Anasayfa » İncelemeler » Kaynak (The Fountain) – Film İncelemesi

Kaynak (The Fountain) – Film İncelemesi

the-fountain-film-banner

Darren Aronofsky; bilimkurgu ve romantizmi ebediyetle birleştiriyor.

Son dönem Amerikan sinemasının parlak isimlerinden olan Darren Aronofsky, kusursuz bir filmografiye sahip. 1998’de tanıdıklarından borç para aralarak çektiği, bir matematikçinin evrende düzen aramasını konu alan Pi filmi ile Hollywood’a giren Aronofsky ardından Requiem For A Dream, The Fountain, The Wrestler, Black Swan filmleri ile seyircinin karşısına çıktı. Mart 2014’te de yeni filmi Noah ile seyirci karşısına çıkacak olan yönetmenin filmlerindeki ortak tema ise aynı: Sonsuzluk ve arzu.

Ölüm bir hastalıktır. Aynı diğerleri gibi. Ve bir tedavisi vardır.

the fountain resimThe Fountain, karmaşık bir yapım süresine sahip. Düşük bütçeyle harikalar yaratan yönetmene Warner Bros, The Fountain filmi için 100 milyon Dolar gibi bir bütçeyle gelir. Ancak Yapımcı şirketin oyuncu seçimlerine ve kurguya müdahaleleri nedeniyle Warner Bros bütçeyi 35 milyon Dolar’a kadar indirmiş. Filmin ilk başrol oyuncusu olan Brad Pitt’in de sakal bırakmak istememesi üzerine, Wolverine filmlerinden tanıdığımız, Hugh Jackman filmin başrol oyuncusu olmayı kabul etmiş. Ayrıca Aronofsky’e The Fountain ile çalıştığı sırada Batman Begins için teklif götürülmüş. Ancak yönetmenden olumsuz yanıt alan Warner Bros, Batman’i Nolan’a teslim etmiş.

Her gölge, ne kadar koyu olursa olsun, sabah güneşi tarafından tehdit edilir.

Film, 16. Yüzyılda başlayıp 26. Yüzyılda son bulan bir asırlık epik bir hikaye. Filmin ilk kısmında 21. yüzyılda yaşayan bir bilim adamı olan Tommy Creo’nun (Hugh Jackman) kanser hastası eşi Izzyi’yi (Rachel Weisz) kurtarmak için yaptıkları aktarılır.

Bu esnada Izzi 16. Yüzyıl İspanyası’nda geçen bir hikaye yazmaktadır. Hikayede Engizisyon tarafından toprakları elinden alınmakla tehdit edilen Kraliçe Isabella, sadık konkistador Tomás’ı İspanya ‘yı kölelikten kurtarabilmenin tek yolu olduğuna inandığı Hayat Ağacını araması için Maya ormanlarına gönderir. Hikaye Ispanya ‘da başlayıp Xibalba denilen Nebula’da bitecektir ancak Izzi’nin hikayeyi bitirecek kadar zamanı olmadığı için Tommy’den hikayeyi bitirmesini ister.

Hikayeni son dilimindeyse 26. yüzyılda ise uzay gezgini olan Tom uzaydaki gezintisi sırasında kendisini çok uzun sürelerdir rahatsız eden olayların arkasındaki gerçekleri keşfeder.

the fountain resim 2Seyirciye 3 farklı hikaye sunulsa da bu hikayelerin 3’ü de aynı kapıya çıkmaktadır. Aronofsky, Güneş’e sonsuzluk kavramını yükleyerek bu 3 hikayenin erkeğini kurtarıcı durumuna sokar. 16. Yüzyıl İspanyası’ndaki kraliçesine hizmet etmek isteyen Tomas, eşini hastalığından kurtarmak isteyen Creo ve aklı sorularla meşgul olan Tom, Güneş’e bakarlar ve sonsuzluğu arzularlar. Sorunlarından kurtulmak isterler ve tek bir beden haline gelirler. Meditasyona, doğaya, bilime başvursalar da çözüme gitmek için denedikleri yollar yeni sorunlara yol açacaktır.

Eski Ahit’e göre, Cennet Bahçesi’nde iki ağaç vardı. Bilgi Ağacı ve Hayat Ağacı.
Adem ve Havva, Bilgi Ağacı’nın meyvelerinden yiyince, Tanrı bahçeyi onlara yasakladı
ve Hayat Ağacı’nı sakladı.

Moon, Pi, Mass Effect 3 gibi yapımların müziklerini besteleyen Clint Mansell’in Golden Globe’a aday olan besteleriyle, Darren Aronofsky’nin betimleyici anlatımıyla ve görsel efektleriyle ön plana çıkan The Fountain, sizlere 100 dakikalık bir destan sunuyor. Bilimkurgu filmleri listelerinde sıkça üst sıralarda yer alan, İncil başta olmak üzere pek çok dini kitaba göndermeler yapan film Aronofsky filmografisinin en sıradışı yapımı.

 

FRPNET Müzik: Lordi [Fırtına ve Coşku]
Game of Thrones - Kral Toprakları Kapılarını Açıyor