AYBABTUİncelemeler

Eski Dostum Star Destroyer’la Gelmiş: Obi-Wan Kenobi 1. Sezon İncelemesi

Artık herkes izlediğine göre etraflıca tartışabiliriz: Obi-Wan Kenobi dizisini Spoilerlı olarak inceledik, doğrularını ve yanlışlarını konuştuk!

Kenobi Çarşamba günü itibariyle iyisiyle kötüsüyle ilk sezonunu tamamladı ve Obi-Wan Kenobi’nin 3. ve 4. filmler arası hikayesine “şimdilik” noktayı koydu. İlk iki bölümü yorumladığım ilk Obi-Wan Kenobi incelememde “Beklentiye girmeden izlenecek bir yapım gibi duruyor,” yazmıştım, Kenobi bu açıdan beni yanıltmadı. Hatta dürüst olayım, beklentisiz izlememe rağmen aradığım tadı bulamadım dostlar, Kathleen Kennedy ve dadaşlara ellerindeki Ewan McGregor ve Hayden Christensen fırsatını geri teptikleri için de fazlasıyla sinirlendim. Şimdi lafı fazla uzatmadan madde madde artıları ve eksileri hakkında konuşmaya geçiyorum.

Duygular Şelalesinden Bir Yudum Su

Bunu bir artı olarak sayamam aslında çünkü bildiğiniz üzere biz Star Wars hayranlarını duygulandırmak için fazla çaba sarf etmeye gerek yok (Bknz. Ben şahsen Ewan McGregor nefes alsa gözlerim dolarak izledim diziyi). Ama gerçekten araya serpiştirdikleri küçük dokunuşları ve diyaloglarda yaptıkları nokta atışlarını fazlasıyla beğendiğimi söyleyebilirim.  Özellikle 5. ve 6. bölümler bu bağlamda tam anlamıyla şov yaptı. Beklenen yüzleşmeler, ilk 4 bölümde bir türlü açılamayan hikayenin çiçek gibi açması, Obi-Wan’ın vicdan azabıyla yüzleşmesi… Son dakikada hakkını verdiler ve “Bu saatten sonra toparlanmaz ” dediğim diziyi ortalama üstü bir seviyeye çekmeyi başardılar.

Yerinde Cameolar

The Mandalorian ikinci sezonu ve özellikle The Book of Boba Fett cameo mevzusunun suyunu çıkarmıştı. Ne yalan söyleyeyim, diziyi izlerken “Acaba bir yerlerden Ahsoka fırlar mı?” diye korkmadım değil. Ama doğru yerde doğru detay nasıl uygulanır dersi vermiş Kenobi. İkinci bölümdeki savaş gazisi trooper olarak Temuera Morrison ve son bölümdeki Palpatine ve Qui-gon Jinn cameoları çiçek gibiydi, küçük bir parantez açıp artı puan vermek istiyorum o yüzden.

Oyunculuklar 10/10

McGregor ve Christensen olmasa bu dizinin hali ne olurdu gerçekten bilmiyorum. İkili diziyi öyle güzel sırtlamış ki, sanki 3. filmin üzerinden yıllar geçmemiş gibi. Zaten flashback ve malum düello sahnesinde mantık hatalarına rağmen tüyleri diken diken olmayan Star Wars hayranı yoktur bence. McGregor dizinin bir “Obi-Wan dizisi” olduğunu dibine kadar hissettiriyor. Hayranların kayda değer bir bölümünün zayıf bir Obi-Wan portresi çizilmesinden rahatsız olduğunun farkındayım ama ben bayıldım onun dönüşümünü izlemeye. İç hesaplaşmaları, geçmişi, travmaları ve onlarla yüzleşme cesareti buluşu muhteşem bir performans eşliğinde izleyiciye geçti. Alkışlar abim! Bu parantezi kapatmadan evvel büyümüş de küçülmüş Leia’ya da ayrıca kocaman kalpler gönderelim.

Senaryo 1/10

Gelgelelim fasulyenin faydalarına. İlk iki bölüm incelememde de senaryo yazımını tembel bulduğumu söylemiştim ve dizi maalesef korkunç tembel ve tahmin edilebilir bir senaryoyla ilerlemeye devam etti dizi. Aslında senaryonun tahmin edilebilir olması oldukça doğaldı, ne de olsa Grand Inquisitor’ın ölmediğini, Obi-Wan, Luke, Vader gibi karakterlerin hayatta olacağını biliyorduk. Peki sorarım size ey senaristler: Elinizde sonunda ne olduğunu sağır sultanın bile duyduğu bir senaryo varken neden araya hareket katmaya çalışmadınız? Neden izleyiciyi heyecanlandıracak ara hikayeler yazmadınız? Neden The Mandalorian ve Bad Batch’da dibine kadar kullanılan “Küçük çocuk ve koruyucusunun yolculuğu” hikayesini 30. defa önümüze koymayı seçtiniz? Tamam, kabul, küçük Leia çok tatlıydı, Kenobi’yle kurduğu bağı izlemek de epey keyifliydi. Ama elinizde sonu belli bir hikaye varken bir de üstüne aynı formülü 30. defa kullanmanız, üstüne yeni bir şey anlatmamanız Obi-Wan evrendeki en sevdiğim karakterlerden olmasına rağmen sıkılmama yok açtı.

“Yeni bir şey anlatmama” kısmını biraz açmak istiyorum. Sorarım size ey efendiler, Kenobi’yi izlediniz bitirdiniz, peki şu anda aklınızda ne kaldı? Obi-Wan’ın travmasını atlatma yolculuğu, Darth Vader, Force Ghost Qui-Gon Jinn. Tamam, sonra? İzlediğiniz hangi yan hikaye kaldı aklınızda? Hangi karakterler aklınıza kazındı? Kıyaslama yapmak istemiyorum ama The Mandalorian bunu çok iyi başarmıştı mesela. İkinci sezonu ilkine kıyasla zayıf olmasına rağmen lafı açıldığında aklımıza üzerine konuşacak tonlarca güzel tartışma konusu veriyor Mando. Kenobi için maalesef aynısını hissedemedim ben, izledim ve bitti. Yıllar sonra Ewan McGregor ve Hayden Christensen’ı bir araya getiren bir yapımı bu düşüncelerle noktalamak da canımı haliyle sıktı.

Zayıf Yan Karakterler

Yan karakterler özlerinde zayıf yazılmamışlar aslında, Tala’yı da Haja’yı da çok beğendim hatta Haja’ya bayıldım ama bir önceki paragrafta bahsettiğim hikaye tembelliği mevzusu burayı da vurmuş. Misal, Tala ve Roken üzerinden Asiler’in ilk dönemine biraz daha değinmesini isterdim ben dizinin, hatta çok güzel bir fırsattı ve bu noktaya değinir gibi de oldular aslında. Buna karşın ikisi de diziyi Obi-Wan’ın karakter gelişimine katkı sağlamak için gelip giden karakterler olarak noktaladı. Onu “Bu insanları kurtarmam gerek, benim yüzümden tehlike altındalar,” noktasına getirdiler ve bir anda ortadan kayboldular. O bölüm Haja’nın orada bulunmasının hiçbir gereği yoktu mesela? Çok ilginç bir karakter olmasına karşın izlerken “Kumail Nanjiani’ye çok para vermişler herhalde boşa gitmesinler diye iki replik yazıp koymuşlar,” diye düşündüm. Hep kaçırılmış güzel hikaye fırsatları bunlar.

Reva…

Reva gerek ilk bölümlerdeki motivasyon eksikliği hem de aktris Moses Ingram’ın maruz kaldığı ırkçılık nedeniyle fazlaca konuşulan bir karakterdi. Tam da beklediğimiz gibi o belirsiz motivasyonun altından bir husumet çıktı: Order 66’de Anakin’in yaptığı kıyıma şahit olan küçük bir Younglingmiş meğerse ve amacı da Darth Vader’dan intikam almakmış. Bu ortaya çıktığında “Tamam, Reva’da oturdu!” dedim ama bir karakter bu kadar mı tutarsız yazılır yahu? Belli ki farklı yapımlarda da değerlendirmek istiyorlar Reva’yı, o yüzden bir “Günahların kefaretini ödeme” hikayesine altyapı hazırlamak için pişman olacağı bir durum yaratmak istemişler ama ben uzun süredir bir karakterin bu kadar saçma bir şekilde işlendiğini görmemiştim. “Ay oğlu varmış Vader’ın, o benim arkadaşlarımı kesti ben de onun oğlunu keseyim,” ne oluyor şimdi? Üstüne üstlük koca bir ışın kılıcı yarası varken gemiye atlayıp gezegen değiştirerek yapıyor bunu. Açıkçası bu kısımları izlerken gerçekten aklımla alay ediliyormuş gibi hissettim. Ağır yaralı karakter sanki evden çıkıp mahalle bakkalından ekmek almaya gider gibi 2 dakikada gezegen değiştiriyor, hiperuzay yolculuğu bu kadar kolay bir şey miydi ya? Artık elimizde hikayesi seyirciye geçememiş, aksine sinir etmiş bir karakter var, yan dizisinde tepe tepe değerlendirirsin Disney. Pü sana.

“Prime Vader” Neydi? Prime Vader Emekti

Sen ki Darth Vader, sen ki Seçilmiş Olan, sen ki gücünün zirvesinde, kudretin doruğundasın… Peki sen nasıl bir sahnede azamet ve Güç hakimiyeti saçarken, diğer sahnede senelerdir eline ışın kılıcı almamış eski ustana yenilebiliyorsun? Tamam yenil de bu sahnede Obi-Wan nasıl tam yenildiği anda “Dostlarımı korumalıyım” diye power-up alan anime karakteri gibi çıkıp yeniyor seni? Evet, Star Wars evreni hiçbir zaman karakter güçlerinin net yansıtıldığı, güç sınırının tam çizildiği bir evren olmadı ama senaristler güzel bir düello yazmaya üşenip izleyicinin duygusallığını suistimal etmeye oynamışlar. Flashback sahnelerinde gördüğümüz gibi birkaç zeki hamle yaparak kaçsa Obi-Wan sıkıntı yok. Ne de olsa Anakin/Vader öfkesinin ve sabırsızlığının pençesine düşmüş durumda. Ama gökten taşlar yağdıracak seviyede olmadığını önceki bölümlerde görmemiş miydik biz? Tamam o sahnede birkaç damla (belki daha fazla) gözyaşı dökmüş olabilirim ama tek nedeni McGregor ve Christensen’ın müthiş performansıydı. Bunun dışında eksi puan.

Hazır düellodan laf açılmışken yine bir senaryo tembelliğine değinmek istiyorum: Rebels’taki Ahsoka-Vader düellosundaki maske kırılma sahnesinin aynen araklanmış olması. Bakın alınması demiyorum “araklanması.” Senaristler, yapımcılar, direktörler ciddi ciddi özgün fikir sıkıntısı çekip hiç utanmadan yapılmış sahneyi bir daha çekmiş, biri bile “Farklısını yaparız bir bunun ya” diye kafa patlatmaya uğraşmamış. Çok yazık.

Rica Etsem Şu Kamerayı Sabit Tutar Mısınız Artık?

Final bölümünü izledikten sonra Frpnet yazarlar grubumuza attığım mesajı aynen yazmak istiyorum buraya: “Daborah Chow’a kim ‘Gerilimli sahnelerde gerilimi vermek için kamerayı rastgele sağa sola sallaman gerekiyor’ dediyse Allah’ından bulsun.” Özellikle son bölümdeki büyük düello sırasında o kadar rahatsız oldum ki anlatamam. Sinematografidir çekim teknolojileridir gibi konularda uzman değilim ama sahnelerin sürekli bölünmesi, kameranın bir türlü sabit durmaması ve alakasız sahne geçişleri benim bile gözüme battıysa konuya az çok hakim arkadaşlar izlerken nasıl hissetmiştir hayal bile edemiyorum.

Bölümlerde sahne yapıları da bir tuhaftı. En güzel örnek 3. bölümde karakterlerin hem lazer kapının hem de düello sırasında ateşlerin etrafından dolaşabileceği açık açık görünmesine rağmen karakterlerin sabit kalmasıydı. Diziler ne zamandan beri aktörlere “Haritanın dışına çıkamazsın” uyarısı veriyor? İlk incelemede “Kimseye güvenmem Deborah Chow’a güvenirim” demiştim ama hayal kırıklığına uğrattı.

Sonuçta…

Bir Star Wars hayranı olarak hatırlayacağım güzel anları olacak Obi-Wan Kenobi’nin: “Hello there” sahnesi, küçük Leia’nın Obi-Wan’ın ağzından anne-babasını dinleyişi, yıllar sonra gördüğüm eski karakterler, gözlerimi kelimenin tam anlamıyla dolduran oyunculuklar ve diyaloglar… Ama bunun ötesinde izleyiciye hiçbir şey sunmayan, elindeki karakterleri ve olayları derinleştirme fırsatını değerlendirememiş, kolaya kaçıp yarım yamalak önümüze konmuş, potansiyelini kullanamamış bir yapım olarak aklımda kalacak.

Diziyi Disney+ üzerinden izleyebilirsiniz. Yorumlarınızı bizlerle paylaşmayı unutmayın!

Bu İçeriğe Oy Verin

İlginizi Çekebilir  Indie Çocuk Olmak ya da Olmak İstememek, İşte Bütün Mesela Bu - Biz, Ölümlüler İncelemesi

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Başa dön tuşu

Log In

Forgot password?

Forgot password?

Enter your account data and we will send you a link to reset your password.

Your password reset link appears to be invalid or expired.

Log in

Privacy Policy

Add to Collection

No Collections

Here you'll find all collections you've created before.