Anasayfa » Makaleler » Geleceği Öngören Bilimkurgu Filmleri

Geleceği Öngören Bilimkurgu Filmleri

science-fiction-banner

Bilimkurgu sinemasındaki yükseliş durmak bilmiyor. Görsel efekt teknolojisinin de iyiden iyiye gelişmesiyle birlikte, beyazperdede bizleri büyüleyen filmler izleyebiliyoruz.

Öte yandan geçmiş yıllarda çekilmiş bazı bilimkurgu filmleri var ki, görsel efektlere bile ihtiyaç duymadan, günümüz teknolojilerini öngörmeyi başarmış.

Lifehack sitesi tarafından toparlanan bu güzide listeyi sizlere aktarmadan geçmek istemedik. Öyle güzel nokta atışları yapılmış ki, bir an durum “Harbiden de öyle ya!” demekten kendinizi alamıyorsunuz.

Sinema dünyasının en sevdiğim kategorilerinden biri olan bilimkurgu, geleceğimize daha fazla ışık tutmaya devam edecek gibi gözüküyor.

Face/Off (1997) – Yüz Nakli

face-off-gorsel

Bu filmde iyi polisi oynayan John Travolta, suç dünyasının kralını canlandıran Nicholas Cage’in yüzünü almayı kabul etmişti. Böylece suç dünyasının daha da derinlerine inerek, tüm isimleri ortaya çıkartmayı başaracaktı.

1997 yılında beyaz perdeye yansıtılan film, eleştirmenler tarafından biraz “saçma” bulunmuştu. Öte yandan 2010 yılında İspanya’da, dünyanın ilk tam yüz nakli operasyonu gerçekleşmişti.

2001: A Space Odyssey (1968) – iPad/Tabletler

2001-a-space-odyssey-tablet

Stanley Kubrick, Arthur C. Clarke ve Carl Sagan. Alanlarının en kaliteli isimleri olan bu kişiler, bir bilimkurgu klasiğini ortaya çıkardılar. Filmin her bir karesinden, açısından kalite akmaktaydı. Uzayda yolculuk ve yapay zeka gibi konulara da değinen filmin, geleceğe yönelik yaptığı en sağlam öngörülerden biri de tabletlerdi.

Filmin vizyona girmesinin 42 yıl ardından, Steve Jobs ilk iPad tableti tanıttı. Diğer firmalar da, kendi tabletlerini yapmaya başlayarak teknoloji alanında yeni bir pazar oluşturdular.

2001: A Space Odyssey (1968) – Skype

2001-a-space-odyssey-skype

Yukarıda da belirttiğimiz gibi bu filmde geleceğe yönelik birçok öngörü bulunuyordu. Uzay gemisinin kaptanı, dünyadaki kızıyla görüşmek için mikrofon, ekran ve kamera bazlı çalışan bir uygulama kullanıyordu. Yani bugün artık herkes tarafından bilinen Skype benzeri bir uygulama.

2001: A Space Odyssey (1968) – Siri

hal-9000

Sanıyorum, Apple’ın Ar-Ge alanında çalışan arkadaşlar Kubrick’in bu baş yapıtının hayranı. Çünkü iPad fikrinden sonra Siri düşüncesi de ilk kez bu film sayesinde izleyicilere sunuldu.

HAL 9000’i Siri ile karşılaştırmak biraz acımasızca olur biliyorum. HAL 9000, her açıdan bakıldığında mükemmelleştirilmiş bir yapay zeka. Ama Siri bazen sizi arka sokaktaki markete bile götürmeyebiliyor.

Minority Report (2002) – Kişiye Yönelik Reklamlar

Minority-Report-reklam

Philip K. Dick’in elinden çıkma Minority Report romanı, Steven Spielberg tarafından beyaz perdeye aktarılmıştı. Filmde geleceğe yönelik birçok gönderme bulunuyor. Orası kesin! Öte yandan filmde oldukça ince bir detay bulunuyordu.

Tom Cruise’un canlandırdığı karakter mağaza girdiğinde, karşısına çıkan hologram kadın, ona uygun kıyafet öneriyordu. Tanıdık geldi mi? Başta Facebook olmak üzere birçok sosyal medya ağı üzerinden, kişilere yönelik reklamlar yapılıyor.

Test etmek istiyorsanız, Google ve benzeri platformlarda açık deniz balıkçılığı üzerine yaklaşık 2 saat süren bir araştırma yapın. Daha sonrasında sosyal medyada gezerken, karşınıza çıkacak reklamların bir kısmı balıkçılık ekipmanları ve tatil fırsatları ile değişecektir.

Minority Report (2002) – Hareket Sensörü

Minority-Report-sensor

Filmin protagonisti, dev bir ekran üzerinde sadece ellerini kullanarak videoları ileri-geri sarabiliyordu. Şimdi gerçek hayatta da filmin 8 yıl sonrasına saralım. Microsoft, Xbox oyun konsolu için hareket sensörü ile çalışan aparatı Kinect’i tanıttı.

Kinect’in peşinden birçok benzer cihaz piyasaya sürüldü. Bu teknoloji oldukça hızlı bir şekilde gelişiyor. Gelecek yıllarda uzaktan kumandaya ihtiyaç duymayacağız gibi gözüküyor.

Minority Report (2002) – Suçları Önceden Tahmin Etmek

Minority-Report-mutant

Filmde, insanlar daha suç işlemeden yakalanıyordu. Genetik olarak üzerinde oynanmış insanlar, geleceği görerek güvenlik kuvvetlerine aktarıyor böylece hiçbir cinayet, hırsızlık, adam kaçırma olayı yaşanmıyordu. Filmin temelinde yatan felsefi sorulardan biri de, suç işlenmediyse bunun suç olup-olmadığıydı.

Henüz insanların üzerinde genetik olarak oynayamıyoruz. Ancak elimizde süper bilgisayarlar var. Hatta firmaların kuantum bilgisayarlar yapmaya başladığı söyleniyor. İşlem kapasitesi akla hayale sığamayacak kadar hızlı olan bu bilgisayarlara yüklenen yazılımlar sayesinde, suçluların geleceğine yönelik tespitler yapılabiliyor.

The Truman Show (1998) – Reality Programları

truman-show

Jim Carrey’in başrolünde oynadığı bu filmi izleyen insanlar, bir dönem boyunca paranoyaklaşmaya başlamıştı. Herkes kendi hayatının izlendiğini düşünüyordu. Tabi ki böyle bir şey yok. Ancak The Truman Show ile birlikte gönüllü insanların hayatlarının izlenebileceği fikri, insanlara aşılanmıştı.

Reality program fikri ilk kez 90’lı yılların başında ortaya çıkmıştı. ABD merkezli kanalların birçoğunda meydana gelen yazar krizi, televizyon programlarında da azalmalara yol açmıştı. Kanal sahipleri bu yüzden, belli bir metne uyulmadan hazırlanabilecek ve özgür irade ile katılacak insanlardan oluşacak Reality programlarına onay vermişti.

Fikir yıllar içerisinde evrim geçirerek İngiltere’yi vurduğunda, George Orwell’in ünlü 1984 romanından esinlenerek, ülkemizde BBG Evi olarak da bilinen Big Brother furyasının başlamasına etki etmişti.

Jurassic Park (1993) – Soyun Tükenmesini Engellemek

jurassic-park-yumurta

Michael Critchton tarafından 1990 yılında yazılan Jurassic Park, 3 yıl sonrasında Steven Spielberg tarafından beyaz perdeye aktarılmıştı. Hikayeye göre binlerce yıl önce bir dinozordan beslenen sivrisinek, kehribar içerisine sıkışarak günümüze kadar gelmeyi başarmıştı. Bilim-insanları da bu kanı, dinozorlara yeniden yeryüzünde yürüme fırsatı tanımıştı.

Günümüzde genom teknolojisi hayal edilemeyecek bir seviyeye ulaştı. 1996 yılında Dolly adındaki koyun klonlandı. Henüz o teknolojiye tam anlamıyla sahip olmasak da ilerleyen yıllarda, saklanan DNA parçalarından nesli tükenmiş hayvanları, bitkileri, böcekleri yeniden hayata döndürebileceğiz.

Back to the Future 2 (1989) – Oculus Rift

back-to-the-future-2-marty-mcfly-jr

Sanal gerçeklik gözlüklerine dair birçok ufak göndermeyi, geçtiğimiz yıllarda piyasaya çıkan filmlerde gördük. Bu fikir gerçekliğe o kadar uzak değildi. Ancak teknolojik yetersizlikler yüzünden hayata geçirilemiyordu.

Back to the Future’un 2. filmi, 2015 yılında geçiyordu. Yani şu an içerisinde bulunduğumuz yıla dair öngörülerde bulunuyordu. Henüz uçan arabalar ve uçan kaykaylarımız yok. Ancak filmde, Marty McFly, Jr. tarafından kullanılan gözlük fikri, nokta atışı yaptı.

Oculus Rift, geçtiğimiz yıllarda piyasaya sürüldü ve oyuncular tarafından çok sevildi. Buna sahip olan kişiler tam anlamıyla, sanal dünyada gerçek oyun keyfi yaşayabiliyorlar.

Iron Man (2008) – Dış İskelet Zırhı

iron-man-robert-downey-jr

Robert Downey, Jr. tarafından canlandıran Tony Stark yani Iron Man karakteri, ilk defa 1963 yılında karşımıza çıkıyor. Marvel çizgi romanları arasında önemli bir yere sahip olan Iron Man’in beyaz perdede gözükmesi, bazı gerçekleri de gözümüze soktu.

Çizgi romandaki süper kahraman fikri, bilim-insanları tarafından çok uçuk bir fikir olarak düşünülse de, günümüzde Dış İskelet Zırhı yapımına dair birçok çalışma var. Gerek tıbbi, gerek askeri amaçlarla kullanılmak üzere tasarlanan Dış İskelet Zırhları gelecek yıllarda, insan hayatına ani bir giriş yapabilir.