Anasayfa » İncelemeler » Gerilim Bizim İşimiz – A Quite Place Filmi İncelemesi

Gerilim Bizim İşimiz – A Quite Place Filmi İncelemesi

A Quite Place (Sessiz Bir Yer) ismi, emekli bir çiftin şehrin gürültüsünden uzaklaşıp, sessiz bir yere yerleşmesini çağrıştırıyor olabilir. Ancak bu filmde o kadar da huzurlu bir hikaye izlemeyeceksiniz. Aksine bu film sizi ciddi anlamda rahatsız edecek.

John Krasinski’nin (The Office) yönettiği ayrıca güzel oyuncu eşi Emily Blunt (Edge of Tomorrow) ile birlikte başrollerini paylaştığı A Quite Place, 13 Nisan tarihinden itibaren ülkemizde vizyona giriyor. Ben de erkenden izleme fırsatı yakaladığım film hakkında düşüncelerimi sizinle sıcağı sıcağına paylaşmak istedim.

İlk başta filmin konusundan size biraz bahsedeyim. Dünyamız, kör olan ancak en ufak sesi kilometrelerce uzaktan duyup avlarını bulabilen ve nereden geldikleri belli olmayan yaratıklar tarafından istila ediliyor. Bu yaratıklara karşı hayatta kalmamızın tek olanağı tamamen sessiz olmak. Filmimiz de bu distopik hikayede hayatta kalmaya çalışan bir aileyi konu alıyor.

Gerilim Bizim İşimiz!

Açıkça söylemem gerekecek olursa John Krasinski; “Gerilim bizim işimiz.” dercesine bir iş ortaya koymuş. Filmin ilk dakikasından itibaren gerilim yükselmeye başlıyor ve filmin sonuna kadar sizin yakanızı bırakmıyor. Korku filminin en büyük unsuru olan tansiyonu yüksek tutmayı da yerinde kullandığı ses miksajı ve güzel kurgusu ile gerçekten çok güzel başarmış. Filmi izlerken, karakterler ve film ile o kadar empati kurmuşum ki ses çıkarmamak için nefes almamaya başladığımı hissettim. A Quite Place bu konuda da benden tam not almayı kesinlikle başarıyor. Ayrıca filmin yaratık modellemesi gerçekten çok başarılı olmuş. Filmin sonuna kadar yaratıkların tam tasvirini görememek de filme yine artı katmış.

Korku filminde bir diğer önemli unsur da kesinlikle oyunculuklar. Peki A Quite Place’deki oyunculuklar nasıldı? Tabii ki çok başarılı. Hani bazen performansından şüphe etmeyeceğiniz oyuncular vardır. Emily Blunt da benim için o oyunculardandır. Beni tekrar şaşırtmayarak, bu filmde de göz dolduran bir performans sergilemiş. Spoiler olmaması için yazamıyorum. Ancak güzel oyuncunun bir sahnesi vardı ki (izlediğiniz zaman hangi sahne olduğunu çok net anlayacaksınız.) gerçekten dillere destan. Filmi izlemeden önce John Krasinski’nin oyunculuğundan şüphe ediyordum. Çünkü genelde komedi türü ile tanıyıp, sevdiğimiz bir oyuncuyu, korku veya dram filmlerinde herhangi bir çerçeveye oturtamıyorum. Ancak bu yargılarım ilk başta 23 Numara filmi ile Jim Carrey ardından da John Krasinski kırmayı başarıyor. Zaten evli oyuncu çiftlerin aynı film içerisinde oynamasını ben gerçekten başarılı bir hareket olarak görüyorum. Çünkü bu performanslarına pozitif olarak kesinlikle yansıyor ve oyunculuklarına bir samimiyet katıyor. Çocuk oyunculara gelecek olursak, tabii ki üstün bir performans beklemeyin ama onlar da rollerinin üstesinden çok güzel gelmeyi başarmışlar.


Rahatsız Edici Sessizlik

Film isminden de anlaşılacağı üzere çok sessiz. Hatta bazı durumlarda sağır edecek sessizliğe bile bürünmeyi başarıyor. Filmdeki diyalog süresi toplam 20 dakikayı geçtiğini sanmıyorum. Bu bazı izleyiciler için hoş karşılanmayabilir. Hatta bir çok kişiyi filmden soğutabilir de ancak bana göre filmin atmosferini korumak amacı ile yapılmış güzel bir hareket olmuş. Peki filmi bu kadar övdüm de yapımın sevmediğim kısımları yok muydu? Evet, vardı. Tansiyonu yüksek tutmak amacı ile yapılmış bir kaç sahne bana çok zorlama geldi ve sanki çok ekşi bir erik yemişim gibi surat ifadesi ile bıraktı. A Quite Place’in, Marco Beltrami tarafından bestelenen müzikleri ise filmin hem dram yönünü hem de gerilim yönünün altını doldurmayı gerçekten başarmış.  Ayrıca Krasinski, filmin finalini de tatmin edici şekilde bağlamayı başarmış. Bu konuda da emin olun sinema salonundan memnun şekilde ayrılacaksınız.


Uzun lafın kısası; güzel ayarlanmış gerilim ve dram sahneleri ile A Quite Place, şimdiden korku filmi severlerin yeni gözdesi olmaya aday görünüyor. Ancak şunu da hatırlatmakta fayda var; eğer bir korku filminden beklentiniz adrenalin patlaması yaşamaksa bu film pek de size göre gibi görünmüyor. Hatta oldukça sıkılabilirsiniz bile. Eğer gerçekten siz de benim gibi korku filmi seviyor ve gerçek korkunun, çaresizlik pençesinde hayatta kalmak olduğuna inanıyorsanız bu filmi kesinlik sinemada izlemenizi tavsiye ediyorum. Şimdiden iyi seyirler.

Frpnet 15 Yaşına Girdi!
TÜYAP İzmir Kitap Fuarı 23. Kez Kapılarını Açıyor