Son Haberler
Anasayfa » İncelemeler » Gotik, Fantastik, Korkunç – Del Toro İmzalı “Crimson Peak” Filmi İncelemesi

Gotik, Fantastik, Korkunç – Del Toro İmzalı “Crimson Peak” Filmi İncelemesi

crimson-peak-banner

Meksikalı yönetmen Guillermo del Toro, son filmi Crimson Peak‘te (Kızıl Tepe) hayaletleri öyküsünün arkaplanına yerleştirirken seyir zevki son derece yüksek gotik bir korku filmine imza atmış.

Guillermo del Toro, hayalet hikayelerini pek sever. Kariyerinin başında çektiği 2001 tarihli “Şeytanın Belkemiği”ne (El espinazo del diablo) göz attığınızda bu sevginin ifadesini hemen bulabilirsiniz. Meksikalı yönetmenin son filmi Crimson Peak’te de hayaletleri öykünün tam ortasında görmek mümkün.

crimson-peak-resim08

Film, varlıklı bir ailenin yazarlıkla haşır neşir olmak isteyen kızı Edith’in, her daim ablasıyla hareket eden tuhaf bir İngilize âşık olup Amerika’yı terk etmesini ve Ada’ya taşınarak burada gizemli bir şatoda yaşadıklarını anlatıyor.

Del Toro, senaryosunu Matthew Robbins’le birlikte kaleme aldığı Crimson Peak’te çağrışımları çok güçlü bir yapıta imza atmış. Aslında Edith’in, bir sahnede kendisine “Jane Austin” benzetmesi yaparak küçümsemek isteyenlere “Mary Shelley demeniz daha doğru olur,” uyarısı yapmasıyla Crimson Peak elini fazlasıyla açık ediyor.

Tim Burton Havası

Evet, bu film ‘Gotik’ geleneğin edebiyat ve sinemadaki öncülerine bir saygı niteliğinde… Ve bu saygının neredeyse bütün gerekliliklerini yerine getiriyor. Özellikle Brandt Gordon’un sanat yönetimi ve Kate Hawley’in kostüm tasarımı üst düzeyde.

crimson-peak-resim02

Oyunculuklara gelince, daha çok Tim Burton’ın “Alice in Wonderland” filmiyle tanınan Avustralyalı Mia Wasikowska Edith’te, İngiliz Tom Hiddleston (nam-ı diğer Thor’un üvey kardeşi Loki) Sir Thomas Sharpe’da, Jessica Chastain da abla Lucille’de çok başarılı. Özellikle Chastain’e ‘gizem ve kötülük’ çok yakışmış…

Crimson Peak, Tim Burton filmleri havası tadı taşırken öykü düzleminde hem Jarmusch’un “Only Lovers Left Alive”ı hem de klasik bir metin olan “Güzel ve Çirkin” akla geliyor. Toparlarsak Del Toro’nun filmi, evet bir “Pan’ın Labirenti” değil ama iyilik, kötülük, yalnızlık ve tutku üzerine estetik yüklü bir yapım, kaçırmayın derim…

Yazan: Uğur Vardan

Justice League Dark Çekimleri 2016'da Başlıyor Mu?
Avatar, Çizgi Roman Sayfalarına Taşınıyor