Son Haberler
Anasayfa » AYBABTU » Orta Çağ’daki Şehir Kurucularına Özenenleri Sevindiren Simülasyon: Foundation İncelemesi

Orta Çağ’daki Şehir Kurucularına Özenenleri Sevindiren Simülasyon: Foundation İncelemesi

Polymorph Games tarafından geliştirilen Foundation, Ortaçağ’da geçen bir şehir inşa etme simülasyonu olarak oyuncuların beğenisine sunuldu. Sıfırdan bir yerleşim merkezi kurmak için ne çok çalışmamız gerektiğini gösteren oyunu inceledik.

Foundation‘da öncelikle kurmak istediğimiz Orta Çağ şehrinin bölgesini belirlememiz gerekiyor. Oyunda sunulan seçenekler arasında tepeler, kıyılar, nehirler, dağlar ve vadiler bulunuyor. Bölgeyi seçtikten sonra ilk arazimizi alıyor, şehir merkezimizin yerini belirliyor ve kolları sıvıyoruz çünkü Foundation tam da bu noktadan itibaren başlıyor.

Az sayıdaki kasaba sakini arasında iş bölümü yapıyoruz. Meyve, odun ve taş gibi doğal kaynaklar toplanırken, bunların işlenmesi için gerekli yapıların da inşaasına başlıyoruz. Bir taraftan kasabalıların kalacakları evlerin yapımı sürerken, yerleşim yerimizin temellerini oluşturmaya başlıyoruz: Yiyecek satış standları (ürünler çoğaldıkça giysi, baharat ve lüks tüketim malzemeleri standları da ekleniyor), su kuyuları, kilise olmazsa olmazlarımız. Tahta ve taş köprüler de arazi koşullarımıza göre öncelik sıralamasındaki yerlerini alıyor.

Üretim

Kasabada yaşayanların sayısı artıp, statüleri yükseldikçe kilidi açılan yeni yapılar sayesinde toplayıcılıktan tarım ve hayvancılığa geçiş yapıyoruz. Çiftliğimizde buğday yetiştirip, değirmende un haline getiriyor ve fırında ekmek üretiyoruz. Hayvancılığa da koyun çiftliği ile başlıyoruz. Koyunların yününü, dokuma evinde kumaş haline getirip terzide giysiler dikiyoruz. Demiri madenden çıkarıp işliyor hatta aletler yapıyoruz. Tahtaları mobilyacıda işleyerek kasabanın üretim çarkına dahil ediyoruz. İşgücüne yaptığımız yatırımlar ve çevre düzenlemeleri ile daha çok yeni yapının kilidini açıyor, böylece balıkçılık, askerlik, din adamlığı gibi yeni iş kollarını da şehrimize dahil edebiliyoruz. Topladığımız ve ürettiğimiz ürünlerin bir kısmını markette satarken bir kısmını da ambarda topluyoruz. Böylece ticaret için gerekli ilk adımı da atmış oluyoruz.

Ticaret

Kurduğumuz ambarların her birinde 4 ayrı türden 200 birim depolama imkanımız oluyor. Burada görevlendirilen iki kişi hem stok hem de ticaretten sorumlu oluyor. Ticaret yapabileceğimiz şehirlerin kilidini açmak için pamuk elleri cebe atıyoruz. Ekonomik ilişkiler başlattığımız her şehrin ürün ve ücret bilgilerini “Trading” bölümünden öğreniyor, alıp satmak istediğimiz ürünlerin miktarlarını da yine buradan belirleyebiliyoruz.

Yerleşim Planı

Foundation‘da para biriktirip yeni araziler açmadan önce renkli katmanlarla yapılan yönlendirmelere göz gezdirmek gerekiyor. Madenler, tarım alanları ve yerleşim yerleri için uygun bölgeleri bu yönlendirmeler sayesinde öğrenebiliyor, böylece şehir planlamasını daha uygun bir şekilde yapabiliyoruz.

Oyunda farklı renkler atanmış olan konut, tarım, ağaçlandırma ve kaynak bölgelerini harita üzerinde belirleyerek vatandaşları yönlendirebiliyoruz. Renkli bölgeleri fırça sistemi ile istediğimiz gibi işaretlemek, düzeltmek ya da silmek mümkün.

Doğayı Koruyalım

Bir şehir kurmak için en çok odunsuzluktan yakınacağımı hiç tahmin etmemiştim. Yerleşim yerimizin bitmek bilmeyen odun isteğini karşılamak için orman katliamı yaptıran oyun neyseki hem acıyan kalbimizi hem de doğayı düşünüyor ve sistemde ağaçlandırma birimini de oyunculara sunuyor. Orman korucusu, belirlediğimiz bölgeleri ağaçlandırarak çevremizi mahvetmemizi engelliyor.

Görevler

Oyunda şehri kurup yönetirken, çeşitli görevler de geliyor. Görevler sayesinde topladığımız “Kral”, “Kilise” ve “İşgücü” puanları ile yeni binalar ve iş alanları açabiliyoruz. İstenen ürünleri toplayıp Kral, Kilise veya halkımız arasında seçim yaparak teslimat yapıyor ve karşılığında ilişkilerimizi güçlendirerek şehirleşme yönünde gelişim sağlayabiliriz. Dördüncü seçenek olarak görevleri geri çevirme opsiyonumuz da mevcut.

Yönetim Sistemi

Oyunda hem vatandaşların mesleklerini belirlememizi sağlayan hem de yapılardaki görevli sayılarını gösteren iki ayrı bölüm bulunuyor. Yerleşik kişi ve işyeri sayısı arttıkça tek tek görevlendirme yapmak zorlaştığı için zamanla bina ve görevlendirilen kişi sayılarının yer aldığı ekran en yakın dostumuz oluyor. Bu bölüm sayesinde, şehirdeki işgücü işleyişini sağlıklı şekilde sürdürmek için gerekli müdahaleleri hızlı bir şekilde yapabiliyoruz.

“Smyrna”

İncelemede sonuç bölümüne geçmeden önce tam anlamıyla deneme yarılma yöntemiyle ilerlediğim oyunda başıma gelenleri de “sakın yapmayın” uyarısıyla paylaşmak istiyorum.

Buram buram İzmirim koksun diye deniz kenarında inşa etmeye başladığım “Smyrna”da şehir merkezi ve ilk yapıların yer seçimlerini gayet başarılı bir şekilde yaptım ancak sonraki bölümde hızlı büyüme sevdasına kapıldım ve ölçüp biçmeden yerleştirdiğim binalarla tam bir kargaşa yarattım. (Tanıdık geldi mi?) Neyseki, arazilerin elverişliliğini gösteren katmanları bulduğumda o kadar geç değildi de, şehri “hayalet kasaba” olmaktan kurtardım.

Ambar ve ticaret sistemini çözene kadar bazı görevleri zamanında tamamlayamadım ki bu zaten o sırada henüz araç gereç üretemeyen bir kasaba olarak tam anlamıyla batmamız demekti. Bir düzine mutsuz kasabalının Smyrna’yı terk etmesine ve kasamızın boşalmasına sebep oldu. Görevlerde istenen ürünleri ambarlarda stoklayarak ve ticaret ürünlerini daha akıllıca seçerek bu krizi aşabildim.

Ekonomiyi toparlamaya o kadar odaklanmışım ki şehri güzelleştirmek aklımın ucuna gelmedi. Sonuç; balıkçı barınaklarının kilidi açılmak bilmedi ve ben deniz şehri Smyrna’da uzun süre balıksız kaldım. Görevler de boşa gitti.

Sonuç

Facialarımdan sonra sonuç kısmındayız. Şehir kurma fantezimizi Orta Çağa başarıyla uyarlayan Foundation‘ın model çizimleri çok sevimli… Efektleri ile gerçek bir yerleşim bölgesinin içinden geçtiğimizi hissettiriyor. Bölgeleri, yapıları, iş alanları, sosyal beklentileri yeterli unsurlarla desteklenmiş. Oyunu istediğimiz anda kaydedebildiğimiz gibi, otomatik kayıt sistemi de güzel işliyor. Oyunun ilerleyişi de müzikleri kadar keyifli.

Ancak oyundaki stok ve ticaret bölümlerinin yönetim sisteminin daha gelişmiş olmasını tercih ederdim. Bu panellerde oyuncuya verilen kısıtlı hareket imkanı şehrin kaynaklarını dış ekonomiye kazandırmada yetersiz kalabiliyor.

Oyundaki görevlerin tek düzeliğine de değinmek istiyorum. Krallık, Kilise ve halkla ilişkilerinizi güçlendirmede en önemli unsurlardan olan bu görevlerde sürekli aynı ürünlerin tedariğinin talep edilmesi bir noktadan sonra sıkıcı hale geliyor.

Bu iki nokta dışında Foundation‘la Orta Çağ yaşamını şehir similasyonuna adapte eden Polymorph Games‘in başarılı bir iş çıkardığını söyleyebilirim. Kurucu olarak, sevimli vatandaşlarınızla görkemli bir şehri inşa etmek için çıktığınız yolda karşılaşacağınız her engeli aşmanın yollarını aramak, çözümlerinizin ardından bir sonraki aşamaya geçerek büyümek, bunları yaparken çevre ve sosyal yaşamı da göz önünde bulundurmak Foundation‘daki görev listenizden sadece birkaç madde… İlginizi çektiyse ve kurucu olmaya hazırsanız, oyunu edinmek için buraya tıklamanız yeterli.