İncelemeler

Varyemez Amca Yine Köşeyi Döndü – Disney Dreamlight Valley İncelemesi

Madem Game Pass’te de var, Disney ve Pixar’ın sevilen karakterlerini bir vadide buluşturan Dreamlight Valley‘i açıp bir bakayım dedim. Saatlerce oynamışım, sabaha karşı kendime geldim.

Koleksiyon topladığımız oyunlar konusunda bir hassasiyetim olduğundan Tinykin incelemesinde bahsetmiştim. Stardew Valley‘e de tüm balıkları toplamak için saatler gömmüş biriyim. O yüzden Haunted Chocolatier çıkana kadar bu batağa bir daha düşmem diyordum. Zaten Disney Dreamlight Valley de öyle pek güzel görünmüyordu. Hatta erken erişimde çıkacağı için bir de hatalarla dolu olur sanıyordum. Oyun içi satın almalara bel bağlayan, çocuklara hitap eden bir şey yaptıkları gibi bir önyargıya da sahiptim.

Zaten negatif bir tutumla açtığım oyunun başları da ilgi çekici değildi. Karakter yaratımından memnun kalmadım. Çünkü yaratabildiğim hiçbir avatarı beğenmedim. Sonunda oyunun kapak görselinde kullandıkları kızı yaratmak zorunda kaldım. Ardından Merlin’i görmekten hoşlansam da sürekli gülen ve eğilen animasyonuyla konuşmasına biraz gıcık oldum. Sonra Merlin bana mahvolmuş bir baraka gösterip “burada kalabilirsin” dedi ve gitti.

Vadide yürümek mümkün değildi. Her adımda karşıma sarmaşıktan engeller çıkıyordu ve bunlardan 10-15 tanesini temizleyince enerjim tükendiğinden eve geri koşmam gerekiyordu. Eşyalarımı koyabileceğim bir sandığım bir de çantam vardı ve bunlar yetmiyordu. Sonra seviye atladım ve enerjim artmaya başladı. Neyse ki elma ağaçlarının da harika enerji kaynakları olduğunu kısa sürede fark ettim. İşte o andan itibaren bilgisayarın başından çay almaya bile kalkamaz oldum.

Disney Dreamlight Valley Ne Anlatıyor?

Dreamlight Valley, tüm Pixar ve Disney karakterlerinin yaşadığı bir diyarda geçiyor. Bu diyar, Unutma diye bahsettikleri bir olayın ardından parçalara ayrılıyor. Tüm toprakları zehirli sarmaşıklar sarıyor ve favori çizgi film kahramanlarımız benliklerini dahi unutmaya başlıyorlar. Bazıları çizgi filmlerinin geçtiği dünyalarda kilitli kalıyor ve Dreamlight Valley’i unutuyorlar. Diğerleri ise vadinin çeşitli bölgelerinde mahsur kalıyor.

Bu karabüyüden kendisini ve hafızasını koruyabilmiş büyücüler ve cadılar tabii ki var. Merlin de onlardan biri. Fakat mesela zavallı Mickey hafızasını çoktan kaybetmiş. Hatta Minnie’yi bile hatırlayamıyor. Bu yüzden vadideki herkese gerek çocukluğumuzu gerek yetişkinlik yıllarımızı güzelleştiren o çizgi filmleri hatırlatmamız gerekiyor. Büyüklüğümüzü de dedim, çünkü karakterler son yıllarda çıkan animasyonlardan bile gelebiliyor. Hepsi Goofy ve Mickey gibi klasik çizgi filmlerden değiller.

Bizim hatırlatmamız gerekiyor da dedim. Çünkü karakterimiz kendisini bir anda bu vadide bulmuş bir Disney hayranı. Burada karşılaştığı herkesi tanıyor ve hepsinin hikayesini hatırlıyor. Bu yüzden onlara yardım etmeye en uygun kişi de o. Üstelik karakterimizin büyü güçleri de var gibi duruyor. Merlin bu güçlerimiz hakkında konuşsa da neden bu güçlere sahip olduğumuz konusunda ağzı sıkı davranıyor.

Vadide Yapılacak İşler Hiç Bitmiyor!

Dreamlight Valley bizden birçok şey yapmamızı istiyor. Ve istediği her şey de çok kolay ve küçük görevler olduğu için gözümüzde büyümüyor. “Ay dur iki muz satayım da Goofy’nin de gönlü olsun. Hemen şurada vardı” diye diye oyun saatlerce kendisini oynatıyor.

Sarmaşıkların birbirinden ayırdığı bölgeleri ya da çizgi filmlerin dünyalarını keşfe çıkmak için Dream puanı gerekiyor. Bunlar da Vadi’yi güzelleştirip sakinlerini mutlu ettikçe birikiyor. Dolayısıyla Ratatouille’dan Remy ile birlikte yemek pişirmek gibi basit görevleri yaptıkça vadiyi keşfedebiliyoruz. Keşfettikçe de yeni karakterler ile karşılaşıp arkadaş olma şansımız artıyor.

Şöyle düşünün: Kapının ardından Simba mı çıkar, Wall-e mi yoksa Buzz Lightyear mı? Bilmiyoruz! Belki Coco‘dan Miguel gelir de iki şarkı söyleriz? Ariel’in Ursula’sı bizim ayağımızı nasıl kaydırabilir ki? İşte bu merakla o bölgeleri ardı ardına doymak bilmez bir merakla açmaya başlıyoruz.

Her bölge yeni karakterler, görevler ve eşyalar getiriyor. Oyunda pişirebileceğimiz yemekler, inşa edebileceğimiz eşyalar, giyebileceğimiz kıyafetler hayli fazla… Hem de daha erken erişimde olmasına rağmen.

Aletler

Oyunda yapabildiklerimiz sahip olduğumuz aletlerle yakından ilgili. Sulama kabımız ile tarım yapabiliyor, yemeklerimiz için malzeme yetiştirebiliyoruz. Küreğimiz sayesinde kum ve kil gibi malzemeler edinebiliyor ve yer altına gömülü kalmış hazineleri çıkarabiliyoruz. Bunlarla da dekorasyon yaratabiliyoruz. Oltamız hem balık tutmaya hem de uzanamadığımız bazı nesneleri çekmeye yarıyor. Kazma ile madenleri kazıyor, yolumuza çıkan kaya ve buz kütlelerini parçalıyoruz. Fotoğraf makinemizle de her anı ölümsüzleştirmeye ve vadidekilerin bu yaşananları bir daha asla unutmamalarını sağlamaya çalışıyoruz.

Fotoğrafların önemi oyunda ilerledikçe ortaya çıkıyor. Zira Unutma’dan sağ çıkmış karakterler birçok şeyi bir zamanlar çekip sakladıkları fotoğraflar sayesinde hatırlıyor. Dolayısıyla oyundaki bulmacaların çoğu görsel bulmacalar oluyor.

Hiçbir alet kullanmadan yapabileceklerimiz de var tabii ki. Meyve toplamak, yere düşen dalları bir araya getirmek ve arkadaşlarımızla sohbet etmek gibi.

Günlük Yapılacaklar Listesi

Disney Dreamlight Valley, her gün vadide yapabileceğimiz yeni şeyler sunuyor bizlere. Öncelikle her gün diğer karakterlerle sohbet etme şansımız oluyor. Ama günde yalnızca bir kez.

Ariel’e okyanusta gezdiği en derin bölgelerin neresi olduğunu sorabiliyoruz. Remy’e de en sevdiği baharatın hangisi olduğunu. Bunlar sıradan şeyler gibi gelebilir ama çok sevdiğiniz çizgi film karakterleriyle 15-20 saniyeliğine şöyle bir sohbet etmek çocuksu bir mutluluk yeşertiyor insanın içinde.

(Hepsini severim)

Bunun dışında Dream puanını kısa sürede artırabilmek için de Günlük Vadi Görevleri listesini takip edebiliyoruz. Bundan yakında yayınlanacak başlangıç rehberi yazısında detaylı bahsedeceğim için burada kısa kesiyorum. Ancak Dream puanını hızlıca biriktirmek için her gün oyuna girip kolay günlük görevleri yapmayı tercih edebilirsiniz.

Son olarak Varyemez Amca’nın da her gün yeni yeni eşya ve kıyafetlerle aklınızı çelebileceğini söyleyeyim. Onun mağazasında bugün neler var diye bakmak için bile oyunu açmak isteyebilirsiniz.

Karakter Etkileşimleri

Disney Dreamlight Valley’i Animal Crossing‘e benzeten çok kişi var. Çoğu da “Animal Crossing’e ömrümü verdim, bir oyuna daha asla” diyor. Fakat bu yorumu yapanlar dahi “Dreamlight Valley çok güzel olmuş ama” demeden geçmiyor. Ben Animal Crossing oynamadım. Fakat yorumlardan anladığım kadarıyla Dreamlight Valley iki açıdan ona üstünlük kuruyor:

  1. Animal Crossing’e göre çok daha güzel görünüyor ve karakterleri çok daha ilgi çekici.
  2. Karakterlerin kendilerine has görevleri var.

İşte oyunda beni en çok etkileyen de karakterlerin kendilerine has görevleri olması oldu. Şöyle ki, oyundaki tüm karakterler ile arkadaşlık seviyemiz 1 ile 10 arasında bir değerde oluyor. Onlarla karşılaştığımızda 1 olan seviye 10’a çıktığında en yakın arkadaşlar oluyoruz. Ve biz onlarla yakınlaştıkça onlar bize dertlerinden bahsetmeye, yardım istemeye başlıyorlar.

Böylece Varyemez Amca ile hazine avına çıkıp Ursula’nın karanlık işleri için ihtiyaç duyduğu kağıtları ona ulaştırmaya başlıyoruz. Donald Duck ile Goofy balıkçılık üzerine tartışırken bu tartışmaya son noktayı bizim koymamız gerekiyor. Remy ise küçücük boyuyla bazen tüm siparişlere yetişemiyor. Arada bir önlüğümüzü giyip restoranda mutfağa geçmemiz gerekiyor.

Canlı Dünya

Oyunun başlarında tüm NPC’lerin sadece bizimle etkileşime geçtiklerini sanmıştım. Ancak kısa sürede bunun böyle olmadığını gördüm. Dreamlight Valley’de karakterlerin de birbirleriyle konuşmalarını izleyebiliyoruz. Bu da yine Disney ve Pixar çizgi filmlerini sevenler için harika bir deneyim.

Remy restoranında buza ihtiyacı olunca Elsa’dan birkaç küp buz rica edebiliyor. Merlin de arada bir gidip Ursula’nın kötü işler peşinde olup olmadığını sorabiliyor. Ursula da ona geri laf atıyor.

Görüyorum ki hâlâ soyluların ayağını öpmeden duramıyorsun Merlin.

Kısacası tüm oyun eğlenceli bir crossover potansiyeli taşıyor.

Varyemez Amca Neden Köşeyi Döndü?

Başlığa bunu attım çünkü Varyemez gerçekten köşeyi döndü, her anlamda.

Oyun içinde konuşacak olursak Vadi’nin restore edilmesi, yıkılan binaların onarılması ve kayıp eşyaların bulunması gibi işlerle Varyemez’in mağazası ilgileniyor. Bu yüzden kazandığımız her bir kuruş biner biner Varyemez’in cebine gidiyor. Arada bir “Vadinin iyiliği, bak onlar senin arkadaşların ve ailen” falan desek de amca bizi dinlemiyor. “Bu işin parası bu, bana gelişi bu” diyerek elini uzatıyor.

Meta konuşacak olursak da ne yazık ki oyunun bir para tuzağı olduğu konusunda haklı olduğumu hissediyorum. Tüm ön yargılarım arasından bir tek o doğru çıktı. Zira oyunda tanışabileceğimiz karakterlerin sayısı Disney ve Pixar evrenlerini düşününce çok ama çok az. Yani vadettikleri gibi TÜM Disney ve Pixar karakterleri bu vadiye gelecekse bu çok eksiğimiz var demektir. Ve yeni karakterleri DLC ile getireceklermiş. Bunlardan bir kısmı ücretsiz olabilir. Fakat bir kısmı kesinlikle ücretsiz olmayacak. Oyunun kendisi zaten 450 TL. Bir de DLC’leri alınca Varyemez amca konumundaki Disney yine köşeyi dönecek.

Tavsiye Edilesi, Vakit Gömülesi mi?

Çocukken Disneyland dediklerinde hayal ettiğim o büyülü mekan bu oyunla gerçek olmuş. Gerçek dünyadaki Disneyland’ler nasıl yerler bilmiyorum. Ama benim çocukluk hayallerimi süsleyen, o çizgi filmlerdeki tüm karakterlerin yaşadığı yerde gezme hissini bu oyunda aldım. O yüzden oyunu tavsiye ederim.

Öte yandan Dream puanı için yapılması gerekenler ve bazı görevler çok fazla emek istiyor. Saatlerce kumsalda kürekle yerleri kazıp kum bulmaya çalışabiliyorsunuz. Ve bunu yaparken keyif almadığınızı fark ettiğiniz anda oyun bir vakit kaybı gibi gelmeye başlıyor. “Başka bir oyunla dolu dolu eğlenebilirdim. Wall-e bana gözleri kocaman kocaman bakacak diye saatlerce uğraşmaya değer mi?” diye sorguladığım anlar oldu. O noktada vakit gömülesi bir oyun olmadığını düşünüyorum.

Fiyat performans açısından da sıkıntılarım var. Oyun Steam’de ilk çıktığında 50 TL fiyatıyla çıktı. Ancak birkaç saat içinde fiyatı güncellenerek önce 85 TL, ardından 450 TL oldu. Bir de Ultimate Deluxe versiyonları falan var ki dört haneli fiyatlar görüyoruz. Zaten Aslan Kral, Toy Story, Brave ve Coco gibi animasyonların karakterleri de DLC olarak gelecek. Onların da fiyatlarını göz önünde bulundurunca oyunu tavsiye edemiyorum. Çünkü NPC’lerle yaptığımız konuşmalar ve onların kendi görevleri dışında oyun çok da eğlenceli değil. Zorlayıcı hiçbir yanı da yok.

Neyse ki Xbox PC Game Pass Dreamlight Valley’i ilk günden kütüphanesine ekledi. Bu da ayda 30 TL vererek oyunu oynayabileceğimiz anlamına geliyor. Bu durumda bu fırsat kaçmaz diyorum.

Sözün özü, XBox Game Pass ile oyuna bir şans verin. Aşağıdaki listeden konuşmak istediğiniz karakterleri hızlıca bulun ve bu oyuna saatler harcayıp harcamamaya kendiniz karar verin. Ben 55 saat harcadım, daha da harcayacağım. Şöyle bir durup düşününce Game Pass ile oynadığım için çok da pişman değilim aslında.

Disney Dreamlight Valley Erken Erişim Karakterleri

  • Merlin
  • Wall-E
  • Moana & Maui
  • Remy
  • Ariel & Prens Eric & Ursula
  • Anna & Elsa & Kristoff
  • Gothel Ana
  • Donald Duck & Goofy & Mickey Mouse & Minnie Mouse & Varyemez Amca

Bu İçeriğe Oy Verin

İlginizi Çekebilir  The Binding of Isaac Rebirth'e İlk Bakış

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Başa dön tuşu

Log In

Forgot password?

Forgot password?

Enter your account data and we will send you a link to reset your password.

Your password reset link appears to be invalid or expired.

Log in

Privacy Policy

Add to Collection

No Collections

Here you'll find all collections you've created before.