Anasayfa » Kültür-Sanat » Sinema Haberleri » Captain America: The Winter Soldier’da Neler Yaşanacak?

Captain America: The Winter Soldier’da Neler Yaşanacak?

captain-america-banner

İsmi aslında Captain America olan ama üzerindeki üniforma dolayısıyla sık sık uzaktan kuzeni Captain Porto Riko (!) ile karıştırılan Marvel’in en süper askeri sinemalara geri dönüyor. Peki izleyiciyi bu filmde neler bekliyor? Hemen anlatalım…

Heyecanınızı yüksek tutarken, spoiler vermeden bir yazıya girişmiş bulunuyorum. Süper kahraman filmleri silsilesinin yeni parçası Captain America: The Winter Soldier, 11 Nisan 2014 tarihinde Kaptan Amerika: Kış Askeri ismiyle ülkemize giriş yapacak. Film şaşırtıcı derecede güzel!

İlk filmi izleyenler (ya da hatırlamak istemeyenler), Marvel’ın bu güzel karakterini nasıl hiç ettiklerini hatırlarlar. Captain America, ilk film boyunca silik bir karakter olarak karşımıza çıkmış, tutarsız senaryonun gelişimi bizi sıkıntıya boğmuştu; ancak bu sefer karşımızda alanına göre başarılı bir film bulunuyor. Aksiyon filmini sevenlerin hoşuna gidecek patlamalar, sıçramalar, son anda düşen adamı yakalamalar The Winter Soldier’ın görsel şölenini katbekat artırıyor.captain-america-turkce-afis

Filmin ana senaryosundan, oyuncularından ya da yönetmeninden çok fazla bahsetmek istemiyorum. Zaten onları kolaylıkla bulabilirsiniz. Ama  şunu söyleyebilirim. Eğer Marvel’ın Avengers 2 filmini merakla bekliyorsanız, The Winter Soldier’a mutlaka gitmeniz gerekiyor. Çünkü o kadar ince detaylarla bezelenmiş ki, hem bir sonraki Guardians of the Galaxy filmine hem de Avengers 2 filmine gönderme yapıyor. Hatta ve hatta S.H.I.E.L.D dizisine bile göndermeler mevcut.

The Winter Soldier, ilk filmdeki gibi sizi sıkıcı tarihsel konulara boğmayacak. Bunun yerine 21. yy’a alışmaya çalışan bir insanla karşı karşıya olacağız. Sürekli ilk filme gönderme yapıyorum, farkındayım ama söylemeden de geçemeyeceğim. İlk filmde ve Avengers filminde Steve Rogers’ın modern dünyaya olan adaptasyonunu pek iyi aktarılmamıştı.

Karakterimiz filmin başlangıç sahnesinde, daha sonradan Falcon olacak Sam Wilson ile tanışır. Kısa bir konuşmanın ardından Sam, Steve’e bir albüm önerir. Steve cebinden çıkarttığı deftere bu albümü yazar. Deftere dikkat edin, orada cidden çok hoş göndermeler var. İşin güzel tarafı ise Steve defteri cebine koyarken, telefonu çalar ve göreve çağrılır. Yani halen modern dünyaya adapte olamamış bir karakter var karşımızda. Söylenilenleri akıllı telefonuna değil, ufak not defterine yazıyor. Filmin başında hoşuma giden bir detay olmuştu.

Hele hele filmin ortalarında bahsi geçen bir karakter var ki, duyduğunuzda koltuğunuza yapışacaksınız. İlk defa bu ismi bir sinema filminde duymuş olmak tüylerimi diken diken etti desem yeridir. Marvel evreni gittikçe büyüyor ve biz bunu durduramıyoruz. Sadece seyirci kalıyoruz. Sanırım en iyisi de seyirci kalmak.

Bahsetmeden geçmeyelim, filmde Steve Rogers’a, Natasha Romanoff (Black Widow) yancılık yapıyor. Utanmadan sıkılmadan iddia ediyorum, Black Widow Captain America filmlerine daha çok yakışacak bir karakter. Çünkü Black Widow yapı itibariyle, soğuk savaş dönemini yansıtan biri. İlk defa 30’lu yıllarda karşımıza çıkan bu karakter, soğuk savaş döneminde çalışan bir ajan-kahraman olarak okuyucunun kalbine işlemişti. Eh elbette, Scarlett Johansson ile beraber daha da derine işledi.

Şöyle ki, karşımızda bir aksiyon karakterlerinden çok derin devlet ilişkilerini sorgulayan, politik çıkarlar uğruna milyonlarca insanın ölümüne göz yumabilecek güç delisi insanlar var. Bu da asıl Captain America hikayelerinin temeli değil de, nedir diye sizlere sorarım. Elbette ilk filmin karakterlerine ve hikayesine yönelik göndermeler bulunuyor. Açıkçası senaryoyu şişirmek için HYDRA hikayesini yeniden hortlatmaları pek hoş değildi. Hoş olabilirdi ama kullanma şekilleri biraz yavan kalmıştı.captain-america-the-winter-soldier-gorsel-1

Filmin kötü karakteri ise Winter Soldier. Captain America’nın en yakın arkadaşlarından biri. Ama senaryoya uygunluk olması açısından üzerinde bazı değişiklikler yapılmış. Buna çok fazla kafa yormanıza gerek yok. Hikayeye cuk oturduğunu düşünmemle beraber, sırf senaryoda kötü adam olsun diye harcanmış olabileceğini de düşünüyorum.

Gelelim asıl merak edilen sahneye. Yani filmin bitişiyle, Marvel filmlerinin devamına göz kırpan sahneye. Bu noktada spoiler vermekten çekiniyorum. Ancak Guardians of the Galaxy ile 6 Sonsuzluk Cevheri’nden (Infinity Gem) dördüncüsünü de göreceğiz gibime geliyor. Bugüne kadar Tesseract ve Aether’i gördük. The Winter Soldier ile burnumuzun dibinde olan bir başka cevheri de göreceğiz. Tüm hikaye bunların başının altından çıkacak. Zamanla göreceğiz.

Filmin gidişatından ötürü bir ara acaba yavaştan Civil War – İç Savaş senaryosuna mı kayıyoruz diye düşündüm. Ne yazık ki, Spider-Man olmadan Civil War olmuyor. Çünkü isim hakları Disney’de değil.

Captain America: The Winter Soldier, Marvel evrenine hakim olan çizgi roman okuyucusunun hoşuna gidebilecek kalitede çekilmiş bir yapım. Ancak anlamayana hiçbir şey ifade etmeyeceğinden ötürü, sadece basit bir aksiyon filmi gibi gelebilir. O yüzden aksiyon sahneleri muntazam çekilmiş. Tüm bağlantılar son Marvel filminde birleştiğinde (Avengers 3?) hep beraber “HADİ CANIM” diyeceğiz.