Son Haberler
Anasayfa » İncelemeler » Örümcek Bireyler Görev Başına! – Spider-Man: Into The Spider-Verse İncelemesi

Örümcek Bireyler Görev Başına! – Spider-Man: Into The Spider-Verse İncelemesi

Biricik Spider-Man yine bambaşka bir macera ile karşımıza çıkıyor. Televizyonlarda alıştığımız animasyon serilerinden ve beyaz perdedeki Spider-Man anlatımlarından farklı olan bu yapımı biz çok beğendik.

Beyaz perde yıllar içerisinde 3 farklı Spider-Man ile karşılaştı. Sam Raimi’nin yönetmen koltuğunda oturduğu Spider-Man üçlemesi tartışılacak bir film fakat Marvel’ın bugünkü haline ulaşmasında da önemli bir payı var. Firma iflasın eşiğindeyken şu an dünyanın en büyük markalarından biri haline geldi. Eskiden de öyleydi evet fakat batmanın eşiğinden bir film ile kurtulmuş olması da onu önemli kılıyor.

Spider-Man formülü tutunca haliyle birçok kere sinemada yeni uyarlamalarını izledik. Açıkçası her seferinde hikayeyi baştan dinlemek pek sıkıcı olmaya başlamıştı. Captain America: Civil War filminde Tom Holland’ın canlandırdığı Spider-Man’i takiben vizyona yansıtılan Homecoming’den çok memnun kalmıştım. Bu filmle paralel beğenide bulduğum Into The Spider-Verse’i nereye koyacağımı pek bilemiyorum.

Herkesi mi Örümcek Adam ya da Örümcek Birey Olmuş!

Filmimiz kendine has bir anlatım tarzı kullanıyor. Biraz grafiti, biraz iki boyutlu fakat renk kullanımı muazzam. Bazı kareler aynı çizgi roman sahnesinden alınmış gibi duruyor. Seçilen renk paletinden dolayı filmin sanat yönetmenini kutlamak gerekiyor. Bir an olsun bile gözünüzü o renk cümbüşünden kaçırmak istemiyorsunuz. Öyle filmlerde, öylesine kötü görsel efektlerle bu renkleri göze sokmaya çalışıyorlar ki Spider-Verse gerçekten de işin nasıl yapılması gerektiğini anlatmış.

Filmimiz Spider-Man’in, 20’li yaşlarının sonlarında olduğu bir evrende geçiyor. Bu evren aynı zamanda Miles Morales isimli siyahi gencin sonradan Spider-Man olarak görev alacağı evren. Çizgi roman okurlarının da çok beğendiği Miles Morales’i son olarak yeni Spider-Man video oyununda görmüştük. Bir anda karakterin bu kadar popüler olabileceğini hiç düşünmemiştim açıkçası.

Neyse efendim, Kingpin yine türlü kurnazlıklarla bir Hadron Çarpıştırıcısı inşa eder. Amacı ölen karısını ve çocuğunu geri getirmektir. Bunun için de o kısmını pek anlayamasam da Spider-Man’i öldürmek ister ama tüm evrenlerdeki Spider-Manler’i ortadan kaldırmak istiyor. Hikaye bildiğiniz üzere gerçekleşir. Kötü adamın ilk adımı başarılı olur, kahramanımız alt edilir ve sonraki karşılaşmaya kadar kendini güçlendirmeye çalışır. Filmin genel gidişatı ile alakalı söyleyebileceklerim bu kadar.

Daha fazlasına girip işin sürpriz kaçıranlarına dalmak istemiyorum. Film öyle aman aman çok gizemli bir hikayeye sahip olmasa da her izleyicinin kendinden bir parça bulabileceğini düşünüyorum. Çünkü film yarı çocuksu, yarı yetişkin. Genç ve yaşlı nesiller arasında bir bağ kuracak kadar kuvvetli.

Büyük Güç Büyük Sorumluluk Gerektirir

Hikayecilik adına filmin kuvvetli bir dili olduğunu kabul etmeliyim. Çizgisel yapıdaki birçok çizgi roman uyarlamasından ziyade, daha fazla iniş çıkışa sahip. Filmin başında motora tam gaz basan film ortalarına doğru bir anda ani fren yaparak izleyiciyi beklemeye alıyor. Rölantide kalan izleyici olanları hazmettikten sonra tam gaz finale doğru ilerlemeye başlıyor.

Bu eğlence parkı treni hızında ilerleyen senaryo takip edilesi zor bir yapıda değil. Yine de arada çizgi roman hastaları için yapılmış şahane göndermeler var. Bu filmde ayrıca sosyal medyadaki Spider-Man geyiklerine de yer verilmiş. 9Gag tarzı siteleri takip edenler bolca kahkaha atacaklar benden söylemesi.

Into The Spider-Verse çizgi roman uyarlaması filmler için yeni bir çağı başlatabilir. Bugüne kadar uyarlama filmlerin animasyonları genelde çok çocuksu kalmış ve sadece televizyon programı olarak yayınlanmış. Nasıl ki Deadpool ve Logan filmleri +18 ibaresiyle de çizgi roman filmleri anlatılabileceğini gösterdi; Into The Spider-Verse filmi ise çocuksu çizimlerle herkesin izleyebileceği bir tür yaratmış oldu.

Bu tarz yapımların ilerleyen yıllarda daha fazla yayınlanmasını istiyorum sanırım. Sadece Spider-Man için değil, birçok çizgi roman uyarlaması ya da roman uyarlaması için benzer türde teknikler kullanıldığını görmek istiyorum.