Son Haberler

Son Haberler

lord-of-the-rings-logo1

Misty Mountains (Sisli Dağlar)

  Mirkwood’un batısında bulunan ve kuzeyden güneye doğru, Rohan Geçidi’ne dek dokuz yüz mil boyunca uzanarak Orta Dünya’yı ikiye ayıran büyük dağ kütlesi. İlk Çağ’da elflerin uyanışından önce, Melkor tarafından Orome’nin at sürmesini engellemek üzere yükseltilmişti. Büyük Yolculuk’ta Eldar’ın ilerleyişini geciktirdi ve Nandor’un vazgeçip dönmesini sağladı. Misty Mountains tarih boyu kartalların ; orkların ve cücelerin yaşadığı yer olmuştur. Cücelerin en büyük yerleşim yeri olan Khazad-Dum bu dağda bulunmaktadır. 3.Çağ’da bu ork nüfusunun artışı ve Moria’da ki Balrog’un uyanması sonucu Durin Halkı’nı buradaki yurtlarından uzaklaştırdı. En önemli yükseltileri Methedras, Bundushathur, Zirak-Zigal, Barazinbar ve Gundabad’dır. High Pass (Yüksek Geçit) ve Redhorn (Kızılboynuz) geçitleri ve Khazad-Dum’un tünelleri, Misty Mountains’in en önemli geçiş noktalarıdır.   Yazan: Tolga Alkan

Devamını Oku »
lord-of-the-rings-logo1

Mirkwood (Kuyutorman)

  Anduin nehrinin doğusunda ve Orta-dünya nın kuzeyinde kalan büyük yeşil ormanın adıdır. Mirkwood adı Sauron un bu ormana yerleşip karanlık güçlerini kullanmasından sonra anılır oldu. Bilinir ki Sauron büyük savaştan sonra bu devasa ormanın güney kesimlerindeki Dol Guldur adı verilen kulede bulunmuş ancak daha sonra Mordor’a çekilmiştir. Elf kralları Celeborn ile Thranduil, Bu ormana dilimize “Yeşil Yapraklar ormanı” olarak çevirdiğimiz Eryn Lasgalen ismini vermiştir.Lakin Mirkwood adı daha sık kullanılır.   Yazan: Serkan “Anglachel” Nayır

Devamını Oku »
lord-of-the-rings-logo1

Minas Tirith

  Güneşin Üçüncü Çağı’nın 2002. yılında Minas Ithil’in Witch King tarafından alınmasının ertesinde isminin Minas Morgul yapılması sonucunda Minas Anor’da isim değiştirmiş ve “Minas Tirith” yani “Tower Of The Guard” olmuştur. Bundan sonraki yüzyıllar boyunca Minas Tirith Mordor’un kara güçlerine cesaretle karşı koymuş ve Orta Dünya’nın geri kalanı için kötülüğü durduran bir set görevi görmüştür. Güneşin Üçüncü Çağı’nda 17.yy’de Gondor’un başkenti düşman tehditi altında olan Osgiliath’dan Minas Tirith’ taşınmıştır. Birleşmiş Krallı’ğın son Kralı Eanur’un ölümünden sonra Gondor Krallığı’na Vekilharçlar hüküm vermiş ve bunlardan Stewrd Ecthelion I şehrin en yüksek yerinde White Tower’ı tekrar inşa etmiş ve Gondor’u başarı ile yönetmişti. Şehir 7 katmandan oluşan devasa bir kale gibiydi. Her katmandan bir üstteki katmana sadece bir kapı ile geçilebiliyordu ve muhtemel bir istilayı önlemek çin bu kapıların hepsi farklı yönlere bakıyordu. Böylece bir helezon şeklinde yükselen şehir’i büyük bir kayalık ikiye bölmekteydi. Her katmanın bu kayaya denk gelen kısmında kayanın içi oyularak tüneller yapılmıştı. Minas Tirith bu hali ile istila edilemez ve yenilemez görünüyordu ve tarihi boyunca hiçbir zaman düşman eline geçmedi. Yüzük Savaşı sırasında Witch King tarafından kuşatılan Minas Tirith’in düşmesini Pelennor Düzlükleri Savaşı’na zamanında yetişen Rohirrim olmuştur. Şehrin cümle kapısında Istari Gandalf ile karşılaşan Witch King içeri girememiş ve Rohirrim’in gelmesi ile savaş alanına dönemk zorunda kalmıştır. Witch King’in ve Sauron’un ölümünden sonra Aragorn tarafından tekrar kurulmuş Birleşmiş Krallığın başkenti olmayı sürdürmüştür.   Yazan: Murat “Durin” Sönmez

Devamını Oku »
lord-of-the-rings-logo1

Minas Morgul

  Minas Morgul, Güneşin İkinci Çağı’nda kurulmuş olan “Minas Ithil” in Witch King tarafından alındıktan sonra değiştirilmiş ismidir. Güneşin Üçüncü Çağı’nın 2002. yılında iki sene süren bir kuşatmadan sonra düşen şehir, Sauron düşene kadar Mordor’un kötülüğünü yaymakta kullandığı en önemli karargahlarından biri olmuştur. Bu önemli şehirde ikamet eden Witch King planlarını bu şehirde yapmış ve senelerce bıkmadan Gondor’a saldırmıştır. 2050 yılında Arnor ve Gondor’un Birleşmiş Krallığı’nın son Kralı Eanur’u öldüren Witch King 2475 yılında komuta ettiği Uruk-Hai ordusu ile Osgiliath’ın önemli bir sevkiyat yolu olan taş köprüyü yıkmış ve bundan sonra Gondor’u yavaş yavaş yıpratmaya devam etmiştir. Minas Morgul’un önemi Yüzük Savaşı’nda bir kez daha anlaşılmıştı. Bu savaşta Sauron’un orduları Witch King tarafından bu şehirden yola çıkmış ve Osgiliath istila edilmişti. Pelennor Düzlükleri Savaşı’nda yok olan Witch King arkasından yokedilen Sauron’dan sonra Minas Morgul tekrar Gondor tarafından geri alınmış ve ismi bir kez daha Minas Ithil olmuştu. Fakat yüzyıllarca Witch King korkunç hükümdarlığına ev sahipliği yapmış bu şehirde bir daha yaşayan olmamıştır.   Yazan: Murat “Durin” Sönmez

Devamını Oku »
lord-of-the-rings-logo1

Minas Ithil

  Güneşin İkinci Çağı’nın 3320. yılında kurulan Minas Ithil yani “Tower Of The Moon” Mordor Dağlarının hemen eteklerinde Dunedain prensi Isildur tarafından kurulmuştu. Aynı yıllarda bir başka şehir Minas Anor yani “Tower Of The Sun” ise Isildur’un kardeşi Anarion tarafından Gondor’da kurulmuştu. Kardeş şehrin aksine Minas Ithil her zaman Mordor’dan gelen tehlikeleri ilk karşılayan şehir olmuş bu yüzden de Witch King’in saldıralarına en fazla maruz kalan şehir olmuştur. Kuruluşundan yalnızca bir yüzyıl sonra Witch King tarafından kuşatılmış fakat alınamamıştı. Güneşin Üçüncü Çağı’nın önemli bir bölümünde Mordor’un saldırılarına karşı koyabilen Minas İthil en sonunda 2000 yılında Witch King tarafından tekrar kuşatılmış ve 2 sene sonra ise düşmüştür. Mordor için oldukça staratejik önemi olan bu şehirn alınması ile ismi değiştirilmiş ve “Minas Morgul” yani “Tower Of The Wraiths” yapılmıştır.   Yazan: Murat “Durin” Sönmez

Devamını Oku »
lord-of-the-rings-logo1

Minas Anor

  Numenor’un yokolmasından sonra Elendil’in önderliğinde Orta Dünya’ya dönen insanlar burada iki büyük krallık kurmuşlardı. Arnor ve Gondor adlı bu krallıklara aynı zamanda Arnor ve Gondor Birleşmiş Krallığı’da denmekteydi. İşte bu krallıklardan Gondor pek çok büyük şehir inşa etmişti. Ama hiç kuşkusuz bu şehirlerden en görkemlisi “Minas Anor” yani “Tower Of The Sun” (Güneş Kulesi) idi. Güneşin 3. Çağı’nın 3320. yılında kurulan Minas Anor oldukça stratejik bir konuma sahipti. Hem Anduin River’i kontrol edebiliyor hem de Mordor’dan gelmesi muhtemel tehlikelere karşı bir set vazifesi görüyordu. Kurulduğu yıllarda Dunedain prensi Anarion’un kontrolü altındaydı. Aynı yıllarda inşa edilen diğer bir kule ise Anarion’un kardeşi tarafından kurulan “Minas Ithil” yani “Tower Of The Moon” (Ay Kulesi) du. Bu iki kule-şehir uzun yıllar boyunca Mordor’dan gelen tehlikelere karşı Orta Dünya’yı korudular. Bu iki şehirin arasında ise Gondor ve Arnor’un yani Birleşmiş Krallığın başkenti Osgiliath “Citadel Of The Stars” bulunmaktaydı. Fakat büyük salgından sonraki yıllarda Minas Ithil ve Osgiliath güç kaybetmeye başlamış ve bu yüzden Gondor’un başkenti Minas Anor olmuştur. Güneşin Üçüncü Açğı’nın 1900. yılında Kral Calimehar Minas Anor’un en yüksek yerine “White Tower” ı inşa ettirmişti. 2002 yılında Minas Itil’in Witch King tarafından ele geçirilip isminin Minas Morgul yani “Tower Of The Wariths” e çevrilmesi ile Minas Anor’un ismi de “Tower Of The Guard” a çevrilmiştir.   Yazan: Murat “Durin” Sönmez

Devamını Oku »
lord-of-the-rings-logo1

Khazad-Dûm

“Cüce Konağı” anlamını taşıyan Khazad-dûm, Cüce (Dwarfs) krallıkları arasında en ünlüsü ve Yedi Cüce Babasından biri olan Ölümsüz Durin’in efsnevi evidir. Güzel Azanulbizar vadisi üzerinde ve Misty Mountains (Sisli Dağlar)’ın doğu yamacında doğal mağaralar bulan Durin, Khazad-dûm’u kazarak inşa etmeye başlamıştır. Yıldızların Beş Çağı ve Güneşin Üç Çağı boyunca Khazad-dûm Cüceleri zenginlik içinde yaşamışlar ve Misty Mountains’ın batı yamaçlarında bir mağara sistemi kazmışlardır. Beleriand’ın yokedilişinden sonra pek çok Cüce Nogrod ve Belegost’tan kaçarak Khazad-dûm’a sığınmışlardır; böylece önce Khazad-dûm’un nüfusu artmış, madenlerinde nadir bulunn ve sihirli nitelikler taşıyan bir metal olan Mithril’in keşfedilmesinin ardından da zenginliği büyümüştür. Güneşin İkinci Çağında, Güç Yüzüklerini yapan Eregion’lu Elf demircileri ile uzun süreli bir dostluk sürdürenler de yine bu Cüceler olmuştur. Fakat İkinci Çağda, Sauron’un hüküm sürdüğü Lanetli Yıllarda Cüceler büyük kapılarını dünyaya kapatmışlar ve Sauran ile Elfler ve yine Sauron ile Elfler ve İnsanların Son Birliği arasındaki savaşın ortaya çıkıtığı yıkımlardan kendilerini korumuşlardır. Bu dönemde bu büyük saray, Moria yani “büyük yarık” adını almıştır. Cüceler, Misty Mountains altındaki kazı ve çalışmlarına Üçüncü Çağın 1980 yılına kadar devam etmişlerdir. Bu yıl, Barazinbar Dağı altındaki kazılarında çok derine inen Cüceler, buraya canlı canlı gömülmüş olan bir Balrog’un Khazad-dûm mağaraları içerisinde serbest kalmasına neden olmuşlardır. Balrog’un güç ve öfkesinin büyüklüğü, Cücelerin ölmesine ve krallıklarından kaçmasına neden olmuştur. Üçüncü Çağın sonunda Yüzük Kardeşliği Moria’ya girdiğinde burası Cüceler tarafında çoktan terkedilmiş karanlık bir yarıktan başka bir şey değildi. Hazineleri Orc çetelerince yağmalanmıştı ve boş koridorlarında serbest kalan Balgor ile Orc ve Troll çeteleri dolaşıyordu. Fakat Balrog’un hükümdarlığı, Mazarbul Salonu, Durin’in Köprüsü ve Sonsuz Merdivenlerde yapılan ikili mücadelelerden sonra Büyücü Gandalf canavarı yenerek onu Zirak-Zigil zirvesindeki Durin’in Kulesinden aşağı attığında sona erdi. Yazan: Murat “Durin” Sönmez

Devamını Oku »
lord-of-the-rings-logo1

Isengard

  Güneşin üçüncü Çağı’nda Gondor’lular tarafından yapılmış olan Isengard oldukça stratejik bir konuma sahipti. Misty Mountains’in (Puslu Dağlar) güneyinde, Isen Irmağının kaynağında bulunan halka biçiminde aşılması imkansız dağlarla çevrili doğal bir kale gibiydi. Isengard’ın en önemli yeri tam ortasında bulunan ve zarar verilmesi imkansız bir malzemeden yapılmış siyah kule idi. Bu kulenin ismi Orthanc’dı ve tepesindeki çıkıntılar nedeniyle “Çatallı Kule” manasına geliyordu. Isengard aynı zamanda, yedi palantir’den birisinin bulunduğu yerdi. Numenor’dan kaçan Elendil’e elfler tarafından verilen bu yedi taşa bakan birisi diğer taşın başındaki kişiyi görebilir ve onunla konuşabilirdi. Isengard Gondor’un gücünü yitirmesine kadar kullanıldı. Fakat Gondor’un güçsüzleşmeye başlaması ile birlikte boşaltıldı ve Dunlendings tarafından ele geçirildi. Fakat Rohan topraklarında Dunlendings’lilerin barınmasını istemiyordu. Uzun süren savaşlar sonucunda Rohirrim, Dunlendings’i hem kendi topraklarından hem de Isengard’dan çıkarttı. Yaklaşık ikiyüz yıl boş kalan Isengard, en sonunda Istari’lerden biri olan Saruman tarafından kullanılmaya başlandı. Saruman bu doğal kalenin önemini anlamış ve Gondor Vekilharç’ından burasının kendisine verilmesini istemişti. Saruman uzun yıllar boyunca Isengard’ı gizli emelleri için kullandı. Onun zamanında Isengard, orkların , Uruk-Hai’lerin, kurtların yeri oldu. Yüzük Savaşı sırasında Saruman emellerini gizlemekten vaz geçti. Önce Istari’lerden biri olan Gandalf’ı Orthanc’a hapsetti. Fakat Gandalf kaçmayı başardı. Kısa bir süre sonra Saruman’ın orduları Isengard’dan çıktı ve Helm’s Deep’de ki Harnburg savaşında Rohirrim ve onlara yardıma gelen Entler tarafından yok edildi. Ardından Isengard entler tarafından ele geçirildi, Saruman sürüldü. Yüzük Savaşı’ndan sonra Isengard entlere bırakıldı ve sonraları Watchwood (Gözcü Korusu) olarak anıldı.   Yazan: Murat “Durin” Sönmez

Devamını Oku »
lord-of-the-rings-logo1

Imlad Morgul

  Ephel Dúath ın batısındaki Morgulduin vadisidir. Mordor un girişlerinden biridir. Minas Morgul buradadır. Vadinin güneybatısına doğru Ithilien ve Anduin bulunur.   Yazan: Serkan “Anglachel” Nayır

Devamını Oku »
lord-of-the-rings-logo1

Esgaroth

  Üçüncü Çağda, Mirkwood’un (Karanlık Ormanın) hemen kuzeydoğusunda ve Erebor yani Lonely Mountain’in (Yalnız Dağın) güneyinde, insanların bir şehri vardı. Bu Long Lake’de (Uzun Gölde) yaşayan İnsanların şehri Esgaroth’du. Şehir Uzun Göle çakılmış kazıklar üzerine inşa edilmiş ve ahşap iri köprü ile karaya bağlanmıştı. Esgaroth, Erebor’daki Cüce krallığının hemen güneyinde ve Woodland Elflerine (Orman Elfleri)göre nehrin biraz aşağısında bulunduğundan, Göl İnsanları zengin tüccarlar haline gelmişti. Şehir sakinleri arasından seçilen bir Efendi tarafından yönetiliyordu. 2770 yılında, Altın Ejderha Smaug dağı ele geçirince, Göl İnsanları ile Erebor Cüceleri arasındaki ticaret sona erdi. Komşu şehir Dale’in yok edilmesine rağmen Esgaroth varlığını devam ettirebildi. 2941 yılında Altın Smaug alevli bir öfke ile dağdan inerek Esgaroth’a saldırdı. Ejderha öldürüldüyse de, Esgaroth yandı. Fakat şehir için henüz her şey sonra ermemişti, çünkü Ejderhanın hazinesinin sınırsız zenginlikleri, şehrin yeniden yapılmasına ve eski zenginliğine kavuşmasına imkan tanıdı.   Yazan: Murat “Durin” Sönmez

Devamını Oku »

Son Videolar