İncelemeler

Oyuna Fazla Yakın, Sinemaya Fazla Uzak – Mortal Kombat Film İncelemesi

Merakla beklenen efsanevi oyun serisinin film uyarlaması sonunda yayınlandı! Peki Mortal Kombat, o ilk fragmanlarda, tanıtım videolarında gösterdiği iddiasını film boyunca da verebiliyor mu?

Dövüş oyunlarıyla pek aramın olmadığını iddia ederim. Fakat sonradan baktım ki piyasadaki tüm dövüş oyunları ister istemez deneyimliyorum. Evde eş, dost buluşması yapılınca dönen turnuvalardan zaferle ayrılıyorum. Bir tek Tekken serisinde Ekin hocayı yenemiyorum ama geri Street Fighter ya da Mortal Kombat oldu mu insanların mutluluklarını ellerinden alıyorum.

Mortal Kombat bu noktada benim için özel bir oyun oldu. Serinin öncesine dair çok tecrübem olmasa da son çıkan Mortal Kombat 11 için hem ilk bakış, hem de uzun bir inceleme hazırlamıştım. Sonrasıysa zaten anlattığım üzere uzunca vakit geçirdiğim bir oyun oldu. Haliyle Warner Bros.’un sıfırdan çekeceği Mortal Kombat filmini de merakla bekliyordum. İlk fragmanlar neydi öyle gerçekten? Dövüş sanatları konusunda uzman kadro oluşturulmuş bir de üzerine oyun deneyimine yakın çılgınlıkta dövüş sahnelerine sahip bir oyun geliyordu.

Oyuna Fazla Yakın, Sinemaya Fazla Uzak Olmak

Film için özel olarak hazırlanan Cole Young

Mortal Kombat uyarlamasının en büyük sıkıntısı, oyun dünyasına çok yakın kalmaya çalışması. Filmde resmen oyundaki diyalogları birebir kullanmışlardı ve bu da başkası adına utanmamıza sebep olan, yabancıların Cringe dediği olayı ortaya çıkarıyor. İlk başlarda Kano’nun, Reptile’ın içinden geçmesinin ardından ekibe dönüp “Kano Wins” demesini komik buldum ama bu durum sonrasında o kadar çok tekrarlanmaya başladı ki, film mi izliyorum oyun mu oynuyorum karmaşasına girmeme neden oldu.

Kadroyu çok beğensem de karakterlerde diyalog eksikliği ön plana çıkan en büyük sorundu. Film ile yeni oluşturulan bir karakter olan Cole Young, 90lar’ın B sınıfı aksiyon filmlerinden fırlama toy kahramanıydı adeta. “Birbirimize destek olursak, bunu başarabiliriz arkadaşlar! Ben size güveniyorum” minvalinde yaptığı konuşma, ne yalan söyleyeyim gaza getirmekten çok beni güldürdü.

Seride oynamayı pek beceremediğim Kano, filmdeki favori karakterim oldu

Lewis Tan’ın canlandırdığı Cole Young‘a uyuz olsam da diğer karakterlerdeki seçimleri çok beğendim. Özellikle filmin ilk dakikalarında karşımıza çıkan Bi-Han ve Hanzo Hasashi karşılaşması hem izleme keyfi olarak, hem de dövüş sanatları filmlerini seven biri olarak beni ziyadesiyle doyurdu. Bir de üzerine oyuncu seçimlerinin cuk oturması sebebiyle, “Galiba film güzel gidecek.” düşüncesini oluşturdu.

Kano’yu canlandıran Josh Lawson‘a da selam vermek isterim. Çünkü bu ilk dövüş sahnelerinin ardından, Raiden’ın tapınağına kadar geçen sürede filmi taşıyan yegane karakter olmuş. O ağzı bozuk, garip komedi anlayışı olan Kano’ya çok güzel hayat vermiş. Karakterin pislik olduğunu ama sevilesi yanlarının da olduğunu hemen anlıyorsunuz. Mortal Kombat bilmeseniz bile ilk yarıdaki favori karakteriniz olacaktır.

Serideki favori ikilim Liu Kang ve Kung Lao, filmde hiç edilmiş

Ancak Raiden’ın tapınağına gelmelerinin ardından filmdeki tempo düşmeye başlıyor. Hikayeye göre dünyalar arası düzenlenen bir dövüş şampiyonasından bahsediliyor. Ama üzerinde çok durulmuyor. Sanki, izleyici bunu hemen anlayacakmış gibi hızlıca geçiliyor. Neden dövüştüklerini anlayabilmek için bilmeyen bir izleyicinin zorlanacağını düşündüm.

Dikkatimden kaçmayan bir başka noktaysa Liu Kang ve Kung Lao oldu. Oyuncu seçimi süper olsa da; karakter kostümleri incelikle hazırlanmış olsa da iki karakterin, orijinal hallerinden çok uzak olduğunu söylemem gerek. Liu Kang, biraz efendi ama serseri tonu olan, bariz bir şekilde de Bruce Lee‘den esinlenilerek hazırlanmış bir karakter. Ancak filmde uyuz sınıf başkanı Merve gibi davranması acayip itici geldi. Kung Lao ile olan yoldaşlıkları da silik bir biçimde işlenmişti.

Bu noktadan sonra film zaten yokuş aşağıya inmeye başladı. Oyundaki sahneleri birebir yansıtalım, bol bol Fatality alanları yaratalım derken saçma sapan bir dövüş sekansı ortaya çıkmış. Bir yanda Raiden tapınağında devam eden dövüş var, bir yanda Cole ve Sub-Zero arasında dönen ve sonrasında Scorpion‘un dahil olduğu bir dövüş var. Ancak dövüşler kendi içlerinde de hızlıca sonuçlanıyor ve bu karakter bolluğu içerisinde hiç keyif almadan final yapıyor.

Eski Hatalardan Ders Çıkarmamak

Filmin en can alıcı kısmı şu ikilinin en baştaki dövüşü

1995 yılında beyaz perdeye aktarılan Mortal Kombat’ın ilginç bir havası olduğu kesin. Oyuna çok yakındı ancak dövüş kısımları ve hikayenin ilerlemesi konusunda sıkıntıları yoktu. Sadece ucuz görsellik göz tırmalıyordu. Ayrıca serinin efsanevi iki karakteri, Scorpion ve Sub-Zero, ara sahnelerle geçiştirilmişti. İki yıl sonrasında vizyona girecek olan Annihilation, ilk filmdeki hataları devam ettiren, hatta daha fazlasına yer veren çirkin bir filmdi. Öylesine kötü bir filmdi ki, ilk filmin başarısız görüntüsünü silip atıyordu.

2021 model Mortal Kombat, 90lı yıllardaki filmlerden ders çıkartmayı başaramamış. Sonuçta biz bir film izliyoruz. 90lı ve 2000li yıllarda, oyundan uyarlanan filmlerdeki en büyük problem buydu: Film ve oyun arasındaki çizgiyi sağlayamamak. Bu yüzden ne sinema izleyicisi, ne de oyunseverler tarafından beğenilmeyen filmler ortaya çıktı.

Mehcad Brooks, Jax için doğru seçim olmuş

Mortal Kombat’ı izledikten sonra hızlıca, aklımda çok kötü bir yer edinmiş başka bir oyun uyarlaması film izlemek istedim. Karşıma 2005 yılında efsanevi bir kadroyla vizyona giren Doom filmi düştü. Vizyonda izledikten sonra bir daha geri dönüp bakmamıştım. Tekrar bakınca Doom’un, oyuna yakın kalmaya çalıştığı ama kendi sinematik derdini anlatmaya çalışan bir film olduğunu gördüm. En can alıcı kısmı olan final sahnesinde, filmin bir FPS oyununa dönüşmüş olması muazzam bir detaycılıkmış.

Fakat Mortal Kombat, bu detayı tüm filme yaymaya çalıştığı için sorun çıkartmış. Her sahnesinin oyunla alakalı bir göndermeye sahip olmaya çalışması izleme keyfini ortadan kaldırmış. Son dönemde oyundan uyarlanan filmler arasında Detective Pikachu ve Sonic, dengeyi çok iyi kurmuş iki filmdi. Hem sırtını uyarlandığı oyuna dayıyordu, hem de modern sinemaya uygun bir dile sahipti.

Fatality! Flawless Victory!

Scorpion şu haliyle çok şık gözüküyor

Hanzo’nun filmin başında Çince konuşan Bi-Han’a dönüp, Japonca “Ne dediğini anlamıyorum ama seni öldüreceğim” demesi güzel bir detayken, final kısmında “Get Over Here!” diye İngilizce konuşması ne kadar saçmaysa, Kung Lao’nun “Fatality” diye bağırması o kadar saçmaydı. Dengesi oturtulamamış, yazık edilmiş bir film olmuş. Yazının da başında dediğim üzere kadrosuyla ve kadronun dövüş sanatlarına yakınlığıyla ortaya çok başarılı bir film çıkarılabilirmış.

Burada yönetmen Simon McQuoid‘in amatörlüğünü görebiliyorsunuz ki, kendisinin çektiği ilk uzun metraj film. Ayrıca çok da ilginç bir not vereyim, tamamen habersiz bir şekilde fark ettiğim bir detaydı. Mortal Kombat’ın peşine Doom izlediğimi söylemiştim ya; Hah işte Doom’un senaristlerinden Dave Callaham, Mortal Kombat’ın da senaryo ekibinde bulunan isimlerden biri. İlginç geldi gerçekten.

FRPNET Discord

Dilerseniz siz de Discord kanalımıza katılabilir ve konu hakkında görüşlerinizi bildirip sohbet edebilirsiniz.

Neyse, uzun lafın kısası Mortal Kombat seriyi sevenler için de sinemayı sevenler için de keyifsiz, tatsız-tuzsuz bir yapım olmuş. Fragmanlarda bizi gaza getirmesi, başarılı poster tasarımı, özüne sadık kadro oluşturulması bir yana sinematik açıdan hiç mi hiç keyifli bir film olmamış.

Bu İçeriğe Oy Verin

İlginizi Çekebilir  Vikingler Keşifte - Expeditions: Viking İncelemesi

İlgili Makaleler

Bir Yorum

  1. Kung Lao Fatality demiyor. Flawless Victory diyor ki bu söz de o sahneye çok iyi uymuş. Nilena Kung Laoya dokunamadan ortadan ikiye ayrılıyor.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu

Log In

Forgot password?

Forgot password?

Enter your account data and we will send you a link to reset your password.

Your password reset link appears to be invalid or expired.

Log in

Privacy Policy

Add to Collection

No Collections

Here you'll find all collections you've created before.