Son Haberler
Anasayfa » Makaleler » Batman v Superman’in Kötüsü Doomsday Kimdir?

Batman v Superman’in Kötüsü Doomsday Kimdir?

doomsday-banner

Batman v Superman: Dawn of Justice‘in bir önceki fragmanında hikayeye değin birçok yeni elementi görme şansını yakaladık: Clark Kent/Superman ve Bruce Wayne/Batman arasındaki gerilime daha yakından bir bakış, Lex Luthor Jr.’ın bu gerilimde oynayacağı rol ve tabii ki de Wonder Woman’ın izleyiciyle ilk buluşması.

Tüm bunların yanında, DC Evreni’nden tanıdık bir yüzle daha karşılaştık. Bu yüz, 1992’de yayımlanan Superman #75’de Superman’i öldüren Doomsday‘den başkası değil.

Dan Jurgens tarafından yaratılan Doomsday, aslında DC Evreni’ne kazara girmiş bir karakter.

doomsday-superman-pelerin

90’lı yılların başında, piyasada Superman hikayesine bağlı tam dört tane çizgi roman başlığı vardı. Bu da demek oluyor ki her hafta yeni bir Superman hikayesinin yazılması gerekiyordu. Bu hikayelerin hepsi birbirlerine sıkı sıkıya bağlıydılar. Her başlığın gidişatını belirlemek, diğer hikayelere de paralel olarak yön vermek ve o yılın “büyük olayını” kararlaştırmak için yazarlar sık sık toplanıp kafa kafaya verirlerdi.

1992’nin büyük olayı da, Lois Lane ve Clark Kent‘in düğünü olacaktı. Çift Superman #50’de nişanlanmış ve Superman #75’de ya da ondan birkaç ay sonra çıkacak olan The Adventures of Superman #500’de de evleneceklerdi.

Lois & Clark: The New Adventures of Superman dizisinin ekranlara geleceği kesinleştiğinde ise Warner Bros., DC’den düğün hikayesini askıya almalarını istemiş, böylece çizgi romandaki ve dizideki düğünü denk getirmeyi amaçlamışlardı. Bu, o yılın çizgi romanlarında köklü bir değişikliğe gidilmesi anlamına geliyordu.

doomsday-superman-death

Seri üzerinde çalışan her yazar ve çizer ortaya kendi fikrini attı – Doomsday de Jurgens’in fikriydi. Jurgens o sıralarda Marvel ve Image Comics’in yaptığı gibi devasa, abartılı ve yapış yapış bir yaratık istiyordu. Yaratıcı ekibin geri kalanı böyle bir yaratığın Superman gibi bir kahramanla kapışmasının hikaye anlatımı açısından pek de güçlü olmadığını düşündülerse de, sonunda ikna oldular. Böylece plan açık hale geldi: Superman bu devasa yaratıkla savaşacak ve… ölecekti.

Bu kısa hikaye başlı başına bir pop kültür ikonu haline ve geldi ve günümüzde dahi DC’nin en çok satan sayısıdır. Bu sayıyı takip eden “Funeral for a Friend” ve “Reing of Superman” hikayeleri de okuyucunun beğenisini kazanmayı başardı ve yıllar sonra bile DC’ye para kazandırmaya devam ettiler.

wonder-woman-doomsday

Tabii ki bu hikaye, Doomsday’i son görüşümüz olmadı.

Öncelikle, Doomsday okuyucuyla ilk tanıştığında, bariz nedenlerden ötürü Hulk’la uzunca bir süre kıyaslanmıştı. Doomsday, Daily Planet binasının önünde Superman ile birlikte ölmeden önce binlerce değilse yüzlerce insanı katletmiş, vahşetin vücut bulmuş haliydi.

Ama Superman gibi Doomsday de geri döndü. Fakat Metropolis sakinlerinin şansına, Doomsday çoktan bir asteroidle birlikte uzaya yollanmıştı. Kendini bir anda Apokolips’de bulan Doomsday, burada Darkseid ile savaşmak zorunda kaldı.

doomsday-cizgi

Daha sonra ise Doomsday’in, Krypton’un bildiğimiz sakinleri gezegene gelmeden yüzyıllar önce gezegende yaşayanlardan biri olan, Bertron adlı bir uzaylı tarafından yapılmış genetik deneyler sonucu ortaya çıkmış ve Bertron tarafından sürekli gelişmeye zorlanmış ve işkence görmüş bir yaratık olduğu açıklandı. Hatta bu Bertron’un Man of Steel Blu-ray versiyonunda da bahsi geçiyor.

Sonraları Doomsday olarak tanınacak bu yaratık, binlerce yıl boyunca evrenin her köşesinde karşısına çıkanları katlederek yaşadı. Öldürüldüğü zaman ile evrim geçirerek diriliyor, böylece bir önceki öldürülüş şekline bir anlamda bağışıklık kazanıyordu. En sonunda, onu alt etmeyi başaran bir uzaylı ırkı, Doomsday’i bağlayabildikleri kadar sıkı bağlayıp uzayın derinliklerine fırlattılar. Doomsday’i koydukları metal kafes ise kendini tarih öncesi Dünya’da buldu ve canavar kafesten kaçmayı başarana kadar gömülü kaldığı yerde keşfedilmeyi bekledi.

Darkseid’le olan savaşından sonra, Doomsday sık sık karşımıza çıktı. Deyim yerindeyse en akılda kalıcı hikayelerinden biri, şüphesiz ki aklının bir süre Brainiac tarafından işgal edildiği ve Superman’in hikayesi için ideal bir kötü haline geldiği macerasıdır. İlginçtir ki, Brainiac’i aklından çıkaran kişi çoğu kişinin tahmini olan Superman’in aksine Doomsday’in kendisi olmuştur.

Superman-vs-Doomsday-by-Dan-Scott

Bir noktada, Lex Luthor hayata geri döndürdüğü Doomsday’i Imperiex adlı bir uzaylı ve onun işgalci güçlerine karşı bir yıkım silahı olarak da kullandı. Imperiex’in püskürtülmesinin ardından, Doomsday’in bilinci bir süreliğine yerine geldi ve Superman’e Gog’la olan mücadelesinde yardım etti. Ve bir kez daha ölmesinin üzerine, New Krypton hikayesinde Kandorlu Kryptonlular’ın duruşu iyice katılaşmıştı.

Bu ölümün ardından Doomsday, Flashpoint‘den önce bir kez daha geri döndü ve evrendeki en güçlü yaratık olma amacıyla Superman ve takım arkadaşlarını hedef aldı.

doomsday-cizim

Flashpoint’in alternatif evreninde ise, Doomsday Amerikan hükumeti tarafından keşfedildi ve Savunma Bakanlığı tarafından zihni kontrol edilen, canlı bir silah olarak kullanmaya başlandı. “Project Six” olarak anılan Doomsday ortadan kaybolduğunda, DC Earth’ün Booster Gold’u -Superman’i öldürmeden önce ona “Doomsday” ismini veren kahraman- onu durdurmayı başardı.

Flashpoint sonrası DC Evreni’nde Doomsday’in kökenini bilmiyoruz. Krypton’a saldırdı ve onu Phantom Zone’un derinliklerine yollayacak olan Albay (daha sonra ise General) Zod tarafından durduruldu. Phantom Zone’dan kurtulmayı başardığında ise Dünya’ya geldi ve son Kryptonlu olan Superman’i hedefine aldı. Böylece Superman onu bir kara deliğe hapsederek – kesin olmamakla birlikte – öldürdü.

Yazımızı sonuna kadar okumayı başardıysanız tebrikler, artık Batman v Superman‘i izlemeye hazırsınız!

İzmir'de Fantastik Edebiyat Günleri Başlıyor
Ninja Kaplumbağalar'ın Masaüstü Oyunu Kickstarter'da