Anasayfa » Makaleler » Vaiz Çizgi Roman İncelemesi

Vaiz Çizgi Roman İncelemesi

Kültleşmiş çizgi romanlar arasında yer alan, orijinal ismiyle Preacher, yani Vaiz şu aralar yeniden gündemimizde. Bu sıra dışı çizgi romanı neden okumanız gerektiğini anlatacağız.

Preacher çizgi romanı 1995 ve 2000 yılları arasında DC Comics’e bağlı Vertigo’da yayınlanmış kült bir seri. Vertigo’nun ismini duyunca insanın içini de bir hüzün kaplamıyor değil. Bir süre önce bu yayın kanalının kapatıldığını öğrenmiştik.

DC Comics, Vertigo’yu Resmen Kapattı!

Neyse, konumuza geri dönersek. Yayınlandığı dönemde ve sonrasında da kendisine büyük bir hayran kitlesi toplamayı başaran Preacher’ın arkasında Garth Ennis var. Çizimler Steve Dillon tarafından yapılırken, renklendirmeyse Glenn Fabry ismine emanet. Neden bu isimlerden bahsediyorum? Çünkü hepsi de kendi alanında inanılmaz başarılı işlere imza atmış isimler. Garth Ennis’in ismini gördüğünüz her yere güvenle dalış yapabilirsiniz.

Ülkemizde İthaki Yayınları aracılığıyla ilk cildi 2018 yılının sonunda raflardaki yerini almıştı. Sitemizin gedikli yazarlarından Ece Yılmaz’ın incelemesine de göz atabilirsiniz. Vaiz adıyla yayınlanan çizgi romanın ne yazık ki bir süre boyunca devamı gelmedi.

Aldığımız yeni bilgiler doğrultusunda Vaiz çizgi romanı 2020 yılında tam gaz devam edecek. İkinci ve üçüncü ciltler peşi sıra çıkış yapacak. Bir süre sonra da dördüncü çizgi romanla buluşacağız.

Peki bu seriye neden başlamalısınız? Hemen anlatayım.

Harika Hikaye

Vertigo etiketi altında yayınlanan çoğu çizgi romanın noir bir havası olduğu doğru. Alışagelmiş süper kahraman hikayeleri dışına çıkan çizgi romanlarla 90lı yıllar oldukça şenlikli geçmişti.

Vaiz de bu şahane dönemden gelen bir eser. Hikaye, Jesse Custer isimli bir Vaiz’in daha doğrusu Teksaslı bir kilise pederinin yolculuğunu konu ediniyor. Melek ve şeytandan doğma, tanrıya kafa tutabilecek kudrete sahip doğaüstü bir varlıkla bir olan Jesse, hem kendi kafasındaki soruları hem de insanların kafalarındaki soruları çözmeye çalışıyor.

İlginizi Çekebilir  X-Men: Apocalypse Filminin Sonundaki Ek Sahneye Dair...

Tanrıyı aramak için çıktığı yolculukta karşısına çeşit çeşit karakter çıkıyor. Zaten konunun bu kısmı bile birçok okur için yeterli olacaktır. Jesse ve ekibi, tanrıyı bulup neden insanları yalnız bıraktıklarının hesabını sorma peşindeler.

Daha fazlasına girmeye de gerek yok bence. Okudukça Jesse’nin düştüğü ikilemlerden nasıl felsefi öğütlerle çıktığını gördüğünüzde sizin de çok hoşunuza gidecek.

Farklı Karakterler

Jesse Custer’a bu yolculuğunda, eski manitası ve bitmek tükenmek bilmeyen garip bir ilişkisi olan Tulip O’Hare ve İrlandalı bir vampir olan Cassidy eşlik ediyor.

Zaman zaman kendi aralarında da çok sıkı kavgalar çıkıyor. Hatta Cassidy, oldukça vahşi bir karakter olarak ön plana çıktığı da oluyor. Bu karakterlerin gelişim süreçlerini hikayeyle öyle güzel orantılamışlar ki nefret etseniz dahi diğer sayfalarda onları daha fazla görmek istiyorsunuz.

Ana karakterler dışında Arseface, Herr Starr gibi farklı yan karakterlerle de karşılaşıyorsunuz. Ayrıca The Saint of Killers isimli bir örgüt var ki aman aman…

Çizimler

Demiştim ya alışagelmedik bir hikayeyi konu ediniyor. Çizimlerin de aşağı kalır yanı yok. Sanki karakterler sayfalar boyunca yavaş yavaş eriyorlarmış gibi gözüküyor. Hikayenin uçarı kaçarı olmasından kaynaklı, “grafik” olarak nitelendirebileceğim bol vahşet içerikli sahnelerin çizimleri de insanın aklını başından almaya yetiyor.

Steve Dillon, çizgi romanın atmosferini başarıyla yansıtmış. Yeri geliyor noir bir havaya sahip oluyor, bazen de Sergio Leone’nin western filmlerinden fırlama sahneleriyle karşılıyor sizi.

Türler Arası Tarzı

Bir önceki başlıktan yola çıkarak ve ilk başlıkla birleştirerek, Vaiz’in farklı türleri harmanlayarak kendisine has bir atmosfer oluşturmuş olması da takdire şayan.

Hikaye kafanızda bir Supernatural dizisinin bölümünü canlandırmış olabilir. Ancak sandığınız gibi değil. Western yolculuk macerası olarak okuduğunuz hikaye, bir anda tepetaklak olup gerilime dönüşebiliyor. Bir bakmışsınız ki daha soyut konulardan konuşan, sizi hikayeyi sorgulatmaya çalışan diyaloglar var.

İlginizi Çekebilir  Üç Cisim Problemi Serisi Diziye Uyarlanıyor

Etrafta fink atan melekler, şeytanlar, avcılar, vampirler, din düşmanları, din koruyucuları mevcut. Hiçbiri de tam beyaz ya da tam siyah değil. Grinin tonları arasında fink atıp duruyorlar. Bu açıdan bakıldığında da Neil Gaiman’ın Amerikan Tanrıları’na benzetilebilir. Urban Fantasy olarak adlandırılan, şehirde geçen fantastik hikayeleri konu edinen eserlerden hoşlanıyorsanız Vaiz’de aradığınızı bulabilirsiniz. Ayrıca çizgi roman serisinin açıkça Stephen King’in Kara Kule serisinden de etkilendiğini görebilirsiniz.

Dizisiyle Yetinemeyenler İçin

Garth Ennis, Vaiz’i yazarken hikayenin çok iyi bir film adaptasyonu olabileceğini düşünüp çeşitli yapım firmalarıyla görüşmüştü. Ancak o dönemde prodüksiyon cehennemine düşmüş ve bir film olarak karşımıza çıkamamıştı.

2013 yılına geldiğimizde Seth Rogen ve Evan Goldberg, serinin yayın haklarını alarak AMC için Vaiz’i dizi yapmaya karar verdiler. 2016 yılında başlayan dizi şu ana kadar da çok güzel bir biçimde işlendi.

Çizgi romandaki karakterleri neredeyse birebir yansıtmayı başardılar. Oyunculuk ve atmosfer olarak da Preacher dizisinin iyi olduğunu kabul etmek gerek. Ne yazık ki dizi her ne kadar sivri dilli olsa da çizgi romandaki birçok olayı yansıtmayı es geçti. Daha vahşi, daha erotik ve daha mide bulandırıcı birçok sahneyi dizide göremedik. Bazı karakterler de keza es geçildi ya da çabucak işlenip ekran süresinden kısıldı.

Eğer dizide anlatılanlar size yetmediyse, çizgi romana göz atıp daha fazlasıyla doyabilirsiniz. Doyabilirsiniz diyorum çünkü Vaiz, hiçbir şekilde boşluk bırakmıyor. Okuru her alanda tatmin edebilecek bir şekilde hazırlanmış.

Aşağıda da bu nedenleri derleyip İthaki Yayınları tarafından hazırlanan Vaiz Çizgi Roman serisi hakkındaki inceleme videomuzu izleyebilirsiniz.