İncelemeler

Oyunlarda Her Yeri Keşfedip Her Şeyi Toplamaktan Hoşlanır Mısınız? – Tinykin İncelemesi

Tinykin oyunlarda haritayı keşfedip gizli yerler bulmaktan keyif alan koleksiyonerler için ideal bir oyun. Bu sevimli 3D platformer yaklaşık 8 saatlik bir eğlenceyi çok uygun fiyata sunuyor. Bizce bir göz atın.

Tinykin’de ana karakterimiz insanlığın hangi gezegenden diğerlerine yayıldığını öğrenmek isteyen bir biliminsanı. Dünya diye bir gezegenin varlığını keşfeden Milo, hemen orayı araştırmak istiyor. Ancak ışınlanma cihazında bir arıza oluyor. Bu yüzden Dünya’ya geldiğinde boyu minicik kalıyor.

Milo kendisini tozlu ve terk edilmiş bir evin zemininde, böceklerle çevrili buluyor. Bu böcekler ona yardımcı olabilirler. Ancak karşılığında onun da bazı yardımlarda bulunması gerekecek. Kısa sürede böceklerin kendi kültürleri, dinleri ve düzenleri olduğunu görüyoruz. Mesela bok böcekleri gürültüden hiç hoşlanmıyor. Karıncalar da yemeklerini kimseyle paylaşmak istemiyor. Süne böcekleri ise başka ırktan böceklerin duyamadığı bir ilahiye kulak veriyor.

Milo’yu bu böcekler için çok özel yapan bir durum var. Böceklerden daha küçük ve anlaşılmaz bir ırk olan Tinykin’ler, böceklerin taptıkları varlık ortadan kaybolduğundan beri fani işlere olan ilgilerini kaybetmişti. Ancak Milo’nun ortaya çıkmasıyla sevimli Tinykin’ler onu takip etmeye başladılar. Dolayısıyla Tinykin’lerin desteğini alan Milo’nun gücü neredeyse her şeyi yapmaya yetiyor. E, böceklerin de tam böyle bir kahramana ihtiyacı var.

Daima iyi geçinirdik, ve şimdi gelmiş üç beş desibel için modumuzu öldürüyorsunuz. Bitti artık dostum, bundan sonra avluda bok böceklerini görmek istemiyoruz.

Zıplayışlar ve Keşifler: 3D Platformer

Tinykin bir 3D platformer olsa da bu oyunda zorlayıcı zıplayışlar yok. Yani oyunun yeteneğe çok bel bağlamadığını söyleyebiliriz. Hele ki etrafta dolaşıp yeterince polen ve Tinykin toplarsanız oyun hayli kolaylaşıyor.

Oyunun en keyifli yanlarından biri keşifler. Haritalar, terk edilmiş bir evin odalarından oluşuyor. Mutfak, banyo, çocuk odası ve salon gibi mekanlarda dolaşıyoruz. Halıların altlarında ve dolapların içinde bizim onları keşfetmemizi bekleyen birçok polen, koleksiyon eşyası ve böcek var. Bu böceklerden bazıları bize görevler vermeyi bekliyor. Bazısı ise yalnızca karanlıkta dinlenmeyi seviyor. Haritalar bana Hyperharge: Unboxed haritalarını çok hatırlatıyor. O oyunda keşif yapmayı ve eşyaların üstüne tırmanmayı seviyorsanız bu oyunda da seversiniz. Ancak Hypercharge: Unboxed’ın bazı zıplayışları Tinykin’inkilerden çok çok daha zorlayıcıydı.

Özetle oyunun keşif yanı keyifli, zıplayışları da akıcı olmuş. Ancak oyunun keyifli olması zorlayıcı olmasından gelmiyor. Yani zorlayıcı oyunlardan hoşlanıyorsanız bu oyun size göre değil.

Koleksiyonlar

Tinykin’in asıl parladığı yer koleksiyonları diyebiliriz. Eğer oyunlarda her yeri gezip her şeyi toplamaktan hoşlanan bir oyuncuysanız bu oyunu muhtemelen seveceksiniz. Yani collectathon’lardan hoşlanan completionist oyunculara tavsiye ederim.

Oyunda toplamaya çalıştığımız 4 farklı koleksiyon var. İlki ana hikayeden gelen asıl görevimiz: Milo’yu evine gönderebilecek olan aleti inşa etmek için bazı parçalar gerekiyor. Zaten o parçaları bulmadığımız sürece oyunda ilerleyemiyoruz.

İkinci koleksiyon böceklerin taptığı varlıktan geriye kalan bazı nesneler. Bu nesneleri bir müzede toplamak istiyorlar. Onları bulabilmek için de bazı böceklere yardım etmemiz gerekiyor. Yardımlarımız karşılığında “bu şey bir müzeye ait” diyerek böceklerin kişisel eşya haline getirdikleri tarihi eserlere el koyabiliyoruz.

Üçüncü koleksiyonlar polenlerden yapılan nektarlar. Her odanın poleni farklı tatta oluyormuş. Doğru şartlar altında işlenen bu polenler de tadına doyulmaz içkilere dönüşebiliyor. Dolayısıyla her odada nektarı çıkaracak kadar polen toplamamız gerekiyor.

Dördüncü koleksiyon ise polenlerin kendisi. Nektar için gereken miktarın üzerine çıkarak oyundaki tüm polenleri toplamak da ayrı bir koleksiyon oluyor.

Zaten bu dört koleksiyonu da tamamladığınız anda oyunu her şeyiyle bitirmiş oluyorsunuz.

Tinykin Çeşitleri

Oyunda bizi takip eden sevimli yaratıkların adı Tinykin. Bunlar Nintendo’nun Pikmin‘lerine çok benziyor. Ancak özellikleri Pikmin’lere göre daha sıradan olsa da hem onlardan daha sevimliler hem de Tinykin’lerin yardımları da gayet değerli.

  • Pembeler: Pembe Tinykin’ler eşyaları taşımak konusunda iyiler. Hafif eşyaları bir tanesi sahiplenip istediğiniz yere kadar sizi takip ederek taşıyorlar. Ancak eşya ağır bir şey ise birden çok pembe Tinykin beraber kaldırıyorlar. Bu durumda eşyayı direkt ona ihtiyacın olduğu yere götürüyorlar, sizi takip etmiyorlar.
Sağda arabayı taşıyan pembe Tinykin’lerin zorlanan yüz ifadelerini görebilirsiniz.
  • Kırmızılar: Kırmızı Tinykin’leri nereye fırlatırsanız orayı patlatıyorlar. Bu yüzden bunlar kullandıkça sayısı azalan türden takipçiler.
  • Yeşiller: Yeşil Tinykin’ler ise sizin gösterdiğiniz bir yerde üst üste sırık gibi duruyorlar. Böylece onların yardımıyla yüksek platformlara tırmanabiliyorsunuz.
  • Maviler: Mavi Tinykin’ler iletkenler. Bu yüzden onları elektrik akımını bir yerden başka yere taşımak için kullanıyoruz. Kablo olarak kullandığımız Tinykin’ler sonsuza kadar grubumuzdan ayrılıyor. Yani bunlar da kullandıkça sayısı azalan takipçilerden.
  • Sarılar: Sarı Tinykin’ler de üst üste oturarak köprü oluşturanlar. Aslında yeşiller varken Milo’nun sarılara pek ihtiyacı olmuyor. Fakat pembeler ağır bir eşyayı bir yerden diğerine taşırken sık sık sarıların köprülerini kullanmak zorunda kalıyorlar.

Bence en güzel görüneni pembe ve en faydalı hissettireni yeşil olmuş. Siz ne düşünüyorsunuz?

İpuçları ve Göndermeler

İncelemeyi “keşke oyunun başlarında keşfetseydimdediğim bazı özelliklerden bahsederek sonlandıracağım.

Öncelikle oyunun göndermelerle dolu bir macera olduğunu söyleyeyim. O yüzden size görev vermeyecek olsalar bile tüm böceklerle sohbet etmeye vakit ayırmanızı tavsiye ederim.

Ayrıca işinizi çok ama çok kolaylaştıran birkaç şeyden bahsedeceğim:

  • Tinykin’leri fırlatarak polen toplayabiliyorsunuz. Direkt Milo ile bizzat üzerinden geçmenize gerek yok.
  • Tinykin’leri fırlatarak başka Tinykin’lerin yumurtalarını kırabiliyorsunuz. Yine bizzat Milo ile gitmenize lüzum yok.
  • Hatta Milo ile havada süzülürken de Tinykin fırlatabiliyorsunuz. Ve bu gerçekten keyifli oluyor.

Tavsiye olarak da oyunda gördüğünüz her şeyi gördüğünüz anda patlatmamanızı tavsiye edebilirim. Çünkü kırmızı Tinykin’lerin sayısı azalıyor. Ve polen toplamak ya da kısayol açmak için çok fazla kırmızı Tinykin’inizi feda ederseniz gitmek istediğiniz yere varabilmek için etrafta yeni kırmızı Tinykin’ler aramanız gerekebilir. Ben patlatılması gereken polenlerden göz önünde olanları sona bırakmayı faydalı buldum. Örümcekleri ise gördüğünüz anda patlatmanızı tavsiye ederim. Onlar bir harika!

Tüm polenleri toplamak konusunda ise verebileceğim pek bir tavsiye yok. Bazen son birkaç tane kalmış oluyorlar ve tüm haritada deli gibi dolanıp aramak gerekiyor. Bunun için gezdiğiniz eşyaları ve bölgeleri temizlediğinizden emin olarak ilerlemenizi tavsiye edebilirim. Böylece “nereye gitmedim?” diye düşündüğünüzde polenlerin nerede olabileceğini az çok tahmin edebiliyorsunuz. Ayrıca gözünüzü dört açın ve tavanı kontrol etmeyi unutmayın. Masalardaki kekler ya da mumların üzerindeki örümcek ağları da polen gizliyor olabilir.

Detaylar

Oyun hakkında söyleyebileceklerim bu kadar. Koleksiyon yapmaktan ve sevimli yaratıklarla haşır neşir olmaktan hoşlanıyorsanız size tavsiye ederim. Zaten oyunun fiyatı şu anda 36 TL. Zam gelmezse bu fiyatıyla kesinlikle alın derim.

Ancak oyunlarda zorlanmayı seven oyunculardansanız belki Crash Bandicoot veya Psychonauts size daha uygun olabilir. Hem Psychonauts dünya tasarımı ve hikaye açısından da bir harika.

Eğer Tinykin’in size göre olup olmadığından emin değilseniz oyun şu anda XBox Game Pass’e dahil. Ve oyunu her şeyiyle bitirmek 8-10 saat civarı alıyor. Dolayısıyla Game Pass ile de oyunu rahatça oynayabilirsiniz. Aslında geçen gün yayınladığımız Tinykin haberinde oyunun demo’sunu deneyebilirsiniz demiştim. Fakat ne yazık ki oyunun çıktığı gün o demoyu kaldırdılar.

Ayrıca Tinykin’in ne yazık ki Türkçe dil desteği bulunmuyor.

SplashTeam‘in geliştirdiği ve TinyBuild‘ın yayınladığı oyunu Steam’de %97 olumlu yorum aldı. Ancak ben bu satırları yazarken yalnızca 155 oyuncunun yorumu yayınlanmıştı. Tüm olumsuz yorumlar oyunun çöktüğünden bahsetmiş. Fakat ben bırakın çökmeyi, takılma problemi dahi yaşamadım. O yüzden böyle bir problem yaşayacağınızı sanmıyorum.

Bu İçeriğe Oy Verin

İlginizi Çekebilir  The Elder Scrolls: Legends İncelemesi

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Başa dön tuşu

Log In

Forgot password?

Forgot password?

Enter your account data and we will send you a link to reset your password.

Your password reset link appears to be invalid or expired.

Log in

Privacy Policy

Add to Collection

No Collections

Here you'll find all collections you've created before.