Anasayfa » AYBABTU » Gary Gygax’in Kaleminden: “J.R.R. Tolkien’in Dungeons and Dragons Üzerindeki Etkisi”

Gary Gygax’in Kaleminden: “J.R.R. Tolkien’in Dungeons and Dragons Üzerindeki Etkisi”

Yolu Dungeons and Dragons ile kesişen her masaüstü RYO oyuncusunun aklının bir köşesinden, “Ne kadar da Orta Dünya esintili bir oyun şu Dungeons and Dragons,” düşüncesi bir kere de olsa mutlaka geçmiştir. Peki neden Dungeons and Dragons ve Orta Dünya bir türlü tam olarak bir araya gelemedi? Neden Orta Dünya, Dungeons and Dragons dünyasının tam olarak bir parçası değil?

Dragon Magazine’in, 1985 yılında basılan 95. sayısında bu soruyu bizzat Dungeons and Dragons’ın yaratıcısı Gary Gygax cevaplamış, biz de cevabı merak eden okurlarımız için Gygax’in yazısını çevirdik. İyi okumalar!

J.R.R. Tolkien’in, Dungeons and Dragons Üzerindeki Etkisi

“Sıkça sorulan sorulardan – ya da sorma zahmetine girmeyenlerin durumunda savlardan – biri de J.R.R. Tolkien’in, DUNGEONS AND DRAGONS ve ADVANCED DUNGEONS AND DRAGONS rol yapma oyunlarının ortaya çıkışı üzerindeki etkisine dair. Bu sorgunun cevabı karmaşık zira cevap, iki parçadan oluşuyor. Profesör Tolkien’ın fantezi dünyasının popülerliği bana, kendiminkini geliştirme şevkini verdi. Fakat benim işimde, onunkileri şöyle böyle hatırlatan detaylar olsa da bütün olarak etkisinin oldukça minimal olduğuna inanıyorum.

Bir çocukken her gece, babamın hemen oracıkta yarattığı fantezi hikayelerinin tadını çıkarırdım. Annem ise bana, Jack & Jill dergisinden peri masalları okurdu. Çok geçmeden, “Book Trails” adlı bir kitaptan Grimm Kardeşler’in ve diğerlerinin (zar zor hatırladığım yazarların) notlu derlemelerini okumaya başladım. 10 yaşımda Poe’yu okuyup bitirmiş olunca kendimi, bilim kurgu, fantezi ve kurgu evrenlerinde buldum. Daha 12 yaşımda “pulp dergilerin” (o türlerin basıldığı dergilerin) sıkı bir hayranı olmuştum ve bu heyecan verici masallar ile en ufak alakası olan ne bulabilirsem özümsemek için oradan oraya koşturdum. Bu sırada antik ve orta çağ tarihini, Amerikan hududuna dair hikayeleri, her türden tarihi romanı ve Saturday Evening Post’taki “Hornblower” hikayelerini yalayıp yutuyordum. Bir yerde, Robert E. Howard’ın bir hikayesine denk geldim; süratle bağımlısı olacağım fantezi iksirinin tadına ilk bakışımdı. Şuanda dahi Fatih Conan’ı, Howard’ın tek uzun romanını, ilk defa nasıl özenle okuduğumu ilk günkü gibi hatırlayabiliyorum. Bu kılıç ve büyü edebiyatı eserini ilk defa okumayı bitirdikten sonra maceraya dair aklımda yer alan kavramlar bir daha eskisi gibi olmadı.

Bu edebi meyvelerden, bugünün en popüler rol yapma oyunlarının tohumları geldi. Kavramlar filizlendi ve benim her türden oyun oynamaya dair ilk arzularımla, kendi askeri simülasyon oyunumu yaratma ve içinde aktif olarak yer alma isteğimle gübrelenerek kendi şekillerini aldılar. İkinci isteğim için ya minyatür figürler ve modeller, ya tahtalar ve tezgahlar ya da hepsinin birleşimi gerekiyordu. Aslına bakılırsa gözlemlenebileceği gibi iki oyun sistemi de hala büyüyor, sürekli değişiyor ve ben, önümüzdeki yıllarda unutulmaları bir yana yavaşlamalarını dahi beklemiyorum!

Oyunların dikkatle incelenmesi üstlerindeki büyük Robert E. Howard, L. Sprague de Camp ve Fletcher Pratt, Fritz Leiber, Poul Anderson, A. Merritt ve H.P. Lovecraft etkisini ortaya çıkaracaktır. Kıyasla daha az etkileri olanlar ise Roger Zelazny, Edgar Rice Burroughs, Michael Moorcock, Philip Jose Farmer ve daha birçok yazardır. The Hobbit’ten gerçekten keyif almış olsam da “Yüzük Üçlemesi” bana…şey, sıkıcı gelmişti. Aksiyon sünüyordu ve İngiltere’nin çalışan halkının, Hitler’in Nazi kötülüğüne karşı verdiği mücadelesine dair alegorilerle dolup taşıyordu. Profesör’ün sadık okuyucularına maruz kalma riskini göze alarak söylemeliyim ki ciltler beni o kadar sıkmıştı ki hepsini bitirebilmem neredeyse 3 haftamı almıştı.

Tolkien’da Eksik Olan Ne?

Fantezi aksiyon maceraları ışığında bakıldığında Tolkien dinamik değil. Gandalf oldukça aciz, arada bir kılıç savuruyor ve bazen de oldukça güçsüz (D&D standartlarına göre) büyüler yapıyor. Profesör; Tom Bombadil’e, en sevdiğim karakterine, dillere destan bir patatesmiş gibi davranıyor. Eğer onun aksiyona girmesine izin verilseydi, herhangi bir kıllı ayaklı adamcığın, Yüzük’ü yok etmek için gereken sınavları ve sıkıntıları çekmesine gerek kalmazdı. Ne yazık ki Bombadil kadar güçlü başka bir karakter de oyuna giremiyor – aynı sebeplerden dolayı! Kötü kalpli Sauron kötü yazılmış, fiilen kişiliksizleştirilmiş ve en sonunda da kötülük dumanından bir bulutun içinde yok olup gidiyor…puf! Burada kullanılabilecek hiçbir şey yok. Kudretli yüzük, birçok mitte ve efsanede bulunan basit bir görünmezlik yüzüğünden (gerçi üstünde pis bir lanet olur) başka bir şey değil. Burada da etkilenecek bir şey yok…

“Ent” ise ilginç: Tolkien bu ismi, eski Anglo-Sakson dilinde “dev” anlamına gelen sözcükten almış ve onları hissedebilen ağaçlar olarak işleyişinden esinlendim. Bu tarz varlıklar her iki oyun sisteminde de yer alıyor. “Ork” (Orcus sözcüğünden gelme) ogre ve ogre benzeri yaratıklar için kullanılan bir başka terim. Kötü adamların orduları için ölmeye gönderilecek kullanışlı bir ayak takımı olmanın yanı sıra, Tolkien’ın orklarına benzer canavarlar da iki oyunda da vardır. Yine de troll adlı varlıklar, Profesör tarafından detaylıca anlatılmamıştır. Bu oyun yaratıkları mitlerden alınmıştır ve kısmen Poul Anderson’dan etkilenilmiştir.

“Hobbit” de efsanelerden alınmış bir başka halk sözcüğüdür fakat Tolkien ufak yiğitleri detaylıca kişileştirmiş ve geliştirmiştir. Onlar, ve neredeyse isimleri, onun eserlerine hastır ve iki oyundaki buçukluklar da onlardan azımsanamayacak ölçüde etkilenmiştir. Öte yandan cücelere, hem Tötonik hem de İskandinav mitlerinde sıkça rastlanır. Burada Profesör ile aynı temeller üzerinden ilerlemişiz. Elfler de aynı şekilde efsanelerin varlıklarıdır ve belki de içlerinde en etraflı işlenmiş olanlarıdır. Efsanelere göre kısa ya da uzun, iyi, kötü, umursamaz, şapşal, zeki ve daha birçok özelliğe sahiplerdir. Tolkien boylarını uzatmış, zekileştirmiş, güzelleştirmiş ve insanlara göre yaşlandırmıştır. Hatta onları, perilerin “iyi sıhhatte olsunlarına” benzetmiştir. AD&D oyun sisteminin elfleri, Profesör’ün yazılarından iki isim ödünç alır (Gri ve Orman) ve etkilenme neredeyse bu kadardır. İnsanlardan daha kısalardır ve genel olarak onlar kadar güçlü değillerdir. Aralarında çeşitli etik eğilimler olsa da çoğu, güçlü bireysellik yönelimleri olan nötr-iyi (oyun dilinde kaos) çizgisindedir.

Görünürdeki paraleller ve etkilenmeler aslında o zamanlardaki Tolkien “deliliğinden” para kazanmak için üzerinde çalışılmış bir çabanın sonucudur. Açıkçası, okuyucuları – ve çoğu zaman da D&D’nin prototip hallerini oynayan oyuncuların ısrarları ile – bir takım isimleri ve özellikleri yüzeysel bir biçimde, sadece ilgilerini çekmek için kullandım! Bu maskenin, oyunun gerçekleri tarafından düşürüleceğinden emindim. Ölümüne Tolkien hayranlarının, uyumsuzlukları fark ettiklerinde dillendirecekleri itirazların üstesinden gelmesi için DUNGEONS & DRAGONS’ın gücüne güvendim. Çoğunlukla da bu şekilde oldu. Tolkien hayranları D&D sürüsüne katıldı ve oyunlarda, Profesör’ün etkilerinin kırıntılarının bulunmasına rağmen hevesli kitlenin bir parçası oldular. Hem D&D oyunlarıyla hem de Tolkien’ın işleriyle haşır neşir olan herhangi bir kişinin doğrulayabileceği gibi ikisi arasında bir benzerlik yok ve herhangi bir Tolkien fantezisini, oyun sisteminin sınırları içerisinde kalarak canlandırmak da neredeyse imkansıza yakın.”

Yazan: Gary Gygax

Dragon Magazine #95

Terminator 6 Filminin Setinden Fotoğraflar Yayınlandı
Ant-Man ve Wasp'tan Avengers: Infinity War Fragmanı