Son Haberler
Anasayfa » İncelemeler » Motorunuza Atlayın, Yapacaklarımız Var – Full Throttle Remastered İncelemesi

Motorunuza Atlayın, Yapacaklarımız Var – Full Throttle Remastered İncelemesi

Motorunuzun örtüsünü kaldırın, bakım yapacağız. Zamanı geldi!

Gerek FMV, gerek animasyon şeklinde olsun, 90’lı yıllar Point & Click Adventure oyunlarının altın yıllarıydı. Bu türün iki sağlam firması Sierra ve LucasArts peş peşe çıkarttıkları oyunlar ile bu tarz seven oyuncular yüzünü güldürdü. Monkey Island, Indiana Jones, Phantasmagoria ve Larry serisi falan derken benim için LucasArts yapımı Full Throttle’ın yeri hep ayrı oldu.

Tim Schafer‘ın önderliğindeki Double Fine, LucasArts ile çalıştığı zamanlardaki tüm oyunları tekrar sevenleri ile yeniden ve bu türe yabancı olan oyunculara tanıştırmaya yemin etmişçesine çalışmaya devam ediyor. Grim Fandango ve Day of the Tentacle’dan sonra kült olmuş eseri Full Throttle’la bizi buluşturdu.

Aha! Macera!

Oyunun konusu ile ilgili sürprizleri bozmamak adına çok detaya girmeyeceğim. 2040 yılında bildiğimiz tekerli araçların kalmadığı, böyle hoverboard benzeri yerden biraz yüksek giden araçların yollarda olduğu bir gelecekte geçiyor. Pole Cats adlı motor çetesinin liderinin, işlemediği bir suçtan ötürü adını temize çıkartma macerasını anlatır. Ortam biraz Mad Max havasında ve oyunda karşılaşacağınız ortamlar genelde uzun yollar, çöl ve hurdalıklardan oluşuyor. Karşınıza çıkacak karakterler ve olaylar sizi oldukça eğlendirecek (Ripburger adlı karakteri Mark Hamill seslendiriyor belirteyim). Müzikler zaten Hard Rock sevenleri mest edecek (grubun adı da “The Gone Jackals” ama diğer tüm müzikleri Outlaws’tan tanıdığımız Clint Bajakian’ın elinden çıkma).

Oyun klasik LucasArts Point & Click Adventure olduğundan çizgisel bir oynanışı var. Farklı yollarla bulmacaları çözmek gibi bir durum söz konusu değil. Oyun ne çok kolay ne çok zor. Hepsi tam tadında. Bulmacaları çözmek için deneme yanılma yöntemlerine başvuracaksınız ama başarısız olsanız bile komik ve ilginç durumlara düşeceğiniz durumlar olacak. Sırf “Acaba böyle yapsam ne olacak,” diye denemekten çekinmeyin izlemesi çok eğlenceli. Bazı bölümlerde motorsiklet üzerinde dövüş bölümleri de var.

Çöp kutusundan 5 dakika boyunca çıkamayan adam biliyorum!

Tabii ki her PC oyuncusu gibi seçenekler menüsüne dalacaksınız biliyorum. Grafik ayarlarında çözünürlük değiştirme hariç her türlü detay var. Tabii ki 2 boyutlu bir oyunda “Anti-aliasing” veya “Shader” ayarları beklemiyorsunuz. Sizin istediğiniz ayar “95 versiyonundaki gibi oynamak isterdim,” şeklinde oluyor. Evet hem de farklı şekillerde. İsterseniz eski versiyonun grafikleri ile yenilenmiş seslendirme ve müziklerle oynayabilirsiniz ya da tam tersi. İsterseniz sadece seslendirmeler yeni olsun geri kalan her şey eski versiyon gibi olsun, karar sizin. Tek tek ayarlayabiliyorsunuz ya da versiyon farklılığını görmek istiyorum ben öyle oynayacağım derseniz, oyun içi menülerden ayarlamanıza gerek kalmadan F1 tuşu ile 95 versiyonundaki grafik ve seslere hızlı geçiş yapıyorsunuz ki bu özellik daha evvelden çıkan Double Fine’ın tekrar elden geçirdiği eski klasiklerde kullandıkları çok başarılı bir sistem.

Daha evvelden çıkmış Monkey Island 1 ve 2’nin Remastered versiyonlarında karakterlerde ve ortamlarda ufak ta olsa sağda solda çeşitli değişiklikler veya eklemeler vardı ama Full Throttle Remastered’da arkaplanlarda ve karakterlerde değiştirilme veya ekleme yok. Yeni versiyona geçiş yaptığınızda sahnelerde oyun içinde karakterlerde ve ortamı daraltma veya küçültme yapmadan, oyun alanınızdaki sahneyi genişletip, oynanabilirliği etkilemeden size gösteriyor. Her şey olması gerektiği gibi.

Biliyorum siz de benim gibi her girdiğiniz ortamda F1’e basıp bunu deneyeceksiniz ve farkı bariz bir şekilde hissedeceksiniz. Ortamdan uzaklaşan karakterler daha keskin ve artık yüzleri seçiliyor. Sadece grafik değil, hem seslendirmelerde hem de müziklerdeki az da olsa boğukluk ve çıtırtılar, yenilenmiş halinde daha canlı ve temiz geliyor. Hani dersiniz zamanında bilgisayarınız eski diye grafikleri en düşüğe ayarlarsınız ve bilgisayarınızı yeniledikten sonra oyunun grafik ayarlarını sonuna kadar açarsınız ve ağzınız açık kalır ya, seslendirmede de kulaklarım sanki daha iyi duyuyor diyeceksiniz.

Oo! Güzelmiş motor. Nasıl, iyi kaçıyor mu bari?

Gel gelelim oynanış süresine. Angry Joe gibi yavaş çekim “TWO HOURS!” diye bağırmayacağım ama oyun öyle pek uzun değil. Bağırmayacağım çünkü tam anlamı ile macera yaşatacak dopdolu bir oynanış sizi bekliyor. İlk defa oynuyorsanız onun üzerine bir saat daha ekleyin. İnsanların “Elimde CD var ama kim uğraşacak DosBox ile SCUMM ile! Anlamıyorum o işlerden! Yenilense de tekrar oynasak!” deme sebebi oyunun kalitesi. Başından sonuna kadar tatmin eden, kimi zaman motor üstünde kavgalı dövüşlü aksiyonlu kimi zaman kafanızı kaşıtacak bulmacalarla dolu kapı gibi bir oyun var karşınızda. Fakat size tavsiyem, oyunda shift tuşunu pek kullanmayın çünkü shift ile etrafta iletişime geçeceğiniz her şeyi size gösteriyor ve bu oyunu baya kolaylaştırıyor. Bundan 15 sene evvel piksel piksel arkaplanda eşya aramak için çok sıkıştığımızda kullanıyor olabilirdik ama yenilenmiş hali ile her yer rahat görüldüğünden bulmacaları çözerken biraz kendinize güvenip shifti kullanmayın.

Bonuslarda ise daha evvel Grim Fandango ve Day of the Tentacle’daki gibi siz oyunda ilerledikçe yeni konsept çizimleri, oyunu yapan ekibin sesli yorumları ve müzikler açılıyor. Esas adam Ben’in karakter taslaklarında nereden nereye geldiğinden tutun, Full Throttle fontunun nasıl kararlaştırıldığı ve değiştirilme süreçlerini görmek baya ilginç geldi. Bu kısım nispeten benim gibi işin arka planını ve belgesel içeriğine ilgi duyan oyuncuları sevindirecektir. İşte bu yüzden 1995 yılında bir CD’ye sığan bu oyun, 2017 yılında nasıl 4.5 GB olur görüyoruz. Keşke The Gone Jackals’ın yaptığı müzikleri ayrı şekilde indirilebilir içerik olarak sunsalardı. Benim oynadığım GOG versiyonu ve sadece duvar kağıtları barındırıyor (Oyunu bana hediye eden arkadaşım Kaan Türkeş’e tekrar teşekkür ederim).

Alınmalı mı? Yoksa indirimi mi beklemeliyim? Yine masraf çıktı.

Doğrusu bu sizin Full Throttle’ı ne kadar özlediğinize kalmış. “Evet, özledim çok güzel oyundu,” diyorsanız fiyata bakmadan hemen alın. İlk defa oynayacak arkadaşlar eğer oyun süresini, sunduğu kalitesine rağmen az buluyorsa indirimi bekleyebilirler ama size kesin bir şekilde söyleyeyim ki Full Throttle Remasterd’ı mutlaka oynayın. Tim Schaffer bu şekilde eski Lucas Arts klasiklerini canlandırmaya devam ederse, umarım gelecek sefer Curse of Monkey Island ve Outlaws’u da bu şekilde yenilenmiş halde karşımıza çıkartır.

Dilerseniz oyunu hemen buradan satın alıp oynamaya başlayabilirsiniz. İyi gazlamalar!

Guardians Of The Galaxy Vol. 2'nin Awesome Mix'inde Yer Alan Şarkıların Listesi Yayınlandı
HBO, Bilimkurgu Klasiği Fahrenheit 451'in Filmini Yapıyor