Son Haberler

Son Haberler

dragonlancelogo

Sancrist

Sancrist adası Ergoth’un batısındadır ve iki parça halindedir: dağlık kuzeydoğu ve basık güneybatı. Sancrist Sirrion Denizi’nin içinde yeralır ve küçük kardeşi Cristyne ise güneyinde kalır. Adadaki ticari ilişkiler tamamen batıdaki topraklarladır. Sancrist’in dağlık kesiminde gnomların evi olan Boşver Dağı vardır. İnsanlar adaya vardıklarında ve gnomlara dağın adını sorup da oldukça uzun bir cevap aldıklarında, gnomların sözünü yarıda kesip olayı kısaca özetleyerek ‘boşver’ demişlerdir. İnsanların zekalarına hayran kalan gnomlar da dağın adını bunun üzerine hemen değiştirmişlerdir. Güneybatı ormanları ve bozkırları Solamniya Şövalyeleri tarafından (özellikle Sir Gunthar Uth Wistan tarafından) kullanılmaktadır. Ayrıca Aktaş Çimenliği, yani Vinas Solamnus’un Paladine’ı gördüğü efsanevi yer de burada bulunmaktadır..   Yazan: Arda Çakır

Devamını Oku »
dragonlancelogo

Ergoth

Bir zamanlar Ansalon’un en büyük ve güçlü ülkesi olan Ergoth, toprakların büyük çoğunluğunu Solamniya’nın kurulmasını sağlayan Gül İsyanı sonrasında kaybetmiştir. Afet Ergoth’u ana kıtadan ayırmış ve Güney ve Kuzey olmak üzere iki parçaya bölmüştür. Kuzey Ergoth Kuzey Ergoth, ortadan geçen ve kuzey ve güney uçlarına kadar devam eden bir dağ sırası tarafından ikiye bölünmektedir. Dağların batısındaki bozkırlar minik Ergoth İmparatorluğu tarafından yönetilmektedir. Doğu tarafıysa Hylo kenderleri tarafından yaşam alanı olarak kullanılmaktadır. Güney Ergoth ‘C’ şekilli Güney Ergoth adası, kuzeydeki kardeşine göre daha yoğun bir popülasyona sahiptir. Mızrak Savaşı sırasında Silvanesti ve Qualinesti’den gelen mülteciler, adanın güney ucunu, bu bölgede yaşayan Kagonesti elflerini kovarak istila etmişlerdir. Eski Ergoth İmparatorluğu’nun başkenti olan Daltigoth’u ogreler kontrol etmektedirler. Huma Dragonbane’in mezarının bulunduğu Sissığınağı Vadisi ve Ejderha Dağı ise Güney Ergoth’un dağlık bölgelerinde mevkilenmişlerdir.   Yazan: Arda Çakır

Devamını Oku »
dragonlancelogo

Qualinesti

Qualinesti, Kardeşkıyımı Savaşı’nın kahramanı Kith-Kanan’ın takipçilerinin yaşadıkları yerdir. Bu orman ülkesinin başkenti Qualinost’dur. Bu şehir ülkenin politik ve ekonomik merkezidir. Ülkeyi Güneşlerin Sözcüsü yönetir. Şehir, birbirlerine altın kemerlerle bağlı dört izci kulesiyle sınırlandırılmıştır ve bu kemerler şehrin en dış sınırını oluşturmaktadır. Şehrin ortasında, şehir merkezi olan Gökyüzü Salonu vardır. Qualinesti, Kharolis dağlarının hemen doğusunda ve Abanasinya topraklarının da güneybatısında kalmaktadır. Güney Ergoth’un hemen güneydoğusunda kalan Algoni Boğazı ise elf ormanının batı sınırını oluşturmaktadır. Elf ülkesini çevreleyen ormanlık alan, içerisinde Yüksek Büyücülük Kulesi’ni saklayan Wayreth Ormanı olarak bilinmektedir. Bu kule geniş bir alan içerisinde yer değiştirebilmekte ve bazen Qualinesti sınırlarının içinde bile belirmektedir.   Yazan: Arda Çakır

Devamını Oku »
dragonlancelogo

Thorbardin

Kharolis Dağları içindeki bir yeraltı krallığı olan Thorbardin’in sadece iki girişi vardır: Kuzeykapısı ve Güneykapısı. Bu geçitler cüce ülkesine girişleri sağlayan dev kapılardır. Thorbardin’in kuzey ucundan güney ucu arası yaklaşık 35 kilometre, doğu ucundan batı ucu arasıysa yaklaşık 22,5 kilometre uzunluğundadır. Cüce şehirleri masif yeraltı gölü olan Urkhan Denizi’nin çevresine inşa edilmiştir. En mükemmeli ise Hylar klanının Yaşam Ağacı’dır: Hylarların yaşadığı, denizin ortasındaki dev dikit. Kharolis Dağları’nın üzerindeyse efsanevi kale Pax Tharkas ve Skullcap (Zhaman) vardır. Pax Tharkas, Kardeşkıyımı Savaşı’ndan sonra, insanlar, cüceler ve elfler arasındaki dostluğu hatırlatmak amacıyla, Thorbardin, Qualinesti ve Abanasinya arasına inşa edilmiştir.   Yazan: Arda Çakır

Devamını Oku »
dragonlancelogo

Abanasinya

Aslında Solamniya’nın bir bölgesi olan Abanasinya bozkırları, Afet’ten sonra aniden kendisini deniz kenarında bulmuştur. Abanasinya barbar kabilelerinin evidir ve şehirleri arasında Solace, Liman ve Geçityolu vardır. Solace belki de en ünlü şehirdir; halkı vallenağaçlarının dalları üzerinde yaşarlar. İşletmesi ve binanın kendisi Majere ailesine ait olan ünlü Son Yuva Han’ı da Solace’dadır. Krystalmir Gölü Solace’ın kuzeyinde, Kararık Orman da gölün güney batısında kalmaktadır. Kararık Orman, Ormanefendisi ve gizemli ölememiş askerler tarafından korunmaktadır. Barbar kabileleri doğuda yaşamaktadırlar. Büyük bataklık ve Xak Tsaroth yıkıntıları da doğu sahil boyunu oluşturmaktadır. Qualinesti ormanı ve Thorbardin ülkesi Abanasinya’nın doğu ve batı sınırlarını korumaktadır. Ayrıca Schallsea Boğazı da kuzeyden gelecek kara saldırılarını engellemektedir.   Yazan: Arda Çakır

Devamını Oku »
dragonlancelogo

Solamniya

Solamniya ülkesi Ansalon’un kalbidir. Solamniya, tüm Ansalon’un yaklaşık olarak üçte birini kaplar. Üç dağ sırası (Vingaard, Dargaard ve Garnet Dağları), büyük, verimli bozkırların kapladığı geniş alanlar, Vingaard nehri ve muhteşem şehir Palanthas hep Solamniya sınırları içerisindedir. Solamniya normalde toprak üzerine kurulu bir ülkeydi, fakat Afet sınırları çevresinde üç tane okyanus oluşmasını sağlamıştır. Solamniya genellikle insanların yaşadıkları bir ülkedir. Palanthas Palanthas, Krynn’in en büyük şehirlerinden biridir. İki bölüme ayrılmıştır: Eski Şehir ve Yeni Şehir—şehir duvarları ardında kalan bölge ve onun dışında kalan ve yeni yapılmış binaların bulunduğu bölge. Palanthas, Solamniya’nın en önemli limanıdır; sadece dar bir kanaldan, Branchala Koyu’ndan geçerek ya da şövalyeler tarafından korunan Yüce Ermişlik Kulesi’nden şehre ulaşılabilir. Büyük Kütüphane’ye ek olarak, Yüksek Büyücülük Kuleleri’nden biri de buradadır. Palanthas Afet sırasında zarar görmüştür fakat Mavi Lady’nin savaşında neredeyse tamamen yok olmuştur. Kalaman Bu şehir, Solamniya’nın kuzeydoğu mücevheri olarak bilinmektedir. Bir liman şehridir. Nordmaar ve Estwilde arasındadır ve Vingaard nehrinin ağzının bulundu yere kurulmuştur. Caergoth Bu liman şehri, Solamniya’nın en önemli gemi yapılan bölgelerden biridir (Palanthas ve Kalaman’ın yanında). Caergoth, Solamniya’nın güney kıyılarında, Schallsea Boğazı boyuncadır. Garnet Bu Solamniya şehri, cücelere ‘kiralanmıştır’, bu yüzden bölgede maden çalışması yapıyor olabilirler. Garnet’in cüce yerlilerine karşın, kendilerini o toprakların yöneticisi olarak saymıyorlar ve bu yüzden de Solamniya’ya bağlılar. Dargaard Afet’ten önceki günlerde burası, o zamanlar bir Gül Şövalyesi olan Ölüm Şövalyesi Lord Soth’un eviydi. Soth’un ihaneti yüzünden, Knightlund olarak bilinen bölge şu anda Nightlund olarak bilinmektedir. Solanthus Mızrak Savaşı sırasında, Solanthus Mavi Ejderhaordusu tarafından ele geçirildi ve kırsal bölgedeki birçok binası yıkıldı. Vingaard Vingaard Kalesi, Üçüncü Ejderha Savaşı sırasında, Huma’nın bu topraklarda yürümesinden beri geçen yüzyıllar boyunca Solamniya Şövalyeleri’nin evi olmuştur. Vingaard Kalesi savaşın sonuna kadar Solamniya’nın güçlü bir kalesi olarak kalmıştır, fakat o zamandan beri kaleden gizemli bir şekilde haber alınamamaktadır.   Yazan: Arda Çakır

Devamını Oku »
dragonlancelogo

Thanoiler

Thanoiler daima ‘mors adamlar’ olarak bilindiler. Ortalama bir insandan daha iri yapılıdırlar ve oldukça daha fazla güçlüdürler. Sadece Krynn’in en zorlu yaşam alanları olan kutup bölgelerinde yaşarlar. Thanoiler kabileler halinde yaşarlar. Onlar için güçlü olan haklıdır; bu yüzden kabile şefleri, kabiledeki en güçlü ‘savaşçı/avcı’lardır. Kutup ayılarını eğiterek kendileri için iz sürücü ve koruma olarak kullanırlar. Thanoilerin parmakları kısa ve kalın olduğu için sadece basit, tek elle kullanılabilen silahlar kullanırlar. Bunun yanında, hayatlarını geçirdikleri dondurucu soğuklardaki tecrübeleri onlara soğuk zararı almama özelliği kazandırmıştır. Ayrıca suyun altında uzun süreler boyunca nefes almadan kalabilirler. Thanoiler sadece vahşi hayvanları avlarlar. Bunun yanında, eğer amaçları başka bir kötüyle uyuşuyorsa, rahatlıkla onun tarafına geçebilirler. Thanoiler sadece birkaç tanrıya inanırlar ve genellikle en sevdikleri tanrıça, Zeboim olur. Beşinci Çağ’da, Thanoiler beyaz ejderha lordlarına ve yükseklord Gellidus’a, hayatta kalabilmek için bağlılık yemini ettiler. Kabilelerin çoğu Güney Ergoth’daki Froz en Wastes bölgesine, efendilerine daha iyi hizmet edebilmek için göç etti. Geride kalan kabilelerse, tek başlarına egemen olabilmek için birbirlerine savaş açtılar; fakat Buzduvarı’ndaki bu Thanoi kabileleri yine de Cryonisis ve Frisindia’nın yönetimi altındadırlar.   Yazan: Arda Çakır

Devamını Oku »
dragonlancelogo

Ejderanlar

Ejderanlar iyi ejderha yumurtalarının büyüyle bozulmasından oluşan insan benzeri yaratıklardır. Mızrak Savaşı’ndan kısa bir süre önce ele geçirilen iyi ejderha yumurtalarını kullanan rahip Wyrllish, büyücü Dracart ve kadim kırmızı ejderha Harkiel yumurtaların ejderanlara dönüşmesini sağlayan kişilerdir. İtibarını kaybetmesine ve bu konu hakkında sert tartışmalar olmuş olsa da, genellikle ejderanların üreyememesinde karar kılınmıştır. (Ama yine de dişi ejderanların görüldüğüne dair raporlarla karşılaşılmıştır.) Ejderanlar, Ejderha Yüceefendileri’nin vurucu gücüydüler. Ejderhalarla bağları olmasından dolayı, ejderanlar ejderha korkusuna karşı bağışıklıdırlar ve kötü ejderhalara ibadet ederler. Ejderanlar, tipik ogre ya da goblinden daha iyi emredilenleri yapabilirler, bazı türleri büyü kullanabilir—rahip ve büyücü büyülerini. Her ejderan öldürdüklerinde, hayatlarının sonuna kadar kalacak birözel saldırı yeteneğine kavuşmaktadırlar. Ejderanlar insan hastalıklarına karşı bağışıklıdırlar ve yaklaşık 1,000 sene yaşayabilirler. Beş çeşit ewjderan vardır: Baaz, Kapak, Sivak, Bozak ve Aurak. Kanatları olmayan tek ejderan çeşidi Aurak’tır ve gerçekten uçabilen tek ejderan çeşidi de Sivak’tır. Baaz Bu ejderanlar kardeşleri arasındaki en küçük olanlarıdır. Basit yer orduları olarak kullanılırlar. Çoğu zaman ‘chaotic’ düşüncededirler ve yanlız dolaşma gibi bir adetleri yoktur. Baazlar sık sık kanatlarını saklayarak sahte kılıkta etrafta dolaşırlar ve ejderansız topraklardan geçerken genellikle de büyük kukuletalı ve maskelidirler. Bir Baaz öldürüldüğünde, vücudu önce taşa döner, sonra toza dönüşür. Fakat taşa dönüşmüşken, hızlı olamayanların batıcı silahlarını içinde bir süreliğine hapsedecektir. Kapak Kapak ejderanları genellikle grupların suikastçileridir; zehirli tükürüklerini silahlar üzerinde kullanabilmeleri de onları mükemmel birer suikastçi yapmaktadır. Ebeveynleri pirinç ejderhalar gibi, Kapaklar da hedeflerini tuzağa düşürürler ve avantaj kazanabilmelerini sağlayacak her yolu denerler. Öldürüldüklerinde, Kapak patlayarak etrafa zehir saçar. Sivak Bu gümüş ejderanlar gerçekten uçabilen tek ejderanlardır (diğerleri ancak süzülebilirler fakat uçamazlar). Güç konusunda Auraklardan sonra ikinci sırada yer alırlar. Genellikle büyük çift-ellik kılıçlarla saldırdıkları gibi, pençeleri ve kuyruklarıyla da saldırabilirler. Ayrıca, Sivakların yegâne şekil değiştirme özellikleri vardır (ama kısıtlı). Bir Sivak, insan boyutlu ya da daha küçük bir yaratığı öldürdüğünde, kurbanının şekline dönüşebilir. Normal haline döndükten sonra, o kurbana dönüşebilme özelliğini de kaybeder—ta ki, tekrar birini öldürene kadar tabii. Bir Sivak ayrıca kendisini öldürenin şekline girecektir: bu “ölü şekli” üç gün sürecek, daha sonra da vücut ise dönüşecektir. Bozak Bozaklar belki de, “büyülü” Aurak kuzenleri hariç, diğer ejderanlardan ‘daha büyülüdürler’. Altın ejderhaların yumurtalarından yaratılan Bozaklar 4. seviye bir büyücü gibi büyü yapabilirler. Bozaklar acımasız savaşçılardır ve tüm hayatlarını sadece çıkarlarıyla sonuçlanacak olaylara adarlar. Bozaklar öldüklerinde patlarlar ve etkilenecek kadar yakında olan şanssızları yaralarlar. Aurak Aurak ejderanları, Ejderha Yüceefendileri’nin özel ajanlarıdırlar. Bunun nedeni zeki, kurnaz ve büyü yeteneklerine sahip olmalarıdır. Auraklar 2,10 m uzunluğundadırlar, ince uvuzları vardır fakat kanatları yoktur. Auraklar günde üç defa Dimension Door büyüsü yapabilme yeteneğine sahiptir. Ayrıca kurbanlarının beyinlerini de kontrol edebilmesini sağlayacak bazı özellikleri de vardır. Auraklarla dövüşülürken, fiilen iki defa öldürülmeleri gerekir. Hp puanı tükenirken, Aurak çıldırır ve sadece yakın dövüşe girecek şekilde, kalan büyülerini unutarak, savaşa tekrar girer.Hp puanı 0’a düşürüldüğünde, Aurak “büyülenir” ve çevresine ağır zararlar vermeye başlar. Birkaç raunt sonra da patlar ve çevresindeki her şeye zarar verir. Ejderanlar üreyemediklerinden, Mızrak Savaşı’ndan beri sayıları gittikçe azalmaktadır. Bu sırada, ejderanlar Tyr topraklarını kendilerine ev seçmişler ve zamanlarının çoğunu da sarhoş olarak geçirmişlerdir. Söylentilere göre, bir grup ejderan, dönüştürme yeteneği sayesinde diğer kadim ejderha yumurtalarından dişi ejderanlar üretmişlerdir. (Bilgi için Kaia Harris’e teşekkürler.)   Yazan: Arda Çakır

Devamını Oku »
dragonlancelogo

Ejderhalar

Ejderhalar. Efsanenin yaratıkları. Çocuklara anlatılan hikayelerin efendileri. Ejderhalar tanrıların çocuklarıdır ve Krynn’e ilk yerleşenlerdir. Ejderhalar devasa boyutlara ulaşıncaya kadar büyürler, yüzyıllar boyu yaşarlar ve büyük hazine yığınları biriktirirler. Tüm ejderhalarda ejderha korkusu özelliği vardır. Özet olarak bu özellik düşmanlarını felç eder ya da zayıflatır ve düşünmeden saldırmalarına neden olur. Tüm gerçek ejderhalar, kuzenleri olan wyvernler gibi uçabilirler. Ejderhaların ayrıca güçlü nefes silahları da vardır. Bir ejderhanın gücü, o ejderha yaşlandıkça artar. Oldukça ölümcül düşmanlardır, zekidirler ve kurnazdırlar. Uzak bir mesafeden görünmezleri tesbit edebilir, gizli nesleri bulabilirler. Saldırırken bir ejderha düşmanlarını yenmek için dişlerini, kuyruğunu, ön ve arka pençelerini ve kanatlarını kullanabilir. Bunlara ek olarak nefes silahı ve herhangi bir büyüsü ile de saldıracaktır. Ejderhalar yumurtadan doğarlar ve aşağıda bahsedilen ejderha çeşitlerine ulaşana kadar büyümeye devam ederler: Kromatik Ejderhalar Beyaz Ejderhalar Bu buz ejderhaları genellikle Buzduvarı buzullarında ya da benzeri oldukça soğuk bölgelerde yaşarlar. Beyaz ejderhaların nefes silahları bir krağı konisidir. Kromatik ejderhalar arasındaki en küçük ve en yavaş düşünen üyedir. Buna karşın buzullar altında yaşamaları onlara bazı diğer ejderhalarda olmayan fazladan bir özellik kazandırmıştır: su altında nefes alabilmek. Kırmızı Ejderhalar Kırmızı ejderhalar Krynn’in dağlık kesimlerine yerleşmişlerdir. Değerli eşya toplamaları konusunda yeşil ejderhalardan daha kötü bir ünleri vardır. Düşmanlarına ilk olarak büyüsüyle saldırırlar. Kurbanlarının hazinesine zarar vermemek için nefes silahı olan alevleri son çare olarak kullanırlar. Ejderhaların şekil değiştirme özellikleri vardır ve kromatik ejderhaların en irileri olarak, en tehlikelileridir. Mavi Ejderhalar Maviler kendilerine ev olarak Krynn’in kuru ve çöl bölgelerini tercih ederler. Maviler kolaylıkla grup halinde çalışabilirler ve dövüşürken rahatlıkla organize olabilirler. Oldukça iyi organize olmaları sayesinde de, savaşta güçlü bir saldırı gücü oluştururlar. Mavi ejderhalar düşmanlarını yok edebilmek için büyülerini ve güçlü nefes silahı olan şimşekleri kullanırlar. Siyah Ejderhalar Bu kötü ejderhalar inlerini bataklıkların çevrelerinde seçerler. Su altında nefes alabilirler ve efendileri tarafından kontrol edilebilmeleri çok zordur (Mızrak Savaşı’ndaki Ejderhaordularının Siyah Kanadı, ejderhalarını kontrol edemeyen yüceefendi yüzünden düşmüştür.) Siyah ejderhalar düşmanlarını kör etmek için önce darkness(karanlık) büyüsünü kullanır, sonra da ölümcül asit ve büyüleriyle saldırırlar. Yeşil Ejderhalar Yeşil ejderhalar Krynn’in ormanlarında yaşarlar ve düşmanlarına karşı verdiği savaşlarda yakın dövüşe pek girmek istemezler. Yeşil ejderhalar düşmanlarının hazinelerine göz dikerler ve bulabildikleri kadarını alırlar. Bir yeşil ejderha, büyüleri bittikten sonra düşmanları üzerinde nefes silahı olarak ölümcül klor gazını kullanacaktır. Metalik Ejderhalar Altın Ejderhalar Bu ejderhaların bilgin ve büyücü olukları bilinmektedir. İnsan benzerleri gibi büyü kitapları vardır. Altın ejderhalar yaşamak için dağları tercih ederler ve metalik ejderhaların en büyükleridirler. Kırmızı kuzenleri gibi, altın ejderhaların da nefes silahı ateştir, fakat aynı zamanda klor gazı yaratabilme yetenekleri de vardır. Altın ejderhalar savaşa girmeden önce ilk olarak büyülerini kullanırlar. Bakır Ejderhalar En küçük metalik ejderha olan bakır ejderhalar in olarak kendilerine Krynn’in dağlık bölgelerini seçmişlerdir. Oldukça benmerkezci ve bencil olan bakır ejderhalar, bu özelliklerine karşın iyi ejderhalardır. Bakır ejderhaların nefes silahı bir slowness(yavaşlatma) gazıdır. Saldırırken ilk nefes silahını, sonra da yıkım özelliği olmayan büyülerini kullanır. Eğer bu düşmanlarını durdurmazsa, onların üzerine asidik nefes saldırısıyla saldıracaktır. Bronz Ejderhalar Bronz ejderhalar, tuzlu ya da tatlı olsun, herhangi bir su beldesinin yanında yaşarlar. Bronz ejderhaların mavi ejderhalarla aynı özellikte nefes silahları vardır, fakat bunun yanın yanında mide bulandırıcı bir gazı da düşmanlarının üzerine üfleyebilir. Bronz ejderhalar savaşmaktan hoşlanmazlar ve savaştan önce ESP özelliklerini kullanarak düşmanının asıl nedenini öğrenirler. Gümüş Ejderhalar Gümüş ejderhalar yuvalarını insan ve yarı insan yerleşim yerlerine yakın yerlerde seçerler ve insanlarla ejderhaların birlikte çalışmasını isterler. Şekil değiştirme özellikleri vardır ve bu özellikleri sayesinde de bu amaçlarını gerçekleştirmeye çalışırlar. Gümüş ejderhalar Krynn halkları tarafından sevilirler. Nefes silahları, düşmanlarını felç eden bir gaz bulutu ve bir soğukluk konisidir. Pirinç Ejderhalar Pirinç ejderhalar mavi kuzenleri gibidirler: onlar da diğerlerinden daha kurak yerlerde yaşamayı seçerler. Pirinç ejderhalar gücün doğruyu ortaya çıkaracağına inanırlar, fakat diğer ejderhalardan daha fazla bencil değildirler. Bir düşmanla karşılaştığında, düşmanlarını geriye püskürtmek için bir pirinç ejderha, nefes silahlarını kullanacaktır— uyutucu bir gaz ya da bir sıcaklık dalgasıdır—ondan sonra büyülerini kullanacaktır. Diğer Ejderhalar Amfibiyan Ejderhalar Bir yeşil ejderha ve bir deniz ejderhası arasındaki melez amfibiyan ejderhaları, insanların yarım-ogrelere davrandıkları kadar itibar görürler diğer ejderhalar arasında: iki tarafın da kötü özelliklerini almışlardır. Amfibiyan ejderhalar uçamazlar ve dev bir kurbağa gibi görünürler. Denizlerdeki gemilere, genellikle nedensiz yere saldırırlar ve gemiyi batırmak için büyü ve asidik nefes silahlarını kullanırlar. Üzerleri asit sızdıran siğillerle kaplıdır ve dillerini bir kurbağa gibi kullanarak “sineklerini” yakalayabilirler. Ayrıca çevreye uyum sağlayabilmek için deri renklerini de değiştirebilirler. Deniz Ejderhaları Deniz ejderhaları dalgaların altında yaşarlar ve bir ejderha ile bir kurbağa arasındaki biryaratık gibi görünürler. Sahiplendikleri bölgeler birkaç yüz mil karelik alanları kaplamaktadır ve hem dışarda hem de su altında nefes alabilmektedirler. Deniz ejderhalarının nefes silahları bir buhar konisidir ve sadece onun bölgesine girecek kadar aptal olanlar üzerinde kullanacaktır. Gölge Ejderhalar Gölge ejderhalar yarısaydam gri renkli gizemli yaratıklardır. Gölge ejderhalar sadece son zamanlarda Krynn üzerinde görülmeye başlamıştır ve iyi ya da kötü olabilirler. Bir gölge ejderhanın nefes silahı kara bir sistir ve içine yakalananları kör eder.   Yazan: Arda Çakır

Devamını Oku »
dragonlancelogo

Irdalar

Irdalar tanrıların ilk doğurdukları ırktır ve Karanlık Kraliçe, yani Takhisis tarafından yaratılmışlardır. Irda ırkı, eski çağlarda (Rüyalar Çağı’nda) yaşamış zorba, güzel ve insanlar üzerinde hakimiyet kurabilmiş ogrelerdir. Köleleştirilmiş insanlar ogre topraklarındaki dağları kazıyor ve ogre ırkının başarılı olmasını sağlayan kıymetli taşları ve mineralleri çıkartıyorlardı. A.Ö. 6320’de, Igraine adlı bir ogre, kızıyla birlikte çalışmaları denetlemek için madenlere girmişler. İçinde çalışılan bir mağra aniden çökmeye başlamış ve Igraine hayatını zor kurtararak kaçmış. Mağaranın boşaltılmasını emretmiş; fakat kızını kaybettiğini de anlamış. İnsanlardan biri olan Eadamm, emirlere uymamış ve Igraine’in kızının güvenle dışarıya çıkmasını sağlamış. Bu emirlere uymayan davranışı karşısında, Eadamm ölüme mahkum edilmiş. Ölüm emrini de Igraine üzerine almış ve o ne zaman isterse o zaman idam edilecekmiş: Igraine ölüm emrini hiçbir zaman vermedi. Bu olay sonucunda Igrane insanların özgür iradeyle daha iyi çalışabildikerini anlamış ve gün geçtikçe onlara daha fazla özgürlük vererek ogreler arasında en güçlü kral olmuş. Diğer ogreler onu kıskandıklarında ve yaptığı “aykırılığı” farkettiğinde, onu ölüm cezasına çarptırmışlar. Igraine ve takipçileri son anda kaçmış ve arkadaşlarından da tüm köle insanları serbest bırakmasını istemiş. Bu sayede Ogre savaşları başlamıştır. Denize ulaşan Igraine ve takipçileri tanrıça Mishakal’dan yardım aldılar ve Ansalon’un uzaklarındaki bir adaya, Ejderha Adaları’ndan birine gittiler. Bu ada güçlü büyüler tarafından korunmaktadır: ada sadece Solinari’nin dolunay ışığı altında görülebilmektedir. Irdalar kendilerini tamamen büyüye vermişlerdir ve nadiren dövüşe silahla girerler. Genellikle yanlız ve düşüncelidirler. Irdaların doğuştan gelen şekildeğiştirme özellikleri vardır ve bu özelliklerini genellikle diğer ırklara farkettirmeden Krynn üzerinde dolaşmak için kullanırlar. Kaos’un Yazı sırasında, Irdalar, Takhisis’in Şövalyeleri tarafından saldırıya uğramışlardır. Oldukça korkan Irdalar Gricevheri kırarak açmış ve Kaos’un kaçmasına izin vererek Krynn üzerine yıkım salmışlardır.   Yazan: Arda Çakır

Devamını Oku »
ejderha-mizragi-minotaur-resim

Minotaurlar

Minotaurlar, Istar Kan Denizi’nin kuzeydoğusundaki Mithas ve Kothas adalarında yaşarlar. Minotaurlar yaklaşık 150 sene yaşarlar. Bu oldukça onurlu olan ırk, 2,10 m uzunluğundadırlar ve boynuzları 60 cm kadar uzun olabilir. Minotaurlar yarım insan—yarım öküz görünüşündedirler. Herhangi biri için en kötü sonuç bir minotaurla dövüşmektedir (ve bu kenderlerin en sevdiği şeylerden biridir). Minotaur sosyetesinde, iki kişi arasında çıkan bir sorun, Arena’da çözümlenir. Sadece Arena şampiyonları lider olabilirler—minotaurlar gücün doğruluğuna inanır. Ayrıca, hiçbir şey bir minotaurun onurundan daha önemli olamaz. Herhangi bir nedenle, denizin yöneticileri olan bu ırkın bir üyesi Arena’da tüm düşmanlarını yenerse, o kişi Şampiyon olur. Irklarının amaçları basittir: Krynn’de yaşayan tüm ırkları yok etmek. Kendilerinin dünyanın en üstün ırkı olduklarını ve diğer ırkları daha zayıf ırklar olduklarını düşünürler, onları her zaman için küçük görürler. Birçok minotaurun iyi gözle baktığı tek diğer oluşum Solamniya Şövalyeleridir. Kendilerinin oluşturduğu şeref kodlarına en yakın yönetim biçimi onlarda vardır çünkü. Silah ve zırhları olmasına karşın, minotaurlar aslında hiçbirine ihtiyaç duymazlar. Kalın derileri onları bazı saldırılar karşısında korur ve boynuzları ve uzuvları ölümcüldür. Çoğu savaşçı yanında hem çift-elli kılıç (bir eliyle kullanmak için), hem de başka bir kesici silah taşırlar.   Yazan: Arda Çakır

Devamını Oku »
dragonlancelogo

Gnomlar

Gnomlar, Sancrist adasında bulunan Boşver Dağı’nda yaşamaktadırlar. Gnomlar, Krynn’in cılgın mucitleridirler; hayal edilebilen herhangi bir makineyi dizayn edebilirler. Cücelerle uzaktan akraba olan ve söylentilere göre gnomeları cüce ve kenderlere dönüştüren Grimücevherin ardından koşan gnomlar, taş ile yapabilecekleri her aleti ya ihtiyaçları olduğu için ya da meraktan yapmaya çalışırlar. Gnomlar yaklaşık 350 sene yaşarlar. Hayatlarının başında, her gnoma bir Yaşam Araştırması verilir. Fikir, ataların hayatlarını adadıkları konulardan çıkmıştır. Bu araştırmayı, gnomun kendisi, hayatının dinlenmeyle geçecek olan ikinci bölümüne başlamadan önce bitirilmelidir. Örneğin, yaşam araştırması bir tırnak hakkında yapılan geometrik bir çalışması olabilir. Görevin, o gnomun ailesinin görevlerine uygun olduğu Lonca altkomisyonu tarafından onaylandıktan sonra, gnom tüm hayatını bu Araştırma’yı bitirmeye adar. Nadiren Lonca bir araştırmanın bitmesini onaylar—bunun anlamıysa o konu hakkında sorulacak başka sorunun olmadığı zamalardır. Gnomlar bir şeyler icat etmeleriyle ünlüdürler. Basit bir icat yapabilecek olmalarına rağmen, gnomlar işi tamamlamadan önce icata binlerce ip, kasnak, manivela,garip cihaz ve buhar motoru ekler. Peki ‘başlat’ düğmesi çalışmazsa ne olur? Gnom önlemini almış ve mümkün olabilecek en az beş tane yedek sistemi çalıştıran düzeneği ana sisteme eklemiştir! Tüm bu buluşlar bedelsiz yapılmıyor tabii ki. Bir gnomun yaptığı icat sadece nadiren sorunsuz çalışır (neden gnomların “Şuna bak!” demek için 34 farklı cümle kurabildikklerini sanıyordunuz). Örneğin, gnomlar Büyük Ejderhaları yok edebilecek bir alet icat ettiler. Aletse bunun yerine Boşver Dağı’nın tepesini uçurdu. Eğer bir gnomun icatları çokça çalışıyorsa, o gnoma deli olarak bakılır. Gnomlar oldukça hızlı konuşurlar, genellikle söyledikleriaynenbuşekildehızlaakıpgider. Eğer bir gnoma ismini sorarsanız, ailesinin tüm hikayesini, kendi hikayesini ve icat ettiği her aletin tarihini anlatmaya başlayacaktır. Eğer Astinus gibi sonsuz uzun bir hayata sahip değilseniz, bunu dinlemenizi pek önermiyorum. Onlara insanlar arasında kullandıkları isimlerini sorun ve insanların o gnome layık gördüğü bir-iki hecelik ismi öğrenin. Ek olaraki, bir gnomun dikkatini çekmenin tek yolu, obirdüşüncenintamortasındaykensözünükesmektir. Bunu kabalık olarak anlamayacaklardır; onlar arasında bu geleneksel bir durumdur.   Yazan: Arda Çakır

Devamını Oku »

Son Videolar