İncelemeler

Eski Dostlar Kavuşur Mu? – Obi-Wan Kenobi 1. ve 2. Bölüm İncelemesi

Yıllardır heyecanla istediğimiz ve beklediğimiz Obi-Wan Kenobi dizisinin ilk 2 bölümünü sizler için bol spoilerlı inceledik!

Disney’in Lucasfim’i satın aldığı dönem The Force Awakens’ın aldığı eleştiriler sonrası Rogue One büyük patlama yaratmıştı. Oyuncu kadrosu, hikayesi ve akışıyla yeni üçlemeden sonra kızgın kumlardan serin sulara atlamak gibiydi. Ardından Disney de standalone film mevzusunun gördüğü ilgiden hoşlanmış olacak ki iki yeni film ucundan kıyısından duyurulmuştu: Han Solo filmi Boba Fett filmi ve Obi-Wan Kenobi filmi. Han Solo’nun ardından online platformlar iyiden iyiye yaygınlaşmış, Boba Fett filmi çoğu hayran tarafından “Star Wars Evreninin Kurtarıcısı” olarak görülen The Mandalorian’a dönüşmüştü. Dün itibariyle dönüşümün yeni halkasına, tüylerimiz diken diken beklediğimiz Obi-Wan Kenobi dizisine resmen kavuşmuş bulunmaktayız! Hazırsanız spoiler uyarımı veriyor, incelemeye başlıyorum!

Ah Biz Star Wars’çular…

Bir kere herkes şunu kabul etmeli ki geek camiası amiyane tabirle silkelenmeye en müsait camia. “Son film çok kötüydü, bir daha asla!” dediğimiz içerikleri güya “Meraktan” koşa koşa tüketen, “Bir daha asla yüzüne bakmayacağım!” dediğimiz yapımların ürünlerine “Ama gönül bağımız var yahu” diye çuvallar dolusu para döken bir ekibiz. Ve bana soracak olursanız bu camianın en büyük kerizleri de biz Star Wars hayranları. Eleştiririz, yerden yere vururuz ama sonra oturup saatlerce kritiğini yaparız yeni Star Wars içeriklerinin, Baby Yoda peluş koleksiyonuna başlarız. Bunun için sadece bir Darth Vader soluk alış verişi duymamız, bir eski karakter görmemiz yeter de artar.

Disney The Mandalorian’ın ilk sezonundan sonra bunun farkına gayet iyi varmıştı. İkinci sezonda dizinin güçlü yan karakterleri ve kendi ayakları üzerinde durabilen hikayesi yerini doldurma bölümlere bırakmış, senaryo Bo-Katan, Ahsoka, Luke gibi sevdiğimiz eski karakterler üzerinden ilerlemişti. İlk sezonun cesur hamleleri yoktu; bunun yerine Dave Filoni Jon Fevrau ikilisi yerine güvenli sularda yüzmeyi, yüzbinler tarafından izlenecek yeni yapımlara yol yapmayı tercih etmişti. Boba Fett dizisiyse zaten kanımca Disney sonrası dönemin en büyük fiyaskolarından biri. Temuera Morrison’ın dönüşü büyük heyecan yaratsa da güçlü başlayan ilk bölümler bir anda peyda olan Luke, Ahsoka ve Grogu sağ olsun Mandalorian 2.5’a dönüşmüştü. Eski karakter görünce havalara uçan hayran kitlesi genel anlamda bunları bir şekilde sineye çekti ve Mandalorian’ın ilk sezonunu standart almaya devam etti.

Beklentiler Üzer

Güzel başlayan diziler bir noktada buna evirilince ben de açıkçası beklentisiz başladım Kenobi’ye. Tamam çok heyecanlandık, Ewan McGregor başımızın tacıdır, Hayden Christensen da dönüyor, müzikler John Williams imzalı filan ama başarısız hikayeleri sevilen köklü karakterlerin arkasına gizlemelerinden yorulmuştum işte. Daha iyisini yapabilecekken fanservice’in suyunu çıkartıp figür satışlarını artırmaya çalışmalarından gerçekten gına gelmişti. Muhtemelen bu şekilde başladığım için ilk iki bölüm gözüme batan yanları olsa da (birazdan bahsedeceğim) benim için büyük sürpriz oldu ve fazlasıyla beğendim. Ama baktığım yorumlarda genel itibariyle beklentiyi karşılayamadığını gördüm.

Bunun en büyük nedeni her hayranın Star Wars evreninden beklentisinin, karakterlere bakış açısının farklı olması bence. Kimi hayranlar gördüm İmparatorluk filosundaki gemilerin motor hacmine varana kadar hatmetmiş, kimi hayranlar gördüm Force felsefesiyle kafayı bozmuş. Hal böyle olunca her yapımın herkesin beklentilerini karşılaması kaliteden bağımsız olarak imkansız oluyor.

Kenobi’yi Nasıl Bilirdiniz?

Misal, dizide çizilen Obi-Wan Kenobi portresi: Her anlamda örnek bir Jedi olan, müthiş görev bilinci ve şefkatiyle nam salmış, hem Force hem de Lighstaber teknikleri bağlamında üst düzey Ustalar arasında gösterilen Kenobi’yi unutun. O artık Force’a tövbe etmiş, her gece Mustafar düellosunun kabuslarını gören, Jedilık müessesesini bir kenara bırakmış bir karakter. Anakin’in ölümünün kefaretini (evet, hayatta olduğunu bilmiyor) Luke’u gözeterek ödemeye çalışıyor ve gerçekten umursadığı başka hiçbir şey yok. Bu tarz bir Kenobi portresi çizilmesini ben şahsen çok başarılı buldum dostlar. Yaşadığı travmaların ardından karakterin “Hello there” diye giriş yapmasını bekleyemezdik sonuçta. Ewan McGregor da muhteşem bir oyunculuk sergilemiş bu bağlamda, özellikle ilk bölümde gözlerim dolu dolu izlemediğim bir sahnesi bile yok. Pişmanlığı, içinde bulunduğu kasvetli ruh hali, depresifliği içinize işliyor.

Oldukça etkileyici bir Order 66 sahnesiyle açılan ilk bölümü, artık farklı bir adam olan Ben Kenobi’yi ve yeni kötü karakterlerimizi tanıyarak geçiriyoruz. Rebels animasyonunu izleyenlerin yakından tanıdığı Grand Inquisitor, Fifth Brother ve Third Sister Reva eşliğinde Order 66’den kurtulan bir Jedi’ı avlamak için Tattooine semalarına giriş yapıyor. Tattooine görmekten kusacağız artık evet ama dizinin sanat yönetmenliğini övmek istiyorum ilerlemeye başlamadan önce. Hem Tattooine hem de Daiyo gerçekten çok güzel görünüyor. Özellikle Daiyo tam bir suç gezegeni: Cyberpunk esintili neon ışıklar, kaçakçılar ve savaş gazisi Clone Trooper (Temuera Morrison’a selam olsun) gerçekten çok ama çok şık dokunuşlardı. Özellikle Kumail Nanjiani’nin “Dolandırıcı Jedi” tiplemesine gerçekten bayıldım, çok iyi bir yan karakterdi kesinlikle.

Zorla Güzellik Olur Mu?

“Luke’u Darth Vader’dan korumaya çalışan Obi-Wan” beklentisiyle başladığımız dizi, ilk bölümün sonunda Red Hot Chili Peppers basçısı Flea liderliğindeki bir paralı asker ekibi tarafından kaçırılan Leia’yı kurtarma görevine dönüşüyor. Çocuk Leia tam hayal ettiğim gibi: Büyümüş de küçülmüş, karşısındakileri sözleriyle nazikçe tokatlama huyunu annesinden, asi ruhunu babasından almış. Ama bu noktada maalesef bariz bir şekilde gözümüze çarpan bir tembel senaryo yazımı sorunumuz var ve bu durum ikinci bölümde de devam etmeyi sürdürüyor.

Misal, Obi-Wan’ın Leia’yı kurtarmaya ikna oluşu bana kötü yazılmış, DM’in oyunculara zorla “plot hook” atmaya çalıştığı bir FRP senaryosunu anımsattı şahsen. Yahu sen Bail Organa’sın, koskoca Alderaan senatörüsün, nedir bu “Kızımı Obi-Wan kurtarsın” takıntısı? Ordu desen elinin altında, senato desen kulun kölen olur, paranın satın alabileceği en iyi paralı askerleri tutabilirsin, neden illa Obi-Wan’ı istiyorsun? Onun görevi Luke’u korumak sonuçta. Neymiş “Bunun duyulmasını istemiyormuş.” Özellikle ikna etmek için Tattooine’e gelişi bende “Oyuncular görevi almayınca görevi zorla vermek için çıkarılan NPC” enerjisi verdi, izlerken çok rahatsız oldum açıkçası.

Bir Küçük Reva Meselesi

İkinci bölümün ve bir bakıma ilk bölümün de zayıf halkalarından biri kesinlikle Third Sister Reva. Emirlere baş kaldıran, kafayı Kenobi’yi bulmakla bozmuş, bir Karanlık Taraf mensubu için bile fazlasıyla fevri eylemleri olan bir karakter kendisi. Açıkçası Moses Ingram’ın oyunculuğunda bir sorun göremedim ben, karakterine çizilen portreyi canlandırmış işte. Ama artık karakteri henüz yeterince tanımayadığımızdan mıdır bilinmez, motivasyonu aşırı derecede zayıf ve bu durum her sahnesinde olumsuz bir şekilde göze batmasına yol açıyor.

Bu Kenobi takıntısı nereden gelmektedir en ufak bir fikrimiz yok henüz, üstlerine “Ben çok alt tabakadan geldim, bataklıktan çöplükten çıktım, siz beni aşağılayamazsınız!” şeklinde atar gider yapması da kesinlikle sağlam bir motivasyon değil. Darth Vader’ın gözüne girmenin anahtarının Kenobi olduğunun bilincinde olması ve bu yüzden onun peşine düşmesi yeterince iyi verilememiş. Grand Inquisitor’da ölümcül bir yara açabilmesi zaten başlı başına saçma bir sahneydi. Bu noktada aşırı derecede sinirimi bozan Grand Inquisitor tasarımından da bahsetmek istiyorum yoksa içimde kalır: O kadar bütçeniz var, o kadar kaliteli makyaj sanatçınız var, biriniz de kalkıp şu Pau’an ırkına mensup karakterin kafasına bir protez takalım, makyajını daha güzel yapalım demedi yahu? Rupert Friend iyi oynamış tamam ama korkunç gözüme battı izlerken. Neyse, uzun lafın kısası ilerleyen bölümlerde Kenobi’yle kişisel bir husumet görürsek belki bir nebze mantık çerçevesine oturtabiliriz ama şu anda bir villain olarak fazlaca zayıf kalıyor Reva.

Malum Kovalamaca Sahneleri

Hikaye yazımı tembel olsa da iki bölüm de su gibi akıyor. Bu su gibi akışta gözümüze çarpan birtakım sahneler de var tabii: İki bölümde de yer alan kovalamaca sahneleri. İkinci bölümdeki haydi bir nebze tamam, Leia zeki bir kız ve Obi-Wan’dan şüphelenip topuklaması mantıklı, şehir de kalabalık zaten. Ama ormandaki sahne Flea’nın ekran süresini uzatmak için çekilmiş izlenimi yarattı bende. Gördüğüm yorumlarda da hayranların bu sahnelere kafayı taktığını gördüm ama dizinin asıl sorunu kanımca bu sahneler ve bu sahnelerin çekim kalitesi değil, hikaye yazımındaki tembellik -ki Deborah Chow çok iyi bir yönetmen, Mandalorian’da yönettiği bölümler seyir keyfi açık ara farkla en yüksek bölümlerdi. Yapım yayın sürecinde kimseye güvenmem ona güvenirim. Ama dediğim gibi dizi patlarsa senaryodan patlayacaktır, Sena demişti dersiniz.

Sonuçta…

Uzun lafın kısası beklentiye girmeden, bölümlerin akıcılığının, görsel güzelliğinin, tatlı dokunuşlarının tadını çıkarmaya bakarak, eski günleri yad ederek ve bol bol duygulanarak izlenecek bir dizi gibi duruyor Kenobi. Hayranları memnun ettiğinden ve etmeye devam edeceğinden kesinlikle şüphem yok. Tabii şu ana kadar yayınlanan tüm ekran görüntülerinin ve fragmanların ilk iki bölümden alındığını da göz önünde bulundurursak önümüzdeki dört bölümde her şeyin yaşanabileceğini de unutmamamız gerekiyor. Senaryo yazımındaki tembellik ilerleyen bölümlerde telafi edilecek mi hep birlikte izleyip göreceğiz.

Final bölümünden sonra bir inceleme daha yazarız artık, sizler de yorumlarınızı bizimle paylaşmayı unutmayın!

Bu İçeriğe Oy Verin

İlginizi Çekebilir  Balon İster Misiniz? - IT Filmine Yeniden Bakış

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Başa dön tuşu

Log In

Forgot password?

Forgot password?

Enter your account data and we will send you a link to reset your password.

Your password reset link appears to be invalid or expired.

Log in

Privacy Policy

Add to Collection

No Collections

Here you'll find all collections you've created before.