Son Haberler
Anasayfa » İncelemeler » Savaş Çekicinin Sesi Yakından Hoş Gelir – Space Hulk: Deathwing İncelemesi

Savaş Çekicinin Sesi Yakından Hoş Gelir – Space Hulk: Deathwing İncelemesi

Warhammer 40K severlerin merakla beklediği Space Hulk: Deathwing sonunda oyun pazarındaki yerini aldı. Peki oyun vaat ettiklerinin ne kadarlık kısmını gerçekleştiriyor?

Oyunumuzu Kinguin.net adresi üzerinden Frpnet indirim kodumuzu kullanarak alıp hemen Warhammer 40K evreninin içerisine daldık.

Space Hulk, Warhammer 40K evreninde geçen, aslında bildiğimiz ordularının dev savaş meydanlarında mücadele ettiği değil, D&D gibi zindan ve koridorlardan oluşan dev bir uzay gemisini içinde, bir tarafta Space Marineler’in görevlerini icra ettiği, diğer tarafta da Tyranidler’in onları “yemeye” çalıştığı bir masaüstü oyunu.

Şu ana kadar Space Hulk’ın diğer bilgisayar oyunu versiyonlarında piyasaya çıkanların hepsi tur bazlı strateji oyunuyken, Deathwing katıksız bir FPS oyunu olarak karşımıza çıkıyor. Bu oyun Warhammer 40K konseptli Tau- Fire Warrior dan sonra ikinci FPS oyunu.

Deathwing ilk duyurulduğunda aklıma direkt, geçen sene piyasaya çıkan Warhammer Fantasy dünyasında geçen End of Times –Vermintide gelmişti. Vermintide neredeyse, Left 4 Dead 2’deki Mini Bosslar’dan tutun da, topladığınız eşyalara kadar bu zombi pataklama oyununun aynısıydı fakat Deathwing’i oynarken daha beşinci dakikasında, oyunun nispeten daha farklı olduğunu gördüm. Evet koridorlardan geçerken yüzlerce Genestealer’ı geberterek gidiyorsunuz ama mantık aynı, ilerleyiş aynı değil. 

Uzatma Gir Oyuna! Ortam Nasıl İyi Mi?

Oyun, Unreal 4 motoru kullanıyor. Grafikler için kararsız kaldığım bir konu var. Şu karıncalı film garin efektinin oyunun atmosferine artı mı kattığına, yoksa grafikleri daha mı kötü gösterdiğine karar veremedim. Buna rağmen kimi mekanlarda, Alien filmlerine taş çıkaracak ortamlar var ki “tırstım, dur yavaş yavaş gideyim” dememe neden oldu.

Parlamalar, ışıklar ve paslanmış yüzeyler çok güzel gözüküyor. Ortam rengarenk değil, daha çok gri bir tonda. Oyun çıkmadan önce sırf düz ve tekdüze koridorlardan ve odalardan başka bir şey göremeyeceğimi düşünürken, detaylı ve ilginç ortamlarla karşılaştım. Dev dişlilerin büyük gümbürtülerle döndüğü, makine daireleri ve geniş holler, yarı ışıklandırılmış ya da zifiri karanlık iskeletlerle dolu koridorlar,sağda solda ölmüş Servitorlar, etrafta gezen Servo-Skulllar, bozulmuş Sentineller, işlemeli kapılar ve pek çok makinenin üzeri kaplanmış PuritySealler var. Fallout’ta Vault dizayn et deseler, daha klostrofobik ve detaylısını yapamazdım.

Ortam olarak birbirlerinden farklı uzay gemilerinin içine girip çıkıyoruz. Geminin çıkarttığı gıcırtılar ve Tyranid çığlıkları güzel ama seslendirmeler çok tekdüze. Oyunda müzik yok dediğimde, oyunun müzikleri kötü demek istemiyorum. Ciddi anlamda oyunda müzik kullanılmamış. Buna karşın Chasos Gate, Dawn of War serisi ve Space Marine’deki müziklerin varlığı ile kıyaslayınca oyun size fazla sessiz geliyor. Diğer tüm ses efektleri ve diyaloglar zaten çok sıradan. Ölmeye yakınken zırhınızın çıkarttığı uyarı sesi en uyuz olduğum ses oldu, onu da belirteyim çünkü oyun zor ve bu sesi çok duyacaksınız. Sakın zırha güvenmeyin! Çok kolay ölmenize de sakın şaşırmayın.

Beyin Yakan Kütüphaneci!

Tek kişilik senaryoda, Space Marine bölümlerinden Dark Angels’ın 1st. Company üyesi bir Deathwing Librarian’ı yönetiyoruz (Warhammer 40K bilmeyen arkadaşlar afalladı biliyorum). Bu yüzden sadece silahlarımız değil, psişik güçlerimizle de düşmanlarımızı itmeye, yakmaya ve parçalamaya yarayan özelliklerimiz var.

Her görev başında bilgisayarın yönettiği iki takım arkadaşımız ile karanlık dehlizlere atılmadan önce psişik güçlerinizi silahlarınızı seçebildiğiniz üssünüzde başlıyorsunuz. Oyunun ortasında sınırlı sayıda kullanacağınız psygate olarak adlandırdığımız psişik gücümüzü kullanarak, sizi ve takım arkadaşlarınızı güvenli bir şekilde üssünüze ışınlayan bir özelliğiniz de var.

Alien filmlerinde gördüğümüz hareket algılayıcısına benzeyen tarayıcımız hem minik haritamız olarak işlev görüyor, hem de hareketliliğin nereden geldiğini gösteriyor. “M” tuşu ile bölgenin genel haritasını görebilir buna göre hedefe en yakın yolu tayin edebilirsiniz. Harita size kapalı kapıları, merdivenleri ve olası Tyranid girişlerini gösteriyor. Her bölümün sonunda başarınıza göre verilen puanları ister psişik güçlerinize harcıyorsunuz, ister diğer takımın gücünü arttıran ve genişleten özelliklere veriyorsunuz.

Yanınızdaki takım arkadaşlarınız salak değil, en azından bir yerlere sıkıştıklarını ve kaybolduklarını görmedim. Çatışma esnasında attıklarını vuruyorlar ama özelliklerini kullanmalarını siz emretmeden kullanmıyorlar. Emirler arasında “şuraya git, şurayı koru, şu kapıyı kır” gibi komutlar var.

Elimin Tersiyle Powerfist Çakarım!

Yakın dövüş beni çok tatmin etmedi. Ben Vermintide için karambol diyordum ama bu ayrı bir seviye. Örnek olarak elinizde powersword varken vurduğunuzda, savurma esnasında önünüzü kocaman Terminator zırhınızın kolu kaplıyor ve görüntü alanınız bloke oluyor. Kocaman zırhınızla zaten akıcı hareket edemiyorsunuz ve yumruk bile atmaya çalışsanız hareketleriniz hızla üzerinize gelen Genestealer’a göre yavaş kalıyor. O sırada üzerine üzerinize çullanan düşmanlarınız sizi şamar oğlanına çeviriyor.

Evet, Terminator zırhının kolları ince değil ve FOV‘u 90’a getirseniz bile, tam olarak istediğiniz görüş açısını sağlayamıyorsunuz ve bu yakın dövüşü etkiliyor. O yüzden yakın dövüşten çok uzaktan işlerini bitirmeye uğraşıyorsunuz. Terminator zırhı demişken, bana biri bir Space Marine’nin o zırhla koşarken yorulmasının mantığını anlatsın. Evet, belirli bir süre koştuktan sonra (ortalama bir CoD askeri kadar) yoruluyorsunuz ve dinlenmeniz gerek.  Peşinizde Genestealerlar kovalarken pek hoş olmuyor bu durum. Zırhınız da sanki kartondan olduğundan sizi yarıp geçiyorlar.

Silah konusunda neyse ki bir Warhammer 40k oyunundan beklediğinizi çeşitliliği buluyorsunuz. Daha evvelden dediğim gibi üzerinizdeki Terminator zırhına Bolt Pistol gitmez, en standardından size Storm Bolter veriyorlar ve Plasma Cannon’a kadar silah envanteri ilerliyor. Silahlar birbirlerinden mekanik olarak farklı. Assault Cannon birkaç metre önünüzde kimse sağ bırakmıyor ama mesafe arttıkça pek isabetli olmuyor. Plasma Cannon ile her ateş ettiğinizde soğuma süresini bekliyorsunuz ama doldurma derdiniz yok. Storm Bolter ile uzak mesafelere atışlarınız isabetli ama yavaş. Bir de pof pof diye ses çıkartmasa daha çok sevecektim.

Hack?

Evet Hack mekaniği baya garip geldi. Kilitli kapıları, savunma sistemlerini ister kendiniz kullanabilir, ister yok edebilirsiniz. Büyük bir kapı değilse kapıyı kırabiliyorsunuz ama savunma sistemlerinde önce harita ekranına gidip bölgeyi tarayıp, sistemi bulup (ki otomatik görüyor zaten) o şekilde işlem yapıyorsunuz fakat herhangi bir kaynak harcamıyorsunuz. Bu iş biraz fazla kolay olmuş. Çabucak ilginçliğini kaybediyor. Bu konunun üzerinde daha fazla düşülebilirdi.

Ölü Kanatlı Savaş Çekici!

Birlikten kuvvet doğar diyorsunuz ve üç arkadaşınızı da alıp Tyranid öldürelim diyorsanız, çok oyunculu seçenek sizi az da olsa tatmin edebilir. Standart oyunda yaratık öldürmek seviye atlayıp yeni silahlar açmanıza yarıyor fakat bu başka bir oyuna girdiğinizde sıfırlanıyor. Yani şu anki piyasadaki diğer FPS oyunlardaki gibi seviye atlayıp kalıcı olarak yeni silahlar ve özellikler açmayı unutun!

Deathwing Terminatorleri’nin zırhları ve aksesuarlar standart olunca, dış görünüşünüzü değiştirme gibi seçenek yok. Ek olarak Codex Rules ile oynarsanız tüm silahlar açık vaziyette ama limitli sayıda canlanma ve seçtiğiniz sınıfı oyun içinde değiştirememe gibi nispeten daha zorlu özelliklerle oynamak daha iyi bir oyun tecrübesi yaratıyor. Arkadaşlarınızla çok oyunculu modda oynayacaksanız zorluk seviyesi ne olursa olsun Codex Rules ile oynayın. Çok oyunculu modun haritaları zaten tek kişilik senaryonun aynısı ama tek kişilik oyundan ben daha fazla tatmin oldum.

“Böcekli” Savaş Çekici

Oyunda ciddi anlamda iki kere donma ve bir kere sağlam çökme yaşadım. Sanki oyun bilgisayar seçiyor ki ben şanslıyım. Diğer oyuncular (daha doğrusu oynayamayanlar ya da çalıştıramayanlar diyebiliriz) kafa kıracak teknik sorunlarla karşılaşmışlar fakat benim de başıma az şey gelmedi ki bir kere Plasma Cannon’un harita ekranına girip çıktığımda alakasız başka bir silah oldu; ara yüz silah üzerinden kayboldu. Çok oyunculu modda kaç kere oyundan düştüm sayamadım ve bir süre sonra bağlanmaktan vazgeçtim.

Daha uzatmayacağım ama baya ilginç ve can sıkıcı buglar ve ciddi optimizasyon sorunu var. Battlefield 1’i ultra grafiklerde en düşük 50 FPS aldığım bilgisayarımda Deathwing oynarken bu değeri 20-30 FPS arasında görünce canım sıkıldı. Üstelik ortam boş iken bile böyle.

Kararsızım

Warhammer 40K severler ve ilgilenenler için eğer saydıklarım kabul edilir ise alın oynayın ya da indirimi bekleyin. Bu yazıyı yazarken tam 3,5 saatte 6. bölüme geçtim ki toplam 9 bölümden oluşan bir oyun için ortalama 5-6 saat bir oyun süresi var diyebilirim.

Çok oyunculu modu herkesi tatmin etmeyecektir. Warhammer 40K bilmeyenler ve sevmeyenler için alternatif olarak bol miktarda FPS var.

Space Hulk: Deatwing oyununu indirimli almak için Kinguin üzerinden Frpnet kodunu kullanmayı unutmayın!
Steam'e Neden Girilmediği Belli Oldu!
J.K. Rowling'den Yeni Kitap Müjdesi