Son Haberler
Anasayfa » Makaleler » Steam’in Türk Lirası Fiyat Politikası ve Günah Keçisi

Steam’in Türk Lirası Fiyat Politikası ve Günah Keçisi

steam-turk-lirasi

Dün paylaştığımız İmza Kampanyasına Steam’den Cevap Geldi habere istinaden görüşlerimi sizlerle paylaşmak istedim.

Paylaştığımız haberin üzerine pek çok kişi ülkemizdeki malum distribütör firmayı suçladı ve bu fiyat politikasını onların uyguladığını düşündü ancak durum gerçekten öyle mi?

Steam’den gelen cevabı biraz yorumlayalım:

“Prices in the Steam Store are set on a region by region basis. The price and currency displayed are the set prices for those games based on your location.”

2K ve Ubisoft ve (ne yazık ki) Battle.net üzerinde Blizzard ve EA, bizi EU olarak (daha doğrusu Eurozone bölgesi), Valve ve diğer dijital oyun platformu bizi “Rest of the World” olarak tanıyor. Fakat Steam TL’ye geçmeden evvel bu oyunların kendi dağıtımcısı gibi “Rest of the World” kafasında düz dolar kurundan sattı. (Blizz ayrı krallık, EA ise biliyorsunuz ki Steam’den çıktı ve kendi Origin sistemine taşıdı oyunlarını)

Şimdi Steam Türk Lirası’na geçti ve Steam’de bir “yerelleşme” var. Sağ olsunlar TL’ye geçildiği gün fiyatlarda kolaylık sağlandı (1 $ = 1,5 TL) ki Ubisoft ve 2K ve diğer Steam bünyesindeki yapımcılar / dağıtımcılar, oyunları ilk 2 gün bu fiyattan sattılar ama sonra Ubisoft ve 2K Games, şu an kendi platformlarında veya Avrupa’da sattığı fiyata, Euro’dan direkt olarak Türk Lirası’na çevirerek satmaya başladı. Fiyatlara müdahele edenlerin bu iki firma olduğunu düşünüyorum, yani bizim bahsi geçen distribütör firma değil. 2K’in yok ama Ubisoft’un Uplay’i var ve biliyorsunuz ki Steam’den bile oyun alsanız Uplay kullanma zorunluluğu var.

“We are always working with publishers to adjust prices to be in line with what can be found at local retailers and online shops.”

işte o “Publisher” dediğimiz dağıtımcı firmalar Ubisoft ve 2K. Onlarda “Local store” dediği Wallmart, Best Buy ya da küçük ölçekli (Birleşik Krallıktaki “Video Games” dükkanları gibi) firmalar; ki bu firmalar “retail” yani fiziksel kopya olarak satmakta. Avrupa’sında da Kuzey Amerika’sında da zaten ofisleri var. Bizdeki gibi bir distribütör firma derdi yok. Dağıtımcı firma ister dijital platformda kendi bünyesinde (ya da anlaştığı ekstra başka bir dijital platformda) ister fiziksel kopyasını istediği ya da anlaştığı fiyattan / adetten bizim distribütöre yollar, o da ister kargo yolu ile ister bizim müzik / kitap / film / oyun satan “Local storelara” satarak tüketici ile buluşur.

İlginizi Çekebilir  Steam Machines ile Herkes Her Oyunu Oynayacak!

steam

Steam’den gelen cevabın son cümlesinden, anladığım kadarı ile gelen cevap basma kalıp olmuş. “Local Store”luk bir sorun değil bizimkisi. Oyunu dijital platformda, Steam fiyatları “yerelleştikten” sonra oluşan belirli firmaların fiyat politikası. Bizim Distribütör firmadan kaynaklanan bir müdahale gözükmüyor.

Örnek verecek olursam, Activision oyunu olan Call of Duty Advanced Warfare, Türkiye’de bizim perakende mağazalarda 169 TL iken, Steam de hâlâ 99 TL. Bahsi geçen distribütör firma, Activision oyunlarına müdahale etmemiş ki aynı şekilde SEGA’nın oyunu olan Alien Isolation’ın, ilk günkü gibi 75 TL’den Steam’de satışa sunulduğunu görebilirsiniz. Üstelik bahsi geçen Türkiye’deki distribütör firma, Indie oyun da getirmekte ama Steam’de bu oyunlar dengeli fiyatlar gözükmekte.

Blizzard’ın oyunlarının bir kısmını en azından EU’dan çevirip US olarak “Region Free” olduğundan dolar olarak alabiliyorum ama Ubisoft’u ve 2K’i boykot ediyorum. Ha, ne kadar benim gibi düşünen ve bunu yapacak kişi var bilmem. EA’den ise zaten bir tek Battlefield (ki bu sene Hardline’ı almayı düşünmüyorum) oyunları için alışveriş yapmaktayım.

Çok tırnak ve parantez kullandım biliyorum kusura bakmayın. Yanlışım var ise ya da eksik bilgi olduğunu düşünüyorsanız, çekinmeden suratıma yapıştırın.

steam-resim

Steam’de 25 binden fazla imzanın toplandığı bir imza kampanyası başlatıldı, bir tane malum distribütör firma yetkilisi çıkıp da “Biz distribütörüz, haklarımız var” dedi mi? Ya da Valve gelip “Kardeşim sizin ülkenizde malum distribütör firma var, yapılan anlaşmalar var, bu firmaların tüm yetkileri onlarda,” gibi bir cevap mı aldınız? Bildigin “Call Center” tadınca cevap almışız ve buna rağmen malum distribütör firma diyoruz.

İlginizi Çekebilir  Fallout 76 Tamamen Online Olacak

Keşke ben haksız olsam. Ciddiyim, keşke yarın falan malum distribütör firma yetkilisi çıksa “Evet ticari çıkarlarımızı korumak adına Valve ile görüşmelerimiz sonucunda, fiyatlarin bu şekilde olması gerektiği ile ilgili bilgi verdik,” diye söylese. Bu arada adım yakın zamanda “White Knight of the Distribütör Firma” diye çıkabilir ama söyleyeyim. Bi arkadaş demis ki “Malum distribütör firma, bu ülkede gelmiş geçmiş en büyük beladır,” diye. Sene 1996 falan olması gerek. Level dergisi, “EA oyunları artik malum distribütör firma sayesinde Türkiye’de” diye başlık atmıştı. Sevindik abi, sonunda koca koca kutulu oyunları artık alabileceğiz, üstelik Turkçe kutu ve kullanma kılavuzu ile!!! Ama fiyat? O zamanlar oyunlar 750 bin lira, 2 CD’li oyunlar 1 milyon arasıydı. Sonra bi ara zam geldi oyunlar 1 ile 1.5 milyon arası olmuştu. İşte tam o zamanlar malum distribütör firma, Need For Speed 3’ü kutulu olarak 6 milyona piyasaya sürdü ve kapanın elinde kaldı.

Daha sonra peşpeşe oyunlar geldi. Command & Conquer – Tiberium Sun, World Cup 98, NOX ve daha pek çok oyun geldi ve abartı fiyatlara da satılmadı. Dalgalı kura geçildiğinde de fiyatlar yükselmişti ama okul çıkışında ekonomik gücüm yettikçe oyun da almıştım. Ancak malum distribütör firmanın yaptığı hata, lokalizasyon konusunda adım atmak yerine sadece distribütör olmaları oldular. Sonrasında da StarCraft 2 oyununda olan olay.

Malum distribütör firma, o “profesyonel firma ama amatör ruh” ile başlayıp sonradan dümdüz bi firma oldu. Şu an olan her şeyde malum distribütör firmayı suçlamaları aslına bakarsanız haksız değil ama Sezar’ın hakkı Sezar’a.

Muhtemelen muhattabımız malum distribütör firma değil Ubisoft ve 2K Games olmalıdır.