Anasayfa » İncelemeler » Tatilde Bile Rahat Yok! – Spider-Man: Far From Home Film İncelemesi

Tatilde Bile Rahat Yok! – Spider-Man: Far From Home Film İncelemesi

Mahallemizin en sevilen süper kahramanı Spider-Man, bu sefer Avrupa’da şahane bir maceraya çıkıyor. Baştan söyleyeyim, film gayet iyi olmuş.

Konu Marvel çizgi romanları olduğunda, takip edin ya da etmeyin herkesin en sevdiği karakter Spider-Man olmuştur. Bunda sanırım ülkemizde yayınlanan çizgi film serisinin de etkisi olmuştur.

Uzun uzadıya Spider-Man neden seviliyor, bunu konuşabilirim. Fakat konumuz bu değil. Far From Home, beklentileri de aşan keyifli bir film olmuş. Hele hele son yıllarda Marvel’ın takip ettiği klasik süper kahraman şablonundan büyük ölçüde çıkmayı başarmış.

İncelemede sürpriz kaçıran bulunmuyor. Film izleme keyfinizi kaçıracak unsurlardan bahsetmedik.

Avrupa Seyahati

Spider-Man: Far From Home, Avengers: Endgame’in sonrasında geçiyor ve bu büyük maceranın da sonunu anlatan film ünvanını taşıyor. Yeni gelecek filmler Marvel Sinematik Evreni’nin 4. Evresi’nin de başlangıcı olacak.

Bu filmde, Peter Parker okuluyla beraber yaz tatilinin bir kısmını kapsayacak Avrupa Seyahati’ne çıkıyor. Öncelikli amacı son dönemde koşturduğu süper kahramanlık işinden biraz uzaklaşıp kendi hayatına önem vermek. Yanık olduğu MJ’e bir şekilde açılma planları yaparken tahmin edeceğiniz üzere kostümünü üzerine geçirmek zorunda kalıyor.

Filmin ilk yarısı düşük tempoda ilerliyor. Başlarda biraz sıkıldığımı söylemem gerek. Klasik ergen aşk sarmalı içerisinde, hikayenin gidişatının nereye varacağını merak ediyorsunuz.

Bu arada filmin fragmanlarını hazırlayanlara da selam çakmak gerek sanırım. Filmle alakalı neredeyse hiçbir şey anlatmadan, şahane bir tanıtım süreci işlemişler. İşte filmin geriye kalan yarısında artan tempo sürprizlerle dolu.

Mysterio ve Spidey

Şimdi burada “Ya evet, filmin sonunu tahmin etmiştim. Meh meh meh” gibi açıklama yapacağımı sanıyorsanız, yanılıyorsunuz. Öncesinde de bahsettiğim gibi Far From Home, klasik süper kahraman hikayesinin dışına çıkıyor. İlk filmi de yöneten Jon Watts, farklı bir izleme tarzı ortaya koymuş. Zaten önceki film olan Homecoming’in başarısının arkasında Watts’ın da emeği vardı.

Spider-Man hikayelerini de farklı yere koyan zaten buydu. Yani kendi hayatında bir şeyler yapma uğraşı verirken, süper kahramanlığa da vakit ayırmaya çalışıyordu. Biz o kadar alışmışız ki kötü adam ve süper kahramanın karşılaşacağı sahneyi beklemeyi; bu filmde ekiple beraber Avrupa’nın keyfini çıkarırken bir anda tepetaklak oluyorsunuz.

Buradan sonrasında daha fazla açıklama yapmama demek sürpriz kaçıranlara yer vereceğim anlamına geliyor. O yüzden burada bırakalım. Asıl bahsetmek istediğim Tom Holland ve Jake Gyllenhaal’ın arasındaki uyum.

Tom Holland’ı daha uzun yıllar Spider-Man rolünde görmek istiyorum. Onlarca film olsun, bu çocuk Spidey ile yaşlansın. Gerçekten karakterin hakkını veriyor. Oyunculuğu da yavaştan daha iyi pişmeye başlamış. Jake Gyllenhaal ile yakaladığı uyum film boyunca devam ediyor. Filmin tavan yaptığı kısımlarda ikisini bir arada görmeyi daha çok istiyorsunuz.

Eve Dönüş

Far From Home, kendi içinde MCU serilerine bir son verirken, Spider-Man filmlerinin nasıl devam edeceğine ilişkin de seyirciye göz kırpıyor.

Filmin kötü yanları arasında hikayenin bir noktada çok yavaş ilerlemesi ve sanki Scooby Doo bölümü izliyormuşum hissi oluşturması sayılabilir. Yönetmen ve oyuncu kadrosunun yeteneği bu sorunları göz ardı etmenizi sağlıyor.

Far From Home, son dönemde izlediğim en iyi süper kahraman filmlerinden biri oldu.