Anasayfa » İncelemeler » Guardians of the Galaxy Filmi Üzerine…

Guardians of the Galaxy Filmi Üzerine…

guardians-of-the-galaxy

Guardians of the Galaxy (Galaksinin Koruyucuları) filmini izlemeyen kalmadığına göre sanırım incelememizi yapabiliriz! Eğer hâlâ gitmediyseniz çok fazla şey kaçırıyorsunuz demektir!

İlk önce belirtmek isterim ki filme Marvel ile fazla alakası olmayan, sadece filmlerden dolayı Marvel’ı ve kahramanlarını bilen bir arkadaşımla gittim. İlk yaptığı yorum, “Kendimi bir Marvel filmi izliyormuş gibi hissetmedim!” oldu. Eh, Marvel’ı filmler haricinde çizgi romanlarıyla da tanıyan biri filme gittiğinde bu yoruma oldukça karşı çıkacaktır!

Açıkça söyleyebilirim ki filmde “Marvel ve Uzay” dendiğinde akla gelebilecek çoğu şey kullanılmıştı. Nova Corp., Kree, Skrulllar, Thanos ve Titan, Knowhere ve daha nicesi. Fazla uzatmadan film de neler gördük neler göremedik bakalım.

Filmdeki ekibi oluşturan kahramanlarımız çizgi romanda da mevcut olduğu için Çizgi Roman vs. Film eleştirisi yaparak “kitabı daha güzeldi” klişesine girişmeyeceğim merak etmeyin, doğrudan film üzerinden gideceğim. Ancak yine de filmde daha önce hiç duymadığınız ve çizgi romanlarda mevcut olan terimleri de açıklayacağım.

Guardians-of-the-Galaxy-team

Gruptaki üyelerin hepsi aslında ayrı ayrı farklı çizgi roman sayılarında boy göstermişlerdi. Bu karakterleri sonradan Guardians of Galaxy adı altında bir araya topladılar. Filmdeki ekibin ilk kez hangi çizgi romanda görüldükleri tarihleri kısaca yazarsak;

Star Lord – Marvel Preview #4 (1976)

Gamora – Strange Tales #180 (1975)

Drax the Destroyer – Iron Man #55 (1973)

Groot – Tales to Astonish #13 (1960)

Rocket Racoon – Marvel Preview #7 (1976)

Görüldüğü üzere, pek çok kişi bu karakterleri hayatında hiç duymadığı için hepsini film için yaratılmış uydurma karakterler olarak düşünmekte; ancak işin aslı çoğunuzun annesi babası daha çocukken bu karakterler milyonlarca insanın hayal dünyasını süslemeye devam ediyorlardı!

guardians-of-the-galaxy-mixtape-resim

Filmimizin konusunu kısaca özetleyelim. Film 1988 yılında, babası belli olmayan, Peter Quill ismindeki küçük bir çocuğu anlatıyor. Çocuk hastanede ölmekte olan annesinin yanında bekliyor. Bu sırada da annesinin onun için doldurduğu “Awesome Mix Vol. 1” kasetini dinliyor ki bu kaset neredeyse filmin kaderini belirliyor diyebiliriz. Bu kaset, eskilerin klasik rock ve rock parçalarını içeriyor. Dilerseniz albümü buradan dinleyebilirsiniz.

Annesini kaybettikten sonra isyan eden gencimiz hastaneden koşarak uzaklaşıyor ve uzaylı bir yağmacı grubu tarafından kaçırılıyor ve 16 yıl boyunca yağmacılar tarafından eğitilerek onlardan biri oluyor. Tüm galakside aranan başarılı bir hırsız haline gelen Peter, kendisine Star Lord diyor.

Filmin konusu diğer Marvel filmlerinde olduğu gibi yine bir nesne üzerine kurulu. Hepiniz Avengers filminin sonundaki ek sahnede gösterilen Thanos’u hatırlarsınız. Thanos’u görür görmez zaten tüm Marvel kurtları yakın zamanda Infinity Gauntlet ve Infinity Stones konularının işleneceğini biliyordu. Ve o vakit sonunda geldi.

Guardians-of-the-Galaxy-wallpaper

Peter Quill yok olmuş bir dünyanın harabelerinden bir küre çalıyor. Amacı küreyi uygun bir fiyata işverenine satmak. Kürenin içerisinde ise sürekli bahsi geçen Infinity Stones’tan (Sonsuzluk Taşları) biri var ve bu taşlardan evrende altı adet bulunmakta. Tabii filmin ortalarına kadar küre açılmadığından dolayı kürenin içinde bir taş olduğundan kimsenin haberi yok.

Bu taşlardan sadece birini bile kullanabilen bir kişi tüm bir gezegeni saatler içerisinde yok edebilecek güce sahip oluyor. Infinity Gauntlet denen nesne bu altı taşın birleştirilip tek bir kişi tarafından kullanılabilmesini sağlayan bir zırh eldiveni aslında. Ancak filmde bu Infinity Gauntlet’ten hiçbir şekilde bahsedilmiyor, sadece taşların bahsi geçiyor.

Tabii ki bu kadar muazzam bir gücü de basit bir ölümlü kullanamıyor, anında yok oluyor. Kürenin içinde böyle bir taşın olduğu ortaya çıktıktan sonra olaylar başlıyor.

Film de bilmemiz gereken üç taraf var. Kreeler, Nova (ya da çizgi romandaki haliyle Nova Corp.) ve Thanos (Titan gezegeni diyebiliriz).

Ronan-the-Accuser-in-Guardians-of-the-Galaxy

Kree ırkı, fizyolojik olarak insanlara benzeyen, son derece ileri teknoloji kullanan bir ırktır. Hatta çizgi romanda, dünyamızda daha ilkel çağlar yaşanırken insanlar üzerinde deney yapıp Inhumans adı verilen süper insanları yarattıkları da bilinmektedir. Kree’nin en asil ailelerinden birinden gelen ve yüksek bir rütbeye sahip olan Ronan The Accuser, filmin baş kötü karakterlerinden biri. Kendisi Thanos ile bir anlaşma yapmış. Ronan, küreyi bulur bulmaz Thanos’a verecek, karşılığında Thanos da Ronan’ın nefret ettiği Xandar gezegenini yok edecek. Ancak Ronan, kürenin içinde Sonsuzluk Taşı olduğunu öğrenir ve anlaşmayı bozarak Taş’ı kendisi almak ister.

Nova Corp. ise yine ağırlıklı olarak insan ve diğer insansı uzaylıların yaşadığı Xandar gezegeninin özel polis kuvvetidir.

Star Lord ve Ronan’ın suikastçısı Gamora küreyi kapmak için savaşmaya başlar. Rocket ve Groot ise galakside başına yüksek bir ödül konan Star Lord’u yakalayıp ödülü almak için onunla savaşır. Derken hepsi Nova Corp. polisleri tarafından yakalanıp hapse atılırlar. Kürenin değerli bir şey olduğunu anlayıp anlaşma yaparak hapisten kaçma planı yaparlar. Hapiste de ailesini öldürdüğü için Ronan’dan intikam almak isteyen Drax ile tanışırlar ve o da ekibe dahil olur. Küreyi en yüksek fiyatı veren kişiye satmayı ve aralarında paylaştırmayı planlamışlardır.

Guardians of the Galaxy cast

Hapisten kaçarlar ancak kürenin içinde bir Sonsuzluk Taşı olduğunu öğrenince bu sefer vicdanlarına yenik düşerler ve böyle büyük bir gücün Ronan’ın eline düşmesini engellemek için birlik olurlar.

Marvel’ı genel olarak düşündüğümüzde kötü olan karakterlerin iyi yola dönmeleri her zaman dramatik olmuştur. Galaksinin Koruyucuları için de durum farklı değildi. Hiçbiri yaşadıkları galaksiye bir şey borçlu değilken –ki hepsi de yaşadıkları galaksiden oldukça acı çekmiş kişiler- onu kurtarmak için canlarını tehlikeye atarlar.

Filmin devamını ve ince ayrıntılarını anlatmıyoruz ancak gerek duygusallığıyla, gerek esprileriyle, gerek aksiyonuyla dolu dolu bir film olduğunu gönül rahatlığıyla söyleyebilirim.

guaridans-of-the-galaxy-rocket-raccoon

Filmdeki güzel göndermelere gelelim şimdi! İlk olarak filmin başlarında Stan Lee amcamızı görüyoruz! Bu sefer yaşına başına bakmadan gencecik bir uzaylıyı ayartmaya çalışıyor! Uzay çağında yaşamasına rağmen kolormatik gözlüklerini de hâlâ çıkarmaması bizleri şaşırtmadı tabii ki!

Film de Knowhere ismi en sonunda geçti. Thor filminin sonunda karşımıza çıkan Koleksiyoncu (Collector) isimli bilim adamını hepiniz hatırlarsınız. Laboratuvarının, Knowhere denen ve galaksiler arası yolcuların uğrama yeri olan bir yerde olduğunu görüyoruz. Peki bu Knowhere neresi?

Knowhere çizgi romanda da küçük çapta bir galaksiler arası mola şehri görevi görmektedir. Galaksiler arası yolculuk yapan gemiler yakıt ikmali ve dinlenme gibi ihtiyaçlarını gidermek için buraya geliyorlar.

Çizgi romanda bu yerin en büyük özelliği kuşkusuz Cosmo isimli köpeğin varlığıydı. Cosmo Sovyet Rusya’nın uzaya gönderdiği iki köpekten biriydi aslında. Diğeri de Laika isimli zavallımızdı. Laika uzayda hava olmadığını kanıtlayan bir denekti. Ancak Marvel’ın yarattığı Cosmo, hikayemize göre, uzayda kaybolmuş, kaçırılmış ve Knowhere denen yere getirilip genleriyle oynanmış ve insan zekasına sahip olmuş bir köpekti. Kısa sürede rütbe üstüne rütbe atlayan Cosmo, Knowhere şehrinin Polis Şefi olmuştur. Sovyet Rusya’nın kendisine verdiği astronot kıyafeti de hep üzerindedir.

guardians_of_the_galaxy____by_themico-d6g1r32

Filmde ise Cosmo polis şefi olarak olmasa da, Koleksiyoncu’nun yakalayıp hapsettiği değerli koleksiyonlarından biri olarak karşımıza çıkıyor. Görür görmez suratıma aptalca bir sırıtma gelmedi desem yalan olur.

Ve geldik filmin son sahnesine! Film bittikten sonraki ek sahneden bahsediyoruz tabii ki. Fazla özel bir şey yok hemen heyecanlanmayın. Son sahnede Sonsuzluk Taşı’nda ki güçlerin açığa çıkmasıyla yıkılan ve harabeye dönen Koleksiyoncu’nun laboratuvarını görüyoruz. Koleksiyoncu meydana gelen onca hasardan ve yitip giden onca çalışmasının üzerine dert yanarken köpeğimiz Cosmo gelip bunu bir güzel yalıyor ve sonra içkiden sarhoş olan Ördek Howard! –evet yanlış duymadınız!- dostumuzu teselli ediyor!

howard-the-duck

Peki kim bu Howard the Duck? Aslında resmini görür görmez kafanızda bazı şeyler canlandırabilecek bir karakterdir. Çünkü dönemin tüm diğer çizgi-ördeklerine oldukça benzeyen bir karakterdir. Örneğin Darkwing Duck, Duffy Duck vb.

Marvel’ın Duckworld (Ördekdünya) isimli bir gezegeninde doğan Howard, Thog adındaki güçlü bir iblisin büyüsü sonucu kendisini Amerika’da bulur. Dünyamızda yaşamakta olan diğer Marvel karakterleriyle bir olup, Thog’u yener. Kendi dünyasına dönemeyince bizim dünyamızda yaşamaya karar veren Howard, hiçbir özel gücü olmamasına rağmen pek çok düşmanı alt etmiş, bir insanla aşk yaşamış ve pek çok dost edinmiştir. Yine de arada sırada gizemli büyü güçleri olduğuna dair ipuçları da vermiştir. Filmde de büyük ihtimalle Koleksiyoncu tarafından yakalanmış ve değerli bir ürün olarak cam kafesin içine tıkılmıştır.

Howard’ın gösterilmesinin ne gibi bir etkisi olur bilemiyoruz. Ancak tahminimize göre orijinal Guardians of Galaxy (1969) serisinin yaratıcısı olan ve aynı zamanda Howard the Duck karakterini de yaratan Steve Gerber’in anısına böyle bir şey yapmış olabilirler. Steve, 2008 senesinde vefat edene kadar Marvel için sayısız eser yaratmış bir üstattır. Filmin sonunda da Howard karakterini yaratan Steve Gerber ve Val Mayerik’e de teşekkür edildiği görülüyor.

Henüz filme gitmeyenlere sesleniyoruz, görmüş olabileceğiniz en orijinal Marvel filmini izleyemeye hazır olun!