Son Haberler
Anasayfa » Makaleler » Doctor, Clara ve Aptal Yerine Konulmak!

Doctor, Clara ve Aptal Yerine Konulmak!

steven-moffat

Doctor Who’nun 8. sezonu geçtiğimiz gün 12. bölümü ile sona erdi. Peter Capaldi’nin ilk kez Doctor rolünü üstlendiği sezonun genel havasının oldukça başarılı işlendiğini söylemek gerek. Aralık ayı sonunda ise yılbaşı özel bölümü ile Capaldi’yi bir kez daha Doctor rolünde göreceğiz. Ama 8. sezon boyunca kafamıza oturmayan şeyler vardı.

Hatırlarsınız Russell T. Davies’in çektiği 4 sezonun ardından, tüm set, ekipmanlar, kamera, ışık, TARDIS, Doctor, sonik tornavida Steven Moffat’a devredilmişti. Serinin yönetmen koltuğuna oturan Moffat, önceki sezonlarda başarılı bölümlere imza atmıştı. Empty Child, The Girl in the Fireplace ve efsanevi Blink bölümlerini hangi Whovian unutabilir ki?

Bu yazıda, Doctor Who’nun 8. sezonunun genel havasına ve neden sezon finalinden nefret ettiğimi paylaşacağım. Eminim bir çok sıkı Whovian da benimle aynı görüşte olacaktır. O yüzden güncel bölümleri ve sezon finalini izlemediyseniz, River ablanın da dediği gibi Spoiler’a maruz kalabilirsiniz.

river-song-spoilers

8. sezon boyunca Peter Capaldi’nin nasıl bir oyunculuk sergileyeceğini herkes merak ediyordu. Kendi açımdan söylemem gerekirse, şu güne kadar en kısa sürede ısındığım ve hayran kaldığım ilk Doctor oldu. Doctor rolünün hakkını kısa sürede verdi ve hemen beğeni topladı. Çevremdeki birçok Doctor Who takipçisi arkadaşım da benimle bu konuda hemfikir oldular. Neden mi?

Çünkü sevgili Doctor artık 2.000 yaşında. Artık ihtiyar ve huysuz biri haline gelmiş. TARDIS’inin içine kaçan topunuzu kesebilecek 10 emekli amca gücünde bir Peter Capaldi var. Bu karakteri Matt Smith ya da David Tennant gibi genç surete sahip biri canlandıramazdı diye düşünüyorum. Tamam! O oyuncuların da haklarını yiyemeyiz. İkisi de Doctor’a çok fazla şey kattılar. Eğer Moffat işleri batırmazsa, Capaldi’nin oldukça uzun bir yolu var.doctor-who-peter-capaldi

Şimdi gelelim 8. sezonun genel atmosferine. Daha önce ilk sezonda sıkça gördüğümüz Bad Wolf benzeri bir temayı, yeniden diriltmiş olmaları oldukça hoşuma gitti. Her bölümde izleyicinin arkasında “yağ satarım bal satarım, ustam ölmüş ben satarım” edasında dans edildi. Her izleyici de arkasına dönüp peçete olup, olmadığını görmeye çalıştı.

Tüm sezon boyunca Promised Lands adı altında bir konu işlendi. Sürekli olarak karşımıza, adının sonradan Missy olduğunu öğrendiğimiz hafif çatlak, şemsiyeli bir Victorya dönemi hanımefendisi çıktı. Ama kim olduğunu bir türlü öğrenemedik. Ta ki, sezon finalinden öncesine kadar.

Açıkçası Missy’nin, Master rejanarasyonlarından biri olması beni fazlasıyla şaşırttı. Bazı sivri fikirliler “Ben tahmin etmiştim yaa!” demesin. Etmediğinizi biliyorum. Güzel gizlenmişti. Çünkü Master’ın kadına dönüşeceğini kimse aklından geçirmedi.

Missy’nin Doctor’un ilk eşi olma ihtimali üzerinde duruyordum. Hayatta kalmıştı ve terk edildiği için intikam almak istiyordu. Benim aklıma gelen ilk düşünceler bunlardı.

Daha öncesinde BBC ile yapılan bir röportajda, Doctor’un kadın rejenarasyonu geçirip, geçirmeyeceği sorulmuştu. Cevap ise olumsuzdu. Çünkü Doctor, erkekti ve sadece erkeğe dönüşebilirdi (Sevgili cinsiyet eşitliğinden yana arkadaşlarım, lütfen vurmayın).

İlginizi Çekebilir  Logan Filmi Hakkında Az Bilinen Gerçekler
Michelle Gomez, sezona renk katan bir oyuncu oldu.
Michelle Gomez, sezona renk katan bir oyuncu oldu.

Missy’nin Master olduğu gerçeğini öğrendikten sonra sezon finalinde cidden olağanüstü bir çarpışma bekliyordum. Çünkü David Tennant döneminde, The End of Time bölümlerinde muhteşem oyunculuklarla süslenmiş bir hikaye izlemiştik. Doctor ve Master arasındaki gerilim tavan yapmıştı. Ama 8. sezon finalinde resmen aptal yerine konulduk.

Michelle Gomez’e buradan saygılarımı ve teşekkürlerimi sunmayı bir borç bilirim. Çünkü gerçekten de ne kadar kaliteli bir oyuncu olduğunu bizlere sergiledi. Master ayarında oynayabilmek herkesin harcı değildir. O yüzden Doctor ve Master arasında daha fazla diyolog yaşanmasını isterdim ama ne yazık ki, Clara ve Danny aşkının ortasında bulduk kendimizi.

Neden Moffat? NEDEN! Clara gibi kaliteli bir yoldaşı alıp, iğrenç biri haline getirdin. Imposible Girl sıfatının hakkını veren Clara ile çok güzel hikayelere yelken açmıştık. Ama Danny gibi karaktersiz bir karakteri 8. sezona sokmakla beraber büyük bir hata yaptın. Clara, Danny ve Doctor üçlüsünün bir arada olduğu her sahnede şunu gördük: Danny = İyi adam, Doctor = Kötü adam, Clara = Bella Swan.

Clara’nın diziye katıldığı dönemde Matt Smith vardı. Koca alınlı ve dev çeneli bu arkadaş her ne kadar garip bir görüntüye sahip olsa da, Doctor’a karizma ekliyordu. Özellikle papyonla (Bowties are cool!). Ve bu ikisi arasında hiç bir zaman romantik bir hikaye işlenmedi. Çünkü River vardı.

Doctor kötü biri Clara, çünkü ben çocuk öldürdüm. Biliyorum!
Doctor kötü biri Clara, çünkü ben çocuk öldürdüm. Biliyorum!

Yeni Doctor ile birlikte nedense iki karakterin arasında asla anlatılmamış bir çekim olduğu aktarıldı. Clara’nın Danny ile olan birlikteliği üzerine sayfalarca nefret mektubu yazabilirim. Sezon finalindeki mezarlık sahnesinin gereksizliği konusunda kimler benimle hemfikir? Gereksiz uzatılmış bir romantizm vardı ve Doctor Who atmosferini yansıtmıyordu.

Cybermenleri kontrol eden bilekliğin, Danny’e verilmesi de tam bir Deus ex Machina idi. Ne yapacağız, ne olacak diye beklerken “Ben askerim ve askerler sözünü tutar” gibi ucuz bir yorumla hikayeyi mutlu sona bağladılar.

Ayrıca Danny’nin neden askerliği bıraktığını da geçtiğimiz bölümde görmüştük. Saha görevi sırasındayken bir çocuğun ölümüne sebebiyet veriyordu. Nethersphere içerisine girdiğinde ise bu çocukla karşılaşıyor ve af dilemek için bir yol arıyordu.

Hem kendisini affettirmek hem de izleyiciyi mutlu etmek için Cybermen bileziği ile çocuğu gerçek dünyaya geri göndermeyi başardı. Hadi ama Moffat! Bu bölüme kadar her yerinden bencillik akan bir karakter bunu nasıl yapabilir?

Nedense Danny’i sürekli olarak Doctor’u kötülerken gördük, Clara ise şüpheye düşüyordu. Hatta Doctor’a ihanet bile etti. Hele o volkan içerisindeki anahtar sahnesi neydi? Doctor’un ne zamandan beri TARDIS’i açmak için anahtara ihtiyacı var? Artık tek bir parmak şıklatmasıyla TARDIS’in kapılarını sonuna kadar açabiliyor. Benim kaçırdığım bir bölüm ya da unuttuğum bir gelişme mi var? Moffat, bizi aptal yerine koyuyor. Uyanın ey Whovianlar!

İlginizi Çekebilir  Adam Scott, Jordan Peele'in Twilight Zone Dizisine Katıldı
Bu haykırışı duyun!
Bu haykırışı duyun!

Burada karşılaştırma yapmak istemem ama Rory ve Amy müthiş bir ikiliydi. Amy’nin hareketliliği Doctor’u canlı tutuyordu. Rory ise yavaş düşünüyordu ama ona bir görev verildiğinde bacakları titremeden bunu kabul ediyordu. Ayrıca aşkına sadıktı ve Doctor’a güvendiği zaman gerisinin geleceğini de kalbinin bir köşesinde biliyordu. Her ne kadar Amy, Rory’i hak etmese de, Doctor’un en iyi yoldaşlarından biri oldu. Şimdi ise gereksiz bir romantizm yaşatarak, Danny’nin Cybermen olmasına üzülmemesi bekliyorlar. Hayır, Moffat! Git otur yerine.

Bence önümüzdeki sezonlardan itibaren Moffat’ın diziden ayrılması gerekiyor. Büyük bir yazar olduğu su götürmez gerçekler arasında. Ama Doctor için anlatmak istediği hikayelerde kendi köşeleri içerisinde sıkışmaya başladı. Sürekli aynı şeyin bize sunulması, sıkıntılı bir durum. Ayrıca önceki sezonlarda yaşanan olayların, bu sezon içerisinde “Aslında o öyle değildi, bakın böyle olmuştu. Sürpriz!” efekti ile önümüze sunulması, seyirciyi aptal yerine koymaktır.

mummy-on-the-orient-express-doctor-whoSezon başlangıcı oldukça yavaştı. Sonra bir anda Kill the Moon, Mummy on the Orient Express, Flatline gibi bölümlerle heyecan üst seviyelere çıkarıldı. Özellikle Mummy on the Orient Express bölümü, Christopher Ecclestone dönemindeki bölümleri oldukça andırıyordu. Bu yüzden özellikle bu bölüm ve Kill the Moon bölümlerini oldukça beğendiğimi söylemeliyim. Ancak Dark Water ve Death in Heaven ile bilimkurgu çizgisinden fantazyaya geçiş yapılması hoş değildi.

Öyle ya da böyle Doctor Who’nun 8. sezonu su gibi akıp geçti, gitti. Yılbaşı bölümünün ardından uzun bir süre ara verilecek. Clara dramasının bu sezonda gereksiz yere artırılması belki de, karakterin diziden ayrılmasını izleyiciler için kolaylaştırmıştır.

Son olarak dizinin sezon finalinin ne kadar hızlı ve saçma bir şekilde bağlandığını söylemek isterim. Missy, Master’ın rejenarasyonlarından biri değil mi? Zaman lordu ırkına mensup. Peki neden, The End of Time’da öldüğü gösterilmişken, dirildi? Bize nasıl geri döndüğüne dair hiç bir açıklama yapılmadı.

Ayrıca öldükten sonra rejenarasyon geçirmesi gerekmiyor muydu? En azından ateş edildiğinde havaya karışmasaydı. Yoksa son anda ışınlandı ve gelecek sezonlarda yeniden karşımıza mı çıkacak. Moffat, sen çok zekisin!

Açıkçası sezon güzel başlamışken ve hikaye sürükleyici olmaya başlamışken, Doctor Who’nun bu kadar ucuz bir sona sahip olması beni kızdırmaktan çok üzdü. Çünkü, Peter Capaldi’yi böyle hatırlamak istemiyorum. Ve ne yazık ki, bir çok izleyicinin aklında da böyle kalacak.