Son Haberler
Anasayfa » Makaleler » Dünden Bugüne Bilimkurgu

Dünden Bugüne Bilimkurgu

bilimkurgu-science-fiction-banner

Sinemada yeni bir türün doğuşu yeni bir teknik ve estetik dili kullanmaya başlandığının belirtisidir. Bu yönden bakıldığında Western doğal kırsal manzaraların ve hareketlerin türü; tarihsel sinema kostümlerin ve mimari dekorların türü; melodram bakışların, romantik davranış ve hareketlerin türüdür.

Bilimkurgu başlangıçtan itibaren insanın ağzını hayretten açık bırakacak film hilelerinin türüdür. İmkansız olanı canlandırıp gösteren ve doğa yasalarını bol bol hayal gücüyle yoğurarak kullanan bir türdür.

Popüler edebiyatın birçok biçiminin doğuşunda payı bulunan Edgar Allan Poe, bilimkurgunun da babası kabul edilir. Poe’nun yapıtları ilerleyen zamanlarda bilimkurgu türünün vazgeçilmez öğesine dönüşecek kapalı, mikro dünyaların üretilmesini mümkün kılmıştır. Poe, teknolojik ilerlemenin çelişkilerini nazara verir, Jules Verne keskin bir gözlemle ironik portrelerle desteklediği teknolojik ilerlemeyi serüvenli bir oyuna çevirir, H.G. Wells ise teknolojik gözlemlemeyi bir kenara bırakır, teknolojinin kendisini değil teknolojiyi üreten toplumun sorunlarını, insanın doğal ve sosyal çevresi ile hesaplaşmasını ele alır.

bilimkurgu-distopia

Bilimkurgu tematik zenginliğini öteki edebiyat ve eğlence türlerinin öğelerini özümseyip kullanabilme gerçeğine borçludur. Bilimkurgu akla gelebilecek her türlü modeli alıp kullanabilir ama gene de keskin bir şekilde inatla kendine özgü yapısını muhafaza eder.

Bilimkurgu türünün gelişiminin teknolojinin ve doğa bilimlerinin ilerlemesiyle bağlantılı olduğu bilinir, yani olanaklar hayal gücünü körükler. Ama öte yandan dünyanın yeni büyük güçler arasında paylaşılmasıyla ortaya çıkan uluslar arası anlaşmazlıkların belirlediği siyasal gelişmeler de bilimkurgu türünü etkilemekten geri kalmaz.

en-iyi-100-bilimkurgu-3

Bilimkurgu türünün ellili yılların başında Amerika ve İngiltere’de gösterdiği büyük patlamayı, İkinci dünya savaşının etkileriyle açıklamak mümkündür. Dünya tıpkı Wells’in on yıl önce düşündüğü gibi iki büyük bloğa bölündü, en ürkütücü en somut ürününü nükleer bombanın oluşturduğu bir teknoloji bu savaşın akışı içinde gelişti. İkinci dünya savaşıyla birlikte karmaşık olan sosyal doku en başta güvensizlik üretmiştir ki öncelikle kadına karşı bir güvensizliktir bu. Pek tehditkar olmasa dahi biraz esrarengiz, ruhsal dünyası pek şeffaf olmayan bir kimlikte çıkar kadın karşımıza. Sinemanın bıkıp usanmadan el attığı kadın erkek arasındaki güvensizlik teması, gerek gerilim gerekse bilimkurgu türünde aileyi kaçınılmaz bir tuzak olarak algılatır.

Ellili yılların sonunda felaketlerin hazırlayıcısı artık sadece insan değil, uzay kökenli yaratıklardır. İlk bilimkurgu filmlerinde günah keçisi olarak resmedilen bilim adamları kahramana dönüşür, çünkü onlar olmadan yaratıkların yok edilmesi imkansızdır. Böylece işin içine dolaylı yoldan olumlu bilim adamı figürü dahil olur, bilim ile teknoloji aklanıp paklanmaya başlar. Atom teknolojisini benimsetmek için özel olarak hazırlanmışçasına uzaylıların elinden ancak atom gücüyle kurtulmak mümkün olur. Öykü anlatmaktan ziyade bir düşünce anlayış alışkanlığı yerleştirmeye çalışır gibidir filmler. Bilimkurgu türünün yazılı olmayan yasasıdır bu, felakete yol açan etmenler felaketi önleyici çareler olarak devreye sokulur.

bilimkurgu-utopia-science-fiction

Bilimkurguyla altmışlı yıllarda ilk kez tartışılmaya başlanan erkeğin yeni sorunları teması, kuşaklar arası çatışma boyutlarına kadar genişletilir. Ellili yılların sonuna doğru canavarlar artık uzaydan gelmezler, bu canavarlar insanın kendi karısı, kocası, çocukları, anne babasıdır. Kişinin kendisi kendini canavarlaşmış hissedebilir. Altmışlı yıllarda çocuklar kimliklerini aile dışında aramaya başlar, kadınlar özgürleşme mücadelesi yolunda adım atarlar. Bu adım toplumun sınırlarını zorlamaya başlar.

Bilimkurgunun derdi, tutarlı bir gelecek tahmini yapabilmek değil; içinde yaşanan dönemin sorunlarının kendince üstesinden gelebilmektir. Bilimkurgu geleceği tahmin etmekle değil onu anlamakla yükümlüdür. Ki anlamaya çalışırken tahmin etme görevini de yerine getirir. 1980’li yıllarda film hilesi olarak hayranlıkla seyrettiğimiz, bir Türk tarafından satın alınan Kara Şimşek; yapay zekada yaşanan gelişmelerden sonra film hilesi olarak değil konuşan araba olarak karşımızda.

bilimkurgu

Bilimkurgu tepesi üstüne çevrilmiş bir masaldır. Masalda olduğu gibi bilimkurguda da iktidar, güç, hakimiyet, çaresizlik, güçsüzlük söz konusu olduğu için cazibesini yitirmedi, yitirecek gibi de görünmüyor. Masalda geçmişin oynadığı rolün yerini, bilimkurguda ileriye dönük tasarım alır. Masal ve bilimkurgu birbirini beslemeye devam ediyor; bilimkurgu türüne ait en iyi örneklerin verildiği bir zaman diliminde yetişkinler için masal anlatma seansları, masal atölyeleri düzenleniyor.

* Bu yazı Ütopik Sinema isimli kitaptan yararlanılarak yazılmıştır.

Yazan: Sema Karabıyık

Köşe Koltuğu #11 - Mutlaka Okunması Gereken Fantastik Kitaplar
Yüksek Performanslı Monster Oyun Laptopları