Son Haberler
Anasayfa » AYBABTU » Deadpool 2 Filminin Karakterlerini Tanıyalım

Deadpool 2 Filminin Karakterlerini Tanıyalım

Filmin vizyona girmesine sayılı günler kala, filmde karşılaşacağımız mutant karakterleri sizler için derleyip tanıtmak istedik. 18 Mayıs 2018 tarihinde (bu Cuma) vizyona girecek filmimiz özellikle erken seçim arifesinde iyice gerilen sinirleri ve karışan kafaları rahatlatmak için biz izleyicilere bulunmaz bir fırsat sunacağa benziyor. Sonuçta Deadpool’dan bahsediyoruz, değil mi?

Filmimizin konusunu aşağı yukarı biliyoruz, oldukça güçlü bir yeteneğe sahip ergen bir mutant olan Rusty Collins, gelecekte büyük sorunlara sebep olmuş olacak ki zaman yolcusu mutant avcımız Cable geçmişe -yani günümüze- gelerek Rusty’yi henüz zararsız bir çocukken öldürmeye çalışıyor. Deadpool da Cable’a tek başına karşı koyamadığı için mutantlardan oluşan bir saldırı timi, yani X-Force‘u kurmaya karar veriyor. Karakterlere geçmeden önce X-Force ekibini kısaca özetlemek gerekirse;

İlk olarak 1991 yılında New Mutants serisinde yeni bir oluşum olarak ortaya çıkan ekibimiz çok sevilince X-Force adı altında kendi serisine kavuşmuştu. Ekip, orjinalinde Cable liderliğinde kurulan ve X-Men ve New Mutants’ın birkaç üyesinden oluşan oldukça agresif bir ekipti. Özellikle X-Men’in “mutantlarla insanların barış içinde yaşaması” misyonunu sert bir şekilde ele alan ve gerektiğinde hiç çekinmeden fazla güç kullanan bir ekipti. Zaten filmde de şiddetten başka bir şey görmeyeceğiz.

Öyleyse ekip üyelerini bir tanıyalım;

DOMINO

Zazie Beetz’in canlandıracağı Domino karakterinin bendeki yeri çok ayrıdır. Kuşkusuz yüzlerce farklı güce sahip mutant içinde en orijinal güçlerden birine sahiptir. Gerçek adıyla Neena Thurman, hükümetin yürüttüğü ve mükemmel askeri yaratmak için doğumdan hemen sonra alınıp yetiştirilen bir grup çocuktan biriydi aslında. Oldukça gizli yürütülen bu projede Neena, mutant gücü yüzünden “başarısız bir deney” olarak görülmüş ve hep arka planda kalmıştır. Biyolojik annesi tarafından projeden kaçırılmış ve ardından hayatına paralı asker olarak devam etmiştir. Kısa süre sonra Cable’ın Six Pack isimli paralı asker birliğine katılmış ve ardından X-Force‘a transfer olmuştur. Peki güçleri neler?

Domino’nun asıl gücü “olasılık manipülasyonu”dur. Hem filmde hem de çizgi romanda güçlerini “sadece şanslıyım” olarak nitelendirse de aslında görünenden çok daha fazlası mevcuttur. Domino, tamamen bilinç dışı gerçekleşen ve görüş açısı içindeki olasılıkları etkileyip “umulmadık” olaylar gerçekleştiren rastgele kinetik bir fenomen yaymaktadır. Bu fenomen tamamıyla psişiktir, yani beyninden yayılmaktadır. Bu sayede Domino savaş sırasında oldukça “şanslı” olurken, düşmanları da “şanssız” konuma düşmektedir.

Kafanız mı karıştı? Örnek verelim. Bir düşmanın namlusunun ucunda savunmasızca beklerken düşmanın silahının aniden tutukluk yapması, aşırı yüklenen bir reaktörü durduracak onlarca koldan sadece bir tanesini  “şans eseri” silahıyla rastgele ateş edip vurması ve reaktörü kapatması, gökyüzünden yağan moloz yığınlardan sağa sola atlayarak kaçması ve hepsini “kıl payı” atlatması, kendisine makineli tüfekle ateş açıldığında tüm mermileri yine çevikliği sayesinde atlatabilmesi gibi muazzam etkilere sahiptir. Tabii bir insan ne kadar iyi fiziksel özelliklere sahip olursa olsun asla bir mermiden daha hızlı hareket edemeyebilir diyebilirsiniz, doğru. Domino’nun güçleri aktifleştiğinde, beyninden omurgasına özel bir biyoelektrik akımı gitmektedir ve bu biyoelektrik Domino’nun sinir ve kas sistemini uyararak tüm hareketlerini içgüdüsel olarak yönetir. Bu sayede Domino’nun refleksleri ve atikliği süperinsan seviyesine çıkar ve söz konusu mermileri atlatabilecek kadar hızlı hale gelir. Bu gücü tamamen bilinçaltı seviyede gerçekleşmektedir, yani Domino gücünü kasıtlı olarak tetikleyemez. Yalnızca yoğun stres altında -çoğunlukla savaş sırasında- açığa çıkar. Gücünün harekete geçebilmesi için de mutlaka hareket etmesi gerekir. Yani olduğu yerde dururken birisi kendisine makineli tüfekle ateş ederse kevgire döner, kurtulamaz. Ama mermilerden kaçmak üzere hareket etmeye kalktığı an güçleri harekete geçer ve Domino’ya insanüstü bir atiklik sağlayarak mermileri atlatmasını sağlar.

Bunların dışında, katıldığı askeri program sebebiyle usta seviyesinde bir nişancı, suikastçı ve yakın dövüş ustasıdır. Domino’nun tek zaafı tavuklara olan fobisidir. Kökeni tam olarak bilinmese de tavuk görünce ödü patlamaktadır. Deadpool tarafından bu konu yüzünden sıkça alaya alınsa da sonradan öğrendik ki Deadpool’un da tavuklara fobisi varmış!

ZEITGEIST

Filmde Bill Skarsgard tarafından canlandırılacak Zeitgeist karakteri, hükümet destekli kurulan ilk X-Force ekibinin lideriydi aslında. Mutant gücü oldukça ilginç, kendisi basitçe “kusma” gücüne sahip. İlk olarak sahilde bir kızla içip öpüştüğü sırada midesi bulandığı için kızın suratına kusmasıyla ortaya çıkıyor. Basit bir kusmadan mı söz ediyoruz? Elbette hayır! Zeitgeist’in kusmuğu, on santimlik bir çeliği 30 saniyeden kısa bir süre içinde tamamıyla eritecek güçte bir asit barındırmaktadır. Bu asidi güçlü bir tazyikle püskürtebilmektedir. Merak etmeyin, kız arkadaşı neyseki ölmedi ama yine de Zeitgeist’te derin bir travma bıraktı. Tek dezavantajı kendi asidine karşı bağışık olmamasıdır. Bu yüzden aside oldukça dayanıklı ve çoğunluğu plastikten yapılma bir kostüm ve ağızlık takmaktadır. Filmden paylaşılan sahnelerde de bu ağızlığı rahatlıkla görebilirsiniz.

SHATTERSTAR

Shatterstar, meşhur X-Men üyeleri Longshot ve Dazzler’ın oğludur. Longshot genetik mühendisliğiyle yaratılmış bir insandır, bu yüzden süperinsan fiziksel özellklerine sahiptir ve bunun dışında Domino’nunkine benzer ama tamamıyla mistik -büyü- kaynaklı bir olasılık etkileme gücüne sahiptir. Dazzler ise ses enerjisini yoğun ışık enerjisine çevirme gücüne sahiptir; en güçlü metali bile eritebilecek lazer ışınlarından tutun koca bir blok nüfusun geçici kör olmasına sebep olabilecek ışık patlamaları yaratmaya kadar pek çok etkiye sahiptir. Peki oğulları Shatterstar aynı güçlere mi sahip?

Lewis Tan tarafından canlandırılacak olan Shatterstar, babasının tüm fiziksel güçlerine sahiptir, süperinsan ortak parentezinde, kuvvet (en az beş ton kaldırabilmektedir), beş duyu, hız, refleks, atiklik, koordinasyon, denge, dayanıklılık güçlerine sahiptir. Bunun dışında oldukça hızlı iyileşebilmekte, kuşlar gibi kemiklerinin içinin boş olmasından dolayı ekstra çevik ve iki kılıcını birleştirip kendisinin “irade gücü” adını verdiği ve oldukça yıkıcı şok dalgaları yaratabilmektedir. Muhtemelen bu son gücü annesinden almıştır. Ancak bu gücünü nadiren kullanmaktadır çünkü enerjisinin büyük kısmını tüketmektedir. Kılıçlarını ne kadar iyi kullandığını anlatmamıza gerek yok herhalde? Ayrıca IQ’su bir dahi seviyesindedir ve tam bir taktik uzmanıdır.

BEDLAM

Terry Crews tarafından canlandırılacak Bedlam karakteri, mutant kardeşinin babasının ölümüne sebep olması yüzünden hayatı yetimhanelerde geçmiş oldukça sert mizaçlı bir karakterdir. Kardeşini avlarken Domino’yla tanışmış ve X-Force ekibine katılmıştır. Güçlerine gelirsek, vücudundan dışarıya bir biyoelektrik alanı yaymaktadır. Bedlam, her insanın aslında az miktarda yaydığı bu biyoelektrik alanını çok ince bir şekilde kullanabilmektedir. Bu alan, tabii isterse, dokunduğu ya da menzili içinde kalan her türlü mekanik ve elektrikli sistemi bozmaktadır. Zamanla güçleri üzerinde tam hakimiyet sağlamasıyla, canlı varlıkların beyinlerinden çıkan elektro-kimyasal tepkileri de kontrol edebilmeye başlamış ve bu sayede düşmanlarına acı, uyuşukluk, uyku hisleri yaşatabilmeye başlamıştır. Ayrıca, diğer insanların yaydığı biyo EMP alanlarını takip ederek, dünya üzerindeki istediği kişinin yerini tespit edebilmektedir. Yani kendisi tam bir avcıdır.

NEGASONIC TEENAGE WARHEAD

İlk filmde Brianna Hildebrand’ın canlandırdığı “çırak” bir X-Men olarak çıkan Negasonik Ergen Savaşbaşlığı aslında çizgi romandaki muadilinden tamamıyla farklı bir karakterdir. Çizgi romanda tamamıyla telepatik ve telekinetik güçlere sahip psişik bir mutantken, ilk Deadpool filminde gördüğümüz üzere, vücudunda şarj ettiği kinetik enerjiyi yoğun bir güçle patlatabilen bir mutant olarak karşımıza çıkıyor. Bu patlamayı kendisini gökyüzüne fırlatıp yere meteor gibi çakılmak için de kullandığına şahit olduk zaten. Yeni filmimizde kendisini tam zamanlı bir X-Men üyesi olarak göreceğiz.

PETER ???

Kendisini ilk kez, yeni filmin fragmanında, X-Force ekibi için adam seçmeleri yapan Deadpool’un karşısına çıktığında görmüştük. Harika güçlere sahip Shatterstar ve Domino gibi mutantları bile zar zor beğenen Deadpool, Peter isimli bu şahıs karşısına çıkıp “hiçbir gücüm yok” dediğinde “işe alındın” diye tepki vermişti. Tabii sırf ekibe yük olup sorun çıkarsın diye senaryoya alınmış bir karakter değil bu Peter. Bana göre -tamamıyla teori olsa da-  Rob Delaney tarafından canlandırılacak olan Peter karakteri, aslında çizgi romanda X-Force ve X-Men’in İngiltere ayağı olan Excalibur ekiplerinde bulunmuş Peter Wisdom’dan başkası değil.

Kendisi, parmaklarından yoğun sıcaklığa sahip plazma hançerleri çıkartıp fırlatabilen ya da yakın dövüş için kullanabilen bir mutanttır. Eğer Peter karakteri gerçekten de Peter Wisdom çıkarsa, muhtemelen hiç beklemedikleri bir anda güçleri ortaya çıkıp ekibin hayatını kurtaracak. Ayrıca Bedlam karakterine, çizgi romanda güçlerini kullanmayı öğreten kişi de Peter Wisdom’dan başkası değildi. Bu kadarı da tesadüf olamaz diye düşünüyoruz :)

CABLE

Josh Brolin’in muhteşem oyunculuğuyla hayat verdiği Cable karakteri, aslında pek çok okurun zaten tanıdığı, iyi bildiği bir mutant. X-Men’in kurucu üyeleri Cyclops ve Jean Grey’in oğlu olan ve yeryüzündeki en güçlü mutantlardan biri olacağı kehanet edilen Cable, daha küçük yaşta Apocalypse tarafından “tekno-organik virüs” adı verilen bir mikroorganizmayla enfekte edilmiş ve vücudunun sol yarısı canlı, organik bir çeliğe dönüşmüştür. Zamanla güçlerini kullanmayı öğrenip, psişik enerjisini kolundaki virüsün yayılmasını engellemek için kullanmayı öğrenmiştir ama bu yüzden de telepatik ve telekinetik güçlerini oldukça kısıtlamak zorunda kalmıştır.

Tam gücünde yeryüzündeki en güçlü telepat ve telekinetik mutantlardan biridir. Telepati gücünü yoğunlaşırsa global çapa ulaştırabilir ve dünya üzerindeki -hatta abartmamak koşuluyla dünya dışındaki- istediği herkesle telepatik bağlantı kurabilir ve tek bir düşüncesiyle saniyeler içinde koca bir blok mahalleyi yıkabilecek telekinetik patlamalar yaratabilir. Ya da yaratabilecekti diyelim, zira 3000’li yıllarda yaratılan bu son derece zeki tekno-virüsü engelleyebilmek için enerjisinin neredeyse tamamını koluna yoğunlaştırmak zorunda kalmaktadır.

Cable, az miktarda kullanabildiği telekinetik güçlerini hafif eşyaları kaldırmak, kurşunları savuşturmak için telekinetik kalkanlar yaratmak ya da kas gücünü arttırmak amacıyla telekinetik enerjisini kollarına ve bacaklarına yoğunlaştırmak için kullanmaktadır. Telepati yeteneğini ise yakın mesafesinde bulunan kişilerin zihinlerini okumak ve düşmanlarının hamlelerini önceden sezebilmek için kullanmaktadır. Cable yeni filmde gelecekten gelip kendisine Firefist lakabını takmış ergen mutantımızı öldürmeye çalışacak. Çizgi romanda Firefist, Cable’ın en büyük düşmanı ve ikiz -klon- kardeşi olan Stryfe tarafından beyni yıkanan ve maşa olarak kullanılan iyi bir mutanttı. Muhtemelen filmde de benzer bir senaryo işlenecek ve Cable, Firefist kötü tarafa geçmeden önce onu öldürmeye çalışacak.

FIREFIST

Julian Dennison’ın canlandıracağı ve normalde sarışın mavi gözlü olması gereken Firefist karakteri, kuşkusuz filmde Deadpool ile aralarında geçen diyaloglar yüzünden epey güldüreceğe benziyor. Çizgi romanda kız arkadaşını öptüğü sırada güçleri açığa çıkan Rusty Collins bugüne kadar pek çok mutant ekibinde yer almıştır. Orijinal X-Men üyelerinin kurduğu X-Factor, X-Terminators, New Mutants örgütleriyle birlikte, beyni yıkandığı için Mutant Özgürlük Cephesi, Acolytes gibi kötü mutant örgütlerinde de yer almıştır.

Firefist, Marvel evreninde azımsanamayacak miktarda bulunan bir güce sahiptir, pyrokinezi. Kendisi sadece düşünce gücüyle ısı ve ateş yaratabilmektedir. Bu ısı ve ateşi isterse vücudundan yoğun miktarda ve jet şeklinde fırlatabilmekte, isterse uzak bir noktada sadece düşünce gücüyle yaratabilmekte ya da var olan bir ısı alanını ve alevleri zihinsel olarak kontrol edebilmektedir. Yarattığı alevlerin büyüklüğünü, şeklini ve yoğunluğunu öyle bir dikkat ve keskinlikle kontrol edebilir ki yüz tane düşman ve bir tane dostunun bulunduğu küçücük bir alan içinde, yarattığı alevlerin sadece düşmanlarına zarar verip dostuna hiç zarar vermemesini sağlayabilir. Yarattığı ısı o kadar yoğundur ki betonu, taşı ve çeliği anında eritebilmekte, hatta yoğunlaşırsa su altında bile güçlerini kullanabilmektedir. Güçlerini kullandığı sırada kendi etrafında oluşturduğu ısı kalkanı sayesinde yarattığı ısı ve sıcaklıktan etkilenmez.

Filmdeki karakterimizin ise güçlerini kullanmayı ve kontrol etmeyi henüz öğrenemediğini göreceğiz. Umarız çizgi romandaki muadili gibi güçleri üstünde kontrol sahibi olabileceği günleri görürüz… Tabii Cable daha hızlı davranmazsa!

The Expanse'in Yazarı James S.A. Corey'den Yeni Uzay Üçlemesi Geliyor
Queen Filmi Bohemian Rhapsody'den İlk Fragman