Son Haberler
Anasayfa » İncelemeler » Tek Atan Adam: One Punch Man

Tek Atan Adam: One Punch Man

one-punch-man-banner

İnterneti fethetmiş yeni bir kahramanımız var. Bir süredir boş bakışlı, yumurta kafalı, sarı üniformalı bu karaktere ait birçok paylaşım görüyor olabilirsiniz. Uzun bir süre de aramızda duracak gibi gözüküyor. Çünkü sadece interneti değil, gönüllerimizi de fethetmeyi başardı.

One Punch Man aslında sandığımızdan daha eski. 2009 yılında bir webcomic olarak başlayan maceranın yaratıcısı, ONE ismini kullanan bir çizer. Hobi olarak manga çizerliği yaptığını belirten ONE, 2009’dan bu yana kendi web sitesi üzerinden, One Punch Man’i yayınlıyor. Haliyle belli bir kitle tarafından biliniyor ve seviliyordu.

ONE’ın orijinal çizimlerinin ne kadar kötü olduğundan bahsetmeye gerek yok. Dersten sıkılmış bir lise öğrencisinin, kareli defterine çizdiği karikatürleri andırıyor. Ama her şey Yusuke Murata’nın işe el atmasıyla değişir. ONE’ın orijinal hikayesini alıp, daha iyi çizimlere yükselten Murata sayesinde, One Punch Man’in bilinirliği artar ve sonunda Anime serisine dönüştürülür.

Ekibin gizli kahramanı tabii ki, ONE’dır. Son zamanların en özgün ve en komik karakterlerinden birini yaratır. İşin garibi, orijinal hikayeye web comic üzerinden başladığı için serinin diğer platformlarındaki satışlarından oldukça cüzi miktarda para almaktadır. Ama bunu sorun ettiğini sanmıyoruz. Çünkü bir yandan One Punch Man’e yeni hikayeler üretirken, bir yandan da yeni serisi Mob Psycho 100 ile ilgilenmekte.

one-punch-man-saitama

Bu kadar tarih dersi yeter. One Punch Man’in ne olduğuna ve neden bu kadar popüler olduğuna bakalım biraz da. Zaten hali hazırda, ana karakterimiz Saitama hakkında birçok bilgi ortaya çıktı. Nereye bakarsanız, hikaye hakkında bir şeyler okuyabilirsiniz. Ama adet yerini bulsun diye, hikayenin nasıl başladığından bahsetmek gerekiyor.

Saitama, günlük hayattaki işlerinden sıkılmış, iş bulmakta zorlanan, orta-direk seviyede geçinmeye çalışan biridir. Her şey, başarısız bir iş görüşmesinden dönerken değişir. Yengeç-adam olarak bilinen bir yaratıkla karşılaşan Saitama, küçük bir çocuğun hayatını kurtarır ve o anda karar verir: Artık kahraman olacaktır! Bunun için bir dizi zorlu ama oldukça olağan eğitimlerden geçerek, kudretli bir kahramana dönüşür.

İşin güzel kısmı ise klasik Shounen serilerinde olduğu gibi karakterimizin gelişmesini adım adım izlemek zorunda değiliz. Saitama bize zaten güçlü bir karakter olarak sunuluyor. Göktaşlarını tek yumrukta patlatabilen, karşısına çıkan envai çeşit yaratığı tek yumruğuyla paramparça eden bir kahramana dönüşür. Bu yolculukta saçlarını kaybederek, kabak kafalı bir yumurtaya dönüşür. Belki de bu yüzden, One Punch Man şimdinin ve geleceğin en sevilen serilerinden biri olacak.

one-punch-man-saitama-2

Dediğim gibi o klasik serilerdeki dramdan uzak, her seferinde “acaba bu sefer yenilecek mi?” sorusunu bize yönelten hikayeler yok. Serinin ilk bölümünden itibaren, Saitama’nın dillere destan gücüne şahitlik ediyoruz. Bu yüzden aklımıza gelen soru “acaba bu sefer de tek yumrukta işini bitirecek mi?” oluyor. Saitama’nın ada nihai amaçlarından birisi bu. Artık o kadar güçlü olmuştur ki, karşısındaki yaratık şehirleri yok eden bir dev bile olsa, tüm sorunu tek bir yumruk ile çözmektedir.

Saitama’nın bu kadar güçlü olması önüne gelen herkesi devirmesinden de kaynaklanmıyor. OPM’nin geçtiği dünyada, alfabe harflerinden oluşmuş (A-City, Z-City vs) şehirler var. Bazı şehirler sürekli olarak yaratık saldırısı altında kalıyor. Bunların öyle yaratıklar oluyor ki, koca bir şehri saniyeler içerisinde yok ediyorlar. Bu süreç içerisinde yaratıkların karşısına, Süper Kahraman Birliği’nden kahramanlar yollanıyor. En güçlüleri olarak belirtilen S-Sınıfı ve A-Sınıfı kahramanlar bir güzel sille tokat dövüldükten sonra ortaya Saitama çıkıyor ve tek atarak tüm olayı bitiriyor.

Ne yazık ki, Saitama’nın gücü kabul edilmiyor. Kahramanlar Birliği’ne girdiğinde en düşük seviyeden başlaması gerekiyor. Öğrencisi Cyborg Genos ise girdiği gibi en üst sıralardan işe başlıyor. Hal böyle olunca, Saitama’nın biraz şapşal gözükmesi de etki ediyor sanırım, birilerini görebileceğiniz en epik şekilde alt ettiğinde kimse onu kaale almıyor.

Hikayenin bu kadar absürt olması, komedi unsurunu da kendiliğinden ateşliyor. Günümüz süper kahraman filmlerine ve serilerine bolca gönderme yapan OPM, bir çırpıda okunabilecek ya da izlenebilecek bir seri. Zaten hali hazırda Murata tarafından çizilen mangası 50 sayıyı geçmiş durumda. Animesi ise bu yazı yazılırken 10 bölüm çıkartmış ve üzerine de bir OVA bölümü ekledi. Yani elinizi çabuk tutarsanız, seriye hızlıca yetişebilirsiniz.

one-punch-man-ekip

One Punch Man’i bu kadar iyi yapan sebeplerden biri de, müzik seçimleri. Açılış müziğini dinleyip de hastası olmayacak adam tanımıyorum. Fazlasıyla gaz veren, metal ögelerle dolu açılış parçası Saitama’nın sağa sola tek atmasıyla insanın içinde bir şeylerin harekete geçmesine sebep oluyor. Dizinin gidişatında da tercih edilen parçalarda da bunu görüyoruz. İnsanın tüylerinin diken diken olması elinde değil.

Elbette mangada olduğu gibi animede de orijinal ONE çizimlerine zaman zaman saygıda duruluyor. Hoş çizimler bir anda, ONE’ın çöp çizimlerine dönüşüyor. Bu da ortaya çıkan durumları daha komik hale getiriyor. Açıkçası, seriyi orijinal çizimlerden uyarlamış olsalardı bile izlerdim. O çöp çizimlerde bile bir duygu verilmiş.

Seriyi bu kadar üst sıralara taşıyan sebepler aşağı yukarı bunlar. Eğer izlemediyseniz ve bir şans verirseniz, One Punch Man’in neden bu kadar farklı olduğunu siz de göreceksiniz. Olayların oldukça hızlı gelişiyor olması, dövüş animasyonlarının adeta bir film kalitesinde olması insanı hemen cezbediyor. Eh bir de, seri ilerledikçe ortaya çıkan diğer süper kahramanları görün. Aralarında öylesine ince düşünülmüş karakterler var ki, anında favorileriniz haline geliyor.

one-punch-man-saitama-3

Ana karakter bile başlı başına favori olunacak kalitede. Tek yumrukla tüm kavgaları sonlandıran Saitama, içimizden biri. En yakın süper kahraman arkadaşlarıyla bilgisayar oyunları oynayan, kaybettiğinde hırslanıp sinsi planların peşine düşen, manga-anime kültürünü yakından takip eden, biraz huysuz ama gamsız bir karakter. Bir de bunların üzerine ondaki gücü hisseden ve kendisini eğitmesini isteyen Cyborg Genos ile uğraşması gerekiyor.

One Punch Man, bugüne kadar tüm animelerde anlatılmak istenen ama bir türlü başarılamayan “tek atmak” deyimini en güzel biçimde hayata geçirmiş. Bir kere o “Senin kıçını tekmeleyeceğim” dedikten sonra 10 bölüm süren, dövüş devam ederken arkadaşlarını hatırlayıp onlardan güç alan karakterler yok. Yumurta kafalı Saitama ve efsane yumrukları var. Daha ne olsun?

Uzay Yolu'nun Yolculuğunu Başlatan George Clayton Johnson Hayata Gözlerini Yumdu
Bilimkurgu Filmlerine Bilimsel Bakış Açısı