş durmadı. Yiğeni Palin Majere’e yardım etmek için ona sık sık mesajlar yolladı. Belki de verdiği en önemli mesaj kendi asasını ona vermektir. Palin bu asa ile kimsenin yapamadığı (asanın gerçek sahibi Magius dahil) bir büyüyü yaparak dünyayı tanrıların babası Kaos’tan kurtarmıştır. Raistlin huzurlu uykusundan uyanıp dünyaya geldiğinde tanrıların babası Kaos, öfke ile dünyayı yerle bir ediyordu. Raistlin belkide ikinci kez dünyayı kurtarmak için harekete geçti, Palin’e yol gösterdi, Caramon ile hasret giderdi. Öğrencisi Dalamarı gördü ve onunla planlar yaptılar. Dünya kurtulduğu zaman ise iyilik tanrısı Paladine ile beraber (dünyaya Fizban şeklinde gelir) uzun bir yürüyüşe çıktılar. Söylenenlere göre tanrılar dünyayı Kaos’a verdikleri söz doğrultusunda terk etmek zorunda kalmışlardır. Kaos kendisinin Krynn’i terk etmesi için onlardan bu şartı istemiştir, önemli bir ayrıntı ise Krynn üzerindeki büyünün artık tamamen sona ermiş olmasıdır. Gökyüzünde üç değil (siyah, gümüş, kırmızı) sadece tek yeni bir ay vardır. Çünkü büyü tanrıları da Krynn’ı diğer tanrılar ile beraber terk etmişlerdir. İkinci kez dünyaya geldiğinde Raistlin’in büyü güçlerine sahip olmadığını söylemekte yarar var. Buna rağmen herkesin ondan hala çok korktuğunu da unutmayalım. İkizi, Raistlin’e neden büyü güçlerini geride bırakıp Krynn’a geldiğini sorunca olayı şu şekilde açıklamıştı Raistlin: “Sen artık içmiyor musun Caramon?” “Hayır içmiyorum,” demişti Caramon. “Neden Caramon?” “Bilmiyorum ki Raist, bende içki alışkanlık yapıyor, bırakamayacağım bir alışkanlık, bana zarar veren bir alışkanlık,” demişti.   “Bende artık büyü kullanmıyorum kardeşim, anladın mı şimdi neden olduğunu,” diye sormuştu usta büyücü. Evet arkadaşlar yazımın sonlarına gelirken Raistlin için yazılıcak çok fazla şey olduğunu sizlere tekrar hatırlamakta yarar görüyorum. Benim yukarıda yazdıklarım Raistlin ile ilgili pek fazla detaya girilmemiş çok ufak bir özettir. Olaya bu şekilde bakarsak Raistlin hakkında bilgi sahibi olabiliceğinizi düşünüyorum. Bazıları ondan çok nefret ettiler, bazıları onu her şeyden çok sevdiler, bazıları hastalıklı işe yaramaz bir adam dediler onun için, bazıları saygı duydular, ama herkes ondan çok korktu. Şüphesiz bizlerin onu çok sevmemizi sağlayan faktör onun altın sarısı gözleri veya bembeyaz saçları değildir. Onun değişen fikirleri, olgunlaşması, karekterinde ki değişimler ve en önemlisi üzerinde taşıdığı gizem bizim onu çok sevmemizi sağlamıştır.   Not 1 : Raistlin’in kızı olduğunu iddia eden İrdalar’ın çocuğu Usha için hiçbir şey yazmadım, çünkü Raistlin bu olayı inkar edip, saçma bulmuştu. Bu olayı merak ediyorsanız İkinci Nesil adlı kitapta Raistlin’in Kızı adlı bölümü (sf. 285-321) ve Yaz Alevi Ejderhaları adlı kitabı okumanızı tavsiye ederim. Not 2 : Raistlin’in çocukluk yıllarını ve Yüce Büyücülük Kulesi’nde girdiği sınavı merak edenlere Ruhdöveni adlı kitabı okumalarını tavsiye ederim. (Raistlin ile ilgili yazılmış en önemli kitap da budur.). Not 3 : Raistlin’in ikizi Caramon ile olan maceralarını merak edenlere Silah Kardeşliği adlı kitabı okumalarını tavsiye ederim. Not 4 : Raistlin’in katıldığı Ejderhamızrağı savaşını merak edenlere Güz Alaca Karanlığı Ejderhaları, Kış Gecesi Ejderhaları ve İlkbahar Şafağı Ejderhaları adlı kitapları yani Destanlar üçlemesini okumalarını tavsiye ederim. Not 5 : Raistlin’in geçmişe dönüp Fistantantulus’u öldürmesini ve Karanlık Kraliçe ile olan şavaşını merak ediyorsanız, İkizlerin Zamanı, İkizlerin Şavaşı ve İkizlerin Sınavı adlı kitapları yani Efsaneler üçlemesini tavsiye ederim. Not 6 : Raistlin’in ikinci kez Krynn’e gelişini merak ediyorsanız Yaz Alevi Ejderhaları adlı kitabı okumanızı tavsiye ederim. Not 7 : Bazı çevreler Raistlin için Krynn’in resmi olmayan 23. tanrısı deselerde bu olayın kesinliği yoktur. Not 8 : Raistlin Krynn üzerinde hiçbir kadına aşık olmamakla beraber, ilgi duyduğu diyebiliceğimiz tek kadın Crysania’dır. Son olarak Sevgiler ve Saygılar Bol okumalı günler dilerim – Shalafi Yazan: Arda Çakır

Devamını Oku »
dragonlancelogo

Yüksek Büyücülük Büyü Sistemi

Büyücülük tarikatları üç büyü tanrısı olan Solinari, Lunitari ve Nuitari tarafından, Rüyalar Çağı’nın son zamanlarına doğru yaratılmıştır. Tüm Azizler Savaşı sırasında, üç büyü tanrısı Krynn’in üzerinde yürüdü ve kendilerine ölümlü takipçiler aradılar. Her tanrı kendisine bir takipçi seçti ve onlara Kayıp Hisar’ın, büyünün tüm esas ilkelerinin saklandığı yerin anahtarını verdiler: Her büyücü Tarikat içinde kardeştir ve her Tarikat güç içinde kardeştir. Yüksek Büyücülük Kuleleri tüm tarikatlara aittir ve bu gibi yerlerde hiçbir büyücü, diğer bir büyücüye zarar verme amacı güdemez. Dünya kardeşi kardeşe, tarikatı tarikata düşürebilir, fakat evrenin kuralı bazen budur. Takipçileri, Yüksek Büyücülük Tarikatı’nı kuracakları yer olan Krynn’e döndüler. İyilikçi büyünün tanrısı Solinari, Beyaz Cübbeliler Tarikatı’nı kurdu. Bu büyücüler iyiliğin sağlanması için çalışırlar. Tarafsız büyünün tanrıçası Lunitari, Kırmızı Cübbeliler Tarikatı’nı kurdu. Benim gibi kırmızı cübbeli büyücüler, iyi ve kötünün güçlerini dengede tutmaya çalışırlar, birinin üstün çıkmasını önlemeye çalışırlar ve bu dengeye zarar vermemek koşuluyla daima güçlünün yanında yer alırlar. Karanlık büyünün tanrısı Nuitari ise son olanrak Siyah Cübbeliler Tarikatı’nı kurdu. Siyah Cübbeli büyücüler, genellikle kendi sonlarını daha da uzak bir zamana taşımaya çalışırlar, fakat büyünün geleceğini kesinlikle tehlikeye atmazlar. Krynn üzerindeki büyü merkezlerinin sayısı sadece ikidir. Yüksek Büyücülük Kulelerinden biri Palanthas Kulesi, diğeride Wayreth Kulesi’dir. İki kule de büyülü savunmalarla korunmakta, davetsiz misafirlerin kuleye ulaşmalarını engellemektedir. Palanthas’daki Kule yüksek duvarlarla çevrilmiştir, fakat bu orasının gerçek savunması değildir. Duvarların arkasında, Shoikan Korusu diye bilinen bir ağaç korusu vardır. Korunun üzerinde güçlü bir fear (korku) büyüsü vardır. Wayreth’deki kuleyse, büyülü bir ormanla çevrilidir. Bu orman orjinal yerinden 750 km uzaklığa kadar yer değiştirebilir ve davetsiz misafirleri rahatlıkla şaşırtabilir. Aslında başlarda Krynn üzerinde beş Kule varmış: Davetsiz misafirlere karşı sleep (uyuma) etkisi yapan Daltigoth Kulesi, forget (unutma) büyüsüyle çevrili Istar Kulesi. Ayrıca, ani ve güçlü ihtiras hisleri doğuran Yıkıntılar Kulesi (Balifor Kulesi) adlı başka bir kule daha vardır. Bu kuleler çeşitli nedenlerden dolayı artık yoklardır. Daltigoth’daki ve Balifor’daki kuleler, Istar’ın Kralrahibi’nin kışkırttığı Krynn’in insanları tarafından saldırıya uğradı. Bu sırada büyücüler de Kuleleri insanlara vermektense onu yok etmeyi tercih ettiler ve öyle de yaptılar. Büyük bir yıkım meydana geldi. Istar şehrininde yıkılma tehlikesi olduğundan, Kralrahip büyücülere kuleniye kimsenin dokunmamasını sağlayacağına söz vererek boşalttırdı fakat o da Afet sırasında yıkıldı. Büyü yapımı zorlu bir sanattır ve diğer sanatlar gibi önceden bolca çalışma gerektirmektedir. Büyüleri kullanmak için, bir büyü kullanıcısı önceden büyüyü ezberlemelidir. Sözlerden, el kol hareketlerinden ve maddi bileşenlerden meydana gelen büyü, kullanılana kadar büyücünün hafızasında kalır. Bu durumda tekrar ezberlenene kadar o büyü bir daha yapılamaz. Yeniden ezberlenecek olan büyüyü hızla ezberleyebilecek olmasıyla birlikte büyücüler, büyülerini büyü kitaplarında saklarlar. Daha fazla büyü bilmek, daha fazla bu kitaplardan edinmek anlamına gelmektedir. Bazı büyük büyücülerin mutlaka ezberlemek için uğraşmadıkları, fakat yine de bu büyüleri sakladıkları büyü kütüphaneleri vardır. Krynn’de yaptığınız yolculuklar sırasında, kafanızın üzerindeki ayları farketmişsinizdir. Toplam üç tanedirler: Kırmızı, beyaz ve siyah. Bunlar büyü tanrıların gök yüzündeki formlarıdır. Her ayın kendi evresi, o tarikatın takipçilerini güçlendirip zayıflatır. Nuitari yeni ay şeklinde ve gökyüzünde zayıfken, Siyah Cübbeliler en zayıf durumlarındadırlar. Aynı zamanda, Solinari dolunayken, Beyaz Cübbeliler de güçlerinin zirvesinde olacaklardır. Nadiren gerçekleşen Göz Gecesi’nde ise, üç ay da dolunay oldukları zaman üstüste gelerek siyah gözbebekli, kırmızı irisli beyaz bir göz şeklini alır. Bu gece boyunca büyücüler olağanüstü güçler kazanırlar. Yüksek Büyücülük Tarikatı, Büyücüler Konseyi tarafından yönetilir. Her tarikat, Konseyde yer alması için yedi temsilci gönderir. Bu temsilcilerden biri ayrıca Tarikatın Efendisi’dir. Bu şeref, tarikatın ilgili oldukları konulardaki güce göre farklı şekillerde belirlenir. Herhangi bir olayda, Efendi hayatı boyunca bu mevkide hizmet eder. Yirmi bir delegeden biriyse Konseyin Efendisi olarak seçilir. Mevki seçimle gerçekleştirilir. Krynn üzerindeki her büyücü bir consensus (ortak karar) büyüsü sayesinde gizli oy kullanır. Eğer bir kimse Yüksek Büyücülük Tarikatı’na katılırsa, çoğunlukla genç yaşta başlarlar ve genellikle de Konsey tarafından eşitçe ayrılmış bir şekilde, bir baş büyücünün emri altında çalışırlar. Bir öğrencinin hazır olduğu düşünülürse, ki bu genellikle insanlarda 25 yaş zamanına (ya da AD&D oyun kurallarına göre 3-5 arası seviyelere) denk gelir, Yüksek Büyücülük Kulesi’ne, Yüksek Büyücülük Testi’ni geçmek için bir maceraya atılır. Test inanılmaz bir şekilde zordur ve büyüyü yeterli seviyede kullanamayan insanlar tarafından kesinlikle geçilmezdir ve başarısızlığın anlamı da ölümdür. Her Test bir diğerinden farklıdır ve çıraklar için Konsey tarafından belirlenir. Karşılaşılacak rakibin güçü ve zayıflığı yine onlar tarafından belirlenir. Test, buğdaydan kepeği ayırabilmek için vardır; bu sayede büyü kullanacak kişilerin yeterli, bilinçli ve büyüyü her şeyden üstün tutan kişiler olmasını sağlamıştır. Ayrıca Test sırasında çırağın gerçekte hangi Yüksek Büyücülük Tarikatına mensup olması gerektiği de ortaya çıkmaktadır.   Yazan: Arda Çakır

Devamını Oku »
dragonlancelogo

Ejderha Mızrağı Artifektleri

Fistandantilus’un Kan Taşı Kan taşı, Rüyalar Çağı’nda yaratıldı. Kan Taşı’nın bir zekaya sahip olması muhtemel. Bu taş, Fistandantilus’un öğrencisinin vücuduna geçip tekrar güçlü ve genç olmasını sağlayan bir taştı. Bir savaş sonrasında Fistandantilus’tan çalınan Kan Taşı, Raistlin tarafından Fistandantilus’a karşı kullanılmıştır. Raistlin, Fistandantilus’un vücudunu ve bilgilerini çalmıştır. Kan Taşı, büyünün ilk zamanlarında güçlü ve şeytani bir malzemedir. Yaklaşık 8 santimetre çapında gümüş bir zincire sabitlenmiştir. Aslında kırmızı damlacıklı yeşil değerli bir taştır. Mavi Kristal Asa Mavi Kristal Asa, Xak Tsaroth şehrinde Tanrıça Mishakal’ın tapınağında bulunan heykelinin elinde tuttuğu asadır. Asa, Mishakal’ın gücünü çağırarak yaraları iyileştirme gücüne sahip olur. Ayrıca güçlü yıldırımıyla kötülükleri kovar. Asa, Afet sırasında şehir dağ yamaçlarına kayınca kayboldu. Altınay’ın kabile reisi babası, Nehiryeli’ni Asa’yı bulması için görevlendirmiştir. Köyüne dönmek üzereyken, Nehiryeli şarlatan olarak ifşa edildi ve ölüme sürgün edildi. Altınay, elinde asa onunla birlikte olabilmek için koştu. Kayalar ikisine birden çarptıkça, asa parlak mavi ışıklar saçtı ve ikisi Solace şehrinin dışına taşındılar. Asa, iyi tanrıların çabalarını engelleyeceğini düşünen kötü güçler tarafından arandı fakat Mızrak Kahramanları, Altınay’ı ve Asa’yı nihayet Xak Tsaroth’a gelene kadar korudular. Orada, Altınay asayı doğru yerine geri götürdü (asa heykelle kaynaştı ve taşa döndü) ve asanın iyileştirme gücüyle Mishakal’ın gerçek bir rahibi oldu. Mishakal’ın Diskleri Mishakal’ın Diskleri, evlilik ayinleri gibi iyiliğin tanrılarının öğretilerini içerir. Dünyada denge gerektiğinden, aynı zamanda, kötülüğün ve doğanın tanrıları ile ilgili şeyler de öğretirler. İnce, hafif ve platinyumdan yapılmışlardır. Afet’den sonra diskler, batık şehir Xak Tsaroth’da saklanmışlardır. Khisanth(Onyx) adlı siyah ejderha tarafından korunmuşlardır. Diskler, Tarihçe serisinin ilk kitabı Güz Alacakaranlığın Ejderhaları’nda, yolarkadaşları tarafından bulunmuştur. Ejderha Küreleri Ejderha Küreleri, Yüksek Büyücülük büyücüleri tarafından 3. Ejderha Savaşı’nın son umutsuz saatlerinde Rüyalar Dönemi’nde yaratılan güçlü eserlerdir. Küreler 3 tarikatın büyücüleri tarafından yaratılmıştı, iyi ve kötü olan bütün ejderhaların mahiyetini içermekteydi. Bütün kürelerin Istar’ın Kralrahibi tarafından halkı büyü kullanıcılarına karşı ayaklandırmak için Kayıp Savaşlar sırasında yok olduğu düşünülmekteydi, lâkin 3 tanesi kurtulmuştu. Birisi Lorac’ın gözetiminde, bir başkası BuzDuvar Kalesinde ve üçüncüsü ise Yüce Ermiş Kulesinde idi. Kürelerin asıl özelliği kullanıcıya ejderhaları çağırma yeteneğini vermesiydi ve genellikle bu güç, egemenliğe veya yok etmeye yeterliydi. Ejderha Küreleri ayrıca üstün zekaya sahiplerdi ve kendilerini korumak için güçlü bir güdü sergiliyorlardı. İradesi zayıf kullanıcıları kolaylıkla kendi kontrolleri altına alıyorlardı aynen Lorac Caladon’un başına gelenler gibi. Daha sonraları Mızrak Savaşlarında, Aktaş Divanı, Ejderha Kürelerini kullanmanın yollarını aramışlardı. Her nasılsa, aldıkları risk yüzünden, yok edilmişlerdi. Birisi Tasslehoff tarafından. Bir diğeri, Kan Denizi’nde ölümden kurtulmak için meşhur Raistlin Majere tarafından kullanılmıştı. Her ne kadar büyü ile zarar verilemese de, güçlü fiziksel etkiler ile kırılabiliyorlardı. Tracy Hickman’ın açıklamalarına göre, zaman içinde, Ejder Küreleri kendi zihniyetlerini geliştirmişlerdir. Ejderha Mızrağı Ejderha Mızrağı kural kitabına göre, Ejderha Mızrakları 3. Ejderha Savaşı’nda kötü ejderhaları öldürmek için yaratılmıştır. Her savaşta kullanılabilir fakat en çok ejderhalar üzerinde işe yarar. Pek çok romanda da adı geçen kahraman Huma Ejderhafelaketi (Dragonbane), Takhisis’i yenmek için bu mızraklardan birini kullanmıştır. Kural kitabına göre, Ejderha Mızrakları nadir bulunurlar ve ticareti sık yapılan bir eşya değildirler. Küçük Ejderha Mızrakları, iki artifektten biri kullanılarak yapılabilirler( Kharas’ın Çekici veya Ergoth’un Gümüş Kolu) fakat büyük Ejderha Mızrakları ikisi ile birlikte yapılır. Büyük Ejderha Mızrakları, Küçük Ejderha Mızrakları’nın aksine,  iyiliğin gücüyle kutsanmışlardır. Gargath’ın Gri Cevheri Gargath’ın Gri Cevheri Kaos’un özünü içeren bir artifekttir. Kural kitabına göre Reorx, bu taşı Kaos Tanrısı’nın bir kısmını içermesi için yapmıştır fakat bir kaza sonucu onu taşın içine hapsetmiştir. Gricevher, Lunitari ayının içine koyduğu bir artifekttir. Gnomlar, Gricevher’i Reorx’un dizaynlarından yaptıkları büyük bir makinaya güç vermesi için aldılar. Cevher onların ellerinden kurtulduğunda dünyadaki Kaos ve içindeki şeyler değişmişti. (Pegasi, Minotaurlar vs.). Gnomlar, cevheri Taladas’dan Ansalon’a kadar takip ettiler. Güçlü eski bir büyücü olan Gargath, Gricevher’i iki tanrıtaşı arasında sıkıştırıp bir kaleye hapsetmiştir. Biri zenginlik için diğeri ise öğrenmek için Gricevher’i arayan iki grup Gnom, cevheri Gargath’dan çalmaya teşebbüs ettiler fakat taş onları cüceye çevirdi. Palin Majere ve kardeşleri Gricevher’i yakalamaya teşebbüs ettiler ve başarılı oldular fakat yolarkadaşları cevheri bir bahiste kaybettiler. Irda, cevheri bulup kırdı ve kazara Kaos Savaşı’nı getirmiş oldu. Kharas’ın Çekici Üçüncü Ejderha Savaşı sırasında, Ejderha Mızrağını dövebilmek için gerekli olan iki artifektten birisi idi. Kendi başına daha basitçe bir Ejderha Mızrağı üretiminde kullanılabilirken, Ergoth’un Gümüş Kolu ile birleştirilerek büyük Ejderha Mızrağı yapılabilirdi. Bu çekiç efsaneye göre dünyanın dövücüsü ve cücelerin lider tanrısı Reorx tarafından dövülmüştü. Savaş sonrasında, Takhisis ejderhalarını geri çektiği zaman, çekiç Solamniya Şövalyeleri tarafından kutsal bir emanet olarak korunmuştu. Felaket’ten kısa bir süre önce, genç ve cesur bir cüce savaşçısı Kralrahip’in savaşlarının birinde Ansalon’u kötülükten kurtarmak için Solamniya Şövalyeleri ile savaşmıştı. Şövalyeler bu savaşçıdan öyle etkilenmişlerdi ki ona Kharas, yani Solamniya dilinde “Şövalye” ismi ile birlikte çekici de verdiler. Sonrasında Kharas, Thorbardin’e geri döndü. Felaket geldiğinde de cüceler, kuzenleri dağ cüceleri de dahil olmak üzere kimseyi içeri almayacak şekilde krallıklarının kapılarını dış dünyaya kilitlediler. Çekiç ve Kharas, Fistandantilus ile insanlar ve cüceler ordusu Zhaman’a gelene dek Thorbardin’de kaldılar. Bu olay Cücekapısı Savaşı olarak bilindi. Cüce ile cücenin savaştırılması Kharas’ı yok etti. O, tüm cücelerin barış içinde yaşamaları gerektiğine inanırdı. Öte yandan, Kharas onur ve görev konusunda ırkının en önde geleni idi. Büyük Kral Duncan, savaşması için emirler verince de Kharas görevini yerine getirirken hiç tereddüt etmedi. Savaşın devamında Fistandantilus’un inanılmayacak güçte bir büyüyü harekete geçirmesi, iki orduyu yok ettiği gibi, Zhaman’ı da yok ederek Skullcap’e dönüştürdü ve Thorbardin kapısını da harabeye döndürdü. Kharas dışında herkes ölmüştü. Savaş büyük kralın tüm varislerini de yok etmişti. Bu yüzden büyük Kral Duncan öldükten sonra yerine kimin geçeceği üzerine fazla kavga olmadı. Kharas son bir bıkkınlık ile çekicini eline aldı ve çekici bulunana kadar gerçek bir kralın olmayacağını ilan ederek oradan ayrıldı. Çekiç, Mızrak Kahramanları tarafından Duncan’ın mezarında bulundu. Grup, mızrağı bir pazarlık kozu olarak Thorbardin’deki Pax Tharkas mültecilerinin korunmasında kullandılar. Çekiç kendi başına kullanıcısının gücünü defalarca katlar. Nasıl şifacılar Mavi Kristal Asa’ya (iyileştirme tanrısı Mishakal’a ait bir artifekt) büyük saygı gösteriyorlarsa, cüceler de Çekiç’e (kendi tanrılarına ait bir artifekt) aynı saygıyı gösterirler. Grallen’in Miğferi Weis ve Hickman’ın yazdığı Cüce Derinlikleri Ejderhaları kitabında Skullcap’in içinde Raistlin tarafından bulunmuştur. İlk olarak, yüzyıllar önce Cücekapısı Savaşları’nda ölen, cüce Prens Grallen’in ruhu tarafından ele geçirilen Sturm Brightblade tarafından kullanılmıştır. Daha sonra, Thorbadin’deki Thanes Konsey’inden önce Kral Duncan’ın mezarına girmek için, Flint Fireforge tarafından kullanılmıştır. Mezarı boş olan Grallen’in taş heykeline yerleştirildiğinde,  o da taşa dönmüş ve heykelin bir parçası olmuştur. Onur’un Yüzü Onur’un Yüzü, cüce bir demirci tarafından yapılan ve bir Elf Büyücü olan Sardal Crystalthorn tarafından Minator Kaz’a verilmiş çift taraflı bir baltadır. Eğer balta kaybolursa, Kaz hemen ellerine onu çağırabilir. Balta, yalnızca onurlu bireylere tepki gösterir. Onursuz bireyler, etkilerini göremeyeceklerdir. Sonunda, balta bir süre sonra kendini tamir edebilir duruma gelir. Düzelmenin süresi, savaşta aldığı hasarım miktarına göre değişir. En son Ejderha Savaşı’nda görüldü, bugün nerede olduğu bilinmiyor. Kayıp Yıldız Kayıp Yıldız, Ruhlar Savaşı’nda kullanılan büyük kılıçtır. Elf bir demirci tarafından yıllar önce dövülmüştür. Büyük bir elf paladinine verilmiş ve ölümünden sonra yüzyıllarca Güneş Kulesi’nde tutulmuştur. Bir düşmanın hırslı gözleri tarafından görüldüğünde, düşman kılıcın güzelliğine yanaşabilirdi. Bu silah, Ruhlar Savaşı üçlemesinin ikinci kitabı, Kayıp Yıldızın Ejderhaları’nda büyük bir ejderha öldürmek için kullanılmıştır. İnanç Madalyonu İnanç Madalyonları, Krynn’in gerçek tanrılarının rahipler sınıfının üyeleri tarafından üç tanrının büyüsü beklentisiyle kullanılmıştır. Bu madalyonlar iki amaca hizmet etmek için kullanılırlar; biri kullananın inancını ilan etmek, diğeri ise ruhani varlıkları çekmektir. İnanç madalyonları ortak vatandaşlar tarafından kullanılabilir fakat onlar madalyonlardan ruhani güç kazanamazlar. Madalyonlar büyülüdür. Üzerlerinde tanrının sembolü vardır. Madalyonlar, rahiplerin doğallıklarını göstermek için, elbiselerle birleştirilerek ve kaftanlarla birlikte kullanılır. Ergoth’un Gümüş Kolu Gümüş Kol, adından da belli olduğu üzere, gümüş bir kol. Solace’dan, büyük demircilik güçlerini ejderha mızraklarını dövmek için kullanan mülteci demirci Theros Ironfeld’e takılmıştır. Gümüş Kol, ejderha mızraklarını dövmek için kullanılan artifektlerden biridir. Tek başına, küçük ejderha mızrağı yapar. Çekiç ile birleştirildiğinde, büyük ejderha mızrakları yapmakta kullanılır. Magius’un Asası Magius’un Asası, Magius onu ele geçirmeden önce yapılmış olan büyülü bir asadır. Asa, Huma’nın yanında savaşan, Magius adında bir büyücü  tarafından sahiplenilmiştir. Yüksek Büyücülük Sınavı’ndan sonra Raistlin Majere’in sahipliğine geçmiştir. Daha sonra, Dalamar tarafından, Palanthas’daki Yüksek Büyücülük Kulesi’ne alındı. Palin Majere asayı kendi testinden sonra aldı. Asa, büyük bir büyüsel güce sahiptir ve binlerce kez kapıları açmak ve kilitleri eritmek için kullanılmıştır. Asa’nın en dikkate değer büyüsü, “Shirak” sözcüğüyle aktif hale gelip, “Dumak” sözcüğüyle deaktive olan ışık büyüsüdür. Bazen “Dulak” olarak telaffuz edilir fakat bu yanlış sözcüktür. Asa,  kullanan kişinin gücüne etki de eder, ona güvenlik ve destek sağlar. Asa, kullanıcısını daha güçlü kılar ve daha güçlü saldırılar yapmasını sağlar. Asada güçlü bir koruma büyüsü birikmiştir dolayısıyla, kullanıcısı olmayan biri kullanmaya teşebbüs ettiğinde dokunan kişi delirir. Kullanıcı, asanın bir parçası haline geldiğinde asa gönüllü olarak teslim edilmediği sürece tüm büyüler ters etkilidir. Asa tahtadan ve tepesinde Altın Ejder’in  pençesi vardır. Pençe, yalnızca ejderha ateşinin yok edebildiği bir küreyi kavramıştır. Küre aynı zamanda Kaos’u kör edebilecek güçlü bir savaş büyüsü yapmakta da kullanılmıştır. Yıldız Cevheri Yıldızcevheri, iki insanı aşk ile bağlayan bir taştır. Ejderha Mızrağı’nda bu taşa dair tek kayıt, Taç Şövalyesi Sturm Brightblade’e, Prenses Alhana Yıldızmeltemi tarafından bu cevherin verilmesidir. Cevher, diğer kişi hayatta olduğunda büyür. Partner öldüğünde, Yıldızcevheri’nin ışığı söner. Sturm Brightblade öldüğünde,  Alhana’nın Yıldızcevheri, babası Lorac’ın mezarına gömülmüştür. Margaret Weis Yıldızcevheri’ni, kendi yazdığı bir fantezi serisi olan galaktik romanlarından Koruyucuların Yıldızı (Star of the Guardian) için yaratmıştır. Fakat seri yayımlanmadığı için bu cevheri Ejderha Mızrağı’nda kullanmaya karar vermiştir. Tobril Tobril, Gilean tarafından tutulan bir kitaptır. Yüksek Tanrı tarafından Gilean’a sunulmuştur ve evrenin gerçek planı bu kitaptadır. Ejder Felaketi Ejder Felaketi, Güç Çağı sürecinde elfler tarafından dövülen, “Redeemer” diye de bilinen bir kılıçtır. 3. Ejderha Savaşı’ndan sonra kaybolmuştur. Ejder Felaketi, Baaz Ejderanları kolayca öldürebilen bir silahtır. Kılıç, günde en fazla 3 defa taşıyıcısının emiriyle eşyaların yerlerini saptayabilir. Ejder Felaketi, Ejderkatleden’in kardeş kılıcıdır. Silvanesti’deki Mızrak Kahramanları ve Alhana Starbreeze’den sonra, Alhana, Tanis’i bu kılıçla ödüllendirmiştir. Tanis, Kaos Savaşı’nda ölene kadar kılıcı taşımıştır. Sonra, bir hırsız Tanis’in mezarından kılıcı çalmış ve  onu daha sonra Dhamon Grimwulf’a satacak olan, Ogre Kralı’na satmıştır. Dhamon, kılıcı bacağındaki yaraya bir solüsyon bulmak için kullanmaya teşebbüs etmiş fakat başaramamıştır. Kılıcı attıktan sonra, yol arkadaşlarından bir Solamniya Şövalyesi olan Fiona, kılıcı almıştır. Dhamon’un arkadaşı olan Maldred,  kılıcı Fiona’nın öldüğü yerin yanında bir taşa saplamıştır. Ejderkatleden Ejderkatleden, Ejder Felaketi’nin kardeş kılıcıdır. Bu kılıç elf kralı Kith-Kanan’ın tılsımlı kılıcıdır. Elf büyücülerinin sihirli elleriyle dövülmüştür. Ejderhalara karşı özel güçleri vardır. Kılıcın başı yeşil mücevherden oluşur, orta tarafı bir kartalın gagası şeklindedir ve üstüne elf runları işlidir. Ejderkatleden, 2. Ejderha Savaşı sırasında kötü ejderhaların Silvanesti’ye saldılarını engellemek amacıyla elfler tarafından dövülmüştür. Kith-Kanan, onu nihayetinde Kardeşkatleden Savaşları sırasında kullanabilmiştir. Kith-Kanan tarafından Qualinesti’ye getirilmiş ve Sla-mori’de kendisiyle birlikte gömülmüştür. Sla-mori’deki dostları Kith-Kanan’ın Pax Tharkas yolu üzerindeki mezarına giderken yolda dev bir sürüngenin saldırısına uğradılar. Canavar onlara saldırdı ve Tanis’in kılıcı üzerine asit püskürtüp eritti. Kılıçsız kalan Tanis, Kith-kanan tarafından kılıcı aldığı yere Kith-Kanan’ın mezarına sığındı. Tanis, onu Tarsis’teki Kırmızı Ejderha Mağarası’nda Caramon’a verirken kaybetti. Bina çökmeye başladı ve sonra kılıç yerine geldiğinde Laurana ve Sturm, grubunun mülkiyetindeydi. Bir kasaya saklanmıştı. Laurana, ejderha küresini Qualin-mori’ye geri götürdüğünde, Ejderkatleden’i bırakmaya zorlandı. Sonra, Porthios ve Laurana’nın kardeşi, Tanis ve Laura’nın evlendiği günde onu Tanis’e hediye ettiler. Siz de eklemek istediğiniz Ejderha Mızrağı artifektleri varsa bize yazın…

Devamını Oku »
dragonlancelogo

Karanlığın Tanrıları

Takhisis Karanlıklar Kraliçesi Takhisis kötülüğün somutlaştırılmış şeklidir. Sadece ahmaklar ve çocuklar onun adını açıkça söyleyebilirler. Adı karanlığı, yıkımı ve ölümü çağrıştırır. Takhisis Şövalyeleri ve tüm diğer kötü oluşumların başıdır. Kontrolü altındaki alanlar arasında gece, kötü ejderhalar, nefret, entrika ve kaos vardır. Sembolü siyah hilaldir. Renkleri siyah ya da parlak siyahtır. Takımyıldızı, Beş Kafalı Ejderha takımyıldızıdır. Takhisis’in en sevdiği iki avatar şekli vardır; biri beş kafalı bir kromatik ejderha, diğeriyse güzelliğiyle cezbeden bir kadındır. Diğer isimleriyse bölgelerine göre şunlardır: Ejderha Kraliçe (Ergoth, Silvanesti), Tii’Mhut (Istar), Birçok Yüzün Tanrısı (Hylo), Mai-tat (Tarsis), Fesat Nilat (Buzduvarı, Bozkırlı), Sahte Metal Tamex (Thorbardin), Hem Bütün Reklerin Hem de Hiçbirinin Kraliçesi (Solamniya), Lady Kaos (Mithas), Karanlıklady (Ogre), Mwarg (Hobgoblin). Sargonnas Karanlık İntikam Takhisis’in eşi olan Sargonnas hakkında pek fazla şey bilinmemektedir. Sargonnas çabuk öfkelenen ve hain bir tanrıdır. Sinirlendiğinde yolundaki her şeyi yokederek ilerler ya da müritlerine bu işi yaptırır. Kendisine yapılan bir şeyin intikamını yüzyıllar geçse de almaya çabalar. Kontrolü altındaki alanlar arasında imtikam, yıkım, entrika, volkanlar, ateş ve çöller vardır. Sembolleri bir kırmızı akbaba ya da bir kırmızı yumruk (Thorbardin, Istar) dır. Renkleri kırmızı ve kükreyen bir sese sahip lavdan oluşma bir ateş elementalidir. Diğer isimleriyse bölgelerine göre şunlardır: Argon (Istar, Ergoth), Ateşgetirici (Hylo), Misal-Lasim (Tarsis), Arzulu Gonnas (Buzduvarı), Bükümcü Sargonax (Thorbardin), Kinthalas (Silvanesti), Kinis (Qualinesti), Yokedici (Mithas). Morgion Kara Rüzgar Morgion, hastalık ve çürümüşlüğün tanrısıdır. Tüm diğer tanrıların eşliğini kabul etmemiş ve onlarla planlarını tartışmamıştır. Düşüncelerini sadece sadık müritleriyle paylaşır. Gizlilik Morgion’un yoludur. Kontrolü altındaki alanlar arasında hastalık, çürüme, salgın, zayıflık ve suikast vardır. Sembolleri iki kırmızı gözlü bir kukuleta, başaşağı duran bir balta (Thorbardin) ya da bir sıçan pençesi (Hylo) dir. Renkleri koyu kahverengi ve siyahtır. Takımyıldızı taçlı, örtülü bir kafa görüntüsü üzerinde kırmızı iki gözü şeklindedir. En çok kullandığı avatarları kırmızı iki gözü olan yoğun, kara bir bulut ve siyah kapişonlu ya da peçeli bir rahibe ya da cellattır. Diğer isimleriyse bölgelerine göre şunlardır: H’rar (Ergoth, Istar), Gormion (Tarsis), Morgi (Buzduvarı), Paslordu Morgax (Thorbardin), Veba (Mithas), Keçilordu Anthrax (Hobgoblin). Chemosh Ölümün Lordu Chemosh, Krynn üzerindeki tüm undeadlerin tanrısıdır. Chemosh elegeçirmek istediklerini “sonsuz yaşam” ile kandırır ve daha sonra da o kişileri undead ordusuna katar. Kontrolü altındaki alanlar arasında tüm undeadler, yağmalayıcılar ve düşmanlar vardır. Sembolü sarı bir kurukafadır. Renkleri siyah ve soluk sarıdır. Takımyıldızı bir kurukafa şeklindedir. Avatar olarak dolaştığında siyah cübbeler içinde çok yakışıklı bir adam ya da üzeri değerli takılarla kaplı bir lich görünür. Diğer isimleriyse bölgelerine göre şunlardır: Aeleth (Ergoth), Derinlerin Dron’u (Tarsis), Chemos Joton (Buzduvarı), Khemax (Thorbardin), Yaşamfelaketi (Mithas), Orkrust (Hobgoblin). Zeboim Karanlık Deniz Zeboim, Takhisis ve Sargonnas’ın kızı ve Denizlerin Kraliçesi’dir. Oldukça az sayıda rahibi olan Zeboim’in nasıl davranacağı belli olmadığında ölümcül bir düşman ve tehlikeli bir dosttur. En büyük düşmanı Habbakuk’tur çünkü denizlerin tek hakimi olmak istemektedir. Cücelerin kendisi hakkında çok az şey bilmelerinden dolayı, onları su üzerinde doğrudan dibe batmakla lanetlemiştir. Kontrolü altındaki alanlar arasında denizler, fırtınalar, kasırgalar, hava olayları, undead deniz yaratıkları ve kıskançlık vardır. Sembolü bir deniz kaplumbağası kabuğunun kabartmasıdır. Renkleri yeşil ve kırmızıdır. Takımyıldızı bir deniz kaplumbağası şeklindedir. Avatar olarak insan şeklindedir fakat en sevdiği hali güzel bir bayan suratına sahip dev bit deniz kaplumbağasıdır. Diğer isimleriyse bölgelerine göre şunlardır: Rann (Ergoth), Zyr (Tarsis), Zebir Jotun (Buzduvarı), Bhezomiax (Thorbardin), Girdap (Mithas). Hiddukel Yalanlar Prensi Hiddukel, haksız kazancın, bahislerin ve yalanın tanrısıdır. Hiddukel yaşayan ruhların ticaretini yapar. Girdiği bir bahis sonucu Gritaş’ın yapılmasını sağlamıştır. Kontrolü altındaki alanlar arasında iş uygulamaları, lanetli ruhlar, aç gözlülük, kölelik ve ihanet vardır. Sembolü kırık çift kefeli bir esnaf terazisidir. Renkleri kırmızı ve kemik rengidir. Takımyıldızı kırık bir terazi görünümündedir. Avatar olarak kendisine çok şişman olan, soğuk bakışlı, boncuk gözlü ve yağcı bir gülümsemeye sahip bir insan seçer. Diğer isimleriyse bölgelerine göre şunlardır: İhanetçi (Mithas), Usk-Do (Hobgoblin), Kusurlu Hitax (Thorbardin), M’Fistos (Istar). Nuitari İç Kemirici Karanlık Nuitari, kara büyünün tanrısıdır ve büyüsüne duyduğu aşk yüzünden diğer kötülük tanrıları kadar kötülükle kararmamıştır. Diğer büyü tanrıları gibi, kendi aleminden ayrılmış ve Ölümlü Krynn’e yakın bir yer kendisine seçmiştir. Bu kara ay sadece kendi müritleri tarafından görülebilir. Kara Cübbelilerin tanrısıdır. Kontrolü altındaki alan sadece karanlık büyüdür. Sembolü siyah daire ya da küredir. Rengi siyahtır. Takımyıldızı yoktur, sadece siyah ay şeklinde Krynn’in gökyüzünde yörünür. Avatar olarak kendisine siyah cübbeler içinde kabarık siyah saçlı, sessiz, güçlü bir genç adam seçtiği gibi bir yaramaz ve kötü bir çocuk da seçebilir. Diğer isimleriyse bölgelerine göre şunlardır: Nightreaver (Mithas), Karanlık (Elian), Siyah El (Balifor), Tanrı Olmayan (Thorbardin).   Yazan: Arda Çakır

Devamını Oku »
dragonlancelogo

Tarafsızlık Tanrıları

Gilean Boşluk Gilean, Tarafsızlık Tanrıları’nın aile reisidir ve içinde tüm bilgilerin ve gerçek isimlerin saklı olduğu Tobril’i koruyan tanrıdır. Sadece Tobril’i korumakla görevli olmayan Gilean ayrıca İyi ve Kötü tanrılar arasındaki dengeyi korumakla da görevlidir. Bunu yaparken diğer Tarafsızlık tanrılarından da yardım alır. Kontrolü altındaki tek alan, her türlü bilgi alanıdır. Sembolü açık duran bir kitaptır. Rengi gridir. Takımyıldızı bir açık kitap şeklindedir ve gökyüzünde Paladine ile Takhisis’in arasında durur. Gilean avatar olarak kendisine orta yaşlı, herhangi bir ırka mensup ya da cinsiyete sahip olan bir kütüphane görevlisidir. Diğer isimleriyse bölgelerine göre şunlardır: Kitap Gilean, Gri Yolcu, Bilge, Ruhların Geçidi. Sirrion Akan Alev Sirrion, doğal güçlerin ve ateşin tanrısıdır. Parlayan güneşten, küçük bir ışık kaynağına kadar bütün ateşler onun kontrolü altındadırlar. Bir ormanda bulunan yaşlı ağaçların yerini yeni ağaçların alması için orman yangını da çıkartabilir, ateşle oynayan bir çocuğun ateşe saygı göstermesi için elinin yanmasını da sağlayabilir. Kontrolü altındaki alanlar arasında alev, doğal güçler, değişim ve dönüşüm vardır. Sembolü çok renkli bir ateştir. Renkleri parlak kırmızılar ve sarılardır. Takımyıldızı yoktur; gökyüzünde sadece kırmızı-sarı renkte parlayan bir yıldız olarak görünür. Sirrion genellikle alevlerin içinde yüzünü gösterir, ama ateşin değişik renklerinde görünen bir cübbeye sahip insan şeklinde de görünebilir. Diğer isimleriyse bölgelerine göre şunlardır: Ateşefendisi, Simyacı, Büyücü (Mithas). Reorx Demirci Reorx cücelerin ve onların endüstrilerinin (demircilik) tanrısıdır. Ayrıca çekiciyle Kaos’dan bir parça kopartarak Krynn’in ve gökyüzündeki yıldızların oluşmasını sağlamıştır. Hiddukel’in oynuna gelerek Gritaş’ı yapmıştır. Kontrolü altındaki alanlar arasında cüceler, silahlar ve teknoloji vardır. Sembolleri Döven bir çekiç ya da cüce yapımı bir çekiç (Thorbardin) dir. Renkleri arduvaz grisi ve kırmızıdır. Takımyıldızı yoktur; gökyüzünde bir alev parçası gibi kıpkırmızı parlayan ve Sargonnas’ın takımyıldızının yanında duran bir yıldız olarak görünür gökyüzünde. Reorx avatar olarak genellikle sarhoş ve kumarbaz olan Dougan Redhammer adlı bir cüceyi kendisine seçer. Diğer isimleriyse bölgelerine göre şunlardır: Örs (Elian), Silahustası (Mithas), Usta Reorx (Gnom), Zanaatkâr Reorx (Kender). Chislev Hayvan Chislev doğanın kendisidir; korkusu sonbaharı, umutsuzluğu kışı, umudu baharı ve eğlenme isteği de yazı yaratmıştır. Müritleri gibi, tüm hayvan ve bitkiler de ona şükran borçludurlar; sabahleyin çiçekler güneşe doğru dönerlerken aynı zamanda Chislev’e doğru da dönmüş olurlar, onu her sabah selamlarlar. Kontrolü altındaki alanlar arasında doğa, yabanıl hayat ve hayvanlar vardır. Sembolü kahverengi, sarı ve yeşil renkli bir tüydür. Renkleri kahverengi, sarı ve yeşildir. Takımyıldızı yoktur; Mishakal’ın takımyıldızı ve Zivilyn’in yıldızına yakın duran ve sarı renginde parlayan bir yıldızı vardır. Chislev avatar olarak kendisine genellikle güzel bir insan ya da elf kadını seçer. Diğer isimleriyse bölgelerine göre şunlardır: Vahşi Kişi (Mithas), Issız Yer. Zivilyn Hayat Ağacı Tüm bilgeliklerin tanrısı olan Zivilyn’in kendisi kutsal Hayat Ağacı’dır. Gilean bütün bilgileri kendinde tutarken, Zivilyn de bilgelikleri kendisinde tutmaktadır. Bilgelik olmadan bilginin, bilgi olmadan da bilgeliğin bir işe yaramadığını bilen bu iki tanrı hep birlikte hareket etmektedirler. Chislev’in eşidir. Kontrolü altındaki tek alan bilgeliktir. Sembolü yeşil ve altın renklerinde dev gibi bir ağaç ya da bir vallenağacıdır. Renkleri yeşil ve altın rengidir. Takımyıldızı yoktur; Mishakal’ın takımyıldızı ve Chislev’in yıldızı arasında parlayan bir yıldızı vardır. Zivilyn avatar olarak kendisine herhangi birisini seçebilir fakat genellikle yaşlı, bilge bir adam kimliğiyle görünür. Diğer isimleriyse bölgelerine göre şunlardır: Dünya Ağacı, Hayat Ağacı (Qualinesti, Silvanesti), Bilge Kişi (Mithas). Shinare Kanatlı Zafer Shinare, zenginlik, endüstri ve ticaret tanrısıdır. Tüccarlar, esnaf halk ve benzeri kesimlerden kendi takipçilerini oluşturmuştur. Tembelliğe tölerans gösteremez; tembel tembel dolaşan biri ona, gözleri önünde hızla ölüyor görünür. Ayrıca Sirrion’un eşidir. Kontrolü altındaki alanlar arasında zenginlik, endüstri, özgürlük ve güç vardır. Sembolü bir Griffin kanadıdır. Renkleri altın rengi, gümüş rengi ve kahverengidir. Takımyıldızı yoktur, Habbakuk ve Branchala’nın takımyıldızlarının yakınında gümüş rengi bir yıldızı bulunur. Shinare avatar olarak kendisine zengin, sagı değer bir kişi ya da bir aynı özelliklere sahip bir tüccar seçer. Diğer isimleriyse bölgelerine göre şunlardır: Kanatlı Kişi (Silvanesti, Qualinesti), Gümüş Efendi (Thorbardin), Yürüyen Özgürlük (Ergoth), Denge (Mithas), Terazi (Mithas). Lunitari Peçeli Bakire Lunitari, Tarafsız büyünün ve illüzyonların tanrısıdır. Büyü aşkı sayesinde Kırmızı Cübbeliler tarikatı kurulmuştur. Birçok büyücü onun tarikatı altında büyü çalışmak ister çümkü büyüde pek bir kısıtlama getirmez. Solinari’yle uzun zamandan beri dostturlar ve çoğu zaman birlikte çalışırlar. Kontrolü altında tarafsız büyü ve ilizyon alanları vardır. Sembolü Kırmızı bir daire ya da küredir. Rengi kırmızı ya da magenta gridir. Takımyıldızı yoktur fakat gökyüzünde kırmızı ay formunda görünür. Lunitari avatar olarak kendisine baştan aşağı kırmızı cübbeler içinde duran kızıl saçlı, güzel bir insan kadını seçer. Diğer isimleriyse bölgelerine göre şunlardır: Luin (Ergoth), Kırmızı-Göz (Goodlund), Gece Mumu (Thorbardin), İllüzyon Bakiresi (Mithas).   Yazan: Arda Çakır

Devamını Oku »

Son Videolar