Son Haberler
Anasayfa » İncelemeler » How To Survive İncelemesi

How To Survive İncelemesi

How to Survive Banner

Size hayatta kalmanın yollarını öğretmeye çalışan, aynı zamanda da zombilerden nasıl kaçacağınızı öğreten oyun How To Survive, çok kısa zaman önce çıkmış olmasına rağmen pek çok oyuncunun oynadığı bir oyun oldu.

Biz de oyunu oynadık, zombilerden kaçtık, çoğunu hakladık, hayatta kaldık. Şimdi size de bazı yollarını anlatalım, bu vesileyle oyunu da anlatmış olalım.

How to SurviveOyuna başlamadan önce 3 farklı özelliğe sahip karakterlerden birini seçiyoruz. Oyunun başında bir gemi kazasından kurtulup yakındaki bir adaya çıkıyoruz. Ada ıssız değil, hatta adalarda yaşayanlar var. Daha doğrusu yaşayan demek ne kadar doğru bilinmez ama hayatta kalanlar demek daha doğru olur. Oyunun başında çıktığımız adada yaralı biriyle karşılaşıp onu iyileştiriyoruz. Bu sırada, bizden istediği bitkinin iyileştirici özelliğini öğrenmiş oluyoruz. Sonrasında ise bize, adanın diğer tarafında bulunan birinden bahsediyor ve biz de adada dolaşmaya başlıyoruz. Bize hediye olarak verdiği sopa da ilk silahımız oluyor.

Karşımıza çıkan zombileri elimizdeki silahla öldürüyoruz. Eğer saldırı tuşuna kısa basarsanız yavaş saldırı yapıyor, bir süre basılı tutarak saldırı yaparsanız ise kritik hasar veriyor. Hatta pek çok zombiyi kritik hasar ile tek vuruşta öldürebiliyorsunuz.

Zombiler ile mücadele edip adada dolaşırken bir sürü bitki, eşya buluyorsunuz. Bu eşyaların bazıları tek başına işe yarıyorken bazıları tek başına bir anlam ifade etmiyor. Tek başına kullanılmayan eşyaları başka eşyalar ile birleştirip farklı eşyalar üretiyorsunuz. Mesela makara ip buluyorsunuz, başka bir yerden de esnek dal buluyorsunuz. Bu ikisi de tek başına bir işe yaramıyor ancak ikisini “Combine” (Birleştir) tuşuna basarak birleştirdiğinizde olta elde ediyorsunuz. 100’den fazla silah yapma seçeneği, karakterinizi ve oyunu farklılaştırmanıza biraz seçenek sağlıyor.

Oyun genel olarak malzeme toplama türünde bir oyun olarak karşımıza çıkıyor ancak envanter çok küçük. Toplamda 25 malzemelik bir envanterimiz var ve tüm eşyalar burada görünüyor. Mesela bir tabanca yapmak istediğinizde en az 4-5 çeşit malzemeye ihtiyacınız oluyor; bu durumda da envanterinizdeki eşyaları atmanız gerekiyor. Sonuç olarak bir hayatta kalma oyunu ile karşı karşıyayken neyin işe yarayıp yaramayacağını öngörmek mümkün olmuyor. Envanter biraz daha büyük olsa iyi olurmuş.

Oyunda sağlık barının dışında açlık, susuzluk ve yorgunluk barları da var. Açık konuşmak gerekirse ne açlık ne de susuzluk çektim oyunda. Hem suya hem yiyeceğe kolaylıkla ulaşabiliyorsunuz. Don’t Starve oynayanlar için söyleyelim, Don’t Starve’daki kadar acı çekmiyorsunuz. Yorgunluğunuzu gidermek için ise her adada bir tane bulunan korunaklı barınakta uyumanız gerekiyor. Bu da çok ciddi bir mesele olmuyor ama açlık ve susuzluktan biraz daha zor çünkü barınağa kadar gitmeniz gerekiyor.

Oyundaki zombi çeşitliliği çok fazla değil. İlk adada tek tip zombi var, ikinci adada 1-2 çeşit daha geliyor ve sonraki adalarda da 1-2 çeşit ekleniyor. Bir Left 4 Dead çeşitliliğini kolay kolay göremiyorsunuz. Açıkçası zombiler de çok fazla zorlamıyor. Oyunun %35’ini tamamlarken neredeyse hiç sağlık kaybetmedim bile. Sağlığınızı, hem uyuyarak hem de yemek yiyerek yükseltebildiğiniz gibi sadece sağlığınızı yükselten bitkiler veya bileşenlerle de yükseltebiliyorsunuz. Üçüncü adaya geldiğimde biraz zorlandım ve ilk kez ölümle karşılaştım. Ölünce de oyunun son kaydedildiği yerden devam ediyorsunuz. Oyun, otomatik olarak kayıt alıyor. Siz istediğiniz zaman oyunu kaydedemiyorsunuz.

Envanter kısmı biraz daha düzgün olabilirmiş.
Envanter kısmı biraz daha düzgün olabilirmiş.

Oyundaki görev mantığı ise biraz ilginç. Etrafta çok fazla kişi olmadığından dolayı tek bir kişiden görev alıyorsunuz. Onun verdiği görevi ana görev gibi düşünebilirsiniz. Oyunun ilerleyen yerlerinde maymunlar ile karşılaşıyorsunuz. Bu maymunla birlikte takılan papağan size bazı görevler verebiliyor, bunlar da yan görev olarak oyuna eğlence katıyor.

Oyunda neler yapabileceğimizi Kovac isimli abimizin yazdığı kitapları ve notları bularak öğrenebiliyoruz. Kovac’ın yazdığı “How to Survive” isimli kitaplar, bize, hayatta kalmak için yapmamız gereken tüyoları anlatırken; notlar ise neleri birleştirip neler üretebileceğimizi anlatan şemalar olarak bize yardım ediyor. Kovac ile de oyunun başlarında karşılaşıyoruz ve bazı eğitimler alıyoruz zaten.

Oyunun bazı yerlerinde “bölüm sonu canavarı” vari zombiler çıkabiliyor karşımıza. Bu zombilerle savaşmak gerçekten keyifli olabiliyor. Çok zor değil ancak farklı bir tat katıyor.