Son Haberler
Anasayfa » Makaleler » H.P. Lovecraft Hakkında Az Bilinen 10 Şey

H.P. Lovecraft Hakkında Az Bilinen 10 Şey

call-of-cthulhu-banner

Korku ve gizem edebiyatının önemli isimlerinden olan Howard Phillips Lovecraft ile ilgili kimisi onun deli olduğunu, kimisi tamamen hayal dünyasında yaşadığını söyler.

46 yaşında hayata gözlerini yuman ve geride pek çok mektup ile önemli eserler bırakan H.P. Lovecraft hakkında ilginç 10 bilgiyi sizlere sunalım istedik.

H.P. Lovecraft’ın hayatı hakkında detaylı bilgiye buradan ulaşabilirsiniz.

1) Hem annesi hem de babası aynı hastanede öldüler

Winfield Scott Lovecraft, psikolojik tedavi için Butler Hastanesi’ne yattığında H.P. Lovecraft henüz 3 yaşındaydı. 1989’da öldüğünde ise H.P. Lovecraft 8 yaşındaydı. Hatta Winfield’ın frengi hastası olduğu söylentileri de vardı, ancak ne Howard ne de annesi bu belirtileri göstermişti.

Sarah Susan Phillips Lovecraft da 1919 yılında aynı hastaneye yatırıldı. Öleceği güne kadarki iki yıllık sürede oğlu ile sık sık mektuplaştı.

2) H.P. Lovecraft, gökbilimci olmak istemişti ancak liseyi bitirmeyi başaramadı

Hastalıklı bir çocuk olan Howard Phillips Lovecraft, okula pek uğramazdı. Okula gitmek yerine, kendisini evde geliştirmeyi başarmıştı. Astronomi ve kimyaya ilgisi olduğu kadar Edgar Allan Poe gibi gotik yazarlara da ilgisi vardı. Yaşadığı yoğun sinir bozukluğu nedeniyle okulu bırakan Lovecraft, hayallerini de bir kenara atmış oldu.

hp-lovecraft

3) Toplum içine nadiren gün ışığı varken çıkardı

Lovecraft, geç saatlere kadar astronomi ve bilim çalıştığı için; yazıp okumakla çok meşgul olduğundan dolayı genellikle gün batımından sonra dışarıya çıkardı. Çoğunlukla gündüz saatlerini uyuyarak geçirmesi nedeniyle donuk ve solgun bir cilde sahipti. Howard’ın annesi, onu, çocukluğunda “grotesk” olarak tanımlardı ve içeride kalması için uyarırdı. Böylelikle çoğu kimse onu görmemişti.

1926’da şu metni yazmıştı:

“Toplumdan uzak yaşayan bir kimseyim ve insanlarla çok az münasebetim var. İnsanlar çoğunlukla beni sinir ediyorlar. Çok nadiren aksi durumla karşılaşıyorum.”

4) Harry Houdini ile yakın arkadaşlardı

1924 yılında, Weird Tales dergisinin editörü, Lovecraft’tan, Harry Houdini adına bir köşe yazısı yazmasını istedi. Lovecraft, Houdini’nin Mısırlı bir tur rehberi tarafından kaçırılışını, Giza’daki Sfenks’e ilham veren tanrı ile karşılaşmasını duyduğunda bunun tamamen saçmalık olduğunu düşünmüştü ancak yine de yazıyı yazmıştı. “Under the Pyramids” (Piramitlerin Altında) başlıklı yazısı Harry Houdini’nin de çok hoşuna gitmişti ve Houdini’nin 1926 yılındaki ölümüne kadar iyi arkadaş olmuşlardı.

MadnessPlotOutlineFinal

5) Hayatı boyunca 100.000’e yakın mektup yazdı

Lovecraft, düzenli olarak arkadaşlarına ve ailesine mektuplar yazıyordu. Bunun dışında genç yazarlara da ilham kaynağı olan fikirlerini mektuplar aracılığı ile onlara iletiyordu. Düzenli ve sıkça yazıştığı kişiler arasında Sapık (Psycho) kitabının yazarı Robert Bloch, Karanlık Dünya (The Dark World) eserinin yazarı Henry Kuttner, Conan’ın yaratıcısı Robert E. Howard ve şair Samuel Loveman da vardı.

6) Cinsellikten hiç hoşlanmazdı

H.P. Lovecraft’ın ölümünden sonra karısı Sonia Lovecraft, yaptığı açıklamada, 1924 yılında yani Howard 24 yaşındayken evlendiklerinde Howard’ın bakire olduğunu söylemişti. Evlenmelerinden hemen önce Howard, cinsellikle ilgili pek çok kitap almış ve gerdek gecesinde iyi bir performans göstermek için kitapları bol bol okumuştu. Sonia, cinsellikleri ile ilgili şu açıklamayı da yapmıştı:

“Seks kelimesinin kullanılması onu rahatsız etmişti. Yine de, bir erkek seks arzusunun en tepede olduğu zamanda –bu da 19 yaş oluyor- evli değilse veya bu evrede evlenmezse, erkeğin 30 yaşından sonra seks konusunda hep memnuniyetsiz olacağını söyledi. Oldukça şaşırdım fakat şaşkınlığımı gizledim.”

h-p-lovecraft

7) Gece korkuları vardı

Hayır, kabus değil. H.P. Lovecraft, 6 yaşından itibaren uykuya geçiş sürecinde gece korkuları yaşardı. Bu korkular, fiziksel tepkilere ve çığlık atarak uyanmalara sebep oluyordu. Bu durum, yetişkinlerin sadece %3’ünde görülür. Howard, “gece kasveti” (nightgaunts) adını verdiği yaratıklar hayal ediyordu. Kitaplarında da bunları ince, siyah, yüzleri olmayan ve insanları gıdıklayan insansı yaratıklar olarak tanımladı.

Lovecraft’ın bu görüleri ve korkuları, yazılarına ve hayalgücüne de ilham kaynağı oldu.

8) Batman, Black Sabbath, South Park ve daha fazlasına ilham kaynağı oldu

Batman’i doğrudan etkilemese de Gotham Şehri’ne ilham kaynağı oldu. Batman’in suçluları koyduğu akıl hastanesi olan Arkham Asylum’daki Arkham ismi, Lovecraft’ın eserlerinde sıkça bahsi geçen bir yerdir. Lovecraft’ın eserlerinde geçen Cthulhu, South Park’ın bir bölümünde ortaya çıkıp Justin Bieber’ı öldürüyor. Black Sabbath’ın albümü “Behind the Wall of Sleep” (Uyku Duvarının Ötesinde) ise Lovecraft’ın kısa hikayesinin ismidir. Yine Lovecraft’ın Necronomicon’undan esinlenen Sam Raimi’nin Evil Dead filmlerinde, masanın üzerinde “The Book of the Dead” görünür.

9) Lovecraft, mezar taşının bulunduğu yere gömülmedi

H.P. Lovecraft, 1937 yılında kanserden yaşamını yitirdi. Günlüğünde, bilimsel bilgilerine dayanarak ölümcül hastalığı ile ilgili yazılar yazmıştır. Öldüğünde, Swan Point Mezarlığı’na gömülmüş ve annesinin aile kabristanında listelenmiştir. Bu olay, Lovecraft hayranları için yeterli olmamıştır ve bir grup hayran, aralarında para toplayarak Lovecraft için bir mezar taşı yaptırmışlardır. 1997 yılında bu mezar taşının dibi kazılmış ve hiçbir şeye rastlanmamıştır.

10) Cthulhu, “khlul-loo” şeklinde okunmaktadır

1934 yılında Duane W. Rimel isimli bir amatör yazara yazdığı mektupta Lovecraft, durumu şöyle açıklamıştır;

“Cehennemdeki varlıklar, insanların sahip olduğu ses organlarına sahip değiller ve onların çıkardıkları sesler ve telaffuzlar, bizim aşina olduklarımızdan çok farklı. Bu yüzden bir insanın bu sesleri telaffuz etmesi de çok mümkün değil. Cthulhu’nun okunuşu, insanların söyleyebileceği en yalın haliyle “Khlûl’-hloo” şeklindedir. Kelimenin ilk bölümü gırtlaktan ve sert bir şekilde söyleniyor.

Alıntıdır: The Guardian