İncelemeler

The Flash İncelemesi – DC İçin “Paralel Evrenler” Vakti

Paralel Evrenlerde sahne sırası DC Comics’de. The Flash ile farklı evrenlerin Batman ve Superman’i karşımıza çıkıyor. Biz de filmi izledik, şimdi biraz yorumlama vakti.

Öncelikle SPOILER OLMADAN görüşlerimi bildireceğim izlemeyenler için, sonrasında incelememize daha detaylı devam edeceğiz o kısım birazcık spoiler içerebilir.

The Flash

Çalkantılı süreçler geçiren DC Sinematik Evreni’nin yeni filmi The Flash, zaten karışık bir sistemde giden evreni iyice karıştırmaya ant içmiş şekilde geldi karşımıza. Uzun süredir çekildi, çekiliyor, vizyona şu tarih de girdi, girecek, iptal olur mu, olmaz mı diye beklenirken sonunda geldi. Flash’ın kendi hikayesi üzerinden başlayan ve DC’nin ana ekibinden de üyeleri etkileyen bu macera birazcık ikilemde bırakmadı değil. Filmi izlerken zaman zaman sıkıldığımı söylemem gerek, bir şeyler anlatmak istiyor ama bunu tam da başaramıyor.

DC evreninin sıfırlama hamlesi olarak Flashpoint‘in farklı bir işleyişi karşımıza çıkıyor. Barry Allen‘ın (Ezra Miller) zaman yolcuğuna çıkıp bir nevi bencilce bir karar alarak işleri karıştırması, evrenlerin patates çuvalına dönüşmesine neden oluyor. Konu General Zod‘a (Micheal Shannon) kadar gidiyor ve siz neler olabileceğini tahmin edebilirsiniz.

BURADAN SONRASI SPOILER İÇERİR

Geçmişe Müdahale!

Barry Allen’ın hem anne özlemini hem de babasının haksız yere suçlu ilan edilmesini kabullenememesi üzerine, elinden gelen her şeyi yapmaya hazır olduğunu biliyoruz. İşte tam da bu nokta da filmimiz başlıyor diyebiliriz.

Zaman yolculuğu yapabildiğini keşfettiği an ufacık bir müdahale ile hayatlarını düzene sokacağını düşünen Barry, hesaba katmadığı şeylerle karşılaşıyor. Ana evrendeki Batman (Ben Affleck) uyarılarda bulunsa bile, kendi bildiğini yapıp hareket ediyor. Uzun aradan sonra Ben Affleck’i Batman olarak görmek mutlu etmedi değil. Tam olgun Logan gibi abim. (Seviliyorsun)

Ve sahne efsanede “I am BATMAN”

Geçmişe giden Barry ilk etapta her şey yolundaymış gibi düşünse de ilerleyen süreçlerde bir şeylerin farklı olduğunu anlamaya başlıyor. Belki bir umut diye kahraman dostlarına ulaşmak istiyor ama bir kısmı henüz ortaya çıkmamış, bir kısmı da beklediği gibi çıkmıyor. Bir Batman arayışına giren Barry’nin karşısına çıkan Bruce Wayne bambaşka biri oluyor ve “efsane”, sahneye giriş yapıyor. Yıllar sonra tekrardan Batman olarak karşımıza çıkan Micheal Keaton, o kadar zaman geçmesine rağmen hiçbir şey kaybetmemiş ve Batman’i yine çok güzel oynamış. İlk etap Barry ile anlaşamasa da ve biraz şüpheli yaklaşsa da en sonunda durumu anlayıp nasıl düzeltileceği yönünde yardım etmeye karar veriyor. Tabi bu süreçte bir destek daha gerekli ve o da en süper isim: Superman

Artık yeni bir Superman‘imiz var. Barry için de sürpriz olan bir Superman. Sasha Calle’nin canlandırdığı yeni evrenin yeni Superman’i ile 3 büyük isim toplanmış oluyor ve General Zod’un Dünya’ya gelip Superman’i bulana kadarki işgaline engel olmak için yola koyuluyorlar. Bu süreçler tahmin edeceğiniz üzere çok başarılı olmuyor ve sonunda Barry sürekli geçmişe giderek durumu toparlamak istiyor ama bunu yaparak evrenlerin yok olmasına sebep oluyor. Birçok paralel evren yıkılmaya, yok olmaya başlıyor ve artık hata yaptığını anlayıp son bir şans (Saygılar Doktor Strange) durumu kurtarıyor. Tüm evrenler bir anda normale dönüyor ve Barry de kendi evrenine dönüş yapıyor.

Film bence vasatın bir tık üstünde olmuş. DC bir türlü tutturamadı sinematik evreni ve tutturamayacak gibi de duruyor. Filmin bir diğer kötü tarafı da CGI… çok kötüydü, acayip sırıtıyordu. Bu kadar sene üzerine böyle bir görsel ile çıkmaları düşündürücü.

Bundan sonraki süreçte gelecek filmler nasıl olur derseniz, çok da bir beklentiye girmeyin derim. Olmuyor, yapamıyorlar. Marvel Sinematik Evreni’ne yaklaşmaları gerekirken her geçen filmde iyice uzaklaşıyorlar.

Olumlu tarafları konusunda eski isimleri görmek dışında pek bir şey yok. Bir kaç sürpriz isim daha var ama onları söylemeyelim izlemek için bir anlam olsun.

Kendinize iyi bakın, başka filmlerde görüşmek üzere

Bu İçeriğe Oy Verin

İlgili Makaleler

Bir Yorum

  1. Ben filmi sıkılmadan, zevkle izledim. Dümdüz, beklentisiz bir sinema izleyicisi için bu yeterli diye düşünüyorum. Filmden çıktıktan sonra, vay be güzel filimdi diye düşündüm. Kısaca mutlu oldum.

    Fakat; Flashpoint hikayesini bilen birisi olarak, o kadar da mutlu olmadığımı belirtmek isterim. Asıl hikayeden bir çok önemli karakteri ve olayı pas geçmişler. Zemin bir yere kadar aynı ama bina farklı. Böyle düşününce de filme karşı olan hoşnutsuzluğum ister istemez arttı. Bence DCU’un en büyük hatası da tam olarak bu, elindeki muhteşem hikayeleri bozarak, sakat senaryolu filmler yaratması. Filmdeki CGİ konusuna girmek bile istemiyorum.

    İncelemede geçen öznel yorumunuzu eleştirmeden yorumumu bitirmek istemedim. “Marvel Sinematik Evreni’ne yaklaşmaları gerekirken her geçen filmde iyice uzaklaşıyorlar.” Bence ve DC’yi takip eden insanların genel görüşü, incelemenizde geçen yorumun tam aksi. Değil MCU ya yaklaşmak, speedforce ile uzaklaşmaları lazım.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu

Log In

Forgot password?

Forgot password?

Enter your account data and we will send you a link to reset your password.

Your password reset link appears to be invalid or expired.

Log in

Privacy Policy

Add to Collection

No Collections

Here you'll find all collections you've created before.