Son Haberler
Anasayfa » Makaleler » Filmlerde Görmek İstediğimiz 15 Batman Kötüsü

Filmlerde Görmek İstediğimiz 15 Batman Kötüsü

The Ventriloquist & Scarface
The-Ventriloquist-and-ScarfaceÖncelikle belirtmeliyim ki vantriloklardan ve onların kuklalarından çok korkarım! Arnold Wesker de bir vantrilok ve Scarface isimli kuklasının yörüngesine tamamen girmiş durumda. Belki kendisi değil fakat kuklası tam bir suç makinası ve stratejileri de oldukça dikkat çekici. İlk kez Detective Comics’in 583. sayısında karşılaştığımız bu ikilinin hikayesine biraz dalacak olursak: Wesker çok güçlü bir Mafia ailesine mensup bir bireyken annesinin rakip aile tarafından öldürülmesine şahit olduktan sonra bir benlik ikileşmesi yaşıyor. Bu benlik ikileşmesiyle gelen vantrilokluk ile beraber bir anda Wesker’in sağ elinde duran kuklası onun emirler veren ve çeşitli planlar yapan bir suç lorduna dönüşerek ikinci bir kişilik oluşturuyor. İsminin Scarface olması sizce de çok tatlı değil mi?
Başta Wesker’in hikayesi birazcık sıkıcı dursa da aslında alt yapısı çok sağlam. Her ne kadar kuklasız bir hiç gibi gözükse de kuklayı yaratanın Wesker olduğunu unutmamak gerek. Batman filmlerine gerilim getirecek soluk belki de bu küçük tahta parçasında gizlidir?

The Mad Hatter
The-Mad-HatterDahilikle delilik arasındaki o ince çizgide gidip gelen karakterler benim favorim. Şu noktaya kadar anlamadıysanız bile Mad Hatter ile kesinlikle anlayacaksınız. Gerçek adı Jervis Tetch olan bu karakterimizle ilk kez Batman’in 49. sayısında karşılaşıyoruz. Kendisi biilgi/birikim ve zihin kontrol teknolojilerinde bir dahi. Jervis Tetch oldukça yalnız bir adam ve sürekli olarak reddediliyor olmak onu tamamen delirtmiş durumda. Obsesif kompulsif bozukluğu olan bu adam zihin kontrol teknolojileri kullanarak insanları yönetiyor ve çeşitli suçlar işlemesine sebep oluyor.

Aslında her dahi-deli karakterin içinde biraz Joker’i görür gibi oluyorum. Bu sinemada yaşadığımız dayatma sonucu da olabilir fakat aynı zamanda bu beni Mad Hatter’a da bir şans verilebileceği düşüncesine itiyor. Bu adamın biraz olsun vicdanı var sanıyorsanız çok yanılıyorsunuz çünkü. İsterse size rahatlıkla tüm ailenizi öldürtebilir ve bunu köşesinde çayını içerken mutlu mutlu izleyebilir. Oldukça sadist bir karakter olduğu için kendisine uygun Batman kötüleriyle bir takım içerisine sokulursa en iyi korku filmlerine taş çıkartan bir yapı bile yaratabilir kim bilir?

Clayface

Clay-FaceGerçek ası Basil Karlo olan Clayface’i o kadar teknolojik gelişmeden sonra kesinlikle sinemada görmek istiyorum. Hatta en çok görmek istediğim ilk 3 karakter listesinde kendisi yer alıyor diyebilirim. Detective Comics’i 40. sayısında karşımıza çıkan bu karakterin tüm bedeni çamurdan kaplı ve bu ona şekil değişimi sağlayıp istediği insanın görüntüsüne bürünme özelliği kazandırıyor. Yani şu an elimizi salladığımız ortalama bir Amerikan dizisinde bile bu tarz şekil değiştiriciler varken Clayface’i Batman filmlerinde görememek çok üzücü. Yani bir şekil değiştiren ortalığı tam bir kabusa dönüştürebilir kolaylıkla. Düzgün bir şekilde sinemaya yansıtılabilirse, görsel bir şölen olacağı da kesin.

Harley Quinn

Harley-QuinnDr. Harleen Frances Quinzel tam bir kaçık ve bir o kadar da güzel bir doktor aslında. Öyle çok fantastik güçleri yok fakat yetenekli bir jimlastikçi, ortalama bir insandan belki birazcık daha fazla güce sahil, yakın dövüşte de yetenekli ve çok fazla hayranı var! Arkham Asylum’da yetenekli bir stajyer olan Dr. Quinzel Joker’in psikiyatristi olarak atanınca her şey değişiyor tabii ki. Joker bir anda bu kızcağınız aklını hikayeleri ile doldurup kendisine yaklaştırırken Harleen bir anda bu kaçık ve tehlikeli adama inanılmaz bağlı bir aşığa dönüşüyor. Öyle ki Joker için insanları öldürmeyi bile göze alan Harleen onun kendisine karşı şiddet içeren davranışlarını ise görmezden geliyor ki bu noktada açıkçası benim biraz midem bulanıyor.

Peki bu kadar eğlenceli, hayranı fazla ve Joker’e de neredeyse yapışık yaşamaya çalışan bir karakter neden hiç sinemada gözükmedi? İşte bunu tam olarak anlayamıyorum. Belki Joker fazla renkli ve ihtişamlı geliyor ve yanında ayrıca bir kadın istemiyorlardı fakat Harley Quinn’e haksızlık ettikleri kesin. Pek çok karakter gibi aşırı tehlikeli değil ama Joker’in ekürisi olarak yine de yer alabilirdi. Bundan sonra herhangi bir Joker filminde içime fenalıklar gelme olasılığı çok yüksek fakat yine de artık Harley Quinnsiz bir Joker görmesek daha iyi gibi.

Killer Croc

Killer-CrocPekala bu ne kadar gerçekçi durur bilmiyorum ama Killer Croc kesinlikle bir yerlerde gözükmeli. Gerçek adı Waylon Jones olan bu yaratığın bir zamanlar insan olduğuna inanmak görünüşünden pek de mümkün olmuyor. Kalın pullu derisi, keskin pençeleri ve dişleri, çabucak iyileşme özelliği, insan üstü gücü, hızı, refleksleri dayanıklılığı ve pek çok özelliğiyle kendisi tam bir ölüm makinası. Çok nadir görülen bir hastalıkla doğan Waylon Jones’ın bir anda böyle bir yaratığa dönüşmesini elbette ailesi de beklemiyordu eminim. İlk cinayetini 8 yaşındayken işleyen bu yaratık işe alkolik teyzesinden başlayarak bir numaralı psikopat olmayı o zamandan başarmış durumdaydı. Zaman geçtikçe mutasyonu daha da ilerledi ve büyüdükçe güçlendi. Giderek kana susamış bir katile dönüştü diyebiliriz. Belki diğer dahilerin yanında oldukça aptal bir karakter fakat kertenkelemsi mutant bir yaratığı sinemada görmemeyi istemek için hiçbir sebebim yok.

Hush

Hushİsmiyle yeterince keskin bir karakter olduğunu düşündüğüm Hush’ın gerçek ismi Dr. Thomas “Tommy” Elliot. Nasıl oluyor bilmiyorum fakat Gotham cidden seuper zeki insanlara kesinlikle yaramıyor. Yetenekli bir atlet aynı zamanda bir keskin nişancı olan Hush çok iyi bir stratejist ve taktiksel bir deha! Çok iyi bir cerrah olduğunu da eklemeden geçemeyeceğim. Hush’ı filmde görmek istememin asıl sebeplerinden biri de aslında Bruce Wayne’in çocukluk arkadaşı olması. Dostluk kuran bu iki çocuğun hayatlarının çok farklı gelişmesi inanılmaz bir hikaye oluşturuyor. Bruce Wayne’in çok düzgün fakat erken kaybedilmiş ailesine karşın Hush’ın elinde davranışsal olarak kötü eğilimleri olan alkolik bir baba ve zengin koca avcısı bir anne var. Bu şartlar altında kendini yetiştiren Hush’ın çocukluk arkadaşına ola kini ise araba kazası geçiren ailesinden annesinin Dr. Thomas Wayne tarafından kurtarılıp babasının ise ölmesiyle başlıyor. Psikolojik destek aldığı yerden stajyer Jonathan Crane’i (ki kendisi sonranın Scarecrow’u) ikna ederek kurtulan Hush kinini bilemeye devam ediyor. Hush’ı değerli kılan Bruce Wayneile olan hikayesinin yanında bir de Batman’in kim olduğunu biliyor olması. Tek başına bir filmi kaldırabilecek bir kötü karakter olduğunu düşünüyorum Hush’ın. Hem Bruce’un geçmişini öğrenmek açısından da oldukça faydalı olabilir.

Black Mask

Black-MaskYazıyı Roman Sionis ile kapatalım. Bir suç dehası olan bu adam usta bir işkenceci ve keskin nişancı. Aynı zamanda kılık değiştirmekte de uzman olduğu için öyle kolay kolay hapsedilecek bir suçlu da değil. Black Mask’ın ailesi Wayne’lerden hiç hoşlanmamalarına rağmen birlikte çalışmak zorunda olan insanlardı. Bu da Sionis’in Bruce’a karşı bir nefret oluşturmasını sağladı. Ailesi ise bir süre sonra oğullarından çok kendi sosyal statülerini düşünür hale gelince Black Mask ailesi de malikanenin içindeyken evi yakıp kül etti. Büyürken bir yandan da bir suç dehasına dönüşen Black Mask, Gotham’a terör estiren tüm mafyaları da avucunun içine almıştı. Aynı zamanda kurnaz bir iş adamı olduğundan finansal açıdan da Bruce Wayne’e saldırabiliyordu. Yani Black Mask aslında Batman ve Bruce Wayne’in aynı insan olduğunu bilmeden ikisine de büyük zararlar veriyordu. Gotham’ın mafya tarafını çok fazla göremediğimizden Black Mask bize görülmemiş bir Gotham City gösterebilir diye düşünüyorum. Diğer düşmanlarından farklı olarak her ne kadar garipliği üst düzey de olsa oldukça iyi bir aksiyonu bize sunması zor olmayacaktır.