Anasayfa » İncelemeler » The Flash – Bölüm 6-7 İncelemesi

The Flash – Bölüm 6-7 İncelemesi

flash-kostum-grant-gustin

“The Flash is Born”

Önceki bölümünde düşmanına derin karakter katan Flash, bu bölümde tam tersini yaptı. Girder, tam bir lise kabadayısıydı, hobisi dayak atmak olan, en güçlü olmayı isteyen düz bir düşman yani. Her ne kadar geçmişine fazlaca değinilse de kas yığınından fazlası olamadı. Flash’ın onu nasıl alt edeceğini en baştan bildiğimiz için de “Flash is Born”un düşman ve aksiyon konusunda sınıfta kaldığını belirtmeliyim.

Öte yandan karakterler arası ilişkiler derinleştirildi. Eddie ile Barry’yi birlikte gördüğümüz sahneler güzeldi, arkadaşlıklarının tohumu atıldı. Joe West gene rol çaldı. Barry’nin annesinin katilini ararken Dr. Wells’e ulaştı ve bu ikili de samimiydi bu bölümde. West’in sorgusu, Wells’in geçmişi ve sürpriz son sahne derken merak seviyem iyice fırladı. Dr. Wells, neler gizliyorsun bizden?

“Power Outage”

The Flash ortalama üstü bölümler sunuyor; ancak hala basit bir dizi. Klişe olaylar, tam açıklanmayan saçma bulabileceğiniz durumlar içeriyor. The Flash’ın The CW’de yayınlanan bir çizgi roman uyarlaması olduğunu kabullenip düşünürseniz eğer bu bölüm harikuladeydi.

Yazının devamı spoiler içerdiği için bölümü izlemeyenlere son sözlerimi söyleyeyim. Arrow crossover’ına doğru toparlar dediğim The Flash, tahminimden fazlasını yaptı, doruk noktasına ulaştı! Kesinlikle izleyin.

First Shots Of Grant Gustin Wearing 'The Flash' Costume

Tek bölümde üç kötü adam gördük ve dizi tüm olaylar arasındaki bağı iyi kurup bölüm boyunca heyecanı yüksek tuttu, gözlerimi ekrandan ayıramadım. Blackout’u tanıtan bölüm Arrow’un unutulmaz düşmanlarından Clock King’i (Arrow’da çok fazla düşmanla karşılaştık ve oynayan oyuncunun da etkisiyle Clock King izleyicide iz bırakan nadir azınlıktan) gösterdi önce, sonra da önceki bölümden Girder olaya dahil oldu. Girder’la Blackout çok tanınan karakterler değiller, diziye iyi gitmişler. Blackout’un hikayesi onu daha da ilginç kıldı. Robert Knepper’in Clock King’iyse yine muazzamdı. Blackout’un neden olduğu elektrik kesintisi esnasında karakoldakileri esir aldı. Personeli rehin tuttuğu süreçte bolca özlü söz alıntıladı ve Joe West sözlerin kimlere ait olduklarını söyledi birkaç defa! West, izleyiciyi kendine nasıl hayran bıraktıracağını biliyor.

Kesintiye sebep olan adamsa STAR Labs’ta Dr. Wells’in peşindeydi, hem de STAR Labs Flash’tan yoksunken. Barry bu bölümde güçlerini kaybetti ve geri kazanmaya çalışırken Blackout engeli ortaya çıktı. Dr. Wells, Girder’ı Blackout’u öldürmesi için hücresinden çıkardı. İki kötü adam kapıştı; Barry, Wells’e Girder’ı feda ettiği için sinirlendi, güçlerini kazanmak için mücadele etti; Wells yine şaşırttı da şaşırttı. İzlediğimiz bölüm dopdoluydu ama patlamadı, yoğunluğunun ve yüksek tansiyonunun kurbanı olmadı. Aksiyonu çok güzeldi, mizah elementleri de unutulmamıştı. Her karakter gelişim gösterdi. Wells her zamanki gibi kafamızı karıştırdı, Barry sınırlarını zorladı ve Wells’e karşı çıkmayı başardı. The Flash’ın karakterleri işleyişine söylenecek söz yok. Iris biraz zayıf kalıyor ama geri kalan karakterlerin hiçbiri birbirinin altında kalmayacak derecede sağlam şu anda.

the-flash-power

The Flash, birden fazla karakteri geliştirmeyi başarıyordu, şimdi birden fazla konuyu ve düşmanı aynı anda ele alabileceğini gösterdi. Clock King’in bunda payı büyük tabi, karakter başlı başına harika. Dizinin Arrow’la aynı evrende geçtiğini hissettirmesi de başka bir mesele. Evreni paylaşmaları özellikle Flash’a yaradı, ilk 7 bölümün en iyi ikisi Arrow’dan gelen konukların olduğu bölümlerdi. Sıradaki bölümde Arrow’un kendisi konuk olunca neler olacak kim bilir?