Son Haberler
Anasayfa » AYBABTU » Son Savaş Başlarken – Avengers: Infinity War İncelemesi

Son Savaş Başlarken – Avengers: Infinity War İncelemesi

2008 yılında Iron Man ile başlayan Avengers macerası sonunda en büyük savaşını vermeye hazırlanıyor. Sonsuzluk Taşları’nın peşinde olan Thanos’un sadece bir filmde yenileceğini sanıyorsanız çok yanılıyorsunuz demektir.

Iron Man 2008 yılında vizyona girdiğinde ortada ne bir Avengers filmi fikri vardı ne de Thanos’a kafa tutan onlarca süper kahraman. Disney ve Marvel Studios, sinema sektörünü baştan aşağıya değiştirecek bir çalışmanın ilk adımını atmışlardı. Bunda Robert Downey Jr.’ın, Tony Stark karakterine cuk efektiyle oturmasının da büyük etkisi var. Sonrasında ise Captain America senin, Guardians of the Galaxy senin derken dizilere kadar uzanan devasa bir medya oluşumunun büyümesine şahit olduk. Şimdi sona geldik!

Bu yazı eser miktarda SPOILER içerebilir! :)

Sonsuzluk Savaşı

Thanos, tüm sonsuzluk taşlarını almak için tahtından inip galaksiyi gezmeye başlar. Bugüne kadar yayınlanan MCU filmlerinin altyapısında da bu taşların nerede olduğu ya da kimler tarafından saklandığı işlenmekteydi. Biz bunları biliyoruz da Thanos bilmiyor mu? O koca manyak Titan, kısa sürede evrendeki tüm sonsuzluk taşlarını toplamayı da başarıyor. Zaten ipler de bu noktada kopuyor.

İpler kopuşuyla birlikte üç farklı alanda süper kahramanlarımızın Thanos’u durdurmaya çalıştığını izliyoruz. Film tırmandıkça aksiyon sahneleri de gitgide artıyor. Birebir kavgalardan, meydan muharabelerine kadar aksiyonunun tillahına doyacağınız sahneler var.

Gerçi bu bol aksiyonlu sahneler bir noktadan sonra sıkmaya başlıyor. Sanki birbirlerinin kopyasıymış gibi. Hiç de öyle aman aman değişik bir kareografi ya da ağızları açık bırakan sahneler yok.

En Babacan Kötü Adam

Infinity War, Thanos’un da kanlı canlı sahneye çıktığı ilk film oldu. Karanlık perdelerin arkasında saklanmaktan sıkılan Thanos, sonunda ailemizin sevgili süper kahramanlarının karşısına çıkıyor. Adam boşuna Deli Titan değil. Eldivenlerine o sonsuzluk taşlarını sıkıştırmadan bile bizim kadroya kök söktürüyor.

Film sadece Thanos’a ve onları durdurmaya çalışan Avengers ekibine odaklanmıyor. Thanos’un neden taşları toplamak istediğini de öğreniyoruz. Düpedüz bir kötü adam değil. Amacı olan ve bunu yerine getirmek için her şeyi göze alabilecek üç boyutlu bir karakter. Evreni yok yere ele geçirip tiranlığını kabul ettirmeye çalışan biri değil. Evrenin kısıtlı kaynakları için evrene denge getirmeyi planlıyor.

Özellikle Gamora ile olan ilişkisinde Thanos’a daha fazla gerçeklik katmanı katılıyor. Film boyunca en keyif aldığım sahnelerin Thanos’un bulunduğu sahneler olmasına şaşmamalı.

Thanos’u canlandıran Josh Brolin’i de unutmamak lazım. Disney bu filmde kesenin ağzını sonuna kadar açmış olmalı. Thanos’un o kadar fazla yakın çekimi var ama o kadar rahatsız etmiyor ki. Mimiklerin, detayların içerisinde boğuluyorsunuz. Aynı durum, Thanos’un Black Order üyeleri için de geçerli. Bir bilgisayar oyunu izliyormuşum havası yok.

Perde İnerken

Marvel ve Disney yıllardır bugünü hazırlamaya çalışıyorlardı. En sıkı takipçilerin bile filmle ilgili kuşkuları vardı. Filmin süresinden tutun da hangi karakterlerin ön plana çıkacağına kadar bir sürü soru benim de içimi kemiriyordu. İçinizi şöyle rahatlatabilirim, filmin bir ana karakteri olmadığı için sürekli ön planda olan bir süper kahraman yok. Hepsiyle yeteri kadar vakit geçirip bir sonraki sahneye geçiş yapıyoruz.

Avengers kadrosunun hepsini ne yazık ki bir arada göremiyoruz. Hepsinin farklı bölgelerde farklı görevleri var. Fakat karakter gelişimi açısından, hepsinin ayrı yerlerde yaşadığı maceralarla daha bütün bir hikayenin içerisinde oluyoruz.

Bazı karakterler işin diplomatik tarafındayken, bazıları aksiyonunu göbeğinde duruyor. Can sıkıcı nokta ise tüm olayların karakterlerin etrafında gelişmesi. Tamam, film diğer türlü tahmin edilemezdi ama her gittikleri yerde karşılarına Thanos ya da takipçileri çıkmasın. Ya da son anda kurtulmaları gereken bir yerden, orada olmayan bir karakterin yardımıyla kurtulmasınlar. Bu sahnelerden birkaç tane değil, bir sürü var. Bu da izleme zevkini azaltıyor.

Yine de bu ufak tefek detaylara takılmazsanız, Infinity War’dan fazlasıyla keyif alacaksınız. Filmle ilgili öyle aman aman büyük sürpriz kaçıranlar da yok. Elinizi çabuk tutmanıza da gerek yok. Zaten hikaye bu filmle başlayıp bitmiyor. Bir sonraki için sağlam bir temel atmış oluyor.

George R.R. Martin'in Yeni Kitabı Fire and Blood Geliyor!
SADES ve Bonigiovi Acoustics’ten İleri Seviye Oyuncu Kulaklıkları